Yazılar

Mülteciler gerçekten savaş ve zulmü nedeniyle gelen yabancılar mı?

Mülteciler gerçekten savaş ve zulmü nedeniyle gelen yabancılar mı?

Dünyanın ve ülkemizin lider araştırma şirketi Ipsos ve UNHCR’ın Dünya Mülteciler Günü 2024 için ​yapmış olduğu küresel araştırmalardan derlenen içerik bu dosyada yer almaktadır.  Araştırma; Türkiye’nin de içinde bulunduğu 52 ülkede, 33.197 yetişkinin ​katılımı ile gerçekleştirilmiştir.

MÜLTECİLER GÜNÜNE ÖZEL YAPILAN ÇALIŞMADA, 

  • Mültecilere karşı global kamuoyu duygu ve düşünceleri nasıl?
  • Dünyada iyimserlik ne durumda?
  • Mülteciler gerçekten savaş ve zulmü nedeniyle gelen yabancılar mı?
  • Global krizler, mültecilere karşı sınırlar çizimi kapıları kapatmak konusunda duygular ne durumda? 
  • Ülkelerin mülteci kabulüne yönelik global değerlendirmeler nasıl?
  • Mülteciler için yapılan yardımlar yeterli mi?
  • Mülteciler ile ilgili bilgi kaynakları, medya desteğini gördükleri ilk üç iletişim kanalında ne var?

Gibi konularda bireylerin verdiği, ifade, tutum ve davranışlara yönelik bilgi, bulgu ve verileri aşağıda bilginize sunarız. 

 MÜLTECİ KONUSUNDA GLOBAL İYİMSER BAKIŞ ORTALAMASI YILDAN YILA AZALIYOR.

“Savaşlar ve uğradıkları zulüm sebebiyle insanlar kendi ülkeleri de dahil olmak üzere, diğer ülkelere sığınma haklarının olması konusunda” küresel kamuoyunda güçlü bir görüş birliği varlığını sürdürüyor. Ancak; her yıl yenilenen araştırmalarda bu görüş birliğini temsil eden oranların düştüğü izleniyor. Yasa dışı yollarla göce engel olmak için aranan çözümler var. Bu doğrultuda ülkelerin yapmış olduğu çözüm arayışları da ülkeler arası anlaşmalar da farklılıklar gösteriyor. Ipsos’un gerçekleştirdiği 52 ülkede yapılan araştırmada; Kenya % 93, Yunanistan %81, İngiltere % 75, Almanya % 74, Amerika %70 , Türkiye % 57…  Ülkelerin ulusal güvenlik önceliği ilkesi ile desteklerinin azaldığı gözlemlenmekte…

 MÜLTECİLER SAVAŞTAN KAÇANLAR MI? Mülteci olarak başvuran yabancıların; savaştan kaçan gerçek mülteci olmadıklarını, daha rahat, refah bir yaşama kavuşmak için geldiklerini düşünüyor. Küresel ortalamada bu şekilde düşünenlerin oranı %61…  Her 10 kişiden 6’sı ; ülkelerine mülteci olarak gelen yabancıların ekonomik nedenlerden ötürü veya ülkelerinin sunduğu refah yaşam imkanlarından yararlanmak için geldiklerini düşünüyor. Peru % 80, Bulgaristan %72, Türkiye % 70, Yunanistan %65 , Fransa %63, Japonya %47  …

KAPILARI ​TAMAMEN KAPATMA KONUSUNDA DUYGULAR ÇOK KARIŞIK…

Ipsos tarafından Dünya Mülteci Gününe özel gerçekleştirilen araştırmada mültecilere karşı tutumlarda küresel kamuoyunda karışık bir resim çiziliyor. Araştırmanın yapıldığı ülkelerde kişilerin savaş ve zulüm nedeniyle sığınma talebi haklarının olması konusunda yüksek oranda destek görülüyor. Öte yandan pratikte ise insanların ülkelerine daha fazla mülteci kabul edilmesi konusunda o kadar da istekli olmadıkları belirtiliyor. Kapıların tamamen kapatılması gerektiği düşüncesi mevcut. Küresel ortalama %44 ile bu görüşü destekliyor. Türkiye bu konuda % 77 ile ilk sırada görünüyor. Almanya % 50, Amerika % 48, İngiltere %44, İtalya % 39… 

ÜLKELERİN MÜLTECİ KABULÜNE İLİŞKİN KAMUOYU DEĞERLENDİRMESİ NASIL? 

Mülteci alımına ilişkin kamuoyu görüşleri ülkeler arasında önemli ölçüde farklılık göstermektedir. Özellikle global kamuoyu tarafından öne çıkan baskın görüş, mülteci kabulünün kendi ülkesinde zaten alması gerektiğinin üzerinde bir sayıda gerçekleştirildiği yönünde… Bu anlamda duygular zorlayıcı ve listenin ilk sırasında Türkiye%83, Lübnan %81 ve Yunanistan %76. …  Pakistan, Japonya ve Güney Kore ise zıt bir görüşe sahip.​ Kabul ettikleri kapasiteye uygun yapıda olduklarına inanıyorlar.

VATANDAŞLIK ALMA, KALICI İKAMET BAŞVUR​U KONULARINDA TOPLUM NE DÜŞÜNÜYOR?

Mültecilerin ikamet ve kalıcı başvuruda bulunması, vatandaşlık edinme haklarını desteklenmesi veya sınırlı erişim imkanlarına sahip olması konusunda da ülkeler arası kamuoyu değerlendirmelerinde farklılıklar var. Kenya ve Uganda, tam erişimi aile bütünlüğü için desteklerken, Şili, Etiyopya ve Finlandiya sınırlı erişimden yana… ​ Karşı çıkanların en yüksek olduğu ülkeler Türkiye % 50, Lübnan % 44 ve Malezya % 39…

MÜLTECİLER İÇİN YAPILAN İNTERNATİONAL YARDIMLAR YETERLİ BULUNUYOR MU?

Dünya genelinde mülteciler çoğunlukla; gelişmiş varlıklı ülkelere değil, kendilerine en yakın ülkelere taşınıyor.  Mültecilerin çoğunlukta olduğu ülkeleri düşünürsek o ülkelere yapılan international yardımlar değerlendirildiğinde küresel ortalamada %37 yetersiz bulunuyor. Etiyopya’da ilk sırada % 72, Yunanistan % 43 Türkiye…

BİLGİ KAYNAKLARI VE İLETİŞİM DESTEĞİ GÖRDÜKLERİ MEDYA KANALLARI HANGİLERİ ?

Çoğu insan mülteciler hakkında nerelerden bilgi ediniyor. İletişim araçları kuşaklar ve yerel ya da ulusal alanlarda farklılıklar gösterse de Tv, radyo, Gazeteler, çevrimiçi haber siteleri %60 ile ilk sırada yer alıyor. İnstagram, youtube, TikTok %45 lik dilimde ve üçüncü sırada diğer internet varlıkları olarak küresel ortalamada sırlanıyor.

IPSOS TÜRKİYE CEO’SU SİDAR GEDİK VERİLERİ ŞÖYLE YORUMLADI

Çoklu kriz döneminde dünyanın dengesini sarsan etkilerden biri de göç gerçeği. Ülke içi, ülkeler arası göçler toplumların demografilerini, ekonomilerini, sosyal dengelerini ve elbette geleceklerini etkiliyor. Yurtlarından ayrılan insanlar göçmen, düzensiz göçmen, mülteci, şartlı mülteci, sığınmacı gibi pek çok uluslararası tanım ile sınıflandırılıyorlar. Ancak tüm bu tanımlar ve aralarındaki farklar, gittikleri yeni şehirlerde veya ülkelerde onlara bakışı pek de etkiliyor diyemeyiz. Döneme ait güncel konjonktürün de göç etmiş insanlara bakışı etkilediğini belirtmek lazım, Suriye, Rusya-Ukrayna, Flistin- İsrail savaşı derken savaşlar nedeni ile canlarını kurtarmak amacı ile diğer ülkelere göçenler Dünya’nın pek çok ülkesinde savaştan kaçanlara daha anlayışlı bir yaklaşıma neden oldu. Ipsos​ 52 ülkede yaptığı araştırmaya katılanların dörtte üçü “savaştan veya zulümden kaçmak için sizin ülkeniz dahil olmak üzere başka ülkelere sığınabilmelidir” fikrini destekliyor. Suriye’deki savaştan kaçarak sığınmış milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye’de ise bu fikre katılım oranı %57, yüksek bir oran, ancak buna rağmen 52 en düşük 5. oran olması da dikkat çekici.

Savaştan ve zulümden kaçanlara kucak açılmalı deniyor, ancak araştırmaya katılanlar arasında göçün arkasındaki gerçek nedenin bu olduğuna dair bir şüphe söz konusu. On katılımcıdan altısı gerçek nedenin savaştan kaçmak değil ekonomik gerekçeler olduğunu savunuyor, bu oran Türkiye’de daha da yüksek, %70. Göçün zamana yayılma hızının, arkasındaki nedenlerin, ülkedeki ekonomik kapasitenin, geleceğe dair planlamanın ilgili ülkedeki bakış açısını doğrudan etkilediğini görebiliyoruz. Araştırmaya katılanların yarısı göç ile gelmiş insanların ülkeye entegre olabileceğini düşünüyor. Ancak göçün çok hızlı yaşandığı ve entegrasyon sürecinin en sıcak döneminden geçen Türkiye gibi ülkelerde olumsuz bakış açısı hakim, araştırmaya Türkiye’den katılanlarda her on kişiden yedisi entegrasyonun başarılı olacağına inanmıyor, bu oran yıllar geçtikçe azalacağına artıyor.. Bir kısmı​ daha fazla göç kabul etmeyelim, bir kısmı yeni göçmen de kabul edebiliriz diyor ancak mevcut göçmenleri sınır dışı edelim diyenler azınlıkta. Sınırların göçe tamamen kapatılması fikrine katılım konusunda da Türkiye ilk sırada. Meksika sınırına duvar ören ABD’de bu şekilde düşünenler %48 iken Türkiye’de %77. Geçen yıllardan farklı bir resim ile karşılaşmıyoruz. Ağırlıklı düşünce şu “savaştan, zulümden kaçanları kurtaralım, ancak gelenlerin çoğu aslında ekonomik nedenler ile geliyor.”

Göç her ne neden ile gerçekleşiyor olursa olsun, insanların atalarının yurtlarından keyif için göçmediklerinin bilincinde olmak gerekli. Biraz kazıdığımızda altından hayati risklerin, gelir adaletsizliğinin, fırsat eşitsizliğinin, sömürünün çıkacağını görmeliyiz. Ülkelerin başa çıkması, yönetmesi, kaynak aktarması gereken yakıcı bir konu.

Türkiye Filistin’den göçmen kabul etmeli mi?”

Türkiye Filistin’den göçmen kabul etmeli mi?”

▪  Ipsos Araştırma şirketi tarafından gerçekleştirilen;  GÜNDEME DAİR araştırma bulgularından derlenen dosya içeriğinde;

  • Toplum, İsrail ile Hamas arasındaki savaş hakkında ne kadar bilgili?
  • Türkiye’nin bu süreçte yürüttüğü politikayı destekliyor mu?
  • Türkiye’nin de bu savaşa dahil olma ihtimali konusunda endişeli mi?
  • Bu savaş bölgedeki diğer ülkelere yayılır mı?
  • Dünya ülkelerinin savaşı önlemek için yeterli çabayı gösterdiklerini düşünüyor musunuz?
  • Türkiye Filistin’den göçmen kabul etmeli mi?
  • Sizce Türkiye bu savaştan ekonomik açıdan nasıl etkilenir gibi sorulara verilen yanıtlara ilişkin bilgiler bulunmaktadır.

Ipsos Türkiye

 

Ipsos Türkiye

 Ipsos Türkiye CEO’SU SİDAR GEDİK verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Covid-19 salgınının yıkıcı etkileri henüz yeni yeni ortadan kalkarken Rusya ve Ukrayna arasında patlak veren savaş, ülkemizi bir kaos coğrafyasının içinde bıraktı. Bu savaş tüm şiddeti ile devam ederken geçtiğimiz 7 Ekim’de Gazze’de bu sefer İsrail ve Hamas arasında başlayan çatışmalar bulunduğumuz geniş coğrafyadaki kaosa yeni katmanlar ekledi. Türkiye’de vatandaşlar İsrail ve Hamas arasındaki savaşı çok yakından izliyor, her dört kişiden üçü savaşa dair bilgili olduğunu ifade ediyor. Yaklaşık 1 ay ara ile iki kez gerçekleştirdiğimiz araştırmada bu oranda bir gerileme tespit etmedik, ilgi tazeliğini korumaya devam ediyor.  Çatışmalar başladıktan 1 ay sonra yaptığımız ilk araştırmada Türkiye’nin bu süreçte yönettiği politikaya destek verenlerin oranı %40 idi. Aralık ayı ortalarına geldiğimizde bu oranda bir azalma veya artma söz konusu değil. Ülkemizin bu savaşa doğrudan dahil olmasına dair bir endişe var. Araştırmaya katılanların yarıdan fazlası Kasım’da endişeliydi, Aralık’ta da durum değişmedi. Ancak vatandaşlarımıza göre savaşın diğer ülkelere yayılma ihtimali giderek zayıflıyor.

Sidar Gedik

Araştırmaya katılan vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu diğer ülkelerin çatışmaları önlemek için yeterli önlem almadıklarını düşünüyorlar. Bu şekilde düşünenlerin oranı Kasım’da %76 idi, Aralık’ta da %72. Ancak alınması gereken önlemin ülkemize Filistin’den göçmen kabul etmek olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Filistin’den göçmen almamalıyız diyenlerin oranı iki ayda %54’ten %59’a yükselmiş durumda. Çatışmaların uzaması ve henüz bir ekonomik ambargoya yol açmaması sonucunda bu savaşın ekonomi üzerinden olumsuz etkisi olacağını düşünenlerin oranı geriledi, herhangi bir etkisi olmayacak görüşünde olanların oranı %4 artıyor. Bölgeden gelen haberlerdeki fotoğraf ve videoları izlemek çok zor. Bizim izlemekte zorladığımız sahneleri insanlar hergün yaşamak durumunda kalıyorlar. Hiç vakit kaybetmeden kalıcı ateşkesin sağlanması ve sivil ölümlerinin bir an önce durması ilk öncelik olmalı. Çatışmaların tekrar etmesini önleyecek bir çözümün bulunmasını diliyorum.

Viyana ve Paris’in gizli tarifleri Göçmen’de

Viyana ve Paris’in gizli tarifleri Göçmen’de

Göçmen yeni konsept patisserie’lerinde Paris, Viyana ve New York’un en özel lezzetlerini orijinal tariflerine sadık kalarak misafirlerine sunuyor.

Global marka yolculuğuna çıkan Göçmen’in yeni fırın ve pastane konseptlerinde, bir Avusturya lezzeti Sachertorte ve Fransız tarifi olan Paris Brest tüketiciyle buluşmaya başladı. Göçmen bu eşsiz lezzetleri ile 2022 baharını lezzet festivaline dönüştürecek.

Dört farklı bakery ve patisserie konseptiyle baştan yaratılan yeni nesil Göçmen, bir Türk markası olarak global marka olma yolculuğuna çıktı. Klasik börekçi konseptinden geleneksel fırın (bakery)  ve pastane (patisserie) konseptine geçişle birlikte Göçmen, dünyanın en iddialı pastalarını, eklerini, acıbadem kurabiyesini ve keklerini tüketicileriyle buluşturmaya başladı.