Beş Yaşındaki Suriyeli Hamudi’nin Sergisi

Beş Yaşındaki Suriyeli Hamudi’nin Sergisi 20 Mart’ta sizleri bekliyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı, “Hamudi, Suriye’yi Umuduyla Aydınlatacak” başlıklı sergiyi, 20 Mart Çarşamba, saat 18.00’de, Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi’nde açıyor. Sergide, 15 yaşındaki Suriyeli engelli ressam Muhammed Hamudi’ye ait 25 resim yer alacak.

Esed rejiminin Han Şeyhun’daki saldırılarından kaçan işitme ve konuşma engelli Hamudi, iç savaşın ilk yıllarından bu yana kendini resim yaparak ifade ediyor.

Hamudi’nin imkânsızlıklar nedeniyle resim araç gereçleri yok. O, resimlerini bulabildiğinde defterlere, diğer zamanlarda duvarlara ve çatılara kendi elde ettiği boyalarla çiziyor.

Resim Yaparak Ailesini Buldu

Hamudi, beş engelli kardeşi ve annesiyle, İdlib’de İHH İnsani Yardım Vakfı’nın yetimler için kurduğu kampta bulunan ve engelli aileler için ayrılan 20 evden birinde yaşıyor.

Hamudi’nin babası henüz savaş başlamadan (10 yıl önce) ailesini terk ediyor. Hamudi, diğer engelli kardeşleri ve annesi yaşamlarına bir şekilde devam ederken savaş patlak veriyor. Hamudi’nin bir büyüğü olan Besam ailedeki tek sağlıklı bireyken aş evine ekmek almak için giderken iki grubun çatışması arasında kalıyor. Yaralanan Besam Hamudi ile birlikte hastaneye götürülüyorlar.

Besam baygın olduğu, Hamudi ise duyup konuşamadığı için kimse nereli ve kim olduklarını bilemiyor. Hamudi, kağıt kalem alarak dayısına ulaşılabilecek bir resim çiziyor. Yetkililer Hamudi’nin resmi sayesinde dayılarına ulaşıyor ve aile tekrar bir araya geliyor. Aldığı yaralar sonucu Besam da yürüyemez hale geliyor.

Çizmiş olduğu resim sayesinde ailesine kavuşan Hamudi, o günden sonra tüm duygularını resimlere yansıtıyor.

Bakırköy’de Zülfü Livaneli rüzgarı

Bakırköy’de Zülfü Livaneli rüzgarı. Bakırköy Belediyesi’nin katkılarıyla Bakırköy Belediyesi Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen Evrensel Müzik Topluluğu konserine Bakırköylüler büyük ilgi gösterdi.

Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu ve ünlü müzisyen Zülfü Livaneli’nin de izlediği konserde; Şef Fuat Erdener yönetimindeki Evrensel Müzik Topluluğu aralarında Zülfü Livaneli’nin 5 şarkısın da olduğu onlarca şarkıyı Bakırköylülerle beraber seslendirdiler.

Geçtiğimiz günlerde kardeşi Seyhan Livaneli’yi kaybeden Zülfü Livaneli izleyicilerden özür dileyerek,” Canımdan çok sevdiğim kardeşimi çok yakında kaybettim ve içimden şarkı söylemek gelmiyor. Ama Bakırköylülere sözüm olsun başka bir konserde şarkılarımla sizlerle birlikte olacağım. Bu akşamlık beni affetmenizi rica ediyorum” dedi.

Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu da Zülfü Livaneli’ye başsağlığı dileyerek başladığı konuşmasında şunları ifade etti: “Bakırköy’ü sanatsever Bakırköylülerin desteğiyle kültür ve sanatın başkenti yapma konusunda kararlılığımızı sürdürüyoruz. Her yıl 600’den fazla kültür ve sanat etkinliği gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki yıllarda kültür ve sanat merkezlerimizde;  sanatın her dalına ev sahipliği yapmaya devam edeceğiz.”

Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu daha sonra; besteleriyle, yazarlığıyla , senaristliğiyle, yönetmenliğiyle Türk sanatına ölümsüz eserler kazandıran Zülfü Livaneli’ye plaket sundu.

Adana’da Çanakkale Zaferi kutlanıyor

Adana’da Çanakkale Zaferi kutlanıyor.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, Çanakkale Zaferi’nin 104’üncü yıldönümünü hemşehrilerinin coşku içinde kutlaması için 17 Mart Pazar akşamı Çukurova İlçesi‘nde görkemli bir konser düzenliyor. Adanalılar, Çanakkale Zaferi’ni Haluk Levent konseriyle kutlayacak

Şanlı zaferin 104’üncü yılında Haluk Levent konseri
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Adayı Hüseyin Sözlü, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 104’üncü yıl dönümünde kutlamalarında ünlü sanatçı Haluk Levent’i Adanalılarla buluşturacak. 17 Mart Pazar akşamı merkez Çukurova İlçesi Güzelyalı Mahallesi Uğur Mumcu Bulvarı’ndaki ücretsiz halk konserinde Adanalı şarkıcı Haluk Levent, hit parçalarıyla büyük coşku yaşatacak.

Ücretsiz konser
Başkan Hüseyin Sözlü’nün talimatları doğrultusunda 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 104’üncü yıl dönümünün görkemli bir konserle coşkuyla kutlanması için çalışma yürüten Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı yöneticileri, kent halkı arasındaki anket çalışmaları sonucunda ünlü şarkıcı Haluk Levent’te karar kıldı. Buna göre şanlı zaferin 104’üncü yıldönümü kapsamında sevilen şarkıcı Haluk Levent’in 17 Mart Pazar günü saat 20.00’da merkez Çukurova İlçesi akşamı merkez Çukurova İlçesi Güzelyalı Mahallesi Uğur Mumcu Bulvarı’nda ücretsiz halk konseri vereceği duyuruldu.

On binlerce katılım bekleniyor
24 yıllık müzik kariyerinde Yollarda, Bir Gece Vakti, Arkadaş, Mektup, Yine Ayrılık, Kral Çıplak, Aç Pencereni, Annemin Türküleri, Mektup, Akşam Üstü, Dostane albümlerinden parçalarını seslendirecek olan Haluk Levent, meydanı dolduracak on binlerce Adanalıyla birlikte İzmir Marşı’nı da seslendirecek.

İstanbul öykü festivaline büyük ilgi

İstanbul,  yeni bir festival daha kavuştu.   1. İstanbul Öykü Festivali Başladı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Daire Başkanlığı ve Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi işbirliği ile bu yıl ilki gerçekleştirilen ‘İstanbul Öykü Festivali’ Kızlarağası Medresesi’nde başladı.

Enine Boyuna Öykünün Konuşulduğu Festival

Edebiyatın kadim türlerinden ve kültürümüzün vazgeçilmez bir parçası olan öykü, Türkiye’de ilk defa bir festivale tema oldu. İBB Kültür Daire Başkanlığı ile TYB İstanbul Şubesi’nin ortaklığında bu yıl ilki gerçekleşen “İstanbul Öykü Festivali”, 16 Mart’ta sona erecek. Festival kapsamında; alanında uzman isimlerin katıldığı oturumların yanı sıra; okumalar, atölyeler, sergi ve imza etkinlikleri de gerçekleşiyor. Gazeteci, yazar ve mimar Cihan Aktaş’ın onur konuğu olduğu festivalde, Ömer Seyfettin, Mustafa Kutlu ve Rasim Özdenören için de özel oturumlar düzenleniyor.

Festival TYB İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı ve onur konuğu Cihan Aktaş’ın açılış konuşmalarıyla başladı.

Açılış konuşmalarının ardından, Necip Tosun ‘Türk Öyküsünün Dünü Bugünü’ ve Ali Ural ‘Edebiyatımızın Öyküsü’ başlıklı konuşmalarını gerçekleştirdi.

Ali Ayçil’in moderatörlüğünü üstlendiği ‘Ömer Seyfeddin’ özel oturumunda ise Prof. Dr. Cüneyt Issı ‘Ömer Seyfeddin Hikâyesinde Başlık Altı Notlar’, Erhan Genç ise ‘Yerli ve Millî Bir Ses; Ömer Seyfeddin’ başlıklı konuşmalarıyla dinleyicilerle buluştular.

Başkanlığını Fatma Gülşen Koçak’ın yaptığı, ‘Şehir ve Öykü’ başlıklı oturumda; Recep Seyhan öykülerimizdeki İstanbul anlatılarına değindi.

Festivali’nin ilk günü ‘Ustaların Hikâyeleri’ başlıklı oturumla son buldu. Muzaffer Doğan’ın başkanlığında gerçekleşen oturumda; Osman Koca ‘Cahit Zarifoğlu’, Yunus Emre Özsaray ‘Necip Fazıl’, Kamil Eşfak Berki ise ‘Sezai Karakoç’ öyküleri üzerine değerlendirmede bulundu.

Okumalar, Söyleşiler ve Oturumlarla Devam Edecek

“İstanbul Öykü Festivali” ikinci günü, yarın ‘Mustafa Kutlu’ başlıklı özel oturumla, saat 11.00’de başlayacak. Bünyamin Yılmaz’ın başkanlığını üstleneceği oturumda; Salih Zengin ‘Öykümüzün Kahramanı; Mustafa Kutlu’, Mukadder Gemici ise ‘Mustafa Kutlu’nun Hikâyesi’ başlıklı konuşmalarıyla yer alacak.

Saat 14.00’teki ‘Cihan Aktaş Öykücülüğü’ özel oturumunun ardından, katılımcılarla beraber öykü okumaları gerçekleştirilecek.

Okumaların ardından, başkanlığını Fatma Kevser Sümer’in üstleneceği ‘Öykü Yazmak’ başlıklı oturumda; Güray Süngü bir konuşma yapacak.

Elif Sönmezışık başkanlığında gerçekleşecek ‘Hikâye ve Toplum’ oturumunda ise; Bekir Hergüner ‘2000 Sonrasının Hikâyesinde Tematik Yönelimler’ başlıklı konuşmasıyla yer alacak.

Festival, ‘Rasim Özdenören Öykücülüğü’ özel oturumunun ardından, ‘Dergilerde Öykü ve Öykü Dergileri’ başlıklı oturumla son bulacak.

İNSANİ GELİŞME İÇİN KAPSAYICI KENT

İNSANİ GELİŞME İÇİN KAPSAYICI KENT

Vural Çakır-Brand City

Birleşmiş Milletler (BM)  2016 yılında  önündeki 15 yıl için faaliyetlerini belirleyecek olan sürdürülebilir kalkınma hedeflerini (SDG)  tanımladı. BM ve Üye ülkeler öngörülen bu 17 ana hedef doğrultusunda çalışmaları yoğunlaştırılacaktı.

Amaçlar genel sözler olarak bırakılmadı. 169 küresel alt hedefle detaylandırıldı. Bu  alt hedeflerin performans ölçümü için de 234 gösterge belirlendi. Umarız Pratik hayat da gerçekten bu şekilde ilerler. BM vizyon açısından etkili ama yapısal durumu nedeniyle aksiyon açısından o kadar değil.

17 ana hedefin 11 nolu olanı  şehirlerin ve insan yerleşimlerinin kapsayıcı,güvenli , dayanıklı ve sürdürülebilir kılınmasını amaçlıyor.

Kentler dünya yüzölçümünün sadece yüzde 3’ünü oluşturuyor ama, nüfusun yüzde 60’ını barındırıyor. Bütün tahminler bu nüfus oranının artmaya devam edeceği doğrultusunda. Yani hayatımızın kalitesini olumlu ve olumsuz olarak etkileyebilecek pek çok değişken kentde toplulaşıyor.

11 nolu hedefin ilk kelimesinin kapsayıcılık olması bir sıralama rasgelmesi değil. Son yıllarda teknoloji ve telekom şirketlerinin büyük çabalarıyla da akıllı kent (smart city) tanımı çok kullanılmaya başlandı. Akıllı kent bir yönetme ve  işletim sistemi olarak önem taşıyor.  Kentin güçlü bilgi ağlarına sahip olması ve günlük kent yönetim hizmetlerinin bu bilgi ağı sayesinde daha hızlı, daha verimli hale getirilmesini öneriyor

Kapsayıcı kent (inclusive city) ise öncelikle bir “işletim sistemi” değil bir yönetim felsefesi. Tıpkı insani gelişme gibi yönetsel önceliklerinizi, kent hayatına yaklaşımınızı,kaynaklarınızı nasıl yönlendireceğinizi belirleyen bir bakış açısı. Bir vizyon.

Kapsama kentde yaşayan her bir bireyin onurlu , kabul edilebilir seviyede bir yaşam kalitesine kavuşturulması anlamına gelir. Hiç kimseyi dışlamadan,dışarıda bırakmadan.

Kent kaynakları  öncelikle ihtiyaç sahibi  hemşehrilerin hayat kalitesini yükseltmeye ve bütün bireyleri  organik kent hayatının  içine almaya, herkesi içermeye ayrılır.   Özellikle son son otuz yılda neredeyse  kent yaşamına damgasını vuran “seks and city” tüketim  kültüründen farklı  bir  kentsel yaşam kültürü oluşturmayı öngörür.

Türkiye gelir dağılımı adaletsizlikleri konusunda  OECD ‘nin en zayıf durumdaki ülkeleri arasında. Nüfusun yüzde 14’ü sürekli yoksulluk içinde; nüfusun yüzde 28,7’si ciddi maddi yoksunluk çekiyor. İşsiz sayısı yaklaşık 4 milyon ve neredeyse her dört gençten birisi işsiz.

Yaşlı bakım hizmetlerinin mevcut içeriği ve kapasitesi ile asla başedemeyeceği bir ileri yaş nüfusu geliyor.

Engellilerin  kent yaşamına  eksiksiz olarak katılabilmesini sağlayacak”engelsiz şehir”lerden çok uzaktayız. Tam aksine yol yapımından ulaşım hizmetlerine, sinemalardan lokantalara, bina asansörlerinden işyeri mimarilerine kadar tamamı  engellerle dolu bir mekanizma  çalışıyor.

Kapsama politikaları, bütün bu konuları öncelikli olarak adresler. Ekonomik, sosyal ve kültürel adaletsizlikleri azaltmayı, eşitlikçi ilişkileri teşvik etmeyi ve sosyal çeşitliliği doğal bir durum olarak tanımayı gerektirir.

Sosyal kapsama politikaları ile ihtiyaç sahiplerine yardım  etmek ve  destek olmak bir sadaka değil zorunlu bir toplumsal görevdir.

İnsanların gündelik hayatlarının etkileyen kararlara katılımını sağlayacak derinlikli bir demokrasi anlayışı da kapsayıcı kent yönetim politikaları için gereklidir.  Yapılan yeni bir avm veya konut projesi, değiştirilen bir imar planı,artan bir kat yükseklği  bir anda insanların alıştıkları gündelik hayat kalitesini habersizce ve geri dönülemez şekilde etkileyebilir. Buna kimsenin hakkı olmamalıdır.

İnsani gelişme ve Kapsayıcı kent politikaları bunları somut aksiyon planlarına bağlamayı amaçlıyor.  Sürdürülebilir şehir için  BM’in  sağladığı alt hedefler de aslında  bunları tanımlıyor Yerel yöneticilerin başucunda bulunması gereken alt hedeflerden bazıları şöyle:

Herkesin güvenli ve uygun fiyatlı konutlara ve temel hizmetlere erişiminin sağlanması;gecekondu mahallelerinin iyileştirilmesi

Kırılgan durumdaki insanların kadınların,çocukların, engelilerin ve yaşlıların ihtiyaçlarına özel önem verilmesi, yol güvenliklerinin geliştirilmesi

Herkesin güvenli ,uygun fiyatlı, erişilebilir ve sürdürülebilir ulaşım sistemlerine erişiminin sağlanması

Hava kalitesine,belediye atık yönetimine ve diğer atık yönetimlerine özel önem verilerek kişi başına düşen olumsuz çevresel etkilerin azaltılması

Özellikle kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engellilerin güvenli, kapsayıcı ve erişilebilir yeşil alanlara ve kamu alanlarına erişimlerinin güvence altına alınması.

Yoksulların ve kırılgan durumdaki insanların korunması temel alınarak afetler nedeniyle ölümlerin ve etkilenen insanların önemli ölçüde azaltılması

Önümüzdeki yerel seçimlerin insani gelişme için kapsayıcı kent politikalarının güçleneceği bir aşama olmasını diliyoruz.

 

Yeni kadın kooperatifi POTLAÇ

POTLAÇ KADIN KOOPERATİFİ KURULDU

Kadıköy Belediyesi’nin desteğiyle, Potlaç adı altında örgütlenerek takıdan ahşaba, el işlerinden yiyeceğe kadar birçok alanda üretim yapan kadınlar, güçlerini daha da büyüttü, Potlaç Kadın Kooperatifini kurdu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, Kadıköy Belediyesi’nin Feneryolu’nda kadın kooperatifine tahsis ettiği dükkanlar önünde şenlik düzenlendi.

POTLAÇ YÖNETİM MODELİ OLARAK DA BİR ÖRNEKTİR

“Potlaç Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi” kuruluşunu 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde belediyenin Feneryolu’nda Potlaç’a tahsis ettiği 9 dükkanın bulunduğu pasajın önünde düzenlenen bir etkinlikle duyurdu. Törende konuşan Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, Kadıköy Belediyesi’nin yönetiminde kadınların ciddi bir paya sahip olduğunu belirterek “Kadıköy’ün başarısında, Kadıköy Belediyesi yönetiminde çok sayıda kadın olması yatıyor. Belediye meclis üyelerimiz, başkan yardımcılarımız arasında çok sayıda kadın var, müdürlerimizin yüzde 70’ı kadın. Gördük ki kadınlar ne kadar nüfusları oranında temsil edilirse, bir yönetimde ne kadar kadın olursa, orada o kadar başarı, o kadar demokrasi, o kadar sevgi ve umut vardır. Potlaç kadınlarla beraber başladı ve bu noktaya kadar geldi. Potlaç kadınların sadece ekonomik olarak güçlenmesi, sosyalleşmesi, gelişmesi değil yönetim modeli olarak da bir örnektir. Türkiye siyasetine ciddi şekilde yansıyacağını düşünüyorum” dedi. Yerel seçimlerle birlikte görev süresinin dolacağını hatırlatan Nuhoğlu, “Böyle bir proje ile beraber bu dönemi kapatmak benim için de çok duygulu ve mutlu. Hepinizi çok seviyorum” dedi.

110 KADININ BAŞLATTIĞI ÖRGÜTLENME BUGÜN 1050’YE ULAŞTI

Kadıköy Belediyesi, 2015 yılında kadınlarla yaptığı toplantıda kadınlardan gelen talepler üzerine oluşturulan Kadın Dayanışma Ağı Potlaç’ı kurdu. Kızılderililerin değiş tokuş bayramlarına verilen isim olan Potlaç’dan esinlenerek, ilk kez 2016 yılında 110 kadınla başlayan proje bugün 1050 kadına ulaştı. İlk olarak Moda’da “Potlaç Kadın El Emeği Satış Noktası”nda el emeği ve göz nuru ürünlerini sergileyen Potlaçlı kadınlar, daha sonra Caddebostan Kültür Merkezi’nde açılan Potlaç Dükkan’da da ürünlerini satışa çıkardı. Yazın Moda’da kışın ise Potlaç Dükkan’da dayanışmanın en güzel örneklerinden birinin gösterildiği projede Potlaç Atölye’nin de açılmasıyla kadınlar birbirleriyle kalıcı bağlar kurdu. Kadınların kalıcı bağlar kurmasının sonuçlarından biri olarak Potlaç Kadın kooperatifi fikri doğdu. 2019 başında Potlaç Kooperatif Girişimine hız veren kadınlar “Potlaç Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi”ni kurdu.

BELEDİYEDEN KADINLARA BÜYÜK DESTEK

Kadıköy Belediyesi Meclisi, Mart ayı meclis toplantısında “Potlaç Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifi”ne mülkiyeti belediyeye ait olan 9 dükkanı oybirliği ile 3 yıllığına tahsis etti. 9 dükkanın bulunduğu pasajın, 280 metrekare koridor alanı olmak üzere toplam 814 metrekare kapalı alanı bulunuyor.

KADIN EMEĞİ BU PASAJDA OLACAK

Kooperatif belediyenin tahsis ettiği dükkanların bulunduğu pasajı, Mutfak (cafe), Bakkal (gıda dükkanı), İkinci El Dükkanı, El Emeği Dükkanı, Atölyeler (workshop alanları), Mutfak Atölyesi, Sanat Atölyeleri (Seramik-Cam-Mine vb.) olarak düzenleyecek. Dükkanlarda üretici kadınların deneyimlerini aktarabilecekleri atölyelerin yanı sıra diğer kooperatiflerle işbirlikleri yapılarak ürün satış alanları oluşturulacak.

Potlaç Atölye Adres: Kuşdili Sosyal Hizmet Merkezi, Osmanağa Mah., Hasırcıbaşı Cad. No:2, Kadıköy. Tel: 0216 3496167-68

Potlaç Dükkanlar Adres: Feneryolu Mahallesi, Gazi Muhtar Paşa Sokak, No: 57/1 Feneryolu Kadıköy

MaNga’dan öğrencilere sürpriz konser

 

MaNga’dan öğrencilere sürpriz konser

ÜSKÜDAR BELEDİYESİ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Millet Kıraathaneleri”ne örnek olarak gösterdiği Nevmekan Sahil’de öğrencilere büyük bir sürpriz yaptı. Ders çalışmak için Nevmekan’ın kütüphanesine gelen gençlere moral için MaNga konseri düzenledi. Sürprizi, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen attığı tweet’le duyurdu: ‘’Toplanın gençler, süper bir haberim var. MaNga Nevmekan Sahil’e gelmiş, gençlere 24 saat çay çorba ikramını görmüş, çok etkilenmiş. Aradılar, Başkanım çorbada tuzumuz olsun dediler. Bu akşam gelin o zaman dedim, tamam dediler. Nevmekan Sahil’de MaNga konseri var.’’

MaNga da konseri Twitter’dan ‘Sürpriz!! Bir saat içinde Üsküdar Nevmekan’da akustik mini bir konser vereceğiz’’ sözleriyle duyurdu.

Sürpriz karşısında sevinen ve Başkan Hilmi Türkmen’e tezahürat yapan gençler, hep birlikte MaNga’nın şarkılarına eşlik etti. Kendilerine moral için düzenlenen etkinlikte stres atan öğrenciler, konser sonunda Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’le selfie çektirdi. Kütüphanenin 24 saat açık olduğu Nevmekan’da ders çalışan gençler için çorba ve çay ikramı da yapılıyor.

Yerel yönetimlerin starları

Yerel yönetimlerin starları

Adayın ön planda olacağı 31 Mart yerel seçimlerimde bir birinden önemli isimler bu yarışta ter dökecek. Çeşitli ittifaklar ve seçim taktikleri ile bir adım öne geçmek isteyen partiler, adaylarını seçerken ince eleyip sık dokudular.  Partiler, seçim bölgesinde kuvvetli ya da tanınmış isimleri aday olarak tercih etti.  Adaylar arasında, yıllarca siyaset yapmış isimler, sanatçılar, bürokratlar ya da iş dünyasından isimler yer alıyor.  İttifaklar nedeniyle partisinden aday gösterilmeyen, ya da başkanlıkları döneminde gösterdiği performansı ile takdir görmeyen adaylarda kendilerine yeni bir yol çizmeye karar verdi. Adaylıklarını sürdürebilmek için farklı partilere geçen isimler bu seçimlerde azımsanmayacak kadar çoktu.

 

Binali Yıldırım

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı

11 yıl boyunca Ulaştırma Bakanlığı yaparak tarihe geçen,  12 farklı üniversiteden fahri doktorası olan nerdeyse devletin tüm kademelerinden görev yapan ve son Başbakanımız Binali Yıldırım’da 31 Mart yerel seçimlerinde ter dökecek isimler arasında. . Sempatik ve esprili tavırları partili, partisiz herkesin sevgisini kazanmış Yıldırım, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Türkiye Büyük Millet Meclisi görevinden de istifa etmişti. Bir dönem İstanbul’da İDO Genel Müdürlüğünü yapan Binali Yıldırım, İstanbul’un tüm sorunlarına hakim ve adaylık yarışında en favori isimler arasında.

Mehmet Tosun

Bodrum Belediye Başkan Adayı

Harita Mühendisi bir belediye başkan adayı olan Mehmet Tosun, Muğla Büyükşehir olana kadar Konacık Belediye Başkanlığı yapmış bir isim. Bodrum halkı tarafından sevilen ve karşılık gören, yerel seçimlerinde favori isimlerden biri olan Tosun, seçim vaadi olarak da, her afette yaşanan alt yapı sorunlarını çözme sözü verdi. Bodrum İlçe merkezi için korkulu rüya haline gelen alt yapı sorunu, ilçenin en önemli meselesi. Tosun, Konacık Belediye Başkanlığı döneminde yakaladığı başarıyı Bodrum’a taşımak istiyor.

Menderes Türel

Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı

Antalya’nın mevcut belediye başkanı olan Menderes Türel, bu seçimlerde de favori adaylar içinde yer alıyor. Antalya’nın tanıtımında büyük rol alan Menderes Türel, şehrin alt yapı sorunlarını da büyük ölçüde çözdü.  Halk tarafından sevilen Menderes Türel’e, seçimlerde Antalyalı olmanın da büyük bir katkısı olacak.

Mustafa Sarıgül

Şişli Belediye Başkan Adayı

Şişli denilince akla gelen bir isim… Şişli ilçesi ile özdeşleşmiş bir isim olan Mustafa Sarıgül, tekrar Şişli Belediye Başkanlığına aday. Yaptığı hizmet ve çalışmalarından dolayı halk nezdinde büyük bir sevgi kazanan Sarıgül yerel seçimlerin en renkli en favori isimlerinden.

Affan Keçeci

Beşiktaş Belediye Başkan Adayı

Emekli 1.sınıf Emniyet Müdürü, Beşiktaş Spor Kulübü eski yöneticisi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Meclis üyesi, sosyal ve renkli bir isim Affan Keçeci… Partisinde nerdeyse ilk ismi açıklanan belediye başkan adayı olan Affan Keçeci, seçimlerinde favorilerinden biri… Sosyal kişiliği babacan tavırları ile tanınan Keçeci, başkan olduğu takdirde masada değil sokakta olacağının sözünü veriyor.

Mehmet Kocadon

Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı

Mevcut Bodrum belediye Başkanı Mehmet Kocadon’da seçimlerin en renkli ve başarılı belediye başkan adaylarından. Bodrum’un sorunlarını yerelden çözülemeyeceğini söyleyerek Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına soyunan Kocadon’da isminin popülerliğini ve Bodrum’da yakaladığı başarıyı Muğla’ya taşımak istiyor.

Yılmaz Büyükerşen

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı

Eskişehir denilince akla gelen isim olan Yılmaz Büyükerşen, 31 Mart seçimlerinin de büyük favori ismi.  Artık şehirle özdeşleşen ismi, şehre katkılarından dolayı partili, partisiz herkesim tarafından takdir görüyor.  Öğrenci şehri olarak da bilinen Eskişehir’de 4 dönem belediye başkanlığı yapan Büyükerşen 5. Dönem için seçime katılıyor.

Fatma Şahin

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Adayı

Gaziantep halkının “Bakan Hanım” diye hitap ettiği mevcut belediye başkanı. Halk tarafından sevilen ve yaptığı icraatlar ile adından en çok bahsettiren belediye başkanlarından. Kenti marka şehirler arasına sokmak için ulusal ve uluslararası platformlarda temsil eden Fatma Şahin, bu konuda büyük yol kat etti. Yalnızca sanayi şehri olarak tanınan Gaziantep’i turizm ve gastronomi konusunda da tanıtmayı bildi.

Fatih Mehmet Maçoğlu

Ovacık Belediye Başkan Adayı

Sıra dışı bir belediye başkanı ve sıra dışı belediyecilik anlayışı ile yine bu seçimlerin en ilginç, en iddialı, en popüler ismi Fatih Mehmet Maçoğlu… Ovacık’ın mevcut belediye başkanı olan Maçoğlu’nun popülerliği, halkın arasında, halk ile halkı için çalışan bir belediye başkanı olması. Tanıtım ve propaganda yapmasa bile Türkiye’nin en popüler belediye başkan adayı.

Fatih Mehmet Bucak

Siverek Belediye Başkan Adayı

Şanlıurfa’nın önde gelen aşireti olan Bucak Aşire’nin bir ferdi olan Fatih Mehmet Bucak, yerel seçimlerin en renkli isimleri arasında yer alıyor. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ekonomi bölümünden mezun olan Bucak, Ankara, İstanbul ve Şanlıurfa’da tanınan ve sevilen bir isim. Tanınırlık ve bilinirliğin getirdiği avantaj ile seçimlerin favori isimleri arasında.

Arif Sağ ve Sabahat Akkiraz Cemevi ve Bakırköy Kültür Merkezi açılışında

Arif Sağ ve Sabahat Akkiraz Cemevi açılışında  

Bakırköy Belediyesi ve hayırseverlerin katkılarıyla yaptırılan Türkiye’de bir ilk olan ;Bakırköy Kültür Merkezi ve Cemevi, Türk Halk Müziğinin iki usta ismi Arif Sağ ve Sabahat Akkiraz konseri ile açıldı. Böylece Arif Sağ uzun süren tedavisinin ardından ilk kez sahneye çıkmış oldu.

İçerisinde; Akademik Sınıflar, Sanat Galerisi, Kültür-Sanat Atölyeleri, Sinema Salonu, Konferans Salonu, Kütüphane Ve Etüt Merkezi, Cem Salonu da bulunan Bakırköy Kültür Merkezi ve Cemevi, Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu, Kültür Merkezi ve Cemevi Derneği Başkanı Mehmet Ali Özpolat, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşların katılımıyla açıldı.

Etkinlikte konuşma yapan Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu, ilçenin farklı din ve kültüre sahip bir çok yurttaşı içerisinde barındırdığını vurgulayarak: “Bakırköy’de bir eksikliği tamamlamak adına, hayırseverlerimiz, iş insanlarımız ve Bakırköylülerin desteği ile Bakırköy Kültür Merkezi ve Cem Evi’ni açtık. Bu dev eserde;  Ara Güler Sanat Galerisi, akademik sınıflar (Fazıl Say Piyona ve Şan Sınıfı, Sinan Meydan Cumhuriyet Tarihi Sınıfı, Pertev Naili Boratav Anadolu Uygarlıkları Sınıfı, Arif Sağ Halk Müziği, Halk Oyunları ve Semah Sınıfı, Emre Kongar Bilim ve Felsefe Sınıfı, Hıfzı Topuz Gazetecilik ve Yazarlık Sınıfı), kültür-sanat atölyeleri,  kütüphane ve etüt merkezi, sinema salonu, konferans salonu, büyük bir cem salonu, aşevi ve yemekhane, otopark bulunuyor ”dedi.

Açılış öncesi mini bir konser veren Sabahat Akkiraz’a açılışın onur konuğu olarak davet edilen Sanatçı Arif Sağ eşlik etti. Soğuk havaya karşı alanı dolduran vatandaşlar iki ustaya yoğun ilgi gösterdi. Rahatsızlığı nedeniyle sevenlerinden bir süredir ayrı kalan Arif Sağ yeniden sahnede olmaktan mutluluk duyduğunu dile getirerek, “Çocukluğumda büyüklerim ‘her yerde alevi olduğunu söyleme’ derlerdi, ne mutlu ki şimdi bunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Bugün bana verilen en büyük hediye yapılan bu hizmet binasıdır. Gönül ister ki her yere Cemevleri, Camiler, İbadethaneler yapılsın ve insanlar gönül rahatlığı ile dini inançlarını yerine getirsin.” şeklinde konuştu.

Vural Çakır, “İnsani Gelişme seviyesi düşük  olan bir yerden marka kent çıkamaz”

MARKA ŞEHİR VE İNSANİ GELİŞME

İnsani Gelişme seviyesi düşük  olan bir yerden marka kent çıkamaz.

Vural Çakır/ Pause City’s Dergi

Şehirlerle ilgili pek çok yeni kavramla ve ölçü ile karşılaşıyoruz. Bazılarının ardında güçlü ticari motivasyonlar bulunsa da hepsi değişik açıdan şehirlerin gelişim tartışmalarına vizyon katıyor.  Akıllı kentler, sakin (yavaş) kentler, yaşanabilir (yaşam kalitesi yüksek) kentler, kapsayıcı kentler gibi.  En çok konuşulanlardan birisi de  marka şehir kavramı.  Bir çok il ve ilçemiz, “biz marka şehir olabilir miyiz “ diye tartışıyor. Kendilerine marka şehir olma hedefi koyuyor.  Moral motivasyon açısından değerli… Ancak; birçoğunun doğru anlamlandırıldığı ve sonra da disiplinli bir plana bağlandığı söylenemez. Birçok kez karşımıza bu kavram; bir şehir logosu yapmak gibi en basitleştirilmiş şekliyle çıkıyor. Yani hiç anlaşılmamış olarak. Marka şehir olmanın, aslında tıpkı  herhangi bir marka olmak gibi iki ana ekseni var.  Birisi; şehrin ürün, fayda önerisi, diğeri bu önerinin bilinirliği…

Marka şehir; somut olarak hangi ana veya yan faydaları sunabildiğini belirlemiş ve bunun yüksek düzeyde bilinirliğini sağlamış şehirdir.   Bu faydalar birçok kent karakteristiğinden kaynaklanabilir;  şehrin tarihinden, ekonomisinden, coğrafyasından, kültürel yapısından, yemeklerinden, bitki örtüsünden… Hangisinden kaynaklanırsa kaynaklansın gerçekten de o özelliği taşımalıdır.  Yani ürün vaadi havada kalmamalıdır. Sonra da bu temel özelliğin geliştirilmesi, güçlendirilmesi  disiplinli ve uzun vadeli bir uygulama planına bağlanmalıdır. Aynı karakteristiğie sahip başka birçok yerden ayırd edilmesi sağlanabilmelidir.

Daha somut örneklersek;  kış sporları mıdır şehrin ana aktifi, gurme yiyecekleri  midir, lavanta bahçeleri midir, finans sistemi midir,kültür müdür,-çılgın eğlence aktiviteleri midir?…  Kısaca varolan şehir karakteristiklerinden en potansiyel olan belirlenmeli ve geliştirme planına bağlanmalıdır.  İsim, logo ve iletişim bu ana ürün önerileri oluşturulduktan sonar bağlantılı olarak geliştirilebilir.

Marka şehirlerin global olarak ölçmeyi amaçlayan çalışmalar da genellikle bu iki boyut üzerinden gerçekleşmektedir. Bir boyut şehir  aktiflerinin sağlamlığı (ürün önerilerinin ikna ediciliği) ve diğer boyut bilinirliğidir.  Marka şehirler  zirvesinde yeralan  şehirler genellikle aynı çıkar; Los Angeles, New York, Londra ve Paris… İstanbul;  dünya çapında bilinirliği açısından bu şehirlerin hemen ardından gelen bir yaygınlığa sahip. Dünya tarihinde işgal ettiği muazzam rol ve jeopolitik yapısı bilinirlik için çok güçlü bir kaynak ama aktif sağlamlığı (veya ürün fayda hikayesi ) daha zayıf ve dağınık olduğu için zirvedekiler arasında değildir.

İstanbul’un sahip olduğu ve ileride güçlendirme planı yapabileceği aktiflerin daha bütünleşik ve ana ekseni daha net belirlenmiş bir hikayeye kavuşturulması  gerekir. İller için de ilçeler için de bölgesel veya global ölçekte marka olan bir kimlik edinmenin bir de  olmazsa olmaz alt yapısı vardır. Kentin  insani gelişme seviyesi bu alt yapıyı oluşturur. İnsani gelişme seviyesi düşük  olan bir yerden marka kent çıkamaz.  Marka şehir iddiası taşıyacak bir kent, paralel olarak yüksek insani gelişme iddiası da taşımalıdır.

İngev’in düzenli  olarak raporladığı  ilçelerin insani gelişme endeksi (İGE-İ)  bu kritik yapıyı ölçmektedir. Birleşmiş Milletler Kalkınma programından esinlenerek tanımlanan insani gelişme; sosyal adalet (hakkaniyet), yaşam standardı ( gelir ve iş fırsatı), sosyal kapsama (dezavantajlı gruplara imkan), yetkiyi paylaşma (yönetişim), işbirliği (örgütlenme) özgürlüğü, çevre hakları ve insani güvenlik  başlıklarında detaylanır.

İnsani Gelişme Endeki -İlçeler (İGE-i) bu tanımlar çerçevesinde oluşturulan sisteme göre  186  ilçenin insani gelişme seviyesini sıralarken genel durumumuzu da gözler önüne serer.  Toplam değerlendirmeye  göre iki ana konuda çok zayıf durumdayız.  Birisi sosyal kapsama, diğeri de sosyal yaşam.  Sosyal kapsamada iyi değiliz. Yani kadın, yaşlı, çocuk,yoksul, engelli,mülteci gibi kırılgan grupları normal sisteme sürdürülebilir şekilde katmakta zayıf kalıyoruz.

Sosyal yaşamda iyi değiliz. Yani kentte yaşayanların önüne sosyal -kültürel seçenekler koymakta zayıf kalıyoruz. Sosyal yaşamı ve sosyal kapsamayı güçlendirmeyen bir kentin,  marka kent iddiası sadece bir  fantezi olarak kalacaktır.