Yazılar

Mükemmellik sendromu hem anneye hem çocuğa zarar!

Mükemmellik sendromu hem anneye hem çocuğa zarar!

Yetersizlik… Çaresizlik… Suçluluk… Özellikle de mükemmeliyetçi annelerin Covid pandemisi sürecinde hissettiği duygulardan bazıları… Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi’nden Uzman Psikolog Cansu İvecen “Covid pandemisinin yol açtığı aşırı kaygı ve belirsizlik bir yana, online eğitim süreci ve ofisin eve taşınması büyük çoğunlukla anneleri ve çocukları etkiledi. Özellikle mükemmeliyetçi yapıya sahip olan annelerin hissettiği yetersizlik duyguları kendilerini suçlu ve çaresiz hissetmesine; bu da çocuğu ile olan ilişkisinde çatışmaların artmasına ve olumsuz duyguların hakimiyetine neden oldu. Oluşan bu kısır döngü ile anneler kendilerini tükenmiş ve yorgun, çocuklar ise bu çatışmalı, kendi üzerindeki kontrolün fazla olduğu ilişki içerisinde duygusal olarak mutsuz hissederek davranışsal problemler geliştirdi” diyor. Uzman Psikolog Cansu İvecen, 9 Mayıs Anneler Günü kapsamında yaptığı açıklamada; mükemmeliyetçi annelik sendromunun hem annelerde hem çocuklarda yol açtığı sorunları anlattı; mükemmeliyetçi annelere özel 9 önemli öneride bulundu.

Çocuklarda yol açtığı sorunlar:

Başarı anksiyetesi

Annenin çocuğu ile ilgili gerçekçi olmayan beklentiler içerisinde olarak, onun var olan potansiyeline uygun olmayacak ölçüde başarı beklentisi çocuklarda başarıya dair anksiyete oluşmasına neden olmaktadır. Ayrıca annenin kendi anneliği ile ilgili sahip olduğu inançlar ve beklentiler doğrultusunda bunları karşılayamaması ve çocukla sorun yaşıyor olması başarısızlık anksiyetesi oluşturabilmektedir.

Davranış problemleri

Çocuklar yaşamış olduğu çatışma ve negatif duygu durumlarını çeşitli davranış problemleri ile yansıtabilmektedir. Burada önemli olan çocuğun bu davranışı neden yaptığından ve nasıl sonlandıracağımızdan daha ziyade “bu davranışı ile hangi ihtiyacını ifade etmeye çalışıyor” sorusunun yanıtını aramak, bu bakış açısı ile bakıyor olmak gerekiyor. Bu dönemde karşı gelme, tırnak yeme, saç koparma, ağlama nöbetleri vb. bir takım rutinden farklı davranış görülebilmektedir.

Depresyon

Değişen rutinler ile beraber ev içerisinde her şeyin sorunsuz ve kusursuz olması yönündeki beklentileri anneyi strese sokarak çocuklarda yetersizlik duygularını pekiştirmekte ve depresif hissetmesine neden olmaktadır.

Kaygı

Pandemi döneminde Covid ile ilgili belirsizliğin devam etmesi ve ev içerisinde yapılacak olan etkinliklerin kısıtlılığı mükemmeliyetçi anneler ile çocukları sosyal ve duygusal yönden karşı karşıya getirdi. Oluşan bu kısıtlılıkla mükemmeliyetçi annelerin ev içerisinde geçirilen bu zamanı en iyi şekilde kontrol etme isteği çocukların kaygılarının artmasına neden olmuştur.

Pause Sağlık

Mükemmeliyetçi annelerde yol açtığı sorunlar

Tükenmişlik

Ev işleri, çocuk bakımı ve kimi annelerin var olan işlerinin sürüyor olması bu dönem içerisinde her şeye yetebilme anlamında zaman zaman zorlanmalara ve beraberinde tükenmişlik haline neden olabilir.

Aile içi problemlerin artışı

Ev içerisinde annenin kendi ve diğer bireylere karşı beklentilerinin yüksek olması ve bu beklentilerin karşılanamaması aile içi problemlerin artmasına neden olabilir. Çocuğa yaklaşım noktasında oluşan fikir farklılıklarında ya da ev içi düzen konusunda mükemmeliyetçi annenin eşini kontrol altında tutma isteği çatışmalara ve huzursuzluklara neden olmaktadır.

İş yerindeki problemlerin artışı

Bu tür yapıya sahip olan anneler işyerinde de benzeri şekilde kendi işlerini kusursuz yapma çabasına girebilmektedir. Ev içerisinde bu problemlerin devam etmesi kişinin duygusal olarak kendini çökkün hissetmesine, dikkat ve konsantrasyon zorluğu yaşamasına neden olabilmektedir. Bu durum işe olan verimini etkileyebilmekte ve korktukları sonuç ile tekrar karşılaşmasını sağlamaktadır.

Öfke problemleri

Aile içerisinde bir takım şeylerin yolunda gitmediği düşüncesi genel aile içi iletişimi etkileyerek kişilerin birbirlerine öfke duymalarına ve bu duygu ile başa çıkamadıkları durumlarda birbirlerine yansıtarak psikolojik olarak zarar görmelerine neden olmaktadır.

Pause Sağlık

Mükemmeliyetçi annelere özel 9 öneri!

Uzman Psikolog Cansu İvecen “Her anne için kuşkusuz çocuğu çok özel ve biriciktir. Çocuğunun hayatta mutlu olmasını önemseyerek onları iyi yerlerde görebilme arzuları taşır. Ancak kimi zaman bu özünde iyi niyet ile yaklaştığımız başarılı ve mükemmel bir çocuk yetiştirme arzusu hem çocuk ile olan ilişkinize olumsuz olarak yansırken hem de onun psikolojik anlamda olumsuz etkilenmesine ve kendine duyduğu güvene, başarmaya olan inancına zarar verebilmektedir” diyor. Uzman Psikolog Cansu İvecen, 9 Mayıs Anneler Günü kapsamında yaptığı açıklamada, mükemmeliyetçi annelere 9 önemli öneride bulundu:

  • Çocuğunuzun yaşına ve gelişimine uygun olarak ve her çocuğu kendi özelinde değerlendirerek yaklaşın.
  • Çocuğunuzun zayıf olarak gördüğünüz yanları kadar güçlü yanları da bulunmaktadır. Bu yanlarını keşfederek gelişimine destek olun.
  • Çocuğunuzun kendi kapasitesine ve gelişimine uygun olarak diğer çocuklar ya da kendi çocukluğunuz ile kıyaslamaya başvurmadan ilk adımda başarabileceği küçük hedefler koyun.
  • Sizin beklentinize uygun davranmadığı zamanlarda olumsuz söylemlerden ve davranışlardan kaçının.
  • Çocuklar hata yaparak ve bu hata ile ebeveynlerinin doğru rehberliği ile öğrenmektedirler. Her zaman doğru ve mükemmel davranmasını beklenilmemelidir. Yeterince iyi yapamadığını düşündüğünüz bir konu ile ilgili olarak tekrar denemesi yönünde cesaretlendirin.
  • Çocuğun davranışının sonucunda sizin beklentinize uymayan bir takım sonuçlar elde etmiş olabilirsiniz. Ancak sonuçtan daha ziyade süreçte gösterdiği çabayı takdir ederek teşvik edin.
  • Çocuklarınızın yeterince iyi yapamadığı durumlar ile ilgili onların yerine bir takım şeyleri yapmak yerine fırsat tanıyın. Bu fırsat esnasında yine başarabileceği, onun düzeyine uygun sorumluluklar belirleyin.
  • Çocuğunuzun beklentinize uymayan davranışlarında onu cezalandırmak yerine bu davranışının altında yatan ihtiyaç ne olabilir bunu sorgulayın.
  • Farkında olarak ya da olmayarak çocuk üzerinden gerçekleşen başarı, mükemmel olma gibi beklentilerinizin yetişkin olarak sizdeki karşılığının ne olduğunu düşünün. Zorlandığınız anlarda ve durumlarda kendi bedeninizi tarayarak neler olup bittiğini fark ederek duygularınızı düzene sokmak için mola verin.

Pause Sağlık

Covid sonrası sağlık kontrollerine devam edin

Covid sonrası sağlık kontrollerine devam edin

Nefes alamama, öksürük krizleri, şiddetli ağrı, koku ve tat kaybı ve yüksek ateş başta olmak üzere birçok belirtiyle kendini gösterebilen, tedavisi kişiden kişiye değişebilmekle birlikte bazen haftalarca hatta aylarca sürebilen Covid-19 enfeksiyonunu geçirip iyileştikten sonra da ne yazık ki iş bitmiyor! Acıbadem Maslak Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Murat Köse “Bir yıldır yaşadıklarımız bize gösterdi ki; Covid-19 enfeksiyonunun akciğer dışında neredeyse tutmadığı organ ve sistem yok. Bu yüzden hastalık sonrasında da devam eden çok çeşitli kalıcı semptomları olan ve sayıları giderek artan hastalarla karşılaşıyoruz. Bu nedenle Covid sonrası bazı önlemleri mutlaka almak gerekiyor” diyor. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Murat Köse, Covid sonrası ortaya çıkabilen hastalıkları anlattı, iyileştikten haftalar hatta aylar sonra bile dikkat edilmesi gereken, ihmale gelmez önlemleri sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Bir yıl önce ülkemizde görülmesiyle birlikte topyekun seferberliğe yol açan, günlük yaşam alışkanlıklarımızı kökünden değiştiren yüzyılın salgın hastalığı Covid-19 enfeksiyonu bugün hala en büyük endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Maske, mesafe ve hijyenin yanı sıra Covid-19 aşısı yüzyılın salgın hastalığından korunmada bir umut olsa da, tüm bu önlemlere rağmen hastalık kapıyı çalabiliyor! Üstelik Covid-19 geçirip iyileşmek de sorunu bitirmiyor; hastalığın yol açtığı tahribat iyileştikten sonra da fiziksel ve psikolojik olarak etkisini yoğun şekilde farklı biçimlerde gösterebiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Murat Köse “Son bir yıldır yaşananlar Covid-19 enfeksiyonunu geçirmekle sorunun bitmediğini, iyileştikten günler, haftalar hatta aylar sonra da çok çeşitli sıkıntılar yaşanabildiğini ortaya koyuyor” derken, o hastalıkları şöyle sıralıyor;

Covid-19 bu hastalıklara yol açabiliyor!

  • Santral sinir sistemini etkileyerek: Baş dönmesi, baş ağrısı, sersemlik hissi, kas ağrısı, tat ve koku kaybı ve felç gibi semptomlar.
  • Gastrointestinal sistemi etkileyerek: Bulantı, kusma, karın ağrısı, iştahsızlık, ishal, mide kanaması, karaciğer hasarına bağlı akut hepatit.
  • Hematolojik ve kalp tutulumu yaparak: Kanın beyaz hücrelerinde düşüklük, ritim bozukluğu, kalp kasında iltihap, bacak damarlarında pıhtılaşma, akciğer damarlarında pıhtı, kalp krizi gibi çeşitli klinik tablolar.
  • Üriner sistemi etkileyerek: İdrarda kan ve protein kaçağı, böbrekte hasar ve elektrolit bozukluğu.
  • Endokrin sistemde özellikle pankreası etkileyerek: Kan şekeri yüksekliği ve şeker komasına kadar gidebilecek insülin salgılanmasını baskılayabilir.
  • Göz ve deri tutulumuyla beraber konjoktivit ve döküntülere neden olur.

6 ay sonra en sık görülen şikayetler!

Covid-19 sonrası sürecin, hastalık öncesi risk faktörlerine ve hastalığın ciddiyetine bağlı olarak değiştiğini vurgulayan Doç. Dr. Murat Köse “Covid-19 hastalarının üçte birinden fazlası birden fazla kalıcı semptom yaşar. Hastaların kontrollerinin 6. Ayında bile her 5 hastanın biri hala inatçı ve karakteristik semptomlardan muzdaripti” derken, bu inatçı belirtileri psikolojik ve nörolojik olarak ikiye ayırarak şöyle anlatıyor:

  • Fiziksel şikayetler: Halsizlik, nefes darlığı, göğüste huzursuzluk ve öksürüktür. 6 aydan daha uzun süre hastalar bu şikayetler ile hekime başvurabilirler ve genelde yapılan testler sonucunda altta bir neden bulunamaz. Daha az gördüğümüz fiziksel semptomlar; eklem ağrısı, baş ağrısı, gözyaşı kuruluğu, iştahsızlık, baş dönmesi, kafada sersemlik hissi, kas ağrısı, uyku bozukluğu, saç dökülmesi, terleme ve ishaldir. Özellikle bu şikayetler hastanın yaşam kalitesini bozduğundan semptomlara yönelik ilaç verilerek tedavisinin düzenlenmesi önemli.
  • Psikolojik ve Nörolojik şikayetler ise; post-travmatik stres bozukluğu, anksiyete, depresyon, konsantrasyon bozukluğu ve hafıza güçlüğü hastaların Covid-19 sonrası yaşadığı yaşam konforunu, iş hayatını, aile hayatını ciddi etkileyen antidepresan kullanımının hatırı sayılır seviyede olduğu bir durum oluşturur.

Covid sonrası bu 5 önleme dikkat!

Fazla kilolardan kurtulun: Sağlıklı bir vücut için ideal kiloda olmak şüphesiz çok önemli. Ancak özellikle Covid-19 enfeksiyonu geçirenler için çok daha kritik rol oynuyor. Fazla kilo; yüksek tansiyondan diyabete, damarlarda yağ birikiminden inmeye dek birçok hastalığa yol açabilirken, Covid-19 enfeksiyonunun vücutta yarattığı tahribat da eklendiğinde risk artıyor.

 Düzenli egzersiz yapın: Hareketsizlik sağlığımızın en büyük düşmanlarından biri ve Covid-19 enfeksiyonu nedeniyle yıpranan vücudumuzun özellikle haftada üç gün tempolu en az 45 dakika yürüyüş ile yeniden toparlaması mümkün. Aksine hareketsiz yaşama devam edildiğinde tahribat artıyor.

 Sağlıklı diyete özen gösterin: Covid sonrasında da güçlü bağışıklık; hem hastalığın tekrarlanma ihtimalini engelliyor hem de enfeksiyonun vücutta yol açtığı yıkımın onarılması için çok büyük önem taşıyor. Bu nedenle özellikle ağır ve yağlı yiyeceklerden, kızartmalardan, şarküteri ürünlerinden, aşırı tuzdan uzak durmalı ve mevsim sebzelerine soframızda mutlaka yer vermeli, haftada iki gün balık tüketmeyi ihmal etmemeliyiz.

 İlaçlarınızı aksatmayın: Özellikle diyabet, tansiyon, astım, KOAH gibi kronik hastalığınız varsa ilaçlarınızı mutlaka zamanında ve yeterli dozunda almaya özen gösterin.

 Rutin kontrolleri ihmal etmeyin: Covid-19 geçirenlerin mutlaka hekimlerinin önerdiği belirli aralıklarla düzenli rutin muayeneye gitmeleri, pandemi sürecinde hastaneye gitme korkusu nedeniyle şikayetlerini ertelememeleri çok önemli.

Covid-19 için alınması gereken 10 önlem

Covid-19 için alınması gereken 10 önlem

Artık evlerimizde daha çok koronavirüslü var! Dünyayla birlikte ülkemizde de her geçen gün hızını artırarak yayılımına devam eden Covid-19 enfeksiyonunun hemen her haneden bir kişinin hastalığa yakalanmaya başlamasına doğru evrildiğini belirten Acıbadem Taksim Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağrı Büke “Covid-19 PCR testi ile tanı konulan olguların neredeyse ortalama yüzde 80’e yakın bir kısmının tedavilerinin evde yürütülebilecek düzeyde olduğu gerçeği göz önüne alındığında Covid-19’un önemli bulaşma ortamının artık ev ortamları ve aynı ev ortamını paylaşan kişiler olduğu da unutulmamalıdır. Bu durum Covid-19 pozitif bir olgu ile aynı ev ortamında dikkat edilmesi gerekenlerin neler olması gerektiğini gözden geçirmeye bizleri itmektedir” diyor. Peki Covid-19’lu hasta ile aynı evde yaşamanın bir an bile ihmal edilmemesi gereken kuralları neler? Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağrı Büke, 10 altın kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Ayrı odada yaşamak şart

Covid-19 testi pozitif çıkan bir kişinin, bir süre boyunca ayrı bir odada yaşamını sürdürmesi şart. Hastanın odasının kapısı her zaman kapalı olmalı, yemeğini diğer aile bireylerinden farklı olarak kendisi için belirli bir süreyle ayrılmış olan söz konusu odada yemelidir.

Odaya girilecekse kesinlikle maske takılmalı

Hasta kişinin odasına kimse zorunlu olmadıkça girmemeli, hasta kişi de zorunlu haller dışında bu odadan dışarıya çıkmamalıdır. Covid-19 test sonucu pozitif olan kişinin odasına girilmek zorunda kalındığında herkesin hem ağzı hem de burnu kapatacak şekilde maske kullanması gereklidir. Bir anlığına bile olsa maskenin ihmal edilmemesi ve sosyal mesafeye dikkat edilmesi gerekir.

Banyo her kullanımdan sonra temizlenmeli

Tuvalet ve yıkanma ihtiyacı için mümkün ise hasta olan kişiye ayrı bir banyo/tuvalet sağlanmalıdır. Eğer bu mümkün olamıyor ve aynı banyo-tuvalet diğer aile bireyleri ile paylaşılıyor ise hasta kişinin her banyo-tuvaleti kullanmasından sonra yer, yüzey, tuvalet, lavabo, çeşme muslukları ve duş alanı dezenfektan ile silinmeli ve temizlenmelidir.

Çamaşırları ve yiyecek eşyaları ayrılmalı

Covid-19 test sonucu pozitif olan kişinin çamaşırları ve bardak, tabak, çatal, bıçak, kaşık vb. gibi kullandığı eşyalar ayrılmalıdır. Çamaşırları ayrı olarak ve makinede, yemek için kullandığı eşyalar da kullanım sonrası deterjan ve su ile makinada ya da elde yıkanmalıdır.

Ortak alanlara temastan sonra eller yıkanmalı

Aynı ev ortamını paylaşan herkesin eller ile ortak temas edilen yüzeylere temastan hemen sonra, yemek öncesi, yemek sonrası, tuvalet sonrası, yemek hazırlamadan önce yemek hazırladıktan sonra, Covid-19 pozitif kişinin eşyaları ile temas sonrası ve gerektiği her durumda 20 saniye boyunca eller sabun ve su ile yıkanmalıdır. El temizliği için gerektiğinde el antiseptiklerinden de yararlanılabilir.

 Covid-19 hastası evde maske takmalı

Covid-19 hastası, bulunduğu odadan zorunlu hallerde dışarı diğer odalara gideceğinde ya da banyoya, tuvalete gidecek olduğunda ağız ve burun kapalı olacak şekilde maskesini takarak ev içerisinde hareket etmelidir.

Yüzeyler sık sık temizlenmeli

Kapı kolları, elektrik düğmeleri gibi el temasının olabildiği tüm yüzeyler temas sonrası dezenfektan ve deterjanlı su ile silinmelidir.

Havlu mutlaka ayrı olmalı

Havlular bulaş riskinin yüksek olduğu eşyalar olduğundan, normal durumlarda da evdeki herkesin havlusu ayrı olmalı. Özellikle de evde Covid-19 hastası var ise, hiçbir şekilde havlu ortak kullanılmamalı. Ayrı bir havlu olmalı ya da kağıt havlu kullanması sağlanmalıdır. Kağıt havlu ve tuvalet kağıtları ayrı poşetler içerisine atılmalı ve sonunda ağzı bağlanarak çöp poşetlerine atılmalıdır.

Yastık yüzleri her gün değiştirilmeli

Covid-19 hastasının yastık yüzleri her gün değiştirilmeli ve makinede en az 60 derecede ısıyla yıkanmalı, nevresimleri de üç günde bir değiştirilmeli ve yine en az 60 derecede yıkanmalıdır.

Ev düzenli havalandırılmalı

Covid-19 pozitif kişinin bulunduğu oda ve evin mümkün olan tüm alanları günde birkaç dakika ve belirli süre ile havalandırılmalıdır. Ayrıca Covid olmayan ev halkı kesinlikle ‘geçmiş olsun’ ziyaretine kimseyi kabul etmemelidir. Çünkü ev ziyareti bulaş riskinin en yüksek olduğu ortamlardan birisi! Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağrı Büke “Bu uygulamalar Covid-19 testi negatifleştikten sonra bir süre daha sürdürülmeli, test yapılmamış ise semptomlar tamamen geçtikten 48 saat sonrasına kadar ya da semptom başlangıcından sonraki ortalama 14 güne kadar devam ettirilmesi gereklidir. Ancak bu virüsün bazen daha uzun süre ile vücuttan atılımının devam edebileceği de akıldan çıkartılmamalıdır” diyor.

 

SunExpress ve Güneş Sigorta iş birliği

SunExpress ve Güneş Sigorta iş birliği

Türkiye ile Avrupa arasında oluşturduğu hava köprüsü ile Türk turizm taşımacılığının belkemiği olan SunExpress, ülkemize gelen ziyaretçilerin güven içinde bir tatil deneyimi yaşamaları için Güneş Sigorta iş birliğiyle Koronavirüs teminatlı Covid-19 Turist Koruma ve Destek Sigortası sunuyor.

SunExpress ile yurt dışından Türkiye’ye seyahat edecek misafirler, uçuş rezervasyonlarını yaparken kendilerine sunulan sigorta alternatiflerinden dilediğini seçerek Koronavirüs’e karşı sağlık sigortası teminatına sahip olabilecek. Bu ürün ile Türkiye’ye seyahat eden kişilerin Covid-19 hastalığı kesin tanısı nedeni ile hastanede tedavi görmesi durumunda hastanede yattığı süre boyunca tedavi masrafları, Güneş Sigorta güvencesi altında olacak. Avantajlı fiyatlarla sunulan bu hizmetten yararlanan misafirler, Türkiye’de konaklayacakları süre boyunca ilave tedavi masrafı olmaksızın en iyi sağlık hizmetlerinden faydalanabilecek. SunExpress misafirleri bu avantajlı teklif hakkında daha fazla bilgi almak için havayolunun internet sitesini ziyaret edebilirler.

Gerek Avrupalı tatilcileri Türkiye’nin gözde tatil destinasyonlarına, gerekse Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarını memleketlerine ve sevdiklerine ulaştıran SunExpress, Türkiye’deki 14 şehirden Avrupa’daki 29 kente direkt ve tarifeli seferler sunuyor.

 

NIVEA Türkiye’den korona kahramanları doktorlara destek

NIVEA Türkiye’den korona kahramanları doktorlara destek

NIVEA Türkiye Watsons işbirliğiyle, Türk Eğitim Vakfı’nın hayata geçirdiği Korona Kahramanlarına Vefa Fonu’na destek veriyor.

NIVEA, COVID-19 salgınında büyük bir özveriyle mücadele eden sağlık çalışanlarını desteklemeye yönelik faaliyetlerine devam ediyor. NIVEA Türkiye bu kapsamda Watsons Türkiye ile birlikte, Türk Eğitim Vakfı’nın (TEV), koronavirüse yakalanıp hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının çocukları başta olmak üzere, tüm korona kahramanlarının çocuklarına destek olmak amacıyla başlattığı projeye katkı sunuyor.

Proje kapsamında Ağustos ve Eylül ayları boyunca Watsons mağazalarından ve Watsons.com.tr’den satın alınan NIVEA ürünleriyle, TEV’in Korona Kahramanlarına Vefa Fonu’na yapılacak bağışa katkı sağlanıyor.