Yazılar

 Kamuoyu tam kapanma istiyor

 Kamuoyu tam kapanma istiyor

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırmasının 51. dönem verileriyle vatandaşların; kontrollü normalleşmeye, tam kapanmaya verdikleri destek düzeyleri, akşam sokağa çıkma yasaklarının devam etmesi, hafta sonu sokağa çıkma kısıtlamalarının tüm illerde uygulanmasına yönelik görüşleri, Ramazan ayında uygulanacak yasaklar ile beraberinde yeme içme yerlerinin kapanmasına yönelik değerlendirmelerine yer verildi.

KAMUOYU TAM KAPATMA UYGULANMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR… Vaka ve ölüm sayılarının çok ciddi derecede artmasıyla birlikte kamuoyunda kapanma tartışmaları da başladı. Bu hafta hükümetin bu konuda bir karar alıp almayacağı merakla bekleniyor. Ipsos’un son dönem araştırmalarında tam kapanmaya yönelik kamuoyu desteğini anlamayı hedeflendi. Her 4 vatandaşın 3’ü salgınla mücadele kapsamında, en az 15 gün sürecek şekilde temel ihtiyaçlar dışında sokağa çıkma kısıtlaması diğer bir ifadeyle tam kapatma uygulamalı mı sorusuna evet cevabı verdiği görüldü.  Vatandaşlar; bu tür sert tedbirler alınmadan vaka artışının önüne geçilemeyeceği konusunda hemfikir. Bu beklenti ancak toplumda aşının yaygınlaştırılması ile kırılabilir.

 TOPLUMUN DÖRTTE ÜÇÜ RAMAZAN BOYUNCA HAFTASONLARI SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINI DOĞRU BULUYOR… Ipsos; Ramazan ayında hafta sonları tüm Türkiye’de sokağa çıkma yasağı uygulanacağına ilişkin açıklamanın kamuoyu tarafından nasıl değerlendirildiğini araştırdı. Buna göre, vatandaşların %75’i Ramazan ayındaki bu uygulamaya destek verdiğini ifade ediyor. Uygulamayı yanlış bulduğunu söyleyenlerin oranı %18 düzeyinde. Hafta sonu yasaklarının tüm Türkiye’de uygulanması gerektiğini ifade edenlerin Ramazan ayında bu beklentilerinin karşılandığı anlaşılıyor.

 HAFTASONU SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASININ GENİŞLETİLMESİ DESTEK GÖRÜYOR, HATTA ÖNEMLİ BİR KESİM TÜM İLLERDE UYGULANMASI GEREKTİĞİNİ SAVUNUYOR. Hafta sonu sokağa çıkma kısıtlamaları daha fazla destek görüyor. %40’lık kesim, çok yüksek riskli illerde yasağın Cumartesi gününü de kapsayacak şekilde genişletilmesi kararını olumlu buluyor. Buna ilaveten, %35’lik kesim bu yasağı yeterli bulmadığını tüm illeri kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini ifade ediyor. Diğer bir ifadeyle %75 hafta sonu sokağa çıkma yasaklarına destek veriyor. Sadece %7 gibi bir azınlık, hafta sonu uygulamasına tümüyle karşı çıkıyor.

YEME-İÇME YERLERİNE YÖNELİK SON DÜZENLEME VATANDAŞLARIN YARISINDAN FAZLASINDAN DESTEK GÖRÜYOR.  29 Mart tarihinde yapılan açıklamaya göre yeme-içme alanında faaliyet gösteren işletmeler tüm illerde %50 kapasite ve belirlenen kurallar çerçevesinde çalışabilecek. Ancak bu durum, Ramazan ayı için geçerli değil. Ramazan ayında müşterilerin bu işletmelere gidip

hizmet almaları mümkün olmayacak sadece paket servis hizmeti sunulacak. Bu iki karar, %65 ve %62 ile vatandaşlar tarafından destek görüyor. Ramazan boyunca paket servis uygulamasına toplumun üçte birinin karşı çıktığını not etmek gerekir.

 KONTROLLÜ NORMALLEŞME UYGULAMASINA DESTEK DÜZEYİ %35’E KADAR GERİLEDİ…  Araştırmanın saha çalışmalarının gerçekleştirildiği 2-7 Nisan tarihlerinde günlük vaka sayısı ortalama 46 bin civarındaydı… Vaka sayılarındaki bu ciddi artış, normalleşme uygulamasına yönelik kamuoyu desteğini ciddi derecede azaltmış gözüküyor. Uygulamanın başladığı ilk hafta toplumun yarısı (%50) normalleşmeyi doğru bulduğunu belirtirken, bugün oran %35’e kadar gerilemiş durumda. Normalleşmeyi yanlış bulanlarla doğru bulanlar arasındaki fark da açılmaya başladı. Normalleşmeyi yanlış bulanların oranı %49’a kadar çıktı. Vatandaşların daha sıkı tedbirler beklediğini söylemek yanlış olmaz.

HER 10 KİŞİDEN 6’SI HAFTAİÇİ AKŞAM SOKAĞA ÇIKMA YASAKLARININ DEVAM ETMESİNE ONAY VERİYOR… Hafta içi sokağa çıkma kısıtlamasına devam etme kararı toplumun yarısından fazlasında (%60) olumlu yönde karşılık buluyor. Öte yandan üçte birlik kesim hafta içi akşam kısıtlamalarının devam etmesine olumlu yaklaşmıyor..

 

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları iletti: Kademeli normalleşmenin yeniden başladığı 1 ay içinde günlük Covid-19 vaka sayılarının 4 katına çıkmış durumda, son 1 ay içinde 1 milyona yakın vatandaşımıza Covid-19 pozitif teşhisi kondu. Mevcut halde uygulanan tedbirlere destek var ancak bu gidişat tüm toplumda daha sıkı tedbir beklentisi oluşturmuş halde. Her on kişiden altısı hali hazırdaki akşamları sokağa çıkma kısıtlamasına taraftar. Keza yeme-içme mekanlarının ancak düşük kapasite ile hizmet vermesi de benzer oranda destek buluyor.

Öte yandan normalleşmeye destek %50’de %35’e geriledi. Ramazan ayı boyunca tedbirlerin sıkılaştırılacağı açıklanmıştı, tüm Ramazan boyunca hafta sonu sokağa çıkma kısıtlamasını doğru bulanların oranı ise %75. Daha kapsamlı bir karantina fikri de toplumda büyük destek buluyor. Vatandaşların %76’sı “En az 15 gün sürecek şekilde temel ihtiyaçlar dışında sokağa çıkma kısıtlaması diğer bir ifadeyle tam kapatma uygulanmalı mı?” sorumuza evet yanıtını veriyorlar.

Sayın Sağlık Bakanımız son açıklamasında hedefin Haziran sonuna kadar 40 yaş üstü vatandaşların aşılanmasını tamamlamak olduğunu belirtti. 40 yaş da dahil olmak üzere bu yaş grubunda TÜİK verilerine göre yaklaşık 32.5 milyon kişi bulunuyor. Bu da tüm nüfusumuzun yaklaşık %39’unu oluşturuyor. Bilim insanlarının toplum bağışıklığı için belirttikleri oran ise %70. Sağlık çalışanları gibi öncelikli gruplarda aşılama yapıldığını biliyoruz. Ancak yine de %70 oranına ulaşabilmek için 40 yaş üstüne ek olarak 20 milyondan fazla vatandaşımızı aşılamalıyız. Bu veriler ışığında toplum bağışıklığı seviyesine yaz sonundan önce ulaşmamızın kolay olmadığını söyleyebiliriz. Özetle aşı süreci biraz daha zaman alacak ve bu süre zarfında hem kapsamlı-etkin bir kapanma ve bireysel korunma çok kritik. Aşılama devam ederken gerek psikolojik olarak, gerekse ekonomik olarak ne kadar güç olsa da yeniden evde kalmaya başlamalıyız. Vatandaşlar olarak bu savaşta elimizdeki silahlar izolasyon, maske-mesafe-temizlik.” Dedi.

Yaz tatili beklentisi aşı olmayı pozitif etkiledi

Yaz tatili beklentisi aşı olmayı pozitif etkiledi

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırmasının 38.dönem verileriyle; Covid 19 aşısının; vatandaşın yaz tatili planlamalarına etkisi, seyahat ve konaklama süreçlerinde sağlıkları ile ilgili kaygıları ve kısıtlamaların arttırılması ile toplumda zorunlu olmayan ihtiyaçlar dışında sokağa çıkıp- çıkmama eğilimi mercek altına alındı.

Ipsos; ülkemizde koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını Koronavirüs Salgını ve Toplum Kamuoyu Araştırması ile incelemeye devam ediyor. Hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımalarını düzenli olarak takip ediyor.

Vatandaşların Üçte Biri Bu Yaz Döneminde Tatil Yapmayı Planlıyor.

Ipsos araştırmasında; vatandaşlara yaz dönemi için bir tatil planları olup olmadığını sorulduğunda, vatandaşların üçte biri (%31) tatil yapmayı planladıklarını söylerken, diğer üçte birlik kesim (%32) bu sene tatil yapmayacağını belirtti. Toplumun geri kalanın ise (%37) bu sene yaz dönemi için tatil planlarını henüz netleştirmediği görüldü. Salgının bu planlar üzerinde etkisi olduğunu kuvvetle söylemek mümkün

Koronavirüs Aşısı Henüz Yaz Tatili Planları Üzerinde Etkili Değil.

Yaz tatili yapmayacağını veya henüz karar vermediğini belirten bireylere koronavirüs aşısı olmaları durumunda planlarında bir değişiklik olup olmayacağı sorusu yöneltildi.  Aşı olmaları durumunda tatil yapacaklarını söyleyenlerin oranı %12 ile kısıtlı kalırken, %54 halen bu konuda kararsız hissettiğini ifade etti. Aşının salgın üzerindeki etkilerini henüz deneyimlemediğimiz için aşı, bireylerin yakın gelecek planları üzerinde henüz etkili görünmüyor. Ancak; önümüzdeki dönemde aşı yapılan kişi sayısı arttıkça bu konuda toplumun görüşleri de değişebilir.

Çoğunluk, Uçakla Seyahat ve Otel Gibi Tesislerde Konaklamanın Sağlıkları Üzerinde Ciddi Bir Risk Oluşturduğunu Düşünüyor.

Ipsos’un gerçekleştirdiği araştırmada; bireylere bugünlerde çeşitli aktivitelerin sağlıkları üzerinde ne kadar risk oluşturduğu soruldu. Seyahatle ilgili verilen cevaplara bakıldığında, uçakla seyahat etmenin, özellikle yurtdışı uçuşların sağlık üzerinde ciddi risk oluşturduğu görüşü hakim. Her ne kadar uçuşlarda koronavirüse karşı alınan önlemler kamuoyuyla paylaşılıyor olsa da, genel kamuoyunun bu konuda ciddi endişe taşıdığı görülüyor. Benzer şekilde bir tesiste konaklamak da bugünlerde ciddi risk teşkil eden bir faaliyet olarak algılanıyor.

18 Yaş ve Üzeri Her 10 Vatandaştan 8’i Son 1 Hafta İçerisinde Sokağa Çıkmış, Öte Yandan Zorunlu Olmayan İhtiyaçlar için Dışarı Çıkanların Oranı Düşük.

Kasım ayında yeni kısıtlamaların başlamasıyla beraber dışarı çıkanların oranı birkaç puan azaldı, ancak kısıtlamaların asıl etkisi toplumda zorunlu olmayan ihtiyaçlar için dışarı çıkmama eğiliminin güçlenmesi oldu. 18 yaş ve üzeri vatandaşlar arasında son bir hafta dışarı çıktığını belirten oranı %81 iken, zorunlu olmayan ihtiyaçlar için dışarı çıkanların oranı %31 seviyesinde kaldı. Diğer bir ifadeyle vatandaşların büyük çoğunluğu zorunlu değilse evde kalmayı tercih ediyor.

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik konuyla ilgili değerlendirmelerini şöyle iletti;

“Aşı gündeme girdiğinden beri yakında hayatımızın en azından bazı normallerine yeniden kavuşmayı umut ediyoruz. Mesela özgürce sokaklara çıkmak ve seyahat edebilmek…  Her on kişiden sekizi çeşitli mecburiyetler nedeni ile sokağa çıkarken, zorunlu olmasa bile keyif için sokağa çıkanların oranı %30’lar civarında. Geçtiğimiz aylarda toplumda yaklaşık %20’yi bulan salgını önemsemeyen, önlemleri gevşeten bir grup olduğunu da hatırlayalım. Ama yine de önemli bir kesim mecbur kalmadıkça sokağa çıkmıyor.  On kişiden dokuzu otel, pansiyon gibi tesislerde kalmayı, uçakla seyahat etmeyi tehlikeli buluyor. Tedirginlik devam ediyor, gelecek yaz için tatil planı yapanlar, yapacak olanlar ancak %30 seviyesinde. Aşı bile şu aşamada gelecek yaz tatil yapmak konusunda insanları rahatlatmıyor. Rahatlamak için biraz daha zamana ve biraz daha fazla iyi habere ihtiyacımız var.”

Yüz yüze eğitime evet ama tarihi erken

Yüz yüze eğitime evet ama tarihi erken

Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması ile Ipsos; Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymaya devam ediyor. Hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımalarını düzenli olarak takip ediyor.

Ipsos’un gerçekleştirdiği Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırmasında; Kamuoyu yüz yüze eğitimi destekliyor, ancak tarihi erken buluyor. Okul çağında çocuğu olan hanelerin bu hafta en önemli gündemi yeni eğitim-öğretim döneminin başlaması. Bu sene eğitim-öğretimin yüz yüze mi yoksa uzaktan mı yapılması gerektiğine ilişkin uzun tartışmalar sonrasında Milli Eğitim Bakanlığı 31 Ağustos’ta uzaktan eğitimin başlayacağını ve 21 Eylül’de kademeli olarak yüz yüze eğitime geçileceğini duyurdu. Bu konuya ilişkin toplumun değerlendirmesini aldığımızda her ne kadar baskın bir görüş olmasa da yüz yüze eğitime desteğin daha yüksek olduğunu görüyoruz. Vatandaşların %22’si bu kararı doğru bulurken, %33’ü tarihin erken olduğunu düşünüyor.

EBEVEYNLER ÇOCUKLARINI OKULA GÖNDERMEK KONUSUNDA HALEN RAHAT HİSSETMİYOR. Her ne kadar 21 Eylül’de kademeli olarak okulların açılacağı ilan edilse de ebeveynlerin henüz buna hazır hissetmediklerini görülüyor. Ipsos’un araştırmasında bu konu iki dönem sorgulandığında alınan cevaplarda da pek değişiklik olmadığı izleniyor. Okul çağında çocuğu olan ebeveynlerin %68’i çocuğunu yüz yüze eğitim için okula göndermek konusunda kendilerini rahat hissetmediklerini ifade ediyor.

UZAKTAN EĞİTİM BAŞLADI ANCAK HANELERİN ÜÇTE BİRİNDE CİHAZ VE ALTYAPI HALEN YETERSİZ. Ipsos araştırmada; uzaktan eğitimin temel gereksinimlerinden biri olan bilgisayar ve internet sahipliğinde halen sıkıntı yaşandığını tespit etti. Bir önceki dönem yapılmış olan çalışmada da benzer bir durumla karşılaşılmıştı. Okulların açılmasına rağmen bu konudaki sıkıntıların henüz giderilemediği görüldü. Bu bağlamda hem Milli Eğitim Bakanlığı’nın hem de teknoloji ve telekomünikasyon şirketlerinin bir işbirliği yapmasına ihtiyaç var denilebilir.

UZAKTAN EĞİTİM DURUMUNDA HANE HARCAMALARINDA ARTIŞ RİSKİ SÖZ KONUSU. Salgın nedeniyle farklı bir eğitim modeline geçişin hane bütçe üzerinde nasıl bir etkisi olacağının incelenmesi gerekiyor. Ipsos’un gerçekleştirdiği araştırmada; uzaktan eğitimin aile bütçesine etkisi sorulduğunda, ebeveynlerin yarısı hane harcamalarının bundan olumsuz etkileneceğini dile getiriyor.  Üçte biri ise herhangi bir değişiklik olmayacağı kanısında…

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik araştırmada elde edilen verilerle ilgili yaptığı  değerlendirmede;   “Çocukların, gençlerin eğitiminin kaldığı yerden devam edip edemeyeceği veya nasıl devam edeceği de sıcak bir gündem konusu. Okulların eğitime başladığı haftanın hemen öncesinde bu konuya bakışı yeniden araştırdık.
31 Ağustos’ta uzaktan, 21 Eylül’de de yüz yüze eğitime başlanması kararı doğru bulanların oranı %22, %9’luk bir kesim ise yüz yüze eğitime de 31 Ağustos’ta geçilmeliydi diyor. %27’lik bir kesim yüz yüze eğitime hiç başlanmaması taraftarı. %33’lük bir kesim ise karara karşı değil ancak tarihi erken buluyor. Yani toplum %30 destekleyenler, %60 desteklemeyenler (%10 fikri olmayanlar)  şeklinde ayrılıyor diyebiliriz. Her üç veliden ikisi çocuğunu okula gönderme konusunda rahat hissetmiyor, bu oran Ağustos başında yaptığımız araştırma da aynı idi, aradan geçen sürede bir rahatlama olmamış görünüyor. Uzaktan veya kısmen uzaktan kısmen yüz yüze eğitim yapılmasının bir de ekonomik boyutu var. Velilerin yarısı kısmi uzaktan kısmi yüz yüze yapılacak eğitimin aile bütçelerine ek yük getireceğini düşünüyor. Öte yandan her üç veliden ikisi uzaktan eğitim için evlerinde yeterli ekipman olmadığını belirtiyor, bu çok önemli bir konu, Milli Eğitim Bakanlığı da bu konuda çözüm için çalışmalar yapıldığını açıkladı. Hiç tanımadığımız bir düşman ile savaşımızda doğal olarak kafa karışıklığımız var ve bu sisi dağıtabilecek doğru bilgiye ihtiyacımız devam ediyor, hem kendimiz için hem çocuklarımız için…” dedi.

Müstakil tatil ayrıcalığı Ela Quality’de

Müstakil tatil ayrıcalığı Ela Quality’de

Ela Quality Resort Belek’te bulunan 200 göl evi müstakil tatil ayrıcalığını resort otel konforuyla sunuyor. Otele giriş yapan misafirler müstakil göl evlerine adım attıktan sonra lobi, asansör gibi ortak alanlara girmeden, sağlıklı ve konforlu bir şekilde keyifle tatil yapabiliyorlar.

Ela Quality Resort, 110 dönüm arazide, 270 metrelik geniş sahili ve 10 farklı havuzu ile misafirlerine izole bir tatil imkânı sunarken, 200 göl evi ile de müstakil tatili resort otel konforunu yaşatıyor.

Uzun süre evde kapalı kalan misafirler geniş yeşil alanlarda yürüyüş, spor, yoga yaparken, minik misafirler, ödüllü çocuk klübü Everland Q City’deki aktivitelere ek olarak yeşil alanlarda uçurtma şenliği, aileler yarışıyor gibi etkinliklerle evde kaldıkları günlerin acısını çıkarıyor.

Geniş sahilde Belek’in eşsiz denizinden faydalanabilen misafirler ayrıca, yarı olimpik, aktivite, dinlenme ve sessiz alan havuzları gibi birbirinden farklı 10 havuzda suyun keyfini rahatça ve sosyal mesafe kaygısı yaşamadan çıkarabiliyor.

Emirates, yolcularının COVID-19 masraflarını karşılıyor

Emirates, yolcularının COVID-19 masraflarını karşılıyor

Emirates, destinasyon ve seyahat sınıfı fark etmeksizin benzersiz bir güvence ile yolcularına COVID-19 ile ilgili sağlık ve karantina masrafları için ücretsiz sigorta imkanı sunan ilk havayolu şirketi.

Emirates yolcuları, seyahatleri sırasında COVID-19 tanısı konması halinde, şirketin 150.000 EUR’ya kadar sağlık masraflarını ve 14 gün boyunca günde 100 EUR’ya kadar karantina masraflarını karşılaması sayesinde güvenle seyahat edebilecek.  Bu sigorta şirket tarafından müşterilerine ücretsiz olarak sağlanıyor.

COVID-19 ile ilgili sağlık ve karantina masraflarını kapsayan bu sigorta, Emirates tarafından seyahat sınıfı ve destinasyon fark etmeksizin yolcularına ücretsiz olarak sunuluyor. Bu sigorta 31 Ekim 2020 tarihine kadar Emirates ile seyahat eden yolcular  için an itibari ile  geçerlidir (ilk uçuşun 31 Ekim 2020 tarihinde veya öncesinde gerçekleşmesi gerekmektedir). Yolculuklarının ilk  uçuşunu  gerçekleştirdikten sonra 31 gün boyunca geçerlidir. Bu durumda Emiratesyolcularının Emirates ile seyahat ettikleri destinasyona varış sonrası başka bir şehre gitmeleri halinde de bu sigortanın sağladığı ilave güvenceden faydalanmaya devam edebileceklerdir.

Yolcuların  seyahat etmeden önce herhangi bir kayıt yaptırmak veya form doldurmak zorunluluğu olmayıp, Emirates tarafından sağlanan bu sigortadan faydalanmaları şart değildir.

Seyahatleri sırasında COVID-19 tanısı konan ilgili yolcuların, destek ve sigortadan yararlanmak için özel yardım hattı ile irtibata geçmesi yeterlidir.

Yardım hattının numarasına ve COVID-19 ile ilgili hangi masrafların karşılandığına dair bilgilere www.emirates.com/COVID19assistance adresinden ulaşılabilir.

Araç içi temizliğine önem verin

Araç içi temizliğine önem verin

Normalleşmeye rağmen tehlikesi devam eden koronavirüsten korunmak için araç temizliğinde dikkat edilmesi gerekiyor.

Koronavirüsten korunmak için evlerin, sosyal alanların ve işyerlerinin olduğu kadar araçların da temizliği önem taşıyor. Normalleşme süreciyle başlayan yoğun araç kullanımı, dışarıdaki mikropların ve koronavirüsün evlere, işyerlerine taşınması riskini de beraberinde getiriyor. 150 yılı aşkın köklü geçmişiyle Generali Sigorta, koronavirüsten ve mikroplardan korunmak için araç temizliğinde dikkat edilmesi gereken noktaları paylaştı.

  • Araçların virüs, bakteri ve mikropların en kolay yaşayabildiği ve bulaşabildiği alanlardan biri olduğunu unutmayın.
  • Araca binerken elleri iyice dezenfekte edin.
  • Araç direksiyonunu dezenfektan ürünler veya alkollü maddelerle mutlaka silin.
  • Araç içerisinde elle temas edilen tüm yüzeylerde hijyeni sağlayın.
  • Mümkünse aracı iç ve dış yıkama yapılacak şekilde yıkama ve temizleme servislerine verin. 10-15 günlük aralıklarla aracı dezenfekte edin.
  • Klimanın açıldığı anda çıkan ilk havayı solumayın, ilk dakikalarda camları açın ve aracı havalandırın.
  • Aracı mümkün olduğunca emanet olarak başkasına vermeyin. Vermek zorunda olduğunuz durumların ardından aracı mutlaka temizletin, dezenfekte edin.
  • Aracın dışarıdan emdiği havanın kabin içine gelmeden önce temizlenmesini sağlayan polen filtresini kontrol edin. Uzun süredir kullanımda ise mutlaka değiştirin.
  • Virüs, bakteri ve mikropların bulunma olasılığının yüksek olduğu klima kanallarının temizliği için araç bakım servisinden yardım alın.

Capacity AVM, tüm hazırlıklarını tamamladı

Capacity AVM, tüm hazırlıklarını tamamladı

Koronavirüs tedbirleri kapsamında misafirlerinin sağlığını en üst düzeyde korumayı hedefleyen Capacity AVM, tüm hazırlıklarını tamamladı.

Sağlık Bakanlığı onaylı gümüş iyon teknolojisi ile nano temizlik, girişlerde termal kameralar ile ateş ölçümü, maske zorunluğu, %100 taze hava ile çalışan klima santrallerinde ultraviyole dezenfeksiyon sistemiyle ziyaretçilerinin sağlığını en üst düzeyde korumayı hedefleyen Capacity AVM, Haziran ayı boyunca 12:00 – 20:00 saatleri arasında “Önce Sağlık Sonra Alışveriş” mottosuyla ziyaretçileriyle yeniden buluşuyor.

Capacity AVM’nin aldığı önlemlerden bazıları;

– SAĞLIK BAKANIĞI ONAYLI GÜMÜŞ İYON TEKNOLOJİSİ İLE NANO TEMİZLİK

– %100 TAZE HAVA İLE ÇALIŞAN KLİMA SANTRALLERİNDE ULTRAVİYOLE DEZENFEKSİYON SİSTEMİ

– TERMAL KAMERALAR İLE ATEŞ ÖLÇÜMÜ

– TÜM TEMAS NOKTALARINDA BUHARLI TEMİZLİK

– MASKE ZORUNLULUĞU

– GİRİŞ NOKTALARI VE AVM İÇERİSİNDE HİJYEN DURAKLARI

– SAĞLIK UYARI VE BİLGİLENDİRMELERİ PAYLAŞIM

– YÜRÜYEN MERDİVENLER, ASANSÖRLER VE ORTAK ALANDA UYGULANMASI GEREKEN SOSYAL MESAFE KURALI BİLGİLENDİRME

Kütahya Seramik’te “kriz” lafı yasak

Kütahya Seramik’te “kriz” lafı yasak

Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı  Erkan Güral Türk seramik sektörünün ihracat rakamlarında %40’a yakın oranda bir azalmanın söz konusu olduğunun fakat üretimlerinin hiç durmadığının altını çizdi.

Son birkaç aydır dünyayı etkisi altına alan virüs salgını sebebiyle ekonomik kriz hızla büyürken ülkemizin önce gelen sanayi kuruluşlarından Kütahya Seramik’ten de sektördeki ihracat rakamlarına dair ilgi çekici bir açıklama geldi. NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, seramik sektörünün ihracat rakamlarında %40’a yakın oranda bir azalmanın söz konusu olduğunun fakat üretimlerinin hiç durmadığının altını çizdi. Güral “Türkiye’nin şu anda yarıştığı ülkeler öncelikle Avrupa’da İtalya ve İspanya. Türkiye seramik sektöründe dünyada bu iki ülkenin ardından kapasite ve bilinirlik olarak üçüncü sırada geliyor. Türk seramik sektöründeki firmalarımızın yaptığı nitelikli ürün ve teknolojik yatırımlar, bizi İtalya ve İspanya’nın da yer yer önüne çıkartıyor.” dedi.

Güral, Kütahya’da 5 farklı fabrikada 1400 kişi ile birlikte 120 milyon parça kapasiteye sahip porselen üretimi yaptıklarını belirten Sema Güral Sürmeli babası Nafi Güral’ın şirkette “kriz” lafını yasakladığını belirtti.

Philips TV dünyayı eve sığdırıyor

Philips TV dünyayı eve sığdırıyor

Dünyayı ayağımıza getiren televizyon ekranları, günlerimizin tamamını evde geçirdiğimiz bu dönemin vazgeçilmezi olmaya devam ediyor.

Yaratıcı içeriklerin son dönemde hatırı sayılır oranda artışıyla, televizyonlar  artık yalnızca film, dizi, oyun ya da yarışmalardan ibaret değil. Youtube’da pek çok kanal; dünyaca ünlü müzeleri, şehirleri ve tarihi yapıları 360 derece ya da 4K seçeneklerle sanal ortamda gezmemize olanak sağlayan içerikler sunuyor.

P5 teknolojisi ve Mükemmel Görüntü İşleme sisteminin de katkısıyla izleyici kendini eserlerin yanında hissediyor. Philips TV; en açıktan en koyuya giden renk skalası, doğal cilt renkleri ve hareket özelliğiyle izleyicilerin gözlerine hitap ediyor. İzleyiciler, Philips Sound’un televizyonla kolaylıkla eşleştirilebilen kablosuz bluetooth kulaklıklarıyla; izledikleri filmin veya sanal tur yaptıkları müzenin içindeymiş hissine kapılıyor.

Philips TV, bu dönemlerde gezip deneyimleyebileceğiniz dünyaca ünlü müzeler ve manzaraları paylaşan Youtube kanallarından oluşan bir seçki hazırladı.

Wanderlust Travel  Videos:

Özellikle Avrupa’nın popüler yerlerini ve manzaralarını 4K seçenekle turlamayı sağlayan kanal, Paris’teki Louvre Müzesi gezisini de iki bölüm olarak kanalında paylaşıyor. Kanalda, dünyaca ünlü parkları da gezmek mümkün.

https://www.youtube.com/channel/UCYulrOk4EbqL833oETw0bWQ

Prowalk Tours:

Dünyanın dört bir yanından çarpıcı manzaraları dron çekimleriyle sanal gezi formatında paylaşan Prowalk Tours, İtalya’nın güneyinde yer alan Paestum Antik Kenti’ni, Kahire Mısır Müzesi’ni ve Keops Gemisi’ni 4k/60 fps seçenekle sanal ortamda gezme imkanı tanıyor. Kanalda İtalya’nın meşhur kenti Venedik’i de gezebilirsiniz.

https://www.youtube.com/channel/UCNzul4dnciIlDg8BAcn5-cQ

 

Travel with Camera:

Birinci şahıs kamera formatını 4K kalitesiyle sunan YouTube kanalı; Washington Doğa Tarihi Müzesi’ni ve merkez tren istayonunu deneyimleme imkanı sunuyor. Kanalda Washington kentinin Dupont bölgesi de sanal bisiklet turuyla gezilebiliyor.

https://www.youtube.com/channel/UCS3OVlD0SqznNM4-ZGZwB6w

 

Mütter Museum of the College of Physicians of Philadelphia:

Philadelphia Hekimler Koleji’nde yer alan Mütter Müzesi’ne ait olan YouTube kanalı; tıp tarihine ait ilginç bilgileri, müze eğitmenleri ve akademisyenler aracılığıyla kısa videolar olarak izleyiclere sunuyor. Kanalda Küratör Anna Dhody’nin rehberliğinde Mütter Müzesi’ni de gezip görebilirsiniz.

https://www.youtube.com/channel/UCY1P41HEck4KuuludCMUcFQ

 

Ambient Walking

Birinci şahıs kameradan uzun yürüyüşleri yüksek kalitede yayınlayan kanalda; Japonya’daki Kasuga-Taisha Mabedi, Kyoto Kraliyet Sarayı, Moğolistan’ın başkenti Ulanbatur’u yürüyerek gezebiliyorsunuz. Kanalın içerikleri arasında Londra’daki British Museum ve Abu Dhabi’deki Louvre Müzesi gezisine de katılabilirsiniz.

https://www.youtube.com/channel/UCvUJkGPWzj100gTHN2AJopA,