Yapay Zekâ Dünyayı ve Türkiye’yi Nasıl Dönüştürüyor?
Yapay Zeka Dünyayı ve Türkiye’yi Nasıl Dönüştürüyor? İşte Toplumsal Algının Küresel Haritası
Yapay zekanın küresel yükselişi devam ederken, bu teknolojiyi barındıran ürün ve hizmetlerin toplumların bireysel dünyasında yarattığı “heyecan ile endişe” dengesini ve bunların yapay zeka kullanan markalar ile ürünler açısından etkilerini merak ediyor musunuz?
Ipsos tarafından 32 ülkede gerçekleştirilen Global Advisor araştırma verilerinden hazırlanan bu kapsamlı çalışmada; dünya genelindeki eğilimler ile Türkiye’deki oranları karşılaştırarak aradaki çarpıcı farkları, yapay zekanın günlük hayatı dönüştürme gücünü ve insan yaşamına gerçek etkilerini iş dünyasının da çıkarımda bulabilmesi için bilimsel verilerle ortaya koyuyoruz. “Yapay zeka dezavantajlarından çok fayda sağlar” diyen ülkelerin oranlarını, bu teknoloji karşısında heyecan duyanlar ile tedirginlik yaşayanların yaklaşımlarını karşılaştırmak ve ülkemize yönelik çarpıcı bulgular eşliğinde neler incelediğimize bakmak isterseniz detay b,lgileri, grafikleri aşağıda bulabilirsiniz.
Ypay zeka kullanan sektörler, yada ürünlerin ait olduğu markalar, geleceğe dair yönünü belirlerken, ihtiyaç duyacağı soruların yanıtları da bu dosyada mevcut. “Önümüzdeki beş yıl içinde yapay zeka işinizin yerini alacak mı?” Bu büyük kırılma anına dair dünyanın yaklaşımları ve Türkiye’den sorulara verilen ifadeler, geleceğe bakışı, iş dünyasından teknoloji liderlerine kadar herkes için çok kıymetli içgörüler sunuyor.

IPSOS’UN TÜRKİYE CEO’SU SİDAR GEDİK’İN VERİLER İLE İLGİLİ UZMAN YORUMU ŞÖYLE; Yapay zekâ hakkındaki görüşler, teknolojinin kendisi kadar hızlı değişmiyor. Ipsos’un 32 ülkede gerçekleştirdiği Global Advisor AI Monitörü araştırmasına göre bireylerin görüşleri ChatGPT’nin ortaya çıkışıyla yaşanan ani kırılmadan bu yana büyük ölçüde sabit kalmış durumda. Yapay zekâ, içinde bulunduğumuz dönemin en önemli konusu. Ancak bu alanı yalnızca teknolojik gelişmeler üzerinden okumak yeterli değil. Yeni tutumların şekillenmesinde, önceden var olan algılar ve zihinsel çerçeveler belirleyici rol oynuyor.
Peki yapay zekâyı hayatımıza ne kadar entegre ettik?
Ülkeler ortalamasında her iki kişiden biri, yapay zekânın son 3–5 yılda günlük hayatlarını değiştirdiğini belirtiyor. Türkiye’de bu oran %62 ile ortalamanın üzerinde. Geleceğe bakışta da benzer bir tablo var. Ülkeler ortalamasında her üç kişiden biri, önümüzdeki 3–5 yıl içinde yapay zekâ destekli ürün ve hizmetlerin günlük yaşamı önemli ölçüde değiştireceğini düşünüyor. Türkiye’de ise bu beklenti, 2023’e kıyasla 7 puan gerilemiş durumda.
Araştırma sonuçları bir ikileme de işaret ediyor. “Araştırmaya katılanlar, yapay zekânın dezavantajlarından daha fazla fayda sağlayacağı düşüncesi ile ilgili olarak iki kutba ayrılıyor. Türkiye’de ise yapay zekâya yönelik genel yaklaşım küresel ortalamaya kıyasla daha olumlu.
Ipsos’un uzun süredir vurguladığı “hayranlık” ile “endişe” arasındaki git-gel hâlâ devam ediyor. Bugün ülkeler ortalamasında yapay zekânın kendilerini heyecanlandırdığını söyleyenlerle endişe duyduğunu belirtenlerin oranı neredeyse eşit. Türkiye’de endişe yerini daha çok heyecana bırakıyor.
İş hayatına etkiler konusunda algı daha temkinli. Yapay zekânın iş yapış biçimlerini değiştireceği fikri yaygın olsa da işlerin tamamen yerini alacağına dair endişe düşük. Her üç kişiden biri bu şekilde düşünüyor. Ülkemizde ise bu konudan tedirgin olanların oranı %45 ile ülkeler ortalamasının üzerinde.
Beklentiler net: üretkenliğin artacağı, hataların azalacağı, iş kalitesinin yükseleceği ve daha önce çözülemeyen problemlerin çözülebileceği düşünülüyor. Ancak tüm bu iyimserliğin yanında, uyarı veren tanıdık bir ses de var. Gerilim filmlerindeki “profesör” karakteri gibi, bizi olası riskler konusunda uyaran bir isim: Daron Acemoğlu. Filmlerde genellikle o profesör dinlenmez ve sonuçlar kaçınılmaz olur. İzlerken “dinleyin artık şu adamı” deriz.
O halde bu kez gerçekten dinleyelim:
Daron Acemoğlu’nun Şubat ayında yayınladığı makalesinden benim çıkarımım şu: “İnsanlar düşünmeyi, öğrenmeyi ve bilişsel üretimi bırakmamalı. Aksi takdirde toplu bir bilişsel çöküş riskiyle karşı karşıya kalabilir.” Yapay zekânın hayatımızda giderek daha fazla yer kaplamasının, kadim bilginin gelecek nesillere aktarılmasının önünde engel olabileceğini pek çok kez dile getirdim. Ama Daron Hoca’nın makalesinden sonra bu durumun bizi “Idiocracy”ye kadar götürmesinden endişe ediyorum.

#YapayZeka #IpsosAraştırması #SidarGedik #DaronAcemoğlu #TürkiyeTeknoloji #GlobalAdvisor #AIAlgısı #EndişeveHeyecan #TeknolojiHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
+90 544 455 22 63





















