Kozmonot, Nişantaşı’ndan sonra Bomonti’de

Kozmonot, Nişantaşı’ndan sonra Bomonti’de

Son dönemlerde sosyalleşme ve buluşma merkezi haline gelen Bomonti’nin en yenisi Kozmonot oldu. Cozy bir bahçe alanına sahip Kozmonot Bomonti, arka bahçesinde 110,ön bahçesinde 60 kişilik oturma kapasitesi ile kalabalık grupları rahatlıkla ağırlayabiliyor. Dekorasyonunda sıradanlıktan uzak, farklı ve merak uyandıran ayrıntılar barındıran mekan, tüm ihtiyaçlarınızı karşılıyor!

Kozmonot Bomonti, farklı konsepti ve dekorunun yanı sıra özel olarak hazırladığı yemek ve bar menüsü ile misafirlerini ağırlıyor. Mekanda 100 ve üzeri çeşit bira, birbirinden farklı tekniklerle hazırlanmış kokteyl menüsü ve dahası yer alıyor. Mutfak, sabah kahvaltı çeşitleriyle başlayıp, öğle saatleri özel bir menü ve akşam saatlerinde flatbreadlerden salatalara, kendine has soslarıyla servis edilen burgerlerden vejeteryanlar ve veganlar için hazırlanmış lezzetlere kadar geniş bir alternatif sunuyor. Aynı zamanda açık mutfak konseptiyle de ne yediğini bilmek isteyen, yediklerini önemseyen misafirlerine canlı mutfak şovu yaşatıyor!

Rustyfork’da Amerikan usulü kahvaltı

Rustyfork’da Amerikan usulü kahvaltı

Rustyfork, ünlü şef Murat Bozok’un danışmanlığında hazırlanan Louisiana ve Texas’ın en çarpıcı lezzetleri başta olmak üzere Amerikan mutfağı odaklı menüsü, iştah kabartan kokteylleri, ilham veren dekorasyonu, yaz keyfini şehrin merkezinde doyasıya yaşatan büyük bahçesi ve özgün konsepti ile yeme – içme dünyasında fark yaratmaya devam ediyor.

Hafta içi saat 12.00 itibariyle öğlen ve akşam yemeklerini unutulmaz deneyimlerine dönüştüren Rustyfork, hafta sonuna özel, saat 10.00 – 15.00 arası servis edilen ve Amerikan mutfağının en çarpıcı tatlarını sunan kahvaltı menüsüyle de büyük ilgi uyandırıyor.

İki kızarmış yumurta, Texas sosis, dana veya domuz bacon, confit domates, mozzarella ve patatesli waffle, reçel, kızarmış tost ekmeği, pancake, akçaağaç şurubuyla oldukça doyurucu bir porsiyon olan American Breakfast Plate başta olmak üzere kahvaltı menüsünde 12 spesiyal yer alıyor. English muffin, tütsülenmiş tiftik dana kaburga, BBQ sos, poşe yumurta, cheddar sos, turşu, cottage fries’lı Texas Benedict, güne başlarken Teksas stilini yaşatıyor. Çırpılmış yumurta, dana veya domuz bacon, siyah fasulye, avokado, mısır, jalapeno turşusu, kişniş ve salata ile Breakfast Taco, kahvaltıda taco denemek isteyenler için ideal bir tat olarak kendini gösteriyor.

Her dokunuşu özel bir otel Alaçatı Pachamama Hotel

Her dokunuşu özel bir otel Alaçatı Pachamama Hotel

Güney Amerika yerlilerinin “toprak ana” felsefesini, kadim medeniyetlerin doğa ve sanat yaklaşımlarıyla sentezleyerek yola çıkan tematik otel Pachamama, yeni sezonda misafirleriyle buluşmak üzere kapılarını açtı. Mimar Mustafa Teksoy’un “yapı biyolojisi” teknikleriyle doğadan ilham alarak tasarlayıp inşa ettiği Pachamama, Tasarımcı Muzna Abdülhamit’in incelikli zevkiyle tasarlanmış sanatsal objeleri ve tasarım ürünleriyle, misafirlerine keyif ve huzuru birlikte yaşatmayı amaçlıyor.

İnşaatın her aşamasına yenilikçi yaklaşımlarıyla yön veren Teksoy, geleneksel ve doğal yapı malzeme tekniklerini hibritleyerek kil, kireç, saman, kiremit tozu gibi malzemelerle farklı sıva çeşitlerini denemiş. Mekanlardaki ortamın konforuna hem katkı sağlayacak hem de estetik değere sahip olacak malzemeleri keşfeden Teksoy, binanın kompakt formu, doğu-batı aksında uzanması ve bu cephelerde oransal olarak az pencere kullanılması gibi mimari detaylarla çevresel koşullardan faydalanarak enerji verimliliğini sağlamayı amaçlamış.

 

150 yıllık taş konak, Marge Hotel

150 yıllık taş konak, Marge Hotel

Çeşme Ilıca’da geçtiğimiz sezon kapılarını açan Marge Hotel, tatilini ev konforunda ve maksimumda keyifle geçirmek isteyenlerin favorisi olarak öne çıkıyor. Tarihi 1876’lı yıllara dayanan, Ege’nin en güzel hikayelerine tanıklık etmiş tarihi bir binada konumlanan Marge Hotel’in mimarisi, tüm restorasyonu yaparak, güneşin ve Ege’nin en güzel halini son haliyle ortaya koyan Umart Mimarlık’a ait. İç mimari ise Alexandra La Capria’ya ait olan Marge Hotel’de, 13 Suite, 3 Dublex Suite, 4 Vintage Suite, 1 Executive Dublex Suite, 4 adet de Standart olmak üzere, toplam 5 kategoride, her biri farklı tarzda 25 oda bulunuyor. 150 yıllık, bölgenin en özel taş konaklarından birinde konumlanan Marge Hotel, Ege’nin tarihini ve romantik dokusunu, günümüzün konfor anlayışı ve tasarım zenginliği ile buluşturuyor.

400 metrekarelik SPA alanı, konforlu masaj odaları, şifalı Ilıca suyuyla doldurulmuş havuzu ile tatil boyunca konaklayanların kendilerini maksimumda şımartmalarını sağlayan Marge Hotel’in ortasında bar bulunan 20 kişilik jakuzisi de, gündüz huzur verirken, geceleri de kusursuz bir yaz partisi yaşamak için ideal bir alan sunuyor.

Çeşme’de bir İtalyan, Luna

Çeşme’de bir İtalyan, Luna

İtalyancada “ay” anlamına gelen ve Disco’nun hemen girişinde kapılarını açan Luna, Çeşme ve Alaçatı’daki lezzet anlayışına çok keyifli, özgün yorumlar kazandırıyor. İtalyan mutfağının önde gelen tatlarının Ege dokunuşlarıyla harmanlandığı Luna, haftanın 7 günü saat 19.00 – 01.00 arası servis veriyor. Fine dining lezzet anlayışının, Hacımemiş ambiyansıyla harmanlandığı sıcak ve konforlu dekorasyonda, lezzet severler kendilerini ayrıcalıklı hissedecekleri çok özel deneyimleri Luna ile keşfe çıkıyor. İtalyan mutfağında oldukça önemli tecrübelere sahip olan Executive Chef Rıdvan Koçaslan’ın önderliğinde hazırlanan Luna menüsünde, Ovacık domatesleriyle hazırlanan, burrata ve parmesan peyniri, taze fesleğen ile tatlandırılan Ovacık Risotto, Ege otlarıyla harmanlanan Istakozlu Spaghetti, zeytinyağlı deniz börülcesi eşliğinde Ahtapot Izgara,  gibi her damak tadına uygun bir çok seçenek yer alıyor.

Klasik İtalyan lezzetlerine kendi imza dokunuşlarını katan Executive Chef Rıdvan Koçaslan’ın yarattığı Luna menüsünde, beyaz şarap soslu, tavada karides ızgara, Girit kabağı ve taze kişniş ile çarpıcı bir deneyime dönüşüyor. Ovacık’ın dillere destan domatesleri ile hazırlanan Ovacık Risotto, Manda sütünden yapılan burrata peyniri ve üstüne eklenen trüf yağı ile damaklarda adeta bir lezzet şöleni yaratıyor. Şefin özel reçetesi olan ve kendisiyle özdeşlemiş imza lezzeti Kuşkonmazlı Linguine mutlaka denenmesi gereken tatlar arasında yer alıyor. Gastronomi dünyasının vazgeçilmez favorilerinden Karides Tempura, Luna’da Sriracha sosla sunularak damaklarda iz bırakan, ikonik bir ara sıcak olarak gövde gösterisi yapıyor. Milano Usulü Şnitzel, lokal reçetesine sadık, tam bir İtalyan stiliyle, dana pirzoladan Cotellatta Milanese tarzı paneyle servis ediliyor.

Akdeniz mutfağı, Amante Di Mare

Akdeniz mutfağı, Amante Di Mare

Alaçatı’da yeni sezona merhaba diyerek konuklarını ağırlayan Biblos Resort, Alaçatı’nın keyifli restoranı Amante Di Mare, taze deniz mahsullerinin eşlik ettiği Akdeniz Mutfağı’nı yeniden yorumlayarak konuklarına unutulmaz bir gastronomi deneyimi yaşatıyor. Denize nazır manzarası ve sarı sıcak yaz akşamlarını daha da keyifli kılan şık dekorasyonuyla Amante Di Mare, rafine lezzetlerin tadımının yanı sıra, Ege’nin derin maviliğine karşı güzel bir gün geçirmeyi de vadediyor.

Özel Reçeteler;

Tarihi yüzyıllar öncesine dayanan reçeteler arasında; Ege’ye özgü otlarla hazırlanan lezzetler ve Ege Mutfağının sevilen mezeleri öne çıkıyor. Kabak Sıyırma, Pembe Sultan, Cibesli Atom Amante Di Mare mezelerinden öne çıkan tatlar olurken, Ebe Gümeci, Kaya Koruğu, Arap Saçı ve daha bir çok Ege otu halis zeytinyağı ve özel soslarla iştah kabartıyor. Sunumu ve tatlarıyla tam da yaz aylarının hafifliğine yakışan zeytinyağlı tabaklarına Ege’nin bereketli sularının sunduğu sezon balıkları ve lezzetli kabuklular eşlik ediyor. Balık pastırması, İsli Çiroz ve özel marinasyonuyla eşsiz bir lezzete dönüşen Levrek, menünün imza lezzetleri arasında yer alıyor.

Ana yemekler;

Rustik sosla servis edilen Istakozlu Linguini, Karides, Mavi Yengeç, Deniz Mahsullü Risotto deneyenlerin vazgeçemediği seçenekler arasında yer alıyor. Tatlı sonları sevenleri de alternatifli tatlı menüsünde özel tatlara yer veriyor. Hatay Usulü Kabak Tatlısı, kaymak ve ceviz eşliğinde sunuluyor.

Rıfkı Turkish Wrap sizleri bekliyor

Rıfkı Turkish Wrap sizleri bekliyor

İstanbul’un ilk ve tek Wrap restoranı ünvanına sahibi olmayı hedefleyen “Rıfkı Turkish Wrap” ilk şubesini Maslak 1453’te hizmete açtı.

Çok yoğunsunuz, yorgunsunuz ya da canınız bir an önce yemek faslını bitirip oturmak istiyor. Hem hızlı ve pratik hem de lezzetli ne yiyebilirim diye düşünmeyin. Şefimiz Rıfkı dünyanın birçok ülkesinden aldığı inanılmaz lezzetleri sizlere Wrap şeklinde sunuyor. Ülkemize özgü tatların yanı sıra otuza yakın farklı Wrap çeşiti sunan Rıfkı Turkish Wrap; Cheese Steak Wrap’tan, Fajita Wrap’a, Kremalı Mantarlı, Köri Soslu ve Sezar Sosluya uzanan geniş menüsünün yanı sıra vejetaryenlar için hazırladığı sebzeli Wrapleriyle de bir ilke imza atıyor. Ayrıca özel olarak hazırlanmış, Domates, Ispanak, Sade ve Tam Tahıllı Tortilla seçenekleriyle farklı lezzetlerden hoşlananlara da hitap ediyor. Rıfkı Turkish Wrap misafirlerine geniş Wrap çeşitlerinin yanı sıra Salataları, Soğan halkası, Mozerella Stick, Nacos,  Chicken Fingers ve Quesedella gibi aperatifleri de sunuyor

Davetlerin özel adresi Loco de Pera

Davetlerin özel adresi Loco de Pera

Geçmişten günümüze, İstanbul’un en özel semtlerinden Pera’daki “Passage de Petit Champs” binasında yer alan ve eğlencenin nabzına yön veren “Loco de Pera”, Loco Entertainment Group’un

sahip olduğu uluslararası konsept etkinlik ve organizasyon tecrübesiyle, hayallerin gerçekleştiği özel kutlamalara ev sahipliği yapıyor!

Türkiye’de bar catering sektörünün yaratıcısı, temelleri 2003 yılına dayanan, ülkenin en, dikkat çeken organizasyonlarına imza atan ve hizmetlerini Loco Entertainment Group bünyesinde markalaştıran Alcoholoco’nun kurduğu Loco de Pera, bünyesinde gerçekleştirdiği kişiye özel, yerli – yabancı organizasyonlarıyla da ilgi görüyor. Kişiye özel davet, organizasyon, kutlama ve etkinlikler için de hizmet veren Loco de Pera, kiralamayla beraber, konsepte özel kokteyller, menüler, kurgu ve süsleme hizmeti de vererek, hayalleri gerçeğe dönüştürüyor.

Loco de Pera, açıldığı günden beri, başta Güney Amerika ve Hindistan olmak üzere, yerli – yabancı dünya çapında birçok kişinin, evlilik yıl dönümlerini, bekarlığa veda partilerini, doğum günlerini unutulmaz anlara dönüştürerek, onlar için hazırladığı kişiye özel, benzersiz organizasyonları ile büyük ilgi görüyor.

Santiago de Karnavalı

Santiago de Karnavalı

21-27 Temmuz Küba

Santiago de Küba, Karayipler’deki en büyük Karnaval… Carnaval de Santiago de Cuba, 17. yüzyılın sonuna kadar uzanmaktadır. Yaz mevsiminin sona ermesi veya yaz öncesi döneminin başlangıcını kutlamak için yaz ve kış aylarında düzenlenen Mamarrachos olarak bilinen festivallerden evrimleştiği söylenmektedir. 21 Temmuz’dan 27 Temmuz’a kadar süren festival Kübalıların aile ve arkadaşlarla bir araya gelmeleri, tarihlerini hatırlamalarının bir zamanı temsil ediyor. Her yıl binlerce yerli ve ziyaretçiyi kutlamak ve alaylara katılmak için Avenida Jesus Menendez’i bir araya getiriyor. Yerel bir festival olarak başlayan şey, Karayipler’in tümünde en büyük Karnaval’a dönüştü, Küba’nın her yerinden yüzer ve sanatçılar çizerek Karayiplerin diğer bölgelerini meydana getirdi.

Auténtica KübaCuba, Key West’in yaklaşık 90 mil güneyinde bulunan Karayipler’in en büyük adası. ABD’ye fiziksel olarak yakın olan Küba, ekonomik ve politik olarak uzak dünyalar. Büyüleyici tarih, canlı kültür ve muhteşem doğal güzellikleri her yaştan yolcuları çeker. Müzik ve sanatlar devlet tarafından finanse edilir ve günlük hayatın büyük bir parçasıdır.

Bağımsızlık Günü Bahamalar

Bağımsızlık Günü Bahamalar

“Bağımsızlık Günü” Bahamalar’ın 10 Temmuz 1973’te Birleşik Krallık’tan ayrılan tam bağımsız bir millet olduğu gün anıyor. Ama hala İngiliz Milletler Topluluğu üyesi olmaya devam ediyor.

Bahama Bağımsızlık Günü her yıl 10 Temmuz’da çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Bahamalar Bağımsızlık Günü tarihi;

Bahamalar, İngilizlerin bölgedeki korsanlığı bastırmaya çalışmasının bir sonucu olarak 1718’de bir İngiliz Taç kolonisi haline geldi. Amerikan bağımsızlık savaşını takiben pek çok sadık İngiliz, İngiliz bağlantılarını güçlendirerek, Bahamalar’a taşındı.

İngiliz Lordlar, Bahamalar’ın bağımsızlığını 22 Haziran 1973’te verdiler. 10 Temmuz 1973’te, bağımsızlık ile ilgili belgeler Prens Charles tarafından Başbakan Lynden Pindling’e teslim edildiğinde, Bahamalar resmen bağımsız bir ulus ilan edildi. Şimdilerde turistik bir görünüm sergileyen “Bağımsızlık Günü”, Rio karnavallarını aratmayacak kadar renkli.