Futbola en az ilgi gösteren ülke Ruslar…

Futbola en az ilgi gösteren ülke Ruslar…
Topa benzeyen bir şeklin peşinden koşan insanların varoluşu M.Ö. 2000’li yıllarda Çin’deki Han Hanedanı zamanına kadar gidiyor. Modern futbol tarihi ise İngilizlerle başlıyor. Yüzyıllardır oynadıkları bu oyunu 19. Yüzyılın 2. yarısından itibaren de ulusal sporları olarak sistematik bir şekilde geliştirerek, dünyaya ihraç ettikleri büyük bir sektör haline getirdiler. Milyonları ekranlara kitleyen oyunun; yerinde izleyicisi, ekran izleyicisi, reklam vereni derken ilgilisi de meraklısıda yüksek bir oyun. Gelin bir de bu konuda araştırmalar ne diyor ona bakalım… 2018 FIFA Dünya Kupası Öncesinde, Ipsos; Türkiye dahil 27 ülkeden bireylere Dünya Kupası hakkındaki görüşlerini ve tahminlerini sordu. Genel olarak her 10 kişiden ikisinin tutkulu futbol takipçileri oldukları, her 10 kişiden üçünün ise zaman zaman futbolu takip ettiği görülüyor. Futbol konusunda en tutkulu takipçiler ise bu araştırmaya göre Suudi Arabistan ve Peru’daki bireyler olarak öne çıkıyor.
Ipsos’un gerçekleştirdiği uluslararası araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin de %26’sı futbolu yakın takip ettiklerini belirtiyor. Bu sıralamada Suudi Arabistan, Peru ve Hindistan’dan sonra futbol konusunda en tutkulu dördüncü ülke olarak sıralanıyoruz. Araştırmaya Türkiye’den katılımcıların %40’ı da futbolu takip ettiklerini fakat sadece favori lig veya takımlarının maçlarını izlediklerini belirtiyor.
Araştırma kapsamında ortaya çıkan en ilginç sonuçlardan biri de Rusların futbola en az ilgi gösteren ülke olarak sıralanması. Araştırmaya Rusya’dan katılan bireylerin sadece %9’u futbola tutkun olarak görülüyor.

Tahminler; Dünya Kupası’nı Almanya’nın Alacağı Yönünde olmuştu.
Dünya genelindeki katılımcılar turnuva finalinin Almanya ve Brezilya arasında olacağını düşünürken, bu iki takımın hemen ardından İspanya ve Arjantin gelmiş. %23’lük bir kısım mutlu sona Almanya’nın ulaşacağını öngörürken, Almanya’yı %21 ile Brezilya ve %11 ile İspanya takip etmiş. Kariyerinde henüz Dünya Kupası sevinci yaşayamayan Lionel Messi önderliğindeki Arjantin’in turnuvayı kazanacağını düşünenler ise genelin %8’ini oluşturmuş.
Araştırmaya Türkiye’den katılanların %27’si kupanın sahibinin Almanya olacağını düşünürken, %21’i İspanya ve %15’i ise Brezilya demiş.
Daha önce Dünya Kupası’nı kaldırma başarısı gösteren 8 ülkenin 6’sının bu kupayı kendi evlerinde kaldırmış olmalarına rağmen ev sahibi Rusya’nın zafere ulaşacağını düşünen katılımcılar ise hem ülkemizde hem de dünya genelinde %2’lik bir oranda kalmış.

Nisan ayında FIFA resmi internet sitesinden yapılan açıklamada taraftarlara satılan bilet sayısının 1 milyon 700 bini aştığı belirtilmişti. Ipsos araştırmasına katılanların %62’lik bir kısmı turnuvayı televizyondan takip edeceğini belirtirken, %25’i internetten, %13’ü de mobil cihaz üzerinden karşılaşmaları izleyeceğini söylemiş. Araştırmaya Türkiye’den katılanların %66’sı için de izleme platformu olarak televizyon ilk sırayı alıyor, %38 internetten, %16 da mobil cihaz üzerinden Dünya Kupasını takip edeceğim demiş. Bunun dışında, araştırmaya katılanların genel ortalamada %15’lik bir kısmı turnuvayı takip etmeyeceğini belirtirken, ülkemizde ise bu oran sadece %4 olmuş.

Araştırma kapsamında, Dünya Kupası karşılaşmalarını restoranlarda veya kafelerde takip etmeyi planlayanların oranı ülkemizde %53 iken bu oran dünya genelinde %48’de kalmış..

Ayrıca bu karşılaşmaları seyredebilmek adına işini veya okulunu kıracağını belirten kişilerin oranı ülkemizde %47, fakat globalde ise bu oran sadece %24.

A Milli Futbol Takımımız bu yaz Rusya’da mücadele etme hakkı kazanamamasına rağmen Dünya Kupası temalı ürünler satın alacağını düşünen katılımcıların oranı ülkemizde %47 iken dünya genelinde ise bu oran %38 .

88 yıllık bir geçmişe sahip olan Dünya Kupası’na daha önce 16 farklı ülke ev sahipliği yaptı ve bu tecrübeyi tarihinde ilk kez yaşayacak olan Rusya’nın başarılı bir ev sahibi olacağını düşünenlerin oranı ülkemizde %79, dünya genelinde ise %72 olmuş.

Bunun yanında, Dünya Kupası sürecinin tüm ziyaretçiler için güvenli geçeceğine inananlar, araştırmaya ülkemizden katılanların %75’ini oluştururken, globalde de bu oran %70.

Araştırma Hakkında
Araştırma 20 Nisan – 4 Mayıs 2018 tarihleri arasında FIFA Dünya Kupasını görmüş ya da duymuş ya da hakkında okumuş bireylerden oluşan toplam 12,207 kişiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında sorular, Ipsos Online Paneli üzerinden toplam 27 ülkeden bireylere iletilmiştir. Araştırma kapsamındaki ülkeler: Arjantin, Avustralya, Belçika, Brezilya, Kanada, Şili, Çin, Fransa, Almanya, Macaristan, Hindistan, İtalya, Japonya, Malezya, Meksika, Peru, Polonya, Rusya, Suudi Arabistan, Sırbistan, Güney Afrika, Güney Kore, İspanya, İsveç, Türkiye, İngiltere ve ABD.
Şu ülkelerden yaklaşık olarak 1000’er birey araştırmaya katılmıştır: Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Meksika, İspanya, İngiltere ve ABD. diğer ülkelerde ise 500’er bireyle araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu ülkeler: Arjantin, Belçika, Şili, Macaristan, Hindistan, Malezya, Peru, Polonya, Rusya, Suudi Arabistan, Sırbistan, Güney Afrika, Güney Kore, İsveç ve Türkiye.
Araştırmanın gerçekleştirildiği 27 ülkenin 16’sında veriler genel nüfus profiline ve temsiliyetine dönük olarak ağırlıklandırılmıştır. Brezilya, Şili, Çin, Hindistan, Malezya, Meksika, Peru, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika ve Türkiye’de ise örneklem genelden ziyade orta ve üst gelir grubu ve internet erişimi olan nüfusu temsil etmektedir. Her hâlükârda bu sosyal gruplar önemli ve büyüyen bir orta sınıf olduğu için sonuçlar bu ülkelerin nabzını anlamak için önemli göstergelerdir.

Bayramda Antalya’daki oteller yüzde yüz dolu.

Ramazan Bayramı’nda Antalya’daki oteller yüzde yüz doluluğa ulaştı.

Aile oteli konseptinin Akdeniz’deki adresi ‘Güral Premier Hotels & Resorts’; Ramazan Bayramı’nda misafirlerine unutulmaz bir tatil vaat ediyor. 15-18 Haziran tarihlerindeki Ramazan Bayramı tatilinde Güral Premier Hotels & Resorts’un doluluk oranı yüzde yüze ulaştı.

Güleryüz ve müşteri odaklı hizmet anlayışını benimseyen Güral Premier Hotels & Resorts yoğun haziran döneminin tek tatil fırsatı olan Ramazan Bayram’ında eğlence, sağlık ve lüksü arayanlara unutulmayacak bir tatil fırsatı sunuyor. Okulların kapanmasıyla tatil hayali kuran ve Ramazan tatilini en güzel şekilde değerlendirmek isteyen tatilciler bayrama haftalar kala erken rezervasyon dönemindeki fiyatlardan faydalanarak Güral Premier Hotels & Resorts’tan yerlerini ayırttı. Böylece Ramazan Bayramı döneminde Güral Premier Hotel Belek ve Güral Premier Hotel Tekirova’daki doluluk oranı yüzde yüze ulaşmış oldu.

Güral Premier Hotels&Resorts’un sunduğu eşsiz fırsatları deneyimlemek isteyen tatilciler bu yıl Kasım, Aralık 2017 ve Ocak 2018 döneminde erken rezervasyonla konaklamalarını satın aldı.

Erken rezervasyonda yüzde 60 doluluk

Ramazan Bayramında Güral Premier Hotel Belek ve Güral Premier Hotel Tekirova otellerinde yüzde yüz doluluk oranına ulaştıklarını vurgulayan Güral Şirketler Grubu Başkan Yardımcısı Harika Güral, konaklama sektöründe son olarak açıklanan 2018 Nisan ayı doluluk oranlarına bakıldığında da son iki yılın en iyi rakamlarına ulaşıldığına dikkat çekti.

Birçok ülkeden rezervasyon aldıklarını belirten Güral, ‘’Tatil kültürünün her geçen yıl toplumumuzda daha bilinçli hale gelmesiyle birlikte misafirlerimiz tarafından daha güzel bir tatilin daha avantajlı fiyatlara da sağlanabileceği artık fark ediliyor ve kabul görüyor. Aynı zamanda da faaliyet gösterdiğimiz tüm pazarlarda bu yıl çok yüksek volümler yakalamış bulunmaktayız.

Sürekli misafir oranlarımızın yüksekliğini de göz önünde bulundurarak bu yıl erken rezervasyon döneminde yaklaşık yüzde 60’a kadar doluluğa ulaştığımızı söyleyebiliriz. Güral Premier ailesi olarak hem gençlere hem de ailelere hitap edebiliyor olmanın sevinci içerisindeyiz. Her yıl bizi tercih eden misafirlerimize de farklı güzellikler katabilmek adına ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Misafirlerimizin mutlu bir tatil geçirebilmeleri için elimizden gelen gayreti ve çabayı gösterdiğimizi düşünüyoruz’’ dedi.

Güral Premier Hotels&Resorts, dev Aquapark’ı, dünyaca ünlü şov ve müzikallerin sahnelendiği dev sahnesi, animasyon aktiviteleri, profesyonel altyapıya sahip toprak tenis kortları, açık ve kapalı geniş havuz alanları ve dünyanın en iyisi seçilen Quu Spa’sı ile misafirlerine konforlu bir tatil imkanı sağlıyor.

İngev İnsani Gelişme Vakfı; Bu yıl ki ana tema “Tüketiciden İnsana Geçiş”

Bu yıl ki ana tema “Tüketiciden İnsana Geçiş”

İngev İnsani Gelişme Vakfı Kurucu ve Başkanı Vural Çakır

Dünyada yoksulluğu yok etmek ve insani gelişim açısından herkesi minimum yaşam kalitesine kavuşması çok kritik bir hedef…  O kritik hedef için birkaç tane faktör önemli bir hale geliyor aslında… Oxfam’ın en son raporu  2017’de dünyada üretilen gelirin % 82 si nüfusun %1’ine gitmiş.  Aslında dünyada yeteri kadar gelir üretiliyor. Burada bir sorun yok. Sitemde sorun var. Sistem o gelirin bölüşümü ile ilgili sürekli problem yaratıyor. Sürekli iki uç yaratmaya muhtaç bir sistem. Dolaysıyla bir kere bölüşüm sistemi üzerinde çok durmak gerekiyor. İkinci mesele bunlar birbileriyle bağlantılı gördüğümüz “kaynak transferleri”… Genellikle bölüşüm sistemindeki bu problem  biraz da ülkeler arasındaki kaynak transferlerinden işliyor.  Kaynak tranferi nin en önemli aracı da marka… Aslında sistemin üzerinde yürüdüğü markalar.  Global markalara gelişmiş ülkeler ev sahipliği yapıyor. Diğer ülkelerdeki her bir satın alama kaynak transferi anlamaına geliyor.  İnsanların sabah kalıp akşam yatana kadar tükettiği  her şeyle  bir yere kaynak transfer ediyor.  Kullandığınız arabadan metroya, içtiğiniz kahveye, kullandığınız bilgisayar cep telefonu ya da kullandığınız arama motoruna kadar bir kaynak transferi yapıyor. Bu dünyanın önemli bir gerçeği. Bunun arkasında yatan ise tüketim…  60’lı yıllara kadar daha çok insan olarak adlandırılan bizim türümüz sonraları tamamen “tüketici” olarak tanımlandı. Tüketici, tüketim ve marka çerçevesinde dönen bir değerler bütünü, büyük bir literatür egemen hale geldi. Artık kendimizden tüketici diye bahsediyoruz ve hakkımızda konuşanlar bize tüketici diyor ve biz başkaları hakkında konuşurken onlara tüketici diyoruz.

Neden ilçeler?

İnsani  gelişme için yerel yönetimlerin ve mikro uygulamaların önemi artıyor. İnsani Gelişme Endeksi, yerel düzeyde insani gelişmenin yönlendirilmesini amaçlamaktadır. Yerelleşmenin giderek arttığı günümüzde, insani gelişmeye etki eden yerel politika araçları da çeşitlenmektedir. Bu araçların mikro ölçekte yerel yönetimler tarafından etkin kullanılması, başta merkezi yönetimler olmak üzere diğer paydaşlar tarafından da desteklenmesi yaşam kalitesini yükseltmektedir. İNGEV günlük hayata etki yapabilecek yönetilebilir değişkenleri önemsemektedir.

Hangi ilçeleri kapsıyor?

Büyükşehir sınırları içinde kalan bütün ilçelerle en yüksek nüfusa sahip 186 ilçeyi kapsamaktadır.  2016 yılı raporuna göre ilçe kapsamı genişlemiştir.

 Neye göre ölçümlüyorsunuz? Kriterleriniz ne?

Veri seti İlçe düzeyinde insani  gelişmeyi ölçen 65 değişken ve “gizli vatandaş çalışması”ndan oluşuyor. İlçe düzeyinde sosyal, ekonomik ve çevresel faktörlere yönelik bileşenlerden oluşan İGE-İ, demografik yapı, eğitim, sağlık, sosyal yaşam, sosyal içerme ve katılım, yönetişim,  ekonomik kapasite, gelir ve tüketim durumu, çevre, altyapı ve ulaşım alanlarına ilişkin objektif göstergeleri içermektedir. Veriler yerel yönetim faaliyet raporlarının detaylı incelenmesi ve merkezi istatistiklerden oluşmaktadır. 2017 raporunda ayrıca “gizli vatandaş” çalışması genişletilmiş ve toplam 19 konuda “gizli vatandaş” olarak belediyelere başvurulmuş ve cevap verme düzeyleri de endekse dahil edilmiştir.

Sonuçları nasıl derecelendiriyorsunuz?

İGE-İ Endeksi’nde ilçeler  Çok Yüksek İnsani Gelişme, Yüksek İnsani Gelişme, Orta İnsani Gelişme ve Düşük İnsani Gelişme olmak üzere 4 ana kümede toplanıyor. 2017 raporunda Çok Yüksek İnsani Gelişme bölgesinde 30 ilçe yer almaktadır.  18 ilçenin bu grupta yer aldığı 2016 raporuna göre değişiklikler gözlenmektedir.

 

Prof.Dr. Murat ŞEKER

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi

Siz sadece bu çalışmada değil pek çok alanda yaşam kalitesini ölçen çalışmalar yapıyorsunuz. Bir ilçe hangi özellikleriyle yeşil bölgeye (en yüksek insani gelişme) giriyor?

İnsani gelişme endeksi, alt bileşenlerden oluşan bir endeks. Dolayısıyla çok boyutlu olup, sadece bir boyutta yüksek skorlara sahip olmak üst sıralarda yer almak için yeterli olmuyor. Bizim tanımladığımız ve ölçmeye çalıştığımız insani gelişme, hem bireyin öznel durumu hem de yerel yönetimin birey merkezli refah çalışmalarını kapsıyor. Bu bağlamda belediyeler için baktığımızda, şeffaflık, bilgi paylaşımı, bütçenin kamuoyuna ilan edilmesi, katılımcı ve demokratik bir anlayışın sergilemesi insani gelişmenin düzeyinin etkiliyor. Öte yandan yine belediyelerin yaptığı sosyal kapsama faaliyetleri, yani toplumdaki dezavantajlı kesimlere dönük hizmetleri nitelik ve nicelik açısından önemli. Çünkü bir toplumda insani gelişmenin yüksek olması her ne kadar birey düzeyinde algılansa da aslında toplumsal bir vaka. Dolayısıyla belediyelerin birey merkezli ve toplumdaki dezavantajlı kesimlere yönelik olan hizmetleri, toplumdaki genel insani gelişme seviyesinin de yükselmesini sağlıyor. Öte yandan bireyin eğitim ve gelir düzeyi, sağlık hizmetlerine ve sosyal yaşama erişebilirliği, yaşadığı çevre ve ulaşım kalitesi de insani gelişmenin belirleyicileri arasında yer alıyor. Bu faktörlerden sosyal yaşam, çevre ve ulaşım alanları yine belediyelerin aksiyon alacağı öncelikli alanlar arasında. Özetle bir ilçe, hem içinde yaşayan yerel halkın mevcut demografisi, hem de o ilçedeki yerel yönetimin insani gelişme odaklı hizmet çeşitliliği ve kalitesine bağlı olarak yeşil bölgeye girebiliyor.

 

Son 2 yılda nasıl bir değişim izlediniz?

İnsani Gelişme Endeksi’nin bu yıl ikincisini açıklıyoruz. Kapsanan ilçe sayısının artması, geçen yıl endekse dahil olan bazı ilçelerin bu yıl kapsam dışında kalması, değişken sayısının zenginleştirilmesi ve tabii ki ilçelerin performansları İGE-İ’de geçen yıla göre ilçe sıralamalarında birtakım değişikliklere yol açtı. Ancak genel olarak bir iyileşmeden bahsetmek mümkün. Öyle ki, geçen yıl en yüksek insani gelişmeyi gösteren yeşil bölgede 18 ilçe varken, bu yıl bu sayı 30’a yükseldi. Bu yükseliş mavi bölgedeki ilçe sayısının azalmasına neden oldu. Sarı bölge geçen yıla benzer bir görünüm verirken, kırmızı bölgede de artış oldu. Geçen yılla karşılaştırdığımızda 29 ilçe 1 bölge yükseldi, 88 ilçe aynı bölgede kaldı, 17 ilçe ise 1 bölge geriledi. Gerileme görülen alanların başında yönetişim ve saydamlık ile sosyal yaşam yer aldı.

IPSOS; Ramazan Döneminde Hane Harcamaları Artıyor!!!

Geçtiğimiz Ramazan döneminde harcama artışı normal bir döneme göre %11 daha fazla gerçekleşti.
Ramazan dönemi farklı duyguları, değişen harcamaları ve paylaşımları içinde barındıran bir dönem. Yıllardır alışveriş davranışlarında da 11 ayın sultanıdır Ramazan ayı. Farklı tatların yer aldığı, kalabalık sofraların kurulduğu ve isteklerin değiştiği bu dönemde genellikle özel yemekler pişer, farklı tatlar denenir.
Tüm bu hazırlıklar için alışveriş 1 hafta önceden başlar, bu yüzden tüm pazarlama ve market aktivitelerinin önceden planlanması gerekmektedir.
Ipsos Hane Tüketim Paneli’nden elde edilen verilere göre Ramazan döneminde büyük marketler barındırdıkları çeşit sayısının fazla olması ve promosyonları ile alışverişçilerin tercih ettiği kanallar olarak görülürken. Son dönemde İndirim marketlerinde de harcamanın diğer yıllara göre daha yüksek olduğunu görüyoruz.
2013 – 2016 yıllarındaki Ramazan harcamaları diğer Ramazan dönemlerine göre azalırken, 2017 Ramazanı diğer yıllara göre daha iyi geçti.

Kaynak: Ipsos Hane Tüketim Paneli

Ramazan döneminde «Sepet değeri» artıyor!!
2017 Ramazan döneminde artan harcamanın sebebi sepet değerlerinin artması, haneler bu dönemde ortalama 19,5TL harcama yaptılar. Ortalama bir aya göre %9 daha büyük sepetler yapıldı
Ziyaret sıklığına bakıldığında ise aslında ciddi değişen ve daha sık alışverişe gitme gibi bir durum yok (2017 Ramazan döneminde 29 kere alışverişe gittiler)

Kaynak: Ipsos Hane Tüketim Paneli
En yüksek artış kendi ortalamasına göre «DE SES» grubunda ve D&G bölgelerinde görülmekte
SES grupları özelinde harcamalara bakıldığında; AB SES grubu haneler Ramazan döneminde harcanan paranın çok üzerinde harcama yapmaktalar. DE haneler ise ortalama göre her ne kadar daha az harcama yapmış gibi (514TL) görünselerde bu haneler kendi harcama ortalamalarına göre ciddi artış göstermekte. Normal bir zamanda 100 harcıyorlarsa Ramazan ayında 114 harcamışlar.

Kaynak: Ipsos Hane Tüketim Paneli

Çorba, Bulyon ve Et ürünleri Ramazanda harcama artışının olduğu Gıda kategorileri
Ramazan döneminde Çorba, Bulyon ve Et ürünlerine olan harcama ortalama bir aya göre her sene artış göstermektedir. 2017 Ramazan döneminde ise bu artışlar diğer dönemlerin üzerinde gerçekleşti

Kaynak: Ipsos Hane Tüketim Paneli
Ramazan döneminde soğuk içeceklerin hepsi artış gösterirken geçen yıllara göre Meyve suyu 2017 Ramazan döneminde en çok artan kategori oldu

Kaynak: Ipsos Hane Tüketim Paneli

Sonuçları değerlendiren Ipsos Hane Tüketim Paneli Direktörü Ceyhan Demiray şunları iletti:
“Son yıllarda Ramazan döneminde farklılaşan harcama davranışı azalırken 2017 yılında tekrardan bir hareketlenme görüldü. Uzayan oruç tutma süresi ve havaların sıcak olduğu döneme ‘yaz aylarına’ denk gelmesi tüm davranışı değiştirmişti. 2017 yılında ise sıcaklık etkisinin öne gelen Ramazan periyodu ile azaldı gibi görünüyor.
Ramazan döneminin olmazsa olmazları Çorba, Et ve şarküteri, Soğuk içecekler ve özellikle artan Türk kahvesi yine etkinliğini gösteriyor.”
Araştırma Hakkında
Ipsos Hane Tüketim Paneli, Türkiye’nin 35 iline yayılmış 14.000 haneden oluşan örneklemi ile Türkiye’nin en büyük panelidir. 1999 senesinden beri sahip olduğu geçmiş veri ile detaylı trend analizleri ile hem Türkiye Hızlı Tüketim ürünleri pazarı, hem de tüm ürün gruplarında firma, marka ve çeşit ayrıntısında veri sunmaktadır. Bu verileri, Türkiye, SES grupları, bölgeler, 12 büyük il, gelir grupları, hane büyüklüğü gibi standart kırılımlarda haftalık ve aylık olarak sunarken, her türlü detaylı analizlerle de tüketici davranışlarını inceleyerek hem üretici firmalara hem de perakendecilere yol göstermektedir.

Ipsos Hakkında:
Ipsos, dünyanın lider araştırma şirketlerinden Ipsos Grubunun bir parçası olarak reklam, müşteri ve çalışan memnuniyeti, pazarlama, medya, kamuoyu araştırmaları ve geleceği tahmin, modelleme ve danışmanlık uzmanlıkları sunan global bir pazar araştırma şirketidir. 500’e yakın çalışanı ile Türkiye’nin en büyük araştırma şirketidir.

Kendisini tutkulu araştırmacıların ve araştırmanın evi olarak tanımlayan Ipsos, TÜİK’den sonra ülkemizin en fazla araştırmacıya sahip olan kuruluşudur. Deneyimli araştırmacıları ile müşterilerinin işlerini geliştirmeleri için, ilk yaratıcı aşamadan, marka / hizmet / ürün gelişme evrelerine kadar olan tüm süreçte ileri araştırma araçlarıyla, yüksek kalitede çözüm üretir. Ipsos, hızlı tüketim, perakende, dayanıklı tüketim, sağlık, teknoloji, finans, otomotiv, medya, turizm ve daha pek çok alanda müşterileri ile çözüm ortağı olarak çalışır.

ISO9001:2015, ISO20252 ve Güvenilir Araştırma Belgesi (GAB) sahibi olan Ipsos, çalışmalarını bu kalite standartları ve ESOMAR kuralları çerçevesinde yürütür.

Selçuk Tümay Master unvanına layık görüldü

Pernod Ricard Türkiye ve MENA CEO’su Selçuk Tümay İskoçya’da “Keepers of the Quaich” derneğinin Master’ları arasına katıldı.

Uluslararası İskoç viski derneği “Keepers of the Quaich” Blair Kalesi’nde gerçekleştirdiği geleneksel törende 38 yeni üyeyi derneğe kabul ederken, 5 üyeyi de Master unvanına layık gördü.

Kariyerini dünyada İskoç viskilerinin üretimi, pazarlanması ve dağıtımına adayan kişileri biraraya getirmek üzere kurulan “Keepers of the Quaich” derneği 26 Mart’ta gerçekleştirdiği toplantıda yeni üyelerini ve Master unvanı almaya hak kazana kıdemli üyelerini açıkladı.

İskoç viski sanayine en az 5 yıl hizmet eden kişilerin üye olmaya hak kazandığı dernekte, Master unvanı alabilmek için en az 10 yıldır üye olmak gerekiyor. Mart ayındaki toplantıda derneğin 22. Grand Master’ı olarak göreve atanan Peter Gordon,  2 yıl boyunca bu görevi sürdürecek. Aynı akşam Pernod Ricard Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye CEO’su Selçuk Tümay sektöre yaptığı istisnai katkılardan dolayı Master unvanına sahip olan 5 kişi arasında yer aldı. Dernekte Türkiye’den halen toplam 9 üye bulunuyor ve Selçuk Tümay bu üyeler arasında Master unvanına sahip olan ilk kişi oldu.

 

1997 yılından bugüne sektörde çalışan ve 2005 yılında Pernod Ricard CEO’su görevine atanan Selçuk Tümay, 2015 yılından beri şirketin Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye CEO’su olarak bölgedeki 12 ülkeyi yönetiyor.

Sürpriz tatlar, Köprüaltı Lokantası

Rumeli  Hisarı sahilinde hizmet vermeye başlayan Köprüaltı Lokantası günlük, doğal, sağlıklı ve mevsiminde malzemelerle  hazırlanan yemeklerini, günün getirdiği sürpriz lezzetlerle taçlandırıyor.

Yeni nesil Türk mutfağı;

Yeni nesil Türk mutfağının temsilcilerinden Köprüaltı Lokantası’nın, damakta lezzetli bir iz bırakmak üzere hazırlanan menüsünde geniş meze seçkisi ve sıcak tabakları yer alıyor. Geleneksel tabakları günlük sunulan lezzetlerle harmanlayan lokanta yanık süzme yoğurdu, domatesli mücveri, kaburgası ve ahtapot lahmacunuyla oldukça iddialı.

Basit, iyi yemek mottosu;
Basit, iyi yemek mottosuyla yola çıkan mekanın menüsünde yer alan eğlenceli ürünler arasında “bugün hangi ot var”, “pideleri sor”, “bi çorba” ve “bugün ne tatlı yaptınız” gibi meraklandıracak tanımlar yer alıyor.

Haftanın 7 günü açık;

Köprüaltı Lokantası, 60 kişilik kapasitesiyle haftanın 7 günü 12:00 – 01:00 saatleri arasında hizmet veriyor. Öğlen yemeği servisi de bulunan Köprüaltı Lokantası’nın keyifli  ve nostaljik Türkçe parçalardan oluşan müziklerini hazırlayan Dj İlker Tandoğan, haftasonları da mekanda şahsen çalıyor.

 

Adres: Köprüaltı Lokantası – Yahya Kemal Cad. No:4 Rumeli Hisarı

Tel: 0212 287 73 23

 

 

 

En keyifli akşam yemekleri Nişantaşı Biber Bar’da

En keyifli akşam yemekleri Nişantaşı Biber Bar’da

İstanbul’un en gözde mekanlarından Biber Bar,  yenilenen barı ve menüsüyle akşam yemeklerinizi keyfe dönüştürüyor!

Kaliteli tarzı ve beğeni toplayan mutfağı ile hem Anadolu Yakası hem de Avrupa yakasında hizmet veren Biber Bar, Nişantaşı’nda lezzetli yemekler ile adından sıkça söz ettiriyor. Biber Bar, özenle hazırlanan yeni menüsünde barındırdığı spesiyal lezzetlerle misafirlerini ağırlıyor.

Menü;

Biber Bar, yenilenen menüsünde yer alan lezzetlerle akşam yemeklerinize yeni renkler, yeni tatlar katıyor. Başlangıçlar arasında yer alan “Çıtır Ördek Gyoza”, “Biftek Tataki”, “Kral Yengeç Köftesi”, “Foie Gras” gibi alışılmadık lezzetlerin yanı sıra nefis Sushi seçenekleri, keyifli salatalar ve pizzalar ile klasik fakat leziz seçenekler sunuluyor. Biber Bar’ın öne çıkan muhteşem yemekleri arasında Safranlı Risotto ile servis edilen “Kuzu İncik”, “Fırında Pişmiş Organik & Serbest Gezen Tavuk”un yanı sıra kendine has lezzetiyle “Biber Burger” yer alıyor.

Tatlılar;

Akşam yemeklerinin olmazsa olmazı tatlılar sunan Biber Bar, tatlı severlerin asla hayır diyemeyeceği, “Fransız Profiterol”, “Panna Cotta” gibi enfes tatlı seçenekleri ile iştahları kabartıyor.

Kokteyller;

Damaklarda nefis izler bırakacak lezzetlerin yanı sıra Biber Bar, “TbThursday”, “The Queen”, “Superstar”, “Rabbithole” ve Biber Bar’ın nevi şahsına münhasır “Biber Margarita” gibi leziz kokteyllerle akşamüstü buluşmalarınıza, yemek sonrası geçireceğiniz keyifli zamana ortak oluyor.

Biber Bar, karşı konulmaz lezzetlerle nefis bir akşam geçirmek isteyen herkesi Nişantaşı’na bekliyor.

SunExpress ile gökyüzünde kebap ve pide keyfi

 

SunExpress, döner ve gözlemeden sonra şimdi de Urfa kebap, pide, dondurma ve Türk kahvesini gökyüzüne taşıyor. Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, müşteri memnuniyetini artırmak ve tüm yurt içi ve yurt dışı uçuşlarda misafirlerine daha lezzetli ikramlarla daha iyi hizmet vermek amacıyla menüsünü yeniledi.

SunExpress, yenilediği menüsü ile geleneksel Türk mutfağını yabancı misafirlerine tanıtırken aynı zamanda Türk misafirlerinin de damak tadına uygun daha geniş bir yelpazede kaliteli yiyecek ve içecek seçenekleri sunuyor. Gökyüzünde simit ikramını başlatan ilk havayolu olan SunExpress’in yenilenen menüsünde kuşbaşılı kaşarlı pide, domates soslu köfte ve pilav, ıspanaklı ve peynirli gözleme, urfa kebap dürüm ve döner dürüm gibi Türk mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinin yanı sıra tavuklu noodle, körü soslu sosis ve kruvasan gibi dünya mutfağından da alternatif tatlar yer alıyor.

SunExpress, menüsünde ayrıca seyahat sırasında hafif tatları tercih eden yolcular için sağlıklı ve hafif lezzetlerden oluşan meze tabağı, vejeteryanlara özel sebzeli makarna gibi alternatif lezzetler de sunuyor.

Atıştırmalık menüsüne de dondurma ve muffin gibi pek çok yeni ürün ekleyen SunExpress, ayrıca Türk kahvesi, sıcak çikolata, bitki çayı ve cappuccino gibi sıcak içecek alternatifleri de sunmaya başladı.

 

Alaçatı’nın  gözdesi Limon Köyiçi

Alaçatı’nın  gözdesi Limon Köyiçi
Alaçatı’nın gözde mekanlarından Limon Köyiçi 4 Mayıs 2018 tarih, itibari ile kapılarını misafirlerine açıyor. Son yılların en gözde tatil rotalarından olan Alaçatı bu yılda çekim merkezi olmaya devam ediyor.

Müdavimlerini bekliyor.

Geçtiğimiz yıl hizmete giren Limon Köyiçi, Alaçatı’nın en dikkat çeken mekanları arasında yer almıştı. Yenilenen yüzü ve menüsü ile Mayıs ayı ile kapılarını açacak olan mekan, bu yaz da müdavimlerini ağırlayacak.

Limon Köyiçi, Turgay Işık, Hasan Başkaya, Yasin Becek, Fancy Group işbirliği ve Serkan Koca’nın işletmeciliği ile yeni sezona hazır.  Mutfak deneyimli şef Eyüp Gül’e emanet…

23.00’dan sonra kulüp konsepti

Limon Köyiçi,  yemek servisi bitimi olan 23:00’dan sonra kulüp konsepti ile gecenin ilerleyen saatlerine kadar misafirlerini eğlendiriyor. Dj kabininde Cenk Çöteli ve Eser Yılgı, yaz boyunca sizleri müziğe doyuracak.

Rezervasyon:0531 102 48 48

Adres: Yenimecidiye Mah Cumhuriyet Cad No:21/1 Alaçatı  İzmir

 

AYRICALIKLI BİR ADRES “SEASPICE”

 

Deniz mahsulleri, balıklar, mezeler ve engin sulardan, bereketli topraklardan sofraya uzanan, deniz kokulu daha birçok lezzet, şef Melda Farimaz’ın hünerli elleri ve özgün reçeteleri ile “Seaspice” dünyasında bambaşka tatlara ve yorumlara kavuşuyor!

Deniz kokulu lezzetlerin adresi de keyfi de, Watergarden Ataşehir’de açıldığı günden beri damak tadına özen gösterenlerden tam not alan Seaspice ile değişiyor. Şef Melda Farimaz’ın önderliğinde hazırlanan Seaspice menüsünde, klasikleşmiş lezzetler ve dünya mutfağından tatlar kadar Seaspice Salmon, Levrek Simit, Cevizli Kalamar Izgara, Nohutlu Topik, Portakallı Levrek Ceviche gibi mekana özgün spesiyaller de tüm çarpıcılığı ile kendini gösteriyor.

 

Modern meyhane;

Seaspice, gerek ambiyansı, gerek dekoru, gerek müzikleri, gerekse lezzetleriyle, hem ideal ve şık iş yemeklerinin adresi, hem sevdiklerinizle bir araya geleceğiniz ayrıcalıklı bir restoran, hem en keyifli sohbetlere ev sahipliği yapan modern bir meyhane olarak, her tarza ve ihtiyaca hitap ediyor.

 

Yöreye özgü lezzetler;

Dekorasyondaki dokunuşların ayrıcalıklı şıklığı, sofraya oturduğunuz an sizi karşılayan, Ayvalık zeytinyağı, Çanakkale peyniri, Akhisar’dan gelen ızgara zeytin, çubuk turşusu ve mısır ekmeğinden oluşan kuverde de kendini gösteriyor. Açık mutfak tüm şeffaflığı ile tabaklarda yerini alacak lezzetlerin heyecanlı ve keyifli hazırlanışlarını izlemeye olanak veriyor. Seaspice’ta Boğaz’ın günlük balıklarının yanı sıra Gökçeada’dan getirtilen taze kabuklular başta olmak üzere, üç yanı denizlerle çevrili bereketli topraklarımızın nimetle lezzetleri sunuluyor.

 

Deniz kokulu lezzetlere yepyeni bir ruh, yepyeni bir konsept getiren Seaspice, keyfini en anlamlı ve en ayrıcalıklı şekilde taçlandırmak isteyenleri bekliyor.

Adres: Watergarden İstanbul – Barbaros Mah., Ahlat Sok, No. 2 A Blok 14 – Ataşehir / İSTANBUL

Rezervasyon: 0216 515 3434