Yazılar

Çiftlikten sofralara modeliyle sürdürülebilirlikte öncü

Sütaş, yarım asırlık yolculuğunda entegre iş modeliyle sektörün sürdürülebilir dönüşümüne öncülük etmeye devam ediyor. Şirket, 2024 faaliyetlerini içeren 9. Sürdürülebilirlik İlerleme Raporunu kamuoyuyla paylaştı.

Elektrik ihtiyacının %92’sini inek gübresi ve organik atıklardan elde ettiği yenilenebilir enerjiyle karşılayan Sütaş, “Çiftlikten Sofralara” modeliyle çevre, toplum ve bireyler için sürdürülebilir katkılar sunuyor.

Sütaş Yönetim Kurulu Üyesi Duygu Yılmaz, iklim krizinin küresel gündemdeki önemine dikkat çekerek yenilenebilir enerji yatırımlarını artırdıklarını, 2024 sonunda güneş enerjisi kapasitesini 22,2 MWp’a ulaştırdıklarını açıkladı. Ayrıca “Sürdürülebilirlik Okulu” kurma planlarını duyurdu.

Raporda öne çıkan kazanımlar:

Sera gazı emisyonu önleme miktarı, faaliyet kaynaklı emisyonun %250 fazlasına eşdeğer.

Enerji verimliliği %7’nin üzerine çıktı.

2020–2024 arasında 1.262 ton plastik azaltıldı.

GFS sertifikalı tedarikçi oranı %78’e ulaştı.

Çiğ süt lojistiğinde %7,3, mamul lojistiğinde %2,5 verimlilik artışı sağlandı.

Sütaş, 4 entegre tesisiyle Türkiye’nin dört bir yanında üretim yapıyor, 7.800 kişiye istihdam sağlıyor ve her 10 sofranın 8’inde ürünleriyle yer alıyor.

#Sütaş #Sürdürülebilirlik #ÇiftliktenSofralara #YenilenebilirEnerji #DöngüselEkonomi #İklimKrizi #SütSektörü #KurumsalSosyalSorumluluk

Sütaş 50. yılını kutluyor

Sütaş, 50. yılını “Çiftlikten Kalplere” sloganıyla kutluyor. İneklerinin yediği yemlerden, sofralara ulaşan süt ürünlerine kadar tüm süt değer zincirini entegre ederek tüketicilerine taahhüt ettiği “doğal lezzetini” güvence altına alıyor.

Sütaş, Türkiye’nin dört bir yanında yer alan entegre tesislerinde 20 bin üretici aile ile çalışıyor, ürünlerini 182 bin satış noktasına ulaştırıyor.

Bursa Karacabey’de küçük bir fabrika ile faaliyete başlayan Sütaş, bugün Türkiye’nin dört bir yanında yer alan entegre tesisleri ile faaliyet gösteriyor.

 “1975 YILINDA BANTTAN ÇIKAN İLK ŞİŞE SÜTLE SÜTAŞ FAALİYETE GEÇTİ”

Markanın 50 yıllık yolculuğunu anlatan Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, “Sütaş, ailemizin geçmişinden gelen mandıracılık işini bir anonim şirketine dönüştürmek isteyen Babam Sadık Yılmaz tarafından 1975’te Bursa Karacabey’de küçük bir fabrika olarak kuruldu. O yıllarda heyecan yüksek, imkânlar sınırlı, sanayi ve teknoloji konusunda ise tecrübe yok denecek kadar azdı. Tüm bu koşullara rağmen mimarisi “süt güğümü” şeklinde olan bir fabrika binası yapıldı, yeni makinalar geldi. Aynı yıl banttan çıkan ilk şişe sütle Sütaş faaliyete geçti. Kurulduğumuz günden itibaren sütün ve süt ürünlerinin üretimini ve tüketimini artırarak insanların sağlığına, yaşam kalitesine ve mutluluğuna katkıda bulunmak, bu topraklarda binlerce yıllık geçmişi olan süt ürünleri tüketim kültürünü yaygınlaştırmak için çalıştık. Sütçülüğün en güvenilen kurumu, en sevilen markası ve “Türkiye’nin Sütçüsü” olmaya gayret ettik. Sütün iyiliğini ve bereketini yaymayı kendimize misyon edindik. Kuşaklar boyu biriktirilen bilgi ve tecrübe, bize odaklanmanın çok önemli olduğunu söylüyordu. Ottan süte, sütten sofraya, tüm zincir; etkin ve birbirini destekleyecek şekilde yönetilmeliydi. Ürünlerimizin doğallığını, kalitesini, besin değerini güvence altına alan ve izlenebilirliğini sağlayan “Çiftlikten Sofralara” iş modelimiz böyle oluştu, gelişti, olgunlaştı. Bugün iş modelimiz sadece tüketicilerimizin gıda güvenilirliği beklentilerini en iyi şekilde karşılamakla kalmıyor. Kullandığımız doğal kaynakları geri dönüştürmeyi esas alarak, çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla özgün ve örnek bir sürdürülebilirlik modeli oluşturuyor. 2024 yılında üretim tesislerimizin elektrik ihtiyacının yüzde 92’sini ineklerimizin gübreleri ve organik atıklarından ürettiğimiz yenilenebilir enerji ile karşıladık. 2025’te bu oranı yüzde 100’e çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.

“KARACABEY’DEN SONRA AKSARAY, TİRE VE BİNGÖL’E YATIRIM”

Yatırımları planlarken öncelikle iş modelinin entegrasyonunu tamamlamayı sonra da bunu Türkiye’nin dört bir yanına yaymayı hedeflediklerini anlatan Muharrem Yılmaz şunları söyledi:

“30. yılımızda Güney Marmara Sütçülük Projesi Karacabey Tesisleri’mizin entegrasyonu tamamladık. 35. yılımızda Orta Anadolu Sütçülük Projesi Aksaray Entegre Tesislerimiz, 40. yılımızda Ege-Akdeniz Sütçülük Projesi Tire Entegre tesislerimiz faaliyete geçti. 45. yılımızda ise Doğu-Güneydoğu Anadolu Sütçülük Projesi Bingöl Entegre Tesislerimizin yatırımına başladık. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında yer alan tesislerimiz, ürünlerimizi 8 saat içinde ülkemizin her yerinde tüketicilerimize ulaştırmamızı sağlıyor. 4 entegre tesisimizde her gün 6,8 milyon paket süt ürünü üretiyor, 7 bin 800 kişiye istihdam, 20 binden fazla üretici aileye düzenli gelir sağlıyor, 182 bin satış noktasına ulaşıyoruz. İş modelimiz; yarattığı sosyo ekonomik etkiler, toplumun tüm kesimlerini kapsayıcı özelliği ve sonuçları ile Sütaş yatırımlarını birer “Bölgesel Kalkınma Modeli” niteliğine taşıyor. Yurt içi yatırımlarımızın yanı sıra 2014 yılından itibaren de Makedonya tesislerimiz ile Balkanlara ve Balkanlar üzerinden Avrupa’ya ulaşıyoruz. 2024’te de Pakistan süt ürünleri tesisimizi devreye alarak MilkFields markamızı lanse ettik. Yurt dışı yatırımlarımızın yanı sıra aralarında Çin, Mısır, Avrupa Ülkeleri, Azerbaycan, ABD, Japonya, BAE, Libya, Irak, Kuveyt’in de bulunduğu 47 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz.”

Sütaş Sürdürülebilirlik raporunu açıkladı

Sütaş “Çiftlikten Sofralara Sürdürülebilir Yarınlara” anlayışıyla yaptıkları sürdürülebilirlik çalışmalarını paylaştı.

2023 Yılı Sürdürülebilirlik İlerleme Raporu’nu açıklayan Sütaş, geliştirdiği ve Türkiye’nin dört bir yanında yer alan entegre tesislerinde uyguladığı “Çiftlikten Sofralara” iş modeli ile gıda zincirinin bütününde sürdürülebilirliğin sağlanmasını öngören “Avrupa Birliği Yeşil Mutabakat – Çiftlikten Çatala” stratejisinin Türkiye’deki en güçlü örneğini oluşturuyor.

Sütaş Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Duygu Yılmaz, “Çiftlikten Sofralara iş modelimiz ile yenilenebilir enerji üretimimizi artırıyor, onarıcı tarım ve sürdürülebilir süt hayvancılığı ilkelerine uygun faaliyet gösteriyor, su ve enerjiyi verimli kullanıyor, sıfır atık hedefi ile çalışıyoruz. Biyogaz tesislerimizde, çiftliklerimizin gübreleri ve organik atıklardan elde ettiğimiz yenilenebilir enerji ile üretim faaliyetlerimizden kaynaklanan sera gazı salımının üç katı karbon emisyonunu engelledik” dedi.

Yılmaz; “Çiftliklerimizin gübreleri ve organik atıkları işleyerek elektrik, buhar ve sıcak su elde ettiğimiz biyogaz tesislerimiz ile önemli sonuçlara ulaşıyoruz. 2023 yılında 4 entegre tesisimizde, biyogazdan elektrik üretim kapasitemizi 20,2 MWh’e, termal enerji üretim kapasitemizi de 19 MWh’e çıkardık. Biyogaz tesislerimizde ürettiğimiz elektrik enerjisi; üretim tesislerimizin tümünün elektrik ihtiyacının yüzde 88’ine eşdeğer seviyeye ulaştı. Böylece 2023 yılında, kendi operasyonlarımızdan kaynaklanan (kapsam 1 ve 2)sera gazı emisyonlarının 3 katından daha fazlasının salımını önlemiş olduk. Ayrıca verimlilik projeleri, süreç optimizasyonları ve yenilenebilir enerji yatırımları ile 2023 yılında bir önceki yıla göre emisyon yoğunluğumuzda yüzde 9 oranında düşüş sağladık” dedi.

Sütaş, latte keyfini eve taşıyor

Türkiye’nin ilk soğuk ve sıcak tüketilebilen 1 litrelik hazır lattesi Sütaş Latte, raflarda yerini aldı.

Kahve ve sütün mükemmel dengesinden gelen yumuşak lezzeti ve kremamsı kıvamı ile Sütaş Latte, latte keyfini eve taşırken, litrelik ambalajı ile bir kutuda en az 4 bardak latte sunuyor.

Sağlıklı ve dengeli beslenmede sütün önemi

Sağlıklı ve dengeli beslenmede sütün önemi

“Artan sağlıklı ve dengeli beslenme ihtiyacının karşılanmasında, süt ve süt ürünlerinin rolü her geçen gün önem kazanıyor”

Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, “Temel gıdamız süt, faydalı olduğu kadar, toplumunun tüm kesimleri tarafından da kolayca erişilebilir bir gıda” diyerek, artan sağlıklı ve dengeli beslenme ihtiyacının karşılanmasında, süt ve süt ürünlerinin rolüne ve önemine dikkat çekti.

Sağlıklı bir yaşam sürebilmek için gerekli olan besin öğelerini ideal dengede ve oranlarda doğal olarak içeren süt ve süt ürünleri, dünya genelinde yaklaşık 6 milyar insan tarafından düzenli olarak tüketiliyor. Dünya Süt Günü, sütün insan sağlığı için öneminin yanı sıra ekonomiye ve toplumsal yaşama katkıları hakkında farkındalık yaratma hedefiyle Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) öncülüğünde 2001 yılından bu yana her yıl 1Haziran’da kutlanıyor.

 

IDF’nin kamuoyu ile paylaştığı son araştırma raporlarına göre süt ve süt ürünleri, içerdiği kalsiyum, B2 veB12 vitaminleri, proteinler ve magnezyum, potasyum, iyot ile kemik sağlığına katkıda bulunuyor, kalp ve damar sağlığına iyi geliyor; günlük öğün alışkanlıklarının bir parçası olması, genel beslenme kalitesini iyileştiriyor.

 

Dünya Süt Günü nedeni ile bir açıklama yapan Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, “Artan sağlıklı ve dengeli beslenme ihtiyacının karşılanmasında, süt ve süt ürünlerinin rolü her geçen gün önem kazanıyor” dedi.

Yılmaz, “Temel gıdamız süt, faydalı olduğu kadar, toplumunun tüm kesimleri tarafından da kolayca erişilebilir bir gıda. Üretim teknolojilerinde, lojistikte ve perakendecilikte sağlanan gelişmelerle verimlilikte de önemli aşamalar kaydedildi. Diğer yandan süt ürünlerinde Arge ve inovasyon çalışmaları, kalite ve ürün çeşitliliğini olumlu yönde etkiliyor, pazar büyüyor. Bu değerli gıdanın üretilmesi de çok çeşitli sektörler üzerinde ekonomik etkileri olan, aynı zamanda kapsayıcı yönü güçlü bir ekonomik faaliyet. Süt, çiftlikten sofralara ulaşırken tarım, sanayi ve hizmet sektörleri başta olmak üzere birçok sektörü harekete geçiriyor, yüksek katma değer yaratıyor, milyonlarca insana istihdam ve düzenli gelir sağlıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Sütaş’tan yepyeni bir çikolatalı süt…

Sütaş’tan yepyeni bir çikolatalı süt…

Sütaş, çikolatalı sütü, hem sıcak hem soğuk tüketime uygun yeni formülü ile yepyeni bir deneyime dönüştürüyor.

Sütaş, daha yoğun çikolata lezzeti sunan yeni 1 litre çikolatalı sütü ile tüketicilerin her mevsim ister sıcak ister soğuk, keyifle tüketebilecekleri yepyeni bir alternatif sunuyor.

Sütaş ve Ezo Sunal’dan‘Çiftlikten Şarkılar”

Sütaş ve Ezo Sunal’dan‘Çiftlikten Şarkılar”

Sütaş, “Çiftlikten Masallar” serisinden sonra şimdi de “Çiftlikten Şarkılar”ı çocuklarla buluşturdu.

Söz ve müziği Ezo Sunal tarafından hazırlanan “Çiftlikten Şarkılar” serisinin ilk şarkısı “Buzu ile Zıpla”, çocukların dünyasına neşe ve eğlence katıyor.

Çocukların eğlenerek öğrenmesine destek olmak amacıyla “Çiftlikten Şarkılar” serisini hayata geçiren Sütaş, Youtube kanalında yayınlanan serinin ilk şarkısında çocuklar için şarkı ve hikâye kitapları yazan, oyun atölyeleri ve eğitici aktiviteler düzenleyen Ezo Sunal ile işbirliği yaptı. Sözleri ve müziği kendisine ait olan “Buzu ile Zıpla” şarkısını seslendiren Ezo Sunal, Sütaş’ın sevimli kahramanı Buzu ve çiftlikteki arkadaşları ile birlikte çocukların dünyasına eğlence katıyor, onların Sütaş Çiftliği’ndeki doğal hayatı tanımalarını sağlıyor.

Sütaş Bingöl Entegre Tesisleri bahar ayında hizmete giriyor

Sütaş Bingöl Entegre Tesisleri bahar ayında hizmete giriyor

Sütaş’ın, Karacabey, Aksaray ve Tire’den sonra, 4. entegre tesisi olacak Bingöl Entegre Tesisleri yatırımı hızla ilerliyor.

Bahar aylarında tamamlanması beklenen Sütaş Doğu Güneydoğu Anadolu Sütçülük Projesi Bingöl Entegre Tesisleri yatırımının, Bingöl ve çevresine ekonomik ve sosyo ekonomik etkilerini içeren “Bölgesel Etki Analiz Raporu” 29 Ocak’ta, Tarım ve Orman Bakanı Sn.Bekir Pakdemirli ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sn.Mustafa Varank’ın katılımıyla gerçekleşen bir toplantı ile kamuoyuyla paylaşıldı. Rapor, yatırımın bölgesel bir kalkınma projesi niteliğinde olduğunu ve Bingöl’ün Türkiye’nin önde gelen bitkisel yem üretimi ve hayvancılık cazibe merkezlerinden biri haline geleceğini ortaya koyuyor.

Sütaş yatırımı ile Bingöl’de kişi başına düşen gelir %40 artacak

Yatırımın Bingöl ve çevresine olan etkilerini geniş bir şekilde inceleyen ve Türkiye’de ender rastlanan nitelikteki “Bölgesel Etki Analizi Raporu”, Prof. Dr. Erinç Yeldan ve Bölgesel Kalkınma Uzmanı Kamil Taşçı tarafından iki yıl süren yoğun bir çalışma ve araştırma dönemi sonunda ortaya çıktı.

Raporda, Sütaş’ın faaliyetlerine başlamasıyla birlikte bölgede üretim teknolojisinde değişim, işsizliğin azalması, iş gücü niteliğinde gelişim, hane gelirlerinde artış, dışarıya göçün durması, hatta nitelikli nüfusun geriye dönmesi, gelir dağılımında dengelenme ve sosyal ve kültürel dönüşümün hızlanması gibi bölgeyi önemli ölçüde değiştirecek gelişmeler beklendiği belirtiliyor.

Raporda, Sütaş Bingöl Entegre Tesisleri yatırımı, az gelişmiş ve gelişmiş bölgeler arasında yakınsamayı sağlayan bir bölgesel kalkınma projesi olarak tanımlanıyor.

Oluşturacağı ekosistem ve refah artışı sayesinde sıçrama etkisi yapması beklenen projenin öngörülen rakamsal sonuçları da çok çarpıcı. 2033 yılında Bingöl’ün GSYH’sının %61’ine denk gelen 1.3 milyar dolarlık kısmı, Sütaş’ın doğrudan ve dolaylı etkileri sayesinde oluşacak. Sütaş yatırımı olmaksızın 2033 yılında Bingöl’de fert başı gelirin 7.322 dolar olması beklenirken, bu rakam %40 fazlasıyla, 10.221 dolar olarak gerçekleşmesi, böylece Bingöl, Türkiye’de fert başı gelir açısından 73’üncü sıradan 38’inci sıraya yükselmesi bekleniyor. SÜTAŞ yatırımı sonrasında Bingöl ekonomisindeki büyüme ve canlanma ile ilden 2033 yılı itibariyle yıllık 404 milyon USD vergi geliri elde edilmesi mümkün olabilecek. SÜTAŞ’ın ödeyeceği 1 birim vergi ödemesine karşılık yatırım ve üretim faaliyetlerinin uyarma etkisiyle Bingöl’de tahakkuk edecek vergi tutarı 2,5 katına erişecek. Yapılan bir başka hesaplamaya göre ise Sütaş’ın oluşturacağı 1 kişilik istihdam, bölgede 8 kişilik ilave istihdam oluşturacak.

Bingöl’den çevreye yayılan etki

Bingöl ve çevresindeki altı ilde tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin gelişmesinde önemli rol oynayacak yatırımın, tarım ve hayvancılığın yanı sıra, makine ekipman üretimi, ambalaj malzemeleri üretimi, inşaat, lojistik, tarımsal teknolojiler ve destek hizmetleri gibi çok değişik alanlardaki faaliyetleri harekete geçireceği öngörülüyor.

Migros gıda israfına dur diyor

Migros gıda israfına dur diyor

Migros, gıda israfının önlenmesine yönelik dünya çapındaki “10x20x30” girişimine Türkiye’den katılan tek perakende şirketi oldu. Dünyanın önde gelen 12 gıda perakende ve gıda sağlayıcı şirketinin öncülük ettiği girişimin her üyesi 20 tedarikçi firmasını değer zinciri boyunca etkili bir çözüm geliştirmek için davet etti. Bu doğrultuda, Migros girişime gönüllü olarak katılan tedarikçileriyle birlikte kollektif olarak harekete geçerek, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın ilgili taahhüdünü destekliyor ve 2030 yılına kadar gıda imha ve kayıp oranlarını yarıya indirmeyi hedefliyor.

Migros Ticaret A.Ş. İcra Başkanı Özgür Tort, “Gıda perakendecisi olarak sürdürülebilir tarım ve gıda kaynaklarının verimli kullanımı ile birlikte gıda israfının önlenmesi öncelikli konularımız arasında yer alıyor. Gıda kayıp ve imhalarımızı azaltmak ve tüketilebilir durumdaki gıdaların yeniden değerlendirilmesini sağlamak için beş senedir ölçümleme, analiz ve iyileştirme çalışmalarımıza hız verdik. Eş Başkanlığını üstlendiğim Consumer Goods Forum’un Gıda İsrafının Önlenmesi koalisyonunda dünyanın önde gelen üretici ve perakendeci firmalarıyla bu alanda çözümler geliştiriyoruz. Son olarak, Dünya Kaynakları Enstitüsü (World Resources Institute –WRI) tarafından başlatılan “10x20x30” girişimine 20 tedarikçi firmamızla birlikte katılarak, Türkiye’yi temsil etmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bu girişim ile perakendeci ve üretici firmalar güçlerini birleştirip etki alanlarını daha da genişletiyorlar. Bu girişime katılarak 2030 hedefimizi destekleyen tüm tedarikçi firmalarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

Migros’un daveti ile AEP Anadolu Etap Penkon Gıda ve Tarım Ürünleri, Agrobay Seracılık, Cemre Ekolojik Sebze Meyve, Coca Cola İçecek, Eti, Gedik Piliç, Güres Grup, Kor Yumurta, La Lorraine Unlu Mamuller, Meysan, Nestlé, Torku (Panek,Panagro), Sağdıçlar (Bando),Sek Süt, Seyran Gıda, Sütaş, Şölen, Tat, Tadım, Ülker gönüllü olarak girişime dahil oldu.

 

Sütaş’ın sevimli kahramanı

Sütaş’ın sevimli kahramanı

Sütaş, 45.yılına özel hazırlanan reklam filminde sıcacık hikâyesiyle gönülleri fetheden sevimli oyuncak Buzu’yu çocuklarla buluştururken, anlamlı bir projeye de imza atıyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki kadınlar Sütaş için sevimli Buzu oyuncakları örerek aile bütçelerine katkıda bulunuyor.

Projeyle ilgili bilgi veren Sütaş Genel Müdürü Funda Ak “45. Yılımızı, çocukları sevindirip mutlu edecek, kadınlarımızın ek gelir elde etmelerini sağlayacak böyle bir proje ile taçlandırdığımız için çok mutluyuz. Ülkemizin dört bir yanındaki kadınlara el emeği göz nuru Buzu oyuncakları örebilmeleri için gereken malzemeleri ulaştırdık. Örgü seven kadınlarımız da Buzu’ları örerek emeklerinin karşılığını aldılar. Her birinin eline, emeğine, yüreğine sağlık… Sütaşkı’mızı 45 yıldır sevginizle büyütüp, Doğal Lezzetlerimize sofralarınızda yer verdiğiniz için teşekkür ederiz.” dedi.

Sütaş, Buzu bekleyen çocukları sevindirecek kampanyası ile, online alışveriş sitesi Sütaş Market’ten ‘tek seferde, her 200 TL ve üzeri’ alışveriş yapan üyelerine, el emeği göz nuru Buzu hediye ediyor.