Yazılar

Özgürlük mü? Para mı? Aşk mı?

Özgürlük mü? Para mı? Aşk mı?

Hayatımızda köklü değişiklere sebep olan pandemi boyunca, kadınlar pek çok konuda alışkanlıklarını değiştirdi. Her şeyin çok daha hızlı bir şekilde dijitalleşmesi flört hayatını da etkiledi ve kadınlar çevrimiçi flörte geçmişe göre çok daha fazla ilgi gösterir hale geldi. Öyle ki son dönemde sosysl medyadadan ilk beğeni gönderen veya bir sohbet başlatanlar genelde kadın kullanıcılar oldu.

İlk adımı kim atar?

Genelde konuşmayı başlatanın erkekler olduğu düşünülür fakat özellikle yeni yılın başlangıcı olan Ocak ayında durum hiç de öyle değil. Pandeminin de etkisiyle kadınlar her geçen gün arkadaşlık uygulamalarında daha aktifler. Aplikasyonun kadın kullanıcıları 2022 Ocak ayında geçen yıla oranla yüzde 10 daha fazla beğeni göndermiş ve konuşma başlatmış. Hatta bu yıl 2021 yılındaki tüm diğer aylardan daha fazla. Bakalım önümüzdeki yıllarda, ‘ilk adımı atan’ madalyasını kim taşıyacak?

Kadınlar daha aktivist

Evet her geçen gün ilk adımı atan kadınların sayısı artıyor. Sesini duyurmak için yükseltenlerin de öyle. Aplikasyonun sorularını cevaplayan kadınlar kendilerini çoğu ülkede erkeklerden daha aktivist olarak tanımlıyorlar. Mesela Türkiye ve ABD’de kadınların yüzde 41’i aktivist olduğunu söylerken erkeklerde bu oran ABD’de yüzde 26, Türkiye’de yüzde 36. Kendini en fazla aktivist olarak tanımlayan kadınlar da Fransa’dan.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Kadın hakları konusu flörtün de içinde

Cinsiyet eşitliği ve özgürlük tartışmaları sadece medyanın gündemiyle sınırlı değil. Arkadaşlık uygulamalarında da kadın hakları ve feminizm oldukça yaygın. Geçtiğimiz üç yıla oranla kullanıcılar, Aplikasyon profillerinde feminizmden yüzde 83 daha fazla bahsetmiş. Kullanıcıların yüzde 84’ü kadın erkek arasındaki kazanç farkının kapanması gerektiğini düşünüyor. Türkiye’nin yüzde 85’i bu konuda hemfikirken, buna en az katılan ülke yüzde 43 oranla Endonezya.

Paranın değil, özgürlüğün peşinde…

Kadınların her geçen gün daha fazla işgücüne katılmasıyla birlikte finansa verdikleri önem de artıyor. ‘Kendi bütçenizin kaydını tutuyor musunuz?’ sorusuna Türkiye, Hindistan ve ABD’de kadınların yüzde 51’i ‘Evet’ diyor. Kayıt konusunu en az önemseyen kadınlarsa yüzde 34’le Almanya’dan. Fakat tüm ülkeler için özgürlük paradan çok daha önemli. Almanya’daki kadınların yüzde 84’ü, Türkiye’deki kadınların yüzde 72’si, ABD’deki kadınların da yüzde 63’ü özgürlüğün paradan daha önemli olduğunu söylüyor.

 Partnerinizin ne kadar kazandığı önemli mi?

Bazıları paranın sevgiyi satın alabileceğini düşünüyor olabilir. Kadınlar için durum hiç de öyle değil. Dünyanın her yerinden aplikasyon  kullanıcıları, ‘Biriyle eşleşirken zengin olması önemli mi?’ sorusuna Almanya ve Fransa’da yüzde 60 oranıyla ‘Hiç önemli değil’ yanıtını veriyorlar. Türkiye’deki kadınların da yüzde 36’sı paranın eşleşmede hiç önemi olmadığını düşünüyor. Çok önemli olduğunu düşünen kadınların oranıysa sadece yüzde 8. Parayı partner seçiminde en çok önemseyen ülkeyse yüzde 36’yla Endonezya.

Aşk mı yoksa kariyer mi?

Bir tarafta iş dünyasının basamaklarını tırmanmak diğer tarafta yeni bir aşka yelken açmak… Dünya bu konuda kararsız. Ülkeye göre değişiyor. Mesela Fransa’da neredeyse eşit. İsrail’deki kadınlarsa biraz daha romantik. Yüzde 73 oranla bir ilişki bulmanın daha önemli olduğunu düşünüyorlar. Ülkemizdeki kadınların yüzde 60’ı kariyerin daha önemli olduğunu düşünürken kariyer konusuna en çok önem veren kadınlarsa yüzde 68’le Hindistan’dan. Her ne kadar kariyer daha önemli gibi görünse de özellikle pandemiden sonra ‘Gerçek aşkı bulmak daha önemli’ diyen kadınların oranı yüzde 55 artmış. Anlaşılan zor zamanlarda aşk kariyere galip geliyor. Sizce hangisi daha önemli?

OkCupid

Önce Sağlık mı Ekonomi mi?

Önce Sağlık mı Ekonomi mi?

Ipsos, Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması ile; Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koyuyor ve hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımalarını düzenli olarak takip ediyor. Araştırmanın 11. Döneminden verilerle hazırlanan derlemede; ülkemizde normalleşme takvimi kapsamında geçici olarak faaliyetine ara verilen işletmelerin tekrar açılmasına dair iki temel yaklaşıma ilişkin vatandaşların görüşü alındı. Buna göre her 10 kişiden yaklaşık 6’sı (%58) ekonominin daha uzun sürede toparlanması anlamına gelse dahi salgınla mücadelenin birinci öncelik olması gerektiğini ve bu nedenle işletmelerin açılmasını erken bulduklarını belirtiyor. Karşıt görüş ise %32 düzeyinde ve ülke ekonomisi için işletmelerin açılmasının doğru bir karar olduğunu savunuyor.

SALGININ EKONOMİK FAALİYETLERE ETKİSİ

Genel kamuoyu en çok yeme içme (%72) ve konaklama (%67) sektörlerinin salgından olumsuz etkileneceğini öngörüyor. 2019 yılında turizm gelirini bir önceki yıla göre %17* artışla kapatan ülkemiz için bu sene turizm açısından zor bir yıl olacak. Salgının risk yarattığı diğer bir alan ise yüz yüze eğitime ara verilip uzaktan eğitime geçiş yapıldığı eğitim sektörü. Vatandaşların %66’sı önümüzdeki dönem olumsuz etkilenecek ilk 3 sektör arasında eğitim sektörünü dile getirdi. Her 10 kişiden 4’ü ise telekomünikasyon (%43) ve medya-bilgi sektörü (%42) için bir fırsat yaratacağını düşünüyor.

NORMALLEŞME DÖNEMİNDE ALIŞVERİŞ
Salgının bireylerin alışveriş davranışları üzerinde de ciddi etkileri oldu. Bu dönemde online alışveriş eğiliminin arttığını hatta daha önce hiç online alışveriş yapmamış kişilerin ilk kez bu kanalı kullandıkları gözlemlendi. Normalleşme ile beraber yeni kazandığımız alışkanlıkları sürdürüp sürdürmeyeceğimiz veya eski alışkanlıklarımıza dönüp dönmeyeceğimiz merak edilen konular arasında yer alıyor. Araştırmada bireylere mağaza ve marketten alışverişi ilk ne zaman yapmayı düşündüklerini sorduk. Buna göre toplumun yarısından fazlası (%64) halihazırda marketten alışveriş yapıyor, bu oran mağazadan alışveriş için %16 seviyesinde. Haziran-Ağustos döneminde başlayacaklarla beraber toplumun çok büyük kısmının marketten alışverişe daha çabuk adapte olduğunu görüyoruz. Öte yandan, mağazadan alışverişe daha temkinli bir yaklaşım var.

SALGIN DÖNEMİNDE HARCAMA EĞİLİMLERİ

Salgının ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerinin bireylerin alışveriş davranışlarına da yansıdığı görülüyor. %80 gibi oldukça büyük bir oranda, vatandaşlar bu dönem daha az harcama yapmaya çalıştıklarını ifade ediyor. Bu eğilimin farklı sosyo-ekonomiden bireyler arasında farklılık göstermemesi de dikkat çekici.

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik araştırmada elde edilen verilerle ilgili yaptığı  değerlendirmede şunları iletti; “Her üç kişiden ikisi son hafta içinde süpermarkete giderek alışveriş yaptı, geri kalanlar ise ya bu hafta süpermarket alışverişi ihtiyacı olmayanlar, ya onlar için alışveriş yapan bir yakını olanlar ya da online alışveriş yapanlar… Geçtiğimiz haftalarda ekonomi yeniden az farkla da olsa ülkenin en önemli sorunu haline gelmişti. Araştırmamıza katılanların %80’i salgının vurduğu ekonomik darbe ile mücadele için daha az harcama yapacaklarını belirtiyorlar. Ancak ekonominin bu kadar gündem teşkil etmesi salgının yarattığı sağlık endişesinin artık yok olduğu anlamına da kesinlikle gelmiyor. Her üç kişiden biri ekonominin düzelmesi ve işsizliği önlemek amacı ile işletmelerin açılmaya başlaması fikrini destekliyor. Ancak; toplumun %60’ı ekonominin olumsuz gidişatına rağmen işletmelerin açılması için henüz erken olduğunu düşünüyor. İşin ilginç yanı bu şekilde düşünenler arasında çalıştığı iş yeri faaliyetine ara vermiş olanlar da var. Salgına dair endişelerin azalmamasında son hafta içinde vaka sayılarında yeniden artış görülmesinin de etkisi olabilir.”

Evlere giren atıştırmalık ürünlerde artış

Evlere giren atıştırmalık ürünlerde artış

Ipsos Hane Tüketim Paneli dijital hanelerinden akan kayıtlara göre Sağlık Bakanlığının açıklamasından sonra zaruri ihtiyaçlarını marketlerden alırken ikinci hafta en çok büyüyen kategorilerin 3’ü atıştırmalık ürünler oldu! Eksiklerin tamamlandığı alışverişlerden sonra içecekler de sepete girmeye başladı!…

İlk tepki ile alımı artan kategoriler daha çok temel gıda ve dezenfekte ürünleriydi sonraki haftaya bakıldığında ise ilk hafta artış görülen kategorilerden sadece Mayaların alımı artmaya devam etti!!

 

Eve kapanma etkisi ile alışverişte ikinci dalga gibi bakarsak; artış gösteren kategoriler arasında «cips, çikolata ve şeker » gibi atıştırmalık ürünler listede yer almakta. İlk tepki alışverişinde büyüme göstermeyen Gazlı Meşrubat, Çikolata, Bebek mamaları, Şeker ve Soslar da son hafta artış gösteren kategoriler oldu! En çok satın alınan Bisküvi & Kek ürünleri ise ilk tepki büyümesinin altında da kalsa yine büyüme gösterirken yine çok satın alınan süt, makarna, bakliyat ve peynir ürünleri de 3. hafta stoklama etkisi ile büyüme göstermedi ama normal bir haftaya göre hala artış gösteriyor!!

 

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik bu artışı şöyle değerlendirdi;

Ipsos olarak Hane Tüketim Panelimiz ile uzun yıllardır Türkiye’deki hanelere giren hızlı tüketim ürünlerini detaylı olarak ölçümlüyoruz. Artık çoğunlukla dijital olarak gerçekleştirdiğimiz bu panelimizin üyelerinin girdiği tüketim kayıtları hali hazırda yaşadığımız salgın döneminde hane içindeki tüketimin seyrini sıcak bir şekilde görmemizi sağlıyor…

 

Geçtiğimiz hafta kayıtlara baktığımızda Kolonya, Sirke vb ürün satin alımlarında gözle görülür artışlar görmüştük. Bu hafta ise stokların yapılmış olduğunu gördük ve artık bu türden “kabuğuna çekilme”, “eve kapanma” dönemlerinde görülen, bizim küçük keyifler, küçük lüksler diye tanımladığımız atıştırmalıklar ve içeceklere yönelmiş olduğunu söyleyebiliriz. Ipsos Ev Dışı Yeme & İçme Panelimizde de evlere siparişin artış gösterdiğini net bir şekilde görüyoruz. Tüketicilerin satın alma kararlarının ve davranışlarının değiştiği bir dönemden geçiyoruz. Bu değişiklikler bireyin değişen doğasındaki yeni gerçeği yansıtır. Bu gerçeklerin bazılarının kalıcı olabileceğini, bundan sonraki “normalin” ilk hali olduğunu da unutmamalıyız. içine girdiğimiz bu dönemin ne kadar süreceğini henüz kestiremiyoruz ve biz Ipsos olarak durmak yerine gündelik hatta saatlik değişen koşulları daha sık ve yakından izleme taraftarıyız.

 

Ev Dışı Tüketimde; Eve Sipariş %14 Artış Payını %21’e Çıkardı.

4-10; 11-17 Mart haftaları arasında ev dışı yeme içme trendleri de değişti, Ipsos Ev Dışı Yeme & İÇme Paneli verilerine göre bireylerin hazır yemek tüketim okazyonları toplamda %28 azaldı… Bu azalmaya neden olan café, fastfood gibi yerinde tüketim noktalarında gerçekleşen tüketim okazyonları; yerinde tüketimdeki azalma  %37 seviyesinde… Toplam tüketimin %13’ünü yapan Eve Sipariş ise %14 artış ile payını %21’e çıkardı.

 

TRN350_TUKETIMSEKLI HAFTA1 HAFTA2
1 – EVE SIPARIS 13% 21%
2 – BELIRTTIGIM MEKANDA 69% 60%
3 – GEL AL (RESTORANDAN PAKETLI ALINAN SIPARISLER) 18% 19%

Kaynak: Ipsos Ev Dışı Yeme & İçme Paneli

Araştırma Künyesi – Ipsos Hane Tüketim Paneli

Bu bültende paylaşılan sonuçlara Ipsos Hane Tüketim Paneli’ne dijital üye hanelerin 5000 tanesinden alınan verilere dayanmaktadır.

Ipsos Hane Tüketim Paneli 35 ile yayılmış yaklaşık 14,000 haneden oluşmaktadır ve Türkiye’yi sosyo-ekonomik statü, hane büyüklüğü ve bölgeler açısından temsil edecek şekilde seçilmiştir. Sürekli bir örneklemden haftalık satın alım verisi toplanmaktadır. Toplanan veriler ~21 milyon haneye projekte edilmektedir. Haneler HTÜ satın alma bilgilerini her gün “günlük” üzerine kaydeder, bu günlük haftalık olarak toplanır ve gerekli kontrollerden sonra işleme alınır. Günlüklerde aşağıdaki bilgiler toplanır:

  • Satın alınan ürün grubu
  • Marka (boyut ve çeşit detayında)
  • Satın alınan miktar
  • Alışveriş sıklığı
  • Satın alınan yer
  • Fiyat

Araştırma Künyesi – Ipsos Ev Dışı Yeme İçme Paneli

Ipsos tarafından 14 yaş üstü Türkiye temsili 2000 birey ile düzenli olarak mobil aplikasyon üzerinden bireylerin hem dışarıda hem de eve sipariş olarak tükettiği hazır yemek verilerine dayanmaktadır. Ipsos Yeme İçme & Paneli 2019 başından bu yana düzenli olarak gerçekleştirilmektedir.