Yazılar

Sosyal medya, ergenlikte depresyonu tetikliyor

Sosyal medya, ergenlikte depresyonu tetikliyor
Abdi İbrahim Medikal Direktörlüğü tarafından hazırlanan “Bilimsel Gündem” bültenlerinin yeni sayısında, yine çok çarpıcı bilgiler yer alıyor. 14-16 yaş arası 237 kişiyle yapılan araştırma, farklı sosyal medya mecralarının depresyonu nasıl tetiklediğini ortaya koydu. “Bilimsel Gündem”de ayrıca cinsiyet ve kalp krizi ilişkisi, çocuk gelişiminde mikrobiyom gibi önemli konu başlıkları yer alıyor.
Türkiye’nin iyileştiren gücü Abdi İbrahim’in Medikal Direktörlüğü’nce hazırlanan ve 2 hafta bir yayımlanan, “Bilimsel Gündem” bültenlerinin son sayısında, yine çok yararlı bilgilere ve tıptaki çarpıcı araştırmalara yer veriliyor.
Ergenlerde sosyal medya ile depresyon ilişkisi
“Bilimsel Gündem”in yeni sayısında, özetle şu içerikler yer alıyor:
14-16 yaş arası 237 kişiyle yapılan araştırmada, sosyal medya platformlarının gençlerdeki depresif belirtilerle ilişkisi ortaya konuldu.
Miyokard enfarktüsü tanısı alan 213 orta yaşlı erkek ve kadınla yapılan bir araştırma, cinsiyet ve kalp krizi ilişkisine dair çarpıcı sonuçlar verdi.
Sağlıklı çocuklarda normal nörobilişsel gelişimde bağırsak-beyin-mikrobiyom eksenine dair 381 çocuk üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları da “Bilimsel Gündem”in son sayısında yer buldu.
Spotify ve YouTube’a da yükleniyor
Tıbbın popüler alanındaki tüm yeni gelişmelerin, sade, kolay anlaşılır ve bilgilendirici bir yapıda kamuoyu ile paylaşıldığı bültenler, 38 bin KVKK onaylı kişiye mail yoluyla iletiliyor. Tıp alanındaki gelişmelerin yanı sıra Türk ve yabancı bilim insanları hakkında da bilgi paylaşımı yapılan referans kaynak niteliğindeki bültenler, Abdi İbrahim web sitesinde yayımlanıyor. Bunun yanı sıra her yeni sayısı podcast formatında Spotify’a yükleniyor ve sonrasında bu podcastler Youtube üzerinden de paylaşılıyor.

Sevgili adayınız bir dolandırıcı olabilir mi?   

Sevgili adayınız bir dolandırıcı olabilir mi?   

Partner uygulamaları, insanların birileriyle bağlantı kurma ve aşkı bulma yöntemlerinde devrim yarattı. Artık insanlar sosyal ortamlarda tanışmak yerine uygulamalar üzerinden çok kısa sürede eşleşip görüşmeye başlayabiliyor.

2022 yılında arkadaşlık uygulamalarını kullananların sayısının en az 350 milyon kişi olduğu hesaplanıyor. Bu uygulamalar, kullanıcıların flört profilini başkalarıyla paylaşmanın kolay bir yolu olmanın yanı sıra dolandırıcıların ve bilgisayar korsanlarının birçok kişiyi istismar etmeleri için de bir dizi fırsat sunuyor. Arkadaşlık uygulamalarının ve sosyal medyanın popülerliği, sahte taliplerin hedeflerini bulup kandırarak paralarını almalarını her zamankinden daha kolay hale getirdi.

Amerika Birleşik Devletleri Federal Ticaret Komisyonu tarafından hazırlanan bir rapor, aşk dolandırıcılığının 2022 yılında yaklaşık 70 bin kişiye 1,3 milyar dolara mal olduğunu ortaya koydu. Ancak bu yine de resmin tamamını yansıtmıyor çünkü flört dolandırıcılığına maruz kalan pek çok mağdur bunu dile getiremeyecek kadar utanıyor. Çevrimiçi flörtün popülaritesi artmaya devam ettikçe, 2028 yılına kadar 450 milyondan fazla kullanıcıya sahip olacağı tahmin ediliyor, dolandırıcılık ve saldırıların hedefi olma riski de artıyor. Çevrimiçi flört dünyasında yolunu bulmaya çalışanlar için, şüpheli bağlantılar ve partnerinizin gerçek kimliği konusundaki belirsizlik, tehlike işaretleri listenizin en başında yer almalıdır.

Flört uygulamalarına gizlenen tehditler

Sahte kimlikler oluşturma Dolandırıcılar tarafından arkadaşlık uygulamalarında kullanılan en yaygın taktiklerden biri, eşlerini başka biri oldukları düşüncesiyle kandırmak amacıyla sahte profiller oluşturmaktır. Bu dolandırıcılar, şüphelenmeyen kurbanları cezbetmek için genellikle çalıntı veya stok fotoğraflar ve uydurma kişisel bilgiler kullanır. Dolandırıcıların çevrimiçi ortamda gerçekçi bir kişilik yaratmak için kullanabilecekleri (tahmin edebileceğiniz gibi, var olmayan) fotoğraflarını oluşturmak için yapay zeka görüntü oluşturmayı kullanan birçok web sitesi vardır.

Kimlik avı saldırıları ve kötü amaçlı yazılım dağıtımı Çevrimiçi bir platform olarak arkadaşlık uygulamaları, kimlik avı saldırıları ve kötü amaçlı yazılım dağıtımı için kolay bir geçit sunar. Suçlular profiller oluşturabilir ve görünüşte masum mesajlar ile kötü niyetli bağlantılar veya ekler göndererek umutlu bekarları tıklamaları için kandırabilirler. Bunu kitlesel düzeyde yapmak için botları kullanabilirler ve bir kez tıklandığında bu bağlantılar kurbanın cihazına kötü amaçlı yazılım yüklenmesine yol açar. Kötü amaçlı yazılım yüklendikten sonra, cihazda depolanan tüm kişisel bilgiler veya veriler tehlikeye girer ve kimlik hırsızlığı ve kredi kartı dolandırıcılığı riskini büyük ölçüde artırır.

Şantaj için veri toplama Çevrimiçi arkadaşlık platformları çok sayıda kişisel bilgi depolayarak bilgisayar korsanları için cazip hedefler haline geliyor. Dolandırıcılar, insanların profillerinden bu hassas ayrıntıları çıkarmak için veri madenciliği gibi taktikler kullanabilir. Ayrıca bu tür bilgilerin kamuya açık olduğu vakalar da duyulmuştur.

Konum tabanlı tehditler Birçok tanışma uygulaması konum tabanlı hizmetleri kullanır. Bu özellik insanların yakınlarındaki potansiyel eşleri bulmalarını kolaylaştırırken, tehditlere de kapı açıyor. Bilgisayar korsanları konum verilerini kullanarak bireyleri takip edip hedefleyebilir ve bu da gerçek dünyada güvenlik endişelerine yol açabilir.

Kalbe giden yol hala mideden mi geçiyor?

Kalbe giden yol hala mideden mi geçiyor?

Arkadaşlık uygulaması üzerinden verilen yanıtlara göre yeni neslin de kalbine giden yol midesinden geçiyor. Verilere göre her dört Türk gencinden üçü iyi yemek yapan birinden etkileniyor. Diğer yandan gençlerin neredeyse yüzde 90’ı yemeklerin sosyal medyada paylaşılmasından rahatsızlık duyuyor. İşte diğer sonuçlar…

Kalbe giden yol hala mideden mi geçiyor?

“Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer” cümlesini duymaya alışığız. Yeni neslin verdiği cevaplara  göre sadece erkeklerin değil; kadınların da kalbine giden yol midesinden geçiyor. Arkadaşlık uygulaması üzerinden kullanıcıların birbirlerini daha iyi tanımaları için yer alan sorulara verilen yanıtlara göre Türklerin dörtte üçü, flörtünün iyi yemek yapmasını etkileyici bulduğunu söylüyor. “Partnerinizle birlikte yemek yaparken nasıl hissediyorsunuz” sorusuna ise her on kişiden 9’u “Harika!” şeklinde yanıtlıyor.. Sadece erkeklerin verdiği cevaplara bakıldığında bu oran daha da artış gösterirken (%96), kadınlarda yüzde 80’e düşüyor.

Kalbe giden yol hala mideden mi geçiyor?

SOSYAL MEDYADA YEMEK PAYLAŞIMLARI İTİCİ BULUNUYOR

Türklerin neredeyse yarısı harika yemek pişirdiğini söylüyor. “Yemek pişirmesini biliyor musun?” sorusuna “Evet, bu konuda dahiyim” yanıtını verenlerin oranı yüzde 40. Yüzde 46’lık bir kesim ise bir yemek kitabına bakarak iyi yemek pişirdiğini belirtiyor. Kadın ve erkek kırılımında da bu oran değişmiyor. “Eve yemek söylerim” veya “Yemek pişirmeyi bilmiyorum ama deniyorum” diyenlerin oranı ise yalnızca yüzde 14. Diğer yandan, yemek yapmayı ne kadar seviyorsak paylaşmayı bir o kadar sevmiyoruz. Verilere göre her 10 gençten 9’u sosyal medyada yemek paylaşılmasını itici buluyor.

Kalbe giden yol hala mideden mi geçiyor?

MUTFAKTA MACERACIYIZ

Yeni nesil damak zevkinde de tutucu bir yaklaşım sergilemiyor. Gençlerin neredeyse yarısı (%48) “eğer çok garip bir yemek değilse, kesinlikle denerim” diyor. “Kesinlikle farklı mutfakları denemek isterim” diyenlerin oranı ise yüzde 40. Yüzde 11’lik bir kesim “nadiren denerim/bilmiyorum” derken, “asla” yanıtını verenlerin oranı ise yalnızca yüzde 1. Diğer yandan flörtünün pişirdiği yemeğin lezzetiyle ilgili düşüncelerini dürüstçe ifade edenlerin oranı da oldukça yüksek. “Romantik bir yemekte, yemeğin az piştiğini fark ettiğinizde ne yapardınız?” sorusuna her 10 gençten 6’sı “Daha fazla pişirmesi gerektiğini söylerdim” yanıtını veriyor. Bu oran kadınlarda yüzde 77’e çıkarken erkeklerde 54’e geriliyor.

OkCupid

Sosyal medya deneyim müzesi

Sosyal medya deneyim müzesi

Happy Hour, İzmir’deki ilk ve tek müzesini Ege Perla’da açtı.

İçinde eğlenceli konseptlere dahil olabileceğiniz, farklı fotoğraflar çekebileceğiniz ya da yaratıcı storyler paylaşabileceğiniz çağdaş bir alan olan Türkiye’nin ilk sosyal medya müzesi Happy Hour, Ege Perla’da İzmirlilerle buluştu.

2019 yılında İstanbul’da açılan sosyal medyada büyük yankı uyandıran Türkiye’nin ilk interaktif deneyim ve sosyal medya müzesi olma özelliğini taşıyan Happy Hour, İstanbul’un ardından İzmirlilerle buluştu.

Bin bir surat Gizem Özdilli

Bin bir surat Gizem Özdilli

Ülkemizin ve dünyanın sıkıntılı günler geçirdiği bu süreçte sosyal medya da yaptığı paylaşımlarla takipçilerinin yüzünü güldüren Gizem Özdilli,moral bakanı ilan edildi.Kendisini ünlülere benzetti bir çok paylaşımda bulunan Gizem Özdilli,takipçilerinden binlerce mesaj aldı.Özellikle kaptan Jack Sparrow, Messi, Cüneyt Arkın ve Michael Jordan paylaşımları dikkat çeken Özdilli, hem eğleniyorum hem eğlendiriyorum.Gelen mesajlar da beni mutlu ediyor.Yaptığım eğlenceli paylaşımlardan dolayı insanlar beni moral bakanı ilan etti.Mesela Michael Jordan’a benzemek isterken bi anda sanatçı Doğuş’a benzedim bu bile binlerce paylaşım aldı dedi.

Bmojileri çok sevdik

Bmojileri çok sevdik

Günde ortalama 540 dakikamızı sanal dünyada dijital iletişim ile geçiriyoruz. Dünya genelinde her gün 80 milyar, ayda 560 milyar mesaj gönderiliyor. Çocuklarda bile günlük emoji kullanma oranı yüzde 36 civarı. İletişimin dijitalleştiği günümüzde teknoloji girişimcisi Emir Bahadır’ın üç sene önce yarattığı Bmoji, bireylerin dijital iletişimi kişiselleştirmelerini ve kendi tarzlarını yaratmalarını sağlayan yepyeni bir iletişim dili sunuyor. Amerika pazarının ardından Avrupa ve Türkiye’de de hızla büyüyen Bmoji kullanıcılarına sunduğu el çizimi emojilerle dijital ortamda da kendileri olma fırsatı veriyor.

Alanında rakibi olmayan Bmoji’yi özel kılan unsur, güçlü bir tasarım ekibini akıllı teknoloji ile birleştirerek, eksikliği hissedilen kişisel dokunuşları dijital iletişimde kullanımına sunması. Kullanıcılar kendilerine birebir benzeyen Bmoji’lerle kişisel ifadelerini dijital iletişime taşıyabiliyor.

Bahadır: “Dijital ortamda daha samimi bir iletişim sağlıyoruz”

Bmoji kullanıcılarının kendi kişisel özelliklerini dijital platfomlara yansıtabildiğini ve mesajlaşmalarını daha samimi hale getirdiğini belirten App’in kurucusu Emir Bahadır, “Bmoji, algoritmalarını 2 senelik bir süre zarfından geliştirdik. 80’in üzerinde yüz ifadesini kişiselleştirebiliyoruz. Bmoji iletişimi kişiselleştirmekten öte, daha samimi bir çizgiye çekerek sağlıklı ve doğru bir iletişim kurulmasına da yardımcı oluyor,” dedi.

Markalar için görselliğin gücünü kullanabilecekleri bir alan

Bahadır şöyle devam etti: “Bmoji bireyler için olduğu kadar markalar için de önemli bir iletişim aracı. Günümüzde markalar reklam ve tanıtım bütçelerinin giderek artan bir kısmını dijital iletişime ayırıyorlar. Bu anlamda markaların da aslında görselliğin gücüne ihtiyaçları olduğunu düşünüyoruz. Tüm dijital içeriğin büyük bir açlıkla tüketildiği, önümüze güncellemelerin son hızla düştüğü bir dünyada ve ekranı kaydırırken kaçırdığımız birçok detay arasında, bir markanın mesajını ya da imajını öne çıkarması gerçekten çok zor. Bu anlamda farklı bir iletişim dili kullanmak, markaya özel Bmoji’lerle kişisel iletişimde bir duygu ya da hareket durumunu öne çıkarmak, diğer bir deyişle aslında markaları da bir nevi kişiselleştirmek; çok farklı bir müşteri iletişim yöntemi fırsatı sunuyor.”

SMS, iMessage, Whatsapp, Instagram, Facebook gibi sosyal medya kanallarında kullanım imkanı sağlayan Bmoji çok yakında Wechat, Telegram gibi yeni iletişim platformlarında da kullanılabilecek.