İNSANİ GELİŞME İÇİN KAPSAYICI KENT

İNSANİ GELİŞME İÇİN KAPSAYICI KENT

Vural Çakır-Brand City

Birleşmiş Milletler (BM)  2016 yılında  önündeki 15 yıl için faaliyetlerini belirleyecek olan sürdürülebilir kalkınma hedeflerini (SDG)  tanımladı. BM ve Üye ülkeler öngörülen bu 17 ana hedef doğrultusunda çalışmaları yoğunlaştırılacaktı.

Amaçlar genel sözler olarak bırakılmadı. 169 küresel alt hedefle detaylandırıldı. Bu  alt hedeflerin performans ölçümü için de 234 gösterge belirlendi. Umarız Pratik hayat da gerçekten bu şekilde ilerler. BM vizyon açısından etkili ama yapısal durumu nedeniyle aksiyon açısından o kadar değil.

17 ana hedefin 11 nolu olanı  şehirlerin ve insan yerleşimlerinin kapsayıcı,güvenli , dayanıklı ve sürdürülebilir kılınmasını amaçlıyor.

Kentler dünya yüzölçümünün sadece yüzde 3’ünü oluşturuyor ama, nüfusun yüzde 60’ını barındırıyor. Bütün tahminler bu nüfus oranının artmaya devam edeceği doğrultusunda. Yani hayatımızın kalitesini olumlu ve olumsuz olarak etkileyebilecek pek çok değişken kentde toplulaşıyor.

11 nolu hedefin ilk kelimesinin kapsayıcılık olması bir sıralama rasgelmesi değil. Son yıllarda teknoloji ve telekom şirketlerinin büyük çabalarıyla da akıllı kent (smart city) tanımı çok kullanılmaya başlandı. Akıllı kent bir yönetme ve  işletim sistemi olarak önem taşıyor.  Kentin güçlü bilgi ağlarına sahip olması ve günlük kent yönetim hizmetlerinin bu bilgi ağı sayesinde daha hızlı, daha verimli hale getirilmesini öneriyor

Kapsayıcı kent (inclusive city) ise öncelikle bir “işletim sistemi” değil bir yönetim felsefesi. Tıpkı insani gelişme gibi yönetsel önceliklerinizi, kent hayatına yaklaşımınızı,kaynaklarınızı nasıl yönlendireceğinizi belirleyen bir bakış açısı. Bir vizyon.

Kapsama kentde yaşayan her bir bireyin onurlu , kabul edilebilir seviyede bir yaşam kalitesine kavuşturulması anlamına gelir. Hiç kimseyi dışlamadan,dışarıda bırakmadan.

Kent kaynakları  öncelikle ihtiyaç sahibi  hemşehrilerin hayat kalitesini yükseltmeye ve bütün bireyleri  organik kent hayatının  içine almaya, herkesi içermeye ayrılır.   Özellikle son son otuz yılda neredeyse  kent yaşamına damgasını vuran “seks and city” tüketim  kültüründen farklı  bir  kentsel yaşam kültürü oluşturmayı öngörür.

Türkiye gelir dağılımı adaletsizlikleri konusunda  OECD ‘nin en zayıf durumdaki ülkeleri arasında. Nüfusun yüzde 14’ü sürekli yoksulluk içinde; nüfusun yüzde 28,7’si ciddi maddi yoksunluk çekiyor. İşsiz sayısı yaklaşık 4 milyon ve neredeyse her dört gençten birisi işsiz.

Yaşlı bakım hizmetlerinin mevcut içeriği ve kapasitesi ile asla başedemeyeceği bir ileri yaş nüfusu geliyor.

Engellilerin  kent yaşamına  eksiksiz olarak katılabilmesini sağlayacak”engelsiz şehir”lerden çok uzaktayız. Tam aksine yol yapımından ulaşım hizmetlerine, sinemalardan lokantalara, bina asansörlerinden işyeri mimarilerine kadar tamamı  engellerle dolu bir mekanizma  çalışıyor.

Kapsama politikaları, bütün bu konuları öncelikli olarak adresler. Ekonomik, sosyal ve kültürel adaletsizlikleri azaltmayı, eşitlikçi ilişkileri teşvik etmeyi ve sosyal çeşitliliği doğal bir durum olarak tanımayı gerektirir.

Sosyal kapsama politikaları ile ihtiyaç sahiplerine yardım  etmek ve  destek olmak bir sadaka değil zorunlu bir toplumsal görevdir.

İnsanların gündelik hayatlarının etkileyen kararlara katılımını sağlayacak derinlikli bir demokrasi anlayışı da kapsayıcı kent yönetim politikaları için gereklidir.  Yapılan yeni bir avm veya konut projesi, değiştirilen bir imar planı,artan bir kat yükseklği  bir anda insanların alıştıkları gündelik hayat kalitesini habersizce ve geri dönülemez şekilde etkileyebilir. Buna kimsenin hakkı olmamalıdır.

İnsani gelişme ve Kapsayıcı kent politikaları bunları somut aksiyon planlarına bağlamayı amaçlıyor.  Sürdürülebilir şehir için  BM’in  sağladığı alt hedefler de aslında  bunları tanımlıyor Yerel yöneticilerin başucunda bulunması gereken alt hedeflerden bazıları şöyle:

Herkesin güvenli ve uygun fiyatlı konutlara ve temel hizmetlere erişiminin sağlanması;gecekondu mahallelerinin iyileştirilmesi

Kırılgan durumdaki insanların kadınların,çocukların, engelilerin ve yaşlıların ihtiyaçlarına özel önem verilmesi, yol güvenliklerinin geliştirilmesi

Herkesin güvenli ,uygun fiyatlı, erişilebilir ve sürdürülebilir ulaşım sistemlerine erişiminin sağlanması

Hava kalitesine,belediye atık yönetimine ve diğer atık yönetimlerine özel önem verilerek kişi başına düşen olumsuz çevresel etkilerin azaltılması

Özellikle kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engellilerin güvenli, kapsayıcı ve erişilebilir yeşil alanlara ve kamu alanlarına erişimlerinin güvence altına alınması.

Yoksulların ve kırılgan durumdaki insanların korunması temel alınarak afetler nedeniyle ölümlerin ve etkilenen insanların önemli ölçüde azaltılması

Önümüzdeki yerel seçimlerin insani gelişme için kapsayıcı kent politikalarının güçleneceği bir aşama olmasını diliyoruz.

 

Yeni kadın kooperatifi POTLAÇ

POTLAÇ KADIN KOOPERATİFİ KURULDU

Kadıköy Belediyesi’nin desteğiyle, Potlaç adı altında örgütlenerek takıdan ahşaba, el işlerinden yiyeceğe kadar birçok alanda üretim yapan kadınlar, güçlerini daha da büyüttü, Potlaç Kadın Kooperatifini kurdu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, Kadıköy Belediyesi’nin Feneryolu’nda kadın kooperatifine tahsis ettiği dükkanlar önünde şenlik düzenlendi.

POTLAÇ YÖNETİM MODELİ OLARAK DA BİR ÖRNEKTİR

“Potlaç Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi” kuruluşunu 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde belediyenin Feneryolu’nda Potlaç’a tahsis ettiği 9 dükkanın bulunduğu pasajın önünde düzenlenen bir etkinlikle duyurdu. Törende konuşan Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, Kadıköy Belediyesi’nin yönetiminde kadınların ciddi bir paya sahip olduğunu belirterek “Kadıköy’ün başarısında, Kadıköy Belediyesi yönetiminde çok sayıda kadın olması yatıyor. Belediye meclis üyelerimiz, başkan yardımcılarımız arasında çok sayıda kadın var, müdürlerimizin yüzde 70’ı kadın. Gördük ki kadınlar ne kadar nüfusları oranında temsil edilirse, bir yönetimde ne kadar kadın olursa, orada o kadar başarı, o kadar demokrasi, o kadar sevgi ve umut vardır. Potlaç kadınlarla beraber başladı ve bu noktaya kadar geldi. Potlaç kadınların sadece ekonomik olarak güçlenmesi, sosyalleşmesi, gelişmesi değil yönetim modeli olarak da bir örnektir. Türkiye siyasetine ciddi şekilde yansıyacağını düşünüyorum” dedi. Yerel seçimlerle birlikte görev süresinin dolacağını hatırlatan Nuhoğlu, “Böyle bir proje ile beraber bu dönemi kapatmak benim için de çok duygulu ve mutlu. Hepinizi çok seviyorum” dedi.

110 KADININ BAŞLATTIĞI ÖRGÜTLENME BUGÜN 1050’YE ULAŞTI

Kadıköy Belediyesi, 2015 yılında kadınlarla yaptığı toplantıda kadınlardan gelen talepler üzerine oluşturulan Kadın Dayanışma Ağı Potlaç’ı kurdu. Kızılderililerin değiş tokuş bayramlarına verilen isim olan Potlaç’dan esinlenerek, ilk kez 2016 yılında 110 kadınla başlayan proje bugün 1050 kadına ulaştı. İlk olarak Moda’da “Potlaç Kadın El Emeği Satış Noktası”nda el emeği ve göz nuru ürünlerini sergileyen Potlaçlı kadınlar, daha sonra Caddebostan Kültür Merkezi’nde açılan Potlaç Dükkan’da da ürünlerini satışa çıkardı. Yazın Moda’da kışın ise Potlaç Dükkan’da dayanışmanın en güzel örneklerinden birinin gösterildiği projede Potlaç Atölye’nin de açılmasıyla kadınlar birbirleriyle kalıcı bağlar kurdu. Kadınların kalıcı bağlar kurmasının sonuçlarından biri olarak Potlaç Kadın kooperatifi fikri doğdu. 2019 başında Potlaç Kooperatif Girişimine hız veren kadınlar “Potlaç Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi”ni kurdu.

BELEDİYEDEN KADINLARA BÜYÜK DESTEK

Kadıköy Belediyesi Meclisi, Mart ayı meclis toplantısında “Potlaç Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifi”ne mülkiyeti belediyeye ait olan 9 dükkanı oybirliği ile 3 yıllığına tahsis etti. 9 dükkanın bulunduğu pasajın, 280 metrekare koridor alanı olmak üzere toplam 814 metrekare kapalı alanı bulunuyor.

KADIN EMEĞİ BU PASAJDA OLACAK

Kooperatif belediyenin tahsis ettiği dükkanların bulunduğu pasajı, Mutfak (cafe), Bakkal (gıda dükkanı), İkinci El Dükkanı, El Emeği Dükkanı, Atölyeler (workshop alanları), Mutfak Atölyesi, Sanat Atölyeleri (Seramik-Cam-Mine vb.) olarak düzenleyecek. Dükkanlarda üretici kadınların deneyimlerini aktarabilecekleri atölyelerin yanı sıra diğer kooperatiflerle işbirlikleri yapılarak ürün satış alanları oluşturulacak.

Potlaç Atölye Adres: Kuşdili Sosyal Hizmet Merkezi, Osmanağa Mah., Hasırcıbaşı Cad. No:2, Kadıköy. Tel: 0216 3496167-68

Potlaç Dükkanlar Adres: Feneryolu Mahallesi, Gazi Muhtar Paşa Sokak, No: 57/1 Feneryolu Kadıköy

MaNga’dan öğrencilere sürpriz konser

 

MaNga’dan öğrencilere sürpriz konser

ÜSKÜDAR BELEDİYESİ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Millet Kıraathaneleri”ne örnek olarak gösterdiği Nevmekan Sahil’de öğrencilere büyük bir sürpriz yaptı. Ders çalışmak için Nevmekan’ın kütüphanesine gelen gençlere moral için MaNga konseri düzenledi. Sürprizi, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen attığı tweet’le duyurdu: ‘’Toplanın gençler, süper bir haberim var. MaNga Nevmekan Sahil’e gelmiş, gençlere 24 saat çay çorba ikramını görmüş, çok etkilenmiş. Aradılar, Başkanım çorbada tuzumuz olsun dediler. Bu akşam gelin o zaman dedim, tamam dediler. Nevmekan Sahil’de MaNga konseri var.’’

MaNga da konseri Twitter’dan ‘Sürpriz!! Bir saat içinde Üsküdar Nevmekan’da akustik mini bir konser vereceğiz’’ sözleriyle duyurdu.

Sürpriz karşısında sevinen ve Başkan Hilmi Türkmen’e tezahürat yapan gençler, hep birlikte MaNga’nın şarkılarına eşlik etti. Kendilerine moral için düzenlenen etkinlikte stres atan öğrenciler, konser sonunda Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’le selfie çektirdi. Kütüphanenin 24 saat açık olduğu Nevmekan’da ders çalışan gençler için çorba ve çay ikramı da yapılıyor.

Yerel yönetimlerin starları

Yerel yönetimlerin starları

Adayın ön planda olacağı 31 Mart yerel seçimlerimde bir birinden önemli isimler bu yarışta ter dökecek. Çeşitli ittifaklar ve seçim taktikleri ile bir adım öne geçmek isteyen partiler, adaylarını seçerken ince eleyip sık dokudular.  Partiler, seçim bölgesinde kuvvetli ya da tanınmış isimleri aday olarak tercih etti.  Adaylar arasında, yıllarca siyaset yapmış isimler, sanatçılar, bürokratlar ya da iş dünyasından isimler yer alıyor.  İttifaklar nedeniyle partisinden aday gösterilmeyen, ya da başkanlıkları döneminde gösterdiği performansı ile takdir görmeyen adaylarda kendilerine yeni bir yol çizmeye karar verdi. Adaylıklarını sürdürebilmek için farklı partilere geçen isimler bu seçimlerde azımsanmayacak kadar çoktu.

 

Binali Yıldırım

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı

11 yıl boyunca Ulaştırma Bakanlığı yaparak tarihe geçen,  12 farklı üniversiteden fahri doktorası olan nerdeyse devletin tüm kademelerinden görev yapan ve son Başbakanımız Binali Yıldırım’da 31 Mart yerel seçimlerinde ter dökecek isimler arasında. . Sempatik ve esprili tavırları partili, partisiz herkesin sevgisini kazanmış Yıldırım, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Türkiye Büyük Millet Meclisi görevinden de istifa etmişti. Bir dönem İstanbul’da İDO Genel Müdürlüğünü yapan Binali Yıldırım, İstanbul’un tüm sorunlarına hakim ve adaylık yarışında en favori isimler arasında.

Mehmet Tosun

Bodrum Belediye Başkan Adayı

Harita Mühendisi bir belediye başkan adayı olan Mehmet Tosun, Muğla Büyükşehir olana kadar Konacık Belediye Başkanlığı yapmış bir isim. Bodrum halkı tarafından sevilen ve karşılık gören, yerel seçimlerinde favori isimlerden biri olan Tosun, seçim vaadi olarak da, her afette yaşanan alt yapı sorunlarını çözme sözü verdi. Bodrum İlçe merkezi için korkulu rüya haline gelen alt yapı sorunu, ilçenin en önemli meselesi. Tosun, Konacık Belediye Başkanlığı döneminde yakaladığı başarıyı Bodrum’a taşımak istiyor.

Menderes Türel

Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı

Antalya’nın mevcut belediye başkanı olan Menderes Türel, bu seçimlerde de favori adaylar içinde yer alıyor. Antalya’nın tanıtımında büyük rol alan Menderes Türel, şehrin alt yapı sorunlarını da büyük ölçüde çözdü.  Halk tarafından sevilen Menderes Türel’e, seçimlerde Antalyalı olmanın da büyük bir katkısı olacak.

Mustafa Sarıgül

Şişli Belediye Başkan Adayı

Şişli denilince akla gelen bir isim… Şişli ilçesi ile özdeşleşmiş bir isim olan Mustafa Sarıgül, tekrar Şişli Belediye Başkanlığına aday. Yaptığı hizmet ve çalışmalarından dolayı halk nezdinde büyük bir sevgi kazanan Sarıgül yerel seçimlerin en renkli en favori isimlerinden.

Affan Keçeci

Beşiktaş Belediye Başkan Adayı

Emekli 1.sınıf Emniyet Müdürü, Beşiktaş Spor Kulübü eski yöneticisi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Meclis üyesi, sosyal ve renkli bir isim Affan Keçeci… Partisinde nerdeyse ilk ismi açıklanan belediye başkan adayı olan Affan Keçeci, seçimlerinde favorilerinden biri… Sosyal kişiliği babacan tavırları ile tanınan Keçeci, başkan olduğu takdirde masada değil sokakta olacağının sözünü veriyor.

Mehmet Kocadon

Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı

Mevcut Bodrum belediye Başkanı Mehmet Kocadon’da seçimlerin en renkli ve başarılı belediye başkan adaylarından. Bodrum’un sorunlarını yerelden çözülemeyeceğini söyleyerek Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına soyunan Kocadon’da isminin popülerliğini ve Bodrum’da yakaladığı başarıyı Muğla’ya taşımak istiyor.

Yılmaz Büyükerşen

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı

Eskişehir denilince akla gelen isim olan Yılmaz Büyükerşen, 31 Mart seçimlerinin de büyük favori ismi.  Artık şehirle özdeşleşen ismi, şehre katkılarından dolayı partili, partisiz herkesim tarafından takdir görüyor.  Öğrenci şehri olarak da bilinen Eskişehir’de 4 dönem belediye başkanlığı yapan Büyükerşen 5. Dönem için seçime katılıyor.

Fatma Şahin

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Adayı

Gaziantep halkının “Bakan Hanım” diye hitap ettiği mevcut belediye başkanı. Halk tarafından sevilen ve yaptığı icraatlar ile adından en çok bahsettiren belediye başkanlarından. Kenti marka şehirler arasına sokmak için ulusal ve uluslararası platformlarda temsil eden Fatma Şahin, bu konuda büyük yol kat etti. Yalnızca sanayi şehri olarak tanınan Gaziantep’i turizm ve gastronomi konusunda da tanıtmayı bildi.

Fatih Mehmet Maçoğlu

Ovacık Belediye Başkan Adayı

Sıra dışı bir belediye başkanı ve sıra dışı belediyecilik anlayışı ile yine bu seçimlerin en ilginç, en iddialı, en popüler ismi Fatih Mehmet Maçoğlu… Ovacık’ın mevcut belediye başkanı olan Maçoğlu’nun popülerliği, halkın arasında, halk ile halkı için çalışan bir belediye başkanı olması. Tanıtım ve propaganda yapmasa bile Türkiye’nin en popüler belediye başkan adayı.

Fatih Mehmet Bucak

Siverek Belediye Başkan Adayı

Şanlıurfa’nın önde gelen aşireti olan Bucak Aşire’nin bir ferdi olan Fatih Mehmet Bucak, yerel seçimlerin en renkli isimleri arasında yer alıyor. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ekonomi bölümünden mezun olan Bucak, Ankara, İstanbul ve Şanlıurfa’da tanınan ve sevilen bir isim. Tanınırlık ve bilinirliğin getirdiği avantaj ile seçimlerin favori isimleri arasında.

Arif Sağ ve Sabahat Akkiraz Cemevi ve Bakırköy Kültür Merkezi açılışında

Arif Sağ ve Sabahat Akkiraz Cemevi açılışında  

Bakırköy Belediyesi ve hayırseverlerin katkılarıyla yaptırılan Türkiye’de bir ilk olan ;Bakırköy Kültür Merkezi ve Cemevi, Türk Halk Müziğinin iki usta ismi Arif Sağ ve Sabahat Akkiraz konseri ile açıldı. Böylece Arif Sağ uzun süren tedavisinin ardından ilk kez sahneye çıkmış oldu.

İçerisinde; Akademik Sınıflar, Sanat Galerisi, Kültür-Sanat Atölyeleri, Sinema Salonu, Konferans Salonu, Kütüphane Ve Etüt Merkezi, Cem Salonu da bulunan Bakırköy Kültür Merkezi ve Cemevi, Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu, Kültür Merkezi ve Cemevi Derneği Başkanı Mehmet Ali Özpolat, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşların katılımıyla açıldı.

Etkinlikte konuşma yapan Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu, ilçenin farklı din ve kültüre sahip bir çok yurttaşı içerisinde barındırdığını vurgulayarak: “Bakırköy’de bir eksikliği tamamlamak adına, hayırseverlerimiz, iş insanlarımız ve Bakırköylülerin desteği ile Bakırköy Kültür Merkezi ve Cem Evi’ni açtık. Bu dev eserde;  Ara Güler Sanat Galerisi, akademik sınıflar (Fazıl Say Piyona ve Şan Sınıfı, Sinan Meydan Cumhuriyet Tarihi Sınıfı, Pertev Naili Boratav Anadolu Uygarlıkları Sınıfı, Arif Sağ Halk Müziği, Halk Oyunları ve Semah Sınıfı, Emre Kongar Bilim ve Felsefe Sınıfı, Hıfzı Topuz Gazetecilik ve Yazarlık Sınıfı), kültür-sanat atölyeleri,  kütüphane ve etüt merkezi, sinema salonu, konferans salonu, büyük bir cem salonu, aşevi ve yemekhane, otopark bulunuyor ”dedi.

Açılış öncesi mini bir konser veren Sabahat Akkiraz’a açılışın onur konuğu olarak davet edilen Sanatçı Arif Sağ eşlik etti. Soğuk havaya karşı alanı dolduran vatandaşlar iki ustaya yoğun ilgi gösterdi. Rahatsızlığı nedeniyle sevenlerinden bir süredir ayrı kalan Arif Sağ yeniden sahnede olmaktan mutluluk duyduğunu dile getirerek, “Çocukluğumda büyüklerim ‘her yerde alevi olduğunu söyleme’ derlerdi, ne mutlu ki şimdi bunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Bugün bana verilen en büyük hediye yapılan bu hizmet binasıdır. Gönül ister ki her yere Cemevleri, Camiler, İbadethaneler yapılsın ve insanlar gönül rahatlığı ile dini inançlarını yerine getirsin.” şeklinde konuştu.

Vural Çakır, “İnsani Gelişme seviyesi düşük  olan bir yerden marka kent çıkamaz”

MARKA ŞEHİR VE İNSANİ GELİŞME

İnsani Gelişme seviyesi düşük  olan bir yerden marka kent çıkamaz.

Vural Çakır/ Pause City’s Dergi

Şehirlerle ilgili pek çok yeni kavramla ve ölçü ile karşılaşıyoruz. Bazılarının ardında güçlü ticari motivasyonlar bulunsa da hepsi değişik açıdan şehirlerin gelişim tartışmalarına vizyon katıyor.  Akıllı kentler, sakin (yavaş) kentler, yaşanabilir (yaşam kalitesi yüksek) kentler, kapsayıcı kentler gibi.  En çok konuşulanlardan birisi de  marka şehir kavramı.  Bir çok il ve ilçemiz, “biz marka şehir olabilir miyiz “ diye tartışıyor. Kendilerine marka şehir olma hedefi koyuyor.  Moral motivasyon açısından değerli… Ancak; birçoğunun doğru anlamlandırıldığı ve sonra da disiplinli bir plana bağlandığı söylenemez. Birçok kez karşımıza bu kavram; bir şehir logosu yapmak gibi en basitleştirilmiş şekliyle çıkıyor. Yani hiç anlaşılmamış olarak. Marka şehir olmanın, aslında tıpkı  herhangi bir marka olmak gibi iki ana ekseni var.  Birisi; şehrin ürün, fayda önerisi, diğeri bu önerinin bilinirliği…

Marka şehir; somut olarak hangi ana veya yan faydaları sunabildiğini belirlemiş ve bunun yüksek düzeyde bilinirliğini sağlamış şehirdir.   Bu faydalar birçok kent karakteristiğinden kaynaklanabilir;  şehrin tarihinden, ekonomisinden, coğrafyasından, kültürel yapısından, yemeklerinden, bitki örtüsünden… Hangisinden kaynaklanırsa kaynaklansın gerçekten de o özelliği taşımalıdır.  Yani ürün vaadi havada kalmamalıdır. Sonra da bu temel özelliğin geliştirilmesi, güçlendirilmesi  disiplinli ve uzun vadeli bir uygulama planına bağlanmalıdır. Aynı karakteristiğie sahip başka birçok yerden ayırd edilmesi sağlanabilmelidir.

Daha somut örneklersek;  kış sporları mıdır şehrin ana aktifi, gurme yiyecekleri  midir, lavanta bahçeleri midir, finans sistemi midir,kültür müdür,-çılgın eğlence aktiviteleri midir?…  Kısaca varolan şehir karakteristiklerinden en potansiyel olan belirlenmeli ve geliştirme planına bağlanmalıdır.  İsim, logo ve iletişim bu ana ürün önerileri oluşturulduktan sonar bağlantılı olarak geliştirilebilir.

Marka şehirlerin global olarak ölçmeyi amaçlayan çalışmalar da genellikle bu iki boyut üzerinden gerçekleşmektedir. Bir boyut şehir  aktiflerinin sağlamlığı (ürün önerilerinin ikna ediciliği) ve diğer boyut bilinirliğidir.  Marka şehirler  zirvesinde yeralan  şehirler genellikle aynı çıkar; Los Angeles, New York, Londra ve Paris… İstanbul;  dünya çapında bilinirliği açısından bu şehirlerin hemen ardından gelen bir yaygınlığa sahip. Dünya tarihinde işgal ettiği muazzam rol ve jeopolitik yapısı bilinirlik için çok güçlü bir kaynak ama aktif sağlamlığı (veya ürün fayda hikayesi ) daha zayıf ve dağınık olduğu için zirvedekiler arasında değildir.

İstanbul’un sahip olduğu ve ileride güçlendirme planı yapabileceği aktiflerin daha bütünleşik ve ana ekseni daha net belirlenmiş bir hikayeye kavuşturulması  gerekir. İller için de ilçeler için de bölgesel veya global ölçekte marka olan bir kimlik edinmenin bir de  olmazsa olmaz alt yapısı vardır. Kentin  insani gelişme seviyesi bu alt yapıyı oluşturur. İnsani gelişme seviyesi düşük  olan bir yerden marka kent çıkamaz.  Marka şehir iddiası taşıyacak bir kent, paralel olarak yüksek insani gelişme iddiası da taşımalıdır.

İngev’in düzenli  olarak raporladığı  ilçelerin insani gelişme endeksi (İGE-İ)  bu kritik yapıyı ölçmektedir. Birleşmiş Milletler Kalkınma programından esinlenerek tanımlanan insani gelişme; sosyal adalet (hakkaniyet), yaşam standardı ( gelir ve iş fırsatı), sosyal kapsama (dezavantajlı gruplara imkan), yetkiyi paylaşma (yönetişim), işbirliği (örgütlenme) özgürlüğü, çevre hakları ve insani güvenlik  başlıklarında detaylanır.

İnsani Gelişme Endeki -İlçeler (İGE-i) bu tanımlar çerçevesinde oluşturulan sisteme göre  186  ilçenin insani gelişme seviyesini sıralarken genel durumumuzu da gözler önüne serer.  Toplam değerlendirmeye  göre iki ana konuda çok zayıf durumdayız.  Birisi sosyal kapsama, diğeri de sosyal yaşam.  Sosyal kapsamada iyi değiliz. Yani kadın, yaşlı, çocuk,yoksul, engelli,mülteci gibi kırılgan grupları normal sisteme sürdürülebilir şekilde katmakta zayıf kalıyoruz.

Sosyal yaşamda iyi değiliz. Yani kentte yaşayanların önüne sosyal -kültürel seçenekler koymakta zayıf kalıyoruz. Sosyal yaşamı ve sosyal kapsamayı güçlendirmeyen bir kentin,  marka kent iddiası sadece bir  fantezi olarak kalacaktır.

 

Yasemin Yalçın ve İlyas İlbey SAHNE 74 ‘de

Yasemin Yalçın ve İlyas İlbey SAHNE 74 ‘de

Ünlü tiyatro ve sinema oyuncuları Yasemin Yalçın ve İlyas İlbey, Bakırköy Sahne 74’de “Vee Perde” oyunu ile tekrar sahnelere dönüyor. Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’nu ziyaret eden sanatçılar oyun hakkında bilgi verdiler.

Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’nu ziyaret eden Yasemin Yalçın ve İlyas İlbey ziyaret sırasında şu açıklamayı yaptılar: “Sinema 74 adıyla yıllarca Bakırköylülere sinema salonu olarak hizmet veren salonu, uzun uğraşılarımız sonucunda ‘Sahne 74’ adıyla açıyoruz. 1 Şubat’ta da ‘Vee Perde’ oyunumuzla 12 yıl aradan sonra tiyatro izleyicisinin karşısına çıkacağız. Burada ayrıca; İ.Ü. Devlet Konservatuarı Ana Sanat Dalı Bölümü Başkanı Prof. Dr. Suat Özturna başkanlığındaki akademisyen arkadaşlarımızla, gençlere; kamera arkası ve önünü, sinemayı, tiyatroyu, oyunculuğu öğreteceğiz. Bugün de Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’nu ziyaret ederek; sanata ve sanatçıya her zaman destek veren Başkan Kerimoğlu ve Bakırköy Belediyesi ile her zaman işbirliğine açık olduğumuzu ifade etmeye geldik.”

 

Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu da şunları ifade etti: “İnce İnce Yasemince komedi dizisindeki ‘İtilmiş ve Kakılmış’ tiplemeleriyle gönlümüzde taht kuran değerli sanatçılarımız Yasemin Yalçın ve İlyas İlbey’in tiyatrolarını Bakırköy’de açmalarından dolayı çok memnunuz. Ayrıca açacakları akademiyle de pek çok gencimize ışık tutacaklar. Bakırköy’ü kültür ve sanatın başkenti yapacağız iddiamızın gereği olarak biz de elimizden gelen desteği sanata ve sanatçıya  her zaman vermeye hazırız. Kendilerine Bakırköy’e; Bakırköy Belediyesi kültür ve sanat merkezlerinin sahnelerinin yanında yeni bir sahne kazandırdıkları için teşekkür ediyoruz.”

3 Ek

 

 

Bisanthe 4. Oda Müziği Festivali başlıyor

Bisanthe 4. Oda Müziği Festivali başlıyor
Festivalin açılışını dünyaca ünlü sanatçımız İdil Biret ve Borusan Quartet yapacak

Tekirdağ Süleymanpaşa Belediyesinin sanat etkinliklerinin markası olan Bisanthe adı altında düzenlenen 4. Oda Müziği Festivali, 20 Ocak Pazar günü saat 20.00’da gerçekleşecek İdil Biret ve Borusan Quartet konseri ile başlayacak.

İki haftaya yayılan konserleri ile Tekirdağ’ı klasik müziğe doyuracak olan Bisanthe 4. Oda Müziği Festivali’nde; Türkiye’den ve dünyanın çeşitli ülkelerinden sanatçıların yer aldığı oda orkestraları sahne alacak. Konserler, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonunda gerçekleştirilecek. Festivalin ilk gününde dünyanın sayılı piyanistlerinden ve Türkiye’nin yaşayan en önemli sanatçılarından biri olan İdil Biret, Borusan Quartet eşliğinde Tekirdağlı klasik müzikseverlerin huzuruna çıkacak.

Başkan Eşkinat: “Sanat kenti kimliğimizi ortaya koyacağız”

 

Yaklaşan festival öncesi hazırlıkların büyük bir titizlikle devam ettiğini ifade eden Tekirdağ Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bisanthe artık bizim kurumsallaşan sanat etkinliklerimizin çatısı haline gelmiş bir marka. Oda Müziği Festivali de bu markanın yerleşik etkinliklerinden biri. Bu yıl farklı bir çalışma yaptık ve konserlerimizi iki haftaya yaydık. Toplamda 9 farklı oda orkestrası bizlerle olacak. Hazırlıklarımızı tüm hızıyla sürdürüyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Süleymanpaşa sanat kenti kimliğini ortaya koyacak. Halkımızdan her yıl artarak devam eden bir ilgi var. Tüm vatandaşlarımızı bu yıl da birbirinden değerli sanatçı ve topluluklarımızın yer alacağı Bisanthe 4. Oda Müziği Festivali’ne bekliyoruz,” ifadelerine yer verdi.

“Dünyaca ünlü orkestraları dinleyicilerle buluşturuyoruz”

 

Bisanthe Oda Müziği Festivali Genel Sanat Yönetmeni Kemal Küçük de festivalin bu yıl daha renkli bir havaya bürüneceğini belirterek, “Her yıl dünyanın ve Türkiye’nin en önemli oda orkestralarını Tekirdağlı dinleyicilerle buluşturmak için çok seçici ve titiz çalışmalar yapıyoruz. Bu yıl en kapsamlı festivalimizi gerçekleştireceğiz. Tam iki hafta boyunca dolu dolu geçecek bir festival programı hazırladık. Beğeniyle izleneceğini umuyor ve tüm sanatseverleri konserlerimize bekliyoruz,” açıklamasında bulundu.

 

 

BISANTHE 4. ODA MÜZİĞİ FESTİVALİ PROGRAMI

20 Ocak 2019 Pazar
19.00 – Açılış Kokteyli 
20.00 – İdil Biret ve Borusan Quartet 
22 Ocak 2019 Salı
20.00 – Ametist Klarnet Beşlisi
23 Ocak 2019 Çarşamba
20.00 – Bozok Quartet
25 Ocak 2019 Cuma
20.00 – Bendis Trio

26 Ocak 2019 Cumartesi
20.00 – Bosphorus Nefesli Beşlisi
28 Ocak 2019 Pazartesi
20.00 – Likya Trio
30 Ocak Çarşamba
20.00 – Mimar Sinan Kontrbas Quartet
1 Şubat 2019 Cuma
20.00 – Bisanthe Quartet
2 Şubat 2019 Cumartesi
20.00 – Emre Tamer ve İstanbul Kamerata Barok (Kapanış Konseri)

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN ‘KARNENİ GETİR BUZDA KAY’

Çocuklara Karne hediyesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden

Yarıyıl tatiline çıkan öğrencilere bu yıl da ilk karne hediyesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından verilecek. İBB iştiraki Spor İstanbul tarafından ‘Karneni Getir Buzda Kay’ sloganı ile düzenlenen spor etkinliğinde öğrenciler 18 Ocak – 1 Şubat tarihleri arasında Silivrikapı Buz Pisti’nde buz pateni ile tanışacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Spor İstanbul’un ilk olarak 2015 yılında hayata geçirdiği “Karneni Getir Buzda Kay” etkinliği bu yıl da öğrencilerin ilk karne hediyesi olacak.

Her yıl ilginin giderek arttığı etkinliğin beşincisi 18 Ocak – 1 Şubat tarihleri arasında Zeytinburnu’nda bulunan Silivrikapı Buz Pisti’nde gerçekleşecek. Karnesini getiren ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri ücretsiz buz pateni seanslarına katılarak eğlenceli dakikalar geçirecekler.

Daha fazla çocuğu buz pateni ile tanıştırmayı hedefleyen etkinlikte, öğrenciler iki hafta boyunca 09.00 – 18.00 saatleri arasında alanında uzman eğitmenler eşliğinde ücretsiz seanslara katılabilecekler.

Yarıyıl tatillerinin bir geleneği haline gelen ”Karneni Getir Buzda Kay” etkinliklerine bugüne kadar 22 binin üzerinde çocuk katılarak, buz pateni sporu ile tanıştı. Bu yıl da etkinliğe 10 binin üzerinde öğrencinin katılması bekleniyor.

 

Mustafa Demircan’dan Kadıköy için yeni projeler 

Mustafa Demircan’dan Kadıköy için yeni projeler

Cumhuriyet Halk Partisi’nden Kadıköy Belediye Başkan Aday Adayı olan isimlerden Mustafa Demircan ile mini bir söyleşide bulunduk. Uzun süre yerel yönetimlerde görev yapan ve belediyecilik konusunda hayli tecrübeli olup, bu tecrübesi nedeniyle Kadıköylüler tarafından öncelikli olarak tercih edileceği izlenimi yaratan Demircan, sorularımıza içtenlikle cevaplar verdi.

Bize yönetim anlayışınızdan bahseder misiniz?

Öncelikle yaşam kalitesinin yükselmesi, dezavantajlı grupların yaşamlarının kolaylaştırılıp iyileştirilmesi; kadın, çocuk ve yaşlılara ilişkin sorunlar ile artan gelir adaletsizliği, yoksulluk, bozulan toplum sağlığı, eğitim, ulaşım, yeşil alan başta olmak üzere yetersiz kalan altyapı, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın olumsuz etkileri gibi büyüyen sorunlarla baş edebilmek için sürdürülebilir ve ekoloji dostu bir Kadıköy yaratmayı hedefledik. Hedefimize ulaşmak için çevre yönetimi, ekonomik gelişim, sosyal gelişim ve eğitim, sağlık, doğal çevre ve sokak hayvanları, ulaşım, tasarım, yaratıcılık, kent planlama ve yeşil alanlar, akıllı şehir konularında her bir mahallemiz için mahalle planlaması çalışmaları yürüteceğiz. “Yeşil Mahalle Planlaması” olarak adlandırdığımız bu çalışmalarımızı katılımcı demokrasi anlayışıyla kuracağımız mahalle evlerinde, mahalleli-muhtar-belediye işbirliğiyle sürdüreceğiz. İlgili kamu kurum ve kuruluşları, STK’lar, Kent Konseyi, üniversiteler, özel sektör ve meslek örgütleri gibi kent paydaşlarımızı da sürece dahil edeceğiz.

Her konuda vatandaşlarımızla beraber, fikir alışverişi yaparak ilerleyeceğiz. Mahallesi için bir fikri olan, ihtiyaçlara cevap verecek projeleri bulunan mahalle sakinlerine ve mahalle topluluklarına “Yurttaş Katılım Fonu” projemiz ile kucak açacağız. Bu sistem Kadıköylüleri belediye bütçesinin yönetimine aktif olarak katacak, bütçelerinin yönetiminde söz sahibi haline getirecek.

 

Kadıköylüler için toplumsal anlamda ürettiğiniz projeler nelerdir?

Çocuklarımız için “21 Mahalle 21 Ekolojik Kreş” ile okul öncesi çağdaki çocukları, “Kapım Her Daim Açık” projesi ile sokak çocuklarını, “Çocuk Sağlığı Merkezi” ile çocukların genel sağlık durumlarını, “Çocuk Eğlence ve Aktivite Merkezi” ile çocuk gelişimini, “Çocuk Bilim ve Teknoloji Merkezi” ile çocukların bilim ve teknolojiyle buluşacağı, bilişsel ve duygusal gelişimlerini destekleyecek projeler hazırladık.

Geleceğimiz olarak gördüğümüz gençler için “Gençlik Değişime Öncülük Ediyor” projesi ile bireysel, sosyal ve mesleki gelişimlerini destekleyeceğiz. Kapasitelerini geliştirmek için “Gençlik Girişim Fonu” ile özgün proje ve icatlarına hibe desteği; “Değişimi Tasarlıyorum, Harçlığımı Çıkarıyorum” projesi ile mahallelinin fikirlerini tasarıma, somut proje önerilerine dönüştürecek “Değişimi Tasarla” üyesi gençlere de cep harçlığı desteği vereceğiz. “Oyun Abisi/Ablası Projesi” ile genç-çocuk birlikteliğini, bilgi ve deneyimlerini paylaşmalarını, dayanışmalarını sağlamak istiyoruz.

Üniversiteli öğrencilerimizin yurt sorununu çözmek üzere, kişilik hak ve özgürlüklerine saygılı, ekonomik, konforlu ve güvenli yurtlar açacağız. Dezavantajlı grupların korunması ve koşullarının iyileştirilmesi için uzmanlardan oluşan bir kurulun rehberliğinde projeler geliştirip uygulayacağız. Başta dezavantajlı gruplar olmak üzere, Kadıköy halkının bedenen ve ruhen sağlık düzeyini iyileştirmek amacıyla kamuya ait alanlarda nitelikli fiziksel aktivite alanları, spor tesisleri yapacağız. “Yalnız değilsiniz” isimli projemizle kıdemli yurttaşlarımıza evde bakım ve destekleyici hizmetler (düzenli sağlık kontrolü, kuaförlük hizmetleri gibi) vererek, yaşlılığın ve yalnızlığın yıkıcı ve yıpratıcı etkilerinin azaltılmasını planlıyoruz. Kuracağımız “İyi Yaşam Merkezleri” ile sosyal hayattan kopmamalarına destek olacağız.

Yerel yönetim ve yerel kalkınma politikalarımızı toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesiyle beraber, kadınların yaşamlarını kolaylaştırıp konumlarını güçlendirmek ve gerekli yasal düzenlemelerin yapmak, yapılmasını sağlamak, kentsel ve sosyal hizmet sunumunu iyileştirmek, kadınlarımıza yönelik gerçekçi hizmetleri sunmak üzere Kadıköy’ü kadın dostu kent haline getireceğiz. Kadıköy’de engeller kalkacak. Engelli yurttaşlarımız sosyal hayatını kısıtlayıcı fiziki engelleri ortadan kaldırarak, toplumla bütünleşmelerini sağlamak üzere politikalar geliştireceğiz. Bu amaçla eğitim, istihdam, yasa ve yönetmelikler, sağlık, şehir planlama ve tasarım, sosyal yardımlaşma konularının kapsamlı olarak ele alınacağı “Engelsiz Kent Kadıköy Programı” yürüteceğiz. İsrafın önlenmesi, sosyal adalete katkıda bulunmak, ihtiyaç sahibi ailelerin yaşam standardını yükseltmek amacıyla gıda, giyim, temizlik maddesi gibi ürün bağışının yapılacağı “Sosyal Market” kuracağız.

 

Kadıköy’ün çevresi, altyapısı ve ulaşımı gibi alanlarına dair başlıca projeleriniz nelerdir?

Her şeyden önce sürdürülebilir ve ekoloji dostu bir Kadıköy yaratacağız. “Eko Kent-Eko Ulaşım” projemiz ile toplu taşımanın güçlendirilmesiyle, otomobil kullanımının azaltılmasını hedefliyoruz. Gürültü, hava kirliğinin ve karbon salımının azaltılması amacıyla, ilçenin ana caddelerinde hafif raylı sistem ile bu güzergâhlarla bağlantılı tramvay hatları öneriyoruz.

Özel araç kullanmak zorunda kalan vatandaşlarımız için kamuya ait alanlarda, yeşil alanları tahrip etmeyen zemin altı asansörlü otoparklar inşa ederek, parklanma sorununa da çözüm üreteceğiz. İklim dostu bir araç olan, aynı zamanda sağlığımızı da iyileştiren bisikletin kullanımını yaygınlaştırmak üzere kesintisiz bisiklet yolları uygulayacağız. Ayrıca ara sokakların yapraklı, yeşil bitki ve ağaçlarla estetik ve ekolojik mekânlara dönüştürülmesi, kentin havasının temizlenmesi, ısı adası etkisinin ve karbon salımının azaltılarak iklim değişikliği ile mücadele etmede önemli aşama kaydedilmesini sağlayacağımızı düşünüyorum.

Kent bahçeciliğini geliştirmek, güvenli gıda, ekoloji, iklim değişikliği ve kentsel tarım konularında toplumsal farkındalık yaratılmasını hedefliyoruz. Çevre anlamında bilinçli bir toplum yaratacağız. Üretici ve tüketiciye önem veriyoruz. İkisini de düşünerek; yerel tarım üreticilerini, kooperatifleri desteklemek, yerel tarım ürünlerinin aracısız olarak, doğrudan tüketiciye sunmak, yerli “ata tohumu” kullanımını artırmak üzere mahallelerimizde yürüme mesafesinde, uygun fiyatlarda, üreticiden organik ve doğal ürün alışverişi yapabilecekleri sabit pazarlar açacağız.

Dünyaya karşı da sorumluluklarımızın olduğu bilinciyle; küresel ısınma, iklim değişikliği, sera gazı salımları gibi insan kaynaklı çevre sorunlarıyla mücadelede “Yeşil Bilişim” diye tanımlanan çevre dostu, yenilikçi bilgi ve iletişim teknolojileri uygulamalarını yürüteceğiz. “Bilişim Vadisi” projemizle Kadıköy Rıhtım bölgesini “Ar-Ge ve İnovasyon Üssü” haline getireceğiz.