Yazılar

Müzede Yoga

Müzede Yoga

Sakıp Sabancı Müzesi’nin, Akbank’ın desteğiyle düzenlediği David Hockney’nin Baharın Gelişi, Normandiya, 2020 sergisi, çok özel bir etkinlik serisine ev sahipliği yapacak.

Sakıp Sabancı Müzesi Cihangir Yoga işbirliğiyle David Hockney’nin baharın gelişini an be an kaydettiği 116 neşe dolu ve iyimser eserlerinin yer aldığı galeride benzersiz bir yoga deneyimi sunacak.

Doğanın sürekli yenilenişini hatırlatacak Bahar, Nefes, Sanat; Müzede Yoga, her seviyeden yoga meraklısına açık olacak. 21 Mayıs, 4 Haziran, 18 Haziran, 2 Temmuz, 23 Temmuz Cumartesi günleri sabah 08.30 – 09.30 saaatleri arasında gerçekleştirilecek etkinliğin sınırlı sayıdaki  biletleri SSM web sitesinden satın alınabiliyor.

 

David Hockney sergisinin dünyaca ünlü konukları

David Hockney sergisinin dünyaca ünlü konukları

Sakıp Sabancı Müzesi’nde düzenlenen David Hockney’nin Baharın Gelişi, Normandiya, 2020 sergisi açılış günü ziyaretçi akınına uğradı.

Sergiyi ilk gezenler arasında Suzan Sabancı Dinçer ve eşi Haluk Dinçer’in yakın arkadaşları olan ve dünyada mimarlığın yaşayan efsanesi olarak bilinen Baron Norman Foster ve eşi Lady Elena Foster da yer aldı.

MSA’dan restoran deneyimi

MSA’dan restoran deneyimi

Mutfak Sanatları Akademisi (MSA), Sakıp Sabancı Müzesi içinde yer alan restoranında yeme-içme tutkunlarına benzersiz bir restoran deneyimi sunuyor. MSA eğitmen şeflerinin ve öğrencilerinin maharetli elleriyle hazırlanıp servis edilen menüler, hem dünya mutfakları hem yerel reçetelerle her tabakta MSA dokunuşunu hissettiriyor. Kahvaltı, ara öğün, ana yemek, tatlı ve bar menüsüyle günün her saatinde nefis lezzetleri sevenleriyle buluşturan MSA’nın Restoranı’ndaki özgün serüven, hazırlıktan servise hız kesmeden devam ediyor.

2004 yılından beri Profesyonel Aşçılık, Profesyonel Pasta-Ekmekçilik, Profesyonel Yiyecek-İçecek İşletmeciliği, Profesyonel Barmenlik ve Miksoloji, Profesyonel Barista gibi pek çok başlıkta uluslararası standartlarda mesleki eğitim veren MSA,  Sakıp Sabancı Müzesi içinde yer alan restoranıyla da ayrıcalıklı yerini koruyor. Hem müze ziyaretçilerinin hem de  iyi yemek peşinde koşanların müdavimi olduğu restoran; benzersiz konumu, büyüleyici atmosferi, dinamik ekibi ve güçlü menüsüyle  İstanbul’un gözde  yeme-içme mekanlarından biri olarak kabul ediliyor. MSA ekibinin maharetli elleriyle hazırlanıp servis edilen menüler; kahvaltıdan iştah açıcılara, ara öğünden akşam yemeğine uzanan birbirinden farklı lezzetleri sevenleriyle buluşturuyor!