Türkiye’nin güzel koylarını ve tarihini Jolly ile gezin

Türkiye’nin güzel koylarını ve tarihini Jolly ile gezin

Bahar aylarıyla birlikte Türkiye’nin en güzel koyları, denizleri, gölleri, adaları, kanyonları, köyleri ve binlerce yıllık tarihi ile buluşmaya ne dersiniz? Jolly’nin Kuzey Ege Turu ile bu mümkün.

Turun ilk rotası Bozcaada olacak. Posedion’un üflediği rüzgarların kıyılarını dantel gibi şekillendirdiği Bozcaada’da ilk durak tüm ihtişamıyla gezginleri karşılayacak olan Bozcaada Kalesi olacak. Ardından Rum Mahallesi ve Eski Türk Mahallesinin ara sokaklarında dolaşarak geçmiş Bozcaada yaşamının izlerini arayacaksınız. Bozcaada’dan ayrılmadan önce mutlaka meşhur reçellerini ve kurabiyelerini tatmalısınız.

Bir sonraki rotada ise 238 metre yükseklikte andezit bir kayaç üzerine kurulmuş olan Assos Antik Kenti’nin akropolüne çıkıp antik dönemin İlk Dor Düzeni ile yapılmış olan Athena Tapınağı sizleri karşılayacak. Dileyen gezginler köy içerisinde kentin meşhur fincanda pişen sakızlı Türk kahvesini yudumlayabilir ya da alışveriş yapabilirler.

Seyahat tutkunlarının bir sonraki rotası Ayvalık… Ayvalık’ta tekne sizleri karşılayacak ve ardından Hakkı Bey yarımadası, Cunda Adası, Pınar Adası, Kara Ada, Maden Adası, Ortunç Koyu, İncirli Adası gibi koyların güzelliğine kendinizi bırakabilir, güneşin tadını çıkarabilirsiniz.

Cunda… Rum evlerinin arasından geçerek Taksiyarhis Kilisesi’ni ölümsüzleştirerek Aşıklar Tepesi’ne ulaşacaksınız. Cunda’nın güzel sokaklarında yürüyüp sakız dondurması ve lokmasını tadabilirsiniz.

Bir sonraki rotada ise Çanakkale Savaşı’nın izlerini görme fırsatı bulacaksınız. Ayrıca  Eski Hisarlık Burnu üzerinde yer alan Çanakkale Şehitler Abidesi, 57. Alay Şehitliği, Conk Bayırı ziyaret edilecek yerler arasında.

Bu yıl bahar ve yaz mevsiminde Ege’nin kollarına kendinizi bırakmak istiyorsanız valizinizi hazırlamaya başlayın! Jolly ile Ege’nin en güzel manzaralarını keşfedecek ve jeep safari yapma imkanı bulacaksınız. 3 gece ve üzeri konaklamalı Kuzey Ege Turları, birçok ilden çıkışlı, uçak ve otobüs ulaşım alternatifi ile 1.099 TL’den başlayan fiyatlarla siz gezginleri bekliyor.

SunExpress’den avantajlı fiyatlar

SunExpress’den avantajlı fiyatlar

Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, yeni uygulaması SunSave ile misafirlerine daha avantajlı fiyatlarla uçma imkânı sunuyor.

Bu uygulama ile SunExpress yolcuları, her ayın ilk Çarşamba gününde diledikleri dış hat destinasyonlarına daha uygun ücret tarifesi üzerinden rezervasyon yapabiliyor.

Çarşamba gününden Cuma gününe kadar 72 saat boyunca geçerli olacak bu özel fiyat teklifini, her ayın ilk Salı gününde internet sitesi ve mobil uygulama üzerinden duyuracak olan SunExpress, aynı kanallar üzerinden geri sayım başlatarak promosyondan yararlanmak için kalan süreyi misafirleriyle paylaşacak. SunSave ile mevcut ücret tarifesine göre çok daha avantajlı fiyatlarla seyahat eden yolcular, aynı zamanda ücretsiz bagaj hakkından da yararlanacaklar. Yaklaşan SunSave günleri şu şekilde: 5 Mayıs, 2 Haziran ve 7 Temmuz.

SunExpress Satış Müdürü Michael Schober, “Dünyanın en iyi tatil havayollarından biri olarak daima seyahat etmeyi daha cazip hale getirmenin ve turizme daha fazla destek olmanın yollarını arıyoruz. Nisan ayında Çarşamba günü sunduğumuz SunSave uygulaması, misafirlerimiz tarafından yoğun ilgi gördü. Şimdi ise bu uygulamayı her ay düzenlediğimiz bir indirim kampanyası geleneğe dönüştürmekten büyük heyecan duyuyoruz” dedi.

Toro Latin Gastro Bar yenilendi

Toro Latin Gastro Bar yenilendi

Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul bünyesinde yer alan, Dünyaca ünlü restoratör Richard Sandoval imzalı Toro Latin Gastro Bar, Latin Amerika ve Asya mutfak kültürünü yepyeni atmosferinde misafirleriyle buluşturuyor.

250 yıllık tarihi hamam binasının restore edilmesiyle yenilenen konseptine kavuşan Toro Latin Gastro Bar, misafirlerine sunduğu Boğaz manzaralı terası ve barı ile unutulmaz bir deneyim vadediyor. Menüde yer alan sıradışı lezzetlere, yetenekli barmenler tarafından hazırlanan el yapımı kokteyller eşlik ediyor. Latin Amerika kültüründeki büyük ve yakın aile kavramını yansıtan tadımlık tabaklar misafirlere Pan-Latin ve Asya mutfaklarının lezzetini daha yakından tanıyıp, paylaşarak, deneyimleme imkanı sunuyor.

Peru Mutfağı’na özgü sushiler ve  bölgeye özel ceviche’lere ek olarak “Dry Aged” olarak bilinen kuru dinlendirilmiş et seçenekleri  Toro Latin GastroBar’ ın imza lezzetleri arasında yer alırken, özel olarak hazırlanan kokteyller geceyi renklendiriyor. Başlangıçlarda Kabukşu Yengeç Taco ve çıtır karides dikkat çekerken; Ana yemeklerde Dana Hibachi, Kuzu incik ve Kaya Levreği şefin özel tabakları arasında yer alıyor.

Toro Latin Gastro Bar, Latin Amerika ve Asya mutfağının eşsiz gurme deneyimlerini, büyüleyici atmosferinde deneyimlemek isteyen misafirlerini bekliyor.

Annelik hayat boyu yapılan bir anlaşma

Annelik hayat boyu yapılan bir anlaşma

Sesiz ve derinden ilerleyen bir isim… Hollywood’da ünlü oyuncuları koçlarıyla çalıştı. Profesyonel oyuncular için düzenlen özel workshopların hepsine katıldı. Mesleki anlamda kendini sürekli yeniliyor. Bu süreçte geçmişten gelen resim yapma sanat yönünü de eş zamanlı besliyor, sürdürüyor.  “Sinema içinde bütün sanatları barındırıyor” diyor. Uzun bir aradan sonra ikinci sergisi yakında sevenleri ile buluşacak… Sergiden elde edeceği gelirle okul kütüphaneleri açmak istiyor.

Oyunculuk okulu hayalinde ve bilgi birikimlerinde olan yani işin sessiz ve derinden ilerleyen kısmı..  Bütün bunlar olurken; hayatın en güzel sanat olayını “çocuk yapmak, annelik” olarak tanımlıyor.  Çocukların gelişimini birebir gözlemlemek, anı yaşamak için televizyon ve sinemaya düzenli set çekim çalışmalarına ara veren sevgili Gülseven Yılmaz yeniden Türiye’de… Pause derginin bu ay ki kapak konuğu sevgili dostum Gülseven Yılmaz ile siz kıymetli okurlarımız için konuştuk. Sizler için çok keyifli bir söyleşi yaptık.

 Oyunculuk çocukluk hayaliniz olan bir meslek miydi?  Bir Rol modeliniz, ilham kaynağınız oldu mu?  Evet oyunculuk çocukluk hayalimdi. Çok merak ederdim. İnsanlar televizyonun içine nasıl sığıyorlar, küçülüp mü giriliyor diye. Gerçek hayatta küçük küçük insanlar var ve bir tek onlar televizyonun içinde yasayabilirler zannediyordum. Orada da başka bir dünya olduğunu düşünüyordum. Babam haberleri hiç kaçırmazdı. Ben de haber spikerleri ne güzel konuşuyor diye onları dinlemeyi se verdim. Bir gün televizyonun içine girip orada olmak hayalim, isteğim hep olurdu.  Ben küçükken ilham aldığım biri olmadı.

En çok hangi tür filmleri seversiniz? Son zamanlarda bilim kurgu filmleri ve dizilerini seviyorum. Bazen çok kafamı yormak istemediğimde romantik komedi tarzında filmleri seçiyorum. Tamamen ruh halime göre film seyrediyorum.

Sitcom yaparken eğlenceli işler sürerken;  Acı Hayat, Doktorlar gibi çok uzun süreli dizilerde farklı rollere hayat verdiniz. Bu geçişlerde zorlandığınız mı? Bahseder misiniz?

 Eğlenceli isler yapmak çok daha zevkli. Sitcom tecrübem de var. Uzun süreceğine inandığım islerde çok ağır dramatik isler olmamasına özen gösterdim. Çok uzun saatler çalıştığımız için rollerimiz üstümüze yapışabiliyor bazen. Bu rollerden çıkamayan oyuncular da var. En çok kabadayı rollerinde oynayıp gerçek yaşamlarında da öyle davrananları bazen magazinciler bile yakalıyor. Tekliflerin senaryolarını okuduktan  sonra bu karakteri ben sevdim mi diye bakarım hep. Bu karakterin neresi ilginç, dizide bu karakteri nasıl yönlendirebiliriz sorularından sonra hislerime göre secim yaparım. Benim için komedi oynamak da kolay, drama da kolay.

Sonra stüdyo çekimlerine bir anda her şeye ara verdiniz? Neden?  Aile kurmak istedim. Çocukları çok seviyordum ve çocuk yapmak istedim. Zirvede bıraktı derler ya hani benim için de benzer bir durum oldu. Şartlar çok ağırdı. Çok uzun saatler film çekimleri oluyordu. Senaryolar birbirinin tekrarı gibi olmaya başlamıştı. 18 tane dizi teklifi ve 8 tane başrol teklifi aldım doktorlar dizisinden sonra. Bu fırsatları değerlendir sonra çocuk yaparsın dediler. Sinema sektöründe yeterince tatmin olmuştum ben ve anne olmak istiyordum. Kadınların biyolojik saati vardır ya benimki çalıp duruyordu anlayacağınız. Tamamen isleri bırakmadım ama isteyerek hamile kalınca o  her zaman istediğim çocuğumu doğurmak için Amerika’ya gittim. 1 sene sonra yine dizi, sinema yaparım diye düşünüyordum. Ama insanın kendi bebeğini kucağına aldığında nasıl bir eşsiz mucize yaşadığınıza inanamıyorsunuz. Ayrıca; bebeği büyütmek, çocuk yetiştirmek çok zevkli geldi. O ağzından çıkan ilk kelimeler anne baba demesi bunları kaçırmak istemedim. Büyüdükten sonra değil, büyütürken daha çok şey verebilirim çocuğuma diye düşündüm. Çok önemli bir iş yapıyordum; annelik… Ben de çalışmayı her gelen teklifte erteledim. Anı yaşamak vardır ya ailemle anı yaşadım.

 Annelik size neler hissettirdi? Nası tanımlarsınız bu olay ve sonrasını? İngilizcede çok sevdiğim bir laf var, annelik için onu söylemek istiyorum. Lifetime commitment, yani hayat boyu yapılan bir anlaşma, sözleşmedir annelik. Anne olunca sorumluluklarım arttı. Bebekken her kucağıma aldığımda göz  göze saatlerce bakışırdık. Hep duyarız ya uyurken bakardım diye, ben çocuklarıma uyanıkken daha çok bakardım. Çocuklarımın büyüdükçe her anini onlarla yasamak istedim, tadını çıkardım anlayacağınız.

Kaç çocuğunuz var? İsimleri nedir?

İki çocuğum var. Efe 8,5 yaşında ve Mars 3,5 yaşında.

İki erkek çocuk annesi olarak sorumluluklarınız büyük, çocuklarınızı yetiştirirken en çok neye dikkat ediyorsunuz? Yaratıcılıklarının büyüdükçe köreltilmemesine dikkat ediyorum. Dadılara  hemen çocuk gelişimiyle ilgili benim çok beğendiğim kitapları veriyorum. Okullarını ve öğretmenleri ona göre seçiyorum. Hayal kuran, herkes gibi düşünmeyen, fark yaratacak saygı sevgi dolu çocuklar yetiştirmeye çalışıyorum.

Çocuklarınızla aile zamanını nasıl geçiriyorsunuz? Birlikte yapmayı en sevdiğiniz etkinlik nedir? 

Bisiklete binmek. Santa Monica da sahilde bisiklete binmek.

Çocuklarınızda sanata eğilim  var mı? Gözlemleriniz ne yönde size sinyal veriyor? Mesleki konuda anneye mi babaya mı çekmişler? Ahahaha çok güzel bir soru. Eşim  inşaat mühendisliği okumuş ama piyano çalıyor, Naile halaları otel sahibi ama seramik sanatıyla ilgileniyor. Bizim ailemizdeki tek sanatçı ben değilim yani. Efe gitar çalıyor ve çok yaratıcı bir çocuk.  Disney çocuğu yetiştiren ajanstan teklif geldi Efe ye ama ben çok erken yasta baslarsa psikolojik olarak etkilenir diye düşündüm. Mars çok çabuk moda giriyor sahne ve mikrofon seviyor.  YouTube kanalını çok istediler. Birlikte çok doğal videolar çekiyoruz, çocuklar bu çalışmalara bayılıyorlar. YouTube da olmayı seviyorlar. İlerleyen zamanlarda ne istiyorlarsa onu destekleriz. Severek yaptıkları isleri olsun.

Amerika’da çocuklarınızı büyütürken,  onların büyümesini birebir gözlemlediniz bu muhteşem bir hayat kazanımı… Peki kendi kişisel ve mesleksel gelişiminizi de farklı yönlerden destekleyen çalışmalar yaptınız mı? 

Elbette yaptım, profesyonel aktörlerin gittiği workshoplara gittim. Oyuncu koçlarıyla çalıştım. Stella Adler, Eric Morris tekniklerini öğrendim. Bradley Cooper in oyuncu koçu Anthony Meindl ile ve Halle Berry’nin oyuncu koçu Margie Haber’le çalıştım. George Clooney’in gittiği Beverly Hills playhouse sahne sanatları eğitimini de aldım. Bu stüdyoların profesyonel aktörler için özel sınıfları oluyor hepsine katildim. Neden yaptığıma gelince bizim işimiz spor yapmak gibi, kasları aktif tutmak lazım. Hem kendimi geliştirdim hem de bir gün bu bilgileri aktarabileceğim bir okul açarım diye düşünüyorum.

Sinema film sektörüyle alakalı orada en çok dikkatinizi ne çekti? 

Setlerdeki konfor. 8 saat çalışma kuralı. Büyük kameralar ve ışıkların araçtan indirilip çekim yerine kadar insan gücü yerine özel tekerlekli taşıyıcı küçük araçlar olması.

Yabancı oyunculardan en sevdikleriniz hangisi?

İşini askla yapan her meslekten herkesi seviyorum. Cate Blachett’ in bende ayrı bir yeri var.

Hollywood’un ünlü oyuncularından dostlarınız yakın arkadaşlarınız oldu. Biraz bahseder misiniz? 

Lion King, little Arthur filmlerinin yapımcı ve yönetmeni arkadaşım. Ev partilerinde bizi de hep davet ederler. Steve Tyler in yakın dostu benim de iyi arkadaşım.  Onların özel davetleri olur. Bu davetlerden birinde Sharon Stone, Leonardo di Caprio da vardı. Bu dünyaca ünlü isimlerle aynı ortamda bulunmak, sohbet etmek çok keyifli… Az sayıda ve ayni ortamda olduğunuz bu davetlerde herkese eşit davranmanız gerekiyor.  Bu benim tespitim. O zaman arkadaşınız gibi yakın davranıyorlar. Rahat olabiliyorlar. Sohbet ediyorsunuz. Arkadaşlık kurabiliyorsunuz. Bunun için de hayran gibi davranmamanız gerekiyor.

Oradaki yakın arkadaşlarınızdan birisi de ünlü şarkıcı Michael Jacakson’un menajeri?  Nasıl arkadaş oldunuz? Sizin görüşmelerinizle nasıl ilgilendi? Nasıl oldu bu hem iş hem dostluk kurulumu?

Evet Jeffre Phillips benim arkadaşlarımdan biri… Beni tanıdığı için mesleğimi de biliyor, ben orada neler yapabilirim diye konuşma konusu yapardı. İşinde çok başarılı bir menajer ve ayni zamanda yapımcı. Showreel vermiştim kendisine. Benden 3 şey çıkarabileceğini söyledi. Hiçbir şekilde audion a gitme dedi. Aksanın olduğu için verecekleri roller seni tatmin etmez ama sana yazılmış özel bir senaryo ile karşına George Clooney gibi birini koyup az bütçeli güzel bir romantik komedi yapabiliriz, bununla Hollywood a adim atmış olursun ve arkası gelir zaten dedi. En büyük iddiası hem Avrupalı, hem İspanyol hem de doğu kültürüne hitap edebilecek çok avantajlı bir yüzüm olduğunu söyledi. İyi bir başlangıçla yolumun çok açık olacağını belirtti. Showreelimi seyrettikten sonra bana çok iyi mi dans ediyorsun diye sordu ve bunu hiç unutmam. Çok şaşırmıştım çünkü gerçekten çok iyi dans ederim bu arada. Bunu çok kısa bir görüntüden anlamış olması,  ne kadar iyi gözlem yapabilen bir menajer olduğunun bir kanıtı bence… Sesi mi de beğeniyordu. Albüm yapalım diyordu.  Ve her gün hangi saatlerde ne zaman ne yapmalıyım? Ve trainer ve voice için kimlerle çalışacağıma, sahne kostümlerimde kimlerle çalışacağımın isimlerine kadar hazırladığı planlamayı benimle paylaştı. İlk defa bu kadar profesyonel bir teklifle karşılaştım. Her şey en ince detaylara kadar düşünülmüş olan planlamada, bir sene sonra çıkartacağımız albümle  nerede olacağımı, konser stratejilerimize kadar anlattı. “Bunu seçersen burada da yolun açık” dedi. Üçüncü seçenek de reality show yapabiliriz marka işbirlikleri çalışabiliriz dedi. Ben workshoplara gidiyordum, bana “değerli bir iş adamının eşisin ama mesleğini yapmak isteyen bütün dünyadan oyuncu olmak için Los Angeles’ a gelip şansını deneyen tüm oyuncuların sesi olursun, ilginç bir hayatin var” dedi. Ve bu çok dikkat çeker diye bayağı konuştu bizimle.  Görüşmelerimiz devam ederken tam o dönemde ikinci çocuğa hamile kalınca, Allah’ın bizim için başka planları varmış deyip teklifi rafa kaldırdım. Dostluğumuz devam ediyor.

Hollywood’dan teklifi aldınız. Teklifi geri çevirdiniz? Hatta bu konuda aile dostunuz Michael Jacakson’un menajeri bile sizi ikna edemedi. Neden? 

İkna etti aslında hatta biz planlar yaptık ama ben ikinci çocuğuma hamile kalınca teklifler öylece kaldı. Sanat yaratmak demek…  En büyük yaratım da çocuk yapmak bence…

Pandemi döneminde ülkemize dönüş yaptınız? Tüm dünyada bir kapanma oldu. Hayat eve sığar dedik. Bu dönemde neler yaptınız?

Mart 2020 de kapanma olduğunda pek çok şeyi sorgulamaya başladık. Los Angeles’ta günlük hayatimiz çok fazla dışarda akıştaydı. Ev ne kadar müstakil ve konforlu olursa olsun evde yasamayı çok seven insanlar değiliz. Her yaz zaten Türkiye’ye geliyorduk. Aile otelimiz Hilton Dalaman ve tekne de vakit geçiriyorduk. Yine haziranda geldik fakat USA da okullar açılmadı, restoranlar kapalı, her şey keyifsiz dolayısıyla kışı da burada geçirelim dedik. Bütün kış otel kapalıydı ama kendimize burada bir düzen kurduk. Bisiklete bindik, kapalı havuzda yüzdük, burada otele ait hayvanat bahçesi var her gün onlara gittik kuzular, tavşanlar, kopekler çocuklara çok iyi geldi. Çocukların hep istediği YouTube kanalımızı yayına başlattık. Ben ikinci resim sergim için eserler ürettim. Bizim için çok verimli geçiyor aslında.

Düzenli Spor yapar mısınız? Beslenmenize dikkat eder misiniz? 

Ah iste o konu… Haftada iki gün hocayla çalışıyorum, diğer günler kendim spor yapıyorum. Biz bu süreçte restaurantın birini açık tuttuk ve aşçı çalıştırdık. Bu konforlu ama çok kotu bir karardı. Çünkü;  kuzu incik, güllaç, içli köfte ne kadar özlediğim Türk yemeği varsa yedim. Los Angeles’a döndüğüm zaman bu yemekleri bulamayacağım diye akışa bıraktım umursamıyorum.

Sizi tekrar farklı roller de görmek mümkün olur mu? Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Elbette… Bu sene iki teklif aldım ama İstanbul’da olmadığım için ve tabii pandemi nedeniyle değerlendirmedim. Sanat benim olmazsa olmazım. Kendimi sanatla ifade ediyorum.

Pandemi döneminde televizyon izlenme oranları çok arttı. Ülkemizde bu dönemde diziler de adeta bir birleriyle yarışıyor… Hollywood’dan edindiğiniz izlenimlerle değerlendirdiğinizde ne düşünüyorsunuz? 

Televizyon bence tamamen bitti. Hiçbir zaman benim çalıştığım dönem gibi olmayacak. Hala ayni konularda sabit duruyor Türk sineması. Hep yapılanlar üzerinde yani sürekli güvenli sularda gezildiği surece de gelişemeyecek. Tarihimiz, topraklarımız ve bir sürü köklerimizden gelen farklılıklarımız var. Biraz bunlara çalışılmalı. Topraklarımızda çok değerli insanlar yaşadı. Onların hikayelerine girilmeli diye düşünüyorum. Biz bilim kurgu yapamayız. Arkadaşlarının farklı düşüncelerine bile tahammülü yok insanların. Ama değerlerimizi iyi kullanıp fevkalade güzel işler yapabiliriz.

Beğendiğiniz dizler ve oyuncular var mı?

Snowpiercer gözdem su aralar.

Tekrar tekrar seyrettiğiniz dünya sinemalarından filmler var mıdır? İlk aklınıza gelen hangisidir?

Party filmi Peter Sellers… Her seferinde gülüyorum. İyi ki sordunuz çok uzun zamandır seyretmemiştim.

Sizi en çok ne motive eder?

Bilmediğim şeyleri deneyimlemek. Seyahat etmek gibi..

Yeni projelerinizden bahseder misiniz?

Yakında bir sergim olacak. Çok heyecanlıyım. Bir youtube kanalım var. Lifestyle yayın yapıyorum. Her şeyi kendim yaptığım için biraz zorlanıyorum. Yaparken öğreniyorum. Mesela bir videomda tripodun kamerayı koyduğum yerinindeki vida gevsek kalmış, kamera eğilmiş yavaş yavaş ama umursamıyorum onu da yayına koyuyorum. Daha samimi ve neler yaşıyorsak onlar var videolarımda. Hiçbir şeyi planlı çekmiyorum. Pandemide arkadaşlarımızla görüşemeyince kendime böyle bir iletişim kurdum belkide…

Buradaki amacınız nedir? Gülseven Yılmaz Yotube kanalımda Her hafta 1 video yayınlamak, algoritma için gerekliymiş. Dedim ya bir taraftan da öğreniyorum diye. Seyahatlerim, yeme içme, kullandığım ürünler, çocuklarla yaptığımız aktiviteler, bazı konulardaki fikirlerimle ilgili konuşmalar da çekeceğim yakında, biraz oyunculuk tekniklerinden bahsedenim belki. Canim nasıl isterse öyle ilerliyor. Vlog gibi düşünebiliriz. Kanalım para kazanmaya başlayınca ihtiyacı olan çocukların eğitimine katkıda bulunmak ve okullara kütüphaneler yaptırmayı hedefliyorum.

Hayat felsefenizi nasıl tanımlıyorsunuz? 

Bugün güzelse, yarın zaten güzel olur. Her gün  bir şeyle  tatmin olmuş olarak günü bitirmeye çalışıyorum. Strese girmeden tabiki. Küçük mutluluklarım var benim, istediğim bütün büyük şeyleri başardım.

En çok ne hakkında endişelenirsiniz?

Eskiden çok endişelerim vardı. Çocuklar için en iyi okulu buldum mu? En doğru yerde mi yaşıyorum? Çok araştırmacı bir insanım ve bir insan niye çok araştırma yapar endişeden aslında. Daha

iyisini kaçırmamak için. Pandemi bana sunu öğretti; her ne oluyorsa iyidir. Herkesin doğrusu senin doğrunla eşleşmeyebilir. İsteklerim diğer insanlarınkinden farklı olabilir. Çok sorgulamadan ne istiyorsan yap. Küçük büyük şeyler çok fark etmez.

Başarıyı nasıl tanımlarsınız ve kendi başarınız nasıl ölçümler siniz?

Bir hedefe ulaşmak başarıdır. Koyduğum her hedefe fazlasıyla ulaştım.

Hayatınızda yaşadığınız en iyi şey nedir?

Esim Mustafa’yı tanımak. Problem çözme biçimi, olaylara bakış açısı, pozitif yaklaşımı, sınırsız düşünme biçimi, sevgisi hayatıma renk katıyor. Bu hayattaki yaşadığım en iyi şey sevgili çocuklarımın babası kıymetli eşimi tanımak.

 Şimdilerde pek yapmıyoruz ama seyahat etmeyi sever misiniz? 

Bayılırım.  70 -80 ülke gördüm.  Seyahat benim terapim.

Şu anda en çok nerede olmak istersiniz?

Caffe luxxe  da kahve içmeyi çok özledim.

Hayattan aldığınız en önemli öğreti ne oldu? 

Genel doğrulardan uzak dur, kendi doğrularının pesine düş.

 Refik Anadol’ un çok ses getiren güncel sergisi için ne düşünüyorsunuz? Dijital gelişmeler sanatla bütünleşmeli mi? 

Sanatın girmediği yer çok sıkıcı olur. Sanat baktıkça baktırır bir çeşit büyü gibi. Dinlettirir, izlettirir. Dijital gelişmeler sanatla bütünleşmeli elbette. Sanatla her şey halka iner. Sanatla içiçe olan halk sanat yapmasa bile biz o şehirlerde o estetiği görürüz.

Sizce başarının sırrı nedir?

Hedefe giden yolu bulup ısrarla o yolda yürüdüğünüzde, yoldaki fırsatları iyi değerlendirdiğinizde, yolda sevmediğiniz şeyler olduğunda pes etmediğinizde başarılı olursunuz.

Anneler günü için ne mesaj vermek istersiniz okuyucularımıza?

Hayatımızda aldığımız tüm kararlar annelerimizden yıllarca aldığımız uyarılar üzerine kuruludur. Güzel öğretileri olan bütün annelerin anneler günü kutlu olsun.

Ruhsal ve bedensel iyileşmenin adresi Six Senses Kaplankaya

Ruhsal ve bedensel iyileşmenin adresi Six Senses Kaplankaya

 Six Senses Kaplankaya, ruhsal ve fiziksel iyileşmeyi hedefleyen sürdülebilirlik felsefesi ışığında sunulan izole ve benzersiz deneyimleri ile 1  Mayıs  itibariyle misafirlerini bekliyor.

Six Senses Kaplankaya; Fiziksel ve ruhsal iyilik halini bir bütün olarak değerlendiren Six Senses Kaplankaya, doğa ile yeniden bağ kurmayı hedefleyen ritüellerle alışılmışın dışında bir deneyime davet ediyor. Bütünsel wellness deneyimi anlayışı ve SPA’sıyla Ege’nin eşsiz doğasında beş özel koyda konumlanan kum plajları ve doğayla bütünleşen modern dizaynıyla konuklarını ağırlayan Six Senses Kaplankaya, markanın uluslararası sürdürülebilirlik felsefesi ışığında kusursuz bir konaklama deneyimi sunuyor. Bağışıklık Sistemini güçlendiren, zihinsel dinlenme ve dinginliği hedefleyen programlarına ek olarak; detoks, fitness ve kilo kontrol programları ile sağlıklı yaşam ritüelleri keyifli bir tatil ile buluşuyor. Alanında Dünyaca ünlü wellness uzmanları ve ödüllü şeflerin ziyaretleri ile renklenecek programlarla bu sezon Bodrum’da Six Senses Kaplankaya rüzgarı esecek.

Dr. Ranjan Kapoor yönetimindeki 10 bin metrekarelik alana sahip SPA alanında ruh ve bedeni bütün olarak değerlendiren ve doğaya saygılı wellness programları sunarken; Ayurveda ve yoga  konusunda dünya çapında bir uzman olan Dorelal Singh Thakur’un uzmanlığı misafirlerin hayatında kalıcı olumlu değişiklikler gerçekleştirmeyi amaçlıyor.  Konsept restoranları, zeytin ve servi ağaçlarıyla iç içe nefes kesen doğası, beş farklı özel koyda yer alan eşsiz kum plajları ve keyifli aktiviteleriyle misafirlerine dingin, sağlıklı ve unutulmaz bir tatil deneyimi sunuyor.

Uzmanlar eşliğinde yapılan fitness dersleri, sağlıklı yaşam söyleşileri, spor aktiviteleri, şeflerle birlikte yemek kursları, rehberler eşliğinde trekking, bisiklet gezileri, sürdürülebilirlik ve doğal kozmetik ürün hazırlama gibi özel atölye çalışmaları ile uzun dönem konaklama deneyimini paha biçilmez kılıyor.

Son teknoloji ürünü ekipmanlarla donatılmış farklı fitness stüdyolarında spinning, kardiyo, yoga ve pilates gibi özel fitness koçları eşliğinde yapılabilen aktivitelerin yanı sıra; basketbol, voleybol ve tenis kortları da otelde konaklayan spor tutkunları için farklı alternatifler oluşturuyor.

Ridge Odalar ve Rezidanslar

Otel binasından bağımsız kişiye özel teras, bahçe ve havuz seçeneğiyle sunulan; sağlık ve üst düzey hijyen kurallarına uygun olarak dizayn edilen Ridge Odaları kalabalıktan uzakta yenilenme ve eğlenme imkânı sağlıyor. Gün batımı manzarasıyla Ege Denizi’ne bakan bu odalar, çevresindeki doğa ile uyum içerisinde yer alıyor.

Sürdürülebilirlik felsefesi

Sürdürülebilirlik yaklaşımı kapsamında Six Senses Kaplankaya kendi içme suyunu kendisi üretiyor. Sıfır plastik yaklaşımını benimseyen otelde, neredeyse hiç plastik malzeme kullanılmıyor. Misafirlere Earth Lab’de ki atölye çalışmaları ile Six Senses felsefesini hissedecekleri deneyimler  sunuluyor.

Sağlıklı beslenme

Six Senses Kaplankaya, “Eat with Six Senses” programlarıyla Şef John Bakker imzalı menülerle misafirlerine tatil sonrasında da uygulayabilecekleri sağlıklı, dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme alışkanlığı sunuyor.

Six Senses Kaplankaya, kendi organik bahçesinden ve bölgedeki zeytin ağaçlarından, yerel balık pazarından ve çevre köylerden gelen doğal yiyeceklerden oluşan menüler sunuyor. Otelin bünyesinde farklı lezzetleri deneyimlemek isteyen misafirler için farklı konseptlerde restoranlar da bulunuyor.

Çocuklara özel

Çocuklar için hem otel binası içerisinde hem de kumsalda “Grow With Six Senses” adında iki ayrı çocuk kulübü bulunuyor. Çocuklara doğayla ve çevreleriyle bağ kurabilecekleri, çevre bilincini artıracak, hem fiziksel hem de zihinsel gelişimlerine katkı sağlayacak eğitici ve eğlenceli birçok aktivite sunuluyor. Fidan dikmek, çocuk yogası, doğal malzemelerle boyama ve kağıt geri dönüşümü bunlardan sadece birkaçı.

Fairmont Quasar Istanbul’dan Anneler Günü hediyesi

Fairmont Quasar Istanbul’dan Anneler Günü hediyesi

Fairmont Quasar Istanbul, 9 Mayıs 2021 Anneler Günü’nde annesine dinlendirici bir tatil hediye etmek  isteyenleri muhteşem lezzetlerin de dahil olduğu “Şehirde Tatil Keyfi Paketi”ni keşfetmeye davet ediyor.

Annenizle birlikte unutulmaz anılar biriktirip, modern hayatın yüksek temposuna huzurlu bir mola verebileceğiniz bu özel paket; ışıltılı şehir veya boğaz manzarasını gözler önüne seren zarif tasarımlı odalarda konaklama, Stations’da muhteşem bir kahvaltı veya odanızda sahur menüsü ve geleneksel Türk mutfağından lezzetlerin çağdaş yorumlarla sunulduğu Aila’da akşam yemeği veya iftar menüsünü içeriyor.

Detaylı bilgi için: 0212 403 85 00

Katar’ın tarihi yelkenlileri yenileniyor

Katar’ın tarihi yelkenlileri yenileniyor

Katar Ulusal Turizm Konseyi (QNTC)  40’ın üzerinde geleneksel Arap yelkenlisinden oluşan bir filoyu yenilemeye başladı.

Üç aşamalı proje kapsamında, Arap yelkenlilerinin yenilenmesi ile marinaların ve iskelelerin modernizasyonunun yanı sıra, mürettebat ve tekne kaptanları için sağlık ve güvenlik eğitimleri de yer alıyor.

Birinci aşama, geçmişte inci avcılığı, balıkçılık ve ticari taşımacılıkta kullanılan ruhsatlı 40 Arap yelkenlisinin restorasyonunu içerecek. Yenileme çalışmalarıyla konukların teknelerdeki deneyimi iyileştirilmekle birlikte teknelerin geleneksel dış görünüşü de korunacak. Yenileme çalışmaları son bulduğunda her bir Arap yelkenlisi daha çevre dostu hale gelecek; dizel yakıtın yerini güneş enerjisi alacak ve teknelere LED ışıklar takılacak. Tekneler, aynı zamanda, yolcu güvenliği ve konforu en üst düzeye çıkarılacak şekilde donatılacak.

Yenileme çalışmalarının tamamlanmasının ardından Arap yelkenlileri, ziyaretçilerin Doha’nın ikonik silüetinin nefes kesen manzaralarının keyfini denizden çıkarmasına olanak sağlayacak.

Nisan ayı itibari ile hizmet vermeye başlıyor

Nisan ayı itibari ile hizmet vermeye başlıyor

Bodrum Asarlık Mevkii’nin en sakin ve gizli noktasında konumlanan uluslararası otel zinciri Marriott International’ın, The Luxury Collection bünyesinde yer alan Bodrum’daki ilk resort oteli Caresse, a Luxury Collection Resort & Spa, Bodrum, 22 Nisan haftası itibari ile hizmet vermeye başlıyor.

Caresse Bodrum bünyesinde Tıp ve Ayurvedik Dr. Buğra Öktem işbirliği ile yapılacak “Dharma” Detoks Klinik, Mayıs-Kasım ayları arasında misafirlerine ruhen ve bedenen yenilenme ve aydınlanma fırsatı sunan uzun dönem bir program olacak.

Caresse Bodrum, bu sezon da premium oda servis ve hizmetleri, kendine ait plajı, kişiye özel kullanım fırsatı yaratan misafir ve gruplarına ait özel iskeleleri, kısa ve uzun dönem özel havuzlu villa, rezidans, otel oda ve tekne kiralama opsiyonları ile izole ve güvenilir tatil vaad ediyor.

Yunanistan’ın Paros adasının ikonik ve en leziz deniz ürünü restorantlarından Barbarossa Restaurant,  Haziran ayının ikinci haftası itibariyle Akdeniz çanağındaki ilk ve tek Buddha-Bar Beach ile birlikte  Caresse Bodrum sahil kısmında yer alacak. Hem asya  hem de yunan deniz ürünleriyle birlikte Caresse Bodrum’un  sahiline iki farklı konsept  müthiş bir enerji getirecek. Özel servis ve bağlama imkanları ile tekne ve yatların uğrak noktası da olan Caresse Bodrum da Buddha-Bar Beach ve Barbarossa hem tekne misafirlerinin hem de Bodrum tutkunlarının vazgeçilmezi olacak.

Bodrum’da sezonu geçirmeyi planlayan misafirleri için  Caresse, a Luxury Collection Resort & Spa, Bodrum Residences’da  kısa ve uzun dönem kiralama ve satış seçenekleri de sunuluyor. Caresse The Residences-Bodrum’un ev sahip ve kiracılarının, tüm otel concierge hizmetlerinden faydalanmalarını sağlayacağı özel “Caresse Privee” program ayrıcalıkları da misafirlerini bekliyor.

Türk moda dünyasının en önde gelen markası Vakko; Vakkorama, Vakko Mare ve Vakko Patisserie markaları ile bu sezon da Caresse Bodrum’da yerini alıyor. Bee Goddess ve Jacadi  ise Caresse Bodrum ailesine yeni katılan markalar olarak ziyaretçileriyle buluşmayı bekliyor.

Caresse, a Luxury Collection Resort & Spa, Bodrum

Adnan Menderes caddesi No: 89, Asarlik Mevkii PK 225, Bodrum, 48400, Türkiye
Tel: +90 252 311 36 36  – Faks:+90 252 311 36 46

E-mail : sales@caresse.com,  reservations@caresse.com

Çırağan Sarayı lezzetleri Ramazan’da evinize geliyor

Çırağan Sarayı lezzetleri Ramazan’da evinize geliyor

Çırağan Sarayı, online alışveriş sitesi Çırağan Palace Shop’ta Ramazan ayına özel olarak muhteşem lezzetlere ek olarak iftar ve sahur dahil konaklama paketleriyle misafirlerine eşsiz deneyimler yarattı.

Çırağan Sarayı’nın online alışveriş sitesi Çırağan Palace Shop, sadece Ramazan ayına özel olarak ürettiği birbirinden farklı geleneksel lezzetle kendi sofralarında damak ziyafeti yaşamak isteyenlere alternatifler sunuyor. Saray’da üretilen el açması baklavalardan, kıtır mantılara muhteşem lezzetler Ramazan ayına özel olarak Çırağan Palace Shop’ta.

Çırağan Palace Shop web sitesinde baklavanın muhteşem klasikleri arasında yer alan “Cevizli Baklava” ve “Antep Fıstıklı Tel Kadayıf’’ sunulurken, Osmanlı Saray mutfaklarının vazgeçilmezi “Safranlı ve Kavunlu Baklava’’ ve sadece Ramazan’a özel üretilen “Sütlü Soğuk Saray Baklavası’’ ve “Vişneli Mor Baklava’’ bu Ramazan’da sofraları şenlendirecek.

Çırağan Palace Shop’ta Ramazan ayına özel olarak sunulan bir diğer sürpriz ise, Çırağan Sarayı’nın dünya çapında ünlü olan Osmanlı Türk mutfağı restoranı Tuğra’nın çok beğenilen mantısı. El açması olan kıtır mantı Tuğra menüsünden bu kez evlerdeki iftar sofralarına taşınıyor. El açması, kıyma oranı yüksek ve sunuma özel sosları ile sipariş verilebilen kıtır mantı, evde kolaylıkla pişirmeye hazır şekilde sipariş verilebilecek.

Sipariş için; www.ciraganpalaceshop.com

Ramazan AyındaTuğra’da İftar ve Sahur Dahil Konaklama Paketleri

Ramazan ayının huzurunu, şehrin koşuşturmacasından uzak, Boğaz’ın büyüleyici güzelliğiyle hissetmek isteyenleri Çırağan Sarayı’nın “Ramazan Ayı Özel Konaklama Paketi” bekliyor.

13 Nisan – 12 Mayıs 2021 tarihleri arası minimum iki gece konaklamalı olarak sunulan özel deneyim; odaya servis zengin sahur lezzetleri, otelin imza restoranı Tuğra’da bir akşam alınacak enfes lezzetlerle dolu özel iftar menüsü dahil sunuluyor.

*Rezervasyon için www.kempinski.com/istanbul, 0212 326 45 00 veya reservationoffice.ciraganpalace@kempinski.com 

Four Seasons Hotel Bosphorus’dan Ramazan’a özel paket

Four Seasons Hotel Bosphorus’dan Ramazan’a özel paket

Four Seasons Hotel Bosphorus bu yıl Ramazan ayını farklı içeriklerle hazırladığı konaklama paketleri sunuyor.

Boğaz’ın kıyısındaki ferah terasında konumlanan AQUA, misafirlerini iftara özel hazırladığı set menü ile ağırlıyor. Fasıl grubu eşliğinde sunulacak iftar menüsünde, Ramazan’ın olmazsa olmaz tatlarından mezelere, sevilen klasik lezzetlerden dönere ve geleneksel Ramazan tatlılarına varan geniş seçenekler yer alıyor. Arzu eden misafirler, sahurda da Boğaz manzarasının keyfine vararak bu benzersiz atmosferi deneyimleyebiliyor. Dileyenler, sahur menüsünü odalarının konforunda oda servisi menüsünden de sipariş edebilirler.

Otelin sevilen restoranlarından Ocakbaşı, iftar keyfini Anadolu’nun yöresel lezzetleri, meze ve kebaplardan oluşan a la carte seçenekleriyle yaşamak isteyen konukları için cazip bir seçenek oluşturuyor.

Misafirler konaklama ve iftar yemeği, konaklama ve iftar ile sahur yemeği veya sadece konaklama seçeneklerini tercih edebiliyor. Sadece konaklama talep eden misafirler arzu ettikleri takdirde iftar veya sahur seçeneklerinden ayrıca faydalanabiliyor.

Rezervasyon: 0212 381 40 00