Önce Sağlık mı Ekonomi mi?

Önce Sağlık mı Ekonomi mi?

Ipsos, Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması ile; Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koyuyor ve hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımalarını düzenli olarak takip ediyor. Araştırmanın 11. Döneminden verilerle hazırlanan derlemede; ülkemizde normalleşme takvimi kapsamında geçici olarak faaliyetine ara verilen işletmelerin tekrar açılmasına dair iki temel yaklaşıma ilişkin vatandaşların görüşü alındı. Buna göre her 10 kişiden yaklaşık 6’sı (%58) ekonominin daha uzun sürede toparlanması anlamına gelse dahi salgınla mücadelenin birinci öncelik olması gerektiğini ve bu nedenle işletmelerin açılmasını erken bulduklarını belirtiyor. Karşıt görüş ise %32 düzeyinde ve ülke ekonomisi için işletmelerin açılmasının doğru bir karar olduğunu savunuyor.

SALGININ EKONOMİK FAALİYETLERE ETKİSİ

Genel kamuoyu en çok yeme içme (%72) ve konaklama (%67) sektörlerinin salgından olumsuz etkileneceğini öngörüyor. 2019 yılında turizm gelirini bir önceki yıla göre %17* artışla kapatan ülkemiz için bu sene turizm açısından zor bir yıl olacak. Salgının risk yarattığı diğer bir alan ise yüz yüze eğitime ara verilip uzaktan eğitime geçiş yapıldığı eğitim sektörü. Vatandaşların %66’sı önümüzdeki dönem olumsuz etkilenecek ilk 3 sektör arasında eğitim sektörünü dile getirdi. Her 10 kişiden 4’ü ise telekomünikasyon (%43) ve medya-bilgi sektörü (%42) için bir fırsat yaratacağını düşünüyor.

NORMALLEŞME DÖNEMİNDE ALIŞVERİŞ
Salgının bireylerin alışveriş davranışları üzerinde de ciddi etkileri oldu. Bu dönemde online alışveriş eğiliminin arttığını hatta daha önce hiç online alışveriş yapmamış kişilerin ilk kez bu kanalı kullandıkları gözlemlendi. Normalleşme ile beraber yeni kazandığımız alışkanlıkları sürdürüp sürdürmeyeceğimiz veya eski alışkanlıklarımıza dönüp dönmeyeceğimiz merak edilen konular arasında yer alıyor. Araştırmada bireylere mağaza ve marketten alışverişi ilk ne zaman yapmayı düşündüklerini sorduk. Buna göre toplumun yarısından fazlası (%64) halihazırda marketten alışveriş yapıyor, bu oran mağazadan alışveriş için %16 seviyesinde. Haziran-Ağustos döneminde başlayacaklarla beraber toplumun çok büyük kısmının marketten alışverişe daha çabuk adapte olduğunu görüyoruz. Öte yandan, mağazadan alışverişe daha temkinli bir yaklaşım var.

SALGIN DÖNEMİNDE HARCAMA EĞİLİMLERİ

Salgının ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerinin bireylerin alışveriş davranışlarına da yansıdığı görülüyor. %80 gibi oldukça büyük bir oranda, vatandaşlar bu dönem daha az harcama yapmaya çalıştıklarını ifade ediyor. Bu eğilimin farklı sosyo-ekonomiden bireyler arasında farklılık göstermemesi de dikkat çekici.

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik araştırmada elde edilen verilerle ilgili yaptığı  değerlendirmede şunları iletti; “Her üç kişiden ikisi son hafta içinde süpermarkete giderek alışveriş yaptı, geri kalanlar ise ya bu hafta süpermarket alışverişi ihtiyacı olmayanlar, ya onlar için alışveriş yapan bir yakını olanlar ya da online alışveriş yapanlar… Geçtiğimiz haftalarda ekonomi yeniden az farkla da olsa ülkenin en önemli sorunu haline gelmişti. Araştırmamıza katılanların %80’i salgının vurduğu ekonomik darbe ile mücadele için daha az harcama yapacaklarını belirtiyorlar. Ancak ekonominin bu kadar gündem teşkil etmesi salgının yarattığı sağlık endişesinin artık yok olduğu anlamına da kesinlikle gelmiyor. Her üç kişiden biri ekonominin düzelmesi ve işsizliği önlemek amacı ile işletmelerin açılmaya başlaması fikrini destekliyor. Ancak; toplumun %60’ı ekonominin olumsuz gidişatına rağmen işletmelerin açılması için henüz erken olduğunu düşünüyor. İşin ilginç yanı bu şekilde düşünenler arasında çalıştığı iş yeri faaliyetine ara vermiş olanlar da var. Salgına dair endişelerin azalmamasında son hafta içinde vaka sayılarında yeniden artış görülmesinin de etkisi olabilir.”

Club Hotel Sera sizleri bekliyor

Club Hotel Sera sizleri bekliyor

Club Hotel Sera,  COVID-19 salgınına karşı alınan tedbirlerle, konuklarına yine eğlence ve huzuru bir arada sunan eşsiz bir yaz tatili yaşatmak için sizleri bekliyor.

Antalya’nın en güzel sahili Lara’da denize sıfır konumu, 200 metre kum sahili ve tesisinde bulunan 3 havuzu, 550 odası ve sahip olduğu 1.200 yatak kapasitesiyle Club Hotel Sera, 2020 yazında da keyifli bir tatil yapmak isteyen tüm konuklarını ağırlamaya hazır.

Havaalanına sadece 9 km uzaklıkta ve şehir merkezine oldukça yakın bir mesafede bulunan Club Hotel Sera, 33 yıllık geçmişi, profesyonel ekibinin üstün hizmet anlayışıyla konuklarına yaşattığı eşsiz konaklama ve tatil deneyimi ile ayrıcalıklı bir yere sahip.

Club Hotel Sera, 40 dönüme yayılmış geniş arazisinde hareketli ve enerji dolu bir tatilden hoşlanan konukları için tenis, basketbol, pinpon, deniz sporları gibi farklı spor aktivitelerinin yapılabileceği spor alanlarını bir arada sunarken; günü plajda güneşlenerek geçirmek isteyenleri ise 200 metrelik kum sahilinde ağırlıyor.

Yaşanan COVID-19 salgınıyla birlikte, Sağlık ve Turizm Bakanlığı tarafından yayınlanan tedbirlerin tamamının büyük bir titizlikle uygulandığı otelde, hijyen her noktada en üst düzeyde sağlanıyor.

Club Hotel Sera, zorlu geçen bahar aylarının yorgunluğunu atmak isteyen tüm misafirlerini, günlük çift kişilik oda fiyatı 950 TL’den başlayan fiyatlarıyla ağırlamak için bekliyor.

Muratbey Misto Dünya Süt Ürünleri İnovasyon Ödülleri’nde finale kaldı.

Muratbey Misto Dünya Süt Ürünleri İnovasyon Ödülleri’nde finale kaldı.

Muratbey Misto, Dünya Süt ürünleri İnovasyon Ödülleri’nde ‘En İyi Çocuk Ürünü’ kategorisinde finale kalarak büyük bir başarı kazandı.

Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol, bu başarının tesadüf olmadığını vurgulayarak “Muratbey Misto bu yarışmada finale kalan tek Türk markası oldu. Daha önce de aynı yarışmada Muratbey Burgu ile “En İyi Peynir “ ödülünü kazanmıştık. İnovasyona verdiğimiz değerin yurt dışında da takdir görmesi bizleri motive ediyor” şeklinde konuştu.

Muratbey’in en seçkin ürünlerinden, dünyanın D vitamini ile zenginleştirilmiş ilk şekil şekil çocuk peyniri ‘Muratbey Misto’, 2020 Dünya Süt ürünleri İnovasyon Ödülleri’nden (World Dairy Innovation Awards 2020) başarıyla döndü. Misto, 20 farklı kategori için 12 ülkeden 245 başvurunun yapıldığı yarışmada ‘En İyi Çocuk Ürünü’ kategorisinde finalist olma başarısı gösterdi.

Divan Akmerkez ve Divan Pastanesi Vadistanbul yeniden merhaba dedi

Divan Akmerkez ve Divan Pastanesi Vadistanbul yeniden merhaba dedi

Divan Pastaneleri’nin yeni konseptiyle alışveriş merkezlerinde hizmet veren Divan Akmerkez ve Divan Pastanesi Vadistanbul şubeleri kapılarını yeniden merhaba dedi.

Sosyal mesafeye uygun olarak tasarlanan oturma düzeni ve sunumuyla, konforlu ve güvenli bir deneyim sunan Divan Akmerkez ve Divan Pastanesi Vadistanbul, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere, ilgili kuruluşların belirlemiş olduğu tedbirler ve yeni standartlarla misafirlerini kabul ediyor.

Yıllar boyunca değişmeyen Divan kalitesini, geleneğini, prestijini ve kusursuz hizmetini İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere, ilgili kuruluşların belirlemiş olduğu tedbirler ve yeni standartlarla misafirleriyle buluşturuyor.

Temassız ve tek kullanımlık menü alternatiflerinden, mutfakta alınan hijyen tedbirlerinin görüntülenebildiği QR kodlara kadar alınan önlemlerle keyifli buluşmalara ev sahipliği yapacak.

Wyndham Hotels & Resorts, La Quinta Türkiye’de büyümeye devam ediyor

Wyndham Hotels & Resorts, La Quinta Türkiye’de büyümeye devam ediyor

Wyndham Hotels & Resorts, La Quinta® markasını Türkiye’deki yeni otelleriyle dünya çapında büyümeye devam ediyor. Dünyanın franchise veren en büyük otel şirketi, Türkiye’deki yeni ve önemli otel açılışlarına ve dünya genelindeki büyümesine ilişkin detayları paylaştı.

Yaklaşık 90 ülkede 9 bin 300 oteliyle dünyanın franchise veren en büyük otel şirketi Wyndham Hotels & Resorts, Türkiye’deki iki yeni oteli olan 86 odalı La Quinta by Wyndham Giresun ve 175 odalı La Quinta by Wyndham Bodrum ile La Quinta® markasını büyütmeye devam ediyor. La Quinta by Wyndham’ın dünya genelindeki portföyünde çağdaş tasarım, incelikle düşünülmüş imkanlar ve güler yüzlü hizmetin öne çıktığı 900’ün üzerinde otel bulunuyor.

  • La Quinta by Wyndham Giresun

86 odalı La Quinta by Wyndham Giresun, deniz kenarındaki konumu, sunduğu muhteşem Karadeniz manzarası ve geniş imkanlarıyla hem iş, hem de tatil amaçlı ziyaretler açısından şık ve ideal bir seçenek oluşturuyor. Otelin açık havuzu, fitness merkezi, hamamı, saunası ve dört restoranının yanı sıra bir de kütüphanesi bulunuyor. Haziran 2020’de açılan otel, şehir merkezine yalnızca 3km mesafede, OrduGiresun Havalimanı’ndan kolayca ulaşılabilen bir konumda yer alıyor.

  • La Quinta by Wyndham Bodrum

Bodrum Yarımadası’nın güzel manzarasını sunan 175 odalı La Quinta by Wyndham Bodrum’da, şık

misafir odaları, iki restoran ve bir roof-bar bulunuyor. Barkdakçı’da bu ay açılması planlanan otelde

açık havuz, sauna ve fitness merkezi gibi misafirlerin tatil sırasında da hareketli kalmasına yardımcı

olacak imkanlar yer alıyor. Oteldeki diğer imkanlar arasında çalışma alanı ve esnek kullanımlı bir

etkinlik alanı da bulunuyor. La Quinta by Wyndham otelleri, dünya genelinde binlerce otel, tatil köyü ve devre tatil tesisini kapsayan dünyanın en bol kazançlı ödül programı Wyndham Rewards® bünyesinde yer alıyor. Her ziyaretçinin ihtiyaçlarına uygun şekilde tasarlanan programın üyeleri, her geçerli konaklamada 1.000 puan kazanıyor ve bu puanları ücretsiz konaklama, hediye çekleri, hediyelik eşyalar ve daha fazlasını kapsayan geniş bir yelpazedeki seçeneklerde kullanabiliyor.

Salgın Konusunda endişeli mi rahat mıyız?

Salgın Konusunda endişeli mi rahat mıyız?

Ipsos, Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması ile; Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koyuyor ve hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımalarını düzenli olarak takip ediyor. Araştırmanın 12. Döneminden verilerle hazırlanan derlemede Toplumun Endişe Düzeyi, Maske Kullanımına Bakışı ve YKS Gündemiyle ilgili olarak kamuoyunun nabzı tutuldu.

Salgın Karşısında Endişeli mi Yoksa Rahat mıyız?

Ipsos Koronavirüs Salgını ve Toplum Kamuoyu Araştırmasından elde edilen verilere göre; Vatandaşların yarısından fazlası (%56) salgının ilk döneminden bu yana endişeli ruh halini sürdürüyor. Tam tersine ilk günden bu yana rahat hissedenler çok daha küçük bir kesim (%7). Toplumun bir kesiminin ise zamanla ruh hali değişmiş. Her 4 kişiden 1’i (%27) endişelerinden zaman içinde sıyrılıp rahatlarken, ilk dönemdeki rahatlığın yerine endişeli ruh haline büründüklerini söyleyenlerin oranı %10 seviyesinde.

“Herkes Maske Taksın!”

Normalleşme sürecinin vaka ve ölüm sayılarında artışa neden olup ikinci dalganın yaşanabileceğine dair toplumda ciddi bir endişe var. Bu çerçevede salgınla mücadele kapsamında 45 ilde maske takma zorunluluğu getirilmesini vatandaşlar doğru buluyor. Bu görüşün altında, diğer vatandaşların aldığı bireysel önlemlerin yetersiz olduğu ve dolayısıyla bu tür kamusal tedbirlere ihtiyaç olduğu düşüncesi de yer alıyor.

Koronavirüsten korunmak için maske kullanımına dair sadece devletlerin aldığı kararlar farklılık göstermiyor, aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü, Amerika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) gibi kuruluşların da tavsiyeleri zaman için değişiklik gösterdi. Bu kuruluşların bugünkü tavsiyesi bireylerin cerrahi maske veya kumaş maske kullanmaları yönünde, yüz solunum maskelerinin sağlık uzmanlarına bırakılması gerektiği vurgulanıyor. Cerrahi maske, bugün ülkemizde virüsten korunmak için toplumda en yaygın kullanılan maske (%80). Cerrahi maskeyi, %13 ile kumaş maske ve %5 ile N95 gibi yüz solunum maskeleri takip ediyor. Uzmanlar tarafından tek kullanımlık olan bu maskelerin uzun saatler veya ertesi gün kullanılmaması tavsiye ediliyor. Bireylere tek kullanımlık bu maskeleri ne kadar süre kullandıkları sorulduğunda büyük çoğunluk sadece bir gün kullandıklarını beyan ediyor. Ancak toplumun 1/5’inin tekrar kullanmak üzere maskesini sakladığını görülüyor.
Kumaş maskelerin virüsten yeteri kadar koruma sağlayıp sağlamadığına dair farklı kurumaların farklı beyanları oldu. Her ne kadar son dönemde sağlık kuruluşları vatandaşları kumaş maskeye yönlendirse de vatandaşların kumaş maskeyi yaygın kullanmamasının bir nedeni de bu kafa karışıklığı olabilir. Tek kullanımlık maskelerin yarattığı çevre kirliliği ise başlı başına bir konu.

Türkiye’de maske kullanmanın artık bir norm haline geldiğini söylenebilir. Salgının 3. haftasından itibaren maske kullanımı çok yaygınlaştı. Bugün salgından korunmak için maske kullananların oranı %98 seviyesinde.

Öte yandan farklı okazyonlarda maske kullanımı sorgulandığında maskeyi her zaman kullanmadığını beyan edenlerin oranı %25’lere kadar yükseliyor. Her zaman maske kullanmayanların temel gerekçesi maske kullanmayı fiziksel olarak zor bulmak (%35). Bu gerekçeyi, maskenin ücretli olması, pahalı olması, ücretsiz temin edememek gibi gerekçeler takip ediyor (%24). Sosyal mesafenin korunduğu için maskeye ihtiyaç duymamak da dile getirilen gerekçeler arasında yer alıyor.

Maskenin koruyucu olduğuna inanmadığı için maske kullanmayanların oranı ise %8 ile sınırlı.

Daha önce 20-21 Haziran tarihlerinde yapılması planlanan YKS diğer bir ifadeyle üniversite sınavı salgın nedeniyle YÖK tarafından 25-26 Temmuz tarihlerine ertelenmişti. Normalleşme takvimi kapsamında sınav tarihinde tekrar değişiklik yapılarak 27-28 Haziran tarihlerinde yapılmasına karar verildi. Ipsos’un Koronavirüs Salgını ve Toplum Kamuoyu araştırmasının son döneminde; 2.5 milyona yakın öğrencinin gireceği üniversite sınavının bu tarihte yapılması konusunda genel kamuoyunun görüşü alındı. Toplumun %59’u sınavın bu tarihte yapılmasını yanlış bulduğunu ifade etti. Doğru bulanların oranı ise %27 ile sınırlı kaldı.

Sınav esnasında maske kullanımı, sınav salonuna girişte ve sınav esnasında sosyal mesafeye uyulması, sınav salonun dezenfekte edilmesi gibi kuralların toplumda gençler adına hissedilen endişeyi ancak kısmen azalttığı söylenebilir. Bu soruya verilen cevabı, gençlerin salgın nedeniyle psikolojik olarak sınava hazır olmadığı ve salgın devam ederken sınav yapılmasının doğru görülmediği şeklinde yorumlamak mümkün.

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik araştırmada elde edilen verilerle ilgili yaptığı  değerlendirmede şunları iletti;  « Vatandaşların çoğunluğu hala salgına dair endişeli ve önlem alınmasını, alınan önlemlerin devam etmesi fikrini destekliyorlar. Hatta normalleşmenin biraz hızlı olduğu düşüncesi de hakim. Daha önce ertelenen üniversite sınavı tarihinde yeniden değişiklik yapılarak Haziran’a çekilmesi genel olarak yanlış bir karar olarak değerlendirildi. Geçtiğimiz haftalarda yaptığımız araştırmalarda maske-mesafe-temizlik önlemleri arasında en kritik olanların maske ve mesafe olduğunu tespit etmiştik. Bazı şehirlerde getirilen maske kullanım zorunluluğu toplumda destek bulan bir uygulama. Her on kişiden dokuzu bu kararı destekliyor. Maske kullanımı konusuna biraz daha yakından baktığımızda genel olarak cerrahi maske kullanıldığını görüyoruz. Cerrahi maskenin kullanımı bu kadar yaygın olunca tek seferlik kullanımın da yaygın olması şaşırtıcı değil, ancak şaşırtıcı olan her 5 kişiden birinin cerrahi maskeleri bir günden fazla kullanıyor olması. Her ne kadar maske kullanımını doğru bulsak da düzenli maske kullanmayan her üç kişiden biri için bu fiziksel olarak zorlayıcı. Fikren destekliyoruz ama henüz uygulamada olması gereken noktada olduğunu söyleyemeyiz. » dedi.

 

Unutulmaz balayı rotaları

Unutulmaz balayı rotaları

Yeni normalleşme süreci ile yavaş yavaş eski ivmesini kazanmaya başlayan düğün organizasyonlarının ardından, balayı otellerine olan ilgi de artmış durumda. Turizm portalı Tatilsepeti, o unutulmaz balayı tatili için plan yapmak isteyen çiçeği burnunda çiftlerin alternatifler sunuyor.

Türkiye’nin önde gelen turizm portalı Tatilsepeti, unutulmaz bir balayı için, doğru tercihi yapmanıza yardımcı olacak en uygun balayı otellerini https://www.tatilsepeti.com/balayi-otelleri linkinde bir araya getirdi.

Hepsi bir arada paket

En çok tercih edilen tatil beldeleri arasında Kıbrıs ve Antalya’nın bulunduğu balayı paketlerinde ulaşım, konaklama, transfer, yemek ve eğlence bir arada sunuluyor.

İlkbahar ve sonbaharda evlenecek çiftlerin hava şartlarını düşünmeden rezervasyon yaptırabilecekleri bölgelerin başında Akdeniz yer alıyor. Yaz aylarında evlenecek çiftler, Bodrum, Çeşme ve benzeri Ege bölgesinde yer alan muhteşem balayı otellerini tercih edebilir. Tatilsepeti, sonbahar düğünleri için de tatil önerileri sunuyor. Antalya ve Kıbrıs’ta, Ekim ayında da deniz tatili konseptli balayı yapmanız mümkün. Ayrıca uçak, transfer ve dilediğiniz konseptteki balayı tatilinizi planlamak adına, profesyonel Tatilsepeti.com seyahat danışmanlarından da hizmet alabilirsiniz.

ATÜ Duty Free kapılarını açtı

ATÜ Duty Free kapılarını açtı

Covid-19 sürecinde uçuşların durmasıyla faaliyetlerine ara veren ATÜ Duty Free, mağazalarında yeni normaldeki kurallara uygun olarak, titizlikle aldığı önlemler doğrultusunda  kapılarını açtı

TAV Havalimanları ve Unifree Duty Free / Gebr. Heinemann ortaklığı olan, gümrüksüz mağazacılık sektörünün önde gelen kuruluşlarından ATÜ Duty Free, Covid-19 sürecinde yolculara ve çalışanlarına yönelik güvenlik ve sağlık tedbirleri kapsamındaki detaylı hazırlıklarını tamamladı ve mağazalarını kademeli olarak yeniden yolcularıyla buluşturmaya başladı.

Tüm bu kapsamlı önlemlerle birlikte, ATÜ’nün Türkiye’de ilk olarak Bodrum İç Hatlar mağazasının ardından İstanbul Havalimanı’nda işlettiği dünyaca ünlü markalara ait butiklerden Hermès, Bvlgari ve Montblanc açıldı. İstanbul Havalimanı’nda işlettiği diğer butiklerden, Céline, Fendi, Furla, Longchamp, Loro Piana, Michael Kors, Paul & Shark, Salvatore Ferragamo ile, saat, mücevher ve lüks aksesuar alanındaki mağazaları Luxury Timepieces ve Luxury Square’de Temmuz ayı başında faaliyete başlayacaklar. Ayrıca, lokal konsept alanında İstanbul Havalimanı’nda yer alan Old Bazaar, duty free alanında ise Ankara Esenboğa ve İzmir Adnan Menderes, Milas Bodrum, Gazipaşa Alanya Havalimanları’nda bulunan mağazaları faaliyete başladı.

Yurt dışında ise Letonya, Riga’da bulunan mağazaları Haziran ayının başında faaliyetlerine başladı. Suudi Arabistan, Medine Havalimanı’nda bulunan İç Hatlar mağazası da Haziran ayının başından bu yana açık bulunuyor. ATÜ’nün Tunus, Kartaca Havalimanı’nda bulunan mağazaları Haziran sonu itibariyle faaliyetlerine başladı. Kuzey Makedonya’da, Üsküp ve Ohri Havalimanları’da bulunan mağazalarının ise Temmuz başında hizmete açılması hedefleniyor. Diğer ülkelerde ise güncellenen sağlık koşullarıyla birlikte önümüzdeki günlerde açılışların duyurulması bekleniyor.

ATÜ Duty Free CEO’su Ersan Arcan “Mağazalarımızda tekrar yolcularımızla buluşmanın heyecanını yaşıyoruz. Geride bıraktığımız aylarda çok zorlu ve sektördeki tüm paydaşlarımızı etkileyen bir süreçten geçtik. Bu günlerde yeni normale hazırlık sürecimizi tamamlamış bulunuyoruz. Tüm personelimizin özverili çalışmasıyla mağazalarımızı yeni sağlık ve güvenlik koşullarına uygun hale getirdik.  Tüm bu önlemleri ülkemiz ve dünyada yaşanan bu konudaki gelişmeleri takip ederek aldık. Gümrüksüz mağaza işletmeciliğinde öncü, tecrübeli bir kuruluş olarak 20. yılımızı yaşadığımız bu günlerde, mağazalarımızda yolcularımızla yeniden sağlıklı günlerde bir arada olmayı istiyoruz” dedi.

ATÜ Duty Free,  3 kıtada, 7 ülkede 120’den fazla mağaza ile gümrüksüz mağazacılık hizmeti sunuyor.

 

Sağlıklı gıdalar bu adreste “Geleneksel Pazar”

Sağlıklı gıdalar bu adreste “Geleneksel Pazar”

Geleneksel Pazar, Anadolu’nun en güzel gıdalarını bir arada bulabileceğiniz bir adres.

Benekli mercimekten tutun, bamya turşusuna kadar nadide lezzetler, organik meyve sebze, özenle seçilmiş doğal bal, sirke, İzmir’in en güzel bardacık inciri var raflarında. GDO, hibrit tohum, kimyasallarla kirletilmiş gıda giremiyor kapılarından içeri. Bütün ürünleri analizli ve isteyen herkesle analiz sonuçlarını paylaşıyorlar.

Ketojenik, GAPS, vegan, glütensiz gibi özel beslenenler için ürün çeşitleri oldukça zengin. İlikli kemik suyunun en iyisini, keçi yoğurdunun en güzelini, sucuğun en kalitelisini buradan bulabiliyorsunuz. Mercimek veya nohuttan mamul makarnaları, ballı dondurmaları nefis! Pancar kvass, kombu çayı gibi probiyotiklere de büyük yer ayırmışlar.

Son dönemlerde dükkânın içinde bir de mini fırın açtılar. Siyez buğdayından ekşi mayalı ekmeklerini kendileri pişiriyor..

gelenekselpazar.com web sitesinden veya 0535 570 09 60 WhatsApp sipariş hattından ulaşabilirsiniz. Türkiye’nin her yerine kargoyla gönderim yapılıyor.

 

Yıldız Sarayı Vakfı “Yeni Normalde Kriz Fırsata Dönüştürülebilir mi”

Yıldız Sarayı Vakfı “Yeni Normalde Kriz Fırsata Dönüştürülebilir mi”

Yıldız Sarayı Vakfı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla “Yeni Normalde Kriz Fırsata Dönüştürülebilir mi: Kültür Sanat STK’ları Çalıştayı” düzenledi.

YSV Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu da çalıştayda; “Toplumların ve bireylerin kendilerini iyi hissetmeleri, bir ülkede sanat ve kültürün geniş toplum kesimleri ile buluşma düzeyine bağlıdır. Sanat ve kültür, bize yalnız olmadığımızı fark ettirir, bizi dirençli kılıp ruhumuza umut aşılar” şeklinde konuştu.

Yıldız Sarayı Vakfı, Mart ayından bu yana tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs salgınının, ülkemizde kültür – sanat faaliyetlerini derinden etkilemesiyle birlikte pandemi sonrasındaki sürecin yeni ve yaratıcı çözümlerle aşılabilmesi amacıyla “Yeni Normalde Kriz Fırsata Dönüştürülebilir mi: Kültür Sanat STK’ları Çalıştayı” gerçekleştirdi.

“2020’yi sanatla dolu dolu olarak 2021’e ulaştıracağız”

Sözlerine; “Koronavirüs salgını, hem çalışma hem de sosyal hayatımızı olumsuz etkiledi. Bakanlık olarak tüm alanlarda olduğu gibi kültür ve sanat hayatımızda da normalleşme adımlarını atmaya başladık. Yaşanan durgunluğu farklı perspektiflerden değerlendirmekle bir fırsata dönüştürmek için kamunun ve özel kurumların her alanda işbirliği içinde olması da çok önemli” diyerek başlayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, şu hususlara değindi:

“Kurumsal işleyişteki sıkıntıları çözmek, seyirciye yönelik farklı yaklaşımlar düşünebilmek, kültür ve sanatı, bu alanlara hizmet eden kurumlarla birlikte, olabildiğince farklı yönleriyle ön plana çıkararak, her kesim için cazibe noktaları oluşturmak gibi gerekliliği hissedilen fikri ve fiziki değişimi gerçekleştirmek gerekiyor. İlk olarak insanımızın bu süreçte kültür ve sanat aktivitelerinden kopmaması için harekete geçtik. Sosyal medyayı sahnemiz yaptık, 19 Mart’ta başlayan pandemi süreci boyunca konserler, tiyatro oyunları, opera ve bale etkinlikleri gibi çeşitli dallarda 65 etkinlik videosu yükledik. Aynı şekilde Sanat Cepte uygulamamıza ait sosyal medya hesaplarını da aktif olarak kullandık; 78 sanatçımız, 20 Nisan – 1 Haziran tarihleri arasında 67 Instagram canlı yayını gerçekleştirdi. Kültür noktasında da büyük bir memnuniyetle ifade etmeliyim ki Sanal Müze çalışmamız hem ülkemizde he yurt dışında büyük ilgi gördü, 6 milyonu aşan bir ziyaret sayısına ulaştık. Normalleşme süreciyle birlikte Bakanlığımızın kültür – sanat birimleri yoğun bir takvimin içine girdiler. Dünya çapındaki bu olumsuzluklara rağmen inanıyorum ki 2020 yılını geride bıraktığımızda kimse kültür ve sanat alanında çok durağan bir yıldı diye düşünmeyecek. Biz tüm imkânlarımızla üzerimize düşeni yaparak 2020’yi sanatla dolu dolu olarak 2021’e ulaştıracağız”dedi.