“İşte Gelecek’ …

“İşte Gelecek’ …

Türkiye’de araştırmanın gelişimine odaklanan ve yıllardır gelirinin tamamı sosyal projelere aktarılan ülkemizdeki tek konferans; Araştırmada Yenilikler Konferansı’nın bu yıl ki teması “İşte Gelecek”…  Ulusal ve uluslararası konuşmacıların katılacağı, araştırma sektörünün beklenen bir klasiği olarak anılan değerli buluşma,  bu yıl da online olarak 8 – 9 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek. Yarımşar gün olarak planlanan konferans;  katılımcılarını online platformda bir araya getiriyor olacak.

Hayatın akışı pandemi sonrası çalışma sistemlerinin tartışıldığı; ihtiyaçların belirlendiği ve geleceğin planlandığı bir döneme geçti. Yeni iş yapış şekilleri strateji geliştirmesinden, inovasyon çalışmalarına, araştırmanın kabuk değiştirmesine kadar nerdeyse her alanda etki ediyor. Hem alışverişçi davranışı, hem çalışanın dünyası hem de aile hayatı değişiyor. 8 ve 9 Haziran günlerinde yarımşar gün olarak gerçekleştireceğimiz konferansımızda tüm bu konulara farklı açılardan uzmanlarıyla birlikte değinilecek.

Ipsos; araştırma sektörüne ve iş dünyasına ışık tutacak önemli bir çalışmanın sonuçlarını da ilk kez Araştırmada Yenilikler Konferansında paylaşıyor olacak.  Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin de katılımı ile gerçekleştirilen kapsamlı araştırma ile pandemi sonrasında iş yerlerinin, çalışma biçimlerinin nasıl olacağı, çalışanların beklentilerinin ve ihtiyaçlarının nasıl değiştiğine dair bulguları paylaşılıyor olacak. Aynı zamanda uzmanların katılacağı bir panelde bu konu derinlemesine tartışılıyor olacak.

Konferans Programı

Etkinlik 8 Haziran günü 14:00 – 16:30, 9 Haziran’da ise 10:00 – 13:00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Saatli program çok yakında açıklanacak. Konferansta yer verilecek konular şöyle;

  • Yeni iş koşullarında Inovasyonsüreçlerini etkin ve verimli bir şekilde ilerletebilmek konusunu katılımcılar; Ipsos’un Innovation bölümünün global liderleri Jiongming Mu ve Supriya Chabria‘dan dinleyecek.
  • Pandemi alışveriş yolculuğunu nasıl etkiledi?Günümüzün çok kanallı perakende dünyası pandemiden sonra hangi temeller üzerinde yükseliyor? Markalar ve perakendeciler alışverişin bu çalkantılı sürecinden karlı çıkmak için neler yapmalı? Bu sorulara yanıt arayacağımız yolculukta bize Ipsos’un Alışverişçi ve Perakende Araştırmaları Global Başkanı Alison Chaltas eşlik edecek.
  • Blockchain Teknolojisi nedir ve iş yapış şekillerini gelecekte ne yönde değiştirecek? Bu soru çerçevesinde konuyu etraflıca; Türkiye Bilişim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı ile Blockchain Türkiye Platformu Yayın Yönetmeni Ahmet Usta tarafından dinleyicilere aktarılacak.
  • İngiltere’nin Covid-19 Deneyimi: Ipsos MORI Sosyal Araştırmalar Lideri Kelly Beaver konferans katılımcılarına İngiltere hükümetinin gerçekleştirdiği Covid-19 Antikor Testi sürecinden ve İngiltere’nin pandemi sürecini nasıl yönettiğinden bahsedecek.
  • Yeni İş Koşullarında Strateji Geliştirmek: İçinde bulunulan koşullarda şirketler etkin strateji geliştirmek ve uygulamaya koymak için neler yapmalı konusunu Ipsos’un Strateji alanında deneyimli uzmanı Murat Demiral anlatıyor olacak…
  • İşin Geleceği Paneli:Ipsos Araştırmada Yenilikler Konferansı’nın bu seneki temasını da oluşturan İşte Gelecek konusuna yoğunlaşılacak bu panelde; Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin de katılımı ile gerçekleştirilen kapsamlı araştırmanın sonuçlarını paylaşılacak ve alanında uzman panelistlerle bu konuyu derinlemesine tartışılıyor olacak…

Katılmak İçin

Konferansa katılım Anadolu Güneşi Derneği’ne yapılacak minimum 300.- TL bağışla gerçekleştirilecek. Toplanan bağışlarla Aydın Sarıçam İlkokulu’nda bir yaşam becerileri atölyesi kurulacaktır. Bu atölye ile çocukların sahip oldukları becerilerin uygulama düzeyinde kazandırılabilmesi, öğrenilen bilgilerin yaşam becerisine dönüştürülebilmesi amaçlanmaktadır. Hedeflenen kazanımlar; kendilerine yetebilme, drama ve eleştirel düşünce, Karagöz Hacivat (kültürel miras), bağımsız bireyler olarak yetişme, girişimcilik, finansal okur yazarlık, küçük ev aletlerini kullanma, yemek kültürü, güvenli ve sağlıklı yaşam becerileri üzerine doğru davranış geliştirme, etkili ve doğru iletişim kurma, evde yalnız kaldığında temel ihtiyaçlarını giderme olarak sıralanabilir. 3 kişilik bağış yapan bir grup +1 kişiyi de davetli olarak getirebilecek.

Hesap Bilgileri:                                      

Hesap Adı: Anadolu Güneşi Derneği

Yapı Kredi Bankası Bayar Şubesi

IBAN : TR96 0006 7010 0000 0051 3009 91

Kayıt işlemleriniz için bağış yaptıktan sonra dekontu konferans@ipsos.com email adresine gönderiniz.

Dernek hakkında detaylı bilgi için: www.anadolu-gunesi.com

Hakkasan Bodrum rezervasyon almaya başladı

Hakkasan Bodrum rezervasyon almaya başladı

 Kanton mutfağının ödüllü uluslararası markası Hakkasan Mandarin Oriental, 15 Haziran’da Bodrum’da açılıyor.

Hakkasan Group, Alfardan Group ve Astaş Holding ortaklığıyla kurduğu, modern Kanton mutfağında uzmanlaşmış Hakkasan Bodrum’un 15 Haziran 2021 Salı günü gerçekleşecek açılışı öncesinde rezervasyon almaya başladığını duyurdu. Mandarin Oriental, Bodrum’da denizin üzerinde mükemmel bir konumda en güzel noktalarından birinde yer alan Hakkasan Bodrum, nefes kesici Ege Denizi manzarasına nazır bir yemek bölümüyle birlikte lounge ve bar alanlarını da içeriyor. Hakkasan Bodrum, dünya çapındaki 10. Hakkasan restoranı olmaya hazırlanıyor. Hakkasan, dünya elitlerini Bodrum’a davet ediyor.

Pause Food

Hakkasan Bodrum da diğer şubelerden farksız olacak ve Hakkasan’ın meşhur Pekin Ördeği’nin yanı sıra aşağıda sıralanan klasik lezzetlerini de servis ederek markanın menü konseptine sadık kalacak.

Çıtır Ördek Salatası Pomelo, çam fıstığı ve arpacık soğanlı

Ballı Izgara Şili Levreği

Köri Karides

Yasemin Çayı ile Füme Edilmiş Dana Kaburga

Wokta Kızartılmış Merlot Aromalı Dana Kaburga

Japon Mantarı, Patlıcan ve Tofu Güveç acılı siyah fasulye sos ile

Hakka Noodle Shimeji mantarı ve fasulye filizli

Pause Food

Hakkasan Bodrum Genel Müdürü Selim Büyük, “Hakkasan Bodrum’un açılması, sektör adına gurur verici bir an,” diyor ve ekliyor: “Bodrum’da yaz daha yeni başlıyor, hem seyahatseverleri hem de bölge sakinlerini sadece Hakkasan’ın menüsünde bulunabilecek enfes Kanton lezzetleriyle tanıştıran heyecan verici bir sezon geçireceğimize inanıyoruz.”

Pause Food

Mutfağın başında Hakkasan’ın usta şefi, Executive Head Chef Sky Wong Kum Choy bulunuyor. Malezya doğumlu ve Çin asıllı Şef Sky Wong Kum Choy, Hakkasan ve Ling Ling restoranlarının mutfaklarında üstlendiği çeşitli görevler de dahil olmak üzere Kanton mutfağında 25 yılı aşkın bir aşçılık deneyimine sahip. Kariyeri boyunca, Avrupa’dan Orta Doğu’ya ve Asya Pasifik’e kadar dünyanın dört bir yanındaki çeşitli uluslararası otel ve restoranlarda mutfak operasyonları ve personel yönetimine ilişkin becerilerini ustalıkla sergiledi. Yerel bir dokunuşla kişiselleştirdiği tabaklarında, seyahatlerinden aldığı ilhamı ve geleneksel Asya mutfağına duyduğu tutkunun yansımaları karşımıza çıkıyor. Taze deniz ürünleri hazırlama konusundaki uzmanlığı ve mutfaktaki yaratımlarında Hakka köklerini paylaşma arzusu ise Şef Sky’ın Kanton mutfağına olan tutkusunu ortaya koyuyor.

Pause Food

Hakkasan Bodrum

Mandarin Oriental, Bodrum

Göltürkbükü Mahallesi 314. Sokak No. 12/1

48400, Bodrum, Muğla, Türkiye

Rezervasyon için: Hakkasan.com veya +90 252 311 28 00 veya mobod-reservations@mohg.com

Pause Food

Emirates ödüle doydu

Emirates ödüle doydu

Emirates, Business Traveller Middle East 2021 Ödülleri’nde art arda sekizinci kere “Dünyanın En İyi Havayolu” seçildi. Havayolu aynı zamanda “En İyi First Class’a Sahip Havayolu” ve “En İyi Ekonomi Sınıfına Sahip Havayolu” ödüllerine layık görüldü.

Emirates, Business Traveller Middle East 2021 Ödülleri’nde art arda sekizinci kere “Dünyanın En İyi Havayolu” seçildi. Havayolu aynı zamanda “En İyi First Class’a Sahip Havayolu” ve “En İyi Ekonomi Sınıfına Sahip Havayolu” ödüllerine layık görüldü.

Mustafa Ügümü “İnovasyon yanım ağır bassa da ben gelenekselciyim”

Mustafa Ügümü “İnovasyon yanım ağır bassa da ben gelenekselciyim”

Pause Dergi klasiği olan Tolga Atalay ile Chef & Chef konuğu Hünkar Restoran’ın  ve Salamura Teşvikiye şefi Mustafa Ügümü ile kariyeri,  başarıyı giden yol ve lezzet üzerine sohbet ettik. Keyifle okumalar…

Şef Mustafa okuyucularımıza kendini tanıtır mısın? 

Köken olarak Erzurumluyum. Türkiye’nin birçok yerini hem tatil hemde iş nedeniyle gezdim ama memleketim Erzurum’a gidemedim. Bu nedenle çok üzgünüm. Ama en kısa zamanda memleketime gideceğim.

32 yıldır mutfaktayım. Daha doğrusu ben tencereye doğdum diyebilirim. Kendimi bildim bile mutfakta lezzet bir şeyler yapmaya çalışırım.

Bu tutku ve yeteneğin nereden bence genetiksel… Peki sence?

Dedemi anmadan geçemeyeceğim. Hem iş hem de özel hayatta örnek alabileceğim kuşkusuz tek kişi dedemdi ve sadece dede değil bir babaydı bana. Genetik diyeceğim ama birazda mutfakta büyümenin de etkisi var. Sürekli kendimi her konu geliştirmeyi çalışıyorum. Asla tamam demem. Daha iyisini yapabilirim diye, hep bir çalışma içinde olurum.

Restoranda da yemek yapsam evde de büyük bir keyif ve zevkle yapıyorum. Yemeklerimi yedikten sonra insanların gözündeki mutluk ve memnuniyet benim için dünyalara bedel.

Hünkar

Şu milli varlığımız haline gelen Hünkar’ı biraz anlatır mısın?

Evet… Hünkar, Türkiye’nin bir klasiği… Hünkar’la benim gibi bebekliğinde, çocukluğunda tanışıp kocaman insanlar olup kendi çocuklarını getiren misafirlerimiz var. Hünkar tercih edildiğinde kötü yemek yeme ihtimaliniz yok denecek kadar azdır. Garanti sayıya ama basketteki üçlük gibi bir sayıya gitmek diyebilirim.

Hünkar, zamansız geleneksel lezzetlerin adresi oldu… Yeni nesillerin yani Z kuşağının da dilinden düşmüyor bu kavram. Ayrıca sizde şef çok… Allah rahmet eylesin dede, erkek kardeşler, kuzenler derken ordu gibisiniz.  

Hepinizde usuller var. Soydan soya aktarım var. Hepiniz Hünkarcayı çok iyi biliyor. Ailenin bir kısmı inovasyon içeren lezzetlerde, diğer kısmı gelenekselde. Şimdi sen hem geleneksel hem gastoronominin bazı olan üründesin. Yani Salamura’nın başında olayın başlangıç noktası olan nitelikli ürünler satıyorsun. Biraz Salamura Teşvikiye’yi anlatır mısın?

Biz bu lezzetlerin içinde değerlerini farklı farklı zamanlarda hissederek, tekrar tekrar farkına vararak büyüdük.

Kalabalık olmamız bu işlere az gönül verdiğimiz, az efor sarf ettiğimiz anlamına gelmesin. Aksine her işle tek tek ilgilenmek gerekiyor. Restoranlarımızda onlarca çalışma arkadaşımız olmasına rağmen çoğunlukla misafirlerimizi kapıda biz karşılayıp biz uğurlamaktayız. Siz de ailenin bütün fertlerini yakından tanıyorsun ve anlattıklarımın şahidi olduğunu ben biliyorum.

Salamura Teşvikiye’ye gelecek olursak ilk defa bu kadar ufak bir dükkânda çalışıp çok güzel tepkiler alıyoruz. Bu tepkilere Hünkar dan alışık olmamıza rağmen her iş değişik bir tecrübe ve duygu. Bu ürünlerden yeni bir şeyler çıkarırken dediğiniz gibi baz ürünler tamamen ham ürünler değilse de dünyanın her yerinde kabul görmüş ürünlerle çalışmaktayız. Kuzen, Şef Ufuk Ügümü’nün fikriyle çıktık bu yola ve iyi ki de çıkmışız. Türkiye’de olmayan bir konsept yapmaya çalıştık. Market değil, Avrupa usulü şarküteri dükkanı peynirler ve soslar. Genel olarak fabrikasyon olmayan ufak ve yerel üreticilerle çalışmak amacındayız.

Ufacık bir mağaza olmamıza rağmen öneriler yaparak büyük ithalatlar yaptırmaktayız.  Mesleği ithalat olan arkadaşlara ve daha önce Türkiye’ye girmeyen ürünlerin peşindeyiz. Peşimizde olanlara da hem Anadolu’dan hem dünyadan en güzel en lezzetli ürünleri tattırmak.

Hünkar

Enteresan bir patronaj, işletmeci ve şef kimliğin var. Muhteşem bir ürün ve tedarikçi bilgin ve alım yeteneğin var. Bu çok önemli bir nokta Türkiye de çoğu şefin belki geliştirmesi gereken bir beceri. Olayı derinlemesine geliştirmek. Sadece sosyal medyada popülerleşen ürünler değil daha varlığını bilmediğimiz ürünleri tüketene ulaştırmak.

Sen bir menü veya tabağın hikayesinde yola çıkarken bu süreç nasıl oluyor? İlham nereden hangi an çıkıyor?

 Her şey değiştiği gibi restoran işletmek, mutfak şefliği ve salon şefliği her geçen gün değişiyor. Dedemin, babamların zamanındaki gibi değil artık. Ayrıca şöyle bir şey var ki tamamen de değişmedi. Ben dedem ve babaannemle büyüdüm. Her sabah dörtte dedem ile balık haline gider gelir sabah yedide de beni okula yollardı. Her zaman işin içinde veya bir yerinde vardı. Ehliyetimi aldığımın ertesi günü minibüsle hale gittim. Araba kullanmayı, kamyonların arasında öğrendim. Her yaşadığımız şey hayatımıza bir artısı olmuştur. Bunları görerek, örnek aldığımız insanların şevkini görerek, biz bu meslekte kendimizi bulduk. Her zaman önüne konanı değil, en iyisini arayıp bulması lazım bir şefin.

Pazardan elim patlıcan alırken kafam karnıyarık alır, imambayıldı alır, patlıcan kebap alır. Aslında bu her işte olması gerektiği gibi yaptığınız işe gönül vermekle alakalı bir şey. İlham olayına gelince de sürekli yaratıcılığını kullandığımız bir mesleğimiz ve buna ortam hazırlayan imkanlarımız var. Zihin boş durmuyor 🙂

 Derin deneyimine rağmen sende gençsin. Ama yeni başlayan deneyimsiz şef adaylarına tavsiyen nedir? Geleneksel mi? Yöresel mi? İnovasyon mu? Dükkan mı? Şef mi? Olmalı felsefe?

Ben gelenekselciyim. Dede mirası da geleneksel olsa da inovasyon taraftarı yanım daha ağar basıyor. Herkes mutlu olduğu yerde mutlu olduğu işi yaptığı zaman daha yaratıcı olur. Aksi taktirde çarkın bir parçası olur sadece. Yerinde yöresellik yani her şeyin kararında olması lazım.  İşletme olarak kırmızıçizgilerim olsa da mutfakta yok. Artık patron restoranından, şef restoranlarına döndü olay. Bence olması gereken de bu. Yatırımcılar her zaman olacak ama işin başındaki kişi özgür olması lazım. Bizim işlerimizde buna inanıyorum ben.

Alaçatı’da Alâ zamanı

Alaçatı’da Alâ zamanı

Hem izole hem de benzersiz bir tatil deneyimi yaşamak isteyenlerin adresi Alâ Otel, huzur dolu detayları, tarihi ve doğal yapısıyla misafirlerini bekliyor.

Alaçatı’nın cumbalı taş bina geleneğinin modern estetik anlayışla yansıtıldığı 20 odalı butik Alâ Otel, yeni sezona merhaba dedi. Her biri diğerinden farklı dekore edilmiş 20 odası bulunan; Endonezya’nın farklı adalarından getirilen, tamamı doğal, masif el yapımı mobilyalarıyla döşenen; Akdeniz ve tropik bitki florasının başarıyla sentezlendiği bahçe peyzajı ve huzur dolu detaylarıyla farklılaşan tesis, misafirlerine huzur dolu saatler sunuyor.

Yöresel tatlar, profesyonel sunumlar ve seçkin bir hizmet anlayışının bulunduğu tesiste üst düzey hijyen önlemleri de alınıyor.

Nirvana Cosmopolitan Oteli kapılarını açtı

Nirvana Cosmopolitan Oteli kapılarını açtı

66 yılı aşkın tecrübesi ile turizm sektörüne Nirvana Hotels ve Crystal Hotels gibi markaları Kilit Hospitality Group çatısı altında kazandıran Kilit Grup, pandemiye rağmen yatırımlarına ara vermeden devam ediyor.

 Pandemi dönemini kurumsal gelişim ve yatırımlar bağlamında fırsat olarak değerlendirdik

Antalya’ da yapılan bir basın toplantısı ile yeni otel basın mensuplarına tanıtıldı. Kilit Grup Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Kilit, Kilit Grup Yönetim Kurulu Üyesi Pelin Kilit, Nirvana Hotels Grup CEO’su Korhan Alşan ve Crystal Hotels CEO’su Umman Çetinbaş’ın hazır bulunduğu toplantıda yeni yatırımların hız kesmeden devam edileceğinin altı çizildi.

Açılış konuşmasını Nirvana Hotels CEO’su Korhan Alşan yaparak toplantıdaki tüm misafirleri selamlayıp hoşgeldiniz konuşması ardından Kilit Grup ve grubun gözde projesi Nirvana Cosmopolitan tanıtım filmi ile konukları baş başa bıraktı. Sonrasında sahneye Kilit Grup Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Kilit, Kilit Grup Yönetim Kurulu Üyesi Pelin Kilit, Crystal Hotels CEO’su Umman Çetinbaş’ı davet ederek “Basın toplantımızın verimli bir şekilde geçeceğini ümit ederek böyle güzel ve yenilikçi bir projede siz değerli basın mensupları ile bir arada olmaktan Kilit Ailesi olarak mutluluk duyuyoruz.” dedi.

Pause Travel

Yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz

Kilit Grup Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Kilit “ Kilit Hospitality Group bünyesindeki Nirvana Hotels zincirine bir yenisini eklemenin heyecanını yaşadıklarını belirtip Kilit Grup hakkında bilgiler paylaştı: “ Sadece otel zinciri değil pek çok tamamlayıcı sektörde faaliyet göstermekteyiz. 1955 yılında küçük bir zücaciye mağazası ile başlayan Kilit Grup serüveni geçmişten bugüne; turizm otelcilik, otel ekipmanları, tekstil, buklet, hayvancılık, porselen ve mutfak endüstrisi alanlarında hizmet veren ve devamlı gelişerek Türkiye’mize katkı sağlamayı misyon edinmiş, içinde birçok sektörü barındıran 10.000 çalışanlı büyük bir aile şirketi halini almıştır. Kilit Hospitality Group (Kilit Hizmetler Grubu) çatı markası altında 2004 yılında turizme adım atan Kilit Grup, 17 adet Crystal Hotels ve 3 adet Nirvana Hotels tesisimizle turizme katkı sağlayan lider firmalar arasında yer almaktadır. Zücaciye ve otel ekipmanları sektöründeki tecrübesiyle Türk turizmi adına önemli işlere imza atmış ve bu inançla Türk turizminin gelişmesi adına devamlı inovatif fikirlerin öncüsü olmuştur. Kilit Grup, turizm sektörünü destekleyen yan faaliyetlerin bilincinde hareket ederek bu iş kollarına yatırım yapmıştır ve turizm sektörünü tıpkı sanayi sektöründe olduğu gibi tesislerle entegre ederek denetleme ve yönetme mekanizmasını başarılı bir şekilde sistematize etmiştir”dedi.

Nirvana Cosmopolitan bölgenin en özel tesislerinden biri olacak

Nirvana Hotels CEO’su Korhan Alşan ise “Nirvana Cosmopolitan çok özel bir tesis olarak yolculuğuna Antalya-Lara’da başladı. Birçok yeni, farklı hizmet ve konsept anlayışını bu özel dönemde hayata geçiriyor, tesislerimizi geleceğin turizm anlayışına hazır hale getirme yolunda ilerliyoruz. Spor, Sağlıklı Yaşam, Vegan Beslenme, Doğal Yaşam, Pet Otel, Mikro Düzeye İndirgenmiş Servis Kalitesi, Yerellik, Gastronomi, Inovasyon, tatilde yeni deneyimler keşfedilmesine katkı sunmak, Nirvana Hotels olarak yeni dönemde odaklandığımız temel konular. Nirvana Cosmopolitan deneyimini yaşayan misafirlerden çok yüksek seviyede memnuniyet geri bildirimleri alıyoruz. Bu bizler için çok önemli, heyecan verici bir mesaj ve geleceğe dair çok iyi bir başlangıç. Kilit Grubu’nun sağladığı güç ve sinerji ile yakın gelecekte, otelcilik markalarımızla, yetkin işgücümüzle, turizmin gelişimine yön vermek, ülkemize değer katmak en büyük gayemizdir“ dedi.

Yeni nesil ile birlikte turizm sektöründe de yenilikçi bakış açısı önem kazanıyor

Kilit Grup Yönetim Kurulu Üyesi Pelin Kilit “Öncelikle Z kuşağına mensup genç bir yönetici olarak turizm sektöründeki yeni nesil akımların ve dijitalleşme konularının gündeme gelmesinin gelecek projelere ışık tutma noktasında çok değerli olduğuna inanıyorum. Bu noktada Kilit Grup’un tecrübe birikimi ve vizyoner ön görüleri sayesinde yeni nesiller için ve Türk turizmi adına Nirvana Cosmopolitan ürünü çok değerli bir yere yerleşmiştir. Zorlu bir süreç ve global krizin devamında tüm dünyada yaşanan ve herkesi hem maddi hem manevi açıdan derinden etkileyen pandemi dönemi içerisinde yenilikçi bakış açısını koruyabilmek ve yeni atılımlar yapabilmek iki kat daha değerli hale gelmiştir. Misafir deneyimlerine en üst seviyede cevap verebilmek ve hızla değişen beklentileri karşılayabilmek adına bu zorlu süreçte yatırımlarımıza devam edip krizi fırsata çevirme politikası izledik. Kilit Ailesi olarak turizmin Türkiye’nin ve özellikle Akdeniz Bölgesi’nin çok daha değerli bir hale gelip sürekli gelişen sistemler ile marka değerinin uluslararası alanda kıymetinin daha da artacağına ve bilineceğine dair inancımız tam. Yeni dünyaya ve yeni nesillerin ihtiyaçlarına karşılık verebilmek adına inovatif ve çevreci projelerin takipçisi kalarak her fırsatta yeni düzene yararlı sistemleri operatif kapsamda bünyemiz ile buluşturmaya devam edeceğiz. Bu konunun yanında bir kadın yönetici olarak birçok sektörde kadınların iş gücü olarak varlık göstermesinin toplumun sosyokültürel ve ekonomik yapılarının gelişimi açısından çok mühim bir konu olduğuna inanıyorum. Grup olarak kadın istihdamını desteklemeyi ülkemizin kadınları adına sağladığımız değerli bir fayda olarak görüyoruz. Umuyoruz ki, istihdam kapsamında ülkemiz adına sağladığımız katkılar artarak devam edecek.” şeklinde belirtti.

 Crystal Hotels’in CEO’su Umman Çetinbaş ise;Crystal Hotels, 2004 yılında başlayan otelcilik alanındaki faaliyetlerine bugün 17. yılını kutlarken ‘her şey dahil konseptine mutluluk da dahildir’ mottosuyla geçmişten bugüne misafirlerimizin memnuniyetini sağlayarak her geçen yıl tekrar gelen misafir sayısını arttırmıştır. Misafirlerimizin mutluluğundan aldığımız güç ve enerjiyle kendimizi her yıl bir önceki yıldan daha iyi hale getirerek kusursuz bir hizmet deneyimi sunmak için yenilenmekteyiz. Çok tesisli merkezi bir yapı olarak özellikle üzerinde durduğumuz sürdürülebilir turizm ve çevre etkinlikleri yönetimi bilinci ile ilgili 2020 yılındaki faaliyetlerimizi 2021 sezonunda da geliştirmeyi hedefledik. Nitekim hedeflediğimiz uygulamaların birçoğunu gerçekleştirdik ve üzerinde çalışmaya devam etmekteyiz. 360 derece kalite, inovasyon ve misafir mutluluğu hedefiyle yaptığımız çalışmalara hizmet faaliyetlerimizi kapsayan; hijyen, gastronomi, genel servis, çevre projeleri ve teknolojik entegrasyonlar gibi içinde birçok konuyu barındıran tüm yeniliklerin çok sıkı takipçisiyiz. Ülkemizin vazgeçilmez bir turizm destinasyonu olduğunun farkındayız ve inancımızı koruyoruz. Bu bilinç ile önümüzdeki yıllara umutla bakıyoruz.” şeklinde ifade etti.

“Mirasım Türkiye” kampanyası büyüyerek devam ediyor

“Mirasım Türkiye” kampanyası büyüyerek devam ediyor

Türkiye’nin zengin mirasını korumak ve  gelecek nesillere aktarabilmek için sürdürülebilir turizm bilincini yaymayı amaçlayan Jolly ve UNDP Tükiye yeni projelre imza attı.

Türkiye’nin en önemli önde gelen turizm firmalarından olan Jolly, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye ile iş birliği yaparak sürdürülebilir turizm alanında farkındalık artırmayı hedeflediğini duyurdu. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’nin zengin mirasını gelecek nesillere bırakmak için “Mirasım Türkiye” kampanyasını başlatan Jolly, duyurduğu bu yeni iş birliği ile sürdürülebilir turizm ile ilgili çalışmalarına devam edeceğini açıkladı.

 “Ülkemizin geleceği çocuklarımıza sahip olduğumuz bu mirası her yönüyle öğretmek için çalışacağız”

Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar “Bugüne kadar Türkiye’nin bu zengin mirasının tanıtımı için çalıştık. Ama biliyoruz ki sahip olduğumuz doğal ve kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılması ve korunması için üzerimize düşen çok şey var. Bu sebeple UNDP ortaklığıyla sürdürülebilir turizm alanında farkındalık yaratmayı amaçlayan uzun soluklu bir yolculuğa başladık” diyerek bu yeni iş birliğini duyurdu.

UNDP Türkiye desteklediği projeler aracılığıyla Türkiye’de sürdürülebilir turizmi geliştirerek, turizmin toplum ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmeyi, turizmin yerel ekonomiye, doğal ve kültürel mirasın korunmasına ve ev sahipleri ile ziyaretçilerin yaşam kalitelerinin iyileştirilmesine olan katkısını artırmayı hedefliyor.

UNDP Türkiye Programlardan Sorumlu Temsilci Yardımcısı Seher Alacacı Arıner projeye ilişkin yaptığı açıklamada, “UNDP Türkiye olarak Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ulaşmak için turizmi kilit bir aktör olarak görüyor ve sürdürülebilir turizm anlayışının benimsenmesi yolunda yenilikçi yaklaşımlar ve güçlü ortaklıkları önemsiyor ve destekliyoruz. Bu amaç doğrultusunda Mirasım Türkiye çatısı altında kurduğumuz yeni iş birliği ile Türkiye’de çevresel ve kültürel değerlerin korunmasına ve yerel ekonomik kalkınmaya katkı sağlayacağımıza inanıyorum.” dedi.

Jolly ve UNDP Türkiye, Mirasım Türkiye kampanyası çerçevesinde sürdürülebilir turizm alanında yöre halkında, çocuklar ve ailelerinde farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Proje ortakları birlikte yürütülecek bu faaliyetler kapsamında doğal ve kültürel değerlerin korunarak gelecek nesillere aktarılmasını ve böylece Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na katkı sunmayı hedefliyor.

Jolly Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO’su Mert Vardar projenin hedeflerini “Biz Jolly olarak bu sorumluluğun bilinciyle ülkemizin doğal, tarihsel ve kültürel değerlerini tanıtmayı, bölgesel istihdamı artırmayı görev edindik. Son 3 senedir bu konuda ciddi yatırımlar yapıyoruz. Şimdi ise daha da heyecanlıyız. UNDP Türkiye ile sürdürülebilir turizm konusunda farkındalık yaratma ve sorumlu turist bilincinin oluşturulması için bir iş birliğine başlıyoruz. Şu an çevrimiçi olarak başlattığımız, pandemi koşullarının ortadan kalkmasıyla yüz yüze de çocuklarımıza erişeceğimiz eğitimler ve atölyeler düzenleyeceğiz. Hedefimiz 250.000 çocuğa sorumlu turist olma farkındalığını aşılamak” sözleriyle özetledi.

UNDP Türkiye Kapsayıcı ve Sürdürülebilir Büyüme Portföyü Yöneticisi Mustafa Ali Yurdupak ise Jolly ile yapılan iş birliği kapsamında şu şekilde konuştu; “30 yılı aşkın süredir turizm sektörünün öncü seyahat acentalarından birisi olan Jolly ile iş birliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Jolly ile sürdürülebilir turizm alanında farkındalık oluşturmak amacıyla uzun soluklu bir yolculuğa çıktık. Çevreye duyarlı bir turizm anlayışı ile hareket ederek ortak mirasımızı korumak ve gelecek nesillere aktarmak, sürdürülebilir turizm ilkelerinin benimsenmesi ve Küresel Amaçlar’a ulaşılması konusunda yürüteceğimiz çeşitli faaliyetler ile ülkemizde geniş çaplı bir farkındalık yaratabileceğimize inanıyorum”.

Mirasım Türkiye’nin herkesi sorumlu turist olmaya davet ettiği ve gelecek nesiller için daha iyi yarınlar bırakmaya davet ettiği reklam filminin de gösterimini yaptı. Jolly Pazarlama Direktörü Yasemin Develioğlu da “Çocuklarımızı ülkemizin zengin tarihi, kültür ve biyolojik zenginliliği konusunda eğiteceğiz. Sorumlu turist yetiştimek için çocuk yaştan başlanılması gerektiğine inanıyoruz. Bilmediğimizi sevemez, sevmediğimizi koruyamayız. O yüzden önce bu zengin mirası çocuklarımıza öğretip sevdireceğiz ki gelecekte sahip çıksınlar”.

UNDP Türkiye İletişim Bölüm Başkanı Dr. Faik Uyanık ise şunları söyledi: “UNDP olarak Türkiye’de sürdürülebilir turizm alanında uzun süredir sürdürdüğümüz çalışmalarımıza eklediğimiz bu yenilikçi ortaklık nedeniyle çok mutluyuz. Mirasım Türkiye projesinde faaliyetlerimizin önemli bir kısmı iletişim ve savunuculuk üzerine odaklanacak. Bireylerin turizm yoluyla yerel topluluklar ve gezegene olumsuz etkilerini ortadan kaldıracak tutum ve davranış değişikliğini sağlamak, en önemli amacımız.”

Dubai’nin yeni gözdesi “St. Regis Dubai, The Palm”  

Dubai’nin yeni gözdesi “St. Regis Dubai, The Palm”

Marriott International otel grubuna bağlı St. Regis Hotels & Resorts ailesinin en yeni üyesi St. Regis Dubai, The Palm açıldı.

Birbirinden ihtişamlı 264 odası ve 26 süiti ile dünyaca ünlü Palm Jumeirah Adası’nda hizmet verecek olan otel yenilikçi tasarımı, enfes lezzetleri ve sunduğu mükemmel deneyimleri ile öne çıkıyor.

Otel her türlü damak zevkine hitap eden geniş restoran, bar ve lounge seçkisi ile canlı bir lifestyle destinasyonu olarak öne çıkıyor. St. Regis markasının görkemli kutlama geleneğini sürdüren geniş bir balo salonunun yanında, kapalı etkinliklerden, iş toplantılarına kadar her çeşit toplantının düzenlenebileceği, son teknolojiyle donanmış toplantı odaları ile otel, misafirlerinin tüm ihtiyaçlarına çözüm sunuyor.

St. Regis Dubai, The Palm, dünya standartlarındaki alışveriş merkezi Nakheel Mall ile bağlantılı, 52 katlı çarpıcı bir simge yapı olan The Palm Tower’ın ilk 18 katında yer alıyor. İkonik adanın 240 metre yukarısında, kulenin 52. katında yer alan The View at The Palm’dan ise misafirler şehir silüetinin 360 derecelik panoramik manzarasının tadını çıkarabiliyor.

Avantgarde Yalıkavak yeniliklerle açılıyor

Avantgarde Yalıkavak yeniliklerle açılıyor

Bodrum’un en sakin ve huzurlu koylarından biri olan Küdür’de bulunan Avantgarde Yalıkavak, yenilikleriyle sezona kapılarını açıyor.

Deniz kenarındaki manzaralı geniş alanları, çim bahçesi ve göz alıcı sahiliyle sadece damağa da değil, göze de hitap eden Ace Restaurant, baş şefi Hakan Canpolat’ın tarifleriyle bu yazı unutulmaz kılan mekanlardan biri olacak.

Pause Travel

Her sezon değişen ve yenilenen ‘comfort food’ menüsüyle, mevsimin en güzel ürünlerini gurme tatlara dönüştüren Ace Restaurant&Bar, sadece fine-dining konseptiyle değil, gün boyu sunduğu ‘sin menü’süyle de günün her saatini özel bir lezzet deneyimine dönüştürüyor.

Pause Travel

Avantgarde Collection Patisserie Chef’i Cafer Doğan’ın elinden çıkan benzersiz lezzetlerse, size eşsiz bir deneyim yaşatacak. Özellikle artizan ekşi mayalı ekmekler, bağışıklık güçlendirici sağlıklı raw tatlıları (hurma, incir, avakoda gibi meyvelerden) ve günün her saatinde sunulan granolalı süzme yoğurtlu ve ballı fresh tatlılar, lezzeti ararken sağlıktan da vazgeçmeyenlerin tercihi olacak. Bu yazın favorisi olmaya aday ızgara ananaslı margarita, tropical extension, tarhunlu gin gibi özel kokteyller ve Avantgarde Collection Yiyecek İçecek Direktörü Zeynep Karakuş’un önerdiği butik Türk şarapları seçkisi, tatil keyfini ikiye katlayacak.

Pause Travel

Açık Hava Sinema & Popcorn Geceleri, bu yıl da Avantgarde’da. Film seçkisi için takipte kalın.

İstanbul’un yenisi Sheraton İstanbul Levent

İstanbul’un yenisi Sheraton İstanbul Levent

Marriott Bonvoy portföyündeki 30 olağanüstü marka arasında yer alan Sheraton Hotels & Resorts Sheraton İstanbul Levent’i hizmete girdi .

Lobi Sheraton İstanbul Levent’in kalbi

Otel’de “Halk Meydanı” olarak yeniden hayal edilip tasarlanan bu bütünüyle açık alan kendine has bir enerji ve aidiyet hissiyatı yaratarak insanları bir arada ya da diğerleri arasında kendi başlarına olmaya davet ediyor. Aralarında Seçkin Prim’in de yer aldığı çağdaş Türk sanatçılarının orijinal eserleri otelin çeşitli yerlerinde görsel ilham uyandırıyor.

Sheraton İstanbul Levent, Sheraton’un yeni vizyonunu yansıtan ana unsurların çoğuna sahip. Bu unsurlardan biri lobide amaca yönelik çalışma alanı sunan çekici bir paylaşımlı masa.  Bu geniş paylaşımlı masa misafirlerin hem çalışıp hem de bir şeyler yiyip içerken mekanın enerjisiyle şarj olmalarına ortam sağlıyor.

Kahveden kokteyllere bütün günü kapsayan bir menü ile hem bar, hem gurme kahvelerin hazırlandığı bir kafe, hem de market olan The Goblet & Cup otelin sosyalleşme merkezi.

Pause Travel

Otelin 248 odasının tamamı ferah ve aydınlık

Ev sıcaklığında tasarlanan tüm odalarda siyah metal dokunuluşlarla vurgulanan yumuşak, açık renk ahşap tonları kullanılmış. Misafirlerin keyifle kullanacağı mobil anahtar gibi modern donanımların yanı sıra, Sheraton Uyku Deneyiminin bir parçası olan platform yataklar, çay ve Nespresso kahve makinası gibi bir Sheraton konaklamasından bekleyecekleri tüm konfor unsurları odalarda mevcut.

20. katında panoramik İstanbul ve Boğaz manzaraları eşliğinde huzurlu ve aynı zamanda lüks bir ortam hazırlanmış. Sabah kahvaltı, akşam ordövr, ve gün boyu içecek ikramlarının yanı sıra ayrıcalıklı imkanlar sunulan bu özel alanda hem çalışmak, çalışma arkadaşlarıyla birlikte verimli işler ortaya koymak, hem de arkadaşlarla buluşmak ya da sadece dinlenip günün stresini atmak mümkün.

Pause Travel

Sheraton İstanbul Levent mutfak

Türkiye’nin paylaşımcı kültüründen, sıkı ve kuvvetli bağlarla birbirine kenetlenme geleneğinden esinlenen Doğu Akdeniz mutfağı restoranı Levantino, Akdeniz, Orta Doğu ve Türk spesiyallerine ek olarak  İtalyan Şef Giovanni Terracciano’nun sihirli dokunuşlarıyla ev yapımı makarnalar, gurme İtalyan pizzalar ve benzersiz risottolar sunuyor. İtalyanca Levante kelimesinden türetilen tarihi isim doğan güneş anlamına geliyor.

Gym ve Spa

Misafirler, 7/24 hizmet veren, TechnoGym ekipmanlarıyla donatılmış, son teknoloji harikası Spor Merkezinde grup dersleri ya da bireysel dersler eşliğinde  fit ve zinde kalıyorlar. Sheraton’a özel Spa markası Shine Spa, 6 adet masaj ve terapi odası, 4 buhar odası, 2 sauna ve geniş bir kapalı yüzme havuzuyla misafirlerin rahatlayıp tekrar canlanacakları özel terapiler ve dinlendiren masajlar sunuyor.