Yeni nesil benzinli motoru ile Dacia Duster

Yeni nesil benzinli motoru ile Dacia Duster

Dacia Duster, ürün gamına eklediği yeni nesil benzinli motoru ile sürüş keyfini daha da artırıyor. Renault Nissan İttifakı ve Daimler kalite standartlarını taşıyan yeni motor, çevreci özellikleri ile de öne çıkıyor. 1.3 TCe 130bg benzinli motor, Comfort, Prestige ve Prestige Plus versiyonları ile 99.900TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

Duster ürün gamına eklenen 1.3 TCe 130bg benzinli motor, daha düşük CO2 salım ve tüketim değerlerine sahip olmasının yanı sıra, yerini aldığı 1.2 Tce 125 bg benzinli motora göre daha fazla güç ve tork üreterek daha yüksek performans sağlıyor. Duster 1.3TCe 130bg, 5000 dev/dak’da 130 bg (96 kW) ve 1500 dev/dak’da 240Nm maksimum tork ile bir önceki nesil motora kıyasla +5 bg ve +35Nm tork güç sağlıyor.

 

 

 

Duster özel serisinde yer alacak 1.3 Tce 150bg benzinli motor seçeneği ise 2019 yılının ikinci çeyreğinde Dacia müşterileri ile buluşacak.

Türkiye’de Şubat ayında pazara sunulan Prestige Plus, en üst donanım seviyesi olarak öne çıkıyor. Otomatik klima, Media Nav 4.0, Vizyo Paket (Kör Nokta Uyarı Sistemi ve 360 derece kamera), Look Paket (krom renkli ön ve arka koruma kızakları, dış dikiz aynaları, tavan barları, karartılmış arka camlar), Eller Serbest Dacia Kart Sistemi, sadece bu versiyonda ilk defa sunulan 17 inç Maldive alüminyum alaşımlı jantlar ve yeni iç döşeme, Prestige Plus versiyonunda standart olarak sunuluyor.

 Türkiye’nin 4×4 lider markası

Duster, 4×2 ve 4×4 versiyonlarının yanı sıra iki benzinli ve üç dizel motor seçeneği ile müşterilerinin her türlü ihtiyacına cevap veriyor. (Benzinli manuel: 1.6 SCe 115 bg-4×2 & 1.3 TCe 130 bg-4×2 / Dizel manuel & EDC:  1.5 dCi 95 bg-4×2 & 1.5 dCi 110 bg EDC & 1.5 dCi 115 bg-4×2 & 1.5dCi 115 bg 4×4)

 

Son altı yılda Duster 4×4 versiyonunun satış performansı, markaya 4×4 segmentinde açık ara liderlik kazandırıyor. 2013 yılından bu yana 85 bin 39 satış adedine ulaşan Duster’ın, 35 bin 776 adet satışı modelin 4×4 versiyonuna ait. 2018 yılında gerçekleştirdiği 5 bin 11 Duster 4×4 satış adedi ile Dacia, Türkiye’nin tartışmasız 4×4 lider markası unvanını koruyor.

Segmentinden yüzde 18,1 pay alan Duster, Comfort, Prestige ve Prestige Plus olmak üzere 4×4 arazi ve offroad yeteneğine sahip üç donanım seviyesi ile pazarda yerini alıyor.

En sorunsuz otomobil Lexus

En sorunsuz otomobil Lexus

Lexus, 8 yıl üst üste en sorunsuz otomobil seçildi. Premium otomobil üreticisi Lexus, üretildiği ilk günden bu yana lüks otomobillerinin yanı sıra dayanıklı ve güvenilir yanıyla da övgü toplamaya devam ediyor.  Lexus, J.D. Power tarafından her yıl düzenlenen Kalite Araştırması’nda, “En Sorunsuz marka oldu.”

Bu prestijli araştırmada, arka arkaya 8 yıldır üst üste En Güvenilir Otomobil markası olan Lexus’un üretim kalitesi ve üstün işçiliği bir kez daha kanıtlandı. Dünyanın en saygın bağımsız araştırma kuruluşlarından biri olan ve otomotiv sektörüne yönelik yaptığı çalışmalarla yıllardır adından söz ettiren J.D. Power, her yıl düzenlenen kalite araştırmasında gerçek kullanıcıların verilerinden yararlanıyor.

Rolls-Royce Motor Cars İstanbul, 5. yılını kutluyor

Rolls-Royce Motor Cars İstanbul, 5. yılını kutluyor.
Rolls-Royce Motor Cars İstanbul, 5. yılını kutluyor. Boğazın kıyısındaki Showroom, resmi olarak 10 Şubat 2014’de açıldı. O günden bugüne dek,Türkiye’deki tek Rolls-Royce tek temsilcisİ olarak, ülke genelindeki bütün müşterilere ulaşmayı başardı.
Rolls-Royce İstanbul Showroom’u, 5.yılı kutlaması için, bu hafta özel bir akşam yemeğine ev sahipliği yaptı.
Akşam resepsiyonunda konuşan Rolls-Royce Motor Cars Kurumsal iletişim müdürü Frank Tiemann, şunları söyledi ; “Ben Rolls-Royce Motor Cars İstanbul’daki tüm ekibi ve özellikle Aysal ailesini başarılarından dolayı tebrik ediyorum.
Bu aile işletmesi, müşterilerimizle olan ilişkilerimizin doğasındaki, sağlıklı ve uzun vadeli bir gelişim için, mükemmel şekilde konumlandırılan bir bireyselliği yansıtıyor.”
Rolls-Royce Motor Cars İstanbul’un marka müdürü Hilal Aysal ; “Son yıllarda başarılarımızın yansımaları, bizim için motivasyonumuzu yüksek tutan bir ödüllendirme oluyor.
Tüm ekibimiz, zirvedeki bu lüks marka için çalışmaktan dolayı gurur duyuyor.
Biz de Rolls-Royce’un Türkiye’de ki başarı hikayesine devam etmekten heyecan duyuyoruz.” dedi

Nissan otomobil evlere elektrik verecek

 

NISSAN, bataryaların enerjiyi depolama ve paylaşma özelliği bulunuyor. 

 

NISSAN Energy adı verilen plan kapsamında, NISSAN elektrikli araç sahipleri, bataryalarını şarj etmek, evlerine ve işletmelerine enerji vermek veya enerjiyi tekrar elektrik şebekelerine beslemek üzere otomobillerini kolaylıkla enerji sistemlerine bağlayabilecek. NISSAN ayrıca, elektrikli otomobil bataryalarının yeniden kullanımı için de yeni yollar geliştiriyor.

NISSAN, dünyanın en çok satan elektrikli otomobili olan NISSAN LEAF başta olmak üzere elektrikli araç serisinin etrafında bir “ekosistem” oluşturmayı hedefleyen programlara ABD, Japonya ve Avrupa’da başladı. NISSAN Energy, tüm bu girişimleri NISSAN Akıllı Mobilite stratejisinin bir parçası olarak bir araya getiriyor.

 

NISSAN Energy adı verilen plan kapsamında, NISSAN elektrikli araç sahipleri, bataryalarını şarj etmek, evlerine ve işletmelerine enerji vermek veya enerjiyi tekrar elektrik şebekelerine beslemek üzere otomobillerini kolaylıkla enerji sistemlerine bağlayabilecek. NISSAN Energy, NISSAN Enerji Sağlama, NISSAN Enerji Paylaşımı ve NISSAN Enerji Depolama adı verilen bu üç önemli girişim aracılığıyla araçların enerji sistemlerine bağlanmasıyla ilgili yeni standartlar belirleyecek.

 

NISSAN Energy girişimleri, NISSAN’ın Kuzey Amerika’daki genel merkezi dahil olmak üzere çeşitli lokasyonlarda başladı. Bu kapsamda ABD’nin Tenessee eyaletinde bulunan Franklin şehrinde, NISSAN Kuzey Amerika, önemli maliyet tasarrufları öngörülerek, elektrik talebinin yoğun olduğu saatlerde genel merkez tesislerine enerji sağlama konusunda yardımcı olmak üzere LEAF araçlarının kullanımı ile ilgili pilot çalışma yapıyor. NISSAN ayrıca, Almanya’nın Hagen şehrinde teknoloji şirketi The Mobility House, enerji tedarikçisi ENERVIE ve iletim sistemi operatörü Amprion’un yer aldığı yenilikçi bir pilot projede LEAF araçları, Almanya elektrik şebekesi için bir rezerv olarak kullanılacak. Japonya’da ise NISSAN, elektrikli araçların enerji yönetimine yardımcı olması fırsatlarını teyit etmek ve desteklemek üzere araçtan şebekeye ve sanal enerji santrali sistemlerinin saha testlerini gerçekleştirerek elektrik ve telekom şirketleriyle ortak çalışmalar yürütüyor.

Fiat 500F sanat eserleri ile yan yana

Fiat 500F sanat eserleri ile yan yana

Fiat 500F New York MoMA’da Sergilenecek!

60’ıncı yaşını kutlayan Fiat 500, New York’ta yer alan Modern Sanat Müzesi – MoMA’nın “The Value of Good Design” sergisinde  görücüye çıkıyor. K endine has tasarım özellikleri ile insanların beğenisini kazanan ve İtalya’nın simgelerinden kabul edilen ve Fiat 500, bir otomobilden fazlası olduğunu MoMA’nın sergisine katılarak bir kez daha ortaya koyuyor.

 

1957 yılında yollarla buluşan Fiat 500, efsaneleşmiş F modeliyle New York’un en prestijli çağdaş sanat müzelerinden Modern Sanatlar Müzesi – MoMA’nın “The Value of Good Design/İyi Tasarımın Değeri” sergisinde boy göstermek için gün sayıyor. Geçen yıl müzenin kalıcı koleksiyonu arasına giren Fiat 500F bu defa, 10 Şubat – 27 Mayıs 2019 tarihleri arasında MoMA’da düzenlenecek olan, The Value of Good Design isimli sergide teşhir edilecek. MoMA’daki gösterimde 1957’den 1975’ye kadar 4 milyon adetten fazla üretilmiş 500 serilerinin en popüleri olan 500F yer alacak.

 

Büyük karoserli aile otomobillerinin ön planda olduğu 50’li yıllarda minimalist yaklaşımıyla kısa sürede fark yaratan 500, 61 yıl önce yenilikçi ve sempatik özellikleriyle otomotiv dünyasına yepyeni bir soluk getirmişti.

 

“Cinquecento” olarak da bildiğimiz 500, 1927 yılında Fiat Ailesi’ne katılan, mühendis ve aynı zamanda tasarımcı olan Dante Giacosa tarafından, arka motorlu, ekonomik, kompakt bir şehir otomobili olarak tasarlandı. Model, küçük dış boyutlarına rağmen 4 kişilik iç hacmi ile büyük beğeni topladı. Bu beğeni 2007 yılından bu yana 2 milyonun üzerinde otomobil sürücüsünün gönlünü kazanan yeni nesil Fiat 500’de de devam etti. Günümüz 500’ü de tıpkı efsane haline gelmiş kült 500 modelleri gibi, Car of the Year (Yılın Otomobili), Compasso d’oro gibi prestijli pek çok ödülün sahibi oldu.

Ferrari 488 Pista, yılın spor otomobili seçildi!

 

 

İtalyan spor otomobil devi Ferrari’nin başarılı modeli 488 Pista ödül almaya devam ediyor. Bu yıl aldığı 4 uluslararası ödül ile başarısını taçlandıran 488 Pista, son olarak Fransa’nın önde gelen otomobil dergisi MotorSport tarafından “Yılın Spor Otomobili” ödülüne layık görüldü.

 

Fransız otomobil dergisi “MotorSport”, geçmişte F1 yarışlarının düzenlendiği dünyaca ünlü Magny-Cours pistinde, 12 spor otomobili karşılaştırdı. 4,4 km. Unuzluğundaki, pist ve çevresindeki yollarda düzenlenen organizasyonda, Ferrari’nin, aldığı uluslararası ödüllerle 2018 yılına damgasını vuran modeli 488 Pista, 1’44,90″ tur süresi ile pistteki daha önceki tüm tur rekorlarını tam iki saniye geliştirdi. Bu sonuçla birlikte 11 rakibini pistte geride bırakan Ferrari 488 Pista, MotorSport Dergisi tarafından “Yılın Spor Otomobili” ödülüne layık görüldü.

 

0’dan 100 km/s hıza 2,85 saniyede ulaşıyor

 

Ferrari 488 GTE ve 488 Challenge yarış otomobillerinden türetilen 488 Pista, 488 GTB’den 90 kg daha hafif olan 1.280 kg’lık ağırlığına karşın 50 HP daha fazla güç üreten motoruyla öne çıkıyor. 2016 ve 2017 yıllarında Engine of the Year/Yılın Motoru ödülünü kazanan motor, 488 Pista’da litre başına 185 HP güç üretirken, otomobilin 0’dan 100 km/s hıza sadece 2,85 saniyede ulaşmasını sağlıyor. 340 km/s son hıza ulaşan 488 Pista’da gerçekleştirilen aerodinamik eklentiler sayesindeyse, yere basma kuvveti 488 GTB’ye göre yüzde 20 artırılmış. Yol tutuş ve fren konusunda dünyanın en iyisi konumuna getiren F1-Trac, manyetoreolojik süspansiyon sistemi, E-Diff3 diferansiyel kilidi ve dünyada ilk kez kullanılan, kaliper fren basıncını ayarlayan özel bir yazılıma sahip Ferrari Dynamic Enhancer sistemi de 488 Pista’nın sürüş keyfini zirveye çıkarıyor.

Lamborghini Urus yarışlara katılıyor

Lamborghini Urus yarışlara katılıyor. 2018 Lamborghini Dünya Finalleri sırasında Lamborghini Squadra Corse, tarihindeki ilk Süper SUV’nin yarış versiyonu olan Urus ST-X Concept’i tanıttı.

2020 yılında Avrupa’da ve Ortadoğu’da özel hazılanmış FIA onaylı pistlerde kullanıma girecek. Urus ST-X Concept, Lamborghini Squadra Corsa’nın motorsporları deneyimini yepyeni bir segmente uyguluyor. Seri üretim modeline kıyasla, Urus ST-X Concept, mekanik olarak optimize edildi ve çelik takla kafesi, yangın durdurma sistemi ve FT3 yakıt deposu gibi tüm FIA onaylı güvenlik unsurlarıyla donatıldı.

Estetik açıdan, Urus ST-X Concept mat Verde Mantis (yeşil) kaporta ve karbon fiber olduğu görünen motor kapağıyla karakter kazanıyor. Daha geniş olan hava girişleriyle daha iyi soğutulan V8 çift-turbo motor, 650 HP güç ve 850 Nm maksimum tork üretme kapasitesine sahip.

Genel görünüm, arka kanat, yeni altıgen tasarımlı yan yarış egzozları ve 21″, tek somunlu alüminyum alaşımı jantlar ve Pirelli lastiklerle tamamlanıyor.

Yarış konfigürasyonu geliştirilmesi aynı zamanda ağırlığın seri üretim modeline göre %25 azaltılmasını sağladı.

Hafifliğin yanı sıra yükseltilen ayarlar ve şaseye entegre edilen takla kafesinin burulma sertliğini artırması, Urus ST-X Concept’in hiçbir taviz vermeden hem pistler hem de off-road için bir yarış otomobili haline gelmesine katkıda bulunuyor. Otomobilin pistlere ilk çıkışı 2019 Lamborghini Dünya Finallerinde gerçekleşecek.

 

BENTLEY’DEN YÜZÜNCÜ YILA ÖZEL AYRINTILAR

 

 

Bentley, 100. yılının şerefine tüm modelleri için özel bir Yüzüncü Yıl Spesifikasyonu sunuyor.

Şirketin parlak geçmişindeki ünlü modellerden ve olaylardan esinlenen Yüzüncü Yıl Spesifikasyonu, Ocak 2019 ile Aralık 2019 arasında İngiltere, Crewe’deki fabrikada üretilecek tüm Bentley’lerde bulunacak.

Yüzüncü yıl arması, özgün koltuk işlemesi, eşsiz kapı eşikleri ve diğer özel detaylarla yüzüncü yıl kutlamalarının bir parçası olarak tanımlanan bu otomobiller gerçek birer koleksiyon parçası haline gelecek. 1919’da W.O. Bentley tarafından kurulan şirket basit bir prensip tarafından yönlendiriliyor: “Hızlı, iyi ve sınıfında bir numara olan bir otomobil” yaratmak.

Bentley yılların uzmanlığı ve inovasyonuyla, lüks ve performansın eşsiz birleşimine sahip, dünyanın en çok beğenilen Grand Tourer’larını tasarladı, geliştirildi ve üretti.

 

YÜZÜNCÜ YIL SPESİFİKASYONU: BENZERSİZ ÖZELLİKLER

Yüzüncü Yıl Spesifikasyonu, markanın ayrıntılara gösterdiği özeni ve eşsiz düzeydeki üstün işçiliğini yansıtan bir dizi mükemmel detaydan meydana geliyor.

Benzersiz Centenary Gold rengindeki ön ve arka armalar, üzerindeki “1919-2019” tarihleriyle özel jant göbeği armalarıyla ve kapı eşikleriyle mükemmel bir uyum sergiliyor. Direksiyon arması, anahtarlık ve vites kolunda da aynı kutlama tasarımı yer alıyor.

Özel yüzüncü yıl “hoş geldin” aydınlatmasının yolcuları karşıladığı bu özel modellerde, Centenary Gold koltuk başlığı logolarına ve Centenary Gold Kontrast Dikişe veya Çapraz Dikişe sahip özel sipariş koltuk işlemeleri sunuluyor.

 

1919 model EXP 2 ve 1929 model “Birkin” Blower gibi klasik Bentley’lerdeki olağanüstü metal öğelerden esinlenen Centenary Gold, bir yandan şirketin zengin mirasını ve yarış zaferlerini onurlandırırken bir yandan da modern çağı zarif bir sıcak tonla ve derin bir akışkan tasavvurla yorumlayan, rafine bir metalik altın rengi olarak karşımıza çıkıyor.

Özel olarak bir mücevher gibi parlayacak ve ışığı yansıtacak şekilde yaratılan bu renk, Bentley’in yüzüncü yıl logosunda kullanılacak ve Bentley’in yıl dönümü kutlamalarının simgesi haline gelecek.

 

İLK 100 YILIN OLAĞANÜSTÜ ÖZELLİKLERİ

1888’de doğan kurucu W.O. Bentley, bir mühendislik meraklısı olarak yetişti. Onu tanıyan insanlar için, W.O.’nun sonunda tüm ilgisini bir sürücü, bir mühendis ve bir beyefendi olarak kendi sıradışı beklentilerini karşılayacak otomobiller üretmeye yöneltmesi hiç de şaşırtıcı değildi.

1919’da kurulan Bentley Motors, Eylül 1921’de ilk seri üretim modelini 1.050 sterlin karşılığında sahibi Noel van Raalte’ye gururla  sundu. Otomobil, Bentley’in alamet-i farikası radyatör gövdesini ve Uçan “B” simgesini taşıyordu.

Bentley’in 1920’lerdeki modelleri, dönemin en karakteristik otomobillerinden bazıları haline geldi. W.O.’nun ayrıca yarış motorları geliştirmeye de merak sarmasıyla beraber otomobilleri Brooklands, Indianapolis ve Isle of Man yarışlarında ünlü zaferlere imza attı. Bentley Boys’un efsanevi başarıları Le Mans’ta beş zafer kazandırdı.

Sadece birkaç özel şirketin ulaşabildiği bu olağanüstü kilometre taşı, şirketin geçmişini ve bugün eriştiği küresel başarıyı kutlamak için mükemmel bir fırsat sunuyor.

Bentley Continental GT iki ödül birden aldı

 

Tamamen yenilenen Bentley Continental GT, dünyanın en saygın tasarım yarışmalarından biri olan prestijli Alman Tasarım Ödülleri’nde iki kategoride altın madalya kazandı.

Lüks Grand Tourer, bağımsız uzmanlardan oluşan jüri tarafından en iyi “Premium Marka Dış Tasarım” ve en iyi “İç Tasarım” kategorilerinde birinciliğe layık görüldü.

Büyük Britanya’da tasarlanan, üretilen ve el işçiliği yapılan üçüncü nesil Continental GT, tüm dünyanın beğenisine sunuldu. Detaylara ve sanatsal öğelere en üst düzeyde gösterilen özen ile zarafeti ve performansı bir araya getiren otomobil, Bentley markasının özünü yansıtıyor.

 

Ödül alan dış tasarım hakkında görüşlerini belirten Alman Tasarım Konseyi jürisi Jürgen Lewandowski şunları söyledi: “Jüri, yeni Continental GT’nin, atalarını böylesine popüler kılan klasik zarafeti koruyan ama daha heykelsi ve keskin bir görünüme sahip olan kaslı dış tasarımından çok etkilendi.”

 

Continental GT’nin iç tasarımı hakkında jürinin kararını açıklayan Prof. Andrea Lipp-Allrutz şunları ekledi: “Continental GT’yle, sadece teknoloji açısından değil estetik olarak da geleneksel ve modern zamanın ruhunu birleştirmeyi başardılar. Geleneksel işçilik, ileri teknoloji ve estetik bir araya gelerek, bu olağanüstü markadan olağanüstü bir tasarım ortaya çıkarıyor.”

 

Tamamen yenilenen Continental GT, kısmen ön tekerleklerin 135 mm daha ileride olmasından dolayı atalarından daha uzun ve alçak bir profile sahip. Bu özellik kaputun uzatılmasına ve burnun alçaltılmasına olanak sağlarken, baklava dilimi şeklindeki farlardan arka kısma doğru uzanan “güç hattı”yla orijinal modelin özgün çizgileri hâlâ hakimiyetini koruyor.

 

İçeride ise Continental GT’nin el işçiliği ürünü kabini bir gizli zevkler dünyası sunuyor. İç mekan, üst kalite doğal derilerden, sürdürülebilir bir şekilde temin edilen, nadir ahşap kaplamalara kadar, malzemelerin özgün kullanımında Bentley’in sahip olduğu benzersiz uzmanlığı sergiliyor.

Uzun, akan kanatların şekillendirdiği, zarifçe biçimlendirilmiş gösterge paneli, sektörde bir ilk olan inovatif Bentley Döner Ekran içeriyor. Düğmeler ve kumandalar üzerinde daha yumuşak ve rafine bir his yaratmak için bazı yerlerde geleneksel mekanik tırtığın yerini karo tırtık alıyor.

 

Bentley’in Tasarım Direktörü Stefan Sielaff şunları söyledi: “Böyle prestijli iki tasarım ödülünü almak, son derece yetenekli tasarımcılarımızın yeni Continental GT’yi yaratırken sunduğu kalite hakkında gereken her şeyi söylüyor. Bu tasarım, bir Bentley olduğu hemen fark edilen, cesur bir yeni vizyona dayanıyor.”

Alman Tasarım Konseyi tarafından düzenlenen Alman Tasarım Ödülleri, dünyanın en iyi otomobil tasarımlarını ödüllendiriyor. 1953’te kurulan Konsey dünyanın önde gelen tasarım oluşumlarından biri.

 

ALMAN TASARIM ÖDÜLLERİ

Alman Tasarım Konseyi’nin düzenlediği önde gelen uluslararası ödül organizasyonu Alman Tasarım Ödülleri, dünyanın en saygın tasarım yarışmalarından biri. Altın madalya, uluslararası çapta tasarım mükemmelliğini ifade ediyor. Bu özel unvan, Alman Tasarım Ödülleri’ndeki her bir kategoride sadece en iyinin en iyisine veriliyor.

Elektrikli Dördüncü nesil smart EQ Türkiye’de!

 

-Dördüncü nesilde smart, ailenin bütün üyelerinde yüzde 100 elektrikli, 0 emisyonlu sürüş sunmaya başladı.

-smart, içten yanmalı motorların yanı sıra ürün gamının tamamını elektrik motorlu olarak da sunan dünyanın tek otomobil markası olarak öne çıkıyor.

-Atak ve kıvrak sürüş özellikleriyle yeni elektrikli smart EQ fortwo, 40 dakikada şarj edilebilme özelliği ile hem elektrikli otomobil alışkanlıklarında hem de Mercedes-Benz Türk modelleri arasında yeni bir dönem başlatıyor.

Yüzde 100 elektrikli olan smart EQ fortwo 156.600 TL’den başlayan fiyatlarla, Türkiye’de Kasım ayı itibarıyla satışa sunuluyor. Oldukça yüksek kapasiteli lityum-iyon bataryalar tüm modellerde standart olarak bulunurken, ev tipi standart prizlerde yüzde 10 şarj seviyesinden yüzde 80’e kadar 6 saatte şarj edilebilen smart modelleri için, Türkiye’de 22 kW’lık dahili şarj dönüştürücüsü standart olarak sunuluyor. Bu 3 fazlı şarj ünitesi sayesinde şarj istasyonlarında ya da evinizdeki Wallboxlar’da yüzde 10’dan yüzde 80’e kadar 40 dakikadan kısa bir sürede smart EQ modellerini şarj edebilmek mümkün oluyor.

Yeni smart’ın arka kısmında 60 kW (81 HP) gücünde bir elektrik motoru görev alıyor ve gücünü sabit bir aktarma sistemi üzerinden arka tekerleklere aktarıyor. Yüksek çekiş gücüne sahip motor, henüz ilk hareket anından itibaren 160 Nm tork üretiyor. Yüksek performanslı lityum-iyon bataryaların sağladığı 160 km’lik menzil (NEDC standartlarıyla ölçüme göre), şehir içinde sıfır emisyon ile mobil olma imkânı sunuyor. Öngörülen menzilin olumsuz etkilenmemesi için maksimum hız 130 km/s ile elektronik olarak sınırlandırılıyor.

Elektrikli motorun güç karakteristiği sayesinde sistem tek bir dişli ile yetiniyor, böylece vites değiştirme gerekliliği de ortadan kalkıyor. Bu durum sıkışık trafikte kullanım kolaylığını beraberinde getiriyor. Geri manevralarda ise motor tersine çalışıyor.

Elektrikli smart farklı sürüş seçenekleriyle donatılıyor. Sürücü, standart sürüş modu dışında ECO modunu da tercih edebiliyor. Söz konusu sürüş modu çok daha yüksek bir sürüş verimliliği sunuyor. ECO sürüş modunda maksimum hız kısıtlanırken gaz pedalı hassasiyeti de değiştiriliyor ve enerji geri kazanım seviyesi en üst düzeye çıkartılıyor. Enerji geri kazanımı kapsamında süzülme veya fren anında kinetik enerji elektrik enerjisine dönüştürülüyor. Radar tabanlı enerji geri kazanım sistemi sürüş istikametindeki trafik durumunu denetliyor. Sistem, trafik akışını tespit eden radar sensörlerinden gelen verilere bağlı olarak enerji geri kazanımını anlık olarak ayarlıyor.

Kıvrak, ekonomik ve çevreci mobilite

Yeni elektrikli smart EQ da, smart’ın geleneksel atak ve kıvrak sürüş özelliklerini sürdürüyor. Konvansiyonel içten yanmalı motora sahip versiyonla birebir aynı olan kısa dönüş çapı önemli bir rol üstleniyor. İki kişilik versiyonun 6,95 metrelik dönüş çapı park ve manevraları kolaylaştırıyor. Yüksek seviyede kişiselleştirme olanakları sunan yeni elektrikli smart EQ fortwo beklentileri en iyi şekilde karşılıyor.

Enerji tasarrufu sağlamak ve buna bağlı olarak menzili artırmak üzere elektrikli smart ön iklimlendirme sistemiyle donatılıyor. Böylece kullanıcı arzu edilen kabin içi ortam sıcaklığını araç prize bağlı veya şarj halindeyken önceden ayarlayabiliyor. Sıcak yaz günlerinde serin, soğuk kış günlerinde sıcak bir karşılama mümkün oluyor.

Elektrikli smart EQ modelleri içten yanmalı motora sahip smart modelleri gibi zengin bir donanımla sunuluyor. Güç göstergesi ve batarya göstergesi gibi ek göstergeler standart olarak sunulurken, ısıtmalı direksiyon özelliğini beraberinde getiren kış paketi isteğe bağlı olarak sunuluyor. Yine isteğe bağlı olarak sunulan elektrikli sürüş tasarım paketi ile birlikte tamamen özgün bir görünüm elde edilebiliyor. Elektrikli smart EQ fortwo modelinde de sunulan ve kişiye özel çözümler üreten smart BRABUS kişiselleştirme programı sayesinde kullanıcının renk ve özel donanım beklentilerinin neredeyse tamamı karşılanıyor.

Yeni smart modellerinin teknik özellikleri:

Elektrikli smart fortwo coupé fortwo cabrio forfour
Motor Yabancı uyartımlı üç fazlı senkron elektrik motoru
Batarya Lityum iyon batarya
Batarya kapasitesi (kWh) 17,6
Güç e-motor (kW/BG) 60
Tork e-motor (Nm) 160
Verimlilik sınıfı A+
Hızlanma
0-60 km/sa (sn)
4,9 5,1 5,5
Hızlanma
0-100 km/sa (sn)
11,5 11,8 12,7
Menzil NEFZ (km) 145-160 154-159 137-155
Maksimum hız (km/sa) 130
Şarj süresi % 10-80

ev tipi standart priz

6 saat
Şarj süresi % 10-80

Şarj istasyonu

(22 kW dahili şarj dönüştürücüsü ile)

40 dakika

 

 

Mercedes-Benz’in yeni elektrikli markası EQ

Mercedes-Benz, otomobillerin elektrikle geleceğe hazırlanmasında hızlı bir yol alıyor. 2022 yılına kadar ürün gamındaki bütün otomobillerin elektrikli versiyonlarının da olacağını duyuran Mercedes-Benz, smart’tan en büyük SUV modeline kadar tüm segmentlerde farklı elektrikli çözümleri sunacak. 130’un üzerinde elektrikli araç modeli için 48 Volt ile desteklenen motor seçeneklerinin yanı sıra zengin bir prizden şarj edilebilir hibrit otomobil çeşitliliği ve ayrıca tamamen elektrikli otomobiller söz konusu olacak. Mercedes-Benz’in otomobil pazarına yönelik elektrikli araç atağı yeni teknoloji ve ürün markası olan EQ markası altında toplanıyor. Mercedes-Benz markasının en önemli iki değerinden olan “Duygu ve Zekâ” kavaramlarını temsil eden EQ (Duygusal Zeka), markanın yeni sloganı “Elecric Intelligence (Elektrik Zekâsı)” ile birleşiyor.

EQ markası, geleceğe dair bir fikir vermesi ile birlikte avangard, farklı bir estetikle şekilleniyor. Marka atmosferi; koyu ahşap renkleri ile aracılığıyla konforu desteklerken, teknik olarak serin bir ortam oluşturuyor. Yenilikçi materyallerin ve mavi ışık aksamlarının eklenmesi, farklı ve vizyoner bir hava katıyor. Renk şeması, siyah, gümüş ve beyazın tipik olarak parlak EQ Mavisi ile birleşimi, geleceğe yönelik bir teknoloji markasını nitelendiriyor. Analog dünyayı dijital dünyaya döndüren grafik unsurlar, ulaşılabilirlik havası sağlamak için estetik bir şekilde uygulanıyor.