Yazılar

Wise Wine Selection seçkisine 14 ürün daha eklendi

Wise Wine Selection seçkisine 14 ürün daha eklendi

Metro Türkiye, Vedat Milor’un danışmanlığı ile oluşturduğu Wise Wine Selection seçkisine Fransa, İtalya, Amerika ve İspanya’ya özel 14 yeni ürün daha ekledi.

Türkiye’ye ilk defa getirilen İspanya’nın Txakoli Bölgesi’ne özgü ürünlerin de yer aldığı çeşitlerle büyüyen özel seçkinin yeni lezzetleri, Vedat Milor’un katılımıyla gerçekleştirilen davette gastronomi tutkunlarıyla buluştu.

Türk mutfağının değerlerini korumak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla 1990 yılından bu yana çalışmalarını sürdüren Metro Türkiye, ülkemizde gastronomi kültürüne katkıda bulunmaya Wise Wine Selection Seçkisi’ne eklediği yeni tatlarla devam ediyor. Metro Türkiye’nin uluslararası bilgi birikimi ile Vedat Milor’un deneyim ve önerilerini birleştirerek 2017 yılında hayata geçen Wise Wine Selection seçkisi, dünyanın önemli şarap bölgelerine ait yeni ürünleri ile büyümeye devam ediyor.

Gastronomiyi sadece bir yeme içme sanatı olarak görmekle kalmayarak gastronominin bir kültür olarak gelişmesini de amaç edinen Metro Türkiye, son olarak Wise Wine Selection seçkisine Fransa, İtalya, Amerika ve İspanya’daki butik üreticilerden 14 yeni ürün daha ekledi.

33 yılı aşkın süredir “Metro Usulü” sundukları ürünler ve yarattıkları çözümlerle gastronomi sektörüne rehberlik eden Metro Türkiye, seçkiye eklediği Alto Adige, Emilia-Romagna, Bordeaux ve Türkiye’de ilk olacak Txakoli Bölgesi ürünleri ile Wise Wine Selection seçkisinde onlarca ithal ürün sunuyor.

 

 

“Atıksız Yılbaşı Yemeği”

“Atıksız Yılbaşı Yemeği”

Metro Türkiye, yılbaşı sofralarında gıda israfını önlemek için de kolları sıvadı. Metro Türkiye’nin desteği ile “Atıksız Yılbaşı Yemeği” hazırlayan Şef Umut Karakuş, lezzet ile sürdürülebilirliği buluşturdu.

Restoranların ve şeflerin sürdürülebilirlik yolculuğuna rehberlik eden Metro Türkiye, gıda israfının önüne geçmek için atıksız menü ve mutfaklar oluşturma çalışmalarını sürdürüyor. Muutto Galataport’ta gerçekleştirilen davette, Karakuş’un özel sunumuyla hiçbir gıdanın israf edilmediği portakallı hindiden pancarlı içli köfteye, leblebi humustan balkabağına pek çok özel lezzet sunuldu.

Türk mutfak kültürünü ve değerlerini koruma ve gelecek nesillere aktarma amacıyla faaliyetlerine sürdürülebilirlik odağıyla devam eden Metro Türkiye, sunduğu ürünler ile ‘yılbaşında atıksız sofralar nasıl kurulur’un cevabını Şef Umut Karakuş ile birlikte verdi.

Vegan ürün sayısı artıyor

Vegan ürün sayısı artıyor

Metro Türkiye, alternatif beslenme şekillerini tercih edenlerin tüm ihtiyaçlarını uçtan uca karşılamak için vegan ve bitki bazlı ürün çeşitliliğini her geçen gün artırmaya devam ediyor.

Gıda ve gıda dışı 400’e yakın vegan ürüne raflarında yer veren Metro Türkiye, sorumlu üretim ve tüketimi teşvik etmek amacıyla bitki bazlı ve vegan beslenen şef, restoran sahipleri ve konu uzmanları ile 1 Kasım Dünya Vegan Buluşması’nda Feriye Mutfak’ta bir araya geldi.

Metro Türkiye, alternatif protein kaynaklarını çeşitlendirerek sorumlu üretim ve tüketimi teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu amaç doğrultusunda vegan ve bitki bazlı beslenenlerin her ihtiyacını uçtan uca karşılayan ve her geçen gün ürün çeşitliliğini genişletmeye devam eden Metro Türkiye, sadece evdeki mutfaklarda vegan ürün tüketimini desteklemekle kalmıyor profesyonel mutfaklarda ve restoran menülerinde vegan reçetelerin daha fazla yer alması için de çalışıyor.

Cam sanatçısı ve usta şef W İstanbul’da buluştu

Cam sanatçısı ve usta şef W İstanbul’da buluştu

W İstanbul; Türk Mutfağının Sürdürülebilirlik Alanındaki Elçilerinden biri olarak seçilen Executive Şefi Şafak Erten’in ödül kazandığı menüsünü, Cam Sanatçısı Derya Geylani’nin geri dönüştürülebilir bardaklarını sergilediği özel bir etkinlik düzenleyerek kutladı.

W İstanbul, Metro Türkiye’nin ana sponsorluğunda gerçekleşen; “35 Yaş Altı 3 Şef” Yarışması kazananlarından W İstanbul Executive Şefi Şafak Erten’in yarışmayı kazandığı sürdürülebilir menüsünü ilk kez sunuldu. “Sürdürülebilir Mutfak” temalı özel kutlamada W İstanbul’un iş birliği içerisinde olduğu Cam Sanatçısı Derya Geylani’nin otele özel tasarladığı geri dönüştürülebilir bardakları da sergilendi.

W İstanbul Genel Müdürü Mustafa Bulmuş ev sahipliğinde otelin ikonik gizli bahçesi Secret Garden’da düzenlenen kutlama gecesine Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng de özel olarak katıldı.

Michelin Rehberi’nin partneri Metro Türkiye oldu

Michelin Rehberi’nin partneri Metro Türkiye oldu

Metro Türkiye, dünyaca ünlü Michelin Rehberi’nin 38. destinasyonu olan İstanbul’daki partneri olduğunu açıkladı.

Metro Türkiye, dünyanın en itibarlı restoran derecelendirme sistemi olarak kabul edilen Michelin Rehberi’nin 38’inci destinasyonu olan İstanbul’daki partneri olduğunu açıkladı. İş birliği kapsamında 11 Ekim 2022 tarihinde kazanan restoranların açıklanmasının ardından, plaket töreni Türkiye’nin ilk gastronomi keşif platformu Gastronometro’da gerçekleşecek.

Türk mutfağına katkı sağlayacak

Metro Türkiye’nin Türk mutfağının gelişimi ve Türk şeflerin dünyada hak ettiği değeri görmesi için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng, “Metro Türkiye olarak, dünyanın en iyi beş mutfağından biri kabul edilen Türk mutfağının hak ettiği yere gelmesini sağlamak için yerel değerleri evrensel bir bakış açısıyla ele almanın önemine inanıyoruz. Bu anlamda dünyanın en itibarlı restoran derecelendirme sistemi olarak kabul edilen Michelin Rehberi’nin 38’inci destinasyon olarak İstanbul’u seçmesi Türkiye’de hem mutfağın hem de yeme-içme sektörünün gelişmesi adına oldukça önemli bir adım. Metro olarak dünyada Michelin Rehberi’ne sahip pek çok şehirde olduğu gibi İstanbul’da da bu prestijli rehbere partnerlik yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Restoranların ve şeflerin kariyerlerinde çok büyük bir öneme sahip olan Michelin Rehberi’nin en önemli iş ortaklarımızdan olan yeme içme sektörüne katma değer sağlayacağına inanıyoruz’’ dedi.

Metro Türkiye, ‘Etki Raporu’nu yayımladı   

Metro Türkiye, ‘Etki Raporu’nu yayımladı   

Metro Türkiye sürdürülebilirlik performansını değerlendirdiği raporun 5’incisini bu yıl Etki Raporu olarak yayımladı.

Türkiye’de ilk kez bir perakende zinciri tarafından Etki Raporu formatında yayınlanan raporda, Metro Türkiye’nin sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda 2020 dönemindeki performansı ve gelecek hedefleri paylaşılıyor.

Azalan doğal kaynaklar ve etkisini her gün artıran iklim değişikliği ile birlikte Kovid-19 salgını da izlenebilirlik, sağlıklı beslenme trendi, gıda atıkları ile mücadele gibi konuları yeniden gündeme taşıyarak sürdürülebilirliğin kritik önemini bir kez daha ortaya koydu. Metro Türkiye de Kovid-19 ile birlikte önemi daha da artan bu konulara odaklanarak sürdürülebilirlik çalışmalarının operasyonlarına ve sektöre yaptığı etkiyi gözler önüne serdi.

Rapora göre, izlenebilirliği tedarik zinciri süreçlerine dâhil ederek ürünlerinin gıda güvenliğini ve kalitesini güvence altına alan Metro Türkiye; et, balık, bal ve meyve-sebzede %100 izlenebilirliği sağladı.  Artan sağlıklı beslenme alışkanlıklarını teşvik etmek için sağlıklı ürün gamını genişleterek organik ürün çeşitliliğini önceki yıla göre yüzde 139 artırırken gıda atıklarıyla mücadele kapsamında da 2020 yılında 477 ton ürünü gıda atığı olmaktan kurtardı.

30 yıldır Türk mutfak kültürünü koruma ve gelecek nesillere aktarma amacıyla çalışmalarını sürdüren Metro Türkiye, yıllık bazda sürdürülebilirlik performansını değerlendirdiği raporun beşincisini bu yıl Türkiye’de bir ilke imza atarak ‘Etki Raporu’ olarak yayımladı. Küresel Raporlama Girişimi (Global Reporting Initiative) tarafından yayımlanan GRI Standartları’nın “temel” seçeneğine uygun şekilde hazırlanan raporda, Metro Türkiye’nin sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda 2020 dönemindeki performansı ve gelecek hedefleri paylaşılıyor.

Metro Türkiye’nin sürdürülebilirlik çalışmaları ilgili değerlendirmede bulunan Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng, “Kovid-19 pandemisi, var olan küresel sorunlar için bir büyüteç görevi üstlendi. Azalan doğal kaynaklar, iklim değişikliği, kesintiye uğrayan tedarik zincirleri, kapatma kararları ile durma noktasına gelen sektörler, işini ve sağlığını kaybetme riski taşıyan milyonlarca insan tüm kurumları ‘birlikte çalışmanın’ yeni yollarını bulmaya itti. Bu nedenle 2020 yılı, sürdürülebilirlik alanında önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. Biz de pandemi yılında ihtiyacı ve talebi de göz önünde bulundurarak; gıda ürünlerinde izlenebilirlik, organik, vegan ve yerli ürün çeşitliliğini artırma, gıda atıkları ile mücadele gibi konulara odaklanarak sürdürülebilirlik alanındaki etkimizi daha da genişlettik. 2020 – 2024 dönemi için de izleyeceğimiz sürdürülebilirlik stratejimizi ve sürdürülebilirlik hedeflerimizi belirledik ve gıda güvenliği, hayvan refahı, organik ve yerli ürünler ile sürdürülebilir kaynak kullanımı alanındaki projelerimizi önceliklendirdik. Gerek operasyonlarımızda gerekse sektörde yaptığımız etkiyi ortaya koyan bu raporu ülkemizde hazırlayan ilk perakendeci olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi.

 Gıda ürünlerinde yüzde 100 izlenebilirlik sunuyor

Kovid-19 pandemisi ile birlikte tüketiciler daha sağlıklı, güvenilir, tükettikleri gıdalar hakkında ne yediğini, nereden üretildiklerini ve hangi şartlarda üretildiklerini izlemek ve anlamak istiyor. Metro Türkiye de bu doğrultuda birincil üretimden başlayarak et, balık, bal ve meyve-sebzede %100 izlenebilirliği sağlayarak, müşterilerine bu ürünlerin tüm hayat hikâyesini dijital olarak sağlama başarısını gösterdi. Raporlama döneminde Metro Türkiye, GS1-128 barkod sistemi ile tüm karkas ve vakum ürünlerinde %100 izlenebilirlik bilgilerinin faturaya yansımasını sağlayarak Türkiye’de izlenebilirlikte bir ilki gerçekleştirdi. Et ürünlerinin yanı sıra balık ve baldan sonra tüm meyve ve sebze ürünlerinde de %100 izlenebilirlik sağlayan Metro Türkiye, tüketicilere “Gıdaların izini sür, bilgiyle beslen” diyerek “Tabağında ne var?” projesini de başlattı.  Şirket, 2022 yılında da kümesten sofraya izlenebilirliği mümkün kılmak üzere yumurtada izlenebilirliği sağlamayı hedefliyor.

Organik ürün çeşitliliğini yüzde 139 artırdı

Pandemi nedeniyle tüketicilerin beslenme alışkanlıkları da değişiyor. Özellikle son dönemde sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenme trendi nedeniyle organik gıdalar ve bitki bazlı vegan ürün seçenekleri de daha fazla gündeme gelmeye başladı.  Bu değişimin kalıcı olacağını öngören Metro Türkiye, artan sağlıklı beslenme alışkanlıklarını teşvik etmek için sağlıklı ürün gamını genişleterek organik ürün çeşitliliğinde önceki yıla göre yüzde 139 artış sağladı. Vegan ürünler konusunda da müşterilerinin ürün tercihlerini değerlendirerek bu ürünlerin sayısını artıran Metro Türkiye, tüm ürün kategorilerinde vegan ürünler bulundurmayı hedefliyor.

477 ton ürünü gıda atığı olmaktan kurtardı

Kovid-19 da gıda tedarikinin ne kadar hayati olduğunu gözler önüne sererken gıdalarda israf konusu sadece sektörün değil tüketicilerin de odağına daha fazla yerleşti. Her yıl küresel gıda üretiminin üçte biri olan 1,3 milyar ton gıda kayba uğruyor ya da atılıyor. Ülkemizde ise satılmayan gıdaların %80’i atık olarak israf ediliyor. Sürdürülebilirliğin en kritik noktalarından birisinin gıda atıkları ile mücadele olduğu bilinciyle faaliyetlerini sürdüren Metro Türkiye, yaptığı çalışmalarla bu alandaki etkisini de net olarak ortaya koyuyor. Metro Türkiye, Horeca sektöründeki gıda israfı ile mücadele için Tarım ve Orman Bakanlığı ve FAO ile iş birliği anlaşması imzalayarak “Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık” kampanyasına katılırken, 21 tedarikçisiyle birlikte 2030’a kadar atık ve kayıpları yarıya indirme sözü veriyor. Operasyonlarında oluşan gıda kayıplarını önlemek için ise 2020’de 477 ton ürünü gıda bankalarına, 1.317 ton ürünü hayvan barınaklarına bağışladı.

Gelecekte de sürdürülebilirlikte etkisini ortaya koymaya devam edecek

Raporda gelecek hedeflerini de paylaşan Metro Türkiye, gıda güvenliği, organik ve yerli ürünler, hayvan refahı ve sürdürülebilir kaynak kullanımı alanındaki çalışmalarını daha da hızlandırmayı amaçlıyor. Sağlıklı beslenme trendinin her geçen gün öneminin daha da artıracağını öngören Metro Türkiye, organik ve bitki bazlı ürün sayısını artırmayı da gelecekte odak noktalarından biri olarak hedefine koydu. Kafessiz yumurta gibi hayvan refahını artıran ürünlerle ilgili çalışmalarını da sürdürecek olan Metro Türkiye, bu kapsamda 2023 yılı sonuna kadar tüm kendi markalı yumurtalarının kafessiz, 2025 yılı itibarıyla ise raflarındaki tüm yumurtaların kafessiz olmasını taahhüt ediyor. Bunların yanı sıra çevresel etkisi yüksek olan plastik ambalajların ağırlıklarının azaltılması çalışması kapsamında 5,89 ton plastik azaltımı sağlayan Metro Türkiye, kendi markalı tek kullanımlık ürünlerinde plastik yerine daha çevreci alternatiflerin kullanımını artırmayı da hedefliyor.  Sera gazı azaltımını 2030 yılına kadar 2011’e göre yüzde 50, operasyonlarında gıda atıklarını 2025 yılına kadar yüzde 50 azaltmayı hedefleyen Metro Türkiye, mağazalarında gıda dışı atıkların yüzde 100’nünün ise geri dönüştürülmesini amaçlıyor. Yerel üretimin en önemli bileşenlerinden olan Coğrafi işaretli ürünleri 2023’e kadar her yıl yüzde 20 artırmasını da hedefleri arasına alan Metro Türkiye, Metro markalı gıda ve benzeri ürünlerin yüzde 100’üne yönelik Sosyal Uygunluk Denetim yapılmasını sağlayacak.

Müşterilerin yüzde 66’sı restoranlarda dış mekânda yemek yemeyi istiyor

Müşterilerin yüzde 66’sı restoranlarda dış mekânda yemek yemeyi istiyor

Metro Türkiye, pandemide değişen tüketici beklentilerini belirlemek amacıyla araştırma şirketi NielsenIQ ile birlikte 2020 Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ve 2020 Aralık – 2021 Ocak dönemlerini kapsayan beş fazda bir araştırma gerçekleştirdi.

Kovid-19 sürecinde restoran ve otel müşterilerinin beklentilerindeki değişimi ortaya koyan son araştırmaya göre müşterilerin önem verdiği kriterler dikkate alındığında hijyen ve temiz atmosfere verilen önem yüzde 67 ile ilk sırada yer aldı. Müşteriler kendilerine dışarıda oturma konusunda sunulacak çözümlere önem veriyor. Soğuk havalarda dışarıda otururken ısınma imkânı sunan çözümlere önem veren müşterilerin oranı yüzde 54’ü bulurken, yüzde 66’sı da restoranlarda dış mekânda yemek yemeyi tercih ediyor. Bu da restoranların kapılarını yeniden açarken müşterilerin dış mekân konusunda sağlayacakları imkânları dikkate alacaklarının da bir göstergesi.

Otellerde ise müşterilerin önem verdiği ilk iki konu yüzde 62 ile sağlıklı/hijyenik ortamlar ve yüzde 49 ile uygun fiyatlar olmaya devam etti.

Türk mutfağını ve değerlerini koruma ve gelecek nesillere aktarma amacıyla çalışmalarına 30 yıldır devam eden Metro Türkiye restoran ve otellere açılış döneminde rehberlik edecek önemli bir çalışma daha yaptı.

Araştırma şirketi NielsenIQ’ya yaptırılan “Horeca Müşterileri Davranışlar ve Beklentiler” çalışmasında, restoran ve otel müşterilerinin Kovid-19 sürecindeki davranış ve beklentilerindeki değişimler mercek altına alındı. Metro Türkiye bu araştırma ile pandemi ve mutfağa dönüş sürecinde işletmelere müşterilerinin beklentilerini doğru bir şekilde anlamalarını sağlamayı ve bu konularda aksiyon alabilmeleri için yol göstermeyi amaçladı.

Restoran ve otel müşterilerinin beklentilerini ve ihtiyaçlarını da tespit eden araştırma, 2020 Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ve 2020 Aralık – 2021 Ocak dönemlerini kapsayan beş fazda gerçekleştirildi. Araştırmaya Ankara, İstanbul ve İzmir olmak üzere 3 şehirde restoran ve otellerin sunduğu hizmetlerden faydalanan 3.073 kişi katıldı. Rapordan öne çıkan sonuçlar ise şu şekilde oldu:

 Müşterilerin restoranlarda dışarıda oturmaya verdiği önem artmaya devam ediyor

  • Restoranlarda müşterilerin önem verdiği kriterler: Hijyen ve temiz atmosfere verilen önem yüzde 71’den yüzde 67’e az bir oranda gerilemesine rağmen hala ilk sıradaki yerini koruyor. Müşteriler kendilerine dışarıda oturma konusunda sunulacak çözümlere de önem veriyor. Örneğin kışın dışarıda otururken ısınma imkânı veren çözümlere önem veren müşterilerin oranı yüzde 54’ü buluyor. Müşterilerin yüzde 66’sı ise restoranlarda dış mekânda yemek yemeyi istiyor.
  • Paket ve Gel-Al Servis: Geçen yılın kasım ayından itibaren restoranlarda paket ve gel-al servisinin zorunlu hale gelmesi ile bu hizmetlere talep artış gösterdi. Katılımcıların yüzde 42’si Kovid-19 önceki dönemle kıyaslandığında paket servisi daha sık kullandığını belirtti. Kasım ve aralık aylarında paket servis hizmetinden yararlananların oranı yüzde 85’e kadar yükselirken, uygulama üzerinden sipariş verenlerin oranı yüzde 78, doğrudan restoranlardan sipariş verenlerin oranı ise yüzde 60 oldu. Eve yemek söyleme sıklığı arttı ve haftada 2-3 gün eve yemek siparişi verildiği iletildi. Benzer şekilde gel-al servis kullananların oranı yüzde 62’ye çıkarken gel-al servis kullanma sıklığı da haftada 2-3 gün aralığında gerçekleşti.
  • Paket ve Gel-Al Servisinde En Önemli Kriterler: Paket servisinde müşterilerin en önem verdiği iki kriter sırasıyla sağlıklı ve hijyenik bir ortamın olması ile servis, lezzet, fiyat dengesi oldu. Diğer yandan gel-al servisinde Kovid-19 önlemleri ve sağlıklı/hijyenik bir ortamın olması ilk iki kriter olarak öne çıktı. Müşteriler, gel-al servis için restoranlara gittiğinde hijyenik bir alanda bekleme yapmayı ve bu süre zarfında da restoranın aldığı hijyen önlemlerini görmek istiyor.
  • Restoranlarda Fiyat Beklentileri: Katılımcıların yüzde 87’si gibi büyük çoğunluğu menüdeki fiyatlarda yükseliş beklentisine sahip. Müşteriler menülerde fiyat artışı olması durumunda daha uygun fiyatlı alternatifleri seçmeye eğilimli. Fiyat artış durumunda bu şekilde seçim yapacaklarını söyleyenlerin oranı yüzde 26’dan yüzde 37’ye kadar yükseldi.

 “Yaşanan değişimi dikkate alarak restoranlar için özel ürün ve hizmetler sunuyoruz”

Yaptıkları araştırmayla ilgili değerlendirmede bulunan Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng, şunları söyledi: “30 yıldır otel, restoran ve kafe işletmelerinin önemli iş ortaklarından biri olarak Kovid-19 salgınında da sektöre destek olacak çalışmalarımıza devam ediyoruz. Pandemi ile birlikte bugüne kadar işletmelere 10 milyon TL değerinde destek olmanın yanı sıra, mutfağa dönüşte işletmeleri yönlendirici bilgi ve kılavuzlarımızı sunmaya devam ediyoruz. Geçtiğimiz yıl yine NielsenIQ iş birliği ile gerçekleştirdiğimiz ve Kovid-19 öncesi ile Kovid-19 dönemini karşılaştırarak sektöre sunduğumuz araştırmanın ardından bu kez Kovid-19 süreci içerisinde müşterilerin beklentilerinde yaşanan değişimi dikkate alarak bir araştırma gerçekleştirdik. Bu araştırmamızda tüketici taleplerini ve beklentilerine dair sektörü çok yakından ilgilendiren yeme-içme sektöründeki işletmelere katkı sağlayacağını düşündüğümüz önemli sonuçlar elde ettik.” dedi.

 

Bu sonuçlara dayanarak açılış döneminde işletmelere ihtiyaçları olan ürün ve hizmetleri uygun fiyatlarla ve finansal çözümlerle sunmaya odaklandıklarını söyleyen Türüng, “Restoranların kapılarını açmalarıyla birlikte yine araştırmanın gösterdiği gibi dış mekân ve sosyal mesafe uygulamalarına da talebin artacağını düşünüyoruz. Biz de bu kapsamda paket servis ürünlerinden, dezenfeksiyon çözümlerine; iç/dış mimari çözümlerinden hijyen setlerine kadar birçok çözümü bir arada sunuyoruz. Hijyen setlerini yüzde 50’ye varan indirimlerle sunuyor, profesyonel dezenfeksiyon hizmetini de iş ortağımız ile birlikte işletmelere uygun fiyatlarla sağlıyoruz. Gastronometro websitesi üzerinden de Gıda Güvenliği Derneği sertifikalı hijyen eğitimlerini vermeyi de sürdürüyoruz. Buna ek olarak restoran müşterilerimizin akıllı telefon ya da tablet ortamında sipariş verebilmelerini mümkün hale getiren Dijital Menü çözümümüzü 2021 yılı Haziran ayına kadar ücretsiz kullanıma sunuyoruz.” dedi.

 

Otel müşterileri için hijyen önlemleri ilk sırada, Kovid-19 Sertifikası ise aradıkları bir şart 

  • Otellerde en çok önem verilen konular: Otellerde müşterilerin önem verdiği ilk iki konu Kovid-19 öncesinde olduğu gibi bu süreçte de yüzde 62 ile sağlıklı/hijyenik ortamlar ve yüzde 49 ile uygun fiyatlar oldu. Bununla birlikte pandemi ile birlikte “kalabalık olmaması” kriteri de hızla yükselerek yüzde 40 ile önceliklerde 3. sıraya yerleşti. Otel seçiminde de özellikle ortak alanların kalabalık olmaması tercih ediliyor.
  • Kovid-19 Sertifikası: Bu sertifika otellerin misafir çekebilmesi için yeni bir hijyen faktörü haline geldi. Sertifikanın alınması artık müşteriler tarafından gerekli görülüyor. Otellerin Kovid-19 sertifikası olup olmadığına dikkat eden müşterilerin oranı kasımda yüzde 80 iken bu oran aralıkta yüzde 86’ya kadar yükseldi.
  • Fiyat Beklentileri: Fiyatların yükseleceği beklentisine sahip olanların sayısında süreç içerisinde düşüş gözlemlendi. Temmuz – Eylül döneminde yüzde 87 olan beklentiler sonraki aylarda yüzde 75’e kadar geriledi. Buna paralel olarak fiyat artışlarına karşı kaldığı gün sayısını azaltırım diyenler yüzde 38’den yüzde 29’a gerilerken farklı konaklama alternatiflerini değerlendiririm diyenler yüzde 36’dan yüzde 10’a kadar geriledi. Buna karşılık taksit sayısını artıracaklarını ifade edenlerin oranı yüzde 23’ten 33’e çıkarak ilk sıraya yerleşti. Borç alırım diyenler ise yüzde 2’den yüzde 33’e çıkarak ikinci sıraya yerleşti. Bu da ilk zamanlar farklı alternatifler değerlendiririm, daha az gün kalırım gibi çözümlerin yerine borç alarak ya da daha çok taksit yaptırma eğilimlerinin ilk iki sıraya yerleştiğini ve bireylerin tatil yapma motivasyonunun arttığını gösteriyor.
  • Oteller için Bilgi Kaynağı: Tatil planı yapmadan önce otellerin web siteleri ana bilgi kaynağı olarak önem daha da önem kazandı. Bilgi kaynağı için otellerin web sayfasına başvuranların oranı yüzde 43’ten yüzde 51’e kadar yükseldi.

Oteller tarafında da müşterilerin hijyene verdiği önemin daha da arttığına dikkat çeken Türüng, “Hijyen Kovid-19 süreci boyunca önemini artırarak devam ettirdi. Biz de temizlik ve hijyen konusunda tek kullanımlık kullan-at ürünlere, yatak çarşafı & nevresim gibi tek kullanımlık kişiye özel ürünlere raflarımızda yer veriyoruz. Tüm bunların yanı sıra otellerin yaz sezonuna hazırlıklı girmesine yardımcı olacak ürünler için de çalışmalarımızı şimdiden tamamladık. Oteller için ayrıca Güvenli Turizm Sertifikası Alma Rehberi de sunuyoruz.” şeklinde konuştu.

Metro Türkiye İş Ortakları Zirvesi yapıldı

Metro Türkiye İş Ortakları Zirvesi yapıldı

Metro Türkiye, ekosistemindeki tedarikçilerini bir araya getirdiği İş Ortakları Zirvesi’nin üçüncüsünü dijital olarak gerçekleştirdi. Yaklaşık 2 bin gıda ve gıda dışı ürün tedarikçisinin katıldığı İş Ortakları Zirvesi’nin odağında Kovid-19’un gıda perakende sektöründe yarattığı değişim ve dönüşüm ile müşterilerin değişen beklentileri, yerellik ve dijitalleşme vardı.

Zirve’de Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng ve yönetim kurulu üyeleri Metro Türkiye’nin pandemi dönemi faaliyetlerini ve geleceğe dair yol haritasını paylaşırken, Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin ise yaptığı konuşmada dünya ticaretindeki ve küresel tedarik zincirindeki yeni eğilimleri anlattı.

Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng’ün açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte Metro Türkiye Satın Alma Direktörü Deniz Alkaç iş stratejileri ile ilgili bilgileri katılımcılara aktarırken Metro Türkiye Pazarlama, Marka Yönetimi ve İletişim Grup Müdürü Seçil Demiralp “Müşterilerimizin Yeni Normali” konulu konuşmasında şirketin tüketicilerin beklentilerini anlamak üzere yaptırdığı araştırmaları da içeren bilgiler paylaştı. “Ekosistemdeki Uzmanlık” konulu panel ardından söz alan Metro Türkiye Tedarik Zinciri Direktörü Gürhan Saatçioğlu ise tedarik zincirlerindeki stratejilerini katılımcılar ile paylaştı. Metro Türkiye Kalite Güvence Grup Müdürü Tülay Özel ise konuşmasında şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımını katılımcılara aktardı.

Akademisyen, ekonomist ve yazar Prof. Dr. Emre Alkin de katılımcılarla ülke ekonomilerinin durumunu, güncel satın alma endeksini, dünyada ve Türkiye’de ticaretteki arz ve tedarik güvenliği ile ilgili bilgileri, küresel ticaret zincirlerinde değişen eğilimleri ve yeni tedarikçilerde aranan özellikleri paylaştı.

Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng, yaptığı konuşmada özellikle temel ihtiyaçlara erişimin hiç olmadığı kadar önem kazandığının, bunun için gıda perakendesinin tüm paydaşlarıyla büyük bir sorumluluğa sahip olduğunun altını çizerek “Müşterilerimizi misafirlerimiz olarak görüyor; onları Metro Türkiye’ye yakışan bir misafirperverlikle ağırlamak için çalışıyoruz. Faaliyetlerimizi şartlar ne olursa olsun sorumluluk alarak, farkındalık yaratarak yürütüyoruz. Pandemi bize yerelliğin aslında bağımsızlık olduğunu, dayanışma ve iş birliği ile her zorluğun üstesinden gelebileceğimizi gösterdi. Teknolojinin müşterilerimizin hayatlarını kolaylaştıran potansiyelini keşfettik. Sürdürülebilirliğin sadece bir kaç projeden ibaret değil, işin temelinde olması gereken değişmez bir değer yargısı olması gerektiğini bir kez daha idrak ettik. Tüm bunlara baktığımızda biz de 30 yıldır verdiğimiz kararların, imza attığımız projelerin ne kadar doğru ve yerinde olduğunu görüyoruz. 30 yıldır Türkiye’de birçok ilke imza atmış, sektöre ve topluma değer yaratan birçok proje hayata geçirmiş bir şirket olmanın gururuyla yeni normale en iyi şekilde adapte olarak trendleri belirleyici, sektörü yönlendirici görevimizi sürdüreceğiz” dedi.

Metro Türkiye 30 yaşında

Metro Türkiye 30 yaşında

Türkiye’de 30. yılını geride bırakan dünyanın en önemli uluslararası perakende şirketlerinden Metro, 1990 yılından günümüze yaptığı çalışmalar ile sektöre ve ülke ekonomisine katkıda bulunmaya devam ediyor.

30. kuruluş yıl dönümleri nedeniyle açıklamalarda bulunan Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng, sürdürülebilirlik, yerellik, izlenebilirlik odağında yaptıkları çalışma ve yatırımlarını aktarırken çarpıcı rakamları da paylaştı. Bugün Türkiye’nin 21 şehrindeki 37 mağazada yaklaşık 4.500 çalışanla hizmet verdiklerini söyleyen Türüng, geçmişte olduğu gibi pandemi döneminde de yeme-içme sektörünün yanında yer alarak önemli destekleri hayata geçirdiklerini kaydetti.

Restoranlara 10 milyon TL destek

30 yıldır otel, restoran ve kafe işletmelerinin önemli iş ortaklarından biri olarak Kovid-19 salgınında da sektöre destek olmak için harekete geçtiklerini belirten Türüng, “İş ortaklarımız ile birlikte küçük işletmelerin yanında yer alarak ‘Küçük İşletmem İçin’ hareketini başlattık ve onlara ihtiyaçları olan 8 milyon TL değerinde ürün ulaştırdık. 2021 yılına ise İzmir’de meydana gelen depremden etkilenen küçük işletmelere destek olmak üzere Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu ile işbirliği yaparak başladık ve tespit edilen işletmelere destek olduk. 30. yılımız vesilesiyle de müşterilerimiz için yaptığımız kampanyamıza restoranları da dâhil ettik ve müşterilerimize belli bir miktar alışveriş sonrasında restoranlarda paket servis siparişlerinde kullanabilecekleri alışveriş çeki sağladık. Bu çeklerin toplamı ise 400.000TL’yi aştı. Bunun gibi daha birçok desteğimiz ile birlikte bu dönemde toplam 10 milyon TL’ye dayanan maddi destek sağladık.” dedi.

Ürün güvenliği için 1.550 tarlayı yerinde denetledi

“Türkiye’ye yatırım yapan ilk uluslararası perakendeci” unvanını taşımalarının verdiği sorumlulukla hareket ederek, hayata geçirdikleri tüm işlerin merkezinde sürdürülebilirlik ilkesinin bulunduğunu ve gıda güvenliğini sağlamak için çiftlikten sofraya kapsamlı bir süreç yürüttüklerini de aktaran Türüng,  bu amaçla yaklaşık 300 bin euro yatırım yaptıklarının bilgisini de paylaştı. Müşterilerine kaliteli ve güvenli ürün sunmak için kalite güvence süreçleri kapsamında izlenebilirlik çalışmalarından tedarikçi eğitimine birçok çalışma yaptıklarını söyleyen Türüng, “2019 yılı itibarıyla sayısı beş bini aşan tedarikçilerimizi yüksek kalite ve güvenlik standartlarını korumak ve geliştirmek amacıyla düzenli olarak denetliyoruz. Yüzde 100 gıda güvenliği hedefiyle 30 yılda 189 bin analiz gerçekleştirirken 1.550 tarlayı yerinde denetledik.” şeklinde konuştu.

Tüketiciler ürünlerin üretim süreçleri hakkında şeffaflıkla bilgilendiriliyor

Türüng açıklamasında, raflarında yer verdikleri ürünleri müşterilerine şeffaf bilgiler ile ulaştırdıklarının da altını çizerek şu bilgileri paylaştı: “Pandemi nedeniyle günümüzde müşteriler aldıkları ürünlerin üretim süreçleri hakkında şeffaf şekilde bilgilendirilmek istediğinden izlenebilirlik çözümleri de oldukça önemli hale geldi. Metro Türkiye olarak biz ise izlenebilirlik çalışmalarımızı adeta geleceği öngörerek pandemiden çok önce başlatmış bir markayız. 2014 yılında ette izlenebilirliği başlatan ilk perakendeciyiz. 2018 yılında Türkiye perakende sektöründe kendi markası (Metro Chef) altında taze balık ürünlerini yüzde 100 izlenebilirlikle satışa sunan ilk şirket olduk. Ayrıca geçen yıl itibarıyla da yine GS1-128 barkod uygulaması ile tüm karkas ve vakum et ürünlerimizin çiftlikten rafa geliş hikâyesini faturalarda göstermeye başlayan Türkiye’deki ilk market olduk. 2021’de taze meyve sebze ürünlerimiz için de QR kod ile izlenebilirlik sunacağız.”

Yerli tohumla üretilen ürünlere yüzde 100 alım garantisi veriyor

Yerli üretime desteklerini de sürdüren Metro Türkiye, 800’ün üzerinde üretici, üretici örgütü, kooperatif ve diğer tedarikçilerle iş birliği yapıyor. Tedarikçilerinin yüzde 99’unu yerel tedarikçiler oluştururken yerli tohumla üretilen ürünlere yüzde 100 alım garantisi veriyor.

Son üç yılda 12.500 ton Coğrafi İşaretli ürün ihraç etti

Ülkemizin eşsiz lezzetlerini kayıt altına alarak gelecek nesillere bırakacağı bir kültür mirası oluşturmak adına 2012 yılında ‘Coğrafi İşaretli Ürünler’ projesini başlatan Metro Türkiye, bugün 160’ın üzerinde gıda ve gıda dışı Coğrafi İşaret tescilli ve aday ürünü raflarında müşterilerine sunuyor. Son 3 yılda Coğrafi İşaretli ürünlere olan talebin yüzde 50’den fazla artarak 400 milyon TL satışa ulaşması da üreticiye sağlanan önemli bir desteğin göstergesi. Bu konuda şeflerde de farkındalık yaratma amacıyla 120 restoranın menüsünde Coğrafi İşaretli ürünlerin kullanılmasını sağlarken; MEB ile iş birliği yaparak 65 bin gastronomi öğrencisinin müfredatına coğrafi işaretin dâhil edilmesini sağladı. Metro Türkiye’nin hedefi ise önümüzdeki 10 yılda 650 bin öğrenciye ulaşmak. Metro Türkiye ayrıca Metro’nun faaliyet gösterdiği 10 ülkeye son üç yılda 12.500 ton Coğrafi İşaretli ve yerel ürün ihraç ederek yerel ürünlerin dünya mutfağında tanıtımında da önemli bir rol oynuyor.

Uçtan uca alışveriş deneyimi için 100 milyon TL’den fazla yatırım yapacak

Dijitalleşme konusunda da çalışmalarını sürdüren Metro Türkiye,  müşterilerine mağazalarının giriş kapısından çıkışına kadar uçtan uca dijital bir alışveriş deneyimi yaşatacak şekilde tasarlıyor. Bu kapsamda son olarak pandemiden önce pilot çalışmalarına başladığı ve 100 milyon TL’den fazla yatırım hedefiyle yola çıktığı, Metro Fast çözümümü hayata geçiren Metro Türkiye bugün itibarıyla İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’daki 6 mağazada Metro Fast çözümünü müşterilerine sunuyor. Müşteriler bu çözüm ile ürünlerini mobil uygulama üzerinden barkod okutarak alışveriş arabalarına ekleyebiliyor ve alışverişin sonunda saniyeler içinde sepetin doğrulamasını yaparak doğrudan ödeme yapabiliyor. Üstelik bu ödemeyi de yine QR kod ile temassız olarak gerçekleştirebiliyorlar. Metro Fast’i 2021 yılında 20 mağazada daha hayata geçirmeyi amaçlayan Metro Türkiye, ayrıca sıra asistanı, QR kodla ödeme gibi sunduğu diğer uygulamalarla da müşterilerinin alışveriş deneyimlerini daha da kolaylaştırıyor ve güvenli hale getiriyor.

Dijital Menü, haziran ayına kadar ücretsiz

Metro Türkiye; otel, restoran ve kafe sektörünün bir numaralı ortağı olma vizyonuyla işletmelerin dijital dönüşümü sağlayacak çözümler de sunuyor. Ücretsiz Websitesi Platformu ile işletmeler, kurulum ve alan adı ücreti gerektirmeden sitelerini 30 dakika içinde kurup kişiselleştirebiliyor. Şimdiye kadar bu uygulama kapsamında 26 bini aşkın işletmeye destek olundu. Dijital Menü ile de restoran müşterileri, akıllı telefon ya da tablet ortamında sipariş verebiliyor. Metro Türkiye, restoranları paket servis ve online sipariş konusunda desteklemek için Dijital Menü çözümünü 2021 yılı haziran ayına kadar ücretsiz kullanıma sunuyor.

1 milyon 783 bin öğün yemeği ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı

İsraf ve gıda atığına karşı mücadelede önemli adımlar da atan Metro Türkiye, bu amaçla gıda israfını önleyen bir teknoloji girişimi olan Fazla Gıda’yı üç yıldır destekliyor. Metro Türkiye, birlikte yaptıkları çalışmalar ile 2017 yılından bu yana 785,9 ton gıdayı çöp olmaktan kurtararak 1 milyon 783 bin öğün yemek olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı.

Bugüne kadar 2.500 yeni ürünü Türkiye’ye kazandırdı

30 yıldır Türk mutfağına sahip çıkarak, Türk mutfak kültürünün gerçek potansiyelini ortaya çıkarmak ve Türk şeflerinin gelişimine katkıda bulunarak dünyada hak ettikleri yere gelmelerini sağlamak için de önemli çalışmalar yapan Metro Türkiye, bu amaçla 2015 yılında Türkiye’nin ilk gastronomi keşif platformu olarak yaklaşık 2,4 milyon euro yatırım bedeli ile Gastronometro’yu kurdu. Bu platform aracılığıyla toplam 240 eğitim programı düzenledi, 2.000 saat eğitim verdi. Bu eğitimlerde 3.500 kişiye ulaştı, 7.500 öğrenci çeşitli eğitimler aldı. Ayrıca 2015 yılından bu yana 2.500’e yakın ürün de yine bu platformda geliştirildi.

Metro Türkiye kooperatifçilerle çalışmaya devam ediyor

Metro Türkiye kooperatifçilerle çalışmaya devam ediyor

Metro Türkiye kooperatifçilik alanında yaptığı çalışmalar ve hayata geçirdiği projelerle üreticiye ve ülke ekonomisine katkıda bulunmaya devam ediyor. 800’ün üzerinde yerli üretici, üretici örgütü, kooperatif ve tedarikçiyle iş birliği yapan Metro Türkiye; yerel tohumla üretilen ürünlere yüzde 100 alım garantisi veriyor, mağazalarında satılan meyve-sebzenin yüzde 98’i ise Türkiye’de üretiliyor.

Kooperatifleşme ve yerli üreticiye destek çalışmaları kapsamında kadın iş gücünü de destekleyen Metro Türkiye, 21 Aralık Kooperatifçilik Günü’ne özel ihtiyaç sahibi kooperatiflere ve girişimcilere transpalet hediye etti.

Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng, “Metro Türkiye olarak tarımsal kalkınmanın ve katma değerli üretimin en önemli bileşeni olan kooperatiflerin gelişimine destek olmak, ürünlerini tanıtmak ve bu alanda bir farkındalık oluşturmak amacıyla kooperatiflerle iş birliği içindeyiz. Kadın kooperatiflerinden çatı kooperatiflere kadar daha da geliştirmek istediğimiz bir kooperatif ekosistemine sahibiz. Kooperatiflere ambalajlama ve ürün seçimi eğitimlerinden, Coğrafi İşaret ile ilgili farkındalığa kadar verdiğimiz desteklerin yanı sıra ürünlerin sürdürülebilir kılınması için alım garantisi de veriyoruz. Makine, ekipman gibi destekler de kooperatiflerin ekonomik planlamalarını doğru bir şekilde yönetebilmeleri için büyük önem taşıyor. Biz de buradan yola çıkarak iş birliği içinde olduğumuz kooperatiflere ve girişimcilere ihtiyaçlarını karşılayacak transpaletleri hediye ettik. Gelecekte de kooperatiflerle ve üreticilerle iş birliği içinde olmaya, tarımsal faaliyetlerin güçlenmesi ve kalkınması için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Bereketli Eller Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Sarı, Metro Türkiye’nin verdiği transpalet desteğine ilişkin şunları söyledi: “Metro Türkiye ile Kapıdağ Mor Soğanı ürünümüz için yıllardır iş birliği halindeyiz. Ürünümüzün ambalajlanmasından Coğrafi İşaret tescili almasına, ürünümüzün müşterilere ulaştırılmasından şeflerin menülerine eklenmesine kadar geniş kapsamda Metro Türkiye’nin desteğini alıyoruz. Böyle anlamlı bir günde bu kez transpalet desteği ile sevkiyatlarımız hızlanacak ve daha verimli şekilde çalışacağız. Tüm Metro Türkiye ailesine çok teşekkür ediyoruz.”

Bursa Tarım Kooperatifleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Osman Özkan yapılan destekle ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Metro Türkiye’nin kooperatifimize ürünlerin paketleme, işleme, etiketleme ve sevkiyat konularında verdiği eğitim, tanıtım ve pazarlama desteğiyle ürünlerimiz Metro Türkiye meyve sebze reyonlarında değer buldu. Gerek Coğrafi İşaret sürecinde gerekse paketleme ve sevkiyat ile ilgili çalışmalarımızda verdiği destek sayesinde 2019 ve 2020 yılında üretim ve satışımız katlanarak devam etti. Metro Türkiye’nin transpalet desteği sayesinde ürün sevkiyatlarımız daha verimli ve daha hızlı olacak. Bize her zaman destek olan ve yanımızda yer alan Metro Türkiye’ye kooperatif birliğimiz adına çok teşekkür ederim.”

Şahsar Sarımsak Kurucusu Belkıs Yılmaz da,50 haneli bir köyde tamamen kadınların faaliyet gösterdiği şirketimizde Coğrafi İşaretli Taşköprü sarımsağını işleyerek Metro Türkiye’ye katma değerli bir ürün olan sarımsak püresi üretiyoruz. Metro Türkiye’nin hammaddeden etikete, analizden ambalaja, kısacası bir ürünün tarladan çıkıp sofraya gelene kadar geçen süreçleri öğrenmemizde büyük katkısı oldu. Köyün ortasında bu iş olur mu diye düşünenlere istenirse başarının her yerde olabileceğini ispatladık. Kadın girişimcileri destekleyen Metro Türkiye’ye, şimdi de bir üretici olarak, sevkiyat işlemlerinde daha fazla verim almamızı sağlayacak transpalet desteği için teşekkür ediyor; iş birliğimizin uzun yıllar devam etmesini diliyoruz” dedi.