Yazılar

Titanic Hotels Group Hijyen Manifestosunu açıkladı

Titanic Hotels Group Hijyen Manifestosunu açıkladı

Titanic Hotels Group, COVID-19 Pandemisi ve daha sonra oluşabilecek diğer salgın riskleri nedeni ile yeni bir derinlemesine temizlik ve dezenfeksiyon prosedürünü devreye aldığını duyurdu. Aldığı tüm hijyen ve temizlik önlemlerini “Safe Touch – Hijyen Manifestosu” adı altında açıkladı.

Yaşanan pandemi sürecinin hemen başında oluşturduğu “Merkezi Pandemi İzleme Kurulu” ile gündemi ve gelişmeleri devamlı takip eden Titanic Hotels Group, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Konaklama Sektörü ile ilgili yayınları ve T.C. Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun açıklamaları ve tavsiye kararları ile yüzlerce detaydan oluşturulan yeni hijyen prosedürünün bir özeti olan “Safe Touch – Hijyen Manifestosu” nu hazırladı. Tüm mevcut sağlık ve güvenlik süreçlerini kapsamlı bir şekilde gözden geçiren Titanic Hotels Group, misafirlerinin check-in’den check-out’a kadar güvenliğini ve içlerinin rahat etmesini sağlamak amacıyla uzmanlardan oluşan bir ekiple çalıştı.

 

Hazırlanan temizlik ve hijyen protokolleri, Titanic Hotels Group’un Türkiye ve Almanya’da işletmekte olduğu tüm otellerinde uygulanarak “Safe Touch” damgasıyla temizlik, dezenfeksiyon ve hijyen garantisi sunuyor.

 

Safe Touch – Hijyen Manifestosu çerçevesinde; tüm girişlerde dezenfektan üniteleri, kişisel koruyucu ekipman, temizlik ve dezenfeksiyon sıklığının artırılması ve kaydedilmesi, toplantı ve etkinlik mekanları dahil otellerin her alanında sosyal mesafe uygulanması, hastalık kontrol ve korunma merkezleri, T.C. Sağlık Bakanlığı veya Dünya Sağlık Örgütü tavsiyeleri ve sağlık yönlendirmeleri, gıda güvenliği standartlarının vurgulanması, çalışanlara kapsamlı eğitimler verilmesi olarak sıralanabilir. Titanic Hotels Group’un geliştirilmiş temizlik ve dezenfeksiyon standartları, global hijyen çözümleri sunan Diversey şirketi iş birliği ile geliştirildi, sınıfının en iyisi temizlik ve hijyen çözümleri ile harmanlayarak ve güçlendirilmiş protokoller ve sağlık hizmetine yönelik patentli teknolojiler ile pekiştirildi.

 

Misafirlerimizin sağlığı ve konforu bizim için önemli diyerek açıklama yapan Titanic Hotels Group Genel Direktörü Gökhan Özbatır “Otellerimizin bulunduğu Türkiye ve Almanya’da, dünya çapında yaşanan Covid-19 pandemisi nedeni ile oluşan olağanüstü durumdan, hızlı şekilde normalleşme sürecine geçildiği görülüyor. Her iki ülkenin de sağlık sistemlerinin bu tür durumlar için son derece hazırlıklı ve çok yeterli olması önemli bir etken. Tüm otellerimizin bulunduğu lokasyonlar merkezi ve tam teşekküllü sağlık kurumlarına ulaşımları çok kolay. Resort Otellerimizde dünyaca ünlü MEMORIAL Sağlık Grubu ile iş birliği yapıyoruz ve bu otellerimizde doktor hizmetimiz bulunuyor. Olası vaka durumlarında eylem planlarımız hazır.” dedi.

 

Özbatır; “Misafirlerimiz ve çalışanlarımız için temiz ve güvenli bir ortam sunma taahhüdüyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tüm bunlara ilave olarak Türkiye Cumhuriyeti yetkili otoriteleri tarafından belli kriterler kapsamında oluşturulmasına karar verilen ve dünyada bir ilk olacak ve Turizm işletmelerine uluslararası kabul görmüş firmalar tarafından verilecek salgınlarla ilgili Hijyen Sertifikasyon programına desteklerimiz de sürmektedir” diyerek sözlerini sürdürdü.

 

Misafir&Misafir, Misafir&Çalışan ve Çalışan&Çalışan ilişkilerinin son derece önemli olduğunun altını çizen Titanic Oteller Grubu, bu bilinç ile en hijyenik ve güvenli şekilde misafirlerini yeni hikayelerde buluşmaya davet etti.

 

Bodrum’da normalleşme çalışmaları

Bodrum’da normalleşme çalışmaları

Bodrum Belediyesi, normalleşme takviminin açıklanmasıyla birlikte 11 Mayıs Pazartesi gününden itibaren Bodrum’da faaliyetlerine yeniden başlayacak olan toplam 527 adet berber/kuaför ve güzellik salonu için harekete geçti.

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, pandemi sonrası normalleşme sürecini 11 Mayıs Pazartesi günü itibariyle başlatacaklarını açıkladı. Normalleşme takvimine göre Bodrum’da ilk olarak berber, kuaför ve güzellik salonlarının faaliyetlerine başlayacağını belirten Başkan Aras, açılacak tüm işyerlerinin Belediye ekiplerince düzenli olarak dezenfekte edileceğini ve talepte bulunan işyerlerinin koruyucu maske ihtiyaçlarını karşılayacaklarını söyledi. Dezenfeksiyon çalışmalarının düzenlikli aralıklarla devam edeceğini kaydeden Başkan Aras,  10 Mayıs tarihinden itibaren sokağa çıkma kısıtlaması sınırlı olarak kaldırılan 65 yaş ve üzeri vatandaşların maskelerini de pandemi döneminde olduğu gibi vermeye devam edeceklerini belirtti.

Mercedes-Benz Türk, tüm imkânlarını COVID-19 mücadelesi için kullanıyor

Mercedes-Benz Türk, tüm imkânlarını COVID-19 mücadelesi için kullanıyor

Mercedes-Benz Türk, yeni tip koronavirüs COVID-19 salgını sebebiyle ortaya çıkan medikal malzeme ihtiyaçlarına iki farklı pleksi kabin üreterek destek veriyor.

Şirketin Hoşdere Otobüs Fabrikasında üretmeye başladığı 50 adet numune alma kabini ve Aksaray Kamyon Fabrikasında üretmeye başladığı 100 adet entübasyon kabini, Sağlık Bakanlığına bağışlanarak ihtiyaç duyulan hastanelere teslim ediliyor.

Mercedes-Benz Türk’ün ana şirketi olan Daimler de dünyanın farklı ülkelerinde yeni tip koronavirüse karşı desteklerini aralıksız sürdürüyor. Almanya’nın farklı kentlerindeki ulaşım ihtiyaçları için araç tahsisi gerçekleştiren şirket 110.000 adedi aşkın maske desteği de sağladı. Uzun yıllardır 3D yazıcı teknolojisini kullanan Daimler, 3D yazıcı ağını yıllık 150 bin adetlik medikal ürün üretimi için de devreye alıyor.

Toplumun %42’si koronavirüs salgınının 6 aydan daha uzun sürede kontrol altına alınabileceğini düşünüyor…

Toplumun %42’si koronavirüs salgınının 6 aydan daha uzun sürede kontrol altına alınabileceğini düşünüyor…

Son dönemde Koronavirüs salgını yine en önemli sorunumuz olsa da Ekonominin en önemli sorun olarak belirtilmesi de yükselişte. Diğer dikkat çekici bir bulgu salgının sona ermesine yönelik öngörülerimizin zaman geçmesine rağmen daha da uzayacağı yönünde olması… Ipsos’un Koronavirüs Salgını ve Toplum Genel Kamuoyu Araştırmasına göre toplumun %42’si salgının 6 aydan daha uzun sürede kontrol altına alınabileceğini bekliyor, bu oran bir önceki dönem %39’du. Bu bulguyu destekleyen diğer bir sonuç da her 4 kişiden 3’ünün Koronavirüs salgının sona ermeyeceğini ancak kontrol altına alınacağını ve bu şekilde hayatımıza devam edeceğimiz görüşüdür. Yine bir önceki döneme bakıldığında bu görüşün 12 puan arttığı görülüyor. Hem sürenin uzun sürecek olması hem de kontrol altına alınabileceği görüşü bundan sonraki hayatımızın da eskisi gibi olmayacağını gösteriyor; toplumun %74’ü salgın sonrası hayatlarının radikal bir şekilde değişeceğini düşünüyor.

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik Türkiye’nin en önemli sorunu ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Olağanüstü dönemler yaşanmadığı sürece bir ülkenin en önemli sorunlarının ekonomik, eğitim, altyapı gibi konularda olmasını bekleriz. Türkiye’de de geçmiş yıllarda bundan farklı bir durum olmamıştı aslında. Terör olaylarının yükselişe geçtiği dönemler haricinde genelde ülkenin en önemli sorunu olarak ekonomi öne çıkar. Ekonomi derken, enflasyon, hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, işsizlik sorunu gibi alt başlıkların tamamını kastediyorum. 2015-2018 arasındaki süreçte yaşanan terör olayları nedeni ile o dönemdeki araştırmalarımızda ülkenin bir numaralı sorunu olarak terör belirtiliyordu. 2018’den itibaren ise enflasyonda ve döviz kurundaki yükseliş ile ekonomi yeniden ülkenin en önemli sorunu konumuna geldi.

Mart ayında ise ilk yeni koronavirüs vakasının ülkemizde görülmesinin ardından ise tüm Dünya ile birlikte ülkemizin de en önemli sorunu salgın oldu. Hem de geçmişte ne ekonomi ne de terörün olmadığı kadar baskın bir şekilde vatandaşların gündemine oturdu. Salgın, her dört kişiden üçü için ülkemizin en önemli sorunu. Bu araştırmayı yürüttüğümüz yıllar boyunca herhangi bir problemin vatandaşların gündemini bu derecede işgal ettiğine tanık olmamıştık.”

Ipsos Koronavirüs Salgını ve Toplum Genel Kamuoyu Araştırmasına göre; haftalar, aylar ilerledikçe hem ülkemizde hem de Dünya’da salgının sona ereceği tarihe dair daha karamsar beklentiler gözlemleniyor. İlk hafta salgının birkaç ay içinde sona ereceğini düşünenlerin oranı %45 idi, buna karşılık 6 aydan uzun süreceğini düşünen daha karamsar denilebilecek kesimin oranı %24 idi. Haftalar ilerledikçe salgının birkaç aya kadar biteceğini düşünenler %35’e gerilerken, 6 aydan uzun süreceğine inananların oranı %42’ye yükseldi. Ipsos tarafından Dünya’nın diğer ülkelerinde yapılan araştırmalarda da benzer şekilde yaz aylarından önce veya yaz mevsimi içinde sona ereceğini düşünenlerin oranı azalırken sonbaharda veya yıl sonuna doğru sona ereceğini düşünenlerin oranı yükseliyor.

Koronavirüs Salgını Sonrası ve sona ermesi gibi iki başlıkta elden edilen bulgulara bakıldığında: Salgının sona erdiğine dair bir açıklama yapılırsa ne düşünürsünüz sorusu önemli bir soru olarak görülüyor. Çünkü aslında bu soruya verilen yanıt salgın sonrasında insanların tutum ve davranışlarına dair bir ipucu veriyor. Ipsos Koronavirüs Salgını ve Toplum Genel Kamuoyu Araştırmasına göre insanların çok büyük bir kısmı, dörtte üçüne yakın bir kısmı, böyle bir açıklama yapılsa dahi bunun salgının tamamen bitmediği ancak kontrol altına alındığı anlamına geleceğine inanıyor. Ve bu nedenle de bazı önlemlerin hayatımızda kalmaya devam edeceği düşüncesi hakim. Bu aslında insanların birey olarak da bir süre daha, belki kesin tedavi/aşı bulunana dek önlem almaya devam edeceklerinin bir göstergesi.

Ipsos’un Koronavirüs Salgını ve Toplum Genel Kamuoyu Araştırmasında, “Koronavirüs salgını bir süre sonra sona erse bile hayatımızın radikal şekilde/çok ciddi bir şekilde değiştiğini düşünüyor musunuz?” Diye de soruldu. Salgın sonrası hayata dair ipucu veren bu soruya yanıtlar; Salgının bittiği duyurusuna verilecek tepkinin sorulduğu yanıtlar ile tutarlı bir şekilde, salgın bitse dahi hayatımızda radikal etkiler, değişimler bırakacağını gösteriyor. Salgının yarattığı sağlık tehdidi ve tüm bu yaşananların sebep olduğu ekonomik krizin hayatlarımızda önemli değişikliklere yol açacağını düşünenlerin oranı haftalar ilerledikçe de artıyor.

 

Evde vakit geçirmek tüketim alışkanlıklarını da değiştirdi

Evde vakit geçirmek tüketim alışkanlıklarını da değiştirdi

Tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle hepimiz evimizde normalden daha çok zaman geçiriyoruz. Bu nedenle de tüm ihtiyaçlarımızı online alışveriş ile karşılamaya başladık, mutfak kültürümüzü deneyimselleştirdik. Koronavirüs ile değişen satın alma alışkanlıklarını online mağazasındaki gelişmelere göre değerlendiren Kahve Dünyası, bugünlerde online mağaza müşterilerinin genellikle pasta, kek ve çikolatalı tatlı yapımında kullanılan kuvertür ve para çikolata tercihinde geçtiğimiz döneme göre önemli bir artış yaşandığını açıkladı.

The House Hotel Bomonti çalışanları yaşlılar için görevde

The House Hotel Bomonti çalışanları yaşlılar için görevde

Bomonti’deki butik otel markası The House Hotel Bomonti, Korona Virüs salgını sebebiyle dışarıya çıkamayan semt büyüklerinin market ve eczane gibi ihtiyaçlarını gidermek için kendi otel çalışanlarını görevlendirdi.

The House Hotel Bomonti, civarda yaşayan, market, eczane veya doktora gitmek için dışarı çıkmaya ihtiyaç duyan, semt büyüklerine destek olmak için kendi otel çalışanları ile hizmet vermeye başladı. Korona Virüs (Covid-19) salgını sebebiyle içinde bulunduğumuz bu zor dönemde restoran çalışanları, kat görevlileri ve hatta danışmadaki otel yetkilileri ile Bomonti’nin büyüklerine destek veren The House Hotel Bomonti, bu süreçte oteli arayanların yardımına koşmaya devam edecek.

Bomonti civarında yaşayan ve yardıma ihtiyacı olan büyüklerimiz, aşağıdaki numaradan veya mail adresinden The House Hotel Bomonti çalışanlarını arayarak destek isteyebilirler.

Tel: +90 536 566 77 48 Email: bomonti.reception@househotels.com

Samsung, beraber olmanın önemine dikkat çekiyor

Samsung, beraber olmanın önemine dikkat çekiyor

Samsung, koronavirüs salgını nedeniyle evlerimizde kalmak zorunda olduğumuz şu günlerde asıl önemli olanın sevdiklerimizle beraber vakit geçirmek olduğuna dikkat çekiyor.

Samsung yeni reklam filminde insanların hayatını ve birbirleri ile iletişimlerini kolaylaştırmak için ürünlerini geliştirdiğini vurgularken onları anladığını ve bugünlerde de yanlarında olduğunu mesajını veriyor. Samsung teknolojilerinin insanları nasıl bir araya getirdiğini aktaran reklam filminde, bu zorlu günlerde evlerinde kalan insanların birçok şeye hasret kalsa da asıl önemli olanın her koşulda sevdikleriyle beraber vakit geçirebilmek olduğuna dikkat çekiliyor. Samsung bunun için ise her zaman fiziksel olarak aynı yerde olmanın da gerekmediğini teknolojilerinin her an ve her koşulda insanları bir araya getirdiğini de bir kez daha hatırlatıyor.

 

Vakko’dan 3 milyon maske

Vakko’dan 3 milyon maske

Vakko, Türkiye’nin Covıd-19 salgını ile devam eden mücadelesinde sağlık çalışanlarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere maske üretim kapasitesini artırıyor. Bu amaçla yeni bir yatırım yapan Vakko, tam otomatik makineler ile sterilize koşullarda üretilen 3 milyon adet maskeyi T.C. Sağlık Bakanlığı’na teslim etmeye hazırlanıyor.

Vakko Yönetimi, “Tüm dünyada devam eden bu eşi benzeri görülmemiş salgınla mücadele etmek için gece gündüz mesai yapan sağlık çalışanlarımızın ihtiyaçlarını gözetmek ve karşılamak öncelikli görevimiz. Türkiye’nin salgınla mücadelesi kapsamında başlatılan seferberliğe katkıda bulunmaya, ihtiyaçlar doğrultusunda biz de mevcut kaynaklarımızı artırarak devam ediyoruz. Vakko Üretim Merkezi’nde kurulum süreçleri tamamlanarak önümüzdeki hafta itibariyle faaliyete geçecek olan yeni makineler, Sağlık Bakanlığımıza teslim edilmek üzere 3 milyon maske daha üretecek. Bu süreçte büyük özveriyle sahada emek veren tüm çalışanlarımızla gurur duyuyor ve sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz” sözleriyle salgına karşı verilen mücadeleye sağladıkları destek hakkında açıklamada bulundu.

Vakko Yönetimi tarafından yapılan açıklamada ayrıca, maske üretim sürecinde görev alan tüm personel için en yüksek sağlık koruma önlemlerinin alındığının ve kullanılan materyallerin ilgili makamlar tarafından onaylanan kıstaslara uygun şekilde üretildiğinin altı çiziliyor.

Sağlık çalışanlarına destek

Sağlık çalışanlarına destek

Domino’s ve Yemeksepeti sağlık çalışanlarına 3 Milyon TL değerinde 150 bin adetlik pizza desteği! Domino’s ve Türkiye’nin online yemek sipariş platformu Yemeksepeti, ülkemizin sağlığına kavuşması için gece gündüz çalışarak büyük emek veren sağlık çalışanları için önemli bir iş birliğine imza attı. Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen yurt çapındaki 24 pandemi hastanesi çalışanlarına, toplam 3 Milyon TL değerinde, 150 bin adetlik ücretsiz pizza gönderimi yapıyor.

La Vache Qui Rit’den büyük bağış

La Vache Qui Rit’den büyük bağış

Bağış kapsamında Bel Grup dahilinde 4 bini aşkın çalışan, 20 ülkede 12 fabrika seferber olarak bir günlük üretim olan yaklaşık 20 milyon porsiyonu hibe ediyor.

Sağlık çalışanları her gün, toplumumuzun sağlığını ve yaşamı kökten etkileyen küresel COVID-19 salgınıyla mücadele ediyorlar. La Vache Qui Rit markası da bu mücadelede onların yanında yer almak üzere önemli bir adım atıyor.

Bu uluslararası girişim, Fransa ile birlikte Türkiye’nin de içinde bulunduğu 20 ülkedeki üretim tesislerini kapsıyor. Bu bağlamda Türkiye’de toplam 500 bin üçgen porsiyon La Vache Qui Rit, AHBAP Derneği aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaşacak.

BEL Grup Türkiye CEO’su Aytekin Yıldız, dayanışmanın önemine vurgu yaparak şunları söyledi: “Bu eşi görülmemiş salgını önlemek için canla başla çalışan sağlıkçılarımız ve toplumun ihtiyaçlarını karşılamak için gayret gösteren ekiplere minnettarız. Bu zor dönemde ihtiyaç sahiplerine bir nebze katkıda bulunmaktan mutluluk duyuyoruz. Uluslararası kolektif çabamızın bir parçası olan herkesi cesareti ve bağlılığından dolayı tebrik ediyorum. Markamız, zor zamanlarda toplumun ihtiyaçlarına karşılık vermek üzere pozitif ruhun değerlerini taşıyor.”