Yazılar

Pause ile “10 Soruda”nın konuğu Serhan Akıncı oldu

Pause ile “10 Soruda”nın konuğu Serhan Akıncı oldu

Pause Dergi ile “10 Soru”nun konuğu eğlence hayatına yön veren başarılı işletmeci ve Goose Kuruçesme’nin kurucu ortağı Serhan Akıncı oldu.

1- İşletmede olmazsa olmaz kural nedir?

İşletmede olmazsa olmazları, misafir memnuniyeti ve işletmenin tam bir aile ortamı sağlaması ve süreklilik arz etmesidir.

2- İyi işletmeciyi tarif eder misin?

İyi bir işletmecinin tarifi öncelikle yüz kaslarının iyi çalışması. O işe adanmışlık. Tüm konulara hakım olması, misafirin ruhuna dokunması, işletmeyi her zaman hazır tutması ve misafirin kendini iyi hissetmesini sağlamasıdır.

3-Eğlence veya yeme sektörün şimdi ki trendi nedir?

Eğlence ve yeme sektöründe trend her dönem hızlı geçişler yapıyor.  Şimdilerde eğlence kendi semt hayatında devam etmeye başladı. Hatta aynı şekilde yemek kültürü de. Bunun dışında paylaşımlı, ortaya tadımlık tapaslar trend olmuş durumda.

4- En iyi yemek ve en iyi eğlence hangi ülkede?

En iyi yemeğin farklı mutfak kültürleri barındırdığı için Londra diyebilirim. Eğlence olarak da Barcelona benim tercihim.

5- En Popüler mutfak?

Asya, Peru ve Uzakdoğu tüm dünyada tercih edilenler arasında.

6-En Popüler içki?

Dünyada Classic kokteyllere tekrardan dönüş hareketleri var. Negroni, Margarita, Oldfashıoned kokteyller şu aralar çok popüler. Bunun yanı sıra standart içkiler halen popülerliğini korumaya devam ediyor

7-Trendleri kim belirliyor?

Dünya da her dönem yeme-içme eğlence trendleri değişiyor. Bir akım öncüleri ve trendy sağlanarak popüler hale geliyor.

8-Hayalindeki mekandan bahseder misin?

Hayalimdeki mekandan bahsedersem öncelikle konfor alanı rahat olan, her saat gelinebilen, istediğin kıyafeti giyebildiğin, life style kodları yüksek olan, güler yüzün hakim olduğu işletmelerim her zaman beni mutlu etmiştir. Örneğin goose 🙂

9- Müşterileri bir görüşte analiz edebilir misin?

Mesleki yaşanmışlık ve tecrübe misafirler ile ilgili bir çok detayı önceden kestirebilme yeteneği sağlayabiliyor.

10-Kariyerinden bahseder misin?

Turizm otelcilik mezunuyum. Yaklaşık 20 yıldır sektörün içeresinde yer almaktayım. Öncelikle girişimci ve yenilikçi ruhumdan dolayı birçok ülkeyi gezerek konseptleri araştırma fırsatım oldu. Bununla beraber Asmalı Mescid Uplounge ile başlayıp yine aynı grupta bulunan Lılu ve Torro, Hardal markalarının işletmeciliğini yaptım sonrasında Arnavutköy Hudson, Bomonti İsola ve şuan ki Goose Kuruçesme’nin kurucu ortaklarından biriyim.

20 soruda ben köşesinin konuğu Bilge Kuru

Bilge Kuru

1-Savurganlık yaptığınız olur mu? Hayatınızda havalı gösterişli ama “bu benim ilk savurganlığım” diyebileceğiniz ne var?

Savurgan olmamaya çalışıyorum özellikle şu dönemde. Evinin ve çocuklarımın kontrolü ve gelecekleri benim kontrolümde olmasının çok büyük etkisi var. Onlar için doğru seçimler ve yatırımlar yapmaya dikkat ediyorum. Ama hala onlara hayır deme konusunda pekte başarılı sayılmam.

 

2-Kendinle yüzleşir misin?

Yapılan her hata ve başarıda yüzleşiyorum tabi ki. Hatanın hiçbir zaman tek taraflı olmadığını bilecek yaşta ve tecrübedeyim. Karşımdaki hatalıydı demek ve bu şekilde açıklama getirmek bence işin kolay yolu. O yüzden bende ne hata vardı da bu oldu diye kendime sorarım. Bu durum başarılarımda da aynı şekilde… Hep yanlış bir şey için yüzleşmemek gerek. Kendinle başarında da yüzleşip kendini takdir edip, “evet” bir sonraki diyerek ruhunu motive etmek çok önemli…

 

3-Keşke yapsaydım dediğiniz oldu mu? Ne için düşündünüz?

Hayatta keşke dememeyi öğrendim bu seni geri taşıyan bir şey. Hayırlısı diyor ve yola devam ediyorum.

 

4-İnsanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığınızı düşünüyorsunuz

Bunu benim cevaplamam ne kadar doğru olur bilemedim. Bence beni tanıyan biri olarak siz cevap vermelisiniz.

 

5-Size bile garip gelen bir huyunuz var mı?

Var. İnsanlara her seferinde güvenmek saçma ama yenemediğim tek huyum. Onların sıkıntılarını özümsüyorum. Halbuki her insanın vefalı olmadığını defalarca test etmeme rağmen… Aynı hataya düşüyorum.

 

6-Neyi romantik bulursunuz?

Değer verilmeyi! Bunun dışındaki her şey show business bence.

 

7-En çok neyi harcıyorsunuz: giysi, parfüm veya başka herhangi bir şey?

Şu sıralar seyahat… Seyahat, beni çok rahatlatıyor. Her gezdiğim ülke, şehir benim hayata ve dünyaya olan bakışıma çok şey kattığını düşünüyorum.

 

8-En büyük, en tuhaf korkunuz nedir?

En büyük korkum aileme gelebilecek zararlar.

 

9-Sınırsızca yaptığınız bir şey var mı?

Şuan yalnızca çalışmak… Sıkıntılarımdan yada problemlerimden beni uzaklaştıran en büyük terapi… Bu denli çalışmamın da karşılığında güzel işler çıkınca mutlu oluyorum.

 

10-Ünlü biri olmak sizce nasıl bir durum?

Ünlü biri olduğumu düşünmüyorum. Benim için ünlü demek kitleleri peşinden sürükleyen biraz daha showbusiness yapan insanlar. Ben işkadını ve bir anneyim.

 

11-Ünlülerin etkileyici olduğuna inanıyor musunuz?

Tabi ki! Etki alanları çok kuvvetli. Önemli olan bu özelliklerini kitleleri doğru şeylere yönlendirerek topluma faydalı olabilmeleri…

 

12-Aksanını iyi bildiğiniz başka hangi dilde konuşuyorsunuz?

İkinci dilim İngilizce.

 

13-Hayatta yedek planlarınız var mıdır?

Hayatta artık planlarım yok.  Sen plan yaparken hayatta kendi planlarını yapıyor. O yüzden hayatın benim için yaptığı planları en sağlıklı ve mutlu bir sekil de yaşamayı tercih ediyorum.

 

14-Şuan da sizinle ilgili; benim ve hiç kimsenin bilmediğim bir şeyi bana söyleyebilir misiniz?

Düşündüm ama yok.

 

15- Süper gücünüz olsaydı ne yapmak isterdiniz?

Her şeye yetişebilecek hıza sahip olmak isterdim. Çok programlı biriyim Bazen bana 24 saat bile yetmiyor.

 

16-Kahramanlarınız var mıdır?

Tek kahramanım babam ve annem.

 

17-Hayattaki altın kuralınız nedir?

VEFA… Ahde Vefası olmayan insandan uzak duracaksın.

 

18-Yemek yapar mısınız? Yapabildiğiniz en güzel yemek nedir?

Yemek yapmayı çok severim. İkİ çocuk annesi olarak en keyif aldığım şeylerden biride onların sevdikleri yemekleri yapmak.

Eğer bana sorarsanız Arap kökenli olmamdan dolayı en güzel sarma yaparım. Ama yemeklerimi yiyenlerin farklı birçok görüşü var.

 

19-Hangi şehri sever ve yaşamak istersiniz? Ve neden?

Galiba Miami. Dünyanın birçok ülkesini gezmeme rağmen Miami benim en rahat ettiğim şehir. Belki 1.5 yıl okumak için orada yaşamamdan kaynaklanıyor.

 

20-En sevdiğiniz yâda maceralı tatili nerede geçirdiniz?

Uzakdoğu seyahatimdi. Thailand, Honkong, Thaiwan, Güney Kore bu bölgelere 6 ay boyunca gezdim. Orda yaşadıklarım, farklı kültürlerin hoşluğu beni çok etkiledi. Çok eylendim ve çok iyi hayat tecrübelerimde oldu.

 

 

Tolga Atalay ile Chef&Chef konuğu Loggia ve The Woods’un şefi Cenap Varol…

“Tazelik ve mevsimsel değişkenlik benim ruhumda var”

Pause City’s Dergi’nin Chef&Chef konuğu şimdilerde Loggia ve The Woods’un şefi Cenap Varol… Şef Cenap Varol ile kariyeri ve hedefleri hakkında samimi bir röportaj yaptık. Keyifle okumalar.

—Cenap Şef kendini okurlarımıza tanıtır mısın?

Mutfağa tutkum ilkokul sıralarındayken başladı.  Çocuk yaşta alınacak kararlar gibi görünmese de eğitimimi bu yönde şekillendirdim. 1990ların başında Etiler otelcilik okulunda okudum. Sonrasında Abant İzzet Baysal aşçılık bölümünde okudum. Ardından Anadolu Üniversitesi işletmecilik ve Turizm otelcilik bölümlerinde eğitimimi sonlandırdım.

—Kariyerinde ilk iş tecrübeni doğru kronolojide paylaşır mısın?

The Marmara İstanbul’da stajyer olarak iş hayatıma başladım. 2000’lerde Swissotel Bosphorus’da devam ettim. Askerlik sonrası Conrad İstanbul ve Bosphorus Four Season Oteli’n açılışını gerçekleştirdim. 2010 sonrasında Grand Hyatt İstanbul Otel’de Executive sous Şef olarak hizmet verdim. 2013’lerde Shangri-La Bosphorus Oteli’n açılışında yine Executive sous Şef olarak devam ettim. 2014 ve 2018 yılları arasında Accord grubunda orta ve ekonomik oteller segmentinde Grup Executive Şef olarak 21 otelin yönetimine hizmet ettim. Şu anda “Loggia” isminde bir İtalyan restoranı ve “The Woods” yeni nesil bistro grill tarzında iki işletmenin Executive Şef i olarak kariyerimi devam ettiriyorum.

—İtalyan lezzetlerinde uzmanlığın ne zaman yoğunlaştı?

Şef Fabio Brambilla’nın yanında 5 yıl birlikte çalıştım. Onun ustalığında çok şey öğrendim. Bunun dışında birçok İtalyan Şef ile beraber çalışmalarım oldu. Bunların arasında birkaç tanesi Şef Moreno Polverini, Şef Roberto Cannatta gibi bir sürü değerli şefler hocam oldu.

—Uzakdoğu mutfağında da marifetlisin. Neden ve nasıl Uzakdoğu süreci başladı?

Swissotel döneminde Japon şeflerden gerçek Japon lezzetlerini öğrenme şansım oldu. Ayrıca Çin mutfağı deneyimlerim Swissotel’de başladı. Filipinler’de Sofitel Manila’da deneyimim devam etti. Shangri-La Bosphorus’ta 14 ayrı Uzakdoğu şefiyle yoğun bir workshop ve iş geliştirme süreci yaşadım.

—Hem otel hem piyasa tecrüben var yani bu sana ne katıyor?

Otelciliğin verdiği en büyük avantaj kaliteli şeflerle çalışma imkanı oldu. Yurtdışı eğitimleri ve deneyimleri yaşamak ayrıca kurumsal yeme-içme işletme sistemini benimsemek ve uygulamak oldu diyebilirim. Piyasa işletmeleri ise her segment müşteriye hizmet etmek, piyasa lezzeti dediğimiz bire bir yerel misafirlerimizin damak tadına uyumlu tatlar kurgulamak yönünde bana çok şey kattı.

—Genç şeflere yaratıcı şef olma hakkında bir metodoloji verir misin? Aslında  artık sende orta yaşa doğru adım atıyorsun.

Devamlı eğitim ve güncellenmek, olayı hep bir üretim mesleği olarak görmek, sosyal medya gibi yeni nesil markalama yöntemlerine güvenmemek, 0 ego sahibi olmak. Devamlı yemek içmek deneyimlemek ve farklı lezzetleri keşfetmek.

—Bana “Loggia” ve “The Woods”ta unik ve tekel olan birer lezzeti anlatır mısın?

Aslında Loggia klasik bir İtalyan restoranı burada gerçek Napoli pizza hazırlıyoruz. Napoli pizza son yıllarda Napoli den çıkarak ülkemize de ulaştı. Fakat biz ürün melezleştirmeden gerçek bol soslu, suda mozzarellayı ve yumuşak ekşi mayalı hamuru ile taş fırında hazırlıyoruz. Loggia da tiramisudan gelato dondurmaya birçok özgün lezzet var. Yine sebze özütlü risottolarda da iddialıyız. The Woods ise kendi tasarımız olan bize özel bir odun ateşi isleme sisteminde çok farklı lezzetler sunuyoruz. İslenmiş somonumuz, etlerimiz ve daha bir sürüsü şey… İtalyan eriştelerimiz bile islenmiş sunuluyor. Izgara sebze, kırmızı et, deniz mahsulü ve beyaz et anlayışımız çok farklı. Bir de aslında nerede ise unik veya tekel diyebileceğimiz çanak lezzetler mevcut. 6 ayrı ev yapımı sos hazırlıyoruz.

—Sen bir menü veya tabağın hikayesinde yola çıkarken bu süreç nasıl oluyor? İlham nereden hangi an çıkıyor?

Tazelik ve mevsimsel değişkenlik benim ruhumda var. Dışarıdan hazır ürün en az seviyede alırım. Bu ham madde ve mevsimsel ürün felsefesi bana aslında otomatikman yaratma ve düşünme altyapısını oluşturuyor. Bence klasiğin dışına çıkıp kalıcı ve sürdürülebilir bir yenilik katmak çok zor ve günler alabilen bir süreç.