Yazılar

Sigara rahim ağzı kanserine davetiye çıkarıyor

Sigara rahim ağzı kanserine davetiye çıkarıyor

Sağlık alanında yapılan farkındalık günlerinin en önemli amacı hastalık hakkında toplumu bilinçlendirmek ve önleyici yöntemler konusunda cesaretlendirmektir. Toplum olarak rutin kontrollere gitme konusunda iyi bir noktada değiliz. Oysaki belli aralıklarla yapılan rutin kontroller sayesinde olası sorunları başında öğrenerek tedavi sürecinde çok daha iyi ve hızlı ilerleme kaydedilebilir. Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper Karalök rahim ağzı kanseri hakkında önemli noktalara değindi.

Doç. Dr. Alper Karalök

Doç. Dr. Alper Karalök

Rahim ağzındaki hücrelerin anormal büyümesi sonucu oluşur
Rahim ağzı kanseri, rahim ağzındaki hücrelerin anormal büyümesi sonucu oluşan bir tür kanserdir. Genellikle Human Papillomavirus (HPV) adı verilen bir virüsün neden olduğu enfeksiyonla ilişkilidir. Ancak, tüm HPV enfeksiyonları rahim ağzı kanserine yol açmaz; çoğu kadın enfeksiyonu bağışıklık sistemleri tarafından temizleyebilir.

Rahim ağzı kanserine yakalanma riski bir dizi faktöre bağlıdır

  • HPV enfeksiyonu: HPV, rahim ağzı kanserinin yaygın bir nedenidir. Cinsel temasla bulaşabilir ve genellikle bağışıklık sistemi tarafından temizlenir, ancak bazı durumlarda kalıcı olabilir.
  • Sigara içme: Sigara içmek, rahim ağzı kanseri riskini artırabilir. Sigara içen kadınların enfekte olmaları durumunda kansere yakalanma olasılıkları daha yüksektir.
  • Dengesiz beslenme: Düzensiz ve sağlıksız beslenme, vücudun bağışıklık sistemini zayıflatarak rahim ağzı kanseri riskini artırabilir.
  • Erken yaşta cinsel aktivite: Erken yaşta cinsel aktivite, HPV enfeksiyonu riskini artırabilir ve dolayısıyla rahim ağzı kanseri riskini yükseltebilir.

Rahim ağzı kanseri genellikle erken evrelerde belirti göstermez

  • Vajinal kanama, özellikle cinsel ilişki sonrası,
  • Ağrılı cinsel ilişki,
  • Pelvik ağrı ve
  • İdrar veya bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler evre ilerledikçe ortaya çıkabilir.

Doç. Dr. Alper Karalök

Smear testleri önemli
Erken teşhis, başarılı bir tedavi için kritik önem taşır. Bu nedenle, düzenli sağlık kontrolleri ve Pap smear testleri önemlidir. Pap smear testi, anormal hücreleri erken tespit etmeye yardımcı olabilir, böylece tedaviye başlamak için zaman kazanılır.

Rahim ağzı kanserinden korunmak için neler yapabilirsiniz?

  • HPV Aşısı: HPV aşısı, rahim ağzı kanseri riskini azaltabilir. Genç kızlar ve genç kadınlar için önerilen bu aşı, cinsel aktivite öncesi yapılmalıdır.
  • Düzenli sağlık kontrolleri: Düzenli Pap smear testleri ve HPV testleri, anormal hücreleri erken evrede tespit etmede yardımcı olabilir. Bu testler, kanseri önlemek veya erken teşhis etmek için hayati öneme sahiptir.
  • Sağlıklı yaşam tarzı: Dengeli beslenme, sigara içmemek ve düzenli egzersiz yapmak bağışıklık sistemini güçlendirir, böylece rahim ağzı kanseri riskini azaltabilir.
  • Sağlıklı cinsel ilişki: Güvenilir korunma yöntemleri kullanmak ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan kaçınmak önemlidir.

Önleyebilir ve tedavi edebilirsiniz
Rahim ağzı kanseri farkındalık ayı, kadınları bu önemli konuda bilinçlendirmek ve sağlıklarını korumak için bir fırsattır. Sağlığınızı önemseyin, düzenli sağlık kontrolüne gidin ve bilinçli kararlar alarak rahim ağzı kanseri riskinizi azaltın. Unutmayın, rahim ağzı kanseri önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır.

Rahim ağzı kanserinde hayat kurtaran öneriler!

Rahim ağzı kanserinde hayat kurtaran öneriler!

Son yıllarda görülme sıklığı giderek yaygınlaşan Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri, dünya genelinde 45 yaş altı kadınlarda en fazla karşılaşılan ikinci kanser türü olarak karşımıza çıkıyor. Her yıl ülkemizde yaklaşık 2 bin, dünya genelinde ise 500 bini aşkın kadına rahim ağzı kanseri tanısı konulduğunu belirten Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı ve Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mete Güngör “Rahim ağzı kanserinin yüzde 99 nedeni cinsel yolla bulaşan HPV virüsüdür. Rahim ağzı kanseri bu virüsle enfekte olduktan 10-15 yıl sonra meydana gelebilir. Ancak bu kanserin etkeni bilindiği ve aşısı da olduğu için aşı ile korunmak mümkündür. Aşılar yalnızca kadınlara değil, 9-45 yaş arasındaki tüm çocuklara, kadınlara ve erkeklere yapılmalıdır” diyor.

Rahim ağzı kanseri aşı ile önlenebilen tek kanser türü olsa da günümüzde hala toplumsal farkındalığın son derece düşük olması dolayısıyla teşhiste çok geç kalınabildiğini ve kanser tanısı alan hastaların yaklaşık yarısının hayatını kaybettiğini belirten Prof. Dr. Mete Güngör “Oysa aşı ile bu ölümcül kanserden korunmak mümkün. Artık bu kanserden insanların ölmemesi gerekir” diyor. Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mete Güngör, Ocak Ayı Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, Rahim Ağzı Kanseri hakkında bilinmesi gereken 5 önemli noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Mete Güngör

Prof. Dr. Mete Güngör

  1. Cinsel yolla bulaşıyor!

HPV virüsünün dışarıdan bakıldığında hiç belirti vermediğini ancak bu virüsle enfekte bir kişiden cinsel yolla bulaşabildiğini belirten Prof. Dr. Mete Güngör şöyle konuşuyor: “Rahim ağzı kanserine yol açan HPV virüsü sadece bir kişiyle ve bir kere cinsel ilişki olsa da bulaşabilir.  Dolayısıyla cinsel ilişkisi olan her kadında HPV enfeksiyonu ve rahim ağzı kanseri görülebilir. Ancak her virüsü alan kişi kanser olmuyor, sadece yüzde 1’i bundan etkileniyor. Bazen virüs uzun yıllar hücrelerin içinde sessizce durur ve HPV testi yapılmadıktan sonra varlığı bilinmez. Ancak virüsle enfekte olduktan yaklaşık 10-15 yıl sonra ortaya çıkabilir.”

  1. Üç yılda bir smear testi şart!

Rahim ağzı kanserinin tarama yöntemleri sayesinde erken teşhisi hayat kurtarıyor. 21 yaşından itibaren doktorunuz farklı bir görüş belirtmedikçe üç yılda bir smear testi yaptırmak gerektiğini belirten Prof. Dr. Mete Güngör “30 yaşından sonra HPV testi smear testine eklenerek veya tek başına beş yılda bir yapılıyor. Daha sık aralıklarla smear testi yaptırmak ise tanı koyma şansını artırmadığı gibi gereksiz biyopsi işlemleri yapılmasına neden olabilir. HPV testinin pozitif gelmesi ve smear testinin bozuk gelmesi durumunda biyopsi yapılarak kanser olup olmadığı tespit edilir” diyor.

  1. HPV aşısı ömür boyu koruyor

HPV aşılarının 15 yaşına kadar yaptırılması durumunda toplam 2 doz, 15 yaşından sonra yaptırılması durumunda ise toplam 3 doz olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Mete Güngör “Sonrasında bir daha tekrarlanmasına gerek yoktur. Aşılar, içinde bulunan HPV tiplerine karşı ömür boyu koruma sağlar. HPV enfeksiyonu geçirmiş olsun olmasın 45 yaşına kadar herkese yapılabilir. Aşı tedavi edici değildir yani mevcut HPV enfeksiyonunu tedavi etmez, korunmak için yapılır” diyor.

Prof. Dr. Mete Güngör

  1. İleri evrede belirti veriyor!

Son derece sinsi hareket eden rahim ağzı kanseri erken dönemde hiçbir belirti göstermeyebildiğinden, düzenli jinekolojik muayeneye gitmeyen, smear testi ve HPV testi yaptırmayan kişilerde tanı sıklıkla ileri evrede koyulabiliyor. En sık başvuru nedenleri vajinal kanamalar, vajende doluluk veya kitle hissi, vajinal akıntılar ve ağrılı cinsel ilişki oluyor. Kanamalar cinsel ilişkisi esnasında olabileceği gibi sonrasında damla şeklinde ve kötü kokulu bir akıntıyla görülüyor.

  1. Bel, bacak ve kasık ağrısına yol açabiliyor!

Tümörün yukarı rahim içi boşluğuna, vajinaya ve yanlarda pelvik duvara yayılabildiğini, mesane ve rektumu da doğrudan işgal edebildiğini bu durumda kabızlık, kanlı idrar, vajenden idrar veya dışkı gelmesine yol açabildiğini belirten Prof. Dr. Güngör pelvik duvar yayılımına bağlı olarak da; bacak ağrısı, şiddetli bel ve kasık ağrıları görülüp ödem ortaya çıkabildiğini söylüyor. Rahim ağzı kanseri genellikle orta ve ileri yaş kadınlarda görülse de, artık genç yaşlarda da sık görülür hale geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Güngör bu nedenle jinekolojik kontrollerin aksatılmadan yapılmasının hayat kurtarıcı olduğunu vurguluyor.

 

Rahim ağzı kanserinin teşhis ve tedavisi mümkün!

Rahim ağzı kanserinin teşhis ve tedavisi mümkün!

Dünyada en sık görülen genital kanserlerden biri olan rahim ağzı (serviks) kanseri diğer kanserlerde olduğu gibi erken dönemde belirti vermeyebiliyor. Sağlıksız beslenme, sigara, alkol kullanımı, çok eşlilik ve cinsel ilişki yoluyla bulaşan HPV virüsü gibi faktörlerin neden olabildiği rahim ağzı kanserinden geçen yıl 350 binden fazla kadının hayatını kaybettiğini belirten Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Hale Göksever Çelik, rahim ağzı kanserini düzenli tarama sayesinde kanser gelişmeden tespit ederek önlemenin mümkün olduğunu vurguluyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Hale Göksever Çelik, 1-31 Ocak Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, erken teşhisin önemini anlattı, rahim ağzı kanserini önlemenin 5 yolunu sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Gerek dünyada gerekse ülkemizde kadın kanserlerinin görülme sıklığı giderek artıyor. Onlardan biri de rahim ağzı (serviks) kanseri. Ülkemizde her yıl yaklaşık 4 bin kadına rahim ağzı kanseri teşhisi konulduğunu belirten Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Hale Göksever Çelik “Rahim ağzı rahim ile vajina arasında rahimin bir parçası olan dokudur. Rahim ağzı kanseri bu dokunun kanserleşmesidir. Dünyada kadınlarda en sık görülen genital kanserlerden biridir. 350 binden fazla kadın bu kanser nedeniyle 2020 yılında hayatını kaybetmiştir” diyor. Rahim ağzı kanserini düzenli tarama sayesinde kanser gelişmeden tespit etmenin mümkün olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Hale Göksever Çelik şöyle konuşuyor: “Rahim ağzı kanseri HPV (insan papilloma virüs) isimli virüs nedeniyle oluşan bir kanserdir. Bu virüs rahim ağzı dokusundaki hücreleri enfekte ederek bu hücrelerin anormal büyümesine ve kanserleşmesine sebep olmaktadır. Sigara ve alkol kullanımı, bağışıklık sistemi bozuklukları, sağlıksız beslenme, çok eşlilik ve çok sayıda doğum yapmak da risk faktörleri arasında yer almaktadır.”

Pause Sağlık, Pause Dergi

Doç. Dr. Hale Göksever Çelik

Düzenli tarama hayat kurtarıyor!

Rahim ağzında HPV ile enfekte olan hücrelerin kanserleşmesinin yıllar alabildiğini, kanser öncesi dönemde tarama ile kanserleşme riski olan bu hücrelerin saptanarak, erken teşhis ile tedavi edilebildiğini belirten Doç. Dr. Hale Göksever Çelik, taramanın jinekolojik muayene esnasında rahim ağzından alınan PAP smear ve HPV testleri ile yapılabildiğini söylüyor. Doç. Dr. Hale Göksever Çelik şu açıklamalarda bulunuyor: “Dünyada farklı tarama programları olmakla birlikte, en çok kabul edilen yöntem PAP smear testi yaptırmaktır. Pap smear testi jinekolojik muayene esnasında rahim ağzından sürüntü alınarak bu dokuya ait hücrelerin incelenmesidir. 21 yaşından başlayarak tüm kadınlara önerilmektedir. HPV testi de rahim ağzından alınan örnekte kansere neden olabilecek yüksek riskli HPV tiplerinden birinin tespiti için yapılmaktadır. 30 yaşından başlayarak tüm kadınlara önerilmektedir. Son yıllarda görülme sıklığı artan rahim ağzı kanserini alınacak tedbirlerle önlemek mümkün olduğundan, ebeveynlerin gençleri bilgilendirmesi de çok büyük önem taşımaktadır.”

Rahim ağzı kanserine karşı 5 etkili tedbir!

Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Hale Göksever Çelik, rahim ağzı kanserinin bazı tedbirlerle önlenebileceğini belirterek, alınabilecek önlemleri şöyle sıralıyor;

Beslenmenize dikkat edin

Sağlıklı ve dengeli beslenmek, her hastalıkta olduğu gibi rahim ağzı kanserine yakalanma olasılığınızı azaltıyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Sigara ve alkolden uzak durun

Sigara ve alkol, vücuda zararlı olan ve hastalıklara yatkınlığı artıran oksidan maddelerin üretimini artırır, vücuttan atılımını azaltır.

Güvenli cinsel ilişkiye dikkat edin

Gebelik düşünülmediği takdirde doğum kontrol yöntemi olarak kondom kullanın. Çünkü kondom kullanımı, HPV bulaşını önlemede en etkin doğum kontrol yöntemidir. Ayrıca çoklu partnerlikten uzakta bulunmak da, riski önemli oranda azaltmaktadır.

Yıllık jinekolojik muayenelerinizi ihmal etmeyin

En fazla yarım saatinizi alacak yıllık jinekolojik muayene ve muayene esnasında alınan rahim ağzı kanser tarama testi ve HPV taraması, rahim ağzı kanseri ilerlemeden erken tanı ve etkin yönetimine olanak sağlamaktadır.

Aşınızı yaptırın

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Hale Göksever Çelik “Rahim ağzı kanseri aşıları yüzde 90’lara varan kanser önleme etkinliğine sahiptir. Aşılar 9-15 yaşlarında iki doz, 15 yaşından itibaren üç doz şeklinde uygulanmaktadır” diyor.

Karın ağrısı deyip geçmeyin!

Karın ağrısı deyip geçmeyin!

Sinsice ilerlediği için genellikle geç dönemde fark edilen yumurtalık kanseri, ülkemizde kadın kanserleri arasında sekizinci sırada yer alıyor. Erken tanısı düzenli jinekolojik kontrollerle mümkün olabilen bu hastalığın “adetlerde düzensizlik, adet dışı vajinal kanama, karın ağrısı ve karında şişlik” gibi şikayetlere de yol açtığını belirten Acıbadem Taksim Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. İlkkan Dünder, “Yumurtalık kanseri sinsi ilerleyen bir hastalıktır, o nedenle kadınların düzenli jinekolojik muayene yaptırmaları gerekir” diyor. Belirtilerinin genellikle karın ağrısı, şişlik gibi diğer bazı hastalıkların belirtisine benzediğini söyleyen Prof. Dr. İlkkan Dünder “Bu belirtilerin başka hastalıklardan kaynaklandığı düşünüldüğünden kadınlarımız genellikle bir jinekoloğa gitme ihtiyacı duymuyor. Göz ardı edilen bu belirtiler ise tümörün ilerlemesine neden oluyor ve çoğu zaman 3. evrede şikayetlerin artmasıyla hekime başvuruluyor.” cümlesiyle de konunun önemine dikkat çekiyor.

Bu işaretlere dikkat!

Ülkemizde de her yıl 4 bin kadın yumurtalık kanseriyle tanışıyor. Araştırmalara göre tanı konulduğunda bu hastaların yüzde 70’i kanserin 3. evresinde oluyorlar. Yumurtalık kanseri, özellikle geç belirti vermesi ve karın içine hızla yayılıyor olması nedeniyle tüm jinekolojik kanserler arasında ölüm oranı en yüksek kanser türü.

Yumurtalık kanserinin pek çok belirtisi var. Başlıcaları; şişkinlik, iştah kaybı, kabızlık, sık idrara çıkma, kilo kaybı, vajinal kanama, karın içinde hissedilen basınç ve şişkinlik, kasıkta dolgunluk ve ağrı, uzun süreli hazımsızlık, gaz ve bulantı…

Yılda bir kez düzenli jinekolojik muayeneyi aksatmayın

Bu kanser türü büyük oranda menopoz sonrası görülse de her yaşta ortaya çıkabiliyor. Bu da genç yaşta ve doğurganlık çağındaki kadınların belirtileri dikkate alması, jinekolojik muayenelerini aksatmamasını gerektiriyor. Yumurtalık kanserinin genellikle belirti vermeden ilerlemesi, tedaviyi de zorlaştırıyor. Bu nedenle hiçbir belirti olmasa bile, yılda bir kez düzenli jinekolojik muayenelerin yapılması çok önemli hale geliyor. Jinekolojik muayeneye ise 18 yaşından itibaren başlanması öneriliyor. Muayene ile birlikte yapılan ultrason çekimleri tanı konulmasında oldukça önemli bir rol oynuyor.

Pause Sağlık

Genler, etkili!

Yumurtalık kanserinde risk artırıcı faktörler bulunuyor. Uzmanlar genetik faktörlere dikkat çekiyor. Aile geçmişinde özellikle kız kardeş ya da annede daha önce yumurtalık kanseri öyküsünün olması riski yükseltiyor. Birinci derece yakınları arasında iki veya daha fazla kişide meme, mide, bağırsak, rahim, yumurtalık gibi bir kanser türü görülen kadınlar da risk grubunda sayılıyor. Bunun nedeni ise kalıtsal olarak geçen genler…

Yumurtalık kanserinde BRCA1 ve BRCA2 isimli genler, etkin rol oynuyor ve riski artırıyor. Ancak genler, mutlak bir kanser sonucuna yol açmıyor. Araştırmalar, 10 hastadan birinde genetik faktörlerin etkili olduğunu ortaya çıkarmış.

Yumurtalık kanserinde etkili bir diğer faktör işe obezite. Günümüzde gittikçe yaygınlaşan obezite, pek çok hastalığa zemin hazırladığı gibi yumurtalık kanseri riskini de artıran faktörler arasında sayılıyor.

Yine günümüzde yaşam koşulları nedeniyle 35 yaşından sonraya ertelenen annelik ya da hiç anne olmamak yumurtalık kanserinde önemli bir rol oynuyor. Ayrıca erken adet görmek ya da menopoza geç girmek de risk faktörü olarak kabul ediliyor.

Birincil tedavi yöntemi, cerrahi

Yumurtalık kanserlerinde birincil tedavi yöntemi ameliyatla tümörlü dokuların tamamen alınması. Ancak ileri evre hastalıklarda bazen ameliyat yapılamadığını kaydeden Prof. Dr. İlkkan Dünder, “Ameliyat sonrasında uygulanan kemoterapiden de oldukça yüksek oranlarda fayda sağlanıyor. Bazı seçilmiş olgularda operasyon öncesinde dahi kemoterapi ile tedaviye başlanıyor. Yumurtalık kanseri tedavisi radyoterapiye rutinde başvurulmuyor, ancak nadir durumlarda ışın tedavisinden yararlanılması gerekiyor” diye bilgi veriyor.

Pause Sağlık

Pandemi nedeniyle düzenli kontrolleri erteliyorsanız… 

Yumurtalık kanserinin tarama testi yok, dolayısıyla erken teşhiste yılda en az bir kez yapılacak düzenli muayenelerin önemi çok büyük. Pandemi sürecinde erken teşhis oranının azalabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. İlkkan Dünder sözlerine şöyle devam ediyor: “Covid-19 bulaşma riski nedeniyle rutin kadın doğum muayenelerine gitme oranının düşmesi, yumurtalık kanserli olgulara erken evrede tanı konma oranını düşürebilir. Dolayısıyla daha geç evrelerde tanı konması, hastanın tedavi sürecinin uzamasına ve zorlaşmasına yol açabilir. Oysa erken teşhis, tedavi başarısını çok yükseltiyor. Bu nedenle, yıllık düzenli muayenelerin ihmal edilmemesi gerekiyor.”

Pandemi nedeniyle yumurtalık kanseri tedavisi gören kadınların 6 ayda bir yapması gereken kontrollerini ertelediklerini gözlemlediklerinden söz eden Prof. Dr. Dünder “Bu hastalığın tekrarlama riski yüksek. Bu nedenle yumurtalık kanserini atlatanların rutin kontrollerini aksatmadan sürdürmeleri gerekiyor” uyarısında bulunuyor.

HPV virüsü vücuttan tamamen atılır mı?

HPV virüsü vücuttan tamamen atılır mı?
Jinekoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Eralp Başer, “Human papillomavirus (HPV) enfeksiyonu ne kadar uzun süre rahim ağzında kalıcı olursa, kanser öncüsü lezyon oluşması riski o kadar artmaktadır. Hastaların en sık sorduğu sorulardan birisi, bu enfeksiyonun vücutta kalıcı olup olmayacağıdır. Bu sorunun cevabını verebilmek için öncelikle HPV virüsünün nasıl enfeksiyon yaptığını bilmek gerekli.”
HPV virüsü, rahim ağzına en sık olarak cinsel yolla bulaşmaktadır. Ancak cinsel yol dışında, el teması veya ıslak yüzeylere temas ile bulaşabileceği bilinmektedir. Virüs partiküllerinin cinsel ilişki veya diğer temas yollarıyla rahim ağzına ulaşması, enfeksiyon oluşması için yeterli değildir.
Rahim ağzını kaplayan çok katlı epitel tabakasındaki hasarlı alanlardan en dip kısmına doğru yeterli sayıda virüs ulaşırsa, bu tabakadaki hücrelere girebilmektedir. Burada ilk olarak hücrenin sitoplazma denilen hücre boşluğunda bekleyen virüsler, uzun bir süre bu şekilde bekleyebilirler. Enfekte hücrelerin hücre çekirdeğine genetik materyalini entegre etmesi sonrasında, epitel hücreleri virüsün genetiğini kontrolsüz şekilde çoğaltmaya başlayabilirler.
Çoğu hücre bu aşamada vücudun bağışıklık sistemi hücreleri tarafından tanınarak yok edilir. Buna hücresel bağışıklık sistemi aktivitesi denilmektedir. Eğer bağışıklık sistemi hücreleri bu aşamada durduramazsa, zamanla enfekte hücreler rahim ağzı yüzeyine doğru ilerleyerek virüs genetiği ile dolu hücrelerin rahim ağzı salgılarına geçişine neden olabilir. Bu şekilde kadınlar da erkeklere HPV virüsünü bulaştırabilmektedir.
HPV virüsü ile ilgili açıklama ve tavsiyelerde bulunan bulutklinik doktorlarından Jinekoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Eralp Başer, “bu virüs ile karşılaşan kişilerin önemli bir kısmı, kısa sürede bu virüsü hücresel bağışıklık sistemleri sayesinde vücuttan atmaktadırlar. Bu süre genellikle en fazla 2 yıl civarıdır. Eğer HPV virüsü 2 yıldan daha uzun süre kalıcı oluyorsa, rahim ağzında kanser öncüsü durum geliştirme riski de bu süreyle doğru orantılı olarak artabilir. HPV enfeksiyonu ile ilgili bilinmesi gereken en önemli konulardan birisi, bu enfeksiyonun sadece epitel tabakasında sınırlı olduğudur. Yani HPV virüsü kana karışmaz. Herpes virüsü gibi sinir lifleri boyunca ilerleyerek omurilikte kalıcı olmaz. HPV’nin uzun süre kalıcı olmasının önüne geçmek için en önemli önlemlerin başında hücresel bağışıklık sistemini güçlendirmek yer almalıdır. Bunun için genel olarak sağlıklı yaşam kurallarına dikkat edilmesi en önemli kurallardır. Sağlıklı bir beslenme planı izlenmesi. sigaradan uzak durulması, vitamin D ve çinko desteklerinden faydalanılması sıklıkla önerdiğimiz yaklaşımlardır. Bu yaklaşımla hastalarımızın en az %80’inde 2 yıl içerisinde HPV virüsünün vücuttan tamamen temizlendiğini gözlemliyoruz. Özetleyecek olursak, HPV virüsü vücuda yerleşmeyen ve gerekli tedbirler alındıktan sonra vücuttan tamamen atılabilen bir virüstür. Size bu virüsten korunmak için gerekli önlemleri almanın ve kontrolleri aksatmamanın yanında en küçük bir şüphede hızlıca uzman bir doktora danışmak düşüyor.” dedi.

Rahim Ağzı kanseri hakkında doğru bilinen yanlışlar

Rahim Ağzı kanseri hakkında doğru bilinen yanlışlar

Dünyada kadınlar arasında en sık görülen 4. kanser türü olan rahim ağzı (serviks) kanseri son yıllarda hızla yaygınlaşıyor. Oysa dünyada her yıl 500 bini aşkın kadının karşılaştığı ve yarısının hayatını kaybettiği rahim ağzı kanserinden aşı ile büyük ölçüde korunmak mümkün! Rahim ağzı kanserinde HPV aşısı ve erken tanı hayati önem taşıdığından, tüm dünyada farkındalık oluşturabilmek için toplumun dikkati her yıl Ocak ayında rahim ağzı kanserine çekiliyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı ve Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mete Güngör, rahim ağzı kanserinin en önemli nedeninin; cinsel yolla bulaşan İnsan Papilloma Virüsü (HPV) olduğunu belirterek “Kanser olgularının yüzde 99’unda HPV varlığı gösterilmiştir. Ayrıca erken yaşta cinsel aktivitenin başlaması ve çok sayıda cinsel partner, doğum kontrol haplarının kullanımı da bu kansere yol açabiliyor. Rahimağzı kanseri önlenebilir bir kanserdir. Genellikle belirti vermez ve rutin taramalar sırasında tanısı konur. Buna karşın bazı belirtilere karşı çok dikkatli olmalı ve bu şikayetler varsa pandemi de olsa mutlaka hekime başvurulmalıdır” diyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mete Güngör, rahim ağzı kanseri hakkında toplumda doğru bilinen 10 yanlışı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Rahim ağzı kanseri menopoz sonrası görülür: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Rahim ağzı kanserinin nedeni HPV enfeksiyonudur ve HPV enfeksiyonunun en sık görüldüğü yaş grubu 24’tür. Rahim ağzı kanseri HPV enfeksiyonu olduktan sonra 10-20 yıl içinde oluşabildiğine göre aslında genç yaşlarda da sıklıkla görülebilir. Rahim ağzı kanserinin görülmesinin menopoz ile bir bağlantısı yoktur.

Rahim ağzı kanseri hiç belirti vermez: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mete Güngör “Rahim ağzı kanseri sinsice seyredip ileri aşamaya kadar belirti vermeden ilerleyebilse de; bazı belirtilere karşı çok dikkatli olmak gerekiyor. Özellikle; ilişki sonrası kanama, ara kanama, kötü kokulu kanlı akıntı ve kasık ağrısı gibi şikayetler rahim ağzı kanserine işaret edebildiğinden, özellikle içerisinde bulunduğumuz pandemi sürecinde hastaneye gitmeye çekinmemek, mutlaka hekime başvurmak gerekiyor.” diyor.

HPV vücuda girdikten sonra bir daha temizlenmez: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Vücudumuzun bağışıklık sistemi HPV vücuda girdikten sonraki 2 yıl içinde virüsü yüzde 90 vücudumuzdan temizler. Vücuttan temizlendikten sonra hayatın değişik zamanlarında tekrar aynı veya farklı tiplerle enfekte olunabilir. Ancak her HPV virüsü kansere yol açmaz. Genital bölgede 40 civarında HPV tipi enfeksiyon yapar. Bunların sadece 15’i kansere neden olan yüksek riskli HPV tipleridir. Özellikle Tip 16 ve Tip 18 rahim ağzı kanserinin yüzde 70’inden sorumludur. Diğer 13 yüksek riskli tip ise geri kalan kanserlerden sorumludur. Yüksek riskli olmayan tipler kansere neden olmaz ve bir kısmı sadece kanser öncülü lezyonlara bir kısmı da sadece siğillere yol açarlar. Siğiller kansere dönüşmez.

Smear testini sık sık yaptırırsam kanserden daha iyi korunurum: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Smear testleri 21 yaşından itibaren başlar ve 70 yaşına kadar 3 yılda bir yapılır. 30 yaşından sonra HPV testi, smear testine eklenerek (Co-test) veya tek başına 5 yılda bir yapılır. Sonuçların anormal gelmesi veya riskli durumlarda bu süreler kısalabilir. Riskli bir durum olmadığında daha sık smear testlerinin yapılması tanı koyma şansını artırmadığı gibi yanılma ihtimali yüzünden gereksiz endişeye yolaçar ve gereksiz biyopsi işlemleri yapılmasına neden olur.

HPV enfeksiyonu geçirdiğim için artık aşı yaptırmam işe yaramaz: YANLIŞ!

DOĞRUSU: HPV virüsü alındıktan sonra bağışıklık sistemi tarafında 2 yıl içinde büyük oranda temizlenir. Temizlendikten sonra tekrar HPV alabiliriz. Bu nedenle aşı, HPV enfeksiyonu geçirmiş olsun olmasın 45 yaşına kadar herkese yapılabilir. Aşı; mevcut HPV enfeksiyonunu tedavi etmez, korunmak için yapılır. HPV aşıları 3 doz halinde toplam 6 ay içinde yapılır. Bu 3 doz yapıldıktan sonra bir daha tekrarlanmasına gerek yoktur. Aşılar içinde bulunan HPV tiplerine karşı ömür boyu koruma sağlarlar. Aşılar 9-45 yaş arası hem kadınlara hem de erkeklere yapılabilir.

HPV enfeksiyonu olması rahim ağzı kanseri olacağım anlamına gelir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: HPV varlığı kanser olacağınız veya olduğunuz anlamına gelmez. HPV enfeksiyonu başladıktan sonra yüzde 90 iki yıl içinde bağışıklık sistemi sayesinde vücudunuzdan temizlenir. Kalan yüzde 10’luk bölümü vücudumuzda kalmaya devam eder. HPV virüsü vücudumuzda kalmaya devam ettiği sürece hiç hastalık yapmayabilir. Ancak bunların bir kısmı kanser öncesi lezyonları yapar ve yaklaşık 15-20 yıl içinde rahim ağzı kanserine dönüşebilir. Bu süreçte tarama programları sayesinde tespit edilip kanser olmadan tedavi edilebilir.

Rahim ağzı kanseri genetik olarak aileden gelir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Rahim ağzı kanserinin nedeni cinsel yolla bulaşan HPV virüsüdür. Ancak bu virüsü alan herkes kanser olmaz. Ailesel bir geçişi yoktur. Ailesinde rahim ağzı kanseri olanlar fazladan bir risk altında değildir.

Rahim ağzı kanseri az rastlanan bir kanserdir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Rahim ağzı kanseri dünyada kadınlar arasında en sık görülen 4. kanserdir. Her yıl bu kanserden bütün dünyada 500 binden fazla yeni vaka ve 300 binden fazla ölüm görülmektedir. Ancak bunların büyük bir kısmı gelişmemiş ülkelerde, kanser tarama programlarının iyi uygulanmadığı ülkelerde görülür. Ülkemizde rahim ağzı kanseri giderek daha fazla kadında görülmektedir.

 HPV testi veya smear testinin bozuk gelmesi durumunda rahim alınmalıdır: YANLIŞ!

DOĞRUSU: HPV testinin pozitif gelmesi ve smear testinin bozuk gelmesi rahim ağzında bir anormallik veya kanser olduğu anlamına gelmez. Bir anormallik olup olmadığı biyopsi yapıldıktan sonra anlaşılır. Rahimin alınması HPV enfeksiyonunu ortadan kaldırmaz. Rahim alınmasının sadece şiddetli kanser öncesi aşamalarda veya kanser tanısı alınırsa yeri vardır.

Tek cinsel partneri olan veya evli olan kadınlarda HPV enfeksiyonu ve rahim ağzı kanseri görülmez: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Rahim ağzı kanserinin nedeni HPV virüsüdür. Bu enfeksiyon sadece bir kişiyle ve bir kere cinsel ilişki olsa da bulaşabilir. Bu enfeksiyonu almak için çok sayıda partnere sahip olmak gerekmez. Ancak çok sayıda partner sadece HPV enfeksiyonu bulaşma ihtimalini artırır. Dolayısıyla cinsel ilişkisi olan her kadında HPV enfeksiyonu ve rahim ağzı kanseri görülebilir. HPV virüsünün kimden ve ne zaman alındığının bilinmesi mümkün değildir. Bazen virüs uzun yıllar hücrelerin içinde sessizce durur ve HPV testi yapılmadıktan sonra varlığı bilinmez.