Metro Türkiye 4. sürdürülebilirlik raporunu yayımladı

Metro Türkiye 4. sürdürülebilirlik raporunu yayımladı

Hazırlanan Sürdürülebilirlik Raporu’na göre mağazalarında et üretiminde %100 izlenebilirlik sunan Metro Türkiye, gıda ürünlerinin güvenliği kapsamında 5.461 analiz gerçekleştirirken et ve balık İzlenebilirliği uygulamalarıyla da 2018’de Sürdürülebilir İş Ödülleri’nin Tedarik Zinciri Yönetimi Ödülü’nün de sahibi oldu.

Yerel tohum kullanılarak yetiştirilen ürünler için %100 alım garantisi de veren Metro Türkiye’de Coğrafi İşaretli ürünlerin satışı %53 artarak 330 milyon TL’ye ulaştı.

Çevre için 1,5 milyon TL yatırım yapan Metro Türkiye, 2019’da 385 bin öğün yemeğe denk gelen 163,5 ton gıdayı, 30 gıda bankası aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı. Fazla Gıda ile yaptığı iş birliğiyle Sürdürülebilir İş Ödülleri B2B İş Birliği kategorisinde birincilik ödülünü aldı.

 

30 yıldır Türk mutfağını ve değerlerini koruma ve gelecek nesillere aktarma amacıyla çalışmalarına güçlü bir şekilde devam eden Metro Türkiye sürdürülebilirlik performansını değerlendirdiği raporun 4’üncüsünü yayımladı. Küresel Raporlama Girişimi (Global Reporting Initiative) tarafından yayımlanan GRI Standartları’nın “temel” seçeneğine uygun şekilde hazırlanan raporda, Metro Türkiye’nin sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda 2018 – 2019 dönemindeki performans, aksiyon, hedef ve gelecek planları paylaşılıyor.

 

Metro Türkiye’nin 4’üncü raporuyla ilgili değerlendirmede bulunan Metro Türkiye Kalite Güvence Grup Müdürü Tülay Özel, “Metro Türkiye olarak, sürdürülebilirliği bir iş yapış biçimi olarak ele alıyoruz. Sorumlu kurumsal vatandaş olarak üreticilerimizle, yerli ürünlerle ve eğitim verdiğimiz şeflerimizle birlikte insan odaklı, çevreye saygılı, yerel değerleri koruyan, anlamlı ve etkin işlere imza atmak üzere yaklaşık iki milyon müşteriye bu anlayışla hizmet veriyoruz. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışıyor ve bunun sonu gelmeyecek bir yolculuk olduğunu biliyoruz. Çevresel, sosyal, ekonomik ve yönetişim alanlarındaki performansımızı şeffaflıkla paylaştığımız 2018 – 2019 Sürdürülebilirlik Raporu’nu paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.” dedi.

 

Mağaza et üretiminde %100 izlenebilirlik sunuyor

Metro Türkiye, izlenebilirliği tedarik zinciri süreçlerine dâhil ederek ürünlerinin gıda güvenliğini ve kalitesini güvence altına alıyor, türlerin korunmasına destek oluyor. Bu yaklaşımla tedarik zincirinde şeffaflığı sağlıyor, müşterileri de sorumlu tüketim konusunda teşvik ediyor. 2014’te başlayan Kırmızı Taze Ette İzlenebilirlik projesi kapsamında mağaza et üretimi için %100 izlenebilirlik hedefine 2018 yılında ulaştı. 2019 sonuna kadar mağazalarında et izlenebilirlik bilgisini e-faturaya aktardı. Et tedarikçilerinin %100’ünün barkotlu etiket sistemine geçmesini sağladı. Satın alınan tüm etlerin izlenebilirliği ile ilgili Türkiye’de bir ilk olan GS1-128 barkod uygulamasına 2020 yılında başlayan Metro Türkiye’de müşteriler mağazalarından satın aldıkları tüm karkas ve vakum et ürünlerinin çiftlikten rafa geliş hikâyesini faturalarda görebiliyor. Metro Türkiye et ve balık İzlenebilirliği uygulamalarıyla da 2018’de Sürdürülebilir İş Ödülleri’nin Tedarik Zinciri Yönetimi Ödülü’nün de sahibi oldu.

 

Gıda güvenliği için bir yılda 5.461 analiz gerçekleştirdi

2019 yılı itibarıyla %99’u yerel tedarikçi olmak üzere toplam sayısı 5.044 olan tedarikçileri ile geniş bir değer zincirine sahip olan Metro Türkiye bu zincir boyunca yüksek kalite ve güvenlik standartlarını korumak ve geliştirmek amacıyla düzenli olarak denetimler ve analizler gerçekleştiriyor. Tedarik ettiği ürünleri mikrobiyolojik, kimyasal, fiziksel, pestisitler, ağır metaller vb. 1.600 parametre açısından analiz ederken tüm tedarikçilerini Uluslararası Gıda Güvenliği Girişimi (GFSI) standartları temelinde hazırlanan IFS Global Market Food ve MAS (Metro Assessment Solution) sistemine göre ürün güvenliği ve hijyen gereklilikleri açısından denetliyor. 2019 yılında kendi markasını taşıyan ürünlerdeki tedarikçilerinin %72’si GFSI gıda güvenliği sertifikasına sahip olan Metro Türkiye ürün güvenliği denetimlerinin yanı sıra tedarikçilerini sosyal uygunluk denetimlerine de tabi tutuyor. %100 gıda güvenliği hedefiyle gıda ürünlerinde 2019 yılında 5.461 analiz gerçekleştirilirken TÜBİTAK tarafından mağazalarda habersiz gerçekleştirilen gıda güvenliği denetimleri kapsamında yıl içerisinde 199 denetim yapıldı. Metro Türkiye, hizmet aldığı gıda ürünleri platformlarında uluslararası gıda güvenliği IFS lojistik standardına (IFS Logistics Standard/International Featured Standard) sahip Türkiye’deki tek kuruluş olarak da dikkat çekiyor.

 

Yerel tohum kullanılarak yetiştirilen ürünler için %100 alım garantisi veriyor

Türk mutfağının değerlerini gelecek nesillere aktarmak için yerel üreticilerden tedarik edilen ürünlerin raflarda tüketici ile buluşmasına kadarki süreçte “İşin Mutfağında” olan Metro Türkiye, yerel tohumların kullanımını ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını teşvik ediyor, yerel tohum kullanılarak yetiştirilen ürünler için %100 alım garantisi veriyor. Belirli bir bölgeye ait ürünleri kooperatiflerden alıyor, kooperatifleşmeyi teşvik ediyor. Çalıştığı kooperatifleri ürün seçimi, ürün miktarının belirlenmesi, etiketleme ve ambalajlama konularında destekliyor ve belli bir standardı yakalamalarını sağlıyor. Metro Türkiye’de tedarikçilerin %99’unu yerel tedarikçiler, tedarikçi ödemelerinin %98’ini ise yerel tedarikçilere yapılan ödemeler oluşturuyor.

 

Coğrafi İşaretli ürünlerin satışı %53 artarak 330 milyon TL’ye ulaştı

Metro Türkiye “İşin Mutfağında” olarak, Coğrafi İşaretli ürünlerin tescil edilmesinden ihracatına ve restoran menülerine dâhil edilmesine kadar tüm süreçlere verdiği destekle ürüne, üreticisine ve ülke ekonomisine fayda sağlayan bir model oluşturuyor. Coğrafi İşaret potansiyeli olan ürünlerin Türkiye’de; Türkiye’de Coğrafi İşaret tescili olan ürünlerin AB’de tescil edilmesinden ihracatına kadar bütün süreçleri hayata geçiriyor. Metro Türkiye raflarındaki Coğrafi İşaret tescilli ve aday ürün sayısı 2017 yılından bu yana %76 artarak 150’ye ulaştı. Coğrafi İşaret tescilli ve aday ürünlerin satışları her yıl artış gösteriyor. 2017 yılına kıyasla 2019 yılında Coğrafi İşaretli ürünlerin satışı %53 artarak 330 milyon TL’ye ulaştı.

 

Pandemide 1.500 işletmenin ihtiyacını karşıladı

Metro Türkiye pandemi sürecinde de iş ortaklarının operasyonlarını güvence altına almalarına destek veriyor. Bu kapsamda Nisan 2020’de yeme-içme sektörüne destek olmak amacıyla Küçük İşletmem İçin projesini başlattı. Hayata geçirilen proje kapsamında, yeme-içme sektöründeki küçük işletmelere can suyu olmak amacıyla 5.000 TL’lik ürün ve hizmet yardımı sağladı. Metro Türkiye bu destekle birlikte işletmelerin kira, fatura giderleri, personel ödemesi gibi harcamalarına kaynak ayırmasını sağlamayı amaçladı ve bugüne kadar yaklaşık 1.500 işletmenin ihtiyacını karşıladı. Böylece 8 milyon TL’lik ürün ve servis hizmeti sağlayarak, 10 bin kişilik istihdamın korunmasına ve 3 milyar TL’lik yerel ekonominin canlandırılmasına katkıda bulundu. Metro Türkiye, Horeca’nın Haziran 2020 itibarıyla yeniden faaliyete geçtiği “Mutfağa Dönüş” döneminde de tüm müşterileri için güvenilir alışverişin adresi olmak için hassasiyetle çalışmalarına devam etti. Metro Türkiye ve Gastronometro olarak işletme sahiplerini desteklemek amacıyla Gastronometro web sitesi üzerinden “Kovid-19 ile Mücadele ve Hijyen Önlemleri” başlıklı, uzman isimlerin yazılarının da yer aldığı kılavuzlar paylaştı ve bir eğitim programı oluşturdu. Restoran ve otellere özel olarak hazırlanan bu eğitimi başarıyla tamamlayanlara Gıda Güvenliği Derneği tarafından onaylanan sertifikalar veriliyor. Bir aylık sürede, komilerden şeflere kadar 30 bine yakın kişiye sertifika verdi.

 

Çevre için 1,5 milyon TL yatırım yaptı

Metro Türkiye sorumlu operasyonlar için çevresel etkileri bütüncül bir yaklaşımla yönetiyor. Operasyonlarında ve tedarik zincirinde etkileri azaltma hedefiyle, doğal kaynakların sorumlu bir şekilde kullanımını sağlayan; enerji tüketimi, sera gazı salınımları ve atık oluşumunu azaltan; mevzuat gerekliliklerin ötesine geçen ve sektöre liderlik eden uygulamaları hayata geçiriyor. Metro Türkiye bu amaç için 2019 yılında toplam 1,5 milyon TL’lik çevre yatırım ve harcaması gerçekleştirdi. Çevresel sürdürülebilirliği iş yapış şeklinin bir parçası olarak ele alan Metro Türkiye,  gıda atıklarını %50 oranında azaltma hedefine ulaşabilmek amacıyla da öncelikli olarak atıkların oluşma sebeplerini belirlemek üzere bir çalışma yürütüyor. Fazla Gıda ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında da hâlâ satılabilir olan gıdaları atık olmaktan kurtarıyor. Metro Türkiye 2019’da 385 bin öğün yemeğe denk gelen 163,5 ton gıdayı, 30 gıda bankası aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı. Fazla Gıda ile yaptığı iş birliğiyle Sürdürülebilir İş Ödülleri B2B İş Birliği kategorisinde birincilik ödülünü aldı.

 

Top Employer Enstitüsü “En İyi İşveren” sertifikasını kazandı

Metro Türkiye sorumlu işveren olarak yaptığı işin merkezine insanı koyarak çalışan markası olmayı hedefliyor. Bu doğrultuda, çalışanları kişisel ve profesyonel gelişim imkânlarıyla güçlendiriyor, onlara mutlu çalıştıkları ve karar süreçlerine dahil oldukları bir iş ortamı sunuyor. İşe alım süreçlerinden yetenek yönetimine, performans yönetiminden kariyer yönetimine tüm insan kaynakları uygulamalarında çalışanların güçlenmesine odaklanıyor. Bu kapsamda Metro çatısı altında istihdam ettiği 4.147 çalışanının farklılıklarını özgürce ortaya koyabilecekleri, kariyer yolculuklarında önemli kazanımlar sağlayabilecekleri uygulamalarla onları destekliyor. Böylece hem iş performansını geliştiriyor hem de tercih edilen şirketler arasında yer alarak yeni yetenekleri çekiyor. Bu çalışmaları sonucunda Metro Türkiye, Top Employer Enstitüsü “En İyi İşveren” sertifikasını 2019 yılında da almaya hak kazandı.

 

Kahveleriyle ünlü ülkeler 

Kahveleriyle ünlü ülkeler

Üçüncü nesil kahveciliğin moda olmasıyla birlikte hayatımıza konsept kahveciler girdi. Tüm dünyaya hızla yayılan akım, yıllar içerisinde çoğu dünya şehrini etkisi altına aldı. Peki, kahvesinin lezzetiyle ün salmış ülkeler hangileri?

Kokusuyla kendine hayran, tadıyla damaklarda eşsiz bir tat bırakan kahve, tüm dünyada severek tüketiliyor. Yüzlerce farklı ağacı, çeşidi, işlenme şekli ve kavrulma biçimi olan bu özel lezzet için 1 Ekim, tüm dünyada kahve günü olarak kutlanıyor. Neredeyse tüm dünya kültürlerinde oldukça önemli olan kahve, kokusu, tadı ve farklı aromalarıyla sevenlerinin vazgeçemediği bir lezzet olarak karşımıza çıkıyor. Güne iyi başlamak ve devam etmek için yudumladığımız bu eşsiz lezzet ile ün salan ülkeler hangileri?

Türkiye – Türk Kahvesi

1543 yılında dönemin Yemen Valisi Özdemir Paşa’nın İstanbul’a getirdiği kahve, Türkler tarafından yeniden yorumlanan pişirme tekniğiyle Türk Kahvesi adını aldı. Bugün, “40 yıl hatırı kalsın” diye sevilerek tüketilen Türk Kahvesi, tüm dünyanın ilgisini çeken bir lezzet.  Osmanlı’dan günümüze uzanan bu lezzet, isteğe göre, şekersiz, orta şekerli ve şekerli içilebiliyor. Türk Kahvesi, Türkiye’nin farklı bölgelerinde farklı damak zevklerine göre servis ediliyor.

İtalya – Espresso

İtalyanların tüm dünyaya hediye ettiği Espresso’nun diğer kahve türlerine göre kafein oranı fazla. İnce öğütülmüş kahvenin üzerine basınç yoluyla sıcak suyun eklenmesiyle ortaya çıkan Espresso, birçok insan için kahvenin en mükemmel halidir.

Meksika – Cafe De Olla

Geleneksel, toprak kaplarda sunulan bir Meksika kahvesi olan Café de Olla, tarçın ve Meksika’ya özgü “Piloncillo” adı verilen esmer şekerden yapılır. Café de Olla genellikle soğuk iklim özelliklerine sahip yüksek kesimlerde ve kırsal bölgelerde ailelerin kahvaltılarda sıkça tüketmeyi tercih ettiği bir lezzet.

Fas – Baharatlı Kahve

Fas kültürünün günümüze taşıdığı en özgün lezzetlerden biri olan baharatlı kahveler, argan yağı ile farklı bir boyuta ulaşıyor. İçinde karabiberden muskata, susamdan tarçına kadar çeşit çeşit baharatın bulunduğu kahveler, Fas’ın her noktasında misafirlerin mistik bir tat deneyimlemesini sağlıyor.

Etiyopya – Buna

Kahvenin ana vatanı olan Etiyopya’dan çıkan Buna, ülkede oldukça fazla tüketiliyor. İçimi ve yapım şekliyle bir kahve şölenine dönüşen Buna, kömür ateşinde pişirilerek küçük fincanlarda servis ediliyor.

Kenya – Nyeri

Kenya’nın orta yaylalarında yer alan Nyeri bölgesinde yetiştirilen bu kahve çekirdekleri böğürtlen, nar ve karamel aromalarının harmonisiyle ağızda eşsiz bir tat bırakıyor. Her duyumda kendinizi özel hissetmenizi sağlayan bu lezzet, tatların arasındaki dengeyle dünyanın en beğenilen kahveleri arasındaki yerini alıyor.

Endonezya – Kopi Luwak

Dünya genelinde kahve çeşitleri arasında en az üretilen Kopi Luwak, aynı zamanda en pahalı kahveler arasında. Kopi Luwak telvesi nedeniyle Türk kahvesini andırıyor. Yumuşak bir içimi var ve kahveyi tadanlar lezzetini çikolataya benzetiyorlar.

Enuygun.com

Evcil hayvanları olanlar daha çekici mi?

Evcil hayvanları olanlar daha çekici mi?

Birinin hayvanları sevmesi ya da evcil hayvanının olması ona bakışınızı değiştirir mi? Hayvanları sevmeyen biriyle birlikte olur musunuz? OkCupid’in Türk kullanıcılar üzerinde yaptığı araştırma, hayvan dostu olmanın ilişkimizde ne kadar etkili olduğunu ortaya çıkardı.

“Evcil hayvanları seviyor musunuz?” sorusuna kullanıcıların yüzde 76’sı “Evet” diyor. Evcil hayvanları seven kadınların oranı yüzde 83, erkeklerin oranıysa yüzde 79. Soruya cevap verenlerin yüzde 80’i de evcil hayvan sevmenin ilişkileri belirlemede etkili olduğunu düşünüyor. Yani evcil hayvan sevmeyeni, karşısındaki de sevmiyor!

 

KEDİ Mİ, KÖPEK Mİ?

Neticede belli başlı hayvanlar evcil hayvan olarak sahiplenilebiliyor. Dünyanın geneli kedi ve köpek insanları olarak ikiye ayrılıyor. Bir diğer sorusu da “Kedi insanı mısın yoksa köpek insanı mı?”. Soruyu yanıtlayanların ise neredeyse yarısı (%43) “Her ikisi de” cevabını veriyor. “Hiçbiri diyenlerin oranı sadece yüzde 4. Kedi ve köpek tercihinde ise kazanan yüzde 5’lik bir farkla köpekler. Kadınlar kedi ve köpekleri eşit oranda tercih ederken erkekler yüzde 7’lik bir farkla köpekleri daha çok sevdiklerini belirtiyorlar. Ayrıca sorulara cevap veren insanların 4’te 1’i profil fotoğrafında köpek olmasını oldukça etkileyici bulduklarını da söylüyorlar.

TÜRKLERİN YARISINDAN FAZLASI EVCİL HAYVAN SEVMEYENLERLE İLİŞKİ DÜŞÜNMÜYOR

Gelelim en can alıcı soruya… Verilen yanıtlardan insanların kedileri ve köpekleri çok sevdiğini ve bunu ilişkide çok önemli bir şey olarak gördüğünü anlıyoruz. Peki, kullanıcılar evcil hayvan sevmeyen biriyle birlikte olur musun?” sorusuna ne cevap veriyorlar? İnsanların yüzde 53’ü evcil hayvanları sevmeyen biriyle birlikte olmayacağını söylüyor. Yani hayvan sevmiyorsanız biriyle birlikte olma şansınız yarı yarıya düşüyor. Bu konuda kadınlar daha hassas. Kadınların yüzde 63’ü, erkeklerin de yüzde 51’i evcil hayvan sevmeyen ve istemeyen biriyle aynı evde yaşayamayacağını düşünüyorlar. Yani özetle eğer hayvan sevmiyorsanız insanların sizinle uzun bir ilişki içine girme ihtimalleri de oldukça düşük görünüyor. Kim bilir? Belki de soruları yanıtlayanlar, hayvan sevmeyen insan da sevmez diye düşünüyorlardır. Siz ne düşünüyorsunuz?

 

Karavanlar Koçtaş’ta

Karavanlar Koçtaş’ta
Zengin ürün yelpazesiyle tüketicilerin farklı ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunan Koçtaş, şimdi de gezginlerin mobil evi olan karavanları müşterileriyle buluşturuyor. Özgürce seyahat etmek isteyenler Koçtaş’ın Kartal mağazasında yerini alan Caretta karavanlarla istediği tatil rotasını oluşturabilir ve konforlu bir yolculuk yapabilir.
O1 belgesine sahip Caretta karavanlar, 750 kg altında olduğundan trafik tescilden muaf ve kullanım için karavan ehliyeti gerektirmiyor. Yurt dışı çıkışlarına uygun Caretta karavanlar, farklı renk seçenekleri ile Koçtaş’ta yeni keşifler için yola çıkmak isteyen seyahat tutkunlarını bekliyor. Caretta karavanlar, koronavirüs dolayısıyla açık havayı tercih eden tatilcilerin birinci seçeneği olmaya aday.

Ersev Demiröz Mandarin Oriental, Bodrum’un Genel Müdürü oldu

Ersev Demiröz Mandarin Oriental, Bodrum’un Genel Müdürü oldu

1 Ağustos 2017 tarihinde Mandarin Oriental, Bodrum’un Otel Müdürü olarak göreve başlayan Ersev Demiröz, 21 Eylül 2020 itibarıyla tesisin genel müdürlük pozisyonuna terfi etti.

Lisans eğitimini 1992’de Bilkent Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünde tamamlayan Demiröz, dünya çapında ünlü birçok otelde görev yaparak kazanmış olduğu 20 yılı aşkın uluslararası otelcilik tecrübesiyle 2017 yılında Mandarin Oriental ailesine katılmıştır.

Şefler hünerlerini sergileyecek

Şefler hünerlerini sergileyecek

Hibrit fuarcılık yaklaşımıyla gerçekleştirilecek 28. WorldFood Istanbul; en lezzetli etkinliğini katılımcıları ile buluşturmak için hazırlıklarını sürdürüyor.

İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) ve Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) iş birliğinde, dünyanın ve Türkiye’nin en büyük fuarcılık şirketi Hyve Group’un 25 – 28 Kasım tarihleri aralığında TÜYAP’ta gerçekleştireceği WorldFood Istanbul, özel etkinlikleriyle Türkiye’nin saygın mutfak şeflerini ağırlamak, birbirinden özel tekniklerle hazırlanacak yeni tariflerden oluşan lezzetlere ev sahipliği yapmak için gün sayıyor.

Bir Lezzet Etkinliği: Show Mutfağı Tarif Atölyeleri

Tarımda ve gıdada sürdürülebilirlik ile sıfır atık yaklaşımın öne çıkacağı, sektör profesyonellerinin ve kanaat önderlerinin gıda israfının azaltılmasına dikkat çekeceği Fuar, özel etkinlikleriyle eşsiz bir lezzet turu düzenliyor.

Banvit’e iş sağlı ve güvenliği ödülü

Banvit’e iş sağlı ve güvenliği ödülü

Banvit, uyguladığı iş sağlığı ve güvenliği programıyla İngiltere Güvenlik Konseyi tarafından düzenlenen International Safety Awards 2020’den (Uluslararası Güvenlik Ödülleri) ödülle döndü. Şirket ayrıca bu konuda aldığı önlemler ve yaptığı çalışmalarla kısa bir süre önce ISO 45001, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetimi Standardı belgesi aldı.

Dünya çapında 50’den fazla ülkenin başvurduğu, İngiltere Güvenlik Konseyi tarafından düzenlenen Uluslararası Güvenlik Ödülleri’nde Banvit ödüle lâyık görüldü. İş sağlığı ve güvenliği konusunda 60 yılı aşkın zamandır yaptığı çalışmalarla adından söz ettiren İngiltere Güvenlik Konseyi, başvuruda bulunan tüm şirketlere 25 soruluk bir öz değerlendirme formu gönderiyor. Tüm soruların kanıtlarıyla birlikte yanıtlanmasını isteyen konsey, yaptığı ön eleme sonucunda başarılı bulduğu şirketleri ödül sürecine dahil ediyor. Ön şart olarak şirketlerden son iki yıla dair hayati derecede sınıflandırılan iş kazası yaşanmamış olmasını isteyen İngiltere Güvenlik Konseyi, aynı zamanda şirketlerden iş güvenliği başlığında bir yönetim sisteminin olmasını da bekliyor.

Ipsos; Pandemiye rağmen ev dışına çıkma oranı halen yüksek

Ipsos; Pandemiye rağmen ev dışına çıkma oranı halen yüksek

Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması ile Ipsos; Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymaya devam ediyor. Hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımalarını düzenli olarak takip ediyor…

Ipsos Araştırma Şirketi gerçekleştirdiği “Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırmasının” 23 döneminde;  bu çalışmanın 3. döneminden bu yana vatandaşların son 1 haftada evden dışarı çıkma davranışını mercek altına aldı. Salgının ilk dönemlerinde, Nisan ayında, dışarı çıkanların oranı karantina %63’lere kadar düştüğü görülmüştü. O dönem evden zorunlu olmayan ihtiyaçlar için dışarı çıkma oranı ise çok düşüktü, dışarı çıkanların en fazla 5’te birinin zorunlu olmayan nedenlerle dışarı çıktığı Ipsos tarafından tespit edilmişti. 

ZORUNLU OLMAYAN İHTİYAÇLAR İÇİN EVDEN DIŞARI ÇIKANLAR

Evden dışarı çıkanların oranı normalleşmenin başlamasıyla beraber %80’lerin üzerine çıktı ve yaz döneminde bu oran %92’lere kadar ulaştı. Bu dönemde dışarı çıkan her 10 kişiden yaklaşık 5- 6’sı zorunlu olmayan ihtiyaçlar için de dışarı çıktığını ifade etti. Eylül ayına girmemizle beraber hem yaz döneminin sona ermesi, hem de yeni eğitim yılının başlamasıyla beraber eve dönüşler başladı. Ancak salgının ilk döneminden farklı olarak kişisel karantinanın çok yaygın olmadığını bu çalışmada görülüyor. Dışarı çıkma oranı halen yüksek (%84), elde edilen bilimsel veriler ile dışarı çıkanların yarısı zorunlu olmayan ihtiyaçlar için çıktığını işaret ediyor (%52). 

TOPLUM DIŞARIDA YEME-İÇME KONUSUNDA NE KADAR ENDİŞELİ?

Temmuz ortasında yaptığımız araştırmamızda her 10 vatandaştan 7’sinin restoran-café gibi yeme-içme yerlerine halen gitmediği Ipsos araştırması tespit edilmişti. Her ne kadar yaz döneminde bu oranda kısmi azalma olsa da endişenin baki kaldığı görülüyor.  Toplumun %87’si dışarıda yeme-içme konusunda halen endişeli. Hatta bu konuda endişenin oldukça güçlü olduğu söylenebilir. Vatandaşların %54’ü çok endişeli hissettiğini ifade ediyor.

EVE YEMEK SİPARİŞ ETME KONUSUNDA DA AYNI ENDİŞEYİ TAŞIYOR MUYUZ?

Dışarıdan sipariş edilen yemeğin veya ambalajın virüs taşıyacağına dair endişe bireylerin evde yemek yapma veya evde yapılan yemeği yeme eğilimini güçlendirmişti. Normalleşme ile başlayan süreçte, dışarıdan eve yemek sipariş etme oranlarında da artış görüldüğü izlendi.. Ancak dışarı yeme-içme konusunda olduğunda gibi dışarıdan eve yemek siparişinde de çoğunluk endişeli hissediyor. Her 4 kişiden 3’ü bu konuda endişesini dile getiriyor (%77). Yine de dışarıda yeme-içmeyle karşılaştırıldığında endişe seviyesinde 10 puanlık bir fark olduğunu not etmek gerekiyor. 

KUAFÖRE/BERBERE GİTMEYE İLİŞKİN ENDİŞE DÜZEYİ NASIL?…

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 2016 verilerine göre Türkiye’de kadın ve erkek kuaförlüğü işyeri sayısı yaklaşık 86bin, esnaf ve sanatkarlar işyeri sayısında sıralamada 3. sırada yer alıyor. Sadece özel günlerde değil günlük hayatta da kuaför ve berbere gitmek toplumda oldukça yaygın bir davranış ancak salgınla beraber kuaföre-berbere gitme oranlarında ciddi düşüşler yaşandığı verilerle izleniyor.. Vatandaşların %87’si halen kuaföre-berbere gitmek konusunda endişeli hissettiğini ifade ediyor. Artan vaka sayıları nedeniyle bu endişenin yakın zamanda ortadan kalkmayacağını söylemek mümkün.

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik konuyla ilgili değerlendirmelerini şöyle iletti;

“Salgına tepki verirken ilk dönemde toplum olarak bir standardımız vardı. Mecbur olmayanlar evden çıkmamaya dikkat ediyordu, restoranlar, zaten kapalıydı ama açık olsalardı bile çoğunluk dışarıda yeme-içmeye hiç sıcak bakmıyordu. Kuaföre, berbere gitmek akıllardan bile geçmiyordu. Nisan ayı ortalarında her on kişiden dördünün bir hafta boyunca evden çıkmadığı dönemler yaşadık. Tabi bunda yaş gruplarına getirilen kısıtlamaların da rolü büyüktü. Yaz ayları boyunca bu  standarttan uzaklaştık, öyle bir dönem geldi ki on kişiden dokuzu o hafta içinde mutlaka evden çıkar hale geldi. Ve bu dışarı çıkışların yarısı da zaruri nedenlerle değildi.

Son haftalarda ise endişelilik seviyemizde doğal olarak bir yükseliş var. Evden çıkmayanların oranında bir artış görüyoruz. Dışarıda yemekten, kuaföre gitmekten endişe duyanlar artıyor.  Vaka sayıları Mayıs başındaki seviyesine döndükçe biz de toplum olarak yavaş yavaş salgın ile savaşta fabrika ayarlarımıza dönmeye başladık. Buna hepimizin ihtiyacı ve mecburiyeti olduğu kesin” dedi…

Eker I Run Sanal Koşu

Eker I Run Sanal Koşu

Eker Süt Ürünleri tarafından her yıl spor, sağlıklı yaşam ve iyiliğin bir araya gelmesi için Bursa’da gerçekleştirilen ve koşu tutkunlarını bir araya getiren Eker I Run organizasyonu, bu yıl Covid-19 salgını sebebiyle ilk kez sanal ortamda gerçekleşecek bir koşu festivali olarak organize ediliyor.

28 Eylül’de başlayan festival haftasında, 4 günlük Eker I Run Sanal Koşu etkinliğinin yanı sıra, her yaştan katılımcıların keyifli vakit geçirmesini sağlayacak pek çok online içerik de olacak.

PTT’den Endonezya pulu

PTT’den Endonezya pulu

PTT AŞ tarafından “Türkiye-Endonezya Diplomatik İlişkilerin 70. Yılı” konulu özelgün zarfı tedavüle sunuldu.

28 Eylül 2020 tarihinde tedavüle sunulan “Türkiye-Endonezya Diplomatik İlişkilerin 70. Yılı” konulu ve 5,00 TL bedelli özelgün zarfı www.filateli.gov.tr adresinde, filateli cep uygulamasında ve PTT iş yerlerinde abone sayısı kadar satışa çıktı.

Filatelik ürünlerin satışı ile aynı tarihte “PTT Pul Müzesi / Hacı Bayram Mahallesi Atatürk Bulvarı No:3 Ulus Altındağ/ANKARA” adresinde mesai saatleri içerisinde “Türkiye-Endonezya Diplomatik İlişkilerin 70. Yılı 28.09.2020 ANKARA” ibareli özelgün zarfına ait özeltarih damgası kullandırılmaya başlandı.