Karaca ve UNICEF İşbirliği, Çocuklara Gelecek Yaratıyor

Karaca’nın bu yıl üçüncü kez UNICEF’le hayata geçirdiği “Paylaşacağımız Bir Gelecek Var” projesi, kendi alanlarının önde gelen başarılı isimlerini bir araya getirdi. UNICEF ve Karaca işbirliğiyle, UNICEF’in Türkiye’deki eğitim projelerine destek vermek amacıyla hayata geçirilen “Paylaşacağımız Bir Gelecek Var” projesi kapsamında Ara Güler, Ayşe Kulin, Prof. Devrim Erbil, Ferhat Göçer, Prof Dr. İlber Ortaylı, Kenan Doğulu, Kerem Görsev, Müjdat Gezen, Nilüfer, Rahmi M. Koç ve Varol Yaşaroğlu gibi kendi alanın öncü isimleri, çocuklar için kahve fincanı tasarladı.

Araştırmada Yenilikler Konferansı’nın Bu Yılki Teması ”Esneklik”

Araştırmada Yenilikler Konferansı’nın Bu Yılki Teması ”Esneklik”

9 Mayıs’ta düzenlenecek olan Araştırmada Yenilikler Konferansı, alanında saygın uzmanların en yeni bilgilerini, ülkemizdeki pazarlama ve araştırma sektörünün hizmetine sunmayı amaçlıyor.  Konferans aynı zamanda; Araştırmanın gelişimine odaklanan ve geliri sosyal projelere aktarılan Türkiye’deki tek konferans olma niteliği de taşıyor.  Konferans Katılım Bedelleriyle TEGV ile Birlikte Çocuklar İçin Bir Öğrenim Birimi Kuruluyor olacak.  Konferans Başkanı ve Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik, konferansın bu yılki temasıyla ilgili; “Sanki ezelden beri varmış gibi algıladığımız pek çok kavramın hayatımızdaki geçmişi sadece üç beş yıldan ibaret. Yarının ne olacağını bilmemenin endişesi ancak yarını yaratanlardan biri olabilirsek ortadan kalkıyor. Yeni iş yapış biçimleri, yeni coğrafyalar, daha yüksek iş hacimleri için daha geniş alanlar gerekiyor. Bunun için ise tek yol esneyebilmek. Hem genleşirken esnemek, hem değişirken esnemek için denemeye, aramaya devam etmeliyiz. Araştırmada Yenilikler Konferansı başlangıcından beri bu arayışlarımıza ışık tutmayı amaçlıyor. Bu yılki temamız “Esneklik”.  Bu çerçevede; Ekonomide, Perakendede, Reklamda, Araştırmada ve de Kişisel Hayatımızda nasıl ve nereye kadar esnedik, esniyoruz, esnemeliyiz konularını uzman isimlerden dinleyecek ve tartışacağız ”dedi.

​Başak Şengül’ün moderasyonun da gerçekleştirilecek konferansın  konu başlıkları ;

​Perakende ve Alışverişçilerin Dünyasında Esneklik ​Ipsos ​Path to Purchase’in global lideri olan Alison Chaltas. àMood Modelling: Sosyal Medyadaki Ruh Halini Anlamada Yapay Zeka ile Gerçek Zamanlı Esneklik Ipsos Marketing Science Direktörü Serkan Ceran ve Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ezgi Akpınar Uysal ​ ​ Yatırım Araçlarında Esneklik: Kripto Paralar ve Bitcoin  (Panel) Panele katılacak isimler: BloombergHT Genel Yayın Yönetmeni Cüneyt Başaran, Altınbaş Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Emre Alkin, Uluslararası Piyasalar Yatırım Uzmanı Şant Manukyan ve Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Bloomberg BusinessWeek Türkiye köşe yazarı İsmail Hakkı Polat.

àDijital Reklam Stratejilerinde Etkili ve Verimli Olmak için Esnek Taktikler Ipsos’un global lideri Ipsos Connect CDO’su Andrew Bradfort àDijital Platformarla birlikte Reklamlarda Esneklik (Panel) Yerli yabancı ünlü dijital platformların temsilcileri, medya satın almacı ve reklamcılar​​ tartışılacak. àKişisel Sınırlarımızı Esnetmek ​K​ısa sürede ​ülkemizde ​çok satan kitaplar arasına giren​ ​ İkigai kitabın yazarı; Francesc Miralles

 

TOLGA ATALAY İLE CHEF&CHEF KONUĞU MAKSUT AŞKAR

TOLGA ATALAY İLE CHEF&CHEF KONUĞU MAKSUT AŞKAR

Sevgili okurlar bu ay ki Chef&Chef konuğum Neolokal Şefi Maksut Aşkar. 20 yaşında kurduğu catering firması ile başlayan yolcuğu, başarılar ve ödüllerle taçlanmış genç bir yetenek. Salvador Dali’nin de söylediği gibi, “kusursuzluktan korkma, nasıl olsa ulaşamayacaksın” sözü ile yola çıkmış. Denemekten, korkmayan, cesur kararlar alan, kusursuzluk yolculuğuna devam eden bir yetenek.

—Maksut Şef Biraz kendinden bahseder misin?
İskenderun’da doğdum. Denizli, Ankara, Antakya, İskenderun, İstanbul, Mersin ve Bodrum’da yaşadım. Bu yaşanmışlıklar insana bir şeylerde katıyor. 1994’ten beri de hep İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyorum.

—Bu tutku ve yetenek nerden geliyor?
Teşekkür ederim bu güzel sözleriniz için. Açıkçası ailemde yemek çok önemli bir rol oynuyor. Bu yüzden, ailemin şu anki mutfak anlayışıma büyük etkisi olduğunu söyleyebilirim.

—Kariyerin ilk iş tecrübeni doğru kronolojide paylaşır mısın?
Yiyecek ve içecek sektöründe 24. senem. Yıllarca Bar operasyonu ve yöneticilik yaptım. Aşçı olmadan önce 5 yıl boyunca danışmanlıklar yaptım. 20 yaşında kurduğum catering şirketi sayesinde de, 21 senelik bir catering yönetimi tecrübemde oldu. Nerelerde çalıştım. MultiMekan, Lilbitz, Sekizİstanbul ve Neolokal.

—Türk ve Osmanlı mutfağı bilginin derinliğini biliyorum. Kavun dolmasına kadar giden çok az bilinen geleneksel lezzetlere hakim misin? Bu bilgilerin senin son 5 yıllık lezzetlerinde yeri var mı?
Neolokal’de, geleneksel mutfak kültürümüzün günümüzdeki yemek anlayışı çerçevesinde yeniden yorumlandığı hallerini yapıyoruz. Bunu yapabilmek için de ciddi bir bilgi birikimimiz olması gerektiğini bilerek hep araştırdığımızı, her gün yeni bir şeyler öğrendiğimizi söyleyebilirim. Belki kendimi Anadolu mutfağı ile sınırlandırıyor olabilirim fakat mutfağımızın çok derin bir okyanus olduğunu söylemem yanlış olmaz. Dolayısı ile her gün ne kadar az bildiğimizin farkında olarak daha fazla şey öğrenmeye çalışıyorum.

—Maksut Aşkar olarak dünyanın en çok saydığı restoran ödüllendiren bir sistemde ilk 100’de yer aldın. Hatta bu liste de yer alan iki Türk mekanından birisini yarattın. Hedeflerinin içinde var mıydı? Nasıl bir his?

Sanıyorum bir yanlış anlaşılma olmuş olabilir. Biz bu sistemde sadece Discovery Series denilen bölümde yer aldık. Bu bölümde ilk 100’e çok yaklaşan restoranlara yer veriyorlar. Bizden önce Yeni Lokanta ve Alancha bu listede yer aldı. Açıkçası bu tür ödüllendirme sistemlerinde var olabilmek için çalışmıyoruz. Hep daha iyi nasıl olabilirizin çabası ile ulaştığımız noktada ödüller ile takdir ediliyorsak bu bizim öğrenme ve kendimizi geliştirme arzumuzu kamçılıyor sadece. Sanıyorum pişirdiğim sürece hep daha iyiye ulaşma çabam devam edecek. Salvador Dali’nin de söylediği gibi, “kusursuzluktan korkma, nasıl olsa ulaşamayacaksın”

Neolokal’ın hikayesi ve felsefesi nedir?
Neolokal, adından da anlaşılacağı üzere, lokalin yeni yüzü. Sekizİstanbul’dayken, 2. yılımızda sadece lokal ürünler ile yemek yapmaya karar verdiğimizde, mottomuzu neo lokal mutfak olarak belirlemiştik. Daha sonra, Salt Galata yönetiminden, restoranı işletmem konusunda davet gelince, kabul ederek, mottomuzu restoranın ismi haline getirdik. Biz Neolokal’de, çocukluk anılarımızdan hatırladığımız lezzetleri, o günlerin kalitesinde ürünlerin peşinde koşarak yeniden yorumluyoruz. Özellikle, yabancı misafirlerimizin mutfak kültürümüz ile ilgili algısını yeniden inşa etmek üzere bir misyon edindiğimizi söyleyebilirim. İyi, temiz ve adil üretilen malzemeler ile aynı bakışaçısına sahip bir mutfak yaratmak birincil önceliğimizdi. Şu an 3 yaşını geçmiş bir restoran olarak, bunu başarabildiğimizi ve her gün daha iyiye doğru yöneldiğimizi söyleyebilirim.

Yeni projelerin varmı? Genç şeflere yaratıcı şef olma hakkında bir methodoloji verirmisin? Aslında artık sende orta yaşa doğru adım atıyorsun?
Yaşım itibarı ile pek genç sayılmam fakat bildiklerimle bilmediklerimi kıyasladığım zaman oldukça genç olduğumu söyleyebilirim. İnsanın yaratıcılığını geliştirebilmesi için esinlendikleri alanların başka şefler olmaktan çok, doğanın, yaşamın, tarihin ve kültürlerin renklerini ilham aracı olarak kullanmaları, malzemeleri iyi tanıyarak, o malzemeleri en iyi ifade edebilmenin yollarını keşfetmeleri gerekiyor. İyi bir yaratıcı şef olmak için ön koşul sanıyorum, malzeme bilgisi, teknik bilgisi ve bu iki bilgiyi doğru harmanlayabilecek yetenek. Tabii ki, geliştirilebilir birer damağımızın olduğunun farkında olmak. Yok tatmak, çok deneyimlemek ve hayal gücümüzü bu deneyimler çerçevesinde yeni yaratıılıklar için kullanmamız gerekiyor.

—Bana Neolokal’de unik ve tekel olan bir lezzeti anlatırmısın?
Açıkçası menümüze her giren yemek kendi içinde özel ve benzersiz. Fakat elbette misafirlerin her birinin özel bir favorisi olu veriyor. Biz açıkçası her yemeğe aynı mesafede olduğumuzu düşünüyoruz.

—Sen bir menü veya tabağın hikayesinde yola çıkarken bu süreç nasıl oluyor? İlham nereden hangi an çıkıyor?
Açıkçası bir tabak tasarlarken, ilham her an heryerden çıkabiliyor. Bazen de bir malzeme üzerinde çalışırken, malzemelerin reaksiyonlarını gözlemleyerek nasıl bir tabak haline getirebileceğimizi keşfediyoruz. Yemek tasarlarken, geleneksel tariflerden, mevsimsel malzemeden, ve binlerce yıllık mutfak kültürümüzün alışılmış, kemikleşmiş bazen de unutulmuş hikayelerinden besleniyoruz. Her şefin ilham süreci kendi deneyimleri çerçevesinde farklılık gösterebiliyor. Benim için de çocukluk anılarım en doğru referans diyebilirim.

THY’den uçak bileti alana UBER indirimi bitiyor.

 

Türk Hava Yollarının ve Uber kampanyası bu ay sonlanıyor. Türk Hava Yolları, yurt dışı ya da İstanbul’u uçuşlarında yolcularına Uber seyahatini bedava getiren kampanya 31 Mayıs’da son buluyor.  Yurt dışı ya da İstanbul’u içeren tüm uçuşlarda kazanılan 20 dolara kadar Uber indirimi büyük bir ilgi görmüştü. THY yolcuları Uber gerçekleştirecekleri yolculuklarda Türkiye’de 50 TL, Almanya’da 15 euro, ABD’de 20 dolar, Birleşik Krallık’ta ise 10 sterlin indirim kazanıyorlar. 31 Mayıs son gün.

Çay festivali 5-6 Mayıs’ta İstanbul’da

International İstanbul Tea Festival ikincisi 5-6 Mayıs 2018 tarihleri arasında Santral İstanbul‘da gerçekleşecek.

“Beraber çay içer miyiz”

Festivalde neler var?

Farklı ülkelerden gelen çaylarla tanışma imkanı,
Çay tadımları, Çay demleme teknikleri,
Butik çay dükkanlarının lezzetleri,
Çaylı tarifler, Çayın yanında olmazsa olmaz atıştırmalıklar,
Sektörün duayen isimleri, Konuk konuşmacılar,
Workshop çalışmaları, atölyeler, konserler, Showlar, eğlenceli aktiviteler
Yiyecek-içecek alanları.

İstMarina’da Murat Boz Rüzgarı

Kartal sahilde denize nazır konumda, açık alan ferahlığı ile kapalı alan konforunu bir arada sunan yeni nesil alışveriş merkezi İstMarina, Türk pop müziğinin sevilen ismi Murat Boz’u ağırladı. Moda, eğlence ve lezzeti Adalar manzarası eşliğinde sunan İstMarina Alışveriş Merkezi açılış konserleri kapsamında şarkıcı Murat Boz’u ağırladı. Murat Boz’u izlemeye gelen on binlerce hayranı şarkılara coşkuyla eşlik etti.

 Bodrum’un  yenisi “Lujo Hotel “

 

Doğası ile ön plana çıkan Güvercinlik koyunda, konforu ve lüksü özenle harmanlayarak misafirlerini ağırlayacak Lujo Hotel, kapılarını açtı.

Sade mimari yapısı, doğal renkleri ve çarpıcı Ege Denizi manzarasıyla Bodrum Havaalanı’ndan yalnızca 15 km uzaklıkta yer alan Lujo, her şey dahil À La Carte konsepti ve Art&Joy teması ile farklılık arayanları ağırlamayı hedefliyor.

462 yatak kapasitesi ile misafirlerine konfor ve lüks deneyimini yaşatmaya hazırlanan Lujo, benzersiz mimarisini 20 farklı oda seçeneği ile yansıtıyor.

Birbirinden farklı plaj ve havuz seçeneği ile Bodrum’un Güvercinlik koyunda 90 bin dönüm üzerine kurulan Lujo Hotel, 1 km uzunluğunda beyaz kum plajı ile misafirlerine eşsiz bir deniz keyfi sunuyor. Lujo, Mayıs ve Haziran ayları düşünülerek planlanmış ısıtmalı havuzlar, su parkı ve 1 yaş ile 17 yaş arası çocuklar için aktiviteler sunan Kijo Club gibi etkinlik alanları ile de eğlenceyi doruklarda yaşatıyor.

Güral Porselen’den Atina Serisi

 

Asırlara dayanan geleneksel porselen şıklığını günümüz teknolojisiyle harmanlayan Güral Porselen, eşsiz sunumlar ve lezzetli sofralar için yeni modeller üretmeye devam ediyor. Güral Porselen’in Atina serisi modern çizgileriyle şık davetlerin gözdesi olmaya kararlı görünüyor.

Kalitesinden ödün vermeden ürettiği dünyaca ünlü porselenleriyle yıllardır sofralara şıklık ve zarafet katan Güral Porselen, Atina’nın otantik havasından ilham alarak tasarladığı Atina serisini sofralarında fark yaratmak isteyenlerin beğenisine sunuyor.

Güral Porselen; zarif çizgilerle tasarladığı ananas ve papağan desenlerinin hakim olduğu Atina serisiyle her mevsim sınırsız kombinasyon fırsatı sağlıyor. Atina’nın göz alıcı maviliğinin ve şehrin ruhunun tasarımlara yansıdığı Atina serisinde, mavi ve kırmızı renk seçenekleri de bulunuyor.

Tüm parçaların birbiriyle uyumlu olduğu koleksiyonda; düz, çukur, kayık tabaklar, kâse ve kahve fincanları yer alıyor. Dekorasyonuna doğanın canlılığını yansıtmak isteyenlerin tercihi olacak Atina Serisi, takım halinde ya da tek tek istenilen parçalarından seçilerek alınabiliyor.

 

Ücretsiz kargo fırsatı

Güral Porselen’in Atina serisine ve tüm ürünlerine özel fiyatlarla satış noktaları ve ‘gural.com.tr’ adresinden ulaşmak mümkün. Ayrıca ‘Gural.com.tr’ adresinden yapacağınız 125 TL ve üzeri tüm alışverişlerinizde ücretsiz kargo fırsatını yakalayabilirsiniz.

 

 

22 yıldır aynı kalite ve heyecan Harvard Cafe

 

Etiler’in saklı cenneti Harvard Cafe 1996 yılından bu yana aynı kalite aynı heyecan ile hizmet vermeye devam ediyor.   Etiler’de eşsiz güzellikteki bahçesi alternatifsiz iç dekorasyonu ile kalite ve konforu siz seçkin misafirleriyle buluşturuyor.

Şehrin merkezinde ki metropol kalabalığından kaçmak istediğinizde, kısa bir mola ile enerji depolamaya ihtiyaç duyduğunuz anlardaki ortak adres olan Harvard Cafe Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından 3 kez en çok gidilen kafe ödülüne de layık görülmüş.

  1. Şube Ataşehir Watergarden Alışveriş Merkezinde açıldı.

Haftanın 7 günü 09:00-01:00 saatleri arasında hizmet veren Harvard Cafe, Etiler ve yeni hizmete giren Ataşehir Watergarden Alışveriş Merkezindeki şubesi ile sizleri bekliyor.  Ataşehir Watergarden Alışveriş Merkezindeki yeni şube Etiler şubesi kadar hayli iddialı…. Eşsiz manzarası ile kısa zamanda sizde müdavimi olacaksınız.

Geniş bir menüye sahip Harvard Cafe, kendine has lezzetleriyle ilginizi çekecek. Harvard Kebap, bir İngiliz klasiği Fish&Chips, Harvard köfte, kekikli özel soslu tavuk pirzola, birbirinden lezzetli  makarnalar ve pizzalar sizleri bekliyor. Her damağa hitap eden menüsü ile Harvard Cafe siz misafirlerini bekliyor

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Alberobello

Alberobello, İtalya’nın güneyindeki Puglia özerk bölgesindeki Bari metropolitan şehrinde yer alan küçük bir kasabadır. 10,735 nüfusu vardır ve benzersiz Trullo yapılarıyla ünlüdür.

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Alberobello kasabası her yıl yerli-yabancı binlerce turisti ağırlıyor. İtalya’nın güney-doğu ucunda yer alan Bari şehrinden 2 saatlik bir otobüs yolculuğu sonrası ulaşıtığım Alberobello’ya vardığınızda adeta zaman geriye sarıyor. Kendinizi bir anda ortaçağ, hatta çok daha eski bir zaman dilimine ışınlanmış gibi hissedebilirsiniz. Dar ve labirent gibi olan sokaklarda kaybolarak gezmek Alberobello’yu keşfetmek için en iyi yöntem olacaktır. Günümüzde Turllo evlerinin çoğu turistik eşya ya da lokal yemek ve içkilerin satıldığı dükkanlar olarak karşımıza çıksa da, hala ev olarak kullanılanlarına rastlamak mümkün. Alberobello’ya gittiğinizde mutlaka elle yapılmış yerel makarnalardan satın alın ve eşsiz şarapları tadın. Son yıllarda Türk turistlerin de ilgisinin artması sonucu, bir kaç kelime de olsa Türkçe konuşan İtalyan satıcılara rastlamak mümkün. Kasabanın meydanında yer alan saatli cadde ve St. George the Martyr ile San Rocco Kiliseleri de görülmesi gereken yerler arasında. Ünlü Trullo evlerininse oldukça ilginç bir hikayesi var. Efsaneye göre ortaçağda gaddar lordları köylülerden sahip oldukları ev başına vergi almaya başlayınca onlarda birbiri üstüne dizilmiş taşlardan çatıya sahip, kireç taşından evler yapmaya başlamışlar. O zamanlardaki kanuna göre çatısı olmayan evlerden vergi alınmadığı için, vergi memurları geldiğinde köylüler çatının en üstündeki taşı çekerek tüm çatının çökmesini sağlıyormuş. Böylece fazla vergi vermekten de kurtuluyorlarmış. Alberobello’da şu anda 1500’den fazla Trullo evi var ve ortaçağda insanların vergi ödememek adına buldukları bu değişik mimari günümüzde turistlerin gözdesi bir yerleşim yerine dönüşmüş durumda.

Alberobello’ya ben Bari üzerinden gittim. Siz de İstanbul’dan Bari’ye uçabilir ve oradan ister araç kiralayarak, ister tren ya da otobüs yolculuğu ile ulaşabilirsiniz.

Ferhat Kaan Şahin