Yazılar

“Bu şehri anlatmaya ne dil yeter ne de kalem”

The president speaksing

“Bu şehri anlatmaya ne dil yeter ne de kalem”

Fatma ŞAHİN

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı

 Köklü medeniyetlere ev sahipliği yapmış Gaziantep üzerine Evliya Çelebi’nin de dikkat çektiği üzere “Bu şehri anlatmaya ne dil yeter ne de kalem.” Böyle bir kente hizmet vermek emeklerin en büyüğünü gerektiriyor. Biz yorulmuyor, her adımımızla biraz daha artıyoruz. Sanatı, kadim medeniyetlere beşikliği, lezzetleri ve kültürü ile Gazi kentimiz için tüm teknik, mühendislik projelerimizin yanı sıra kültürel dengeyi de sağlamak adına aralıksız devam eden faaliyetler içindeyiz.

FATMA ŞAHİN

DÜNYANIN KALBİ ARTIK YERELDE ATIYOR

Biz yaşamayı, paylaşmayı, anlatmayı görev bildik. Gelişen ve değişen dünya modellerinde artık, kentler birbirleriyle yarışıyor. Biz de bu algıdan hareket ederek Gaziantep’i kendine özgü, kültür anlayışıyla dile getirip gelişmesine, büyümesine ve küresel ölçekte tanınmasına öncülük edebiliriz. Yönetimimiz süresince ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışını savunarak şehirde yaşamını sürdüren vatandaşların sözlerine kulak verdik ve hizmet ağımızı buna göre şekillendirdik. Dünyanın kalbi artık yerelde atıyor. Gaziantep’in olan, burada doğan tüm dünyaya hızla yayılıyor ve yerelimiz, global değerlere taşınıyor. Biz buranın kaynağı, doğuş noktası olarak her bir değerimizi, kültürümüzün her bir taşını, tüm kadim coğrafya ve tarihimizi hakkıyla anlatmalı, tanıtmalı ve günümüz dünyasına örnekler çıkarmalıyız.

FATMA ŞAHİN

MEDENİYETLERİN İZLERİNİ GÜNÜMÜZE TAŞIYAN ESERLERİN EV SAHİBİYİZ

İşte bu örnekler bizim gayretimizin de gücü oluyor. Zeugma’nın Çingene Kızı’nın “Heykel Tarlası” olarak akıllarda yer edinen Yesemek Rumkale, Antep Kalesi, Dülük Antik Kenti gibi birçok medeniyetin izlerini beraberinde günümüze taşıyan eserlerin ev sahipleri olarak bizler, dünyanın rekabetçi şehirleri arasında 7’nci sırada bulunuyoruz. Yaşayan kültürüyle, mağaralardan günümüze uzanan üretim geleneğiyle şehrimizin asırlarca biriken kültür ve sanat gücüyle besleniyoruz. Biz, yüz yıllarca süren bu geleneğin Anadolu’da sağladığı gelişimi yine Gaziantep olarak devam ettirmek ve bu kodlar üzerinden çalışmalarımızı sürdürmenin gayreti içerisindeyiz.

Gaziantep’e ve Gazi şehrin evlatlarına hizmet edebilme aşkıyla koyulduğumuz bu yolda, bu şehrin kültürel ve sanatsal gücünü gün yüzüne çıkartarak küresel arenada hak ettiği mertebeye ulaşması için canla başla çalışıyoruz.

FATMA ŞAHİN

GAZİANTEP MODELİMİZ DÜNYAYA ÖRNEK

Gaziantep büyüyor, Gaziantep değerleri üzerinden yükseliyor, Gaziantep geleceğe yürüyor. Enerjimizi, gücümüzü büyüyen Gaziantep için harcamaya devam edeceğiz. Gaziantep için hayallerimizi, hedeflerimizi birlikte gerçekleştireceğiz. Gaziantep modelimizi her daim koruyacağız. Bu model bizim kültürel kimliğimize de şekil vermektedir.

Bizim görevimiz Ensar şehrimizin kimliğini koruyarak, medeniyet ve şehir arasındaki ilişkiyi doğru okuyarak yeniden kurgulamaktır. Antepli, hayal gücünü potansiyeliyle birleştirdiğinde her şeyi başarır. Bu dönüşümü birlikte sağlayacağız. Kültürümüzü, benliğimizi, geleneğimizi yenilikçilikle harmanlayarak Gaziantep’i büyütmeyi sürdüreceğiz. Bu nedenle yazdığımız, söylediğimiz her kelimeyi düzenlediğimiz her organizasyonun, her buluşmanın, her etkinliğin altında bizi bir yapan, nesillerimize varacak olan kültürümüz yatıyor. Tarihi, medeniyeti, kültürü ile kentimizin her bir değerinin elçisiyiz. Bunun için de son nefesimize kadar çalışmaya devam edeceğiz.

FATMA ŞAHİN

TARİHİMİZDEN GÜÇ ALIYORUZ

101 yıl önce Gazi Meclis, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Ayıntab’ı “Gazi” yapmak için toplandı. Ayıntab’ı Gazi yapıp bütün Anadolu’nun kurtulma kıvılcımını, moralini motivasyonunu yükseltmek için toplandılar. İşte 101 yıl sonra bugün bu ecdatla, bu şehirle onur duyuyoruz. Bu şehir ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyenlerin şehridir. Bu şehir, ‘topu vurdukça tüfekler, onu top dindiremez’ diyenlerin şehridir. Başka hiçbir şehirde kadın şehit anıtı yoktur. Başka hiçbir şehirde çocuk şehit anıtı yoktur. Bu şehir, bu şehitlerin kanlarıyla sulanmış bir şehirdir. İşte o yüzden 15 Temmuz’da da inanmış bir toplumun, kalesinden bayrağının indirilemeyeceğini, ezanının susturulamayacağını bir kez daha hatırlattık. Gazi torunlarının fazileti ve erdemiyle bütün dünyaya yeniden ‘sakın bir daha aklına getirme’ dedik. İnanan taş üstüne taş, baş üstüne baş kalmayan Gaziantep, 10 milyar dolar ihracat yaparak dünyanın 10’uncu büyük ekonomisi olma yolunda ilerleyen Türkiye’ye sağladığı destekle, gücünü göstermeye devam ediyor.

Farabi; medeniyet ve mükemmel şehre ulaşmanın ‘Hikmet’ ile gerçekleşeceğini savunur. Mükemmel medeniyetin ve şehri ayakta tutacak hikmetin gerçekleşmesini şehrin tüm organlarının, dinamiklerinin iş birliği içerisinde ortak akılla hareket etmesine bağlar. Biz, insanı merkeze alan, insan odaklı bir bakış açısıyla şehrin yönetiminde, o şehirde yaşayanların esas söz sahibi olması gerekliliğini savunarak hizmet vermeye çalışıyoruz.

FATMA ŞAHİN

BİZLER BÜYÜYEN TÜRKİYE’NİN BÜYÜYEN GAZİANTEP’İYİZ

Dünyada, artık şehirler yarışıyor, kalkınma yerelde başlıyor, demokrasi yerelde başlıyor. Biz artık birbirimizle yarışmıyoruz. Biz Amerika’daki, Çin’deki, Avrupa’daki herhangi bir şehirle, bir belediyenin başkanıyla yarışıyoruz. 2023 vizyonuna giderken dünyanın 10’uncu ekonomisi olurken, artık yerel kalkınmanın yükselen bir değer olduğunu biliyoruz. O yüzden rekabeti yönetirken eylem ve söylem birliğini ve eşit şartlar oluşturmamız gerektiğini biliyoruz. Bu vizyonla Gaziantep’in ekonomisine yön vermek için büyük bir gayretle çalışıyoruz.

FATMA ŞAHİN

HAZIRLIĞIMIZ GELECEĞİN ŞEHİRLERİNDE YER ALAN GAZİANTEP İÇİN

Ekonomi alanında ve şehrimizin yaşam kalitesini arttırmak için, imar, yol, köprü, kavşak çalışmaları, kanalizasyon, altyapı, çevre düzenlemeleri, peyzaj, ulaşım, trafik, eğitim, sağlık, sosyal tesisler, sosyal aktiviteler, kültür ve sanatsal çalışmalar, engelli desteği, kadın, çocuk ve gençleri destekleyecek projeler, yaşlı bakımı, kültürel varlıkların korunması, restorasyon ve sokak düzenleme çalışmaları, turizm potansiyelimiz, çiftçimize verdiğimiz destek, muhtarlarımızla kurduğumuz ilişkimiz, kısacası bu şehri ilgilendiren her şeyi, hiçbir ayrım gözetmeksizin önemli ve öncelikli görmekteyiz. Hiçbir konuyu atlamadan şehrin yaşamına, kalbine dokunmaya, Gaziantep’i geleceğin şehirleri arasında ilk sıralara taşımaya devam ediyoruz.

Bizim görevimiz şehrimize bir kimlik kazandırma, medeniyet ve şehir arasındaki ilişkiyi doğru okuyarak yeniden şekillendirmektir. Şehrin gönlü, gözü olmayı başarabilmektir. Antepli, hayal gücünü potansiyeliyle birleştirdiğinde her şeyi başarır. Bu dönüşümü birlikte sağlayacağız. Kültürümüzü, benliğimizi, geleneğimizi yenilikçilikle harmanlayarak Gaziantep’i büyütmeye devam edeceğiz. FATMA ŞAHİN

NELERLE BU HEDEFLERE İLERLİYORUZ?

İktisadi İş birliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) tarafından dünya toplumlarında yaşanan sosyal ve ekonomik eşitsizliklerin yerel yönetimler düzeyinde çözüme kavuşturulması amacıyla 2016 yılında kurulan OECD Kapsayıcı Büyüme İçin Şampiyon Belediye Başkanları Koalisyonu’na Türkiye’den ilk defa Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçildik.

FATMA ŞAHİN

TÜRK-JAPON DOSTLUĞU ÖDÜLLE TAÇLANDI

Yurtdışında elde edilen başarılar ve Japonya ile yürüttüğümüz iş birliği için Japonya Dışişleri Bakanı Ödülü’nü aldık. Yürüttüğümüz projeler, uluslararası problemlerde kurum olarak aldığımız rol, ulusal ve özellikle uluslararası alanda yakaladığımız başarılar ile bu ödüle layık görüldük.

FATMA ŞAHİN

GAZİANTEP LONDRA’DA YEŞİL ŞEHİR İLAN EDİLDİ

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Gaziantep’i Yeşil Şehir ilan etti. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi (GBB) şehrin yeşile geçişte kapsamlı bir yatırım programına dahil edilmesi için Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile güçlerini birleştirdi. GBB Başkanı olarak, EBRD Sürdürülebilir Altyapı Yönetici Direktörü Nandita Parshad Londra’daki EBRD merkezinde anlaşmayı resmileştirdik.

Fatma Şahin

BÜYÜKŞEHİRE KENTTE KURULACAK GÜNEŞ ENERJİ SANTRALİ İÇİN 17 MİLYON AVROLUK DEV DESTEK!

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile Londra’da resmileştirdiği anlaşma çerçevesinde kentte kurulacak “27 Megavat Güneş Enerji Santrali” projesi için 17 milyon avroluk finansman desteği sağlanacak.

Fatma Şahin

GAZİANTEP’TE KURAKLIK ENDİŞESİ TARİH OLDU

Düzbağ İçme Suyu İsale hattı açıldı. Artık Gaziantep kaliteli ve temiz içme suyunu projenin geri kalan etaplarının da tamamlanmasıyla birlikte, 2050 yılına kadar teminat altına alabilecek. Düzbağ projesi ile Gaziantep’e kesintisiz su temini sağlamak için toplam uzunluğu 144 kilometreyi bulan isale, iletim ve dağıtım hattı ile regülatör tamamlanarak kullanıma hazır hale getirildi. Kentin acil içme ve kullanma suyu sorunu çözüldü. Düzbağ İsale Hattı’nın inşaatı 07 Şubat 2017 tarihinde başlarken Temmuz 2019 tarihinde de faaliyete hazır hale getirildi. Böylelikle projenin 1’inci aşamasında Gaziantep yeterli, kaliteli, uygun maliyetli suya kavuştu.

Fatma Şahin

YERLİ VE MİLLİ TREN KENT ULAŞIMINI KÖKTEN DEĞİŞTİRECEK

Şehir içi trafiğini rahatlatmak amacıyla Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve TCDD arasında yapılan protokol çerçevesinde yapımına başlanan GAZİRAY, kent merkezini, 6 organize sanayi bölgesini ve küçük sanayi bölgelerini birbirine bağlayacak. 16 istasyondan oluşacak, 1,2 milyar TL bütçeli dev yatırımla, mevcut 25 kilometrelik banliyö hattı yenilenecek, kara tren GAZİRAY’a dönüştürülecek. İlk etapta günlük 200 bin yolcu taşıması hedefleyen GAZİRAY, kentin trafik yükünü alacak. Gaziantep’in ulaşımını büyük oranda rahatlatacak ve kentin metropol kimliğine yenilik kazandıracak GAZİRAY Projesi’nde hizmet verecek yerli ve milli 32 araçlık 8 tren seti yıl sonunda Gaziantep’te olacak.

Fatma Şahin

GAZİANTEP SANAYİSİNDE BİRLİKTEN GÜÇ DOĞACAK

Büyükşehir Sanayi ve Endüstri Merkezi (BÜSEM) Projesi’nde inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Çarpık kentleşmenin önüne geçerek, dağınık vaziyette üretim yapmak zorunda kalan bazı sektörleri, bir çatı altında toplamayı amaçlayan merkezin hayata geçirilmesi için yoğun bir tempoyla çalışan Fen İşleri Daire Başkanlığı, kent merkezinden BÜSEM’i birbirine bağlayacak yeni yolların yapımını sürdürürken projede 24 kilometrelik yol çalışmasını tamamlandı. 1,8 milyon metreküp dolgu ve 500 bin metreküp yarma çalışması gerçekleştirdi.

Dünyanın en beğenilen turizm destinasyonu “BODRUM”

The president speaksing

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras

Dünyanın en beğenilen turizm destinasyonu “BODRUM”

Ege ve Akdeniz’in kesişim noktasında bulunan; denizi, doğası, tarihi yapısı, yeşili ile tüm dünyada önemli bir marka olan Bodrum için kültür ve turizm destinasyonlarından en önemlisidir demek yerinde olacaktır. Yeşili diyorum çünkü tüm çalışmalarımız Bodrum’un yeşilini eski haline getirebilmeyi hedefliyor. Vatandaşlarımız umudunu yitirmemeli. Hiçbir şey bitmiş sayılmaz. Yangınlar dolayısıyla yaşadığımız üzüntülerimiz ve hayal kırıklıklarımıza rağmen bir Bodrumlu olarak ve Bodrum Belediye Başkanı olarak iklim krizine geçit vermemek en önemli hedefim. Kaybettiğimiz değerlerimizi; doğaya iyi davranarak, doğanın hak ettiği kıymeti göstererek, özellikle kaçak yapılaşma ve doğaya aykırı inşaatların önüne geçerek misliyle geri alacağız. Zaten belediyelerin birincil görevleri 5393 sayılı kanunun 14. Maddesinde de kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunması olarak yer alıyor. Bu sebeple yol yapmanın, çöp toplamanın ötesinde görevimiz; var olan doğal, kültürel, tarihi değerleri korurken aynı zamandan da destinasyonlarımızı en üst seviyede dünyaya “doğru” şekilde anlatmaktır.

Bana göre huzur, güven, kültür, sanat, mimari, müzik, tarih ve arkeoloji Bodrum’un ana hatlarını oluşturan unsurlar. Bu sebeple de yerel belediye olarak bu konulara eğilmek öncelikli hedefimiz.

The president speaksing

Önceliğimiz yaşanabilir bir Bodrum…

Bodrum’da yaşayan nüfusun çeşitliliği ve kadınlar başta olmak üzere tüm demografimizin özgür, rahat yaşayabildiği bir Bodrum’u düşündüğümüzde yapılaşmayı da buna göre oluşturmalıyız.

Bodrum’un yeni demografik yapısına uygun projeleri ön plana çıkardığımız bir yaklaşımı önemsiyoruz.

Bodrum gibi kentlerin özgünlüğünü ancak bugün kavrayabiliyoruz. Bodrum’un toplumla, toplumu oluşturan unsurlarla, toplumun tarihiyle hep ilişkileri oldu. Dolayısıyla bir bütün olarak toplum değiştiğinde artık Bodrum da değişiyor.

30- 40 yıldır yapılan sistematik yanlışlar bugün önümüzde ciddi sorunlar oluşturuyor. Artık Bodrum’da yaşamı bir bütün olarak negatif etkileyen hiçbir şey olmamalı. Kişiliği olmayan kentler yaratmak ve o kentlerde mutsuz insanları yaşatmak insan gibi sosyal bir varlığın doğasına da aykırı.

Kent denilen şey de bir dengenin bütünüdür.

İnsanlar bir kentte sadece iş, arkadaş, aile için yaşamıyor artık; bunların doğayla, tarihle, kültürle bir arada, bir dengede olduğu yerlerde yaşamayı tercih ediyor.

Tarih, çevre, hava, insanlar kent kurmak için birkaç adım; insanlar günlük hayatlarında tüm bunlara denk geldiği bir kent, kentin karakterini temsil eden alanlar, meydanlar, caddeler, sokaklar ve doğanın buna göre işlendiği mekânsal düzenlemeleri istiyor. Bu, mekânsal üretimlerin bir boyutudur ve temel yapılardan etkilenir. Örneğin ekonomik ve sosyal hareketler; kent yaşamına, kent kimliğine, kent aidiyetine yön veriyor.

İnsanların sosyalliğine uygun tasarımlar için yatırımcılarla birlikte çalışabiliriz; kentin doğal görünüşüne uygun ve kendini diğer kentlerden ayıracak bir temaya ve bir aidiyet ilişkisiyle kendi yaratıcılıklarını uygun bir Bodrum için çalışabilmeyi tercih ederiz.

Biliyoruz ki tercih edilen yerin değeri artar, aslında buralar daha çok yaşanılır hale gelir. Biz Bodrum’u yaşanabilir halde tutabilmek için bazı normlar benimsemeliyiz işte bu normlar:

Bir yatırımın performansı üzerinde önemli etkileri bulunabilecek çevresel, sosyal ve yönetişimsel uygulamaları ifade eden ESG, sorumlu yatırım diyebileceğimiz SRI ile “Birleşmiş Milletler Sorumlu Yatırım İlkeleri” UN PRI ve Impact Investing Etki yatırımı anlayışı üzerinden de olabilir ama aslında Bodrum için kendi normlarımızı oluşturabilmeliyiz; bu normlara uymayan projeler istemiyoruz, eskileri de buna göre revize etmek için elimizden geleni yapacağız.

The president speaksing

Lefebvre diyor ki insan, kendi inşa ettiği kentin kahramanıdır.

Bu yüzden mekânsal varlıklar yıkılıp, kurulmaya; değişip, dönüşmeye mecburdur. Kentler farklı sınıf çıkarlarının ve güç ilişkilerinin odağındaki bir çatışma alanıdır. Herkes bir noktada sahiplenmeye, korumaya ya da ona hükmetmeye çalışır. Aynı zamanda Bodrum gibi bir noktada olunca çok yönlü etkilere açıktır. Göç alır, sık sık turist akınına uğrar ve popülasyonda farklılaşma yaşanır.

Bodrum inanılmaz bir doğa ve tarih bütünlüğünden kaynaklı yanlış hesapların, yok etme projelerinin odağındadır.

Çeşitli dinler, diller, kültürler bir aradadır. Böyle bir hareketliliğe ve sürekli dönüşüme rağmen Bodrum’un mirası 3 bin 500 yıldır sürdürülmektedir. Bunun sebebinin mekânla kurulan ilişkiye karşı yabancılaşmanın daha az olduğu kanaatindeyim.

Bodrum gibi kentler birer yapıttır; birer basit maddi üründen değil de sanat eserine yakındır. Bodrum için tercihimiz bir baş yapıt olması.

Bodrum’u Bodrum yapan bütün değerler tehdit altında…

“Kıyamet projeleri” ve özelleştirme izinleriyle şekillenen bir gündemimiz var. Oysa bölgenin deprem bölgesi olduğu gerçeği var, denizler ve kıyı sorunları var. Her yerden gelen göç dalgası var. Tüm bunlar birleşince Bodrum altyapı ve üstyapı olarak büyük bir tehdit altında. Altyapı ve üstyapı sorunlarını elbet çözeriz ama ekolojik yıkım bu projelerle, bu hızla sürerse geriye bir Bodrum kalmayacak.

Mücadele etmek zorundayız. Ne o köyleri su altında bırakacak yanlış planlamalara ne de kuşları, insanları, doğayı susuz bırakacak rant odakları projelere izin vermemeliyiz.

Bu şirketlerden de bu akıldan da kurtulmak zorundayız. Aksi taktirde izleyeceğimiz şey yıkım, ölüm ve yok oluş olacak.

The president speaksing

Bodrum’un daha çok şey yaşayacağının habercisi olan mücadelemiz bu gezegendeki tüm yaşam için

Doğayla, afetlerle karşı karşıya kalan insan, animistik dünyasına geri dönebiliyor. Neredeyse tümden insanın, sürdürülemez ekonomik sisteminin yarattığı sorunlar karşısında, felaketler yaşayıp; konuyu görmezden gelebiliyor, doğanın intikam aldığı fikirlerine savruluyor.

Halbuki doğa ölüyor.

Unutulmasın; bu insanlar sadece maddi unsurları, yerleşik konumları bağlamında bir dönüşüm yaşamayacak.

Nihayetinde bütün bir yaşam son bulacak.

Bu duruma rantçı kent politikaları ortak olacak.

 Bodrum’u cesur, kararlı, adaletli ve paylaşımcı bir şekilde yönetiyoruz.

Monarşi anlayışını değil Cumhuriyetin getirmiş olduğu halk odaklı yönetim biçimini savunuyoruz. Bu sebeple de yönetim biçimimizin içinde kararlılık ve paylaşımcılık çok önemli bir yer alıyor. Bu sayede Bodrum’u güzel ve aydınlık bir geleceğe taşıma hedefiyle hiçbir cinsiyetçi, siyasi, ırksal ayrım yapmadan Bodrum halkının yararına olacak her konuda uyum içinde çalışıyoruz.

Hedefimiz, ayrıştırmadan, kavga etmeden; barışçıl ve birleştirici bir biçimde, Bodrum’un sürdürülebilir kalkınmasını sağlamak. Bu kalkınmanın temelini gelişmiş ticari ve ekonomik hayatın yanı sıra, kültürel değerlerimizi de koruyarak taçlandırmak oluşturuyor.

The president speaksing

“Birlikten kuvvet doğar”

Çevre, doğa ve insan odaklı sosyal belediyecilik anlayışımız sebebiyle her koşulda kentimizi ve kentimizde yaşayan kıymetli vatandaşlarımızın hatta bizlere değer katan kıymetli misafirlerimizin haklarını göz önünde bulundurduğumuz aşikardır. Bu sebeple kentimizde iş birliği içinde hareket etmek ve “Birlikten kuvvet doğar” bakış açışıyla faaliyet ve projelere imza atmak en büyük güç unsurumuz. Mahalle muhtarları ve ilçedeki kamu kuruluşlarının amirleri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, üniversiteler, sendikalar ve gündemdeki konularla ilgili sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile sürekli fikir alışverişinde bulunuyoruz. Onların taleplerini dinliyor, yeri geldiğinde kendi taleplerimiz doğrultusunda ortak etkinlik ve faaliyetler düzenliyoruz.

“Vizyonumuzu yereli korumak ve kalkındırmak temeli oluşturuyor”

Vizyonumuz gereği yerel markalar ile üreticileri korumak ve onların varlığını daima muhafaza etmesini sağlamak için yerel üreticilerimiz ve işletmelerimizin her zaman yanında olmaya çalışıyoruz. Onları pazarlama stratejilerimize dahil ederek etkinlikler düzenliyoruz. Kendi gerçekleştirmiş oldukları etkinliklere de ilgili belediye birimlerimizle sonuna kadar destek oluyoruz.

“Neler yapıyoruz?”

Bodrum Belediyesi olarak mandalina üreticisine destek olmak için Bodrum Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (Bodrum TARKO) ve Bodrum Turunçgil Üreticileri Birliği ile iş birliğine gittik. Bodrum mandalinasının Türkiye genelinde satışa sunulmasını sağladık. Önemli bir market zinciriyle yapılan anlaşmayla Bodrum mandalinası marketlerde yerini aldı. Bunu, atalarımızdan kalan bu kıymetli emanetin tanıtılmasında önemli bir adım olarak görüyorum.

Vatandaşlarımızın Bodrum’da keyifli bir yılbaşı tatili geçirmesi ve pandemi sebebiyle ekonomik zorluklar yaşayan esnafımıza bir nebze de olsa nefes aldırmak ve Bodrum çarşısının eski, o görkemli güzel günlerine dönebilmesi için 18 Aralık’tan 3 Ocak’a kadar Bodrum Yılbaşı Partisi organize ettik. Halkımız bu partilere yoğun ilgi gösterdi. Yeni yıl etkinliklerimiz sayesinde kentimizin farklı noktalarında hareketliliği sağladık. İşletmelerimiz rahat bir nefes aldı.

Resmi olarak 200 bin olan nüfusun pandemi nedeniyle daha da arttığın bilincindeyiz. Bu artış nedeniyle halkımıza hizmetlerimizi aksatmamak için yoğun bir çalışma içindeyiz. Her kesimden insanın tercih ettiği kentimizi, daha güzel nasıl yansıtabiliriz diye kendimizi sürekli geliştiriyor, yeni projeleri inceliyor ve kentimize uyarlamaya çalışıyoruz.

Büyük bir coşku ve heyecanla başladığım Bodrum Belediye Başkanlığı görevimde olduğum müddetçe “biz olursak her güçlüğü aşabiliriz” anlayışıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, kurtarıcımız Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde halk odaklı çalışmalarıma devam edeceğim.

Glokal stratejinin temel ögelerinden biri, yerel işletmeleri ve yöneticileri pazarlama stratejilerine dahil etmektir.