Aila’da iftar ziyafeti başlıyor

Aila’da iftar ziyafeti başlıyor

Türk mutfağının en iyi temsilcilerinden Aila, Ramazan ayında, zarif atmosferi, muhteşem iftar menüsüne ve klasik Türk müziği eşliğinde misafirlerini ağırlamaya hazır…

Fairmont Quasar Istanbul’un bahçe katında yer alan ve Türk mutfağının lezzet mirasını kusursuz servis anlayışı ile birleştiren Aila, Ramazan ayı boyunca, çok özel bir iftar menüsü sunuyor.

Masaya servis edilen iftar menüsünde iftariyeliklerin yanı sıra Anadolu’nun zengin mutfak mirasından ilham alınarak oluşturulan eşsiz lezzetler ve leziz tatlılar yer alıyor.

Dostlarla ve aileyle paylaşılan, hem damaklara hem de ruha dokunan Ramazan akşamları, 13 Nisan – 12 Mayıs 2021 tarihleri arasında Aila’da sizleri bekliyor.

İftar fiyatı kişi başı: 195 TL

Rezervasyon: 0212 403 85 00

www.ailaistanbul.com

Adres: Fairmont Quasar Istanbul, Büyükdere 76B, Mecidiyeköy, İstanbul

Masalsı tatil Argos in Cappadocia’da

Masalsı tatil Argos in Cappadocia’da

“Kapadokya Masalı”nı gerçek gibi yaşatan, “İçinden köy geçen otel” olarak anılan Argos in Cappadocia, misafirlerine her mevsim farklı bir deneyim yaşatıyor.

Özel etkinliklere uygun programlarıyla ayrıcalıklı bir hizmetle sunan Argos in Cappadocia, unutulmaz anıların buluşma noktası olmaya devam ediyor. Volkanik tüflerin yarattığı, rüzgâr, kar ve yağmurun binlerce yılda nakış gibi işlediği benzersiz coğrafyası ile Kapadokya’nın tüm güzelliklerini ortaya koyan Argos in Cappadocia; konuklarını güvenilir, korunaklı ve her biri farklı manzara ve dekorasyona sahip konaklarıyla büyülü bir yolculuğa davet ediyor.

Kapadokya’nın en yüksek yerleşimlerinden biri olan Uçhisar’da, Güvercinlik Vadisi ve Erciyes Dağı’nı karşıdan gören manzarasıyla Argos in Capaddocia’da yaşanan deneyimler, unutulmaz anılar olarak belleklere kazınıyor.

Argos in Cappadocia, doğum günü etkinlikleri, özel kutlamalar, barbekü keyfi gibi her türlü özel etkinliğe uygun programlarla ayrıcalıklı bir hizmet sunuyor. Argos in Cappadocia; Bezirhane, Şapel, Müze Salon gibi tarihin izlerini sürmek, Kapadokya’nın mistik havasını vadi yürüyüşleriyle taçlandırmak, Kavak Konak’ın terasındaki sıcak havuzuyla Güvercinlik Vadisi ve Erciyes manzarasında havuz keyfini doyasıya yaşamak isteyenlerin adresi oluyor.

51 Farklı Odasıyla 51 Farklı deneyim

Köyün Güvercinlik Vadisi’ne bakan yamacına kademeler halinde yayılan konaklardan oluşan Argos in Cappadocia, kendine ait terası, bahçe ya da avlusu bulunan her biri farklı manzara ve dekorasyona sahip 51 odasıyla korunaklı ve güvenilir bir ortam sunuyor. Yaşam alanlarını birbirine bağlayan peyzajı, otantik yerleşime olan sadakati, incelikli estetik iç dekorasyonunun yanı sıra havuz bulunan odalarıyla misafirlerine farklı bir deneyim yaşatıyor.

Lezzetler

Argos in Cappadocia’da gastronomik lezzetler, büyüleyici Güvercinlik Vadisi manzarası eşliğinde, eski bir köyün kalbinde, unutulmaz bir deneyim eşliğinde, otelin lezzet ve keyif durakları Seki Restaurant ve Lounge’da ödüllü şaraplar eşliğinde sunuluyor. Argos in Cappadocia, rengarenk balonların manzarasına karşı havuz keyfi, hamam ve terapi odası, gün doğumu kahvaltısı, vadi yürüyüşleri ile yıllarca konuşulacak bir deneyim vaat ediyor.

GIZIA Brasserie yeniden kapılarını açtı

GIZIA Brasserie yeniden kapılarını açtı

Moda sektöründen tanıdığımız Gizia, yeme içme sektöründe hizmet vermeye başlayan Gizia Brasserie, kademeli normalleşmeyle beraber kapılarını tekrar açtı.

Nişantaşı’nın en sevilen sokağı ve yenilenen Abdi İpekçi Meydanı’nda bulunan Gizia Brasserie, misafirlerine sabah ve öğle öğünlerinde ve günün her saatinde tecrübeli ekibi ve hızlı servisi ile Dünya mutfağının seçkin lezzetlerini sunuyor.

Özel odun ateşinde 12 farklı pizza, geniş salata alternatifleri, birbirinden lezzetli makarna ve risottolar, balık, et ve deniz ürünlerinden oluşan ana yemekler ve popüler atıştırmalıklarıyla her yaş ve her beslenme düzenine hitap ediyor. Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez’in fit tariflerinin yer aldığı seçenekler ise formunu korumak isteyenler için alternatif oluşturuyor.

Gizia Brasserie, iç ve dış alandan oluşan keyifli atmosferinde iddialı tatlı ve kahve önerilerini de öğün arası ve yemek sonrasında müşteri memnuniyeti önceliğiyle sunuyor. Menüde vegan ve vejeteryan lezzetler yanısıra sağlıklı smoothie ve kahveler de dikkat çekiyor. Gizia Brasserie’nin üst katında yer alan 15 kişilik VIP bölüm ise özel organizasyonlara ev sahipliği yapıyor.

Güne 08:30’da sabah kahvaltısı servisi ile başlayan Gizia Brasserie, akşam 19:00’a kadar öğlen yemekleri ve kahve arası buluşmalarında hem semt sakinlerini hem de Nişantaşı severleri ağırlıyor.

Doğu Anadolu’nun gizli hazinelerini Jolly ile keşfedin

Doğu Anadolu’nun gizli hazinelerini Jolly ile keşfedin

Jolly’nin Doğu’nun Hazineleri Turu ile Kars, Van, Erzurum, Elazığ, Erzincan, Sivas ve daha nicelerini, Doğu Anadolu’nun cennet köşelerini keşfedeceksiniz.

Birçok ilden katılabileceğiniz Doğu’nun Hazineleri Turu ile tam bir keşif rotası sizleri bekliyor. 6 gece konaklamalı olarak sürecek olan bu turun başlangıç fiyatı ise 1.699 TL olarak belirlendi. Üstelik rezervasyonunuzu %25 ön ödemeli yapıp, kalanını tura sadece 3 gün kala tamamlayabilirsiniz.

Turda neler var

Erzincan ilinin Kemaliye ilçesi sınırlarında bulunan, Amerika’da bulunan Grand Kanyon’un ardından dünyanın en büyük ikinci kanyonu olarak bilinen Karanlık Kanyon ve Fırat Nehri’nin dağları delerek oluşturduğu yer yer 800 metrenin üzerine çıkan, sarp ve dik yamaçların kıyısı boyunca uzanan bu yol sizleri hayrete düşürecek. Ardından ise Kemaliye-Divriği arasında insanların elleri ile oyarak açtığı yol sizleri karşılayacak.

Elazığ’da Harput Kalesi’ni göreceksiniz. Burada 4.000 yıllık tarihi Harput Kalesi’ne neden Süt Kalesi denildiğini, Arap Baba Türbesi’nin ve ‘Bitlis’te Beş Minare’ türküsünün hikayelerini öğreneceksiniz.

Bu turdaki bir diğer rotanız ise Van olacak. Burada Kral Gagik adına yaptırılmış olan ve bir dönem Ermeni vatandaşlarımızın en üst düzey ruhani liderlik makamı olan Akdamar Adası sizleri karşılayacak. Ardından ise göl kıyısında eşsiz bir manzaraya sahip Van Kalesi, Kedi Evi, halı ve kilim atölyeleri sizleri bekliyor olacak.

Turun devamında ise Bend-i Mahi Çayı üzerinde bulunan Muradiye Şelalesi, Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı ve İshak Paşa Sarayı siz gezginleri karşılayacak.

Gülben Ergen “Gölge etmeyin başka isteğimiz yok”

Gülben Ergen “Gölge etmeyin başka isteğimiz yok”

 Çalışkan bir insan… Elini attığı her konuda başarılı iş çıkaran bir isim… Üç erkek evlat annesi, söylediği şarkılarla binlerce insanın beğenisini kazanmaya devam ediyor.  Oyunculuk yapıyor. Zaman zaman gazetecilik de yapıyor. Kadın olmanın en belirgin özelliği “eğer gayretli bir insansanız yorulmazsınız” diyor. Konuşmayı çok seviyor. Hiç susmuyor.

O hiç yorulmuyor, çalışırken gözlerinin içi ışık ışık oluyor. Pause derginin bu ay ki kapak konuğu; böylesine bir enerjiye ve ülkemizin bilinen en ünlü totemine sahip sanatçısı… Hem kendisini hem de şarkılarını beğenerek dinlediğim sevgili Gülben Ergen bu ayki Pause dergi kapak konuğumuz oldu. Kendisiyle; hayatını, yaşadıklarını, her kesi, her şeyi affetmeye yönelik kararlarını ve yeni çıkan albümü “ Seni Kırmışlar” üzerine sıcacık bir sohbet gerçekleştirdik.  Keyifle okumalar.

Bu hayatta size en zor gelen ne oldu?

Doğru anlaşılmak. Kendimi doğru ifade edebilmek… Her zaman seçen olmak… Uzun süreli sessizlikler ve molalar verebilmek hiç kolay bir şey değil. İnsanın isminin sağına soluna üstüne altına tepesine yapıştırılan ne varsa sadece yorgunluk, zaman kaybı. Değişime, gelişime köstek amaçlı… Kendinizi doğru ifade edebilmek bana hayatta en zor gelen tek şey olmuştur.

Endişe ve kaygı duyduğunuzda ne yapıyorsunuz?

Bu hayatta en sevmediğim duygular; endişe ve kaygıdır… Ben teslimiyet duygusunu seviyorum. Tedbirleri elden bırakmamak şartıyla, yaratanın takdirine gücüne inanıyorum.

Covid’e yakalandınız? Nasıl geçti? O süreçte en çok ne düşündürdü sizi?

Fazlasıyla kurallara uyduğum için önce şüphelenmedim. Şiddetli sırt ve baş ağrılarım olunca dayanamadım ve doktora gittim. Önce bir akciğer tomografisi çektirdim. Temiz çıktı ama burun boğaz testinde kendini gösterdi. Zor bir süreçti ama örneklerine baktığımızda ateş ve öksürük olmadan atlattığım için kolaydı.

Psikolojik açıdan o zor süreç içinde yani hastayken neler düşündünüz?

Razı olmak, sabır ve teslimiyet, makamların en güzeli… Bu süreçte bilim ve maneviyat yeterince konuşuyor zaten. Dinlemek lazım. Ben de öyle yaptım.

Geleceğe yönelik kaygılarınız var mı? Kendiniz için veya çocuklarınız için…

Yaşam, düşe kalka yürümekten ibaret. Öğrendim. Çocuklarımın da nasıl bir dünyaya doğru büyüdüklerini görüyorum ama hayatta en önemsediğim üç duyguyu onlara doya doya verdim, yaşattım. Saygı, güven ve sevgi… Gerisini kendileri halledecek olgunluktalar ve ben çocuklarım konusunda çok şanslıyım. İnançlı, saygılı, ne istediğini bilen evlatlarım var. İnanç olunca, insanda kaygı beslenemiyor ve gölgede kalıyor.

Yeni bir albüm çıkardınız. Neler yaşıyorsunuz, neler oluyor?  Pandemi dönemin de verilmiş doğru bir karar mı?  

Valla samimiyetle diyebilirim ki; meğer ne kadar büyük bir beklenti varmış. Bunu ben söylemiyorum dinleme ve izlemeye yönelik rakamlar veriler gösteriyor. Repertuar hazırdı. Doğru karar verdiğimi görüyorum daha doğrusu yaşıyorum. Fiziki olarak satışta olması da çok iyi geldi insanlara, çünkü albümü eline alıp, dokunmak isteyen kemik dinleyicilerim var.  Sektör açısından da inanılmaz bir heyecan ve taze kan oldu. Çok olumlu geri dönüşler alıyorum.

Ülkemizde en fazla araştırma yaptıran ünlü olarak da biliniyorsunuz? Ne dersiniz?

En fazla ben mi yaptırıyorum bilemem ama yaptığınız bazı çalışmaların arkasında bazen konuştuğunuz sözlerle, laflarla durmak yetmez… Rakamlara verilere de bakarak yol almanız gerekir. Kendinizi, çalışmalarınızı, yatırımlarınızı doğru veriler ışığında bilgi, his, öngörünüz ile birleştirerek yenilersiniz. Yönlendirirsiniz. Karar alırsınız, disiplinli çalışma ile aldığınız kararları destekler ve başarıya erişirsiniz. Bana göre doğru bir yöntemdir…

En beğenilen şarkılardan biri ‘Seni Kırmışlar’ oldu. Duygusal bir insan mısınız?

Evet… Rüzgâr esse kırılan cinsten bir yüreğim var maalesef. Beni yıllardır ‘Demir Lady’ diye lanse ettiler. “Unutmayın ki bana bir şey olmaz” sözüm yukarıdaki soruda belirttim slogan haline geldi. “Nasıl olsa Gülben’e bir şey olmaz” diyerek sağlı sollu, bıçaklı, tüfekli, mayın tarlası bombaları ile vurdular da vurdular. Acı çeken yanım nasır tuttu. Ama nefes alabiliyorum ve ışık saçmaya devam ediyorum. Yıllarca toprağın altına saklanan kömürün, elmasa dönüşmesi gibi…

Ülkemizin en bilinen sözü ya da sizin deyiminizle totemi;  “Unutmayın ki bana hiçbir şey olmaz” söyleminin sahibine soralım. Bu bir büyü, totem diyorsunuz… Doğru mu?  

İnsanız… Benim de etim, kemiğim bir canım var. Derim kesilirse benim de kanım akıyor. ‘Ama unutmayın ki bana hiçbir şey olmaz’ diyerek; bir totem, şahane bir büyü, çok güzel bir muska ve geçerli bir söze dönüştürdük hep beraber. Gerçekten de işe yarıyor. İnsan kendi kendine bunu tekrar edebilir ama inanarak söylerse daha da işleyen bir hali var. Her gün aynı saatte alınan antibiyotik gibi… Bu sözü tekrar ettiler ve şahane bir büyü yaptılar, üzerime altın tozlarını saçtılar ve bu güç sanki kalkanlaştı üzerimde… Ve pek çok kadın bu söylemi kullanıyor. Durmak yıkılmak yerine ayağa kalkıyor, işine gücüne daha da fazla sarılıyor. Ne güzel etmişim. İyi ki de söylemişim. .

Seslendirdiğiniz şarkılar arasında en çok hangi şarkınızı sevdiniz?

Toplamda 120’ye yakın şarkım çıkmıştır. İnan bir tanesi bile bana yabancı değil. ‘Ben buralardan gidicem, kendime bir yol çizicem’ diyorum bir şarkımda mesela. Gitme isteğim oldu ama gitmek gibi bir lüksüm hiç olmadı. Üç evlat var, nereye gidiyorum!

Bugüne dek edindiğiniz en büyük tecrübe ne?

Kimseye güven olmaz. Kendi başının çaresine bakmayı bileceksin.

 Baskılandığınız mahalle baskısı yaşadınız mı?

Çok… Ne boş, ne saçma süreçlermiş…  O ne der, bu ne der? Hepsi geçtiii, gitti.

Burada seçme seçilme hakkı bende. ‘Kim ne der?’ diye geçen yıllar için sadece yazık kelimesini kullanırım. O kadar. Kimler ne derlerse desin. Kime hesap veriyoruz? Ben ona, buna cevap vermek zorunda değilim. Cevap vermeye kalksam, sonra kendimi beğenmiyorum zaten. Ne gerek var? Yalan ve kıvırtma mücadeleleri saçma bir sahtelik sadece insanı çökertir. Hepsi geçti ve gitti…

Korkularınız var mı? Yaşlanma korkusu yaşadığınız oluyor mu?

Korkulara karşı inancım ve akıl fikir doğrultusunda hepimizin aldığı gibi tedbirlerim var.  Her yaşımın güzelliği ve bana kattıkları farklılıklar var. Öğretiler var. Dolayısıyla Önümdeki yıllar korksun bana gelirken. Benim hiç korkum yok.

Kendinize bakar mısınız?

Çok… İyi beslenirim, uykularıma dikkat ederim. Spor yaparım… 

Üç çocuk annesi olduğunuz için mi yoksa kendiniz için mi?

Her ikisi için de diyelim… Her insanın sağlıkla kalması beslenme, uyku ve mümkün olduğunca spora dikkat etmesi şart. Elinden geleni yapmalı bence… Yürümeden yatmamak gibi en azından…  Biyolojik standardınızı düşürmeden geleceğe erişmek için artık bu konulara dikkat etmek şart.  Şahsen  “Üç çocuğumun da evlendiğini görmek istiyorum. Torunlarım olsun, ben onlara yük olmayan tatlı bir babaanne olayım. Bazen bana gelsinler bazen de ben onlara gideyim isterim. Her kes ister…

Geleceğe dair planlarınız var neler?

Bir kere hayatımın sonuna kadar şarkı söylemeyi düşünmüyorum. Profesyonel anlamda… Yani 60’ımda illa sahnede olacağım gibi bir hayalim de iddiam da yok. Ama müzikten kopmadan üretmeye devam edip, farklı alanlara açılarak yazarak, çizerek beni mutlu edecek değerlere sarılmak diyebilirim.

Güzelliğinizi nasıl korursunuz?

İç güzelliğime, dış güzelliğimden daha özenerek… Dikkat edin lütfen içerisinden güzellikle beslenen kadınlar etrafına ışık saçıyor. Belki de bu sebeple estetiğim yok, bir süre daha da olmayacak sanırım. Ve Tasavvuf diyor ki: Dışını süslemekten bıkmadın mı? İçini süsle…

Dışını süsleyenlere karşı mısınız? Mesela estetik ameliyat olanlara?

Kesinlikle hayır… İlerisi için büyük konuşmam ve yapan kimseyi yargılamam. Şu ana kadar tercih etmeyişimin temelinde özgüvenim ve inançlarım var. Bakalım bundan sonraki yıllarda neler olacak?

İçinizi güzelleştirmek derken affedici bir isnan mısınız? Sizi kıranları affettiğiniz olur mu?

Hepsini affettim. Bu kolay bir şey değil… Affetmek de ağırdı, çok zor bir şey ama ben başardım. Hayatıma özgür bir şekilde devam edebilmek için, kimseye kin ve düşmanlık beslememek gerektiğini düşündüm.  İntikam duyguları ile beslenen bir yapıya sahip değilim.  İyilik peşindeyim. Bu sebepledir ki 40 tane anaokulu açtım.

Şarkı söylediniz, oyunculuk yaptınız yapıyorsunuz, gazetecilik kitap yazdınız… Jürilerde gördük.. Çok eleştirildiniz? Manken olarak başladığınız hayatta farklı farklı başarılı işler çıkardınız. Ürettiniz… Yıkıcı olumsuz eleştirilere karşı bir mesaj mı vermek istediniz?

İnsanlara bir şeyler ispat etmeyi bırakalı uzun yıllar oldu. Dağına göre kar diyelim. Çalışkan, enerjisi yüksek, kolay yorulmayan ve yorulmaktan zevk alan bir yapım var. En azından şunu da yapsaydım dediğim bir şey yok. Hepsi ben olgunlaştıkça, kendimi saydıkça yolumu aydınlatan işler oldu. Mesleğe ilk başladığım da sorsanız belki o yıllarda bunu bu şekilde anlamlandıramazdım. Sonraları anladım ki, bu bütün gerçekleştirdiklerim başarılı ve farklı olmanın bir alışkanlığı aslında…

Sevenleriniz çok bunu biliyorum. Bir yanda sizi aileden biri gibi çok sevenler olduğu gibi sevmeyenler de var. Bunu neye bağlıyorsunuz sizce sebebi ne? Samimi bulmuyor olabilirler mi?

Sevenlerim, o güzel yürekler bana bir ömür yeter. Nerede olursa olsun ister Anadolu’nun hiç bilmediğimiz bir köşesi isterse dünyanın öbür ucunda, onlar bana yeter. Gerisi boş. Samimiyetimi sorgulayanlar beni ormanda yaralanmaya alışmış, hırçın bir aslanın yavrularını korurken pençelerini çıkartması gibi önlem aldığımı görüyorlar.

Ünlüler; özellikle pandemi dönemi sosyal medya üzerinden gelir elde etmeye çalışıyor. Siz, bu mecraları bu şekilde değerlendirmeyi düşünüyor musunuz?

Yaklaşık sekiz yıldır bu mecralardan yani sosyal medya reklamları tarafından gelen teklifleri redd ettim. “Özelim orası” diye düşündüm ama şimdi öyle değil. Ciddi bir değişim dijital dönüşüm oldu.  Bir yıldır ‘Story’ reklamlarını kabul ediyorum. Ama marka ve ürün seçiciliğim yüzünden olabildiğince az yapıyorum.

Maddi olarak iyi yatırımınız var mı?

Hakkımda çok atıp tutan olmuştur. Ama hayatta bana en bilmediğin şe nedir diye sorsanız;  para ve para yönetimidir yanıtını veririm.  “Taksi plakaları var” diye yazılıp çizildiğinde  çok  güldüm ama bir yandan da özendim. Yatırım bilmem, kâr etmek nedir bilmem. Beni gerçekten tanıyan bana yakın olan insanlar iyi bilir bunu. Sadece şarkılara, işime, sahneme yatırım yapmasını iyi bilirim.  Birikimim de; ailem, çocuklarım ve mesleğim üzerine.

Kadınlar günü dediğimde günün anlam ve öneminin açılımı sizde nedir?

Kadınların acımasızca ve istikrarla haince öldürüldüğü bu günlerde kadınlar gününü nasıl geçer, kutlar mıyız, düşünür müyüz bilmiyorum. Çok üzgünüm elimiz kolumuz bağlı, kadına şiddete hayır demekten bıktım. Gül gibi kadınlarımız can veriyorlar ve katiller eşleri, sevgilileri en yakınları. Küresel olarak ele alınan öncelikli bir konu  ama fotoğraf ortada…

Ne yapılmalı? Kırk tane anaokulu açtım dediniz bunun kadınlara destek amaçlı mı düşündünüz? Amacınız neydi?

Çok şey yapılabilir… Ben kendi gücümün yettiği kadar sosyal projelerde; baba beni okula gönder gibi pek çok önemli çalışmalara destek verdim, içinde bulundum. Ana okulu açtım çünkü yine araştırma diyeceğim. Neden mi? Çünkü dünyada yapılan araştırmalara baktığımızda, veriler hep şu noktaya işaret ediyor; insanların  0 ila 6 yaş kazanımları hayat boyu süren öğretiler olduğu gerçeğidir.  Buradan hareket ettim. Çok düşündüm, araştırdım… Hiç unutmam Türkan Saylan konuşmamız sırasında “ iyi ve doğru yapılan bir işe niye insanlar gelmesin. Annelerin en büyük desteği okul öncesi eğitim” … Her şeyi de devletimizden beklememek gerekir. Bu bağlamdan hareketle anaokulu açtım.

Van ilimiz olsun, Soma olsun ve diğer…  Her biri açıldığında;  yaşanmış bir olay sonrası yani deprem gibi doğal felaketler, Soma’da kazalar ya da Özgecan cinayeti ile yaşanan toplumsal travmalar sonrası yapılan okullar.  Olumlu da olsa olumsuz da olsa en çok çocuklar etkileniyor. Büyükleri öyle iyi gözlemliyorlar ki o küçücük yüreklerinde duygularında yaşıyorlar…  Yaptırdığımız okullarda verilen eğitimler,  bu yaşanan travmalar göz önünde bulundurularak çocukların gelişimini olumlu yönde destek olacak içerikte planlandı.

Okul öncesi eğitimin önemi çok büyük… Ülkemizin en ücra köşesi de olsa gücümüzün yettiğini hayata taşımak gerektiğine inanıyorum.

Size ilham aldığınız kadınlar var mı?

Olmaz mı kadın başarısı, duruşu, nezaketi, güzelliğinden etkilenmemek mümkün mü?  Farida Kahlo’ dan Betül Mardin’e, Türkan Saylan’dan Afife Jale’ye onlarca kadın var yolumuza ışık tutan kadınlardan her zaman ilham almışımdır.

Pause dergi okurlarımız için, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajınız ne olur?

Kadınlara gölge etmesinler başka isteğimiz yok…

Sizce başarının sırrı nedir?

Çalışmaktır başarı. Çok severek, bıkmadan, düşe kalka, severek…

The Ritz-Carlton, Istanbul’dan Kadınlar Günü’ne özel çay saati

The Ritz-Carlton, Istanbul’dan Kadınlar Günü’ne özel çay saati

The Ritz-Carlton, Istanbul, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü daha da özel kılmak için misafirlerini leziz içerikleri ve sıcak ambiyansıyla çay saatinde ağırlıyor.

The Ritz-Carlton, Istanbul, Kadınlar Günü’nde, kadın misafirlerine özel etkinliklerle bu anlamlı günü kutluyor. 8 Mart Pazartesi gününde özel mutfak ekibinin hazırladığı lezzetlerle otel, 14.00-17.00 saatleri arasında ikindi çayı buluşmalarının adresi oluyor. Atelier Lounge’da gerçekleşen çay saatinde zengin bitki çayları menüsünün yanı sıra The Ritz-Carlton, Istanbul şeflerinin özenle hazırladığı atıştırmalıklar bu deneyimin özel bir parçası oluyor.

Şehrin gastronomi mirasına saygı duruşunda bulunan The Ritz-Carlton, Istanbul, Kadınlar Günü’ne özel olarak tüm kadın misafirlerine zengin menüsüyle Atelier Real Food, Boğaz’a karşı gündelik, şık hislerin vuku bulduğu Bleu Lounge hizmetlerinde de yüzde 30 indirim sunacak.

The Ritz-Carlton, Istanbul Kadınlar Günü Çay Saati, 120 TL, kişi başı

Detaylı bilgi ve rezervasyon: 0212 334 41 88

Shangri-La Bosphorus, Istanbul’dan kadınlara özel hediye

Shangri-La Bosphorus, Istanbul’dan kadınlara özel hediye

Shangri-La Bosphorus, Istanbul, 8 Mart Kadınlar Günü’nü birbirinden özel deneyimler ile kutluyor.

Boğaz’da rafine bir çay saati, İstanbul’un en lezzetli Asya mutfağı Shang Palace’ta ödüllü bir yemek deneyimi, keyifli bir hafta sonu tatili ve spa terapileri ile Shangri-La hediye çekleri, kendini ve sevdiklerini ödüllendirmek isteyenleri bekliyor.

İnternet üzerinden kolaylıkla satın alınabilen ve 1 yıla kadar geçerli olan hediye çekleri, hem Dünya Kadınlar Günü’nü, hem de baharın gelişini kutlamak için ideal seçenek.

Detaylı bilgi ve rezervasyon:  (+90) 212 275 8888 ,

reservations.SLIB@shangri-la.com

Jolly ile hafta içi kültür turları

Jolly ile hafta içi kültür turları

Jolly Kültür Turlarıyla sosyal mesafenizi koruyabileceğiniz, hijyen ve güvenlik önlemi üst düzeyde tutulan izole bir tur deneyimi yaşayabilirsiniz.

Dilerseniz kendi aracınızla temassız turlara katılabilir veya yarı kapasite ile gerçekleştirilen turlara dahil olabilirsiniz ya da kişiye özel tatil paketleri ile sadece sizin ve sevdiklerinizin olduğu kendi tatil planınızı oluşturabilirsiniz.

Hafta içi  Türkiye’nin doğal ve tarihi güzelliklerine doğru ufak bir keşif kaçamağı yapmak isteyenler; Abant, Kapadokya, Safranbolu, Amasra, Eskişehir, Kars ve daha birçok rota 119 TL’den başlayan fiyatlarla sizleri bekliyor.

Jolly’nin hafta içi turlarıyla muhteşem köy kahvaltısı, şehrin gürültüsünden ve stresinden uzak yürüyüşler yapacak, hafızalardan çıkmayacak manzaralara şahit olacak ve doğal yaşamın içinde hem dinlenecek hem de kültürel keşifler yapacaksınız.

Emirates, Dubai-İstanbul uçuş sayısını artırıyor

Emirates, Dubai-İstanbul uçuş sayısını artırıyor

Emirates, 2 Mart 2021’den itibaren haftanın her günü gerçekleştirdiği mevcut uçuşlarına, haftada dört ilave uçuş ekleyerek Dubai ile İstanbul arasındaki uçuşlarının sayısını artıracağını duyurdu. Eklenecek dört yeni uçuş, İstanbul’a haftalık Emirates uçuşlarının toplam sayısını 11’e çıkaracak.

İlave Dubai – İstanbul uçuşu EK 123 sefer sayısı ile, saat 10: 35’te Dubai’den kalkacak  ve saat 14: 40’ta İstanbul’a varacak. Dönüş uçağı EK124 ise, İstanbul’dan 16: 25’te hareket edecek ve 21: 45’te Dubai’ye varacak.

Yeni uçuşlar, Maldivler, Singapur, Mumbai, Kabil, Lahor, Karaçi dahil Uzak Doğu, Hint Okyanusu Adaları ve Batı Asya’daki çoğu şehre olan bağlantıyı artıracak.

İngiliz Turistlerin tercihi Türkiye

İngiliz Turistlerin tercihi Türkiye
İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın koronavirüs önlemlerini aşamalı olarak kaldırma planını açıklamasının ardından İngiltere’den Türkiye’ye gelen tatil rezervasyonlarda da bir artış yaşanmaya başlandı. Türk turizminin önde gelen seyahat acenteleri arasında yer alan Touristica’nın Yönetim Kurulu Başkanı Burak Tonbul, İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın yaptığı açıklamalardan sonra bu pazarın özelinde bir nebze olsun belirsizlik ortadan kalktığını ve İngiltere’den gelen rezervasyonlarda bir artış yaşadığını söylüyor.

Touristica Yönetim Kurulu Başkanı Burak Tonbul: “İngiltere pazarında belirsizlik ortadan kalktı”

İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın Covid-19’a karşı uygulanan kısıtlamaları ile ilgili takvimi açıklaması ile birlikte Türkiye’nin İngiltere pazarındaki beklentilerinin arttığını söyleyen Touristica Yönetim Kurulu Başkanı Burak Tonbul konuyla ilgili şu açıklamaları yaptı: “Başbakan Boris Johnson’ın yaptığı açıklamalar bu pazardaki belirsizlikleri bir nebze olsun ortadan kaldırdı. Turizm sektörünün önündeki en önemli negatif etken belirsizliktir. İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın yaptığı açıklamalardan sonra bu pazarın özelinde bir nebze olsun belirsizlik ortadan kalktı. Bu durum İngiliz turistlerin önlerindeki takvimi hazırlamalarına imkan tanıyacak. Bunu çok pozitif buluyoruz” dedi.

 “Bu pazarda ciddi bir artış bekliyoruz”

İngiltere pazarının en erken rezervasyon yapan pazarlardan biri olduğunu ifade eden Tonbul, “Bu belirsizliğin ortadan kalkmasıyla tüketicinin yaz tatiline karşı gösterdiği ilgiyi de görüyoruz. Bu duruma biraz gerçekçi bakmak lazım. Ortada netlik olsa da İngiltere’de sezonun başlama tarihi 17 Mayıs olarak açıklandı. Açıklanan tarih, sezonun içinde olan bir tarih. 2019’a göre bir karşılaştırma yapmak doğru olmaz fakat 2020 yılına göre bu pazardan ciddi bir artış bekliyoruz. Şöyle bir durum da söz konusu. Yapılan açıklamalarda 12 Nisan’da tekrar bir değerlendirme yapılacağının altı çiziliyor. İngiltere’deki iyileşmeler göz önüne alındığında 12 Nisan’da yapılacak yeniden değerlendirmeler sonucunda tarih öne çekilirse İngiltere’de sezona erken başlayabiliriz” şeklinde konuştu.

“Yatırım için de geliyorlar

İngiltere’nin Türkiye’ye yılda 2.6 milyon turist gönderdiğini belirten Burak Tonbul, açıklamalarına şöyle devam etti: “İngiltere, Türkiye’ye en çok turist gönderen üçüncü ülke konumundadır. İngiltere, Türkiye içinde belirli bir destinasyonu değil Dalaman, Antalya, Bodrum, İzmir ve İstanbul gibi birbirinden farklı destinasyonları besliyor. Bu noktada İngiltere kendisini turist aldığımız diğer ülkelerden ayrıştırıyor. Ayrıca İngiliz turist Türkiye’ye yatırımcı olarak da geliyor. İngilizler Türkiye’yi ikinci evleri gibi görüp ev de satın alıyor ve bütün yaz aylarını bu evlerinde geçiriyor. Takvim belirlendiği ve tahmin edildiği gibi işlerse İngiliz pazarındaki pozitif etkinin devam edeceğini düşünüyoruz.”

Güvenli Turizm Sertifikası’nın etkisi

İngilizlerin Türkiye’nin uyguladığı Güvenli Turizm Sertifikası ve alınan önlemleri de dikkate aldığını söyleyen Burak Tonbul, “Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’un pandeminin başlamasından sonra üzerinde hassasiyetle durduğu bu sertifika turizm için çok önemli bir nokta. Sadece İngiltere pazarı için değil tüm pazarlar için faydalı bir çalışma. İnsanlar, kendilerini güvende görecekleri yerlerde tatil yapmak için hazırlıyor. Önemli olan bir diğer konu ise İngiltere Brexit dönemi sonrasında Türkiye ile birçok önemli anlaşma imzaladı. Bu anlaşmalar neticesindeki iyi ilişkiler turizme de yansıyacaktır” dedi.

Burak Tonbul:“İngilizlerin kültür turlarına ilgisi artacak”

İngiliz turistlerin kültür turlarına olan ilgisinin de yoğun olduğunu söyleyen Burak Tonbul, “İngiltere, Türkiye’deki birçok tatil imkanından yararlanan, bilinçli bir tüketici profili çiziyor. Türkiye’de Mavi Yolculuk rotalarına baktığınız zaman en fazla yurt dışından müşteri aldığımız ülke İngiltere. Kültür turlarında İngiltere’nin önemli markaları var. İngiltere ile Türkiye arasındaki uçuş frekansları arttıkça İngilizlerin kültür turlarına ilgisi artacaktır. Buna dair bir rakam veremem ama müşteri alışkanlıklarına bakarsak başta Göbeklitepe, Kapadokya ve Truva gibi önemli değerlerimizin yurt dışındaki algısı arttığı zaman İngiliz turistlerin Türkiye’deki kültür turlarında ciddi hareketlilik bekliyoruz” diye konuştu.

“Bizim de atmamız gereken adımlar var”

Burak Tonbul, son olarak şunları söyledi: “Tüm bu gelişmeler bizim için her şeyin çözüldüğü anlamına gelmiyor. İngiltere’nin belirtmiş olduğu tarihlerde seyahat izni verilecek olan ülkelerin içinde Türkiye’nin de ilk andan itibaren yer alabilmesi için turizm çalışanlarının aşılanması, Antalya, Dalaman, Bodrum, Aydın ve İzmir başta olmak üzere İngiltere şehirleri ile güvenli seyahat koridorunun oluşturulması ve sürecin içerisinde de seyahat edenlerin nasıl bir prosedüre tabii olacaklarının belirlenmesi gerekmektedir. Tüm bunlar bizim için seyahatlerin başlama tarihi konusunda sadece İngiltere’den değil tüm diğer kaynak pazarlardan da turizm hareketinin başlamasında öncelik almamızı ve rakiplerimize göre daha erken başlamamızı sağlayacaktır.”

m