Yazılar

Kış aylarında bağışıklığı güçlü tutmanın yolları

Kış Aylarında Bağışıklığı Güçlü Tutmanın Yolları

İçinde bulunduğumuz olağanüstü dönemde sadece koronavirüse değil birçok hastalığa karşı bağışıklık sistemimizi güçlü tutmamız şart! Bunun için de doğru beslenip, iyi uyuyup, egzersiz yapmamız, stresimizi yönetmemiz gerektiğini hatırlatan Diyetisyen Yusuf Öztürk, “Güçlü bağışıklık için D vitamini, çinko, C vitamini, Omega-3, alfa lipoik asit, beta glukan, kara mürver ve propolis takviyelerini doktorunuza danışarak alabilirsiniz” diyor.

Kış aylarında bağışıklığı güçlü tutmak sağlığımızı korumamız ve hastalanmamız için büyük önem taşıyor. Hele de içinde bulunduğumuz pandemi sürecini düşündüğümüzde bu dönemde de bağışıklık sistemimizi mutlaka desteklememiz gerekiyor. Bağışıklık sistemini etkileyen birçok faktör olduğunu söyleyen Yusuf Öztürk, sağlıklı ve dengeli beslenmenin yanı sıra stres yönetimi, fiziksel aktivite, düzenli uykunun bu faktörler arasında yer aldığını belirtiyor. Obezitenin bağışıklık fonksiyonunu bozduğu dikkat çeken Dyt. Öztürk, diyetsel bir düzenlemenin bağışıklık sistemi bileşenlerinin değişmesine neden olabileceğini, bir uzman kontrolünde yapılacak kalori kısıtlamasının bağışıklık fonksiyonunu iyileştirebileceğini ifade ediyor.

Yaşlanmayla birlikte bağışıklık fonksiyonları da azalıyor

Stresin bağışıklığı en çok düşüren faktörlerden biri olduğunun altını çizen Dyt. Öztürk, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Stres yaratan faktörleri kontrol etmek mümkün olmasa da, strese neden olan olaylara bakışımızı değiştirmek yararlı olabilir. Ayrıca düzenli yapılan orta düzeyde fiziksel aktivite ağırlık kontrolüne yardımcı olur, damar sağlığını güçlendirir ve bağışıklık sistemini destekler. Kaliteli bir uyku da bağışıklık sisteminin sağlıklı işleyişi için büyük önem taşır. Beyinde salgılanan “melatonin” hormonunun, uyku düzenini sağlamasının yanı sıra bağışıklığa da etki ettiği düşünülmektedir. Bu nedenle 23.00 – 07.00 saatleri arasında uyumanız önem taşır. Sigara kullanımı da özellikle akciğerleri etkileyerek bağışıklığı düşürür. Yaşlanmayla birlikte bağışıklık fonksiyonlarında kademeli olarak azalma meydana gelir. Bu nedenle 50 yaş üstündeki bireyler uzman kontrolünde multivitamin desteği alabilir.”

Karabiber, zencefil, zerdeçal gibi baharatları beslenmenize ekleyin

Dyt. Öztürk, kış aylarında bağışıklığını güçlü tutmak isteyen kişilerin günde1-2 porsiyon yoğurt ve kefir, 4-5 porsiyon meyve ve sebze tüketmesi gerektiğini belirtiyor. “Roka, maydanoz, ıspanak, yeşil, kırmızı biber; portakal, limon, kivi, nar, muz önceliğiniz olsun” diyen Dyt. Öztürk, beslenmeye ilişkin şu önerilerde bulunuyor: “Nohut, mercimek, fasulye gibi B vitamini kaynağı kuru baklagiller, kaliteli protein kaynağı yumurta yiyin. Karabiber, zencefil, zerdeçal gibi baharatları beslenmenize ekleyin. Salatalarda, yoğurtlarda, çorbalarda, yemeklerde kullanabilirsiniz. Soğan, sarımsağı çiğ olarak ve pişmiş olarak tüketin. Kahvaltılarda, ara öğünlerde, yemeklerde, salatalarda kabak çekirdeği, tahin, ceviz, badem, fındık, zeytin, zeytinyağı tüketin. Omega-3 yağ asitleri içeren; somon gibi yağlı balıkları, keten tohumunu, avokadonun faydalarını es geçmeyin. Balığı ana öğünlerde, keten tohumunu yoğurt, avokadoyu ise salatalarla tüketebilirsiniz. Bol su için. Bir kişinin günlük su ihtiyacı kg başına 30-35 ml kadardır yani 70 kg olan biri 2-2,5 litre su içmelidir. Bitki çaylarını da öneririm. Ihlamur, kuşburnu, hibiskus (tiroidin çalışmasını baskılayabilir), nane-limon, zencefil çayı önceliğiniz olsun.”

Vitamin ve mineral eksikleri bağışıklığı zayıflatabilir

Beyaz un, beyaz şeker, asitli, şekerli içecekler, içeriği bilinmeyen gıdalar, kızartmalar, işlenmiş et ürünleri gibi besinlerden; sigara, alkol gibi zararlı alışkanlıklardan durulması gerektiğini hatırlatan Dyt. Yusuf Öztürk, bu dönemde düzenli uykunun önemine de dikkat çekiyor. Vücuttaki vitamin ve mineral eksikliklerinin de bağışıklık sistemini zayıf düşürebileceğini söyleyen Dyt. Öztürk, “Güçlü bağışıklık için D vitamini, çinko, C vitamini, Omega-3, alfa lipoik asit, beta glukan, kara mürver ve propolis takviyelerini doktorunuza danışarak alabilirsiniz. Ayrıca probiyotik içeren besinler ve gıda takviyeleri kullanabilirsiniz. Bu arada hareket etmeyi de unutmamalısınız. Güvenli ortamlarda yürüyüş ya da evde egzersiz yapabilirsiniz” diyor.

Yeni Yıl sofranızda bol sebze, salata ve ızgara etlere yer verin

Yeni Yıl sofranızda bol sebze, salata ve ızgara etlere yer verin

Yeni yıl akşamının en keyifli anları şüphesiz çeşit çeşit lezzetle süslenen sofralarda çıkıyor. Ancak yılbaşı gecesi ne tükettiğine dikkat etmeyenler yılın ilk gününü sağlık sorunlarıyla karşılıyor. Diyetisyen Yusuf Öztürk, yılbaşı akşamı doğru beslenmenin ipuçlarını paylaşıyor.

Bu sene yılbaşı sofrasında arkadaşlarımızla, sevdiklerimizle bir araya gelemeyeceğiz ama bu akşamımızın sıradan olacağı anlamını taşımıyor. Ailemizle birlikte evimizde güzel bir gece geçirmek için zengin sofralar kurmaya devam edecek, her şeye rağmen yeni yılı heyecan ve umutla karşılayacağız. Peki, yılbaşı akşamı ne tüketmeli, ertesi gün sindirim sorunlarıyla karşılaşmamak için ne yemeliyiz? Sağlıklı ve dengeli beslenmenin en önemli şartının düzenli aralıklarla, azar azar ve sık sık beslenmek olduğunu hatırlatan Diyetisyen Yusuf Öztürk, bu beslenme biçiminin yılbaşı akşamında da sürdürülebileceğini belirtiyor. Özellikle akşam fazla besin tüketileceği hesaplanarak gün içerisinde aç kalmanın, düzenli beslenmemenin yapılabilecek en büyük hatalardan biri olduğunun altını çizen Dyt. Yusuf Öztürk, “Sabahtan başlayarak tüm öğünleri mutlaka düzenli ve yeterli almak gerekir ki akşam yemeğine kadar metabolizmamız yavaşlamasın, sindirim faaliyetleri devam etsin” diyor.

Tatlı tercihiniz sütlü veya meyveliden yana olsun

Dyt. Öztürk, yılbaşı yemeğinde daha az yağlı ve sindirimi kolay olan yiyeceklerin tercih edilmesini öneriyor. Bol yağlı ve soslu etlerin sindiriminin zor olduğuna dikkat çeken Dyt. Öztürk, “Ana yemeğimiz et grubu olacaksa daha çok sebzeli, ızgara, haşlama veya fırında hazırlanmış bir et yemeğini tercih etmeliyiz. Yemeğe çorbayla başlayıp çiğ sebzelerden hazırlanmış salatalarla birlikte ana yemeğimizi tüketebiliriz. Yılbaşı akşamı sütlü ve meyveli olan tatlıları tercih etmeliyiz. Şerbetli hamur tatlıları kan şekerini hızlı yükseltip aynı hızla düşürdüğü için hem uzun süreli tokluk sağlamaz hem de vücudumuzu çok fazla yorar. Sindirim sistemimiz o akşam her akşamkinden fazla çalışacağı için sindirimi daha kolay, meyveli ve sütlü tatlıları tüketmemiz daha doğru olacaktır. Alkollü içeceklerden alkol oranı en az olan içecekleri tercih ederek karaciğerimizi korumaya çalışın ve iki kadehi geçmemeye özen gösterin” diyor.

Yılbaşı akşamı en çok tüketilen besinlerden biri de şüphesiz kuruyemişler Diyetisyen Yusuf Öztürk, besin içeriği zengin olan kuruyemişlerin mutlaka ölçülü tüketilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Dyt. Öztürk, kuruyemiş tabağında daha az fındık, fıstık, ceviz badem; daha fazla leblebi ve kuru meyveye yer verilirse hem sindirimin daha da zorlaşmasına engel olacağını hem de kalori alımının azalacağını hatırlatıyor.