Yazılar

Turizm Bakanlığında sahte kefalet senedi ile ihale iddiası

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kalan Salıcı, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğünde, sahte kefalet senedi ile ihale verildiğini ileri sürdü.

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kalan Salıcı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’u  doğrudan kendisine bağlı olan Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihalede, ihalenin sahte kefalet senedi sunan şirkete verilerek devletin dolandırıldığı iddiasıyla istifaya davet etti.

“Kiralama sahte kefalet senedi ile yapıldı”

X hesabından bir video paylaşan Oğuz Kaan Salıcı “Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy. İstifa etmenizin pardon görevden affınızı istemenin zamanı geldi. Çünkü sahte kefalet senedi ile devletin dolandırılmasına neden oldunuz. Nasıl mı? Size doğrudan bağlı olan Vakıflar Genel Müdürlüğü bu yılın nisan ayında bir ihale düzenledi. Tam adıyla “İstanbul Park Yapım ve Onarım Karşılığı Kiralama İhalesi”. Formula1 yarışlarından bildiğimiz ihaleye konu alan büyüklüğü tam 200 bin metrekare yani Bakanlığınızın Ankara’daki yerleşkesinin 200 katı, ya da sahibi olduğunuz hani şu bir odasının geceliği kişi başı 330 bin TL olan Bodrum’daki oteliniz var ya, onun da 17 katı büyüklüğünde bir alan. Burayı o tarihindeki kurla günlüğü 365 bin TL’ye kiralanız. Hem de bu yolsuz kiralamayı sahte kefalet senedi ile yaptınız. İhaleyi Lale Cander‘in sahibi olduğu Can Bilim Eğitim Kurumları İşletmeciliği Anonim Şirketi kazandı.” dedi.

7 milyon 635 bin dolarlık sahte teminat mektubu

Lale Cander’in Mehmet Nuri Ersoy’un ahbabı olduğunu söyleyen Salıcı, Lale Cander’in şirketinin ihaleye girebilmek için Vakıflar Genel Müdürlüğüne 7 milyon 683 bin dolarlık teminat mektubu vermesi gerektiğini anlattı. Salıcı “Vermedi mi? Verdi. Verdi vermesine de sahte belge verdi. Mapfrekefalet Sigorta Aracılık Hizmetleri tarafından düzenlenen 7 milyon 683 bin dolar bedelli bir kefalet senedi ihaleyi düzenleyen Vakıflar Genel Müdürlüğüne sunuldu. Senet kabul edildi, sözleşme imzalandı. Oysa vakıflar genel müdürlüğüne sunulan kefalet senedini düzenleyen Mapfrekefalet Sigorta, dünya çapında faaliyet gösteren bildiğimiz Mapfre Sigorta ile aynı firma değil. Mapfrekefalet Sigorta ve Aracılık Hizmetlerinin sahibi bir Bulgaristan vatandaşı. Bu şirket daha önce onlarca kez sahte kefalet senedi düzenlemekten haberlere konu oldu. Şirket hakkında nitelikli dolandırıcılık ve evrakta sahtecilikten dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma mevcut. Bir sahte kefalet senelerinin düzenlenmesini aracılık eden Aksu Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi var. bunların da TOBB bünyesinde herhangi bir kaydı yok. Yani acente de fason.” ifadelerini kullandı.

Salıcı, açıklamasının devamında şunları söyledi:

“Ülkemizde sigorta şirketlerini denetleyen ve faaliyet izni veren bir kurum var; Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu. Bu kurum ile sigorta şirketlerinin meslek birliği olan Türkiye Sigorta Birliği, sahte kefalet senedi düzenlenmesine ilişkin bir çok kez duyuru yapmış.

Diğer bakanlıkların ihalelerine de sahte teminat mektubu verilmiş

Bu poliçeyi düzenleyebilecek şirketler Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun internet sitesinde ilerlemiş. Mapfrekefalet Sigorta ve Aracılık Hizmetleri Anonim Şirketi bu listede yok. Hatta 2020 yılından sonra kefalet senetlerinin herkesin erişebileceği şekilde sorgulanmasını sağlayacak bir doğrulama uygulaması da geliştirilmiş. Onu da sorguladım. Ne diyor biliyor musunuz? ‘Böyle bir kayda rastlanmadı’ diye kabak gibi bir sonuç çıkıyor. Yetmedi bu fason şirketin devleti dolandırmak üzere kurulduğunu anlıyoruz. Öyle ya daha önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı daha önce kendi bakanlıkları bünyesinde başka ihaleleri kazanan firmalar tarafından yine aynı fason şirket tarafından düzenlenerek kendilerine sunulan kefalet senetlerinin sahte olduğunu tespit etmişler. Bunu da gidip gerçek Mapfre Sigorta’ya bildirmişler.

“İstifa etmek için ikinci bir Civangate skandalını mı bekliyorsunuz?

Sayın Ersoy her şey ortada ahbabınız Lale Cander ve Can Bilim Eğitim Kurumları İşletmeciliği Anonim Şirketi şeytan üçgeninde sizin yeriniz neresi? İhaleyi iptal etmeyi pisti Can Bilim Eğitim Kurumları İşletmeciliğinden almayı düşünüyor musunuz? Neyi bekliyorsunuz? İhaleyi iptal ettiğinizde de yeni ihalenin başka bir ahbabınız olan Serkan Yazıcı’ya gideceği ile ilgili bakanlığınız koridorlarında konuşulan iddialar doğru mu? Sayın Ersoy görünen o ki devletin malına kendi şirketinizin malına sahip çıktığınız gibi sahip çıkmıyorsunuz tekrar soruyorum; Niye istifa etmiyorsunuz? Biraz onurunuz varsa istifa edin istifa etmek için ikinci bir Civangate skandalı mı bekliyorsunuz?”

Turizmcilerden ve hazine’den 5.7 milyar lira topladı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un girişimleriyle 2019’da kurulan ve turizmcilerden alınan payla finanse edilen Turizm Geliştirme Ajansı’na (TGA) 2024’ün 9 aylık döneminde turizmcilerden ve Hazine’den toplanan rakam belli oldu.

Turizm Geliştirme Ajansı TGA’nın turizm sektöründen aldığı Turizm Paylarının yanında Hazine’den de devlet yardımı alıyor. Bu yardım miktarı da 2024 yılında % 45 arttı.

Turizm Geliştirme Ajansı TGA’nın turizm sektöründen aldığı Turizm Payı miktarı 2024 yılı 9 aylık dönemde % 60 artarak 3,3 milyar TL oldu.

Diğer yandan TGA’nın Hazine’den aldığı devlet yardımı bu dönemde % 29 artarak 2,4 milyar TL oldu. Toplamda TGA’nın topladığı kaynak % 45 yükselerek 9 ayda 5,77 milyar TL oldu.

Firuz Bağlıkaya “Tarihin En başarısız Bakanı”

Firuz Bağlıkaya “Tarihin En başarısız Bakanı”

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği TURSAB’ın Başkanı Firuz Bağlıkaya’dan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a sert tepki. Bağlıkaya Turizm Bakanını “tarihin en başarısız bakanı” olarak niteledi.

TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’u sert sözlerle eleştirdi. Türkiye’de yaklaşık 11 bin üyesiyle en büyük meslek örgütlerinden birisi olan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nden (TÜRSAB) Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a tepki geldi. TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, dün yaptığı açıklamada Ersoy’u “tarihin en başarısız bakanı” olarak niteledi.

Ersoy’un “seyahat acentelerini küçümsediğini” belirten Bağlıkaya, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’ye gelen 50 milyon turistten 40 milyonunu seyahat acenteleri getiriyor. Biz bu küçümseme tavrını kınıyoruz. Bu tavır yeni değil. Bakan’ın turizm anlayışı Antalya sınırını geçmiyor. O böyle bakıyor ve böyle baktığı için de değişmiyor. Seyahat acenteleri için tarihin en başarısız bakanıdır. Seyahat acenteleri bu dönemdeki zulmü hiç görmedi. Ülkeye çok turist geliyor diye başarılı diyemeyiz. Dünyada bir seyahat çılgınlığı yaşanıyor ve bizim bunun içinden pay almamız doğal. Bakanın işinin başarılı olup olmadığına cumhurbaşkanı karar verir. Bizim mesleğimize bakış açısından bakıldığı zaman başarılı değil. Mesleki olarak bizim hiçbir sorunumuzu çözmedi, yeni sorunlar yarattı.”

Almanya’nın tur operatörleri Antalya’da buluştu

Almanya’nın tur operatörleri Antalya’da buluştu

Alman iş ve turizm dergisi fvw’nin Antalya’da düzenlediği (Fvw Travel Talk) kongre Almanya’nın en büyük tur operatörleri ile Türk turizmcileri bir araya getirdi.

Swandor Topkapı Palace’da düzenlenen kongreye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, TÜROFED Başkanı Sururi Çorabatır ve AKTOB Başkanı Erkan Yağcı’nın yanısıra çok sayıda turizmci katıldı.

Mehmet Nuri Ersoy: 4,5 milyon Alman misafir ağırladık

Bu sene Alman ziyaretçilerin Türkiye’yi ziyaret eden ülkeler içinde birinci sırada yer aldığını hatırlatan Bakan Ersoy konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu sene 4,5 milyon Alman misafir ağırladık. Tahmin edileceği gibi bu başarı bir tesadüf değildir. Sürdürülebilir turizm modeli oluşturmak için çeşitli çalışmalar yapıyoruz. 2019 yılında kurulan TGA, esnek yapısını, hızlı karar ve uygulamaları ile 200 ülkede Türkiye’yi tanıtıyor. Küresel ve ulusal kanallarda 10 farklı reklam çalışması ile 200 milyon izleyiciye ulaşıyoruz. TGA ayrıca kapsamlı PR faaliyetleri yürütüyoruz. 79 ülkeden 4 bin 500 basın temsilcisi, kanaat önderi ve seyahat uzmanı ağırladık. Bu sayıyı 6 bine çıkarmayı hedefliyoruz. Bu yıl Almanya’dan 756 kişiyi ülkemize davet ettik. Farklı destinasyonlarımızı tanımalarını sağladık.

Go Türkiye 3 bine yakın başlık ile ülkemizi tanıtıyoruz. Instagram’da 2 milyonun üzerinde takipçi sayımız ile dünyada 3. sıradayız. Türkiye sadece deniz kum güneş dışında oldukça zengin bir turizm ülkesidir. İstanbul bilindiği üzere Michelin rehberine dahil edildi.

Önümüzdeki yıldan itibaren Güvenli Turizm Sertifikası uygulamasını bir adım öteye taşıyacağız. Bu noktada çalışmalar yapan ilk hükümet olduk. Tesisler bağımsız denetim şirketleri tarafından denetlenerek sertifikalandırıldı.

Ayrıca ülkemizde arkeolojik çalışmalar da yoğun bir şekilde devam etmektedir. Şanlıurfa’daki kazımız dünya arkeoloji dünyası tarafından yakından takip edilmektedir. Burada yaptığımız çalışmaları da yakında ayrıntılı bir şekilde paylaşacağız.

Kruvaziyer turizmi de bizim için çok önemli bir noktada. Galata Port dünyanın en önemli kruvaziyer limanları arasına girdi. Hedeflerimizden biri de İstanbul’da yeni bir kruvaziyer liman yapmaktır.

Bu sene için 50 milyon 44 milyar dolara ulaşmayı hedefliyoruz. Türk turizmi rekorlarla yoluna devam edecektir.”

Turizm Bakanı Çanakkale’de denize daldı

Turizm Bakanı Çanakkale’de denize daldı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, su altı hazineleri ile tüm dünyanın ilgisini çeken Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı’nda 27 metre derinlikte bulunan Lundy batığına anı dalışı gerçekleştirdi.

Troya Kültür Yolu Festivali etkinliklerine katılmak üzere Çanakkale’de bulunan Bakan Ersoy, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ile birlikte Suvla koyunda 27 metre derinlikteki Lundy batığına dalış gerçekleştirdi.

1915 yılında batan ve neredeyse ilk günkü halini koruyan 188 tonluk bu dev batığa dalan Bakan Ersoy, çıkışta basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

“Tarihi bir dalış yaptık”

Tarihi bir dalış gerçekleştirdiklerini ifade eden Bakan Ersoy, şöyle konuştu:

“Geçen sene Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ile birlikte dalış merkezini hayata geçirmiştik. Bu yıl da yurt dışından çok fazla dalış turisti Çanakkale’ye gelmeye başladı. Önümüzdeki sene bu rakamların daha da fazla artacağını umuyoruz. Bugün biz de Suvla koyunda tarihi bir dalış yaptık. Orada Lundy batığı var, 1904 yılında yapılmış bir gemi Çanakkale savaşları sırasında mayın tarama gemisine çevrilmiş. İngilizler bölgeden çekilirken gemi batmış, bugüne kadar formunu korumu. Gemi üzerinde gezerken hissiyatına kapılabiliyorsunuz. Açıkçası deniz suyu da çok iyiydi. Demek ki Çanakkale’de sezonu uzatmak lazım. Hem festivalin tarihini bu tarihe denk getirerek hem de dalışı daha popüler hale getirerek inşallah sezonu uzatacağız. Alan başkanlığımız ile birlikte farklı çalışmalar da yapıyoruz. Yürüyüş yollarıyla ilgili çalışmalar var. İnşallah burada sportif olarak da sezonu uzatmak istiyoruz. Sadece dalış değil, doğal ortamda yürüyüş koşu gibi etkinlikler de olacak.”

 

Dünya da tanıtımını yapmak istiyoruz”

Bakan Ersoy, yarın (25 Eylül) Gelibolu Maratonu’nun başlayacağını anımsatarak, “İnşallah onunla da bu yürüyüş ortamının başta Türkiye olmak üzere dünya da tanıtımını yapmak istiyoruz. Çünkü Treaking ve bisikletin de çok yeri var dünyada. Burada doğal sporları ön plana çıkararak Çanakkale’nin sezonunu, kültür ve sanatı da ekleyerek uzatacağız” dedi

Bakan Ersoy kendi şirketine 2,3 milyar liralık teşvik verdi

Bakan Ersoy kendi şirketine 2,3 milyar liralık teşvik verdi

Bakanlıktan Bakan Ersoy’un şirketine 2,3 milyar liralık teşvik daha.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un 2 milyar 350 milyon liralık otel yatırımını teşvike bağladı.

Haziran ayında Antalya’daki iki Voyage Otelinin ve golf sahasının yenilenmesi için yapacağı 2 milyar 150 milyon liralık yatırım teşvik kapsamına alınan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un bir büyük yatırımı daha teşvike bağlandı.

Resmi Gazete’nin 4 Eylül tarihli sayısında yayımlanan temmuz ayı teşvik belgelerine göre, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un sahibi olduğu Bodrum Türkbükü’ndeki MRA Turizm ve Otel İşletmeciliği AŞ’nin 2 milyar 350 milyon lira yatırımla yapacağı 307 oda, 870 yataklı 5 yıldızlı otel projesi teşvik kapsamına alındı.

Bu teşvikle 7 yıl boyunca MRA Turizm Otelcilik’in sigorta primi işveren hissesini devlet karşılayacak. Projenin hayata geçmesi için kullanılacak kredilere faiz desteği verilecek; gelir vergisi, gümrük vergisi ve KDV istisnalarından yararlandırılacak.

Böylece, Ersoy’un iki şirketinin 4,5 milyar liralık yatırımı teşvike bağlanmış oldu.

“Türkiye’nin Hazineleri; Tahtın Yüzleri” İstanbul Havalimanı Müzesi’nde

“Türkiye’nin Hazineleri; Tahtın Yüzleri” İstanbul Havalimanı Müzesi’nde

İstanbul Havalimanı, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek havalimanı müzesini kapılarını “Türkiye’nin Hazineleri; Tahtın Yüzleri” isimli sergiyle açtı.

İstanbul Havalimanı, Türk kültürünün dünya vatandaşlarına tanıtılması amacıyla Türkiye’de bir ilki daha gerçekleştirerek İstanbul Havalimanı Müzesi’ni yolcularının hizmetine sundu.

İstanbul Havalimanı, yolculuk deneyiminin önemli parçalarından olan kültür ve sanat faaliyetlerinin merkezi olmak için önemli bir adım atarak San Francisco, Amsterdam, Atina, Kahire gibi pek çok dünya şehrinden sonra müzesi olan önemli havalimanları arasına katıldı.

“Türkiye’nin Hazineleri; Tahtın Yüzleri” koleksiyonundaki insanlık tarihinin bilinen ilk barış antlaşması “Kadeş Antlaşması” ile Osmanlı Sultanlarına ait “Tılsımlı Gömlekler/Kaftanlar” gibi ilgi çekici pek çok eseri ziyaretçilerinin beğenisine sunuyor.

Tasarım çalışmalarında, etkileyici bir mekân, farklı sergi yöntemleri, teknoloji ile tarihi buluşturan çalışmalara yer verilen İstanbul Havalimanı Müzesi, yalnızca havalimanı müzeleri arasında değil, genel anlamda müzecilik alanında ses getirecek uygulamaları, özgün tasarımı ve kurgusu ile hedeflenenin üzerinde bir içerikle ziyaretçilerini kültür ve sanat eserleri ile buluşturmaya hazırlanıyor.

Rus turistleri 15 Temmuz’da bekliyoruz

Rus turistleri 15 Temmuz’da bekliyoruz

Türkiye’de görev yapan 50 büyükelçi ile çok sayıda yabancı gazeteci, Türkiye’nin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelesindeki normalleşme sürecinde sunacağı turizm hizmetlerinin anlatılacağı ‘Yeniden Keşfet’ tanıtım etkinliği için Antalya’da buluştu.

 

Kültür ve Turizm Bakan Mehmet Ersoy’un Sputnik’in sorularını yanıtladı.

Türkiye Rusya ile tarifeli uçuşları 15 Temmuz’da yeniden başlatmayı hedefliyor. Sizce, Rusya’dan ilk turistler ne zaman gelebilir?

15 Temmuz itibariyle tarifeli seferlerle birlikte turistlerin gelmesini hedefliyoruz. Gerekli hazırlıklarımızı yaptık. Onların bize olan bütün sorularını düzenli olarak cevaplıyoruz ister istatistik bilgiler olsun, sertifikasyon programı olsun. Türkiye, Akdeniz çanağında özellikle virüsle karşılanan önlemler bazında baktığımızda en hazırlıklı ülke, ve özellikle sertifika sisteminde hem ilk ülke, hem en iyi sertifikasyon sistemi yapmış olan ülke. Rus misafirler açısından baktığımızda da Rus turistlerin en çok ziyaret ettiği bir ülke. O yüzden 15 Temmuz’da başlayabilir diye düşünüyoruz. Tabii Rusya’nın buna hazır olması lazım, biz hazırız. Bizim özellikle Rus turistlerin ziyaret ettiği Antalya bölgesi bu koronavirüs 11 Mart’tan bugüne kadar bakıldığı zaman en az vakanın olduğu illerden biri. Antalya’nın üç milyona yakın nüfusu var, ama toplam vaka sayısına baktığınız zaman beş yüzün altında yeni vaka sayısı. Bir günlük yeni vaka sayısına baktığımızda 45 civarında vaka sayısı var. O açıdan Türkiye’nin aslında rakamları da büyük bir turist potansiyeli ağırlamaya hazır olduğunu gösteriyor.

 

Koronavirüs sebebiyle otellerin faaliyetlerinde hangi değişiklikler olacak? Mesela çok merak edilen soru, otellerde açık büfe, animasyon gibi uygulamalara devam edilecek mi?

Açık büfe ve her şey dahil konseptinde bir değişiklik yok. Her ikisi de olacak, yalnız açık büfede sunum şekli değişecek. Açık büfede eskiden siz alıyordunuz, şimdi biz yemekleri camda koruma altında tutuyoruz, aşçılar var başında, siz işaret ediyorsunuz, istediğiniz kadar tabağa koyup size veriyorlar. Yani açık büfe devam ediyor, zaten değişmemesi lazım, o Türkiye’nin büyük özelliklerinden biri. Her şey dahil sistemde de değişiklik yok. Ancak sunum şekilleri değişecek. Bir de fiziki mesafeler korumak kaydıyla birçok aktivite zaten bizim sertifikasyon sistemimizde dahil edildi. Animasyon etkinlikleri belli fiziki mesafeler korunarak olmak şartıyla izlenebilecek, yani onlar da devam ediyor.

 

Bu sezonda sadece sertifika alan oteller mi hizmet verebilecek?

Yok, sertifikasyon gönüllü bir sistem. Ama ona uymak zorunda olduğu genelgeler de var. Ama özellikle tur operatörlerini bilgilendiriyoruz sertifikasyon konusunda ve bizim turizm geliştirme ajansında da bunları listeliyoruz. Sertifika alan otel sayısı hızla artıyor, bugün itibariyle altı yüzü geçti yanılmıyorsam, bir ay içinde iki bin kadar otelin sertifika alacağını, sisteme dahil olacağını düşünüyoruz. Açılacak olan otelin yarısı sertifikasyon sistemine dahil olur, onlar ağırlıklı olarak Antalya, Ege gibi turizm bölgelerindeki oteller ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından lisanslandırılmış belgelendirilmiş oteller. Dediğim gibi bu sistem gönüllülük esasına dayalı, ama bütün tur operatörleri sertifikalı otellere öncelik vereceklerini söylüyorlar. Yani muhtemelen tur operatörleri satış başladığı zaman portföylerdeki otellere sertifika almayı zorunlu tutacaklardır diye düşünüyorum.

 

Sizce koronavirüs nedeniyle otellerde konaklama fiyatlarında herhangi değişiklik beklenebilir mi?

Koronavirüs önlemlerinden dolayı bazı maliyetler otellere geldi, ama bu fiyat artışı şeklinde yansımayacak. Bu sene otellerin hedefi fiyat arttırmak değil, operasyona tekrar başlamak, öncelikli hedefleri o. Maliyet artışlarının fiyatlara yansımayacağını görüyorum zaten şu andan itibaren. Şu an da değişiklik yok, aynı fiyatlarla devam ediyor.

 

Yabancı ülkelerden gelen turistler için koronavirüs testi yaptırma zorunluluğu getirilecek mi?

Hayır, bizde şöyle bir uygulama var. Havalimanlarının girişinde turistlerin vücut ısısını ölçüyoruz, eğer ateşi otuz yedi nokta sekiz deredecen fazlaysa veya semptomlardan her hangi birini taşıyorsa ücretsiz test yaptırıyor. Aksi takdirde test yaptırmıyoruz. Çok hızlı bir test bu. Bir ila iki saat arasında sonucu çıkıyor netleşiyor. Onun dışında test uygulamamız yok. Artık Türkiye’de karantina uygulaması da yok, 1 Haziran’dan itibaren karantina uygulamasına son verildi.

 

Bir turistin koronavirüse yakalanması halinde kaldığı otelin ne gibi tedbirler alması gerekecek?

Herhangi bir semptom gösterdiği için test yapıldığını, testin de pozitif çıktığını farz edelim. Otellerde şöyle bir sistem var, bu konuda özellikle Türkiye Otelciler Birliğiyle bir mutabakat sağladık, otellerde izole edilmiş bir kat oluşturulacak. İzole edilmiş bir kat veya ayrı bir apartman, blok gibi düşünün bunu. Virüs çıkan hastayı ilk önce hastaneye sevk ediyoruz, doktorlar hastanede yatması gerekliliğini görmezse, izolasyon yeterli derse hasta otelinde kalmaya devam edebiliyor, tedavisine izole edilmiş katta devam edilecek. Ayrıca eğer mesela 7 günlük izolasyonu var, ama tedavisinin sonuçlanması için yedi gün daha kalması lazım ise o zaman otel ikinci yedi günü misafir ediyor. Hasta taburcu olana kadar konaklama masraflarını üstleniyor.

 

Daha önce Türkiye’nin şöyle bir tutumu vardı: yabancı turistler tatildeyken sadece otel alanında bulunmamalı, aynı zamanda ülkenin tarihi, kültürel görülmeye değer yerlerini ziyaret etmeli. Bu bakımdan turistlerin seyahat programlarında değişiklikler olacak mı?

Burada da birkaç sertifikasyon programı var, belli kuralları var. Bu bağlamda ören yerlerine de sertifikasyon sistemini uyguluyoruz, orada bazı girişleri denetimli hale getirdik, ama gelmek gezmek isteyen turistlere kapılarımız açık. Dediğim gibi orada da belli kriterler var, ama aslına bakarsanız bunlar yolcuya daha çok konfor getiriyor.

 

Bilindiği gibi geçen sene Türkiye’ye gelen Rus turist sayısında rekor kırıldı. Bu yıl için Rus turist sayısı açısından beklentiniz ne? Önümüzdeki yıl iki ülke arasında karşılıklı kültürel programların gerçeklemesi mümkün mü?

Zaten biz bunu düzenli olarak devam etmeyi planlıyorduk, bunu önümüzdeki yıl yapmaya hazırız. Kültürel faaliyetler, iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmek açısından önemli bir mihenk taşı olarak görüyoruz. Tabii geçen seneki rakamları bu sene yakalamak mümkün değil, inşallah önümüzdeki sene telafi edeceğiz. Hem biz Rusları özledik, hem Ruslar bizi özledi diye düşünüyorum, hızlı bir şekilde telafi ederiz.