Elektrikli Dördüncü nesil smart EQ Türkiye’de!

 

-Dördüncü nesilde smart, ailenin bütün üyelerinde yüzde 100 elektrikli, 0 emisyonlu sürüş sunmaya başladı.

-smart, içten yanmalı motorların yanı sıra ürün gamının tamamını elektrik motorlu olarak da sunan dünyanın tek otomobil markası olarak öne çıkıyor.

-Atak ve kıvrak sürüş özellikleriyle yeni elektrikli smart EQ fortwo, 40 dakikada şarj edilebilme özelliği ile hem elektrikli otomobil alışkanlıklarında hem de Mercedes-Benz Türk modelleri arasında yeni bir dönem başlatıyor.

Yüzde 100 elektrikli olan smart EQ fortwo 156.600 TL’den başlayan fiyatlarla, Türkiye’de Kasım ayı itibarıyla satışa sunuluyor. Oldukça yüksek kapasiteli lityum-iyon bataryalar tüm modellerde standart olarak bulunurken, ev tipi standart prizlerde yüzde 10 şarj seviyesinden yüzde 80’e kadar 6 saatte şarj edilebilen smart modelleri için, Türkiye’de 22 kW’lık dahili şarj dönüştürücüsü standart olarak sunuluyor. Bu 3 fazlı şarj ünitesi sayesinde şarj istasyonlarında ya da evinizdeki Wallboxlar’da yüzde 10’dan yüzde 80’e kadar 40 dakikadan kısa bir sürede smart EQ modellerini şarj edebilmek mümkün oluyor.

Yeni smart’ın arka kısmında 60 kW (81 HP) gücünde bir elektrik motoru görev alıyor ve gücünü sabit bir aktarma sistemi üzerinden arka tekerleklere aktarıyor. Yüksek çekiş gücüne sahip motor, henüz ilk hareket anından itibaren 160 Nm tork üretiyor. Yüksek performanslı lityum-iyon bataryaların sağladığı 160 km’lik menzil (NEDC standartlarıyla ölçüme göre), şehir içinde sıfır emisyon ile mobil olma imkânı sunuyor. Öngörülen menzilin olumsuz etkilenmemesi için maksimum hız 130 km/s ile elektronik olarak sınırlandırılıyor.

Elektrikli motorun güç karakteristiği sayesinde sistem tek bir dişli ile yetiniyor, böylece vites değiştirme gerekliliği de ortadan kalkıyor. Bu durum sıkışık trafikte kullanım kolaylığını beraberinde getiriyor. Geri manevralarda ise motor tersine çalışıyor.

Elektrikli smart farklı sürüş seçenekleriyle donatılıyor. Sürücü, standart sürüş modu dışında ECO modunu da tercih edebiliyor. Söz konusu sürüş modu çok daha yüksek bir sürüş verimliliği sunuyor. ECO sürüş modunda maksimum hız kısıtlanırken gaz pedalı hassasiyeti de değiştiriliyor ve enerji geri kazanım seviyesi en üst düzeye çıkartılıyor. Enerji geri kazanımı kapsamında süzülme veya fren anında kinetik enerji elektrik enerjisine dönüştürülüyor. Radar tabanlı enerji geri kazanım sistemi sürüş istikametindeki trafik durumunu denetliyor. Sistem, trafik akışını tespit eden radar sensörlerinden gelen verilere bağlı olarak enerji geri kazanımını anlık olarak ayarlıyor.

Kıvrak, ekonomik ve çevreci mobilite

Yeni elektrikli smart EQ da, smart’ın geleneksel atak ve kıvrak sürüş özelliklerini sürdürüyor. Konvansiyonel içten yanmalı motora sahip versiyonla birebir aynı olan kısa dönüş çapı önemli bir rol üstleniyor. İki kişilik versiyonun 6,95 metrelik dönüş çapı park ve manevraları kolaylaştırıyor. Yüksek seviyede kişiselleştirme olanakları sunan yeni elektrikli smart EQ fortwo beklentileri en iyi şekilde karşılıyor.

Enerji tasarrufu sağlamak ve buna bağlı olarak menzili artırmak üzere elektrikli smart ön iklimlendirme sistemiyle donatılıyor. Böylece kullanıcı arzu edilen kabin içi ortam sıcaklığını araç prize bağlı veya şarj halindeyken önceden ayarlayabiliyor. Sıcak yaz günlerinde serin, soğuk kış günlerinde sıcak bir karşılama mümkün oluyor.

Elektrikli smart EQ modelleri içten yanmalı motora sahip smart modelleri gibi zengin bir donanımla sunuluyor. Güç göstergesi ve batarya göstergesi gibi ek göstergeler standart olarak sunulurken, ısıtmalı direksiyon özelliğini beraberinde getiren kış paketi isteğe bağlı olarak sunuluyor. Yine isteğe bağlı olarak sunulan elektrikli sürüş tasarım paketi ile birlikte tamamen özgün bir görünüm elde edilebiliyor. Elektrikli smart EQ fortwo modelinde de sunulan ve kişiye özel çözümler üreten smart BRABUS kişiselleştirme programı sayesinde kullanıcının renk ve özel donanım beklentilerinin neredeyse tamamı karşılanıyor.

Yeni smart modellerinin teknik özellikleri:

Elektrikli smart fortwo coupé fortwo cabrio forfour
Motor Yabancı uyartımlı üç fazlı senkron elektrik motoru
Batarya Lityum iyon batarya
Batarya kapasitesi (kWh) 17,6
Güç e-motor (kW/BG) 60
Tork e-motor (Nm) 160
Verimlilik sınıfı A+
Hızlanma
0-60 km/sa (sn)
4,9 5,1 5,5
Hızlanma
0-100 km/sa (sn)
11,5 11,8 12,7
Menzil NEFZ (km) 145-160 154-159 137-155
Maksimum hız (km/sa) 130
Şarj süresi % 10-80

ev tipi standart priz

6 saat
Şarj süresi % 10-80

Şarj istasyonu

(22 kW dahili şarj dönüştürücüsü ile)

40 dakika

 

 

Mercedes-Benz’in yeni elektrikli markası EQ

Mercedes-Benz, otomobillerin elektrikle geleceğe hazırlanmasında hızlı bir yol alıyor. 2022 yılına kadar ürün gamındaki bütün otomobillerin elektrikli versiyonlarının da olacağını duyuran Mercedes-Benz, smart’tan en büyük SUV modeline kadar tüm segmentlerde farklı elektrikli çözümleri sunacak. 130’un üzerinde elektrikli araç modeli için 48 Volt ile desteklenen motor seçeneklerinin yanı sıra zengin bir prizden şarj edilebilir hibrit otomobil çeşitliliği ve ayrıca tamamen elektrikli otomobiller söz konusu olacak. Mercedes-Benz’in otomobil pazarına yönelik elektrikli araç atağı yeni teknoloji ve ürün markası olan EQ markası altında toplanıyor. Mercedes-Benz markasının en önemli iki değerinden olan “Duygu ve Zekâ” kavaramlarını temsil eden EQ (Duygusal Zeka), markanın yeni sloganı “Elecric Intelligence (Elektrik Zekâsı)” ile birleşiyor.

EQ markası, geleceğe dair bir fikir vermesi ile birlikte avangard, farklı bir estetikle şekilleniyor. Marka atmosferi; koyu ahşap renkleri ile aracılığıyla konforu desteklerken, teknik olarak serin bir ortam oluşturuyor. Yenilikçi materyallerin ve mavi ışık aksamlarının eklenmesi, farklı ve vizyoner bir hava katıyor. Renk şeması, siyah, gümüş ve beyazın tipik olarak parlak EQ Mavisi ile birleşimi, geleceğe yönelik bir teknoloji markasını nitelendiriyor. Analog dünyayı dijital dünyaya döndüren grafik unsurlar, ulaşılabilirlik havası sağlamak için estetik bir şekilde uygulanıyor.

 

Yenilenen Mercedes-Benz G-Serisi Türkiye’de

1979’den günümüze yaşadığı en büyük değişim sonrasında Mercedes-Benz G 500 ve Mercedes-AMG G 63 modelleri ile Türkiye’de…

İlk aşamada iki farklı benzinli motor seçeneği ile satışa sunulurken, 2019’da G 350 d motor seçeneği ile de satışa sunulmaya başlandı.

Yürüyen aksamı, DYNAMIC SELECT sürüş programı, G-Modu ve üç adet yüzde 100 kilitli diferansiyeli ile her türlü zeminde sürüş konforunu garanti ediyor. Yeni G-Serisi, LED teknolojisine sahip ön farlar, gelişmiş sürüş yardım sistemleri, yeni renk seçeneklerine sahip deri döşemeler ile kaliteli iç mekân ve yeni yürüyen aksam olmak üzere oldukça kapsamlı bir donanım mevcut.

Uygulanan yenilikler kapsamında G-Serisi yaklaşık 170 kg kadar da hafifledi. Bunun için yüksek dayanımlı çelik ve alüminyum alaşım karışımı malzemeler kullanılırken ayrıca Avusturya’da bulunan Magna Steyr tesislerinde yeni üretim teknikleri de devreye alındı. Karoser farklı çelik türlerinden oluşurken çamurluklar, motor kaputu ve kapılarda ise alüminyum kullanılıyor.

Karakteristik kapı kolu ve kapıların kapanma sesi, sağlam ve dayanıklı dış koruma kaplamaları, bagaj kapağına dışardan sabitlenen stepne ve göze çarpan ön sinyal lambaları gibi bütün karakteristik unsurlar yeni G-Serisi’nde de kullanılmaya devam ediliyor.

Yıllar boyunca teknik açıdan gelişimi sürekli olarak devam eden G-Serisi, en güncel haliyle teknik açıdan olduğu kadar görünüm açısından da tamamen yeni bir dönemin başlangıcını gözler önüne seriyor. 53 mm daha uzun ve 121 mm daha geniş gövdesiyle yeni G-Serisi yollarda olduğu gibi arazide de daha heybetli bir görünüm sergiliyor. Çamurluk çıkıntıları ve tamponlar gövdeye daha fazla entegre edilirken bu sayede gövdeyle daha uyumlu bir görünüm oluşuyor.

Modernize edilen iç mekân;

Tıpkı yeni E-Serisi ve S-Serisi modellerinde olduğu gibi isteğe bağlı olarak sürücünün doğrudan görüş alanında olmak üzere sanal göstergelere sahip bir adet büyük ekran ve orta konsolun üst bölümünde konumlanan merkezi bir medya ekranı da sunuluyor. Her biri 12,3 inç büyüklüğünde olan bu iki ekran tek bir cam altında birleşerek geniş dijital ekranlı kokpiti meydana getiriyorlar. Sürücü “klasik”, “sportif” ve “gelişmiş” olmak üzere üç farklı görünüm stillerinden birini tercih edebilirken aynı zamanda kendisi için önemli olan bilgileri ön plana çıkartarak gösterge panelini kişiselleştirebiliyor.

Mercedes-Benz Türk’ten Ticari araçlara özel indirim

 

Mercedes-Benz Türk’ten Ticari araçlara özel indirim. Mercedes-Benz Finansal Hizmetler, hafif ticari araçlar, kamyon ve otobüs ürün grupları için hazırladığı Ekim ayına özel kampanyalar ile kişiye özel fırsatlar sunmaya devam ediyor.

 Mercedes-Benz Hafif Ticari Araç Kampanyaları

Güvenilir sağlamlık, üstün yük taşıma kapasitesi, 4×4 çekiş sistemi, yüksek sürüş gücü, dışarıdan sert görünüşlü fakat bir o kadar konforlu Mercedes-Benz X-Class’a sahip olmak isteyen müşteriler tarafından Mercedes-Benz Kasko tercih edilmesi durumunda 150.000 TL’ye varan kredi kullanımında 36 aya varan vade seçeneklerinden faydalanılabiliyor. Bu kampanya ile müşteriler, %0,59’dan başlayan faiz oranları fırsatıyla farklı kullanım alanlarına uygun bu müthiş araca sahip olabiliyorlar.

Düşük ilk satın alma maliyeti, yüksek kalite standartları, yakıt ekonomisi, arttırılan güvenlik donanımları, farklı kullanım alanlarına uygun geniş ürün yelpazesi ile segmentinin en iddialı aracı Vito, cazip kredi olanakları ile Ekim ayında da müşterilerini bekliyor.

Mercedes-Benz Finansal Hizmetler’in Ekim ayında 2018 model Vito’ya özel hazırladığı kampanya kapsamında Mercedes-Benz Kasko kullanımına özel 150.000 TL’ye varan kredi kullanımında %0’dan başlayan faiz oranları ve 36 aya varan vade seçenekleriyle farklı kullanım alanlarına uygun bu araca sahip olunabiliyor.

Mercedes-Benz Finansal Hizmetler; Far ve Yağmur Sensörü, Rüzgâr Savrulma Asistanı ve Şerit Takip Asistanı gibi standart güvenlik özelliklerine sahip 2018 model Sprinter araç alımlarında Mercedes-Benz Kasko tercih eden müşterilere %0,59’dan başlayan faiz oranları sunuluyor.

Yıldızlı Sonbahar Fırsatı

Mercedes-Benz Türk’ün “Yıldızlı Sonbahar Fırsatı” başlığı altında sunulan kampanya kapsamında 1 Ekim-30 Kasım 2018 tarihleri arasında tüm hafif ticari araçlarda mekanik atölyelerde KDV hariç ve işçilik dahil 1000 TL ve üzerindeki işlemlerde %20 indirim fırsatı sunuluyor.

2.El Hafif Ticari Araç Kampanyaları

Mercedes-Benz Türk’ün 2.El hafif ticari araç markası Used1 altında Ekim ayında sunulan kampanya kapsamında Mercedes-Benz Kasko tercih edilmesi durumunda %1,99 sabit faizli kredi ve 664 TL’den başlayan aylık ödeme fırsatı sunuluyor.

Detaylı bilgi için www.mbfh.com.tr sayfası ziyaret edilebilir veya en yakın Mercedes-Benz bayisine danışılabilir.

 

Mercedes-Benz Kamyonlarda Ayrıcalıklı Fırsatlar

Mercedes-Benz Finansal Hizmetler’in, 2017 Model yılı ve altı Mercedes-Benz İnşaat/Çekici kamyon modelleri için Ekim ayında geçerli olacak; araç + kasko + servis sözleşmesini kapsayan özel finansman kampanyası çerçevesinde, kurumsal müşteriler; 250.000 TL kredi tutarı için, 12 ay vade, %0 faiz oranı ile Mercedes-Benz kamyon sahibi olabilirler.

 

Mercedes-Benz Otobüslerde “Yıldızını Seç” Kampanyası

Mercedes-Benz Finansal Hizmetler, Ekim ayı kampanyası kapsamında Mercedes-Benz TRAVEGO ve TOURISMO model otobüs alımlarında müşterilerine özel kaçırılmayacak bir kampanya sunuyor.

TRAVEGO için kampanya kapsamında 650.000 TL (*) kredi tutarı, 36 ay vade, %0 faiz oranı ile 18.056 TL aylık ödeme fırsatı sunuluyor.

TOURISMO 15/16 RHD için kampanya kapsamında 500.000 TL (*) kredi tutarı, 36 ay vade, %0 faiz oranı ile 13.889 TL aylık ödeme fırsatı sunuluyor.

Audi’nin elektriklisi; Audi e-tron

Audi, markanın ilk tam elektrikli seri üretim modeli olan e-tron’u tanıttı.

Audi e-tron, sadece 30 dakika şarjla yola çıkmaya hazır olurken, lityum iyon pilleri tam şarj ile 400 kilometre bir menzil sunuyor.

Audi e-tron’un tasarım ve üretimindeki en önemli unsur, pil sisteminin düşük ve merkezi bir şekilde konumlanması. Bu konumlama, Audi e-tron’un daha uzun bir menzile sahip olmasını mümkün kılıyor. Otomobilin yavaşladığı durumların yüzde 90’nında, geri kazanım sistemi devreye giriyor ve buradan elde edilen enerjiyi tekrar pillere geri kazandırıyor.

Elektrikli SUV, sıfır karbon emisyonuna sahip ve oldukça sessiz, iki elektrikli motora sahip. Yeni nesil quattro dört tekerden çekiş sistemi de her şartta otomobile mükemmel yol tutuşu sağlıyor.

Audi, iki adet elektrikli motor ve elektrohidrolik olarak entegre edilmiş olan fren kontrol sistemini bugüne kadar bir elektrikli modelde kullanan ilk otomobil markası oldu.

 

 

BUGATTI’DEN CHIRON’A CAM TAVAN


Yeni geliştirilen lamine camlar olağanüstü bir ses yalıtımı ve sıcaklık konforu sunmasının yanı sıra yolcuların baş üstü yüksekliğini de artırıyor. Standart tavana sahip bir Chiron’dan farklı olarak Chiron Sky View seçeneğinde baş üstü yüksekliği 2,7 santimetre artıyor.

 

Bugatti, Chiron kullanıcılarına daha açık bir gökyüzü görüntüsü sunuyor. Hemen uygulamaya girecek olan “Sky View” seçeneğiyle Bugatti müşterileri yeni Chiron otomobillerinin üzerinden güneş ışınlarının keyfini çıkarabilecek. Otomobilin tavanında, sürücü ve yolcu koltuğunun üstünde bulunan iki sabit cam panelin her birinin uzunluğu 65 cm, genişliği ise 44 cm. Paneller, iki ince cam ve ara katmanlardan oluşan yeni geliştirilmiş bir lamine yapıya sahip.

 

Her katman panellerin farklı özelliklere sahip olmasını sağlıyor. Birincisi istenmeyen rüzgar gürültüsü azaltılıyor, ikinci olarak kızılötesi ışınlar araçtan uzağa yansıtılarak sıcaklık açısından maksimum konfor sağlanıyor. Ayrıca, camın hafif renkli olması, göz kamaştırma etkisini önlüyor ve otomobili kullananların gizliliğini koruyor. Son olarak, zararlı morötesi (UVA ve UVB) ışınları filtreleniyor. Olumlu bir yan etki olarak, lamine tasarım tavan panellerinin sağlamlığını artırıyor. Chiron’un tüm aracın sağlamlığı ve çarpışma halindeki güvenlik gibi olağanüstü yapısal özellikleri korunuyor.

Standart tavana sahip bir Chiron’dan farklı olarak Chiron Sky View seçeneğinde baş üstü yüksekliği 2,7 santimetre artıyor.

 

Bugatti, yeni Sky View özelliğine sahip Chiron’u Kaliforniya’da Ağustos 2018 sonunda düzenlenecek Monterey Otomobil Haftası’nda tanıtmayı planlıyor.

 

Kişiye özel teslimata robot otomobil çözümü: Renault EZ-PRO

  • -Renault Grubu, Renault EZ-PRO ile paylaşılabilir ve kişiselleştirilebilir otonom bir robot kabin konseptinde, geleceğe yönelik kişiye özel teslimat vizyonunu ortaya koyuyor.
  • -EZ-PRO, özel teslimatlar için görevli bir kişinin eşlik ettiği otonom robot kabin filosundan oluşuyor.
  • -EZ-PRO kişiye özel teslimat lojistiği ve nihai müşteriler için tasarlanan bir platforma sahip.
  • -EZ-PRO sayesinde müşteriler siparişlerinin nereye, ne zaman ve nasıl teslim edilmesini istediklerini seçebiliyorlar.
  • -EZ-PRO trafik ve çevre kirliliğini azaltarak yarının akıllı şehirlerine katkıda bulunuyor.

Hannover Otomobil Fuarı 2018’de Renault Grubu, EZ-PRO’nun dünya prömiyerini gerçekleştiriyor. Renault Grubu’nun kişiye özel teslimat (son kilometre teslimat/ last minute delivery) konusunda geleceğe ilişkin vizyonunu yansıtan EZ-PRO otonom, elektrikli, internet bağlantılı ve paylaşımlı bir robot araç konsepti.

120 yıldır hafif ticari araç üreticisi ve Avrupa’nın elektrikli hafif ticari araç pazar lideri Renault, EZ-PRO ile teslimat ve mal taşıma hizmetlerindeki gelişimin hızlanmasına katkıda bulunuyor.

İttifak Hafif Ticari Araç Direktörü Ashwani Gupta, “Renault EZ-PRO, kişiye özel teslimat) konusunda vizyonumuzu ve bu konseptin geleceğin akıllı şehirlerinin ekosistemi ve profesyonellerin ihtiyaçları ile entegrasyonunu gözler önüne seriyor. Bu konsept, iş ortaklarımız DPD Grup, Lomi Coffee, Piper-Heidsieck ve Patrick Roger ile gösterdiğimiz gibi müşterilerimize sayısız iş fırsatı sunabilen bir çözüm” dedi.

 

EZ-PRO, otonom öncü bir kabin ve sürücüsüz robot kabinlerden oluşan bir konsept.

EZ-PRO öncü kabininde bir görevli, sürüşe odaklanmasına gerek kalmadan sürücüsüz robot kabinlerin yönetimine ve rota planlamasına konsantre olabiliyor. Böylece yiyecek ve hassas eşyaların kişiye özel güvenli teslimatını gerçekleştirebiliyor. Renault, taşıma faaliyetlerinin merkezinde uzun bir süre daha insanın olacağını öngörüyor.

 

Renault’nun ana felsefesi “Easy Life/Kolay Yaşam” ile paralel olarak, EZ-PRO, görevli için güvenli ve ergonomik bir alan sunuyor.

 

Otonom robot kabinler konvoy halinde öncü kabini takip edebiliyor aynı zamanda bağımsız da hareket edebiliyorlar. Renault Pro+ uzmanlığı çerçevesinde kişiye özel çözümler, bu konseptin güçlü yönlerinden biri olarak öne çıkıyor. EZ-PRO ticari araç müşterilerinin özel ihtiyaçlarına cevap verebilecek geniş ve çeşitli kişisel modüller sunuyor.

 

Renault Grubu Kurumsal Tasarım Direktörü Laurens Van Den Acker, “EZ-PRO ile geleceğin mobilitesi etrafında yenilikçi çalışmalarımızı sürdürüyoruz. EZ-PRO, profesyoneller için fırsat yaratan aynı zamanda tüm kullanıcılara hizmet kolaylığı sağlayan bir konsept. Bu araç, insanı çözümlerinin merkezine yerleştirerek markanın DNA’sını koruyor. diye konuştu.

 

EZ-PRO: Paylaşımlı bir çözüm

Aynı lojistik görevlisi tarafından yönetilen bir kabin konvoyunda her bir kabin, kendi müşterisi ve teslimat adresine farklı ürünlerin teslimatını yapabiliyor. Aynı şekilde bir kabin aynı güzergah üzerinde farklı adreslere teslimat gerçekleştirebiliyor. Bu paylaşımlı dağıtım, kabinlerin verimliliğini arttırırken teslim maliyetlerini düşürüyor.

 

EZ-PRO: Nihai müşteri için kusursuz bir deneyim

EZ-PRO, tüketicilerin yanı sıra profesyonellere de optimum teslim çözümleri sunmak için tasarlandı. Alıcılar, bir teslimat zamanı ve yeri seçme özgürlüğüne sahip. Tüketici, aynı zamanda teslimatını görevliden şahsen almayı ya da otonom robot kabinlerdeki self-servis kilitli bölmelerden teslim almayı tercih edebiliyor. Bu kilitli bölmelere, alıcı tarafından telefona indirilen bir uygulama sayesinde 7/24 erişim sağlanabiliyor.

 

Teslimat hizmetinin kusursuz olması için tüketicilere mobil uyarı hizmetleri üzerinden gerçek zamanlı takip seçenekleri de sunuluyor.

 

Şehir hayatına olumlu global bir etki

Son dakika teslimat lojistiği (last mile delivery) şehirlerdeki trafiğin yüzde 30’unu oluşturuyor. EZ-PRO paylaşımlı teslimat, saat esnekliği ve otonom sürüşü sayesinde trafiği rahatlatabiliyor. EZ-PRO, yanlış park ve kötü sürüş alışkanlıklarından kaynaklanan trafiğe çözüm olacak nitelikte. Ayrıca trafik ışıkları ve trafik haritası gibi uygulamalardan beslenen robot kabinler rahat bir trafik akışı sağlayacak.

 

EZ-PRO, görsel etkiyi minimumda tutacak ve kabinlerin şehre entegrasyonunu kolaylaştıracak şekilde tasarlandı.

 

EZ-PRO, Renault’nun paylaşımlı şehir içi ulaşım hizmetleri eksenindeki konsept serisinin ikinci ürünü. EZ-PRO, elektrikli, internet bağlantılı, tamamen otonom ve paylaşımlı insan taşımaya yönelik EZ-GO’nun prensibini sürdürüyor. Herkes için sürdürülebilir mobilite anlayışı çerçevesinde EZ-PRO, daha yeşil ve daha sessiz bir taşıma için %100 elektrikli olarak tasarlandı.

 

MERCEDES-BENZ EQC STOCKHOLM’DE DÜNYA PRÖMİYERİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ

Mercedes-Benz’in yeni ürün ve teknoloji markası EQ altında satışa sunulan ilk modeli EQC, 4 Eylül Salı akşamı Stockholm’de gerçekleştirilen lansman ile dünyaya tanıtıldı. Mercedes-Benz EQC, elektromobilitede markanın geleceğine dair çok önemli bir rol üstleniyor. İki elektromotoru toplamda 408 BG güç üreten, dört tekerlekten çekişli EQC, NEDC formuna göre yaklaşık 450 km’lik menzil sunuyor. Evde veya halka açık alanlardaki AC tipi prizden de şarj edilebilen EQC’nin bataryaları, hızlı şarj istasyonlarında yüzde 10’dan yüzde 80’e sadece 40 dakikada doldurulabiliyor.
Mercedes-Benz elektromobiliteye yönelik yeni ürün ve teknolojilerini sunduğu yeni EQ markasını, ilk kez 2016 Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtmıştı. 2019 yılı ortalarında Batı Avrupa’da satışa sunulacak EQ markasının altında tanıtılan ilk otomobili EQC modelinin, Türkiye’de ise 2020 yılında yollarda olması planlanıyor.

Kesintisiz, net ve renkli vurgulara sahip tasarımıyla öne çıkan Mercedes-Benz EQ markası, yenilikçi lüks (Progressive Luxury) tasarım dilini kullanırken yenilikçi elektrikli otomobil görünümünün de öncülüğünü yapıyor. Kalite, güvenlik ve konfor gibi konulara sadık kalan EQC, elektrikli otomobillerin Mercedes-Benz’i konumunda bulunuyor ve sahip olduğu niteliklerin toplamıyla bunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Tüm bu nitelikleri, ön ve arka aksta birer tane olmak üzere toplam iki elektromotorun ürettiği 300 kW (408 BG) gücün sağlamış olduğu dinamik performans tamamlıyor. Sistem son derece gelişmiş mühendislik çözümleri sayesinde NEDC normuna göre yaklaşık 450 km’lik bir elektrikli menzile imkân tanıyor. EQ ayrıca “Mercedes me” ile hayatı kolaylaştıran kapsamlı hizmetler sunuyor ve elektromobiliteyi günlük sürüş için uygun hale getiriyor. EQC, Daimler bünyesindeki yeni bir mobilite döneminin başlangıcını simgeliyor.
Yeni ürün ve teknoloji markası EQ altında satışa sunulan ilk Mercedes-Benz modeli olan EQC, marka için klasikleşmiş olan birçok tasarım detayına ve renk vurgularına sahip. EQC, gerek iç mekânda, gerekse de dış tasarımda ilerici lüks tasarım dilini kullanıyor. Birbirine zıt dijital ve analog öğelerin bir arada kullanılmasıyla duyguları harekete geçiren çarpıcı bir tasarım ortaya çıkıyor.

Yeni EQC, bünyesinde barındırdığı kaslı ve gösterişli gövde orantıları ile crossover SUV olarak sınıflandırılıyor. Geniş tavan çizgisi, yüksek omuz çizgisine sahip dar yan camlar ve arkaya doğru eğimli tavan çizgisinin ortaya çıkarttığı coupé benzeri arka kısmıyla görsel olarak SUV ile SUV Coupé arasında bir görünüm sunuyor.
Önden bakıldığında farları ve ön ızgarayı çevreleyen siyah panel yüzey dikkat çekiyor. Bir ilk olarak siyah panelin üst kenarı fiber optik bir hat ile dolduruluyor. Söz konusu hat, gündüz farlarını birbirine bağlaması ile karakteristik bir Mercedes-Benz özelliği olarak öne çıkıyor. Bu yapı karanlıkta neredeyse kesintisiz bir ışık bandı oluşturuyor. Standart olarak sunulan MULTIBEAM LED ön farların iç yuvaları ve tüpleri çok parlak bir siyah renge sahip. Beyaz zemin üzerine mavi şeritler ve mavi tonlardaki MULTIBEAM gibi zıt renk vurguları bu modelin yeni EQ ailesinin bir üyesi olduğunu teyit ediyor.
Yeni Mercedes-Benz EQC, premium elektrikli araç görünümüne öncülük eden, son derece kaliteli bir iç mekânla dikkat çekiyor. Gösterge panelinin üst sınıf amplifikatörün soğutma kanallarını andıran panjurlu kenarları buna iyi bir örnek niteliği taşıyor. Araçtaki gösterge paneli sürücü odaklı bir kokpit mimarisi ortaya koyarken, Mercedes-Benz markasının karakteristik kanat profili sürücü bölgesinde kesintiye uğrayarak asimetrik bir görünüm sergiliyor. Kokpitin en önemli görsel unsurlarından birinin bulunduğu yer tam da burası. Bu bölüm rosé-gold aplikasyonlar da dahil olmak üzere bünyesindeki tüm detaylarla ileri teknoloji üssü gibi görünüyor.
Güç kaynağı: Dinamik performans verimlilikle buluşuyor
Yeni ürün ve teknoloji markası EQ altında satışa sunulacak olan ilk Mercedes-Benz modeli EQC’de tamamen yenilikçi bir dört tekerlekten çekiş sistemi devreye giriyor. Sistem her bir aksta birer adet olmak üzere iki adet kompakt elektromotordan oluşuyor. EQC böylece dört tekerlekten çekişli bir aracın sürüş karakteristiğini sunabiliyor.
Tüketimi azaltmak, son derece etkili bir performans sunmak üzere elektromotorlar farklı bir şekilde konumlandırılıyor. Ön akstaki elektromotor düşük ve orta güç gereksinimlerinde mümkün olan en yüksek verimlilik seviyesini sunacak şekilde ayarlanırken, arka aks salt dinamizm sunmak üzere ayarlanıyor. Ön ve arka akstaki elektromotorlar toplam 300 kW güç ve 765 Nm tork kullanıma sunuyor.

Mercedes-Benz mühendisleri, bir dizi ileri mühendislik çözümü ile maksimum gürültü konforu sunan bir yapı oluşturdular. EQC’nin güç üniteleri motorun şasiye ve şasinin gövdeye bağlandığı yerler olmak üzere iki farklı noktadan kauçuk takozlarla izole ediliyor. Söz konusu izolasyon yöntemi ilave yalıtım çözümleriyle destekleniyor ve böylece EQC son derece sessiz bir yaşam alanı sunuyor.

EQC’ye NEDC normuna göre 80 kWh kapasiteye sahip olan lityum-iyon bataryalar enerji sağlıyor. Elektrikli araçların tüketim ve menzil değerleri kullanım şartlarına göre değişkenlik gösteriyor. EQC, sürücüsünü her biri farklı karakteristiklere sahip COMFORT, ECO, MAX RANGE, SPORT ve INDIVIDUAL olmak üzere beş farklı sürüş programı ile destekliyor. Ekonomik sürüş modlarında gaz pedalının tepkileri sürücüyü daha sakin sürüşlere yönlendirerek enerji tüketimini düşürmeye yardımcı oluyor. Sürücü ayrıca direksiyon simidinin arkasındaki vites değiştirme kulakçıklarını kullanarak enerji geri kazanma seviyesini de yönetebiliyor.

ECO Assist sistemi sürücüye öngörülü sürüş noktasında önemli bir destek sağlıyor. Sistem örneğin hız sınırı bölgesine yaklaşma veya enerji geri kazanım sistemini daha da iyileştirme gibi durumlarda sürücüyü ayağını gazdan çekmeye yönlendiriyor. Bu amaçla, navigasyon verileri, trafik işareti tanımlama sistemi ve akıllı güvenlik yardımcılarından gelen bilgiler (radar ve stereo kamera) birbirine bağlanıyor ve işleniyor.

Şarj: Kolay ve hızlı
EQC standart olarak su soğutmalı 7,4 kW kapasiteli bir batarya ile donatılıyor. Bu batarya evde ve halka açık alanlarda AC tipi prizden şarj etme imkânı sunuyor. Bir Mercedes-Benz Wallbox kullanarak şarj etmek, şarj süresini yerel güç kaynağına oranla üç kat hızlandırıyor. EQC’de standart olan DC tipi şarj ile, örneğin Avrupa’da CCS ile şarj süresi daha da kısalıyor. EQC, şarj tipine bağlı olarak maksimum 110 kW’a kadar güç çıkışına sahip herhangi bir şarj noktasında şarj edilebiliyor. Batarya yüzde 10’dan yüzde 80’e sadece 40 dakikada doluyor (Yaklaşık veriler).
Akıllı hizmetler: Başından sonuna kadar rahat bir yolculuk
Mercedes me ile donatılan EQ bugünün ve yarının elektromobilitesine yönelik kapsamlı hizmetler sunuyor. Piyasaya sürülmesi planlanan en önemli EQC hizmetleri ve işlevleri aşağıdaki şekilde sunuluyor;
Giriş öncesi klima kontrolü: Bu özellik aracın yaşam alanının hareket öncesi arzu edilen sıcaklıkta olmasını sağlıyor. Özellik doğrudan MBUX ve “Mercedes me” uygulaması üzerinden programlanabiliyor. Isıtma pompası ve elektrik ısıtıcıdan oluşan son derece gelişmiş bir sistem kabin içi sıcaklığı önceden ayarlıyor.
EQ için optimize edilmiş navigasyon: Her zaman mümkün olan en kısa rotayı hesaplarken en kısa şarj süresini dikkate alıyor. Rota planlaması değişikliklere dinamik olarak cevap veriyor ve hem araç içinden hem de araç dışından “Mercedes me” uygulaması üzerinden gerçekleştirilebiliyor. EQ için optimize edilmiş navigasyon sayesinde Mercedes-Benz müşterileri kolaylıkla şarj istasyonlarını bulabiliyor ve Mercedes me Charge, uluslararası yollarda bile çok sayıda tedarikçinin şarj istasyonlarına kolay erişim sağlıyor. Müşterilerin bu durumda basit ve entegre ödeme fonksiyonundan yararlanabilmeleri planlanıyor.

EQC’ye özel aktif ve pasif güvenlik konsepti: EQC en güncel Mercedes-Benz sürüş destek sistemleriyle donatılıyor. Sunulan sürüş destek sistemleri paketinde; sürüş istikametindeki bir araç kuyruğu veya konvoya yaklaşırken öngörülü hız ayarı gibi yeni fonksiyonlar kullanıma sunuluyor. Böyle bir durumda Aktif Mesafe Yardımı DISTRONIC, bir önlem olarak hızı yaklaşık 100 km/s’ye düşürüyor. Sistem aracı, otoyoldaki araç kuyrukları ve konvoylarda ambulans veya itfaiye gibi acil durum araçların geçişini kolaylaştıracak şekilde konumlandırıyor.

EQC ayrıca pasif güvenlik açısından da en yüksek gereksinimleri karşılıyor. Mercedes-Benz, her zamanki kapsamlı çarpışma test programına ek olarak, akü ve elektrik akımı taşıyan tüm bileşen parçalarına son derece katı güvenlik standartları uyguluyor ve söz konusu standartlar yasal gereklerin de ötesine geçiyor. Elektrikli bileşenlerin ve akünün özel gereksinimlerine uyacak şekilde ayarlanan EQC’nin araç yapısı yüksek güvenlik seviyesine ulaşacak şekilde yapılandırıldı. Örneğin, ek bir alt şasi ön kısımda bulunan yürüyen aksam bileşenlerini çevreliyor ve bu bölüm normal montaj noktaları tarafından destekleniyor.

Batarya güvenliği, EQC’nin gelişiminde büyük bir titizlikle ele alınan kalemlerden biri olarak dikkat çekiyor. Yüksek güvenlik seviyesine sahip koruma uygulaması yüksek voltajlı bataryanın konumlandırmasıyla başlıyor. Araç zeminine entegre edilen batarya enerjiyi sönümleme özelliğine sahip özel bir koruyucu çerçeve tarafından çevreleniyor. Çerçeve ile bataryanın arası özel darbe emici koruma malzemesi ile dolduruluyor. Bataryanın ön tarafında bulunan bir batarya muhafazası, enerji depolama ünitesinin yabancı cisimler tarafından delinmesini önlüyor.
Yüksek voltajlı sistemin elektriksel güvenliği: Mercedes-Benz’in yüksek voltajlı sürüş sistemleri ile yaşadığı kapsamlı tecrübe, bir kaza durumunda devreye giren çok aşamalı bir güvenlik konseptinin hayata geçirilmesini sağladı. Yüksek voltajlı sistem, kazanın şiddetine göre otomatik olarak kısmen veya tamamen kapanıyor. Ayrıca acil durum ekiplerinin yüksek voltajlı sistemi manuel olarak devre dışı bırakabileceği kapatma noktaları da bulunuyor.

MBUX multimedya sistemi: EQC’ye özel fonksiyonlar
EQC; menzil, şarj durumu ve enerji akışı olmak üzere EQ’ya özel bazı bilgileri de gösteren yenilikçi multimedya sistemi MBUX – Mercedes-Benz User Experience ile donatılıyor. EQ için optimize edilmiş olan navigasyon, sürüş modları, şarj süresi ve hareket saati gibi bilgiler de yine MBUX üzerinden kontrol edilebiliyor ve ayarlanabiliyor. MBUX ekranında farklı EQ özelliklerinin gruplandırıldığı özel bir bölüm bulunuyor. Kullanıcı alternatif olarak kontrol panelinin sol alt köşesindeki bir tuşla MBUX sisteminin EQ menüsüne doğrudan erişebiliyor.

Standart geniş ekranlı dijital kokpitinin sol tarafındaki gösterge panelinde, EQC sürücüyü bir EQ karşılama animasyonuyla karşılıyor. Soldaki gösterge hızı ve hemen altındaki bölgede ise şarj durumu ve menzil gösteriliyor. Sağdaki ekranda ise güç üretimini ve enerji geri kazanım seviyesi gösteriliyor.
Ekranlar hızlanma anında araç ile doğru orantılı bir dinamizm ile hareket ediyor. Her iki göstergede beyaz bir bant, EQC’nin hız ve gücüne ilişkin görsel bir canlandırma yapılıyor. Ekranda ayrıca şarj durumu ile ilgili bir bölüm bulunuyor.
Geniş ekranlı dijital kokpitin sağ tarafındaki multimedya ekranının ana menüsünde belirli ekran ve ayarlara erişim sağlamak üzere özel bir EQ bölümü bulunuyor. Burada şarj akımı, hareket saati, enerji akışı ve tüketim bilgisi yer alıyor. EQ için özel olarak optimize edilen navigasyon ve “Mercedes me” şarj fonksiyonları ve sürüş programları multimedya ekranı üzerinden kontrol edilebiliyor.

Navigasyon ekranı şarj istasyonlarının yerini ve internet bağlantısı varsa, bunların kullanılabilirlik durumu ve açılış saatleri gibi dinamik ek bilgileri gösteriyor.
MBUX – Mercedes-Benz User Experience: Sezgisel kullanım ve öğrenme yeteneği
Bilgi ve eğlence sistemine verilen MBUX – Mercedes-Benz User Experience ismi sisteminin kullanıcı öncelikli olduğunu açık bir şekilde gözler önüne seriyor. Yapay zekâ sayesinde sunulan öğrenme yeteneği bu sistemi daha da özel kılıyor. MBUX, öngörü özelliği ile kullanıcının hangi zamanda ne isteyeceğini tahmin edebiliyor. Örneğin; sürücü her hafta Salı günü annesini arıyorsa artık Salı günlerinde annesinin telefon numarası otomatik olarak ekranda gösteriliyor. Belirli bir zamanda haberleri dinlemek üzere düzenli olarak bir radyo istasyonuna geçiş yapan sürücü için ise, bu kanal artık ilgili saatte kendisine bir öneri olarak sunuluyor.

“Hey Mercedes
MBUX’un en güçlü yönlerinden biri, “Hey Mercedes” anahtar kelimesi ile etkinleşen doğal dil anlama yeteneğine sahip akıllı sesli komut sistemi. Yeni LINGUATRONIC; hedef girişi, telefon aramaları, müzik seçimi, yazılı mesajlar ile sesli mesajlar ve hava durumu tahmini de dahil birçok bilgi ve eğlence fonksiyonu dışında iklimlendirme veya aydınlatma gibi sayısız fonksiyonu da destekliyor.
Otomobillerdeki geleneksel ses kontrol sistemleri kullanıcıların belirli sabit komutlarını algılıyor. Ancak doğal konuşma tanıma özeliği sayesinde MBUX’un LINGUATRONIC sesli komut sistemi hemen hemen her türlü komutu tanımlıyor ve EQ’ya özel olanlar da dahil olmak üzere bilgi ve eğlence ile araç fonksiyonlarına yönelik neredeyse tüm cümleleri anlıyor. Örneğin, “Bir sonraki şarj istasyonu nerede?” sorusu kadar “Bataryayı nerede şarj edebilirim?” sorusu da sistem tarafından algılanıyor.

Akıllı sesli komut sistemi direksiyon üzerindeki bir buton veya “Her Mercedes” komutu ile etkinleştiriliyor. Bu sistemde insan araca adapte olmak zorunda kalmıyor, araç insana uyum sağlıyor. Sistem açık komutların dışında, dolaylı ifadeleri de anlayabiliyor. Örneğin kullanıcı, klimayı ayarını yükseltmek için “Sıcaklığı 24 dereceye ayarla” gibi net bir komut vermek yerine “burası çok soğuk” da diyebiliyor. Sistem bu durumda havalandırma sisteminin sıcaklığını 1 derece arttırırken “burası çok sıcak” komutu karşılığında 1 derece düşürüyor.

BUGATTI 100. CHIRON’U ÜRETTİ

BUGATTI 100. CHIRON’U ÜRETTİ

 Bugatti 100. Chiron’un üretim ve teslimatının yapılmasını kutluyor. Fransa’nın Alsace Bölgesindeki Molsheim şehrinde bulunan Bugatti’nin genel merkezinde 2016 sonundan beri 1.500 HP gücündeki süper spor otomobillerin el işçiliğiyle üretildiği “L‘Atelier“den bu hafta 100. otomobil çıktı. Otomobilin alıcısı olan Arap Yarımadısından bir müşteri son derece çekici bir konfigürasyon tercihi yaptı.

Otomobilin dış yüzü tamamen koyu mavi karbondan oluşuyor ve ilk defa mat bir cila ile sunuluyor. İtalyan kırmızısı olan ikonik Bugatti kenar çizgisi ve vizon siyahı jantlar vurgulu bir kontrast oluşturuyor. Tamamen deri olan iç kısımda hakim renk kırmızı.

Sipariş kayıtları son derece yoğun olan Chiron üretimi tam hızla devam ediyor. Her yıl Bugatti fabrikasından yaklaşık 70 otomobil çıkıyor. Toplam olarak sadece 500 Chiron aracı üretilecek.

ROLLS-ROYCE CULLİNAN

ROLLS-ROYCE CULLİNAN

Rolls-Royce’un ilk arazi aracı yeni Cullinan’ı tüm dünyada eş zamanlı online tanıttı.

Rolls-Royce üç yıl önce 4×4 için çalışmalara başladığını duyurmuştu. Dünya üzerindeki müşteriler “Rolls-Royce’dan” daha önce hiçbir SUV’da görülmemiş performansı ve lüksü bir arada sunmasını istediler. Rolls-Royce, karşılaşabilinecek tüm zorlukların üstesinden gelebilecek beceriye sahip, kullanıcısını dünyanın diğer ucuna götürebilecek Cullinan’ı tasarladı.

Rolls-Royce CEO’su Muller-Ötvös , Cullinan, kusursuz lüksün ve off-road kapasitesi ile harmanlandığı en saf biçimidir. Tarih bizim emsalimizi oluşturdu ve bugün Rolls-Royce harekete geçme çağrısını yanıtlıyor. Hayalperestlere, maceracılara, kaşiflere ve özgürlüğün üstünlüğüne inananlara cevabımız Rolls-RoyceCullinan’dır. Her yere zahmetsiz yolculuk, Cullinan’ın arkasındaki bir vaat değildir. Bu gerçektir.” dedi.

İsmini şu anda İngiliz Kraliyet tacının üzerinde bulunan dünyanın en büyük elmasından alan Cullinan, 2018’in ve tüm zamanların muhtemelen en çok beklenen Rolls-Royceotomobiliydi. Çağdaş ve fonksiyonel tasarım, artan SUV araçlar karşısında, Cullinan’ı ikonikleştiriyor.

Rolls-Royce’un en pratik hali olan Cullinan, günümüzde mevcut olanlar arasından, çok yönlülüğü, aile odaklılığı ve eğlenceli sürüşüyle sıyrılan en lüks SUV’dir. Yepyeni alüminyum lüks mimarisi üzerine oturtulan ikinci Rolls-Royce olan Cullinan, dünyada teknolojik olarak en gelişmiş ve yalnızca amaca yönelen bir otomobildir. Gezegenin tümünde oluşabilecek her türlü tahribata karşı test edilen Cullinan, Rolls-Royce’un yol alışkanlıklarından herhangi bir taviz vermeden, “sihirli halı sürüşü” gelişimini, arazi sürüşü keyfiyle birleştiren inanılmaz yetenekli off-road aracıdır.

Meşhur sihirli halı sürüşü, daha hafif mimarisi ve en son otomatik dengeleme hava süspansiyonu sayesinde yolda ve yol üzerinde etkili bir sürüş sağlıyor. Mevcut havalı süspansiyon sisteminin kapsamlı bir şekilde yeniden yapılandırılmasıyla, pervane şaftlarının güçlendirilmesi, sürücünün ön tekerleklere dahil edilmesi ve yeni 6.75 litrelik ikiz turbo V12 Rolls-Royce motorunun tam olarak yeniden işlenmesi, mümkün olan en düşük devir sayılarda (850Nm) doğru tork seviyesini (1,600 devir / dakika) sağladı. Rolls-Roycemühendislik ekibi, Cullinan’ın lüks Rolls-Royce araç sahiplerini daha önce hiç seyahat etmediği yerlere götürmesini sağlıyor.

Suv sektörünün ilk “Üç kutu” otomobili Cullinan’ın bölme duvarı, bagaj bölmesinden uzaklaşan yolcular için ayrı bir ortam yaratır. Rolls-Royce motor Cars tasarım direktörüGiles Taylor “Müşterilerimizin maceracı dürtülerini tatmin edecek meydan okuyan bir tasarıma sahip, otantik, üç kutulu, yüksek gövdeli bir arazi aracı tasarladık.” dedi.

Cullinan’daki koltuklar Rolls-Royce kalitesini ve işçiliğini sergileyen cesur, kendine güvenen bir karaktere sahip. Yeni koltuklar, Rolls-Royce’ın deri zanaat ustalığını da gözler önüne seriyor, çünkü tüm sırt paneli, üç boyutlu bir yüzey elde etmek için tek bir deriden üretildi. Cullinan’ın arka yolcu bölmesi, özel ihtiyaçlar için, evde hissi yaratacak en iyi koltuğu sunmak üzere tasarlanmıştır. Arkada iki çeşit koltuk konfigürasyonu sunulmaktadır. Salon Koltukları veya Bireysel Koltuklar. Salon koltuk konfigürasyonu, iki seçeneğin daha işlevselidir. Arka koltuklar katlanabiliyor olarak tasarlanmıştır. Rolls-Royceiçin bir ilk olan katlanabilen koltuk özelliği fonksiyonelliği ön plana çıkarır.

.

 

 

Ford Focus Vagon 2019 modeli yakında yollarda

 

Ford, bugüne kadarki en başarılı ve en yetkin Focus odağı olan yeni Ford Focus’un dünya çapındaki ilk tanıtımını yaptı. Müşterilerle her zamankinden daha yakın işbirliğinin ardından, yeni Ford Focus, Avrupa’daki herhangi bir orta ölçekli aile otomobili için en güvendeki ilham verici, sezgisel ve ödüllendirici sürüş ve deneyim sahibi olmayı sağlamak için sıfırdan geliştirildi.

Focus, dış tasarımını sınıfın öncüsü aerodinamiklerle birleştiren yeni bir insan merkezli tasarım felsefesini sunuyor ve yüksek kaliteli malzeme ve işçilik ile birlikte daha fazla alan ve iç mekan sunuyor. Ford müşterilerine sunulan en gelişmiş Ford sürücü destek teknolojileri sezgisel, stres azaltıcı ve rafine sürüş deneyimi sağlamak için sorunsuz bir şekilde entegre edilmiştir.

Gelişmiş teknolojisi;

Artık Dur-Start trafiğini zahmetsizce müzakere etmek için Stop & Go, Speed ​​Sign Recognition ve Lane-Centering ile geliştirilmiş Adaptive Cruise Control (ACC)

Yeni kamera tabanlı Öngörülen eğrili ışık ve Sign-tabanlı ışık ile Ford’un Adaptif Ön Aydınlatma Sistemi, yoldaki virajları takip ederek ve – endüstride ilk kez – yol işaretleri ile gelişmiş görünürlük için far düzenini önceden ayarladı

Aktif Park Asistanı 2 şimdi bir düğmeye basarak tam otomatik manevraları etkinleştirmek için vites seçimi, hızlanma ve frenleme işlemlerini de yürütmektedir.

Ford’un Avrupa’da sunulması gereken ilk Head-up ekranı (HUD), sürücülerin dikkatlerini yoldaki yolda odaklamalarına yardımcı oluyor

Çarpıcı Direksiyon Asistanı, sürücülerin çarpışmalardan kaçınmaya yardımcı olmak için durdurulan ya da daha yavaş araçlara yönelmelerine yardımcı olan ilk segmentte bir teknoloji.