MINI John Cooper Works GP 2020’de Yollara Çıkıyor

MINI John Cooper Works GP 2020’de Yollara Çıkıyor

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu MINI, bugüne kadarki en hızlı seri üretim modeli Yeni MINI John Cooper Works GP’nin önümüzdeki yıl otomobilseverlerle buluşacağını açıkladı. TwinPower Turbo teknolojili 2.0 litre hacimli motoruyla 300 beygir güç üreten Yeni MINI John Cooper Works GP’den sadece 3.000 adet üretilecek. 2006 yılında yollarla buluşan ilk nesilde olduğu gibi, sınırlı sayıda üretilecek olması nedeniyle koleksiyonerler tarafından da büyük ilgi görmesi beklenen Yeni MINI John Cooper Works GP, cadde kullanımına uygun pist odaklı bir otomobil olarak geliştirildi.

İlk kez 2017’de Frankfurt Otomobil Fuarı’nda göz önüne çıkan MINI John Cooper Works GP konsepti saf sürüş keyfi ve tavizsiz yarış hissi sunuyor. Yeni MINI John Cooper Works GP, üstün bir yarış otomobili yaratmak için MINI’nin sportif genlerinden ilham alıyor. Yarışlarda kazandığı büyük başarılarla kendisine geniş bir hayran kitlesi yaratan Alman Premium otomobil üreticisi MINI’nin saf yarış tutkusunun bir ifadesi olarak tasarlanan model, MINI’nin performans odaklı serilerini merakla bekleyen spor otomobil tutkunları için geliştirildi.

John Cooper Works uzmanlığıyla özel olarak geliştirilen Yeni MINI John Cooper Works GP, titizlikle tanımlanmış aerodinamik özellikleri ve tamamen yarış odaklı optimize edilen süspansiyon teknolojisini bütünleşik bir pakette bir araya getirecek. Önümüzdeki aylarda tüm testleri tamamlanacak model, geniş ön ve arka çamurluklar, çarpıcı tavan spoileri ve düşük ağırlıklı malzemelerin kullanımıyla sportif deneyimde diğer MINI modellerinden ayrılacak.

Yeni nesil benzinli motoru ile Dacia Duster

Yeni nesil benzinli motoru ile Dacia Duster

Dacia Duster, ürün gamına eklediği yeni nesil benzinli motoru ile sürüş keyfini daha da artırıyor. Renault Nissan İttifakı ve Daimler kalite standartlarını taşıyan yeni motor, çevreci özellikleri ile de öne çıkıyor. 1.3 TCe 130bg benzinli motor, Comfort, Prestige ve Prestige Plus versiyonları ile 99.900TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

Duster ürün gamına eklenen 1.3 TCe 130bg benzinli motor, daha düşük CO2 salım ve tüketim değerlerine sahip olmasının yanı sıra, yerini aldığı 1.2 Tce 125 bg benzinli motora göre daha fazla güç ve tork üreterek daha yüksek performans sağlıyor. Duster 1.3TCe 130bg, 5000 dev/dak’da 130 bg (96 kW) ve 1500 dev/dak’da 240Nm maksimum tork ile bir önceki nesil motora kıyasla +5 bg ve +35Nm tork güç sağlıyor.

 

 

 

Duster özel serisinde yer alacak 1.3 Tce 150bg benzinli motor seçeneği ise 2019 yılının ikinci çeyreğinde Dacia müşterileri ile buluşacak.

Türkiye’de Şubat ayında pazara sunulan Prestige Plus, en üst donanım seviyesi olarak öne çıkıyor. Otomatik klima, Media Nav 4.0, Vizyo Paket (Kör Nokta Uyarı Sistemi ve 360 derece kamera), Look Paket (krom renkli ön ve arka koruma kızakları, dış dikiz aynaları, tavan barları, karartılmış arka camlar), Eller Serbest Dacia Kart Sistemi, sadece bu versiyonda ilk defa sunulan 17 inç Maldive alüminyum alaşımlı jantlar ve yeni iç döşeme, Prestige Plus versiyonunda standart olarak sunuluyor.

 Türkiye’nin 4×4 lider markası

Duster, 4×2 ve 4×4 versiyonlarının yanı sıra iki benzinli ve üç dizel motor seçeneği ile müşterilerinin her türlü ihtiyacına cevap veriyor. (Benzinli manuel: 1.6 SCe 115 bg-4×2 & 1.3 TCe 130 bg-4×2 / Dizel manuel & EDC:  1.5 dCi 95 bg-4×2 & 1.5 dCi 110 bg EDC & 1.5 dCi 115 bg-4×2 & 1.5dCi 115 bg 4×4)

 

Son altı yılda Duster 4×4 versiyonunun satış performansı, markaya 4×4 segmentinde açık ara liderlik kazandırıyor. 2013 yılından bu yana 85 bin 39 satış adedine ulaşan Duster’ın, 35 bin 776 adet satışı modelin 4×4 versiyonuna ait. 2018 yılında gerçekleştirdiği 5 bin 11 Duster 4×4 satış adedi ile Dacia, Türkiye’nin tartışmasız 4×4 lider markası unvanını koruyor.

Segmentinden yüzde 18,1 pay alan Duster, Comfort, Prestige ve Prestige Plus olmak üzere 4×4 arazi ve offroad yeteneğine sahip üç donanım seviyesi ile pazarda yerini alıyor.

En sorunsuz otomobil Lexus

En sorunsuz otomobil Lexus

Lexus, 8 yıl üst üste en sorunsuz otomobil seçildi. Premium otomobil üreticisi Lexus, üretildiği ilk günden bu yana lüks otomobillerinin yanı sıra dayanıklı ve güvenilir yanıyla da övgü toplamaya devam ediyor.  Lexus, J.D. Power tarafından her yıl düzenlenen Kalite Araştırması’nda, “En Sorunsuz marka oldu.”

Bu prestijli araştırmada, arka arkaya 8 yıldır üst üste En Güvenilir Otomobil markası olan Lexus’un üretim kalitesi ve üstün işçiliği bir kez daha kanıtlandı. Dünyanın en saygın bağımsız araştırma kuruluşlarından biri olan ve otomotiv sektörüne yönelik yaptığı çalışmalarla yıllardır adından söz ettiren J.D. Power, her yıl düzenlenen kalite araştırmasında gerçek kullanıcıların verilerinden yararlanıyor.

Rolls-Royce Motor Cars İstanbul, 5. yılını kutluyor

Rolls-Royce Motor Cars İstanbul, 5. yılını kutluyor.
Rolls-Royce Motor Cars İstanbul, 5. yılını kutluyor. Boğazın kıyısındaki Showroom, resmi olarak 10 Şubat 2014’de açıldı. O günden bugüne dek,Türkiye’deki tek Rolls-Royce tek temsilcisİ olarak, ülke genelindeki bütün müşterilere ulaşmayı başardı.
Rolls-Royce İstanbul Showroom’u, 5.yılı kutlaması için, bu hafta özel bir akşam yemeğine ev sahipliği yaptı.
Akşam resepsiyonunda konuşan Rolls-Royce Motor Cars Kurumsal iletişim müdürü Frank Tiemann, şunları söyledi ; “Ben Rolls-Royce Motor Cars İstanbul’daki tüm ekibi ve özellikle Aysal ailesini başarılarından dolayı tebrik ediyorum.
Bu aile işletmesi, müşterilerimizle olan ilişkilerimizin doğasındaki, sağlıklı ve uzun vadeli bir gelişim için, mükemmel şekilde konumlandırılan bir bireyselliği yansıtıyor.”
Rolls-Royce Motor Cars İstanbul’un marka müdürü Hilal Aysal ; “Son yıllarda başarılarımızın yansımaları, bizim için motivasyonumuzu yüksek tutan bir ödüllendirme oluyor.
Tüm ekibimiz, zirvedeki bu lüks marka için çalışmaktan dolayı gurur duyuyor.
Biz de Rolls-Royce’un Türkiye’de ki başarı hikayesine devam etmekten heyecan duyuyoruz.” dedi

Nissan otomobil evlere elektrik verecek

 

NISSAN, bataryaların enerjiyi depolama ve paylaşma özelliği bulunuyor. 

 

NISSAN Energy adı verilen plan kapsamında, NISSAN elektrikli araç sahipleri, bataryalarını şarj etmek, evlerine ve işletmelerine enerji vermek veya enerjiyi tekrar elektrik şebekelerine beslemek üzere otomobillerini kolaylıkla enerji sistemlerine bağlayabilecek. NISSAN ayrıca, elektrikli otomobil bataryalarının yeniden kullanımı için de yeni yollar geliştiriyor.

NISSAN, dünyanın en çok satan elektrikli otomobili olan NISSAN LEAF başta olmak üzere elektrikli araç serisinin etrafında bir “ekosistem” oluşturmayı hedefleyen programlara ABD, Japonya ve Avrupa’da başladı. NISSAN Energy, tüm bu girişimleri NISSAN Akıllı Mobilite stratejisinin bir parçası olarak bir araya getiriyor.

 

NISSAN Energy adı verilen plan kapsamında, NISSAN elektrikli araç sahipleri, bataryalarını şarj etmek, evlerine ve işletmelerine enerji vermek veya enerjiyi tekrar elektrik şebekelerine beslemek üzere otomobillerini kolaylıkla enerji sistemlerine bağlayabilecek. NISSAN Energy, NISSAN Enerji Sağlama, NISSAN Enerji Paylaşımı ve NISSAN Enerji Depolama adı verilen bu üç önemli girişim aracılığıyla araçların enerji sistemlerine bağlanmasıyla ilgili yeni standartlar belirleyecek.

 

NISSAN Energy girişimleri, NISSAN’ın Kuzey Amerika’daki genel merkezi dahil olmak üzere çeşitli lokasyonlarda başladı. Bu kapsamda ABD’nin Tenessee eyaletinde bulunan Franklin şehrinde, NISSAN Kuzey Amerika, önemli maliyet tasarrufları öngörülerek, elektrik talebinin yoğun olduğu saatlerde genel merkez tesislerine enerji sağlama konusunda yardımcı olmak üzere LEAF araçlarının kullanımı ile ilgili pilot çalışma yapıyor. NISSAN ayrıca, Almanya’nın Hagen şehrinde teknoloji şirketi The Mobility House, enerji tedarikçisi ENERVIE ve iletim sistemi operatörü Amprion’un yer aldığı yenilikçi bir pilot projede LEAF araçları, Almanya elektrik şebekesi için bir rezerv olarak kullanılacak. Japonya’da ise NISSAN, elektrikli araçların enerji yönetimine yardımcı olması fırsatlarını teyit etmek ve desteklemek üzere araçtan şebekeye ve sanal enerji santrali sistemlerinin saha testlerini gerçekleştirerek elektrik ve telekom şirketleriyle ortak çalışmalar yürütüyor.

Fiat 500F sanat eserleri ile yan yana

Fiat 500F sanat eserleri ile yan yana

Fiat 500F New York MoMA’da Sergilenecek!

60’ıncı yaşını kutlayan Fiat 500, New York’ta yer alan Modern Sanat Müzesi – MoMA’nın “The Value of Good Design” sergisinde  görücüye çıkıyor. K endine has tasarım özellikleri ile insanların beğenisini kazanan ve İtalya’nın simgelerinden kabul edilen ve Fiat 500, bir otomobilden fazlası olduğunu MoMA’nın sergisine katılarak bir kez daha ortaya koyuyor.

 

1957 yılında yollarla buluşan Fiat 500, efsaneleşmiş F modeliyle New York’un en prestijli çağdaş sanat müzelerinden Modern Sanatlar Müzesi – MoMA’nın “The Value of Good Design/İyi Tasarımın Değeri” sergisinde boy göstermek için gün sayıyor. Geçen yıl müzenin kalıcı koleksiyonu arasına giren Fiat 500F bu defa, 10 Şubat – 27 Mayıs 2019 tarihleri arasında MoMA’da düzenlenecek olan, The Value of Good Design isimli sergide teşhir edilecek. MoMA’daki gösterimde 1957’den 1975’ye kadar 4 milyon adetten fazla üretilmiş 500 serilerinin en popüleri olan 500F yer alacak.

 

Büyük karoserli aile otomobillerinin ön planda olduğu 50’li yıllarda minimalist yaklaşımıyla kısa sürede fark yaratan 500, 61 yıl önce yenilikçi ve sempatik özellikleriyle otomotiv dünyasına yepyeni bir soluk getirmişti.

 

“Cinquecento” olarak da bildiğimiz 500, 1927 yılında Fiat Ailesi’ne katılan, mühendis ve aynı zamanda tasarımcı olan Dante Giacosa tarafından, arka motorlu, ekonomik, kompakt bir şehir otomobili olarak tasarlandı. Model, küçük dış boyutlarına rağmen 4 kişilik iç hacmi ile büyük beğeni topladı. Bu beğeni 2007 yılından bu yana 2 milyonun üzerinde otomobil sürücüsünün gönlünü kazanan yeni nesil Fiat 500’de de devam etti. Günümüz 500’ü de tıpkı efsane haline gelmiş kült 500 modelleri gibi, Car of the Year (Yılın Otomobili), Compasso d’oro gibi prestijli pek çok ödülün sahibi oldu.

Ferrari 488 Pista, yılın spor otomobili seçildi!

 

 

İtalyan spor otomobil devi Ferrari’nin başarılı modeli 488 Pista ödül almaya devam ediyor. Bu yıl aldığı 4 uluslararası ödül ile başarısını taçlandıran 488 Pista, son olarak Fransa’nın önde gelen otomobil dergisi MotorSport tarafından “Yılın Spor Otomobili” ödülüne layık görüldü.

 

Fransız otomobil dergisi “MotorSport”, geçmişte F1 yarışlarının düzenlendiği dünyaca ünlü Magny-Cours pistinde, 12 spor otomobili karşılaştırdı. 4,4 km. Unuzluğundaki, pist ve çevresindeki yollarda düzenlenen organizasyonda, Ferrari’nin, aldığı uluslararası ödüllerle 2018 yılına damgasını vuran modeli 488 Pista, 1’44,90″ tur süresi ile pistteki daha önceki tüm tur rekorlarını tam iki saniye geliştirdi. Bu sonuçla birlikte 11 rakibini pistte geride bırakan Ferrari 488 Pista, MotorSport Dergisi tarafından “Yılın Spor Otomobili” ödülüne layık görüldü.

 

0’dan 100 km/s hıza 2,85 saniyede ulaşıyor

 

Ferrari 488 GTE ve 488 Challenge yarış otomobillerinden türetilen 488 Pista, 488 GTB’den 90 kg daha hafif olan 1.280 kg’lık ağırlığına karşın 50 HP daha fazla güç üreten motoruyla öne çıkıyor. 2016 ve 2017 yıllarında Engine of the Year/Yılın Motoru ödülünü kazanan motor, 488 Pista’da litre başına 185 HP güç üretirken, otomobilin 0’dan 100 km/s hıza sadece 2,85 saniyede ulaşmasını sağlıyor. 340 km/s son hıza ulaşan 488 Pista’da gerçekleştirilen aerodinamik eklentiler sayesindeyse, yere basma kuvveti 488 GTB’ye göre yüzde 20 artırılmış. Yol tutuş ve fren konusunda dünyanın en iyisi konumuna getiren F1-Trac, manyetoreolojik süspansiyon sistemi, E-Diff3 diferansiyel kilidi ve dünyada ilk kez kullanılan, kaliper fren basıncını ayarlayan özel bir yazılıma sahip Ferrari Dynamic Enhancer sistemi de 488 Pista’nın sürüş keyfini zirveye çıkarıyor.

Lamborghini Urus yarışlara katılıyor

Lamborghini Urus yarışlara katılıyor. 2018 Lamborghini Dünya Finalleri sırasında Lamborghini Squadra Corse, tarihindeki ilk Süper SUV’nin yarış versiyonu olan Urus ST-X Concept’i tanıttı.

2020 yılında Avrupa’da ve Ortadoğu’da özel hazılanmış FIA onaylı pistlerde kullanıma girecek. Urus ST-X Concept, Lamborghini Squadra Corsa’nın motorsporları deneyimini yepyeni bir segmente uyguluyor. Seri üretim modeline kıyasla, Urus ST-X Concept, mekanik olarak optimize edildi ve çelik takla kafesi, yangın durdurma sistemi ve FT3 yakıt deposu gibi tüm FIA onaylı güvenlik unsurlarıyla donatıldı.

Estetik açıdan, Urus ST-X Concept mat Verde Mantis (yeşil) kaporta ve karbon fiber olduğu görünen motor kapağıyla karakter kazanıyor. Daha geniş olan hava girişleriyle daha iyi soğutulan V8 çift-turbo motor, 650 HP güç ve 850 Nm maksimum tork üretme kapasitesine sahip.

Genel görünüm, arka kanat, yeni altıgen tasarımlı yan yarış egzozları ve 21″, tek somunlu alüminyum alaşımı jantlar ve Pirelli lastiklerle tamamlanıyor.

Yarış konfigürasyonu geliştirilmesi aynı zamanda ağırlığın seri üretim modeline göre %25 azaltılmasını sağladı.

Hafifliğin yanı sıra yükseltilen ayarlar ve şaseye entegre edilen takla kafesinin burulma sertliğini artırması, Urus ST-X Concept’in hiçbir taviz vermeden hem pistler hem de off-road için bir yarış otomobili haline gelmesine katkıda bulunuyor. Otomobilin pistlere ilk çıkışı 2019 Lamborghini Dünya Finallerinde gerçekleşecek.

 

BENTLEY’DEN YÜZÜNCÜ YILA ÖZEL AYRINTILAR

 

 

Bentley, 100. yılının şerefine tüm modelleri için özel bir Yüzüncü Yıl Spesifikasyonu sunuyor.

Şirketin parlak geçmişindeki ünlü modellerden ve olaylardan esinlenen Yüzüncü Yıl Spesifikasyonu, Ocak 2019 ile Aralık 2019 arasında İngiltere, Crewe’deki fabrikada üretilecek tüm Bentley’lerde bulunacak.

Yüzüncü yıl arması, özgün koltuk işlemesi, eşsiz kapı eşikleri ve diğer özel detaylarla yüzüncü yıl kutlamalarının bir parçası olarak tanımlanan bu otomobiller gerçek birer koleksiyon parçası haline gelecek. 1919’da W.O. Bentley tarafından kurulan şirket basit bir prensip tarafından yönlendiriliyor: “Hızlı, iyi ve sınıfında bir numara olan bir otomobil” yaratmak.

Bentley yılların uzmanlığı ve inovasyonuyla, lüks ve performansın eşsiz birleşimine sahip, dünyanın en çok beğenilen Grand Tourer’larını tasarladı, geliştirildi ve üretti.

 

YÜZÜNCÜ YIL SPESİFİKASYONU: BENZERSİZ ÖZELLİKLER

Yüzüncü Yıl Spesifikasyonu, markanın ayrıntılara gösterdiği özeni ve eşsiz düzeydeki üstün işçiliğini yansıtan bir dizi mükemmel detaydan meydana geliyor.

Benzersiz Centenary Gold rengindeki ön ve arka armalar, üzerindeki “1919-2019” tarihleriyle özel jant göbeği armalarıyla ve kapı eşikleriyle mükemmel bir uyum sergiliyor. Direksiyon arması, anahtarlık ve vites kolunda da aynı kutlama tasarımı yer alıyor.

Özel yüzüncü yıl “hoş geldin” aydınlatmasının yolcuları karşıladığı bu özel modellerde, Centenary Gold koltuk başlığı logolarına ve Centenary Gold Kontrast Dikişe veya Çapraz Dikişe sahip özel sipariş koltuk işlemeleri sunuluyor.

 

1919 model EXP 2 ve 1929 model “Birkin” Blower gibi klasik Bentley’lerdeki olağanüstü metal öğelerden esinlenen Centenary Gold, bir yandan şirketin zengin mirasını ve yarış zaferlerini onurlandırırken bir yandan da modern çağı zarif bir sıcak tonla ve derin bir akışkan tasavvurla yorumlayan, rafine bir metalik altın rengi olarak karşımıza çıkıyor.

Özel olarak bir mücevher gibi parlayacak ve ışığı yansıtacak şekilde yaratılan bu renk, Bentley’in yüzüncü yıl logosunda kullanılacak ve Bentley’in yıl dönümü kutlamalarının simgesi haline gelecek.

 

İLK 100 YILIN OLAĞANÜSTÜ ÖZELLİKLERİ

1888’de doğan kurucu W.O. Bentley, bir mühendislik meraklısı olarak yetişti. Onu tanıyan insanlar için, W.O.’nun sonunda tüm ilgisini bir sürücü, bir mühendis ve bir beyefendi olarak kendi sıradışı beklentilerini karşılayacak otomobiller üretmeye yöneltmesi hiç de şaşırtıcı değildi.

1919’da kurulan Bentley Motors, Eylül 1921’de ilk seri üretim modelini 1.050 sterlin karşılığında sahibi Noel van Raalte’ye gururla  sundu. Otomobil, Bentley’in alamet-i farikası radyatör gövdesini ve Uçan “B” simgesini taşıyordu.

Bentley’in 1920’lerdeki modelleri, dönemin en karakteristik otomobillerinden bazıları haline geldi. W.O.’nun ayrıca yarış motorları geliştirmeye de merak sarmasıyla beraber otomobilleri Brooklands, Indianapolis ve Isle of Man yarışlarında ünlü zaferlere imza attı. Bentley Boys’un efsanevi başarıları Le Mans’ta beş zafer kazandırdı.

Sadece birkaç özel şirketin ulaşabildiği bu olağanüstü kilometre taşı, şirketin geçmişini ve bugün eriştiği küresel başarıyı kutlamak için mükemmel bir fırsat sunuyor.

Bentley Continental GT iki ödül birden aldı

 

Tamamen yenilenen Bentley Continental GT, dünyanın en saygın tasarım yarışmalarından biri olan prestijli Alman Tasarım Ödülleri’nde iki kategoride altın madalya kazandı.

Lüks Grand Tourer, bağımsız uzmanlardan oluşan jüri tarafından en iyi “Premium Marka Dış Tasarım” ve en iyi “İç Tasarım” kategorilerinde birinciliğe layık görüldü.

Büyük Britanya’da tasarlanan, üretilen ve el işçiliği yapılan üçüncü nesil Continental GT, tüm dünyanın beğenisine sunuldu. Detaylara ve sanatsal öğelere en üst düzeyde gösterilen özen ile zarafeti ve performansı bir araya getiren otomobil, Bentley markasının özünü yansıtıyor.

 

Ödül alan dış tasarım hakkında görüşlerini belirten Alman Tasarım Konseyi jürisi Jürgen Lewandowski şunları söyledi: “Jüri, yeni Continental GT’nin, atalarını böylesine popüler kılan klasik zarafeti koruyan ama daha heykelsi ve keskin bir görünüme sahip olan kaslı dış tasarımından çok etkilendi.”

 

Continental GT’nin iç tasarımı hakkında jürinin kararını açıklayan Prof. Andrea Lipp-Allrutz şunları ekledi: “Continental GT’yle, sadece teknoloji açısından değil estetik olarak da geleneksel ve modern zamanın ruhunu birleştirmeyi başardılar. Geleneksel işçilik, ileri teknoloji ve estetik bir araya gelerek, bu olağanüstü markadan olağanüstü bir tasarım ortaya çıkarıyor.”

 

Tamamen yenilenen Continental GT, kısmen ön tekerleklerin 135 mm daha ileride olmasından dolayı atalarından daha uzun ve alçak bir profile sahip. Bu özellik kaputun uzatılmasına ve burnun alçaltılmasına olanak sağlarken, baklava dilimi şeklindeki farlardan arka kısma doğru uzanan “güç hattı”yla orijinal modelin özgün çizgileri hâlâ hakimiyetini koruyor.

 

İçeride ise Continental GT’nin el işçiliği ürünü kabini bir gizli zevkler dünyası sunuyor. İç mekan, üst kalite doğal derilerden, sürdürülebilir bir şekilde temin edilen, nadir ahşap kaplamalara kadar, malzemelerin özgün kullanımında Bentley’in sahip olduğu benzersiz uzmanlığı sergiliyor.

Uzun, akan kanatların şekillendirdiği, zarifçe biçimlendirilmiş gösterge paneli, sektörde bir ilk olan inovatif Bentley Döner Ekran içeriyor. Düğmeler ve kumandalar üzerinde daha yumuşak ve rafine bir his yaratmak için bazı yerlerde geleneksel mekanik tırtığın yerini karo tırtık alıyor.

 

Bentley’in Tasarım Direktörü Stefan Sielaff şunları söyledi: “Böyle prestijli iki tasarım ödülünü almak, son derece yetenekli tasarımcılarımızın yeni Continental GT’yi yaratırken sunduğu kalite hakkında gereken her şeyi söylüyor. Bu tasarım, bir Bentley olduğu hemen fark edilen, cesur bir yeni vizyona dayanıyor.”

Alman Tasarım Konseyi tarafından düzenlenen Alman Tasarım Ödülleri, dünyanın en iyi otomobil tasarımlarını ödüllendiriyor. 1953’te kurulan Konsey dünyanın önde gelen tasarım oluşumlarından biri.

 

ALMAN TASARIM ÖDÜLLERİ

Alman Tasarım Konseyi’nin düzenlediği önde gelen uluslararası ödül organizasyonu Alman Tasarım Ödülleri, dünyanın en saygın tasarım yarışmalarından biri. Altın madalya, uluslararası çapta tasarım mükemmelliğini ifade ediyor. Bu özel unvan, Alman Tasarım Ödülleri’ndeki her bir kategoride sadece en iyinin en iyisine veriliyor.