Wyndham, Days Inn by Wyndham markası BAE pazarında

Wyndham, Days Inn by Wyndham markası BAE pazarında

Yaklaşık 95 ülkede bulunan yaklaşık 9 bin oteliyle tesis sayısı bazında dünyanın otel franchise veren en büyük şirketi Wyndham Hotels & Resorts, uluslararası varlığını yeni inşa edilen 131 odalı Days Hotel by Wyndham Dubai Deira’nın açılışıyla daha da büyütüyor.

Days Hotel by Wyndham Dubai Deira, ekonomi sınıfının tanınmış markası altında BAE’de açılan ilk otel olma özelliğine sahip.

Dubai’nin gözde ziyaret noktalarına yakın bir konumda yer alan Days Hotel by Wyndham Dubai Deira’nın, Dubai Metrosu ile doğrudan bağlantısı da bulunuyor. Yakın zamanda Deira Zenginleştirme Projesi’nin birer parçası olarak Super 8 by Wyndham Dubai Deira ve Wyndham Dubai Deira’nın açılışlarını yapan Wyndham, bölgedeki hızlı büyümesini Days Hotel by Wyndham Dubai Deira ile sürdürüyor.

Nusr-et lezzetleri şimdi Londra’da

Nusr-et lezzetleri şimdi Londra’da

Türkiye’nin yeme-içme alanında en başarılı markalarından biri haline gelen ve ünü dünyaya yayılan Nusr-Et Londra’daki ilk restoranı açtı.

Beverly Hills’teki görkemli açılışın ardından bu kez İngilizlerle buluşan dünyaca ünlü markanın Londra şubesi açılış gecesinde büyük ilgi gördü. Pandeminin başından bu yana bu yana titizlikle yürüttüğü başarılı çalışmalarla yatırımlarını ve büyümeyi sürdüren markanın dünya çapındaki 27. restoranı olan Nusr-Et Londra kapılarını açtı.

Nusr-Et London

Londra’da da Açık mutfak

Nusr-Et restoranlarının önemli simgelerinden “Açık Mutfak” ve sergileme tezgahı ile ultra premium steakhouse menü içeriğinin yanı sıra suşi ve deniz ürünleri de Londra menüsünde öne çıkan lezzetler arasında yer alıyor. Klasikleşen Nusr-Et lezzetlerinin yanı sıra menüde ayrıca yaratıcılığın kültürel deneyimle buluştuğu 24 ayar altın kaplama lezzetler ve özel reçeteli kokteyller servis ediliyor. Dünya’nın farklı bölgelerine ait özel şaraplarına ev sahipliği yapan zengin kavı ile de Nusr-Et Londra farklı bir yeme-içme deneyimi vaat ediyor.

Nusr-Et London

Modern mimari

Sunduğu eşsiz lezzetler kadar mimari tasarımıyla da adından söz ettiren restoranın pirinç ve mermer unsurlarının hakim olduğu dekorasyonu konforlu ve şık detaylarıyla dikkat çekiyor. Londra’nın gözde semtlerinden Knightsbridge’de yer alan ve 210 kişilik kapasiteye sahip Nusr-Et Londra’nın girişinde yüksek tavan ve camlar ile ferah bir atmosfer sağlanmış. Bölgenin ikonik binaları arasındaki yerini hızla alan restoranın özel ışıklandırma sistemi ve peyzajı ile dikkat çeken geniş terası müthiş lezzetleri tamamlayan benzersiz bir deneyimin tamamlayıcıları olarak öne çıkıyor.

Nusr-Et London

Nusret Gökçe

Adres: Nusr-Et London

The Park Tower, 101, Knightsbridge, SW1X 7EZ Londra, Birleşik Krallık

+44 182 1 NUSRET (687738)

Novikov, Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul‘da

Novikov, Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul‘da

Novikov, büyüleyici İstanbul Boğazı’nın Avrupa kıyısında yer alan, muhteşem Boğaz manzarasına sahip Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul’u içinde açıldı.

Modern Asya ve İtalyan mutfaklarının uluslararası temsilcisi Novikov Restaurant & Bar, tecrübeli restoran işletmecileri Arkadiy Novikov (Novikov Group) ve Anton Pinskiy’nin (Pinskiy & Co) önderliğinde, Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul’un nefes kesici atmosferinde dünyanın dört bir yanından seçkin misafirlerini ağırlamaya başladı!

Executive Chef Clifton Ian Muil’in rehberliğinde hünerli şefler, en kaliteli sezonluk malzemeleri kullanarak konuklara olağanüstü bir gastronomi şöleni yaşatıyor. Mekanın modern ve sofistike tarzıyla dikkat çeken tasarımı ise rafine detayları içinde barındırıyor. Natürel renk paleti ve malzeme seçimleri dingin ve çarpıcı bir atmosfer yaratırken, şık dekorasyon unsurları, lüks algısını zarifçe pekiştiriyor. Boğaza nazır geniş teras ve bahçe alanları ile Novikov Istanbul, şehrin ve uluslararası elitlerin en seçkin buluşma noktası olarak öne çıkıyor.

Zengin içki menüsü ve özgün miksoloji felsefesini misafirlerinin beğenisine sunan Novikov Lounge Bar, eşsiz Boğaz manzarasının yanı sıra, çağdaş tasarımı ve etkileyici mimari ögeleriyle de göz dolduruyor. Otelin Boğaz’a nazır bahçesinde, masmavi deniz suları ile iç içe geçen havuz kenarında harika bir konuma sahip Novikov Pool Bar da enfes kokteylleri ve keyifli müzik ziyafeti eşliğinde konuklarına eğlenceli anlar vadediyor.

Anadolu yakasının yeni mekanı “Efrouz”

Anadolu yakasının yeni mekanı “Efrouz”

İstanbul Anadolu Yakası’nın eğlence merkezi Kozyatağı Hilton, içerisinde bulunan farklı konseptli mekânlarıyla sektörde fark yaratıyor.  Marka danışmanı İlgi Gövsa’nın, otelin bünyesinde açtığı yeni mekanı Efrouz,  son derece iddialı ve ses getiren mekanlar arasında yerini aldı.

Anadolu yakasının yeni mekanı “Efrouz”

İlgi Govsa

Çağdaş ve ferah bir ambiyansa sahip olan restoran, zarif detaylara sahip. Ortadoğu’nun lezzetli mutfaklarından esinlenilen restoranda özgün yorumlar ve özel pişirme teknikleri ile hazırlanan mönü farklı damak tatlarına hitap edecek şekilde hazırlandı.

Anadolu yakasının yeni mekanı “Efrouz”

Lezzetleri olduğu kadar sunumları ile de iddialı olan mönüde Çıtır mantı, Fellah köftesi, Tabule, Pancarlı humus ve ağır ateşte pişmiş dana madalyon öne çıkanlar arasında yer alıyor. Şef Rıza Baylan, misafirlerine leziz ve özenli bir akşam yemeğinden gün içinde alınabilecek aperatiflere kadar geniş bir yelpazede seçenekler sunuyor.

Anadolu yakasının yeni mekanı “Efrouz”

Gecenin ilerleyen saatlerinde Çarşamba Jeyan Büyükburç’un canlı performansı, Reşat Gümüştaç’ın tiplemeleri, Cuma ve Cumartesi Amanda Cabaret show muhteşem dans şovlar, ritim üstadlarından gösteriler ve DJ Performans ile eğlencenin dozu artıyor.

Anadolu yakasının yeni mekanı “Efrouz”

Efrouz, deneyimli ekibi, özenle tasarlanmış masaları, mum ışıkları ve keyifli sunumları ile misafirlerine unutulmayan anlar vadediyor

Oscarlı oyuncu Susan Sarandon global kampanya yüzü oldu

Oscarlı oyuncu Susan Sarandon global kampanya yüzü oldu

Fairmont Hotels & Resorts “Hislerin En Büyüğünü Deneyimleyin” (Experience The Grandest of Feelings) adını verdikleri yeni global kampanyasını Oscar ödüllü ünlü oyuncu Susan Sarandon ile duyurdu.

Dünyanın öncü otel gruplarından Accor Grubu çatısı altındaki Fairmont Hotels & Resorts, 100 yılı aşkın görkemli geçmişinin köklerini global düzeyde yeni bir kampanya ile sunuyor. “Hislerin En Büyüğünü Deneyimleyin (Experience The Grandest of Feelings) adı verilen global kampanya, lüks otel markasının tarihi kökenlerine yer verirken, yenilenmiş bir vizyon ve henüz yaşanmamış maceraların heyecan verici görüntülerini de sunuyor. Fairmont’un ilk otelleri kurulduğundan beri tarih yazan ve Fairmont’un bulunduğu her yerde ihtişamlı bir doğal manzarayı sürdürmeye ve korumaya devam eden vizyonu, kampanyanın yaratıcılığı boyutunda çok önemli bir rol oynuyor. Fairmont markasının, dünyanın dört bir yanında muhteşem manzaralar içinde sunduğu ince konukseverlik geleneği, markayı doğaya ve doğanın korunmasına uzun yıllardır sıkı sıkıya bağlıyor.

Setur ile İstiklal Treni yolculuğu başlıyor

Setur ile İstiklal Treni yolculuğu başlıyor

Setur, Milli Mücadele’nin 100. yılında tarihimizin bu çok önemli döneminin büyük olaylarının ve savaşlarının yaşandığı mekanları kapsayan “İstiklal Treni” turu düzenliyor.

28 Ekim’de İstanbul’dan başlayacak olan Kurtuluş Savaşı’na bir saygı duruşu niteliğindeki bu tur, misafirlere savaşların gerçekleştiği ve tarihi olaylara tanıklık eden mekanları ziyaret etme fırsatı sunuyor.

Kurtuluş Savaşı coğrafyasına özel tren ile yapılacak İstiklal Treni turu esnasında Savaş Alanları Uzmanı Serhan Güngör rota boyunca Kurtuluş Savaşı’nın yaşandığı mekanlarla ilgili tarihi bilgileri paylaşacak.

Tur programı

İstiklal Treni Turu’nun ilk gününde İstanbul’dan trene binecek misafirler, Ankara’da önce Anıtkabir ve burada yer alan Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzeleri’ni gezdikten sonra 1922’den 1932’ye kadar Atatürk’ün özel konutu olarak kullanılan Çankaya Atatürk Müze Köşkü ile 1. Milli Meclis binasında yer alan Kurtuluş Savaşı Müzesi’ni gezme fırsatı bulacaklar. Oteldeki akşam yemeğinin ardından ise Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı alanları başta olmak üzere Türkiye ve dünyanın çeşitli savaş alanlarına yapılan gezilerde uzman rehberlik yapan Serhan Güngör tarafından verilecek seminerde, 2 gece 3 gün sürecek “İstiklal Treni 100. Yılında Kurtuluş Savaşı’nın İzinde” turu ile ilgili detaylı bilgi edinebilecekler.

Turun 2. gününde ilk ziyaret noktası Ankara Tren Garı içerisinde yer alan ve Milli Mücadele döneminde savaşın komuta merkezi olan Atatürk Konutu ve Demiryolları Müzesi (Direksiyon Binası) olacak. Ardından başlayacak tren yolculuğunda ilk durakta Sakarya Meydan Muharebesi sırasında Türk kuvvetlerinin ana lojistik ikmal merkezi olan ve 2 faal uçaktan ibaret Türk Hava Kuvvetleri’nin üstlendiği Malıköy’de yer alan TCDD Malıköy Tren İstasyonu Müzesi ziyaret edilecek. Daha sonra karayolu ile Atatürk ve silah arkadaşlarının Yunan taarruzu başlamadan 10 gün önce, 12 Ağustos 1921’de yerleşip, 9 Eylül’de Polatlı, Karapınar Köyü’ne geçene kadar karargah olarak kullandıkları ve Sakarya Savaşı’nı planladıkları Alagöz Karargah Müzesi’ne geçilecek.  Bu ziyaretin ardından karayolu ile Polatlı’ya gidecek olan misafirler öğle yemeğinin ardından Duatepe Anıtı’nı ziyaret edecekler.

10 Eylül 1921 tarihinde başlayan Türk karşı hücumunda kanlı çarpışmalar sonucunda, 15. Tümen’in 38. Alayı ve 1. Tümen’in bir kısım birlikleri tarafından ilk ele geçen bu tarihi tepeye yapılacak ziyaretin ardından gezi, Koç Holding ve Tüpraş sponsorluğunda 2008 yılında yapılan 10 metrelik kaidesiyle birlikte toplam 32 metre yüksekliğindeki Kartaltepe Mehmetçik Anıtı ziyaretiyle devam edecek. Polatlı Belediyesi Tarihi Alanlar Tanıtım Merkezi (POTA) ile  Sakarya Şehitler Anıtı ve Sakarya Şehitliği ziyaretlerinden sonra İstiklal Treni ile Eskişehir’e doğru hareket edilecek. Akşam yemeği özel trende alınacak ve yaklaşık 2,5 saatlik yolculuğun ardından varılacak Eskişehir Tren İstasyonu’nda inilip, Kurtuluş Savaşı’nda demiryollarından sorumlu komutan, TCDD’nin kurucusu ve ilk Genel Müdürü Behiç Erkin’in mezarı ziyaret edilecek ve sonrasında Afyon Ali Çetinkaya Tren Garı’na doğru gece yolculuğu başlayacak.

Turun 3. günü Afyon Zafer Anıtı ziyareti ile başlayacak. Ardından Türkiye tarihinin en önemli mekanlarından biri olan Kocatepe’ye geçilecek ve misafirler Kocatepe’den 26 Ağustos 1922 sabahındaki muharebe alanını görüp, anlama fırsatı bulacaklar. Büyük Taarruz’da 57’nci Tümen Komutanı olan Albay Reşat’ın görevlendirildiği ve taarruz hattının en batısı olan Çiğiltepe’ye ise Kocatepe’den muharebe alanlarının içinden geçerek ulaşılacak. Daha sonra Dumlupınar Şehitliği, Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı ve Zafertepe ziyaretleri gerçekleşecek. Tren ile yaklaşık 1,5 saatlik yolculuğun ardından varılacak Uşak Tren Garı’ndan, esir edilen Yunan Generaller Trikupis ve Digenis’i kabul ettiği eve, Atatürk ve Etnografya Müzesi’ne geçilecek. Ardından İzmir Basmane Tren Garı’na uzanan gece yolculuğu başlayacak.

Turun 4. gününde sabah saatlerinde İzmir Basmane Garı’na varılacak ve İzmir’de ilk ziyaret noktası Atatürk’ün İzmir’in kurtuluşunun altıncı günü, 14 Eylül 1922’de geldiği ve 16 gün kaldığı süre boyunca “Başkomutanlık Karargâhı” olarak kullandığı, yerli ve yabancı birçok devlet adamı ve gazeteciyi ağırladığı Uşakizade Köşkü olacak. Oradan Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın Anıt Mezarı’na ve son günlerini yaşadığı Latife Hanım Köşkü ve Anı Evi’ne geçilecek. Son olarak İzmir Atatürk Evi Müzesi ziyaret edilecek ve gezi İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan İstanbul’a uçuş ile sona erecek.

Tuğçe Eyilik “YAŞAMI SANATLA YORUMLUYORUM”

Tuğçe Eyilik “YAŞAMI SANATLA YORUMLUYORUM”

Hayallerini gerçeğe dönüştürmek kendini yenileme yöntemlerinden…  O’nun için hayalini gerçekleştirmek için gerekli cesareti gösterebilmek en önemli hayat deneyimi. Bon Objet bunlardan tasarımla ilgili olanı.  Bale sanatı vazgeçemediği diğer gerçeğe dönüştürdüğü hem hayali, hem mesleği…  Pause Dergi’nin bu ayki kapak konuğu; sevgili dostum Tuğçe Eyilik Vardar… Uluslararası siyasi bilimler mezunu,  üzerine Radyo televizyonculuk okumuş ve bütün bunlara ek olarak marka tasarımı… Kendi deyimiyle Bon Objet aslında yaşadıklarının bir yansıması. Aldığı eğitimlere bakıldığında; yarın bir gün siyasette görmek politikada başarılarına şahit olmak bence uzak değil… Yaşamını sanatla yorumlayıp hayata aktarmakta iddialı bir isim olan sevgili dostum Tuğçe Eyilik Vardar ile sizler için sıcacık samimi bir söyleşi gerçekleştirdik. Keyifli Okumalar…

Konservatuarda bale eğitimi, İsviçre’de uluslararası İlişkiler ve siyasi bilimler okuyup, yüksek lisans olarak da Miami’de Radyo Tv, İletişim ve Reklam Tasarımı okumak… İçimden gelen ilk soru şu; siyasete girmeyi düşünüyor musun? 

Evet. Oldukça kalabalık karmaşık ve birbirinden farklı yönlerdeki eğitimim biraz anlatırken beni de zorluyor… Aslında Eğitimime Bale gibi aslında bedensel, ruhsal olan ve zihinsel iş birlikteliğinin olduğu zor bir dal diyebiliriz özellikle ülkemizde.. Pembe tütüler değil de çok yoğun ve emek isteyen disiplinli antrenmanları ile sanatla birleştirilmesi ve beden dili ile anlatılan bir sanat dalı.  Bu detayı vermemdeki sebep ülkemizdeki kısıtlı imkânlar beni yurtdışında eğitim almaya yönlendirmesi. Mesleki sanatsal bir okul geçmişi ile pek fazla seçiminiz kalmıyor ancak Politika ile dünyayı tanımak kültür ve sistemlerini anlamak çok kuvvetli bir bilgi birikimi sağladığından etkilendiğim bir dal olmuştu.  Ülkemizin Jeopolitik konumu ve hiç bitmeyen hareketli Politikası beni hep etkilemiş ve yurt dışı yaşantım ise buna daha da ilgili kalmamı sağladığından düşünmemiş değilim. Ancak bir zamanı var ise bir gün elbet olabilir, fakat şimdilik çok ilgi alanımda olduğunu söyleyemiyor ve buna vakitte olacağını pek düşünmüyorum. Yeni jenerasyon da  umudum yüksek..

Tuğçe Eyilik

Bu kadar dolu olduğun için bir hanım olarak sizi siyasette görmek isterdim… Ve Bon Obejt’e nasıl karar verdiniz?

İlk kurduğum iş ile marka tasarım ve tanıtım üzerine olan şirketim; Trend Tiger ile 2002 senesinden birçok markaya hizmet verdik. Kurumsal kimlik, isim, logo, reklam ve iletişimi ile entegre bir hizmet vermekle beraber yaratıcılık ve onu hayata geçirirken markanın tüm detayları üç boyutlu bir hale getiriyorduk. Bu da ürün ya da kurumun ambalaj tasarımından mekân tasarımına kadar aktarıldığında gerek endüstriyel tasarım gerekse mimari boyutlara aktarılan bir süreçten oluşuyor. Tabii ki bu süreçler en keyif alıp en yaratıcı anların hayata aktarılması ve markanın doğru yansıtılarak ortaya konulmasını sağlıyor. İşte en keyif aldığım bu süreç ise her zaman ilgimi çeken yaratıcılığın devreye girdiği mobilya yada bir objenin tasarlanması ve hayata geçirilmesiydi.. Ajans hizmetinde bir markanın oluşumuna kadar hayal satıyorsunuz. Ancak; bu bir obje olunca elle tutulur ürün, maliyeti belli olan ve hayalin gerçek hali ile sunulup satılmasının heyecan verici olduğunu gördüm. Firmalara yıllardır anlattığım markalaşma ve marka olma felsefesini artık onlara kendi özel ilgi alanımda iş olarak yapmak, kendi markam Bon Objet mobilya tasarımlarımı hayata geçirmek ve marka olama yolunda bunu deneyimlemek isteyişimdir. Yıllarca Kendi evim ve etrafımdaki dost ve arkadaşlarıma hobi gibi tasarladığım mobilyalarımı, bir Marka altında beğeniye sunmak istedim. Aslında gene de kolay olmayan bir sürece girmiş oldum. Ancak kendim bu konuya nasıl geçiş yapacağımı bilmiyordum. Aslında biraz ilginç şeylerde yaşadım…

 Ne gibi ilginç şeyler yaşadınız?

İş hayatıma devam ederken hayranı olduğum Karim Rashid ( Dünya çapında Mısır kökenli Endüstriyel tasarımcı ) ülkemize geldi. Seminerde tasarım anlayışını, yaptıklarını aktardığında içimde zaten Bon Objet doğmuştu. Ancak ne zaman ve nasıl yapacağımı hiç düşünemiyordum. Bu arada tabii ki birçok yerli yabancı tasarımcıları mimarları tutkuyla beğeniyor ve takip ediyorum. Beraberinde yine ilginç bir süreç; üç dört yıl hazırlanmak ve alaylı üniversitesi olarak adlandırdığım mobilya ustalarımın mekânlarında hayallerimi, tasarımlarımı nasıl yapabilirim, ergonomik mi, estetik açıdan ve teknik açıdan oluru var mı ya da oldurtabilir miyim diye aldığım çeşitli seçmeli dersler tadında geçti diyebiliriz.. Bu adımı ilk attığımda çok temkinli davrandım, tepkilere bakmak istedim. Mağaza ya da ev dekorasyon daha sonraki adımlar olarak düşündüm. Ve gerçekten de ilk koyduğum ürünlerim değerli mağazalar ile başlayıp ilerledi bugün Harvey Nichols ve Brandroom’ da yer alan ürünlerim gerekli ilgiyi görmeye başladı. Instagram mecrası da beni ayrıca tetikledi oradan aldığım beğeni ve yorumlar mutlu edici. Ve Bugün ayrıca Bon Objet olarak hayalini kurmama vesile olan kişi Karim Rashid İn İtaliCa Floor – yer ve duvar fayans üreticisi Türkiye temsilciliğini de yapmaktayız.Tuğçe Eyilik

Kendini mesleki anlamda nasıl yeniliyorsunuz?

Bu arada vakit buldukça sanat tarihi ve hatta mobilya tarihi gibi kursların yanı sıra mimari deklarasyon sertifika programlarına katılıyorum. Sanırım hayalimi gerçekleştirmek için gerekli cesareti gösterebilmek en önemli deneyimim oldu. Tasarım her zaman  okumakla  değil de gerçekten içinden gelen durdurulamaz bir duygu ve olgu.. Gerçek bir deneyimcisiyim. Böyle yenileniyorum.

İşinde en çok neye dikkat ediyorsunuz?

Bon Objet Lux Mobilya tasarım ve iç mimari Dekorasyon üzerine kuruldu.  ‘’Çıkış noktam’’. Mobilya tasarım ve üretim olunca işler çok detaylı titizlik ve yaratıcılığın en ön planda olması gerekliliğini oluşturuyor. Ve bunların yanı sıra bu kadar geriden gelip; dünya ve özellikle Türkiye piyasasında yerimizi alabilmek için ene dikkat edip çalıştığımız nokta kalite ve fiyat dengesi. Hayal etmek kolay olabilir belki ama onu iyi bir kalitede yapıp sunmak en önemli işlerden biri. Ayrıca çok çok önemsediğim bir ayrıcalığımız da her müşteriye kendi evimmiş gibi ilgi ve alaka ile çalışmak. Kolay olmasa da bu yüzden kısa sürede ivme kazandığımızı düşünüyorum.. Daha da yapacak ve gidecek çok yolumuz var…

Tuğçe Eyilik

Nasıl bir tarzınız var ya da tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz?

Bon Objet mobilya tasarımlarının genel bir konsepti ve felsefesi var diyebilirim. Eski ile yeniyi harmanlayan mobilyanın baskın olduğu 18. yüzyıl Louise döneminden kapitone ve ahşap detayları. Ve en önemlisi mobilyanın kullanışlı olmasının yanı sıra fonksiyonel olması yani birden fazla işe yaraması özellikleri arasında… Obje kullanılışı ve kalıcı olacaksa bu detaylar çok önemsediğim, yaratıcılığın da eklendiği bölümleri… Dolayısı ile hazırlanan koleksiyonların hepsinde tanıdık mobilya tatlarının modernize olması ve fonksiyonel olmaları Bon Objet’yi yansıtıyor. Ancak koleksiyon renk ve dönemin trendlerini modasını kendi yorumu ile yansıtmalı.

Üretime gelince; Bon Objet de Mobilya olarak tüm ürünlerimizin tasarımları bana ait olduğunu söylemeliyim. Tabi ki; ev dekorasyonu yaparken müşterinin kendi istekleri için de hizmet verebiliyoruz. Ama; mağazalarda ve Showroomda kendi tasarım ürünlerimizden oluşuyor. Üretimde, atölyelerde çalışmaya bayılıyorum!  Diğer işimde de grafikerlerle sürekli yan yana çalışır ve kara kalem elimde detayları çizmek en sevdiğim işlerimdendir..

Tabii ki burada daha da eğlenceli üç boyut işin içinde makineler, kumaşlar devrede ve çok keyif aldığım şeyler. Hayal ettikleriniz ancak ustalarla ve ürünün nasıl şekil aldığını öğrenmek ve görmekle gerçekleşebilir. Sevdiğin işi yapınca tüm detaylarda bulunmak keyif veriyor.

Tuğçe Eyilik

Şehir planlamacısı değilsiniz ama yine de sormak isterim;  şehirlerin tasarımını beğeniyor musunuz? Mesela İstanbul ya da Bodrum… Elinizde olsa neler yapmak isterdiniz? Şehirlerin tasarımlarına baktığınızda ne düşünüyorsunuz?

Bu konuda yıllar önce bir çalışma hazırlamıştım. ‘’Sokak OBJELERİ ‘’ adı altında şehrimizi güzelleştirmek tarihi dokusuna uygun tüm sokak objelerini güzelleştirmek için çalıştığım hazırladığım bir projeydi. Bunlar çöp kutularından sokak aydınlatmalarına ve dinlence banklarına kadar detaylı tasarım ve çalışma. Şehirlerin kalıcı güzellikleri için çok önemli ve değerli. Hayata geçirmeyi çok isterdim. Tıpkı Londra İspanya ve İtalya’da olduğu gibi…. Kentsel dönüşümler yapılırken bu detaylarda gerekli önem ve ilgi verilmesi umudum…

En güzel tasarlanmış şehir sizce hangisi?

Viyana…

Günümüz tasarımlarını eski ile karşılaştırdığınızda en çok neyin etkili olduğunuz düşünüyorsunuz?

Ülkemizde birden fazla bakış açısı ve talep şekilleri var.  Anacak; bize gelen müşteri portföyü artık sadece yabancı marklar değil yerli bir üretimde dünya trendleri, tasarım ve kaliteyi bulabiliyor olması. Birde ürünün arkasında durmak her zaman iletişimde olabilmek yakın ilgi butik hizmet etkili oluyor diyebiliriz.

Tuğçe Eyilik

Türk halkının hayal gücünü, zevkini nasıl buluyorsunuz?

Ev dekorasyonu herkese göre değişen bir konu. Zaten öyle de olmalı. Bir insanın hayatının en önemli ve uzun yaşadığı alan genelde kendi evidir. Bu ev “yuva” oldukça değerli bir alandır. Bana göre evler ve yaşadıkları alanlar insanların kendilerini iyi hissettiren en konforlu alanlar olmalı ve en önemlisi onların yaşayanların kimliğini karakterlerini yansıtmalı. Buna biraz da günümüzün trendleri ekseninde oluşturduğumuzda güzel bir sonuç elde edebiliyorsunuz.

Kendinize vakit ayırdığınızda neler yaparsınız?

Kendime vakit ayırmak tam olamasa da beynimde biraz vakit ayırıyorum ;))  Şaka bir yana Aile olmak ve ailem benim için çok değerli onlarla yaptığımız her şey kendime ayırdığım vakitler… Gerçekten yoğun bir tempo arasında hem kendime hem işime  ayırdığım  bir konu da Mimar Sinan’a bağlı bir iç  mimarı ve tasarım sertifika programı çok keyifle katılıyorum umarım sonuçları da keyifli olur.. Bir çılgın hobi gibi iş olarak bale eğitmenliği yapmak. Haftada bir de olsa minik balerinalara ders vermek hem beden hem ruhsal aktivite ve büyük bir keyif.

Hayal kurar mısınız?

Hayallerim o kadar çok ki… sanırım Bon Objet bunlardan bir tanesi ve gerçek olmaya başladığı için çok mutluyum.. Yaratıcılık içimde olduğu sürece çocukluk hayallerim de devam edecek gibi ama hayat kısa ne kadarı yetişir bilinmez…

Boğazda brunch keyfi

Boğazda brunch keyfi

Boğaz’ın etkileyici manzarasına karşı konumlanan Four Seasons Hotel Bosphorus, Aqua Restaurant, pazar günlerinin özlenen brunch’larına yeniden başlıyor.

Four Seasons Hotel Bosphorus, Aqua Restaurant

Çok sevilen brunch’larını pazar günleri 12:30-15:30 saatleri arasında sunan mekan, lezzetli ve geniş seçeneklerle  keyifli buluşmalara ve güzel sohbetlere ev sahipliği yapıyor.

Four Seasons Hotel Bosphorus, Aqua Restaurant

Otelin Baş Aşçısı Savaş Aydemir ve Pasta Şefi Adil Çakıcı ile hünerli ekipleri tarafından hazırlanan yaratıcı lezzetler ile buluşturuyor.

Her sene olduğu gibi Four Seasons restaurantlarının öne çıkan lezzetleri brunchta misafirlerin damak lezzetine sunulurken bu senenin dikkat çeken lezzetleri arasında İstiridye ve Cağ Kebap yer alıyor. Misafirler sezonun en taze ürünlerine göre Paella ve balık büfesi gibi sürpriz lezzetlerle buluşuyor.

Four Seasons Hotel Bosphorus, Aqua Restaurant

Çocuklar için eğlenceli bir aktivite

Brunch saatlerini keyifli geçirmesi ve farklı bir deneyim yaşaması için sunulan hamurlarla kendi kurabiyelerini yapan çocuklar eğlenceli vakit geçirirken  otelde pişirilen kurabiyelerinin de tadına varıyorlar.

Aqua, brunch’ta bir araya gelen misafirlerine ‘Purple Hand Band’in caz ve pop performansı eşliğinde güzel bir brunch deneyimi yaşatıyor.

Emirates A380 ile gökyüzünde spa keyfi 

Emirates A380 ile gökyüzünde spa keyfi 

Emirates, 1 Ekim’den itibaren İstanbul’a ilk tarifeli ticari Airbus A380 ile günlük seferlere başlıyor.

Türkiye kalkışlı ve varışlı yolcular ilk kez bu ikonik çift katlı jumbo jet ile keyifli uçma deneyimini düzenli olarak yaşama fırsatına sahip olacaklar.

Emirates, A380 uçağını günlük EK123/124 seferini gerçekleştirmek için kullanacak. EK123 sefer sayılı uçuş Dubai’den 10:45’te kalkacak ve 14:25’te İstanbul’a iniş yapacak. EK124 sefer sayılı dönüş uçuşu ise 16:25’te İstanbul’dan kalkarak 21:50’de Dubai’ye varacak. Tüm saatler yerel zaman dilimine göredir.

Üç sınıflı A380’i kullanıma sokan Emirates, First Class’ta 14 özel süit, Business Class’ta yatağa dönüşebilen koltukların yer aldığı 76 mini ünite ve Ekonomi Sınıfı’nda ise 427 ekstra mesafeli koltuklarla birlikte toplam 517 koltuk sunacak. Bu mevcut Boeing 777-300ER ile karşılaştırıldığında her uçuşta 150 yolcu daha fazla kapasite sağlayacak.

First Class yolcuları Emirates’in özel süitlerinin ve imza niteliğindeki uçak içi Duş Spa’nın keyfini çıkarırken, First ve Business Class yolcuları da üst kattaki ünlü Uçak İçi Dinlenme Salonunda dinlenebilecekler. Tüm sınıflardaki yolcular aileleri ve arkadaşları ile irtibatta kalmak için ücretsiz kablosuz internetten, sektördeki en büyük koltuk arkası ekranlardan ve Emirates’in halihazırda 4500’den fazla kanal içeren ve birden fazla ödüle sahip “ice” uçak içi eğlence hizmetlerinden faydalanabilecekler.

Pazar brunchları yeni adresi Stella Lounge & Bar

Pazar brunchları yeni adresi Stella Lounge & Bar
CVK Park Bosphorus Hotel’in bünyesindeki Stella Lounge & Bar, zengin çeşitlerin yer aldığı Pazar brunchlarının yeni adresi.

Yakın zamanda yenilenen imajı, güler yüzlü ve kaliteli hizmet anlayışı, her damak tadına hitap eden menüsü, boğazı panoramik gören manzarası, ünlü isimlerin sahne aldığı canlı müzik geceleri ile sezona bomba gibi bir geri dönüş yapan Stella Lounge & Bar, yeni sezon sürprizleri ile misafirlerini mutlu etmeye devam ediyor. Otelin Executive Chef’in Ramazan Demir’in önderliğinde, her biri özenle hazırlanan, her damak tadına ve her ana keyifle eşlik eden lezzetlerin yer aldığı Stella Lounge & Bar’ın Pazar Brunchları şehre dönüş keyfini doyasıya yaşatıyor.

Stella Lounge & Bar Pazar Brunchları

Her biri mevsiminde malzemelerle hazırlanan bu brunchta o an canınız ne istiyorsa sıcaktan soğuğa, deniz mahsulünden ızgara et çeşitlerine dek bulabileceksiniz.

Yerli ve yabancı ev yapımı ekmek çeşitleri, Danimarka çöreğinden simidine, kruvasan çeşitlerinden İngiliz kekine fırın lezzetleri, reçeller, ballar, kahvaltılık gevrekler, sağlıklı beslenenlere yoğurt ve kefir lezzetleri, peynirler, zeytinler, şarküteri çeşitleri kısacası bir kahvaltının olmazsa olmazları en zengin şekilde kendilerini gösteriyor. Sıcak alternatifler ise yine iştah kabartan cinste; pancake’inden waffle’ına, ızgara baharatlı domatesinden yumurta lezzetleri ve böreklere uzanıyor. Füme alabalık, marine hamsi, somon füme, karides kokteyl, ahtapot salatası, istiridye, ben brunchta deniz mahsulü çok severim diyenleri bekliyor.

Stella Lounge & Bar Pazar Brunchları

Stella Lounge & Bar Pazar Brunchları’ndaki sushiler sizi mest edecek. Değişik lezzetler denemek isteyenler için Lübnan usulü salata Fatoush, acı biberli Tayland usulü tavuk salatası, Alman usulü patates salatası, humus, patlıcanlı Arap mezesi Moutabel, naneli haydari, soğan çorbası, dana etli niyokki, raklet istasyon mutlaka denenmesi gerekenler arasında yer alıyor. Zeytinyağlı yaprak sarma, biber dolma, rezene, enginar en gözde zeytinyağlı lezzetleri olarak bu brunch’ın yıldızlarından… Bu brunchta gün boyu lezzet keyfini yaşatan yemekler ise kuzu pirzola, tavuk şiş, fıstıklı kebap, dana külbastı, somon ızgara, yaprak döner, dürüm döner, ağır ateşte pişirilmiş kuzu budu…

Stella Lounge & Bar Pazar Brunchları

Tahinli muhallebiden, mangolu creme brulée’ye, karamel soslu profiterolden, rote grütze’ye, fıstıklı dürümden saray sarmasına, New York cheesecake’ten çikolatalı ve portakallı espresso tarta, sade, fıstıklı, kakaolu helvadan kağıt helvaya, tatlı çeşitleri ile hayli iddialı.

Brunch her Pazar saat 12.00 – 15.00 arası yapılıyor.