Yazılar

Jolly’nin profesyonel fotoğrafçısı ile Likya turu

Jolly’nin profesyonel fotoğrafçısı ile Likya turu

Sevgili Gezgin!

Bu Turda Kadrajda Sen Varsın!

Jolly’nin Profesyonel Fotoğrafçısı bu turda sana eşlik edecek ve bu tatilin kişiye özel fotoğraf ve videolarla unutulmaz olacak.

Ayrıca ekipmanın ne olursa olsun (ister telefon ister fotoğraf makinası) Jolly’nin Profesyonel Fotoğrafçısı çekim tüyoları ile en güzel yerde, en güzel kadrajı yakalaman için sana her an rehberlik edecek.

Sen eşsiz manzaraların tadını çıkarırken, Jolly’nin Profesyonel Fotoğrafçısı senin için sosyal medya hesaplarında paylaşabileceğin manzara fotoğraf ve videoları çekip sana anlık olarak iletecek.

Sen de Ege ve Akdeniz’in muhteşem manzaralarında anılarını fotoğrafçımız ile ölümsüzleştirmek istiyorsan bu turda yerini hemen ayırt!

Denize, doğaya ve tarihe doyacağın Likya turunda seni neler mi bekliyor?

Antik medeniyetlerin gölgesinde, mavi ve yeşilin en doğal tonları… Yaz tatilinde şahane manzaralar eşliğinde hem deniz hem keşif tatili yapmak isteyenlere Jolly’nin karşı konulmaz bir teklifi var; Likya Turları… Doğal güzellikleri ve muhteşem manzarasıyla gezginlerin her zaman gözdesi olan Likya’ya düzenlenen bu tur 21 Ağustos tarihinde İstanbul,  Bursa, Balıkesir, Manisa, İzmir’den hareketli, 5 gece konaklamalı olarak kişi başı 1.749 TL’den başlayan fiyatlarla gezginlerini bekliyor. Bu eşsiz turda rotalar ise; Gökova, Ölüdeniz, Kekova, Kaş, Kayaköy, Patara, Göcek, Dalyan, Şirince ve tekne turlarıyla gezeceğiniz eşsiz güzellikteki Ege ve Akdeniz koyları.

2020 Patara yılına özel Patara’nın bilinmeyenleri  

2020 Patara yılına özel Patara’nın bilinmeyenleri

Türkiye, geçmişten günümüze birçok uygarlığa ev sahipliği yaptı. Ülkemizde turizm sektörüne katkıları olan kültürlerin tanıtımı için 2018 Troya, 2019 Göbeklitepe, bu yıl da Patara yılı olarak ilan edildi. Geçmişi M.Ö. 13. yüzyıla dayandığı öngörülen Patara’da kazı çalışmaları ilk olarak 1988 yılında başladı. 32 yılda bölgeden Patara Yol Anıtı, Meclis Binası, antik tiyatro, Neron Deniz Feneri, hamamlar, ana cadde, kiliseler ve bazilika başta olmak üzere binlerce tarihi eser gün yüzüne çıkarıldı.

Çağlar boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan Türkiye toprakları, yedi bölgesinde de farklı kültürlerin izlerini taşıyor. Bu tarihsel ve kültürel miraslar ülkenin yurt dışındaki turizm tanıtımları için büyük önem arz ediyor. Bu nedenle 2018 Troya, 2019 Göbeklitepe, 2020’de Patara yılı olarak ilan edildi. Peki, Patara Antik Kenti hakkında neler biliyorsunuz?  Günümüzde Antalya il sınırları içerisinde kalan bu eşsiz antik kente dair her şeyi bu yazıda okuyabilirsiniz.

Patara’nın tarihsel önemi

Patara’da yerleşimin M.Ö. 13. yüzyılda başladığı düşünülüyor. Coğrafi yapısı ve konumu itibarıyla doğal bir liman olan Patara, bu avantajıyla yüzyıllar boyunca önemini korudu.  M.Ö. 168/167 yılından M.S. 43 yılına kadar Likya Birliği’nin başkenti olan şehir, bu tarihten sonra kaynaklarda Roma’nın eyaleti olarak geçiyor. Mitolojiye göre Apollon ve Artemis’in doğduğu yer olarak bilinen Patara, aynı zamanda “Noel Baba” olarak bilinen St. Nikolaos’un da doğduğu ve büyüdüğü yer olarak anılıyor.

Antik kent 1981 yılında bulundu

1981 yılında Prof. Dr. Fahri Işık ve ekibi tarafından bulunan Patara Antik Kenti’nde ilk kazı çalışmaları 1988 yılında başladı. İlk olarak Prof. Dr. Fahri Işık önderliğinde başlayan kazılara bugün Prof. Dr. Havva İşken Işık başkanlık yapıyor. 32 yılda bölgeden Patara Yol Anıtı, Meclis Binası, antik tiyatro, Neron Deniz Feneri, hamamlar, ana cadde, kiliseler ve bazilika başta olmak üzere binlerce tarihi eser gün yüzüne çıkarıldı. Bir kısmı gönüllü arkeologlardan oluşan kalabalık bir ekip, titizlikle çalışarak muhteşem bir antik kenti günümüzle buluşturmaya devam ediyor.

Dünyanın “ilk”leri, “tek”leri ve “en”leri burada

Tarihi boyunca çeşitli sebeplerle bölgenin en önemli şehri olan Patara, Xanthos Vadisi’ndeki denize açılabilecek tek yer olmasıyla önemini katlıyor. Tarihteki ilk demokrat meclisi olan “Likya Birliği Meclis Binası”na ve İmparator Neron’un yaptırdığı dünya üzerinde kendi orijinal malzemesiyle ayağa kaldırılabilecek olan tek fenere ev sahipliği yapan Patara’da Osmanlı döneminden kalan ilk telsiz telgraf istasyonu da bulunuyor.

  Gün batımını izlemek için ideal bir destinasyon

Türkiye’nin en uzun plajlarından birine sahip olan Patara Plajı ise yerli ve yabancı turistleri kendine hayran bırakıyor. 18 km boyunca uzanan saf kumdan plajı ile görenleri mest eden Patara’da yüksek kum tepeleri bulunuyor. Aynı zamanda Caretta Caretta yani deniz kaplumbağalarının yumurtlama alanı olan bu sahile girişler saat 08:00-19:00 arasında izin veriliyor.

Dört mevsim gezilebilecek Akdeniz kıyılarında bulunan antik şehrin ziyaret saatleri kış ve yaz dönemi olarak değişiklik gösteriyor. Muğla-Antalya il sınırına yakın olan antik şehre hem hava hem de karayoluyla gidilebiliyor. Patara’ya yakın konaklama yerlerinin bir kısmı Gelemiş Köyü’nde bir kısmıysa Kaş ve Kalkan’da bulunuyor. Çoğunluğu butik otel ve pansiyon olan bu işletmelerde sadece oda ve/veya oda-kahvaltı hizmeti alabilir ve bu eşsiz tarihin tüm detaylarını gezerek öğrenebilirsiniz.

Enuygun.com

Sakin şehir Assos

Sakin şehir Assos

Assos (günümüzde Behramkale), Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinin yaklaşık 17 km güneyindeki Behramkale Köyü’nde yer alan bir antik kenttir.

Antik Çağlarda Troas diye isimlendirilen bölgenin güney ucunda volkanik bir tepenin zirvesi ve yamaçlarında, Midilli adasının karşısında kurulmuştur. Tarih boyunca Lidya, Pers, Pergamon¸ Roma egemenliği altına giren bölge Orta Çağ’da terk edilmiş; 1880-1883 yıllarında Amerikan Arkeoloji Enstitüsü’nün yaptığı kazılar sırasında Amerikalı genç mimar Francis H. Bacon tarafından bulunmuştur.

Aktif olduğu zamanlarda Assos, bulunduğu bölgedeki tek büyük limana sahip olduğu için geçen gemiler sayesinde zengin olmuştu. Assos’taki andezit taşından imal edilen lahitler, içine konan cesetleri çabuk çürütmesi ile dünyaca ün yapmış; antik dönemde Lübnan, Suriye, Yunanistan ve Roma’ya ihraç edilmiştir. Antik Çağ’ın büyük düşünürlerinden Aristo’nun bu kentte üç yıl yaşamış ve felsefe okulu kurmuş olması nedeniyle felsefe tarihi açısınan önem taşır. Assos, Pavlus tarafından da ziyaret edilmiştir ve kent bu nedenle Hıristiyanlarca kutsal olarak kabul edilir.

MÖ 900’lerde kurulan bu kentin en gözalıcı yeri en tepesine yapılmış olan, Dorik yapılı Athena Tapınağı’dır. Kentin ayrıca büyük bir amfitiyatrosu da vardır. Günümüzde, şehrin olduğu dağın eteklerinde ve yamaçlarındaki Behramkale kenti halen aktiftir.

6×13 dor düzenli sütün ile çevrili Athena Tapınağı, Akropolün en önemli yapısıdır. MÖ 530 yılına ait tapınak 14×30 m. ölçüsündedir. Tapınağın bazı sütunları yerine dikilmiştir. Athena Tapınağı frizlerinden bir kısmı İstanbul Arkeoloji Müzesi’ndedir. İkinci bir surla takviye edilen akropoldeki iç surlar Orta Çağ’da, Osmanlı döneminde ve günümüzde de restore edilmiştir. Assos Nekropolü, Helenistik ve Roma dönemlerinden kalmadır. Mezarlar, Helenistik çağdan Arkaik çağa kadar kesintisiz devam eder. Akropolün güney eteklerindeki teraslar üzerinde Agora inşa edilmiştir. Agoranın doğusunda meclis binası (bouleuterion), kuzey ve güneyde stoalar (revaklar) bulunur. Agora ile Batı kapısı arasındaki gymnasium Helenistik dönemde yapılmıştır. Batı kapıdan aşağı inen taş yol hamamlara ve tiyatroya ulaşır. Tiyatro, doğal bir kaya oyuğuna MÖ 3. yüzyılda inşa edilmiştir.

İstanbul’dan Assos’a arabayla gitmek için Çanakkale Boğazı’nı geçmeniz gerekiyor. Bunun için farklı noktalardan feribota binerek karşıya geçebilirsiniz. Arabayla İstanbul-Assos arası 6-7 saat, İzmir-Assos 3-4 saat sürüyor. Ayrıca İstanbul’dan Çanakkale veya Edremit’e uçakla seyahata edebilir, daha sonra Assos’a geçebilirsiniz. Assos- Edremit arası yaklaşık 60 km., Assos- Çanakkale arası 90 km’dir.