Yazılar

Konservesi yapılabilen besinler ve faydaları…

Son günlerde pek çok evde konserve hazırlamanın tatlı telaşı yaşanıyor. Yaz sebze ve meyvelerinin lezzetinden ve faydalarından mahrum kalmamak için yapılan konserveler geleneksel yiyecekleri muhafaza etmenin önde gelen yöntemlerinden birini oluşturuyor. Ancak dikkat! Hazırlayacağınız konserveden sağlığınız için fayda sağlamayı umarken, dikkat edilmesi gereken bazı kuralları atlayarak aksine zarar verebilirsiniz! Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz “Elbette evde yaptığımız konserveler sağlıklı beslenmenin bir parçası. Konserve yaparken uygulanan ısıl işlem ile zararlı mikroorganizmaların yok edilmesi amaçlanır ve bu şekilde yiyeceklerdeki bozucu ve zararlı etkiler ortadan kaldırılır. Ancak yüksek ısıda haşlama işlemi ısıya duyarlı ve suda çözünebilen C vitamini ile karbonhidratın vücutta yakılmasını sağlayan tiaminin bir miktar azalmasına sebep olabilir. Ayrıca hazırlama, saklama ve tüketme esnasında bazı kurallara uymamak sağlığa ciddi zararlar verebilir” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz, evde konserve hazırlarken, saklarken ve tüketirken dikkat edilmesi gereken çok önemli 7 kuralı anlattı, evde konservesi yapılabilen sebze ve meyveler hakkında bilgiler verdi, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz

Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz

  • Kaliteli, taze, çürüksüz konserve malzemesi seçin

Konserve için kullanılacak sebze ve meyveler taze, yarasız ve çürüksüz olmalı, kesinlikle küflü ürün kullanılmamalıdır. Ön hazırlık yapılırken sebze ve meyveler akan suyun altında ovuşturarak iyice yıkanmalı ve konservelemeye uygun olacak şekilde doğranmalıdır.

  • Uygulanacak ısıl işlemin süresine ve sıcaklığına dikkat edin

Konservesi yapılan besinde sağlığa zararlı mikroorganizma üremesini engelleyecek olan en önemli husus; uygulanan ısıl işlemin süresi ve sıcaklığıdır! Çoğunlukla konserve besinlerle bulaşan, ‘Clostridium Botulinum’ adlı bakterinin toksini şiddetli gıda zehirlenmelerine yol açar. Bu zehirlenmenin temel sebebi uygun sürede ve sıcaklıkta pişirilmeden kapatılan, evde hazırlanmış konservelerden kaynaklanır. Konserve içerisinde mikroorganizma oluşumunu engellemek için C.Botulinum toksinini tahrip etmek gerekir. Sıcaklık mutlaka 100 derecenin üzerinde olmalıdır. Bunun için özellikle düdüklü tencere gibi basınçlı kaplarda sebze ve meyvelerin asitlik derecesine bağlı olarak 10-20 dk kaynatılması gerekir. Hatta ısıya dayanıklı bazı toksinleri yok edebilmek için 116 dereceye kadar ısıtmak gerekir. Domates gibi asitlik seviyesi yüksek olan gıdalar ortalama 20 dakika kaynatılmalıdır. Kaynatma sırasında tuz ve yağ eklenebilir.

  • Kullanacağınız kaba ve hijyenine dikkat edin

Konserve yapımında ısıya dayanıklı cam veya mikroorganizmaların çoğalamayacağı kaplar kullanılmalıdır. Bu kaplarda çizik, çatlak olmamasına dikkat edilmelidir. Bu kaplar gelişebilecek zararlı mikroorganizmaları yok edecek bir sıcaklık derecesine kadar ısıtılmalıdır. Kullanmadan önce, cam kavanozlar akan suyun altında yıkanmalı ardından 15-20 dakika kaynatılarak sterilize edilmelidir. Kavanozlar soğumadan sebzeler doldurulmalıdır. Kesinlikle soğuk doldurma işlemi yapılmamalıdır yoksa konserve hızlı bozulur ve zehirleme yapabilir.

  • Önceden kullanılmış kapaktan kaçının

Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz “Kavanoz kapakları ısıya dayanıklı, darbe almamış, iç kısmı korozyona uğramamış ve önceden kullanılmamış olmalıdır. Daha önce kullandığınız kapaklar, tam kapanmaz ve konserve içine hava girmesine sebep olur. Her seferinde mutlaka yeni ve sterilize edilmiş kapaklar kullanmalısınız. Bunun için akan suyun altında yıkanmış kapaklar tencerenin içinde 15 dakika kaynatılmalıdır” diyor.

  • Konserveyi gıda güvenliğine uygun şekilde kapatın

“Isıtılan cam kavanozlara doldurma işlemi; kaynar şekilde hiç zaman kaybetmeden kavanozun 1/5 i kadar boşluk kalacak şekilde yapılmalıdır. Boşluk kalmayacak şekilde dolum yapılırsa sızdırma ve hava alma sorunu yaşanabilir. Doldurma işlemi bittikten sonra, hijyeninden emin olduğunuz ve temiz bir havluyla kuruladığınız kapak kavanozun üzerine konulur. Avuç içi baskısıyla 3 tık sesi duyana kadar geriye sarılıp bir kez de sağa sıkılıp sızdırmaz kapama sağlanır” diyen Tokgöz uyarıyor: “Yapılan en büyük yanlış ise ters çevirme işlemidir. Kesinlikle ters çevirme yapmayın çünkü kapağın iç yüzeyi sıcakla ayrıca gıda asitliyse bu asitle reaksiyona girebilir ve sağlığa zarar verir.”

  • Konserveyi saklarken ve tüketirken bu kurallara mutlaka uyun!

 Hazırladığınız konserveler serin, kuru ve güneş ışığı almayan yerde muhafaza edilmelidir. Açılmamış konserveler, 6 aya kadar saklanabilir. Açılmış konserveler ise mutlaka buzdolabında saklanmalı ve 2-3 gün içinde tüketilmesine çok dikkat edilmelidir. Aksi taktirde bakteri oluşumu hızlanır ve gıda zehirlenmelerine yol açar! Konservelerin hızlı tüketimini kolaylaştırmak için büyük kaplar yerine daha küçük olanları tercih edilmelidir. Ek önlem almak isterseniz evde hazırlanmış konserveler, açıldıktan sonra en az 10 dakika kaynatılarak tüketilebilir.

  • Tüketmeden önce mutlaka kapağını kontrol edin!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz “Konserve tüketilmeden önce mutlaka kapağı kontrol edilmelidir. Eğer kapakta kabarma ve bombeleşme varsa bu durum, bakteri ürediğinin göstergesidir. Böyle bir koşulda konserve kesinlikle tüketilmemelidir. Ayrıca kapakta herhangi bir sızıntı ve küflenme veya sebzelerin renginde, dokusunda, kokusunda bir değişiklik varsa bu durumda da konservenin bozulduğu anlaşılır. Bozulmuş konserveler asla tüketilmemelidir” diyor.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz

Konservesi yapılan besinler

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz, konservesi yapılan besinleri ve faydalarını şöyle anlattı;

  1. Bamya Konservesi: Besleyici ve düşük kalorili bir yemek olan bamya, yüksek lif içeriği ile tokluk sürenizi uzatırken bağırsak hareketlerini düzenlemeye yardımcı olur.
  2. Bezelye Konservesi: Demir, bakır ve magnezyum gibi sağlık açısından faydalı mineraller içeren bezelye aynı zamanda önemli bir protein kaynağıdır. Bezelyenin 100 gramında 18 gr protein vardır.
  3. Taze Fasulye Konservesi: İçerdiği karotenoid ve flavonoid sayesinde kalp damar hastalıklarından koruyucudur. Güçlü posa kaynağı olduğu için sindirim sistemini korur.
  4. Domates Püresi Konservesi: Kırmızı rengini veren likopen adlı antioksidan sayesinde bağışıklık sistemini ve kalbi korur. Özellikle kaynatılarak hazırlanmış domateste likopen daha etkili olduğu için kanserden koruyucu etkisi olduğu düşünülüyor.
  5. Kayısı Konservesi: İçindeki beta-karoten sayesinde kötü kolesterolü (LDL) düşürerek kalp hastalıklarını önlemeye yardımcı olurken, zengin A vitamini içeriği ile gözü korur. Kabızlık ve sindirim sorunları yaşayanlar için iyi bir posa kaynağı olan kayısı mutlaka tüketilmelidir.
  6. Köz Patlıcan Konservesi: Özellikle kabuklarıyla közleyin. Çünkü patlıcan kabuğunda bulunan nasunin sayesinde antioksidan özellik gösterir. Beyin hücre zarını koruyucu özelliği vardır. Kalp damar hastalık ve kanser riskini azaltır.
  7. Köz Kırmızı Biber Konservesi: Düşük kalorisiyle dikkat çekerken, bol miktarda C vitamini, rengini veren likopen ve potasyum içeriğiyle hem bağışıklık sistemini güçlendirir hem de kalp krizi riskini azaltır.

Tat Gıda katma değerli ürünlere yatırım yapacak

Tat Gıda katma değerli ürünlere yatırım yapacak

Memişoğlu Tarım’ın Tat Gıda’nın ana hissedarı olması sonrasında şirketin stratejisi ve hedefleri hakkında bilgiler veren Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkan Vekili Veysel Memiş gerek ürün gamları gerekse iç ve dış pazarlardaki gücüyle iki şirketin aynı çatı altında yer almasının dev bir sinerji yaratacağını belirtti.

Tat Gıda Başkan Vekili Veysel Memiş, Tat Gıda’nın yeni iş stratejisi ve hedefleri hakkında açıklamalarda bulundu. Memiş, iki markanın ürün gamlarıyla birbirini tamamlayan, iç ve dış pazarlardaki gücünü katlayan bir sinerjiye ulaşacaklarını söyledi.  Memiş, “Tat Gıda ve Tat Bakliyat olarak her eve giren ve çok tüketilen önemli sayıda gıda ürününü biz sağlıyor hale geldik. Türkiye pazarındaki gücümüzü birleştirdik, katladık. Önümüzdeki dönemde Tat Bakliyat’ın bulunduğu uluslararası pazarlarda Tat Gıda’yı da yaygınlaştıracağız. Böylece Tat’ın dünyaya olan satışını artıracak ve ülkemizin bayrağını küresel pazarlarda gururla dalgalandıracağız” dedi.

“Güçlü ürün gamımıza yenilikçi ürünler ekleyeceğiz”

“Salça ve bakliyat ürünlerimizden gelen köklü ve güvenilir marka algımızı, hazır yemek ve sos gibi katma değerli ürünlerde yapacağımız vizyoner ataklarla destekleyerek, komple bir gıda markası haline gelmeyi hedefliyoruz” diyen Memiş, “Bu bize yeni müşteriler kazandıracağı gibi, mevcut müşterilerdeki marka tercih ve bağlılığımızı da daha iyi noktaya taşıyacak. Tat Gıda bölgesel olarak Batı ve sahil illerinde, Tat Bakliyat ise Doğu, Güney ve İç Anadolu’da daha güçlü konumda. İki şirketin aynı çatı altında yer almasıyla birlikte Türkiye pazarında yaygın bir penetrasyona ve kanal gücüne ulaşıyoruz” şeklinde konuştu.

Katma değerli ürünler

Hazır Yemek’te yeni nesil ileri teknoloji yatırımlarıyla, ürünlerimizin hem lezzet ve kalitesini hem de üretim kapasitesini arttırmaya yönelik makine yatırımının kararını aldık. Bu yatırımlar ile hazır yemek üretim kapasitesini 180 bin adet/günden 230 bin adet/güne yükseltmeyi planlıyoruz. İkinci odak alanımız olan sos tarafı için 75 milyon adet/yıl pet şişe (sos) kapasitemizi 120 milyon adet/yıla çıkartmayı hedefliyoruz. Ek olarak, yeni bir hat yatırımıyla da tüketicinin talebinin yüksek olduğu yeni trend lezzetlendiricilere de yatırım yapıyoruz. Bu kapsamda yıla yaygın sürekli üretimi de destekleyecek sos ve hazır yemek kategorilerine 2025 yılının ilk yarısına kadar toplam yaklaşık 10 milyon EUR yatırım yapmayı planlıyoruz.

“İhracatımızı arttıracağız”

“Tat Bakliyat, halen dünyada 100’ün üzerinde ülkeye ihracat yapıyor. Bu global müşteri ağı, Tat Gıda’nın ihracatını daha üst seviyeye taşımak için hazır bir potansiyel konumundadır” dedi.

“Global yardım kuruluşlarının en büyük tedarikçilerinden biriyiz”

Tat Bakliyat’ın satış gücünü Tat Gıda için de kullanacaklarını ifade eden Memiş, “Yardım kuruluşlarına yapılan toplu satışları Tat Gıda için de en iyi şekilde değerlendireceğiz. Tat Bakliyat olarak 2000’den beri UN World Food Programme’ın (WFP) en büyük tedarikçilerinden biriyiz. Bu kapsamda Tat Gıda, açıklama yaptığımız üzere, 2 milyon USD seviyesindeki ilk sevkiyatını tamamladı. Uluslararası yardım kuruluşları ile ihracat ve toplu satış bağlantılarımızı genişletecek yeni tedarikçi anlaşmaları imzalamak üzere hızla çalışıyoruz” dedi.

Kapağı şişen konservelere dikkat

Kapağı şişen konservelere dikkat

Yapılan araştırmalar beslenme, tütün kullanımı ve egzersizin kanserle arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor. Sağlıklı beslenme ve egzersiz alışkanlığı ile zararlı kimyasal maddelerin vücutta kanser yapıcı etkilerinin önlenebildiğini paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Mümkün olduğunca doğal, taze ve mevsimine uygun beslenme, katkı maddesi içeren besinlerden kaçınma, beyaz ekmek yerine kepekli esmer ekmek yeme, asitli ve gazlı içecekler yerine meyve, süt veya ayran tercih etme, kapağı bombe yapan konservelerden uzak durma ve tuz içeriği düşük olan besinler tercih etmeye mümkün olduğunca dikkat edilmeli” dedi.

Sigara, tuzlanmış, tütsülenmiş ve yağlı besinlerin fazla tüketimi, radyasyon, fazla yağlı beslenme, bazı bakteri ve virüs enfeksiyonları, yapay kimyasallar, olumsuz çalışma koşulları, yetersiz sebze ve meyve tüketimi ve yetersiz posa tüketimi kanser riskini arttıran unsurlar arasında yer alıyor.  Bunun yanı sıra sigara içmemek ve sigarasız ortamda yaşamak, pestisit ve kimyasallara az maruz kalma, radyasyondan korunma, günlük enerjiden gelen yağ oranının yüzde 30 un altında olması, bol taze sebze-meyve tüketimi ve posadan zengin diyet ile beslenme ise kanser riskini azaltmaya yardımcı oluyor.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren

Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren

Sağlıklı ve dengeli beslenmenin yanı sıra düzenli egzersizin de fiziki ve mental sağlık için çok önemli olduğunun altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, kanser riskini azaltmak için 7 beslenme tavsiyesinde bulundu:

  • Yeterli ve dengeli beslenmeli, öğünlerde tüm besin gruplarından yiyeceklerin yer aldığı dengeli menüler hazırlanmalı.
  • Günde en az 5 porsiyon sebze veya meyve tüketilmeli. En az 2 porsiyonu yeşil yapraklı sebzeler veya portakal, limon gibi turunçgiller olmalı.
  • Rafine tahıllar ve saf şeker yerine tam taneli tahıllar tercih edilmeli.
  • Özellikle yağ içeriği yüksek ve işlenmiş kırmızı et tüketimi sınırlandırılmalıdır. Kırmızı et yerine balık, tavuk, kuru baklagiller tercih edilmeli.
  • Yağ alımının azaltılması için yemekler az yağla pişirilmeli, et yemekleri yağ eklenmeden kendi yağları ile pişirilmeli, kızartma, kavurma gibi pişirme yöntemleri yerine haşlama, ızgara, fırında pişirme yöntemleri tercih edilmeli.
  •  Kansere karşı tek tip beslenmeden kaçınmak gerekiyor. İster doğal ister işlenmiş gıda olsun aşırı tüketim her zaman zarar verir.
  • Pek çok hastalığın ve kanserin sebebi fazla kaloridir. Bu nedenle sebze ve meyve tüketilmeli, günlük 25-30 dakika yürüyüş yapılmalı, sigarada uzak durulmalı ve beden kitle indeksinin normal standartlarda yani 18-25 arasında tutulmasına özen gösterilmeli.

Duru Pratik’den Bezelye

Duru Pratik’den Bezelye

Duru Pratik ailesinin yeni ürünü “Duru Pratik Bezelye”, sofralara hızlı, sağlıklı ve pratik çözümler sunuyor.

Duru Bulgur’un inovatif ürün grubu Duru Pratik, Duru Pratik Bezelye ile portföyünü zenginleştirdi. Haşlanmış fasulye, haşlanmış kırmızı fasulye, haşlanmış nohut, haşlanmış börülce, haşlanmış aşurelik buğday ve haşlanmış mısırdan oluşan ürün ailesine yeni katılan haşlanmış bezelye, lezzet ve sağlığı bir arada sunuyor.