Yazılar

Kadın üreticiler CarrefourSA’da buluştu

Kadın üreticiler CarrefourSA’da buluştu

CarrefourSA, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, geleneksel hale getirdiği ‘Kadın Üretici Pazarı’ ile kutlayarak kadın üreticilerle müşterilerini buluşturdu.

CarrefourSA’nın Kadınların Gücü CarrefourSA’nın Gücü sloganıyla yola çıktığı ve 2018 yılından bu yana geleneksel hale gelen CarrefourSA “Kadın Üretici Pazarı” bu yıl da Türkiye’nin farklı bölgelerindeki üretici kadınları ağırladı. Her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında gerçekleşen etkinlikte kadın üreticiler süt ürünlerinden bakliyata, taze sebze ve meyveden organik içeceklere kadar birçok ürünle İstinye CarrefourSA Hiper’de müşterilerle buluştu.

Kadınlar, kadınların %64’ü hayatın her alanında şiddete uğradığını, %67’si şiddetin cezası kaldığı görüşünde

Kadınlar, kadınların %64’ü hayatın her alanında şiddete uğradığını, %67’si şiddetin cezası kaldığı görüşünde

Ipsos araştırma şirketinin gerçekleştirmiş olduğu IPSOS DÜNYA KADINLAR GÜNÜ ve IPSOS GÜNDEME DAİR iki farklı araştırmadan derlenen dosya veriler bu dosya içeriğinde bulunmaktadır.

SEKİZ MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ… Kadın ve erkek eşitliğine inanan bireylerin oranı son 3 yıl içinde değişmiyor. Bugün kadın erkek eşitliğine inanların oranı %56 ve kadınlar nezdinde bu oran %50’ye geriliyor.

Ipsos Türkiye

EŞİT HAKLAR…  “Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi söz konusu olduğunda, ülkemde işler yeterince iyiye gitti.” ifadesine ne derece katıldığınızı söyler misiniz?’’ Sorusunun yanıtlarında dikkat çeken ise şöyle; her ne kadar bu konuda tüm ülkelerde bir ilerleme kaydedildiği görülse de bireylerin sadece %54’ü olumlu görüş bildiriyor. Hemen hemen her ülkede erkeklerin bu konudaki görüşleri kadınlara göre çok daha olumlu. Türkiye’deki durum ülkeler ortalamasına yakın ve son 5 seneye göre olumlu görüşlerin 11 puan arttığı görülüyor.

Ipsos Türkiye

EŞİTLİK VAR MI? “Türkiye’de bugün genel olarak kadın ve erkeğe eşit davranılıyor.” ifadesine katılıp katılmadığınızı belirtir misiniz?  Sorusuna ise bireylerin vermiş olduğu yanıtlara bakıldığında; Türkiye’de kadın ve erkeklere eşit davranıldığını düşünen bireylerin oranı son 3 sene içinde pek değişmiyor. Eşit davranılmadığını düşünenlerin oranı ise seneler içinde azalıyor. Bu konuda fikri olmayanların oranı artıyor.

Ipsos Türkiye

EŞİTLİK KONULARINDA ERKEKLERİN GÖRÜŞLERİ NASIL? …

Dünyanın lider Araştırma Şirketi Ipsos’un  yapmış olduğu araştırmada; Kadın ve erkeklere aile içinde eşit davranılmaktadır.” ifadesine katılıp katılmadığınızı belirtir misiniz? Sorusuna verilen yanıtlarda; her 10 kişiden sadece 3’ü ailede kadın ve erkeklere eşit davranıldığını düşünüyor. Kadınların bu konudaki düşünceleri erkeklere göre daha olumsuz olsa da erkeklerin bu konudaki görüşleri çok farklı değil. 2022 yılına göre bu konularda eşit davranılmadığını düşünenlerin oranı azalıyor ancak kadınlara hem iş yerinde hem de aile içinde eşit davranılmadığını düşünenler hala çoğunlukta.

Ipsos Türkiye

KADINLARIN GÖRÜĞÜ ŞİDDET KARŞISINDA CEZALAR YETERLİ Mİ ?

Kadınların %64’ü, hayatın her alanında kadınların şiddete maruz kaldığını ve %67’si kadına yönelik şiddetin cezasız kaldığı görüşünde. Kadına yönelik şiddet, kadınların temel hak ve özgürlüklerini açık bir şekilde ihlal eden ve kadın ile erkeğin arasında erkek lehine olan bir güç dengesizliği yani cinsiyet eşitsizliği sonucu ortaya çıkmaktadır. Keza kadının aile içindeki eşitsizliğe dayanan konumu ve ev içindeki ataerkil zihniyet yüzünden kadının emeğinin değersiz sayılması ve emeğinin sömürülmesine müsait varlık olarak algılanması sonucu kadın aile içinde şiddete maruz kalabilmektedir.

Ipsos Türkiye

Kadınlara iş hayatında eşit davranılmadığını düşünenlerin oranı %40’ın üzerinde. Aynı işe eşit ücret alınmadığını söyleyenlerin oranı ise %41.

kadınlar hayatta olduğu gibi üretim sürecinin de önemli bir parçası olmasına karşın çalışma hayatından dışlanmakta ve ayrımcı uygulamalarla karşılaşmakta olduğu ne yazık ki tüm dünyada izlenmektedir. İşgücü piyasasında cinsiyete dayalı ayrımcılığın temelinde cinsiyete dayalı mesleki katmanlaşma yer alıyor denilse yanlış olmaz. Günümüzde de halen birçok toplumda, cinsiyete dayalı iş bölümü ya da toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle Kadınlara ve erkeklere farklı roller verilmektedir. Bu rollerin temelini oluşturan, ataerkil bakış açısının baskın olduğu toplumlarda kadınlar çocuk ve yaşlı bakımı, vermek, temizlik gibi ev işlerini yapmakla sorumlu tutulmaktadır. Kadının çalışma hayatına girmesi başta eşin ve toplumun ondan beklediği sorumluluklarda bir değişikliğe yol açmamakta, dolayısıyla kadınların iş/aile dengesinin sağlanması sorunu ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle kadınlar göz önünde olmayan, pasif ve niteliksiz pozisyonlarda ve “kadın işi” olarak adlandırılan işlerde çalışmayı tercih etmekte (cinsiyete dayalı yatay mesleki katmanlaşma) ya da işverenler tarafından bu pozisyonlara yönlendirmekte, bazen de işten çıkarılmakta ya da işi bırakmak zorunda kalmaktadır. Yönetici pozisyonunda ya da beyaz yakalı çoğunluğun ise tüm çabalara rağmen beklenen rakamlarda olmadığı açıktır. Kadınlar işe alımda ayrımcılığa maruz kalıyor diyenlerin oranı toplumun yarısından fazla…

Ipsos Türkiye

 KADINLAR AİLESİNDEN VEYA EŞİNDEN İZİN ALMADAN ÇALIŞMA HAYATINA KATILAMIYOR.  Dünyada; ülkelerin gelişmişlik seviyesindeki en önemli ölçütü, kadınların işgücüne katılım oranı olarak kabul edilmektedir. Bütün bu çabalara rağmen araştırmadan elde edilen sonuçlara bakıldığında  bugün halen ailesinden yada eşinden izin almadan çalışma hayatına katılamayan kadınların var. Toplumun %57’si kadınların eşlerinden izin almadan iş hayatına katılamadığı görüşünde.

Ipsos Türkiye

EŞİTLİĞİ TEŞVİK ETMEK ALINABİLECEK SORUMLULUKLAR OLDUĞUNU BELİRTENLER… “Kadın-erkek eşitliğini teşvik etmek için benim alabileceğim aksiyonlar var” ifadesine ne derece katıldığınızı söyler misiniz?’’ sorusuna bireylerin vermiş olduğu ifade ve yanıtlardan elde edilen veriler okunduğunda, Türkiye’de bireylerin kendilerinin de bir şey yapabileceği konusuna katılımları ülkeler ortalamasının üzerinde ve kadınlar bu konuda daha da istekli…Tüm ülkelerin ortalamasında her 3 kişiden 2’si kadın erkek eşitliğini sağlamak için kendilerinin de alabileceği aksiyonlar olduğunu düşünüyor. Diğer taraftan her 4 kişiden biri de bu konuda kendisinin yapabileceği bir şey olmadığı görüşünde.

Ipsos Türkiye

ERKEKLER KADIN HAKLARINI DETSKELEMEK İÇİN HAREKETE GEÇMEDİKÇE, KADINLAR BENİM ÜLKEMDE EŞİTLİĞİ SAĞLAYAMAYACAK… Sorusuna verilen yanıt; 31 ülke ortalamasında her  3 kişiden 2’si erkeklerin  kadın erkek eşitliğini savunması gerektiğini düşünüyor ve bu oran yıllar içinde pek değişmiyor. Kadınların bu konuya katılım oranı daha yüksek %69 vs %61. Türkiye’de ise bu konuya destek verenlerin oranı ülkeler ortalamasından 5 puan daha yüksek (%70) ve yine dünya genelinden farklı olarak hem erkeklerin hem de kadınların görüşleri benzer.

Ipsos Türkiye

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Eduardo Galeano’nun şahane kitabı Kadınlar’dan iki küçük alıntı;

“1929 yılında bugün, yasa ilk kez olarak Kanada’daki kadınların birey olduklarını kabul etti. O güne kadar onlar kendilerini öyle görüyorlardı, ama yasa öyle görmüyordu. Bireyin yasal tanımı kadınları içermiyor, diye hüküm vermişti Yüksek Adalet Mahkemesi.” Çok çarpıcı. Dünya’nın en gelişmiş toplumlarından biri olarak değerlendirilen Kanada’da sadece 100 yıl önceki hal bu.

“1816’da Buenos Aires Hükümeti Juan Azurdy’a erkeksi cesaretinden ötürü yarbay rütbesi verdi… Neredeyse 2 asır sonra, başında bir kadın bulunan Arjantin Hükümeti onu kadınsı cesaretine duyduğu saygıya istinaden generallik rütbesine yükseltti.” Kadını takdir ederken dahi erkeklik üzerinden bir değerlendirme yapmak…  Kadınların bugün geldikleri (ve maalesef hala hiç de tatmin edici olmayan) noktaya ne kadar geriden başlayarak, nasıl uzun mücadeleler sonunda ulaşabildiklerini anlamak açısından tokat etkisi yapan iki anektod. Toplumların temel konularda gelişebilmesi için tüm bireylerin mücadelesi gerekir. Eşitlik çok temel, hatta belki de en temel konudur, eşitlikten bahsetmeye başladığımızda cinsiyet eşitliğini ilk sıralardan birine koymamız gerekir, ve sadece kadınların mücadelesi ile ilerlemek imkansızdır. Ipsos’un 31 ülkede gerçekleştirdiği araştırmada “Erkekler kadın haklarını desteklemek için harekete geçmedikçe kadınlar benim ülkemde eşitliği sağlayamayacak.” ifadesine katılanların oranı yüksek (%65) olmasına rağmen her dört kişiden biri de bu düşünceye katılmıyor, araştırmaya Türkiye’den katılanlar arasında da benzer bir oran var. Aynı araştırmada “Kadın-erkek eşitliğini teşvik etmek için benim alabileceğim aksiyonlar var” ifadesine katılıp katılmadıkları sorulduğunda da benzer yanıtlar ile karşılaşıyoruz. Bu konuda tam bir görüş birliği maalesef henüz oluşmamış görünüyor.

Sidar Gedik

Tam bir toplumsal konsensüs oluşmamasının bir sonucu olarak kadın-erkek eşitliği için alınması gereken yol uzun olmaya devam ediyor. ‘’Kadın ve erkek eşitliğine inanıyor musunuz?’ ’sorusuna evet yanıtını verenlerin oranı ülkemizde son 2 yılda %2 azalmış durumda (%56). Kadınların yarısı da eşitliğe inanmıyor. Bunu eşitlik olmamalı fikri savunuluyor diye okumamak lazım, her şeye rağmen gelinen noktada hala bir eşitlik olmadığı çıkarımı daha doğru. Bu çıkarımı yaparken dayanağım toplumun ancak yarısının (%54) Türkiye’de bugün genel olarak kadın ve erkeğe eşit davranıldığı düşüncesinde olması.  Gerek aile içinde, gerekse çalışan kadınlar için (kadınlarda iş gücüne katılım ancak %35 !!!) eşitsizliğe maruz kalma hali hala hüküm sürüyor. Ancak %27’lik bir kesim kadın ve erkeklere aile içinde eşit davranıldığını düşünüyor, bu oran son yıllarda değişmedi.

Her ne kadar son senelerde kayda değer şekilde ilerleme ölçüyor olsak bile kadınların çoğunluğu (%57’si) çalışmak istediğinde ailesinden veya eşinden izin almaya hala mecbur. Bu izni alabilenler için de süreç o kadar kolay ilerlemiyor, araştırmaya katılanların yarısından fazlası (%53) işe alımlarda kadınların ayrımcılığa uğradığını düşünüyor. Ya tüm engelleri aşıp da bir işe girdikten sonra ne oluyor, eşitsizlik orada da devam ediyor, iş yerinde kadınlara ve erkeklere eşit davranılmadığını düşünenlerin oranı %44. Eşit işe eşit ücret konusunda da iç açıcı bir tablo yok, katılımcıların %41’i kadınların aynı iş için erkeklerden daha düşük ücret kazandığını belirtiyor. (Bu soruda da son yıllarda iyiye doğru yavaş bir gidiş olduğunu not etmeyi atlamamak gerek.) Kadınlar eğitimde fırsat eşitsizliği, ekonomik bağımsızlıktan yoksunluk, hayatın pek çok farklı alanında şiddete uğrama gibi derin sorunlar ile karşı karşıya olmaya devam ediyorlar. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlamak önemli, böyle özel günler gündem yaratmak, farkındalık oluşturmak için faydalı elbette. Ancak bu sorunların üstesinden gelebilmek için tüm toplum olarak mücadele etmeliyiz.

Senem Tuğcuoğlu’nun Pause Dergi’deki yazısından bir alıntı ile bitirmek istiyorum, “Kadınların hakları için; kadınlar, erkekler, anneler, babalar, yasalar tüm tarafların el ele vermesi gerekir. Kadının da her birey gibi okuryazar olma, iş hayatında ve siyasette söz sahibi olma, tercihlerine göre baskı görmeden yaşama, başkalarının tasarrufları yüzünden şiddete, dayatmaya maruz kalmama hakları var. Kadının tercihlerinin değil de kadına yüklenen imajın masaya yatırılması gerekir. Kadın da erkek de kendi tercih ve imkanları doğrultusunda evde kalmayı, iş hayatında rol almayı veya bunları birlikte yürütmeyi seçebilir. Öncelikle biz hakları teslim edelim!”

Sevda Doğan Bezmen  “Dünya Kadınlar Günü Mesajı”

Sevda Doğan Bezmen  “Dünya Kadınlar Günü Mesajı”

Hukukçu, Av.

Kadınlar günün sizdeki anlam ve önemi nedir? Özel hayatınızda ve iş yaşantınızda başarıyı yakalamış bir kadın olarak yanıtınız ne olur?

Ülkemizde ve dünyanın çoğu kentinde maalesef kadınlar birçok alanda erkeklere nazaran hala bir adım geride. İşin kötüsü bu durum doğuştan itibaren kız çocuklarına empoze ediliyor ve kız çocukları kendi kendilerini sınırlayarak büyüyor. Ancak zaman geçtikçe her türlü mecrada Kadınların sorunları, kadına karşı şiddetin önlenmesi, kadınların korunması, kız çocuklarının okuması, çocuk gelinlerin azalması gibi meseleler ele alınıyor konuşuluyor tartışılıyor. Her fırsatta kadınların sorunlarıyla ilgili farkındalık sağlaması açısından Kadınlar gününün çok özel olduğunu düşünüyorum.

Size ilham veren kadın ya da kadınlar var mıdır?

İlham aldığım kadınların başında tabi ki annem ve ablam geliyor. Türkiye de Betül Mardin ve Gülse Birsel’i çok başarılı buluyor ve Türk kadınlarına çok iyi birer rol model olduklarını düşünüyorum.

Siz de ilham veren bir isim olarak; sizi beğenen örnek alanlara rol modelisiniz… Bu anlamda Kadın-erkek tüm Pause Dergi okurlarımız için, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajınız olarak neler söylemek istersiniz?

Kadınlar günü için mesajım ve dileğim kadınların önce kendilerine saygı duyması ve kendi ayakları üstüne basabilmesi. Boşanma davalarına bakan bir avukat olarak kadınların en büyük probleminin ekonomik özgürlükleri olduğunu görüyorum. Ekonomik özgürlüğünü sağlayan kadın hem maddi hem de manevi açıdan bir adım öne geçiyor. Daha kendine güvenen daha mutlu daha bilinçli hale geliyor ve dolayısıyla daha doğru çocuk yetiştiriyorlar. Sonuçta bugün kadına şiddet gösteren bu erkekleri de bir anne yetiştirdi, Ülkemizde ki gelişim ve suç oranlarının azalması için gerekli kanunların çıkarılması kadar önemli mesele önce eğitim ve kadınların bilinçlendirilmesi gerekliliği olduğunu düşünüyorum. Bütün kadınların imkânları dâhilinde çalışmalarını ya da üretime katkıda bulunmalarını ve kendilerini geliştirmelerini umuyorum. Bir kadın maalesef ülkemizde ancak ya ekonomik açıdan kendine yeterse ya da kültürel anlamda bilgili ise kendini ezdirmez ya da kendisine saygı duyulmasını sağlar. Bu bakımdan Bilgiye ulaşmak artık çok kolay, bilhassa genç kızlarımızın teknolojinin imkânlarını bilgi edinmeye ve kendilerini geliştirmeye kullanmalarını diliyorum.

Sizce başarının sırrı nedir? Başarının sırrı çalışma hayatında bana göre “yaptığın işin peşine düşmek” diyebilirim. Yani işin kontrolünü sıkıca yapmak, inanmak ve denemek! Hayatta başarılı olmak dersek yine çalışmak 🙂 gündemi takip etmek, pozitif düşünmek ve kafaya takmamak 🙂

Rabia Bakıcı Güreli   “Dünya Kadınlar Günü Mesajı”

Rabia Bakıcı Güreli   “Dünya Kadınlar Günü Mesajı”

Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı 

Kadınlar günün sizdeki anlam ve önemi nedir? Özel hayatınızda ve iş yaşantınızda başarıyı yakalamış bir kadın olarak yanıtınız ne olur?

1909’da ilk defa kutlanan, insan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlandığı bu günün zamanında çok önemli olduğunu düşünüyorum. Oysa bugün,  tüm senede bir günün emekçi kadınlara ayrılması bana demode geliyor. Her gün kadınların günü. Niye erkekler günü kutlanmıyor?  Çünkü her gün onların bize de bir gün var. Çok saçma geliyor bana.

Size ilham veren kadın ya da kadınlar var mıdır?

Birçok kadın var. Özellikle ülkemde kadınların kan, ter ve gözyaşı ile haklarını aradıklarını, eşit şartlarda olmaya çalıştıklarını biliyorum. Bu cesarete sahip, ataerkil toplumumuzda direnen, emek harcayan tüm kadınlar bana ilham veriyor. İyi ki varlar ve hepsine ayrı ayrı teşekkür borçluyuz.  Sorunuza cevap verirken ilk aklıma gelen Duygu Asena oldu.  Kadınca dergisi ve kitapları ile büyüdüğüm, ergen olduğum yıllarda beni oldukça etkilemiş bir feministtir.

Siz de ilham veren bir isim olarak; sizi beğenen örnek alanlara rol modelisiniz… Bu anlamda Kadın-erkek tüm Pause Dergi okurlarımız için, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajınız olarak neler söylemek istersiniz?

Umarım birilerine ilham verebiliyorumdur.  Çok kolay bir şey değil bence. Ben kadınların daha akıllı, daha empatik, daha güçlü olduğuna yürekten inanıyorum. İçinde yaşadığımız ataerkil dünyada çok emek, çaba ve özveri ile eşit şartlara sahip olabilmek için uğraşıyoruz. Erkeklerin ve hatta halen kendi kafamız da bile eşitlik tam anlamı ile yok. Çok yol alındı, çok ilerlendi, ben geleceği kadınlarda görüyorum.

Sizce başarının sırrı nedir?  

Bir tek şey söylemek zor. Bir kombinasyon. Ama bence en önemlisi çalışkanlık.

Nazlı Keçili “Dünya Kadınlar Günü Mesajı”

Nazlı Keçili “Dünya Kadınlar Günü Mesajı”
Artkolik Sanat ve Eğitim Platformu Kurucusu
Kadınlar günün sizdeki anlam ve önemi nedir? Özel hayatınızda ve iş yaşantınızda başarıyı yakalamış bir kadın olarak yanıtınız ne olur?
Biliyorsunuz Dünya Kadınlar Günü 1857 Amerika’da bir fabrikada grev yaparken çıkan yangında hayatını kaybeden emekçi kadınlar anısına 1910 yılında Avrupa’da, 1921 yılında da ülkemizde kutlanmaya başlanmıştır. Ben de bu günü “ oh iyi ki kadınız, güzelliğimizin değerini bilelim, süslenelim, gezelim, keyfini çıkaralım ”mantalitesi ile değil de elimizdeki bu kutsal gücü nasıl iyiliğe, insanlığa, doğaya yararlı hale getiririz fikriyle ilerlemeyi ve bu günde bu değerlere dikkat çekmeyi tercih ediyorum. Ayrıca artık dünyamızın ve ülkemizin geçirdiği bu kaotik dönemde özellikle biz kadınlara çok büyük görevler düştüğünü artık ciddi şekilde fark etmeliyiz. Bugün dünyayı yöneten kapitalist görünen ancak faşist olan bu düzenin yol göstericilerinin her birinin de birer anne, baba, öğretmen, eslerin yetiştirdiğini göz önüne alırsak elimizde ne kadar büyük bir güç olduğunu anlarız. İşte bu gücü dünyayı değiştirmek için harcamalıyız.

Size ilham veren kadın ya da kadınlar var mıdır?
Bana çocuğu için her turlu fedakârlığı yapan, ayağı yere basan genç kadınlar, kadına saygısı olan erkek çocuklar yetiştiren tüm anneler ilham veriyor. Dünyanın en zor islerinden biri anne olmak, tabii hakkıyla yapmaya çalışırsanız. Emek emek emek… Dolayısıyla tüm emekçi kadınlardan ilham alıyorum. Annem tabii benim ilk rol modelim, her şartta ayağı dimdik yere basan, bana da kızlarıma da o alanda ciddi bir örnek olan güçlü bir kadın olarak.

Siz de ilham veren bir isim olarak; sizi beğenen örnek alanlara rol modelisiniz… Bu anlamda Kadın-erkek tüm Pause dergi okurlarımız için, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajınız olarak neler söylemek istersiniz?
Kadın olmanın gerçekten neden önemli olduğunu kadın erkek tüm bireylerin anlamasının önemine dikkat çekmek isterim. Atatürk’ümüzün de söylediği gibi; “Dünyada her şey kadının eseridir. Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.” Milletimizi aydın, eğitimli, adil ve önce kendi ayağı yere basan annelerin yetiştirdiği evlatlar yükseklere taşıyacaktır. Bir kadın kendini her alanda yetiştirdiği, güçlendirdiği zaman onun yetiştirdiği evlatlar da bu şekilde olacaktır ve geleceğimiz buna bağlıdır. Kızlarımızı bu değerler ile yetiştirelim.
Sizce başarının sırrı nedir?
Bence basari yaptığın is ne olursa olsun onu hakkıyla ve huzur içinde yapmaktır. Eğer bu isi hem kendine hem etrafına huzur vererek yapabiliyorsan asil basari ordadır diye düşünüyorum. Bunun sırrı da bence herkesin sevdiği, onu besleyen, huzur veren isi bulması ve onu yapmaktan mutluluk duyması, etrafına da tecrübelerini aktarmaktan keyif aldığı alanı bulmasındadır diyebilirim.

Aslı Elif Tanuğur Samancı “Dünya Kadınlar Günü Mesajı”

Aslı Elif Tanuğur Samancı “Dünya Kadınlar Günü Mesajı”

BEE’O Genel Müdür

Kadınlar günün sizdeki anlam ve önemi nedir? Özel hayatınızda ve iş yaşantınızda başarıyı yakalamış bir kadın olarak yanıtınız ne olur?

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü değerlendirmek için tarihçesine bakmak gerektiğine inanıyorum. Dünya Kadınlar Günü, kadın-erkek eşitsizliğini, oy hakkı elde edemeyişlerini ve kadınlara yönelik diğer haksızlıkları protesto ederken yanarak ölen kadın işçileri anısına ilan edilmiş bir gün. Onların misyonunu ve neleri feda ettiklerini hatırlamamız gereken bir gün. Kadınların ne yazık ki hala neleri feda ediyor olduğunu bir kez daha fark etmemiz gereken bir gün…  Böyle bir günün varlığı ve “ruhu” aslında saat gece yarısını geçip tarih 9 Mart olunca kaybolmuyor, kaybolamaz. Hayatın birçok alanında kadınların eşit haklara sahip olduğu, bedenlerinin ve tercihlerinin “mesele” olmadığı, özgürce yaşayabildikleri ve canı gönülden kahkaha atabildikleri bir dünyaya ulaşmak için kadın ya da erkek fark etmeksizin herkesin elini taşın altına koymasını diliyorum ve tüm bu hedefler doğrultusunda dünyada bir çaba olduğunu görmek bana umut veriyor.

 

Size ilham veren kadın ya da kadınlar var mıdır?

Alarko Yönetim Kurulu Üyesi, Türk İş Kadını ve aynı zamanda da sanat koleksiyoneri olan Leyla Alaton, Esas Holding yönetim kurulu başkanı yardımcısı, Türk iş kadını Emine Sabancı Kamışlı, Türkiye İş Kadınları Derneği Başkanı Nilüfer Bulut ilham aldığım kadınlar arasında.

 

Siz de ilham veren bir isim olarak; sizi beğenen örnek alanlara rol modelisiniz… Bu anlamda

Kadın-erkek tüm Pause dergi okurlarımız için, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajınız olarak neler söylemek istersiniz?

İnovatif bir iş fikriniz varsa, bilginiz ve cesaretiniz varsa girişimciliğe adım atabilirsiniz. Fakat çoğu kişi tarafından, ‘‘kimse yapmıyorsa bir nedeni vardır sen de yapamazsın’’ deniliyor. Oysa felsefemiz kimsenin yapamadığını yapmak olmalı. ‘‘Kimse yapamıyorsa ben mutlaka yapmalıyım,’’ demeliyiz. Bu inançla, yolunda emin adımlarla ilerleyecek kadın girişimci sayısının ülkemizde artmasını temenni ediyorum. Bu yolda, gerekli bilgi ve donanıma sahip fakat içinde o cesareti bulamayan kadınlarımıza tavsiyem; her şeyden önce kendilerine inanmaları, çok çalışmaları ve risk almaktan çekinmemeleri olacaktır. İnsan bir işi gerçekten isteyerek, inanarak yaparsa ve emek verirse başarmaması için hiçbir sebep yok.

Sizce başarının sırrı nedir?

Çalışmak, çalışmak, çalışmak… Elbette bilgi ve becerilerinize güvenerek, motivasyonunuzu kaybetmeden çalışmaktadır. Zorluklarla karşılaştığınızda pes etmemek ve başlangıçta koyduğunuz hedefe doğru emin adımlarla yürümektir.

Begüm Kütük “Dünya Kadınlar Günü Mesajı”

Begüm Kütük “Dünya Kadınlar Günü Mesajı”

Oyuncu

Kadınlar günün sizdeki anlam ve önemi nedir? Özel hayatınızda ve iş yaşantınızda başarıyı yakalamış bir kadın olarak yanıtınız ne olur?

Türkiye’de Emekçi Kadınlar Günü olarak kutladığımız insan hakları temelinde kadınların ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının taçlandırıldığı ve kadınların eşitlik, kalkınma ve daha huzurlu yaşam özlemlerini yüksek sesle dile getirdiğimiz bir gün. Keşke tek bir gün değil her gün dile getirebilsek bunları daha da güzeli hiç dile getirme gereği duymasak.

Size ilham veren kadın ya da kadınlar var mıdır?

Hayat hikâyeleriyle bana ilham veren kadınların bazıları şunlar:  Toplum içerisinde kadınların söz sahibi olması ve haklarının genişletilmesi için çalışmış Halide Edip Adıvar. Her işi başarabileceğimiz cesaretini bize veren dünyanın ilk kadın savaş uçağı pilotu Sabiha Gökçen. Kadınların sanatta başarılı olabileceğini tüm dünyaya gösteren Afife Jale. Üstün yöneticilik ve liderlik vasıflarıyla iş dünyasına yön veren ve Türk çocuklarının eğitimine katkılarından dolayı Suna Kıraç. Kız çocuklarının okuyabilmesi için hayatı boyunca çabalayan hayatını Türkiye’ye adayan Türkan Saylan.

Siz de ilham veren bir isim olarak; sizi beğenen örnek alanlara rol modelisiniz… Bu anlamda

Kadın-erkek tüm Pause dergi okurlarımız için, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajınız olarak neler söylemek istersiniz?

Türkiye ‘de kadın olmak çok zor. Bu coğrafyada yaşayan kadınların ideallerinin peşinden koşması, ekonomik bağımsızlığını elde etmesi şart. Ne istediğini bilerek gerek iş gerek özel yaşamında ödünler vermek zorunda kalmadan ilerleyen, kararlı bir tavırla bu uğurda çabalayan ve çok çalışan biri olarak tüm kadınların gününü kutlarım.

Sizce başarının sırrı nedir?

Başarısız olmaktan korkmadan risk alarak koyduğumuz hedefler için çok çalışarak ilerlemek benim için başarının sırrı.

Selda Seçkinler   “Dünya Kadınlar Günü Mesajı”

Selda Seçkinler   “Dünya Kadınlar Günü Mesajı”

Kale Grubu Başkan Yardımcısı-insan kaynakları

Kadınlar günün sizdeki anlam ve önemi nedir? Özel hayatınızda ve iş yaşantınızda başarıyı yakalamış bir kadın olarak yanıtınız ne olur?

Dünya Kadınlar Gününün anlamını; kadının sosyal, üretim, ekonomik ve siyasi  hayatın içindeki rolünün takdir ve teşvik edilmesi olarak görüyorum. Kadın ve erkek biyolojik olarak aynı değildir ancak eşittir. Bu bilinçle, üstün cinsiyet ön kabulünden uzaklaşıp, kendi doğamızla da barışarak toplumda kadın ve erkekler olarak adil roller üstlenmeliyiz. Ne kadın ne de erkeğin diğer bir birey üzerinden, cinsiyetçi kimliğini kullanarak haksız fayda sağlamaması gerektiğini düşünüyorum.

Size ilham veren kadın ya da kadınlar var mıdır?

Tek bir kadından değil ama tarihimizdeki birçok kadından ilham alıyorum. Kılıç kuşanıp başına geçtiği ordu ile kocası Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul beyi kurtaran Altun Can hatundan, 93 harbi sırasında gösterdiği kahramanlıklarla tarihe adını yazdıran Nene hatuna ve NASA tarafından 12 bin kişi arasından seçilen ilk Türk kadın astronot Deniz’ e kadar birçok ilham kaynağım var.

İlham veren isimlerden biri olarak; sizi beğenen örnek alanlara rol modelisiniz… Bu anlamda Kadın-erkek tüm Pause dergi okurlarımız için, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajınız olarak neler söylemek istersiniz?

Kendi potansiyelinize, gücünüze inanın. Başkaları üzerine hayal kurmayın, hayallerinize ulaşmak için kendi ayaklarınızı ve hatta kanatlarınızı kullanın. Çünkü başarımızın önündeki en büyük engel, bizim zihnimizde koyduğumuz sınırlar ve tabulardır.

Sizce başarının sırrı nedir?

Başarılı bir kadın olmanın sırrı:   Hem eş, hem anne hem de iş hayatındaki rollerimizi sağlıklı olarak yürütebilmek için  zamanı çok verimli yönetmek gerekiyor öncelikle. Diğeri ise mazeret değil çözüm üretmeye odaklanmak. Hayallerimin veya hedeflerimin peşinden koşarken, engeller gözüme çok küçük görünür, hep yolun sonundaki gerçekleşmenin büyüsüyle ve motivasyonuyla ilerlerim.

Pınar Kandemir Hacıbektaşoğlu “Dünya Kadınlar Günü Mesajı”

Pınar Kandemir Hacıbektaşoğlu “Dünya Kadınlar Günü Mesajı”

Hukukçu, Av.

Kadınlar günün sizdeki anlam ve önemi nedir? Özel hayatınızda ve iş yaşantınızda başarıyı yakalamış bir kadın olarak yanıtınız ne olur?

8 Mart benim açımdan Son dönemlerde amacına uygun mecradan çıkarıldığını inanıyorum. Kadınların kendileri açısından ne kadar değerli olduğuna ilişkin topyekûn herkesin bir yarış içinde olması bu gibi günlerin amacından sapmasına neden oluyor. Kadınların toplumda, hayatın her alanında ve ailede hak ettiği değerin nasıl verildiği ve verileceğine ilişkin elle tutulur bir şeyler söylenmeli. Bu açıdan benim için artık biraz sıradan bir gün.

Size ilham veren kadın ya da kadınlar var mıdır?

Babaannem ve annem… İkisi de hayat boyu ilham aldığım olağanüstü kişilikler ve çok güçlü karakterler. Ataerkil bir toplumda Ağrı gibi feodal bir şehirde; dedem ve babam aralarında aile içinde karar süreçlerinde hep önde olmuş kadınlardır. Babaannem 107 yaşında rahmetli olduğunda filmlere konu olacak destansı bir hayatı yaşamış, en büyük aşkı dedeme kavuşmanın huzuru içindeydi. Annem hala üniversite mezunu, kariyer yapmış 10 evladın danışılan sözü dinlenilen ve toparlayıcı güçlü lideri durumunda. Her zaman ilham kaynağım olmuşlardır.

Siz de ilham veren bir isim olarak; sizi beğenen örnek alanlara rol modelisiniz… Bu anlamda Kadın-erkek tüm Pause Dergi okurlarımız için, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajınız olarak neler söylemek istersiniz?

Ben inanmanın mucizelerini görmüş bir birey olarak kadın veya erkek olarak vicdanın varlığında insanın huzurla başarmanın önünde hiçbir engel olmadığına inanıyorum. Çünkü yastığa başınızı koyduğunda başarının size mutluluk vermesi ve huzur vermesi gerekiyor. Hayatın içinde, ailede, iş hayatında ve sosyal hayatta vicdanınız en büyük rehberiniz olmuşsa o zaman her iki dünya size cennet oluyor.

Sizce başarının sırrı nedir?

Günün sonunda başarılı oldum mu bilemiyorum ama sizin böyle değerlendirmenizden çok mutlu oldum. Bugüne kadar bir kadın olarak ilkelerine ve değerlerine bağlı kalarak başarmanın çok kolay olmadığını ve bir kadın olarak onlarca erkekten daha çok mücadele ettiğimi söyleyebilirim.

Buket Aydın “Dünya Kadınlar Günü Mesajı”

Buket Aydın “Dünya Kadınlar Günü Mesajı”

Haber Program Yapımcı ve Sunucu

Kadınlar gününün sizdeki anlam ve önemi nedir? Özel hayatınızda ve iş yaşantınızda başarıyı yakalamış bir kadın olarak yanıtınız ne olur?

Kadınlar günün bendeki anlam ve önemi aslında şu; normalde kadınlar günü diye bir şey olmaması gerekir. Ama bu erkek egemen dünyada bir gün de olsa; kadınların çalışmasının, ayakta durmasının ve erkek egemen dünyada direnmesinin simgesi… O yüzden çok önemli olduğunu düşünüyorum. Erkekler bu durumu yanlış algılayabiliyorlar. Ama kadın gerçekten ve ne yazık ki dünya şartlarında, özellikle iş ortamında  da bir çok ülkede ikinci sınıf insan muamelesini gördüğü için resmen kadınlar sürekli bir direniş halindeler..  Bunun vurgulandığı bir gün olması açısından, kadınların birlik beraberliğine vurgu yapması açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak; ne yazık ki kadın kadının kurdudur deyimi bize yerleşmiş malumunuz… Kadınların iş hayatında birbirine destek olmadığını da görüyoruz. Benim bu sekiz Mart için temennim. Kadınların özellikle kadınlara daha çok destek verdiği, dayanışma içinde olduğu bir iş hayatı her sektör için akademik sektör, sağlık sektörü aklınıza gelebilecek her alan için bu destek önemli. Ancak hayat akışında arayış içinde kazanmak için çabalanan haklara erişim mümkün olur. Bunları hatırlamak hayatın hızlı akışı içinde bir durup düşünmek, farkındalık yaratmak açısından önemli…

Size ilham veren kadın ya da kadınlar var mıdır?

İşinde başarılı olan… Azimli… Zorluklara rağmen yılmayan her kadın bana ilham verir. Sektörü, konumu, ortamı önemli değil… Ne iş yaptığı veya insanlar tarafından tanınıp tanınmadığı önemli değil. Mücadeleci cesur ruhu olan her kadın bana ilham verir..,

Siz de ilham veren bir isim olarak; sizi beğenen örnek alanlara rol modelisiniz… Bu anlamda Kadın-erkek tüm Pause dergi okurlarımız için, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajınız olarak neler söylemek istersiniz?

Kadınların iş hayatında ve yaşam içinde her alanda birbirlerini daha çok desteklemesi temennim. Sorunları yine birbirimizle dayanışma ile çözebiliriz. Eşit haklar, eşit işe eşit oranda ücret dağılımı gibi politikalar konusunda birlikte uğraş verilmelidir.

Sizce başarının sırrı nedir?

Başarının sırrı inanmak ve vaz geçmemek… Düştükçe kalkmayı bilmek…  Bahaneler üretmeden çalışmak… Enin de sonunda başarıyı yakalamanın sırrı bana göre…