Yazılar

Pandemi aşk hayatımız nasıl etkiledi

Pandemi aşk hayatımız nasıl etkiledi

Covid-19 ilişkilerin yapısını değiştirmeye devam ediyor. Bekarların davranışları nasıl etkilendi? Bir partnerden yeni beklentiler neler? Z kuşağı da aynı şekilde etkilendi mi? İşte pandeminin ilişkilere getirdiği yeni trendler.

Bir yıldır salgın hayatımızın ve tüm ilişkilerin merkezinde. Buluşmanın zorlaştığı, enfeksiyon korkusunun diğer tüm korkuların yerini aldığı, maske, mesafe, temizlik gibi kelimelerin en sık konuşulan konular arasında yer aldığı bir dönem geçiriyoruz. Bu durum oluşturduğumuz dijital profillere bile yansıdı.

Geçtiğimiz yıldan bugüne Koronavirüs kelimesinin kullanımı yüzde 2.200 arttığı görülüyor. Geçtiğimiz Mart ve Aralık ayları arasında profillerde kullanımı en çok artış gösteren kelimeler koronavirüs ve aşı. Peki bu durum bekarların ilişki arayışına nasıl yansıdı?

Artık kadınlar da ilk adımı atıyor

Pandemiyle birlikte kadınlar arkadaşlık uygulamalarında daha aktif bir biçimde rol alıyorlar. Verileri göre Ocak ayında ilk mesajı atan kadınların sayısı yüzde 28.5 artmış görünüyor. Her ne kadar sağlık endişelerinden dolayı yüz yüze buluşma konusunda acele etmeseler de pandemiyle birlikte dijital buluşma konusunda kadınlar artık ilk adımın karşı tarafça atılmasını beklemiyorlar.

“Zeki, zengin ve yakışıklı” yerine “çift maskeli, aşılı, sosyal mesafeli”

Pandemi süreci bekarların partnerden beklentilerini de değiştirdi. ABD’de “Covid-19 aşısı olur musunuz?” sorusuna “Evet” yanıtı veren platform kullanıcıları yüzde 20 daha çok beğeni ve yüzde 12 daha çok eşleşme alıyor. Her 10 kişiden 4’ü de aşı olmak istemeyenlerle buluşmayacağını söylüyor. Z kuşağı da çift olmak için çift maske takmasını daha çok önemsiyor. Kullanıcılar arasında profilinde maskeden bahseden ve çift maske giyen kişiler giymeyenlere göre daha çok etkileşim alıyor. Nitekim geçtiğimiz yıla göre profilinde maske kelimesinin kullanılması yüzde 185 artmış. 215,000 kişi de sosyal mesafeye uymayan kişilerle randevusunu iptal edeceğini söylüyor.

Uzak mesafeli ve romantik ilişkiler yükselişte

“Pandemi bitince nasıl bir ilişki istiyorsun?” sorusuna, “Öylesine takılmak yerine özel birini bulacağım” diyenlerin sayısı 12 kat artmış. Kullanıcılarının, özellikle kadınların büyük bir çoğunluğu pandemiyle birlikte, “Partnerinin nerede olmasını istiyorsun?” sorusunu, “Her yer” diye değiştiriyorlar. Değiştirenlerin etkileşime girme oranı da yüzde 5 artmış. İçinde olduğumuz dönem her ne kadar sanal buluşmalara rağbeti artırsa da kullanıcıların çoğu yüz yüze buluşabilmek için çift maske, sosyal mesafe, aşı gibi önlemler alarak buluşmayı tercih edeceklerini söylüyorlar. Kullanıcıların yüzde 86’sı pandemi süreci geçtiğinde yüz yüze görüşmeye devam etmek istiyor. Yüz yüze buluşma trendi asla eskimeyecek olsa da pandeminin ilişkileri daha güçlü ve derin hale getireceğinden şüphe yok.

OkCupid

Sevgiler Günü nasıl geçirmeli

Sevgiler Günü nasıl geçirmeli

Yine o meşhur gün geldi çattı. Pek çok çift bugünü nasıl geçireceğini düşünüyor? Tabii ki bugün sevgilisi olanlar kadar, bekar ve yalnız hissedenlerin de gündeminde. Çiftler, sevgililer gününü nasıl geçirmek istiyorlar? Bekarlar bugüne nasıl bakıyorlar?

Uygulama üzerinde verdikleri cevaplara göre çiftlerin yarısından çoğu (%57) bu sevgililer gününde özel bir program yapıp yapmamayı önemsemezken, her 10 bekardan 9’u yalnız olmanın mutsuzlukla eşdeğer olmadığını düşünüyor. İşte detaylar….

YALNIZ HİSSEDENLER ÇOĞUNLUKTA

Sokağa çıkma yasakları, sosyal alanların, okulların ve iş yerlerinin kapalı olmasıyla hepimiz daha az kişiyle, hatta bazen kimseyle görüşmeden yaşamaya adapte olmaya çalışıyoruz. Bu durum yalnız yaşayan ve doğal olarak yalnız hisseden insanların artmasına neden oluyor. “Sizce insanların çoğu yalnız mı?” sorusuna cevap verenlerin yüzde 83’ü, “Evet” demiş. Herkes kendini yalnız hissediyor ancak kadınların oranı erkeklerden biraz fazla. Kadınların yüzde 89’u çoğu insanların yalnız olduğunu düşünürken, erkeklerde bu oran yüzde 82.

YENİ MODA SEVGİLİLER GÜNÜ AKTİVİTESİ: KOLTUKTA YEMEK YEMEK

Çiftlerin tüm restoranlara rezervasyon yaptırdığı, çılgın tatillerin planlandığı o şaşalı Sevgililer Günü programları içinde bulunduğumuz şartlarla biraz beklentileri değiştirmişe benziyor. “Sevgililer Günü’nde size özel bir hazırlık yapılsın ister misiniz?” sorusuna insanların yüzde 57’si, “Benim için fark etmez” diyor. “Sevgililer Günü’nü nasıl geçirmek isterdiniz?” sorusuna cevap verenlerin de yüzde 50’si, “Romantik bir akşam yemeği” cevabını verirken, yüzde 50’si “film izlerken bir şeyler yemek” diyor.

İLLE DE ÇİFT OLMAK MI GEREKLİ?

İnsanlar Sevgililer Günü’nde sevgilisi olmayanların mutsuz olduğunu düşünürler gibi gelse de anket sonuçları hiç öyle görünmüyor. “Biri hem yalnız hem mutlu olabilir mi?” sorusuna insanların yüzde 89’u, “Evet” yanıtını veriyor. Kadınların yüzde 93’ü, erkeklerinse yüzde 89’u hem yalnız hem mutlu olunabileceğini düşünüyor. Görünüşe göre kadınlar bekar olmaktan memnunlar. Anlaşılan bekar olmakla, yalnız ve mutsuz olmak arasında önemli bir çizgi var.

İNSANLAR AKIŞINA BIRAKIYOR

Sevgililer Günü’nde insanlar, çift olarak hayalleri biraz daha farklılaştırmış, bekarlıktan da memnun olduklarını söyleseler de aşkı aramaya devam ediyorlar. “Aşık olmaya nasıl bakıyorsunuz?” sorusuna cevap verenlerin yüzde 53’üi “akışına bırakırım” diyor. Yüzde 30’luk bir kesim “Aşka bayılırım ve aşık olmayı çok isterim” işaretlerken, “kaçınmaya çalışıyorum” diyenlerin oranı yüzde 8’de kalıyor. Görünüşe göre bu Sevgililer Günü’nde çift olmak ve planlarla yapmaktan çok aşkı bulmakla ilgileniyoruz.

Kaynak: OkCupid

 

İlk buluşma buzları eriten söz ve hareketler

İlk buluşma buzları eriten söz ve hareketler

Bir ilişkinin dönüm noktası ilk görüşmedir. Yüz yüze ya da online, ilk buluşmanın güzel geçmesi ilişkinin devamı için kararımızı doğrudan etkiler. Bu yüzden ilk görüşmede sohbette hızlıca buzları eritebilmek çok önemli. Kullanıcılarını uygulama üzerinde verdikleri cevaplara göre en uygun profillerle eşleştiren arkadaşlık uygulaması OkCupid, yeni tanıştığınız kişi ile ilk sohbetinizin keyifli geçmesi için bir rehber hazırladı. İşte 6 basit ipucu…

  1. ÖZENLİ OLUN, İLGİNİZİ BELLİ EDİN
    İnsanlar kendileri hakkında konuşmayı severler. Siz sorun, iyi dinleyin ve dinlediğinizi hissettirin. Bunu iletişiminizde belli edin. İlişki uzmanı ve yazar Susan Winter, “Nasılsın, neler yapıyorsun, ne işle uğraşıyorsun?” gibi soruların hiçbir anlam ifade etmediğini söylüyor ve ekliyor “Konuşma sırasında ilginizi gerçekten belli edebilmek için kendi tarzınızda sorular sormanız gerekli? Bunları sorabilmek için öncelikle iyi bir gözleme ihtiyacınız var.”
  2. EVET – HAYIR SORULARI SORMAYIN
    Sohbetin ilerlemesini istiyorsanız ucu açık soruları seçin. Hatta “Senin için mükemmel bir ilişki nedir? Seni ne eğlendirir? Hayal edip de henüz gerçekleştirmediğin bir şeyler var mı?” gibi sorular cebinizde bulunsun. Soruları çoğaltmak için arkadaşlık platformuna da bakabilirsiniz. İçinde yer alan binlerce soru, hem karşınızdaki ile beğeni yüzdenizi gösteriyor, hem de soruları sayesinde istediğiniz biri ile sohbete kolay başlamanızı ve devam etmeniz için olanak sağlıyor.
  3. MERAKLI OLUN
    Sohbet esnasında bilmediğiniz bir konu hakkında sohbet açılırsa, bu sizin için hem öğrenme hem de karşınızdakine yakınlaşma fırsatı tanır. Karşınızdakinin bildiği ve merak ettiğiniz şeyleri sormaktan çekinmeyin. Northwestern Üniversitesi’nden Dr. Alexandra Solomon, “Burada samimiyet çok önemli” diyor. “Normalde merak etmeyeceğiniz bir şeyle aşırı ilgileniyor gibi yapmak ters tepebilir” diye de uyarıyor.
  4. GÜNDEMİ TAKİP EDİN
    Dünyada olan bitenden haberiniz olsun. “Hava ne kadar güzel” demektense gündemde olan, gelişen bir olay hakkında karşınızdakinin fikrini sorabilir, konuşmak istediğiniz ortak bir konu ise uzun bir sohbete yelken açabilirsiniz. İlişki uzmanı Dr. Tina B. Tessina, “Sohbet etmek tenis maçı gibi gidip gelmelidir” diyor. “İlk konuşmada ortak noktalar bulmak sohbeti koyulaştıracaktır. Ortak noktalar bulmanın en iyi yollarından biri de gündemi takip etmektir.” Yeni bir haber, trend bir video, yeni çıkmış bir dizi sezonu sohbeti ilerletmek için iyi birer başlangıç olabilir.
  5. DENEYİMLERİNİZİ PAYLAŞIN
    Farklı zamanlarda da olsa; gittiğiniz yerlerden, etkinliklerden, bu anıların size neler hissettirdiğinden bahsedin. Bunu yaparken konuşma ve dinleme dengesini de iyi kurun. Sadece sizin anlatmanız ya da sürekli sorular sorup karşıdakini konuşturmanız iyi bir tanışma demek değildir. Doğru dengeyi bulmak ikinizin de birbirinizden bir şeyler bulabileceği fırsatlar yaratabilmek anlamına gelir.”
  6. İLTİFAT ETMEKTEN ÇEKİNMEYİN
    Psikolog Gretchen Kubacky, “İltifat etmek bir sohbette buzları eritmenin en kolay yöntemlerinden biridir” diyor. “Özellikle fiziksel özellikler yerine karakter ve davranışlara yöneltilen iltifatlar karşıdaki insanın kendisini güvende ve tanıdık hissetmesini sağlar.” Siz de iltifatlarla karşınızdakinin özgüvenini beslemeyi unutmayın. Fiziksel iltifatlardansa hoşunuza giden ortak yönlerine, hissettiklerine duyarlı iltifatları seçin.

Burada tanışmanın yüz yüze mi yoksa mesajla mı olduğu çok önemli. Eğer bir arkadaşlık platformundan tanıştıysanız o kişi hakkında pek çok bilgiye ulaşmak mümkün. Profilini detaylıca inceleyerek yaşam tarzı, ilgi alanları, zevkleri gibi detayları öğrenebilir, bu sayede konuşmaya çok daha hazırlıklı başlayabilirsiniz. Ayrıca mesajlaşarak flörtleşmek bazıları için daha kolay olabilir ancak karşıdaki kişinin jest ve mimiklerini görememek bir dezavantaj olabilir. Bu yüzden eğer ilk tanışmanız mesajlaşma üzerinden oluyorsa duygularınızı belli etmek için emojiler kullanmayı ve hislerinizi söylemeyi de ihmal etmeyin.

Dünyanın flört günü “Pazar”

Dünyanın flört günü “Pazar”

Kullanıcılarını uygulama üzerinde verdikleri cevaplara göre en uygun profillerle eşleştiren arkadaşlık uygulaması OkCupid’in verilerine göre en çok flört ettiğimiz günün Ocak ayının ilk Pazar günü olduğunu gösteriyor. Geçen yıl 13 milyon yeni konuşmanın yaşandığı bu güne, “Flörtöz Pazar” adı veriliyor. Peki flört hakkında diğer istatistikler ne söylüyor?

25 MİLYON KİŞİ BİRBİRİ İLE EŞLEŞECEK

En çok flörtleştiğimiz gün, Ocak ayının ilk Pazar günü. En çok flörtleştiğimiz aysa Ocak. Uygulamasının verilerinde göre 2020’nin ilk Pazar gününde 13 milyon kişi birbiriyle flörtleşmeye başlamış. Bu yıl bu sayının 15 milyon olacağı öngörülüyor. Tahminlerse bu Ocak ayı içinde 25 milyon kişinin birbiriyle eşleşeceği yönünde. Yeni bir yıla girerken yeni bir ilişkiye başlama isteği Ocak ayını yılın en çok flört edilen ayı yapıyor. Bu ayın flört konusunda rekor kıran ilk Pazar gününe de “Dating Sunday” yani “Flört Pazar”ı adını veriyorlar.

ÖNCE DUYGUSAL BAĞ

Özellikle pandemiyle birlikte geçtiğimiz yıl değişen sosyal yaşam, aranılan ilişkinin tanımını da değiştirdi. Uygulamanın verilerine göre tek gecelik ilişki ya da “sadece takılmak istiyorum” diyenlerin sayısı yüzde 20 azaldı. “Sizce duygusal fiziksel temasta bulunmadan önce duygusal bir bağ kurmak gerekli mi?” sorusuna kullanıcıların yüzde 80’i “Evet” yanıtını veriyorlar. Kadınlarda bu oran yüzde 89; erkeklerdeyse, yüzde 76. Genel olarak duygusal paylaşım flört konusunda önemli bir yer tutmaya başlasa da erkekler hala fiziksel temasa kadınlardan daha çok önem veriyor gibi görünüyorlar. İstediğiniz flört tarzı ne olursa olun bulmanın yolu profile önem vermekten geçiyor. OkCupid’de profilini tamamlayanların istedikleri eşleşmeyi bulma oranları yüzde 200 daha fazla.

FLÖRTÜN GELECEĞİ DEĞİŞİYOR
Dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu yeni normal dönem, flört konusuna da yeni normaller getiriyor. Uygulama“İlişkilerin Geleceği” isimli anketine katılan kullanıcıların yüzde 84’ü duygusal olarak bağ kurabilecekleri ilişkileri, fiziksel olarak yakınlaştıkları ilişkilere tercih edeceklerini söylüyorlar. Öncelikli duygusal bağa en çok önem veren şehirlerden biri de İstanbul. ‘’Seksten önce aşka önem veren 50 şehir’’ listesinde İstanbul 16’ncı sırada yer alıyor. İnsanlar özellikle ilk tanışmalarını görüntülü konuşma sağlayan uygulamalardan yaparak birbirlerini buluşmadan önce daha yakından tanımaya çalışıyorlar.

Pandemi aşk hayatımızı nasıl etkiledi

Pandemi aşk hayatımızı nasıl etkiledi

Dünya çapında yaşadığımız olağanüstü bir pandemi dönemi ve tarihe damgasını vuran bir ABD başkanlık seçimleri arasında 2020, tüm dünyadaki bekarlar için de farklı bir yıl oldu. Yaşanan tüm iniş çıkışlar arasında ise hala net olan tek şey ise, insanların aşkı her zamankinden daha fazla bulmak istemesiydi. Karantina günlerinde ise romantizm daha da körüklendi ve her şeyden izole olduğumuz dönemde bile ilişkilerin farklı şekillerde filizlendiğine şahit olduk. İnsanların artık yemek pişirmek veya küresel ısınma gibi gerçekten önemsedikleri konular üzerinden ilişki kurduklarını ve fiziksel temasın artık pek çoğu için önceliğini kaybetti.

2020’nin sonuna yaklaşırken 2021’de flört dünyasında bizi ne gibi eğilimlerin beklediğini araştırıldı. Uygulama üzerinde kullanıcılarının en uygun eşleşmeyi bulmak için yanıtladığı sorulara verilen 450 milyonu aşkın cevap incelendi. İşte dünyanın dört bir yanından bekarların verdiği yanıtlara göre 2021’de flörtün ve ilişkilerin geleceği;

Aktivist flört – Flört aktiviz mi?

2020’de OkCupid’de 340.000’den fazla kişi kendilerini aktivist olarak gördüklerini belirtti ve bu konuda liderliği genç kadınlar üstlendi. Z kuşağındaki kadınların yüzde 48’i, Y kuşağındaki kadınların yüzde 41’i kendini aktivist olarak tanımlıyor. Genel sonuca baktığımızda ise Z kuşağı kendini bir önceki Y kuşağına göre yüzde 11 daha aktivist olarak tanımlıyor. Irksal eşitlik ile ilgili yeni sorulara verilen 2,5 milyonun üzerinde yanıta göre 2021’de aktivizme duyulan ilginin daha da artacağını söylenebilir.

Sınır tanımayanlar aşklar;

Salgının dünyaya yayılmasından bu yana farklı ülkeden insanların iletişim kurmasında görülen yüzde 50’lik artışın yanı sıra, bekarlar arasında konumunu “her yere” olarak değiştirenlerin oranında da ciddi bir artış görüldü. Kullanıcıları arasında 1,5 milyondan fazla insan uzak mesafe ilişkiye sıcak bakıyor. Diğer yandan insanların artık tek aradığı sınır ötesi aşklar değil. Kendi kültürü dışında insanlarla eşleşenlerin de sayısı giderek artıyor. Kullanıcılarının yüzde 15’i farklı inançları olan  biriyle bir ilişkiye korona öncesine nazaran daha sıcak baktığını söylüyor. Pandemi süresinde farklı milletten biriyle ilişkiye sıcak bakanlar arasındaki artış ise yüzde 10.

Selfie aşkı;

Arkadaşlık uygulaması kullanımı bu yıl görülmemiş seviyelere ulaştı. Dünyanın dört bir yanındaki Kullanıcılarının yüzde 92’si karantina döneminde aşkı aramaya devam ettiklerini ve neredeyse yüzde 30’u bu süre zarfında en az bir sanal flört yaşadığını söylüyor. İnsanlar uygulamada daha fazla zaman geçirdikçe bekarların flört ettikleri kişilerin profil fotoğraflarına daha dikkat etmeye başladığını görüyoruz. Kullanıcılar konser, tatil gibi farklı yerlerde fotoğraf çekme imkanı bulamayınca profil fotoğraflarında selfie (özçekim) kullanımı da artış gösteriyor. Son araştırmasına göre flört eden kullanıcıların yüzde 95’i en çok gülümseyen selfieleri (özçekimleri) tercih ediyor.

Yavaş flört;

İnsanların yüz yüze görüşebilme ihtimali azaldıkça, dijital ve sanal buluşma yoluyla daha derin konuşmaların ve daha fazla romantizmin bir karışımı olan “yavaş flört” dönemi başladı. Karantina sırasında uygulama üzerindeki soruları yanıtlayan 1 milyon kullanıcının yüzde 84’ü fiziksel bir buluşmadan önce duygusal bir bağ kurmanın önemli olduğunu düşünüyor. Flörtte yaşanan bu yavaşlama sayesinde kadınların aşk hayatlarında kontrolü ele alması da artıyor. Örneğin, ABD’de kadın kullanıcıları salgın sırasında geçen yıl olduğundan daha fazla ilk mesaj gönderiyorlar.

Greta Thunberg etkisi;

Kullanıcılar yıl boyunca uygulama içinde yer alan iklim değişikliği hakkındaki sorularımızı 6 milyondan fazla kez yanıtladı. Verilere göre kullanıcılar arasında yaklaşık 2 milyon kişi iklim değişikliğinin gerçek olduğuna inanıyor. Bununla birlikte, soruları yanıtlayanlar arasında Y kuşağının yüzde 85’i ve Z kuşağının yüzde 84’ü iklim krizinden endişe duyuyor. İklim değişikliğinin dünya gündeminin en önemli konularından biri olmaya devam etmesi aynı şekilde kullanıcılar arasında da yankı buluyor. Her yıl milyonlarca doğa tutkunu eşleşmeye devam ediyor.

Dışarı özlemi;

Yılın büyük bir bölümünde karantinada altında kaldıktan sonra insanlar, eşleştikleri kişiyi daha yakından tanımak için dışarıda buluşmak isteyecekler. Dünyanın dört bir yanından yanıt veren kullanıcıların yarısından fazlası (59%), son salgının onları gelecekteki maceralara karşı daha motive ettiğini ve açık hava tarihlerinin sosyal mesafeli buluşmalar için popüler bir seçenek olduğunu söylüyor. Dolayısıyla, hava ısındığında, sosyal mesafeli bir yürüyüş veya parkta koşmak eşleştiğiniz kişinin kalbine giden yol olabilir.

Ek bilgi

Kendinizi aktivist olarak tanımlar mısınız? (“Evet” cevabı verenlerin oranı)

Hindistan 46%

Türkiye 43%

İspanya 43%

Brezilya 40%

İsrail 38%

Fransa 35%

Almanya 34%

Amerika Birleşik Devletleri 33%

Kanada 31%

Endonezya 31%

Avustralya 29%

Birleşik Krallık 28%

Flört ettiğiniz  kişinin sizinle aynı siyasi görüşü paylaşmasını ister misiniz? (“Evet” cevabı verenlerin oranı)

Brazil 84%

Germany 81%

Spain 81%

France 77%

Turkey 69%

Israel 65%

United States 63%

Canada 61%

United Kingdom 58%

Australia 54%

Indonesia 46%

Evcil hayvanları olanlar daha çekici mi?

Evcil hayvanları olanlar daha çekici mi?

Birinin hayvanları sevmesi ya da evcil hayvanının olması ona bakışınızı değiştirir mi? Hayvanları sevmeyen biriyle birlikte olur musunuz? OkCupid’in Türk kullanıcılar üzerinde yaptığı araştırma, hayvan dostu olmanın ilişkimizde ne kadar etkili olduğunu ortaya çıkardı.

“Evcil hayvanları seviyor musunuz?” sorusuna kullanıcıların yüzde 76’sı “Evet” diyor. Evcil hayvanları seven kadınların oranı yüzde 83, erkeklerin oranıysa yüzde 79. Soruya cevap verenlerin yüzde 80’i de evcil hayvan sevmenin ilişkileri belirlemede etkili olduğunu düşünüyor. Yani evcil hayvan sevmeyeni, karşısındaki de sevmiyor!

 

KEDİ Mİ, KÖPEK Mİ?

Neticede belli başlı hayvanlar evcil hayvan olarak sahiplenilebiliyor. Dünyanın geneli kedi ve köpek insanları olarak ikiye ayrılıyor. Bir diğer sorusu da “Kedi insanı mısın yoksa köpek insanı mı?”. Soruyu yanıtlayanların ise neredeyse yarısı (%43) “Her ikisi de” cevabını veriyor. “Hiçbiri diyenlerin oranı sadece yüzde 4. Kedi ve köpek tercihinde ise kazanan yüzde 5’lik bir farkla köpekler. Kadınlar kedi ve köpekleri eşit oranda tercih ederken erkekler yüzde 7’lik bir farkla köpekleri daha çok sevdiklerini belirtiyorlar. Ayrıca sorulara cevap veren insanların 4’te 1’i profil fotoğrafında köpek olmasını oldukça etkileyici bulduklarını da söylüyorlar.

TÜRKLERİN YARISINDAN FAZLASI EVCİL HAYVAN SEVMEYENLERLE İLİŞKİ DÜŞÜNMÜYOR

Gelelim en can alıcı soruya… Verilen yanıtlardan insanların kedileri ve köpekleri çok sevdiğini ve bunu ilişkide çok önemli bir şey olarak gördüğünü anlıyoruz. Peki, kullanıcılar evcil hayvan sevmeyen biriyle birlikte olur musun?” sorusuna ne cevap veriyorlar? İnsanların yüzde 53’ü evcil hayvanları sevmeyen biriyle birlikte olmayacağını söylüyor. Yani hayvan sevmiyorsanız biriyle birlikte olma şansınız yarı yarıya düşüyor. Bu konuda kadınlar daha hassas. Kadınların yüzde 63’ü, erkeklerin de yüzde 51’i evcil hayvan sevmeyen ve istemeyen biriyle aynı evde yaşayamayacağını düşünüyorlar. Yani özetle eğer hayvan sevmiyorsanız insanların sizinle uzun bir ilişki içine girme ihtimalleri de oldukça düşük görünüyor. Kim bilir? Belki de soruları yanıtlayanlar, hayvan sevmeyen insan da sevmez diye düşünüyorlardır. Siz ne düşünüyorsunuz?

 

“Bana göre” dediğiniz kişiyi bulmanın ipucu

“Bana göre” dediğiniz kişiyi bulmanın ipucu

Yaz ayları bitti, sonbahar geldi çattı. Deniz, kum, güneşten uzaklaşmanın getirdiği depresif hava kapıda. Peki bu ruh halinden çıkmaya hazır mısınız? “Tam bana göre!” dediğiniz kişiyi bulmak için 4 ipucu…

DETAYLAR ÖNEMLİDİR

Eğer sizi anlayan, karşılıklı tatmin edici sohbetler yaşabileceğiniz birini bulmak istiyorsanız mutlaka sorulara yanıt verin. Böylece, yanıtladığınız sorulara benzer yanıtlar veren, aynı dünya görüşünü paylaştığınız kişilerle tanışma olanağınız artacak.

DAHA FAZLA SORU, DAHA FAZLA EŞLEŞME

İnanç ve politik görüş gibi genel soruların yanında günlük hayatın akışına dair sorular uzun süreli bir ilişki için önemlidir. Örneğin, erken yatan biri olarak sabaha kadar uyumayan biri ile birlikte olmak istemeyebilirsiniz. Birlikte film izlemeyi oyun oynamaya tercih eden biri ile olmak istemeyen ya da ailesiyle uzun vakitler geçirmeyi beraber gezmeye tercih eden biri sizin kaleminiz olmayabilir. İstediklerinizi istemediklerinizden ayırt etmek için mutlaka olabildiğince fazla soruya yanıt verin.

NE İSTEDİĞİNİZİ BİLİN

Herkes yemek yapan biri ile beraber olmak ister ancak eğer siz zaten yemek yapmayı çok seviyorsanız, evliliğe uzanan uzun süreli ilişkinizde karşınızdakinin yemek yapmayı sevmesi çok önemli olmayabilir. Böylece, eğer spora ilginiz varsa; spor yapmayı hayatının değişilmez bir parçası olarak gören biri ile arada sırada spor yapan biri de sizin için uygun bir hayat arkadaşı olabilir.

SOHBETE YÖN VERİN

İlk tanışmada sohbete başlamak can sıkıcı olabilir. Karşınızdakinin ne düşündüğünü, nelerden bahsetmekten hoşlandığını anlamak zaman alır. Çok gezmeyi seviyorsa şimdiye kadar nereleri ziyaret ettiğinden bahsedebilirsiniz. Kahve içmeyi seviyorsa en sevdiği kahveyi nasıl demlediğinden, yemek yapmayı seviyorsa en güzel yaptığı yemekten, yelken yapıyorsa yelken yapmanın inceliklerinden konuşabilirsiniz. Karşınızdakinin sorulara verdiği yanıtları görebilmeniz, sizin merak ettiğiniz soruları sorabilmenizi, konu açmanızı, sohbete yön vermenizi ve beraber iyi vakit geçirmenizi sağlayacaktır.

OkCupid

YENİ NESİL BAYRAMLARI TATİL FIRSATI OLARAK GÖRÜYOR

YENİ NESİL BAYRAMLARI TATİL FIRSATI OLARAK GÖRÜYOR

OkCupid üzerinde yer alan sorulara verilen yanıtlara göre Türkiye’de bayram; aileyle geçirilen geleneksel bir aktiviteden çok, tatil kaçamakları için bir fırsat gibi görülüyor.

Kullanıcılarını uygulama üzerinde verdikleri cevaplara göre en uygun profillerle eşleştiren arkadaşlık uygulaması OkCupid kullanıcıların verdiği yanıtlara göre; yeni nesil eskisine göre özel günleri aileleriyle geçirmeyi daha az önemsiyor. Verilere göre sadece 10 kişiden biri bayramda ailesini ziyarete önem veriyor. Yüzde 40’lık bir kesim ise bunu gerekli görmüyor. İşte diğer sonuçlar…

AİLE ZİYARETLERİ YERİNE ARKADAŞLARLA KAÇAMAK

“Bayramlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz, ailenizle geçirmeyi mi yoksa her şeyden uzaklaşmayı mı tercih ediyorsunuz?’ sorusuna kadın ve erkeklerin yüzde 51’i ailesiyle evde geçirdiğini, yüzde 49’u arkadaşlarıyla tatile gittiklerini söylüyorlar. Yani soruya cevap verenlerin yarısı için bayram arkadaşlarla geçirilecek bir tatil fırsatı. ‘Bayramı ailenle geçirmek senin için ne kadar önemli?’ sorusuna sadece yüzde 9’luk bir kesimin ‘Çok önemli’ cevabını vermesi de giderek bayram ve aile ziyareti kavramının geride kalmaya başladığını gösteriyor. yüzde 43’lük bir kesim için de hiç önemi yok. Kullanıcılara tatilde gitmek istedikleri yer sorulduğunda ise bu yıl çoğunluğun (%52) tercihi uzak diyarlar. Yurtdışına gitme fırsatı olmayanlar için hala ilk tercih Bodrum (%30), ikinci tercih Çeşme (%18).

ADETLERE BAKIŞ ZAMANLA DEĞİŞİYOR

“Aile büyüklerinizle aynı adetleri mi uyguluyorsunuz?” sorusuna kadın ve erkeklerin yüzde 76’sı, “Hayır” yanıtını vermiş. Verilere göre günümüzde her dört gençten sadece biri aile gelenek ve göreneklerini devam ettiriyor. Hatta adetler biriyle kurulacak romantik ilişkide bile belirleyici bir rol oynuyor. “Tutucu ailesi olan biriyle birlikte olmak zor olur mu?” sorusuna kadınların yüzde 88’i, erkeklerin yüzde 80’i “Evet” cevabını veriyor. Görünüşe göre kadınlar için tutucu ailesi olan biriyle birlikte olmak, erkeklere göre daha zor.

“Hesabı Erkek Öder” klişesi tarih oldu

“Hesabı Erkek Öder” klişesi tarih oldu

Yaz kapıda, hayat ise yavaş yavaş normale dönüyor. Size en uygun olduğunu düşündüğünüz adayla ilk buluşma geldi çattı. Peki bu süreçte nelere dikkat etmeli? Türkler bu konuda ne düşünüyor? İşte işinize yarayacak ipuçları…

Hepimizi doğru kişiyi arıyoruz. İlk buluşma uzun ve güzel bir birlikteliğin ilk adımı ama her birimizin de beklentileri farklı. Peki nasıl davranmalı?

Türk kadınlarının yarısından fazlası yeni biriyle buluşmadan önce Google’da araştırma yapıyor. Türk erkeklerinin ise üçte biri hesabı ödemesi gerektiğini düşünürken, üçte biri ise hesabı kimin ödediğini önemsemiyor. İşte yanıtlara göre diğer detaylar…

KADINLAR BULUŞMA ÖNCESİ ARAŞTIRMA YAPIYOR

“Yeni biri ile buluşmadan önce onu Google’da araştırır mısın?” sorusuna kadınların yüzde 64’ü evet cevabı veriyor. Erkeklerde ise bu oran yüzde 46. Sonuçlara göre kadınlar “stalk”lamayı severken, erkekler bilginin güç olduğunu düşünüyor. Erkeklerse daha çok ‘Ben işin gizemini kaçırmayayım’ tarafında duruyorlar. İşi oluruna bırakıp sürprizin keyfini çıkarmak isteyen kadınların oranı ise yüzde 35.

HESABI BÖLÜŞMEYE HER İKİ TARAF DA SICAK BAKIYOR

Hesap ödemek, bazen arkadaşlar arasında bile bir çözülmesi gereken çetin bir probleme dönüşür. Romantik bir buluşmada ise bu durum daha da karmaşık bir hal alır. Verilere bakacak olursa “hesabı erkek öder” klişesi çoktan tarihe karışmış durumda. Türklerin yüzde 42’si hesabı bölüşmek istiyor. Bu durumu önemsemeyenlerin oranı ise yüzde 35. Kadın erkek dağılımına göre ise Türk kadınların bu konuda erkeklerden bir adım önde. Kadınların yüzde 57’si hesabı bölüşmek gerektiğini düşünürken %33’ü de kimin ödediğini umursamıyor. Erkeklerinse sadece yüz 35’i hesabı bölüşmekten yana yüzde 26’sıysa hesabı kesinlikle erkeğin ödemesi gerektiğini söylüyor.

İLK BULUŞMA MUTLAKA BAŞBAŞA OLMALI

Pek çok konuda farklı düşünebilen kadın ve erkekler bu konuda birleşiyor. Türklerin %95’i ilk buluşmanın kesinlikle baş başa olması gerektiğini düşünüyor. Görünüşe göre kadınlar ve erkekler birini tanımanın en iyi yolunun, kafa dağıtan arkadaşlardan uzakta, baş başa geçirilen bir randevu olması gerektiğinden yana. ‘Grup olarak buluşalım, üzerimizde baskı olmasın’ diyenlerin oranı yok denecek kadar az (yüzde 4).

GEVEZELİK İŞE YARIYOR

Konuşkan olmak doğuştan mı gelir yoksa sonra mı kazanılır bilinmez ama kadınlar için ilk buluşmada sessiz olmamak oldukça önemli. Verilere göre sessiz bir kadının sessiz bir erkekten daha çok şansı var. Kadınların %73’ü, ‘Sessiz biriyle buluşur musun?’ sorusuna ‘Hayır’ cevabını veriyorlar. Erkeklerinse yarısından fazlası (%55) için suskun olmak ilk buluşmada bir problem değil.

www.OkCupid.com

 

Eski sevgilinizi sosyal medyada takip ediyor musunuz?

Eski sevgilinizi sosyal medyada takip ediyor musunuz?

Eski sevgililer ilişkilerin en hassas konusu. Ayrıldıktan sonra eski sevgilinizi sosyal medyada takip eder misiniz? Dünya çapında milyonlarca üyesi olan tanışma uygulaması OkCupid araştırmasına göre insanların yüzde 63’ü için bu bir sorun değil. Sosyal medyada takip etmediğimiz şeyler eski sevgililer değil, canlı yayınlar ve yemek paylaşanlar.

Eski sevgili kelimesi bir ilişki için bazen en büyük kavga, hatta ayrılık erinden biri olabiliyor. Kimse sevgilisinin eski sevgililerinden bahsetmesinden hoşlanmıyor. Belki bir tehdit olarak algılıyor ve kıskanıyor. Belki de geçmişi geçmişte bırakmadığı için partnerine kızıyor. Sevgililerimizin eski sevgilileri bizim için bir sorun olabilir ama söz konusu bizim eski sevgililerimiz olduğunda durum değişiyor. Kullanıcılarını uygulama üzerinde sorulan sorulara verilen cevaplara göre insanların büyük çoğunluğu ayrıldıktan sonra da eski sevgilileriyle iletişimde kalıyor gibi görünüyor.

Çoğu kişi için sorun değil

Siz eski sevgililerinizi takip ediyor musun? Ya da sevgilinizin eski sevgilisiyle takipleşmesi sizin için önemli mi? Uygulama içinde kullanıcıların karşısına çıkardığı sorularla buna bir açıklık getirmiş. Pek çok konuda ayrışan kadınlar ve erkekler bu konuda birleşmiş gibi görünüyor. Türkiye’deki kadınların yüzde 63’ü, erkeklerin yüzde 62’si ayrılsalar da sosyal medyadan iletişimde kaldıklarını söylüyorlar. Yani eski sevgililer ilişki içinde kimi zaman kıskançlık sebebi olsalar da söz konusu bizim eski sevgilimiz olduğunda iletişimde kalmakta bir sorun görmüyoruz.

İlk yaptığımız şey takipleşmek

Birini sosyal medyada takip etmek artık ismini öğrendikten sonra yaptığımız ilk şeyler içinde geliyor. “Hoşlandığınız birini sosyal medyada ne zaman takip etmeye başlarsınız?” sorusuna Türkiye’deki kadın ve erkeklerin yüzde 47’si “sevgili olmadan önce” cevabını veriyorlar. yüzde 35’lik dilimse birkaç buluşmadan hemen sonra takip ettiğini söylüyor. Yani sosyal medyada takipleşmek çoğumuz için bir refleks. Ancak bir sosyal medyaya profili, olmazsa olmazlar arasında değil. Takip etsek de hoşlandığımız kişinin sosyal medya profili bizim için o kadar da önemli görünmüyor. “Sosyal medyası olmayan biriyle çıkar mısın?” sorusuna erkeklerin yüzde 87’si, kadınların yüzde 78’i, “Evet, benim için önemi yok” cevabını vermiş. Stalklamak ya da stalklamamak işte bütün mesele bu…

Asıl itici olan yemek ve canlı yayın

Sosyal medya hesabına sahip olmamak çoğunluk için kırmızı çizgi değil. Özellikle de pandemi döneminde yükselişe geçeceği düşünülen sosyal medya uygulamaları sanıldığı gibi listede en üst sırada görünmüyorlar. Araştırmaya göre karantina döneminde en çok tükettiğimiz uygulama Netflix (yüzde 40). Anlaşılan karantina stalklamaktan ziyade bir şey izlemeyi seviyoruz. İkinci sırada yüzde 33’le Instagram geliyor. Üçüncü sırada da yüzde 20’yle anlık mesaj uygulamaları… Türkiye’deki kadın ve erkeklerin asıl kırmızı çizgileri yemek fotoğrafları ve canlı yayınlar! Erkeklerin yüzde 94’üne, kadınların da yüzde 86’sına paylaşılan yemek fotoğrafları itici geliyor. Sokağa çıkma sınırlamaları boyunca neredeyse herkes tarafından akşamları açılan canlı yayınları da insanların sadece yüzde 16’sı beğeniyor.