Çanakkale’ye yeşil belediye binası

 

Türkiye’nin Yarışma Yoluyla Seçilmiş İlk Yeşil Yerel Yönetim Binası Çanakkale’de Yükseliyor.

Çanakkale Belediyesi’nin büyük bir titizlikle üzerinde çalıştığı Yeşil Yerel Yönetim ve Kültür Merkezi Binası’nın inşaat faaliyetleri tüm hızıyla sürüyor. Bina tamamlandığında fiziki yapısı ve kullanılan teknoloji ile birlikte ülkenin yarışma yolu ile seçilen ilk ‘yeşil’ yerel yönetim binası olma özelliğini taşıyacak.

Her yaştan Çanakkalelinin gündelik yaşamlarını kolaylaştırmaya yönelik çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Çanakkale Belediyesi’nin yeni yönetim binası, kentlilere daha iyi bir hizmet sunmak adına tasarlandı. Eski Belediye Binasının günümüz koşullarında hizmet sunumuna ve taleplere yeterli kalmayışından dolayısıyla hız kazanan çalışmalar doğrultusunda 2012 yılında düzenlenen “Yeşil Yerel Yönetim ve Kültür Merkezi Binası ile Yakın Çevresinin Düzenlenmesi Ulusal Mimari Proje Yarışması” ile süreç de başlatılmış oldu. Yarışma sonrası tüm teknik işlemlerin ardından başlatılan inşaat faaliyetleri ise hızla sürüyor.

Çanakkale Belediyesi’nin Yeşil Bina’sında Neler Olacak?

Eski Belediye binasının bulunduğu alanda yükselen “Yeşil” bina, enerji kaynaklarını güneş, rüzgâr, toprak gibi doğal kaynaklardan sağlayacak, enerji israfını engelleyecek ve tüm belediye birimlerini de aynı çatı altında toplayacak.

Proje ile birlikte halkın kullanımına açık Kültür Merkezi ile yeni bir kent meydanı Çanakkale’ye kazandırılmış olacak.

Toplam 27.083 m² kapalı alana sahip yapının zemin altı birimleri; 162 araçlık 6602 m²’lik kapalı otopark alanı, iki adet 814 kişilik 598 m²’lik çok amaçlı salon, 390 kişilik 410 m²’lik nikâh salonu bölümlerinden oluşuyor. Zemin üstü birimleri ise 60 üye / 85 dinleyici kapasiteli 290 m²’lik meclis salonu, kent meydanı girişli 404 m²’lik sanat galerisi ve diğer müdürlük ünitelerini kapsıyor. Projedeki açık ofis düzenlemesi, çok sayıda odadan oluşan çalışma mekanlarına göre az sayıda ve daha fazla alandan oluştuğu için ısıtma ve aydınlatılma kolaylığı açısından da birçok fayda sağlıyor. Bu bölümlerde bulunan açılabilen pencereler sayesinde mikro klima etkisi ile çalışma ortamlarının ferahlığının doğal yollardan arttırılması hedefleniyor.

Alt zemin kattan itibaren tüm yapı koridorlarının üzeri cam çatıyla kapatılacak ve kullanılan atriyum sayesinde binanın tamamı gün ışığından direkt olarak fayda sağlayacak. Çatı camına yerleştirilmiş yarı geçirgen fotovoltaik paneller, bina için elektrik üretmek ve güneş ışınlarının içeri kontrollü bir şekilde girmesine olanak yaratıyor. Çelik makaslar arasına yerleştirilen hareketli ahşap paneller ses yansımalarını minimuma indirmek, akustik konforu sağlamak ve güneş ışınlarını kontrol altına almak amacıyla kullanılıyor. En alt katta bulunan bitkiler ise CO2 gazı absorbe etmeye faydalı olmak ve aynı zamanda ses yutucu olarak akustik konfora yardımcı olmak amacıyla doğal ışığı direkt alması sağlanacak biçimde yerleştirilecek.

Bina çatısında oluşturulan saçaklar hem yapısal bütünlüğü sağlayacak hem de kullanıcılara gölge alanlar oluşturacak. Otoparklar bodrum katlarda bulunacak. Arazinin kuzeyinde oluşturulan açık bisiklet parkları ve soyunma / duş odalarından da meydana ve belediye binasına ulaşım sağlanacak.

Uzun cepheleri kuzey ve güney yönlerine açılan çalışma bölümleri iklimsel duyarlılığına göre tasarlanan çalışma ortamları için perfore delikli metal güneş kırıcılar, güneşten kontrollü faydalanan cephelere yerleştirildi.

Projede Gelinen Son Nokta…

Yapımı devam eden Yeşil Yerel Yönetim ve Kültür merkezi Binası’nın 2018 yılı sonu itibari ile tamamlanması hedefleniyor. Önemli yapı teknolojisi ve mühendislik eforunun sarf edildiği, işçilik olarak en büyük iş hacmini içeren kaba inşaatın yüzde 85’i bitmiş, toplam iş ilerlemesi ise yüzde 45 seviyesine ulaşmış bulunuyor. A, D ve E bloklarda betonarme imalatlar tamamen biterken, kaba inşaat işleri de tamamlandı. Betonarme ve Çelik karkas imalatları birinci kat ve üzerinde devam ederken, bu iki blokta yaklaşık 7500 m2’lik betonarme ve çelik imalatı yapılacak. Kaba inşaatın ilerlemesine paralel olarak mevcut durum itibari ile sahada Betonarme, Çelik, Duvar, Sıva, Mekanik tesisat, Elektrik, Elektronik tesisat vb. iş kalemlerinde imalatlar tüm hızıyla devam ediyor.

Yalıkavak Cook Shop’da teras keyfi

Büyük bir yatırım ile gıda sektörüne markalaşan Cook Shop, Türkiye genelinde şubeleşmeye devam ediyor.  Bodrum Yalıkavak Marina’da hizmet veren Cook Shop, yaza bir sürprizi var. Misafirlerine kapalı alan ve bahçede hizmet veren mekan şimdi terası ile de marinaya ayrı bir renk katacak. Yenilenen menüsü ile yaz hazırlığını tamamlayan Cook Shop misafirlerini bekliyor.

‘Turizmin Oscarı’ Diyarbakır’ın oldu

Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu’nun, “Turizmin Oscarı” olarak adlandırılan “Altın Elma” ödülü, bu yıl Diyarbakır’a verilecek. Diyarbakır Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın öncülüğünde kurulan Turizm Platformu’nca “İnsanlığın uygarlığa ilk büyük adımı Diyarbakır” temasıyla düzenlenen program için Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonunun (FIJET) ve Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği(ATURJET) üyesi 19’u yabancı 36 yazar ve gazeteci tarihi mekanları gezdi. Diyarbakır’ın tarihi ve kültürünü  hakkında bilgi alan gurup, şehre aşık olduklarını dile getirdi.

“20 SORUDA BEN” GAYA BAŞARAN

 

1-Savurganlık yaptığınız olur mu? Hayatınızda havalı gösterişli ama “bu benim ilk savurganlığım” diyebileceğiniz ne var?

“savurganlık” mesafeli durduğum bir kavramdır.

2-Kendinle yüzleşir misin?

Her zaman…

3-Keşke yapsaydım dediğiniz oldu mu? Ne için düşündünüz?

Herkesin hayatında mutlaka “keşke” dediği anları vardır. Benim de var tabii.. Önemli olan aynı pişmanlığı bir daha tekrarlamamak, “keşke” dememektir.

4-İnsanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığınızı düşünüyorsunuz?

Bilemiyorum açıkçası, ama bildiğim; ya beni çok severler ya da hiç…

5-Size bile garip gelen bir huyunuz var mı?

Burcum oğlak yükselenim Başak… Astrolojiye ilgisi olanlar bunu neden burada yazdığımı anlayacaklardır. Sevsem de sevmesem de başladığım filmi, okuduğum kitabı mutlaka bitirmeliyim. Bir mecraya girmişsem sonunu görmeden yarıda kesip atamam.

6-Neyi romantik bulursunuz?

Mutlu olduğum, mutlu ettiğim herşey bana romantik gelir.

7-En çok neyi harcıyorsunuz: giysi, parfüm veya başka herhangi bir şey?

Öyle bir ayırımım yok, koleksiyoner de değilim. Ama evim için birşeyler almaya, yaptırmaya bayılıyorum.

8-En büyük, en tuhaf korkunuz nedir?

Son yıllarda peşpeşe büyük kayıplar yaşadım. Sanırım değer verdiğim insanların ve kendimin zarar görmesinden korkuyorum.

9-Sınırsızca yaptığınız bir şey var mı?

Yürümek ve okumak…

10-Ünlü biri olmak sizce nasıl bir durum?

Yorucu ve zor olmalı… Çünkü büyük sorumluluk isteyen bir durum.

11-Ünlülerin etkileyici olduğuna inanıyor musunuz?

“Karakter, terbiye, eğitim” olmadıkça “ünlü” tek başına sadece bir kelimedir.. Ama  az evvel bahsettiğim meziyetlerle harmanlanırsa tabii ki etkileyici olur kanaatindeyim..

12-Aksanını iyi bildiğiniz başka hangi dilde konuşuyorsunuz?

İngilizce ve Arapça

13-Hayatta yedek planlarınız var mıdır?

“Siz aşağıda program yaparken Allah yukarıdan size Güler” sözü hayatımda önemli bir etkiye sahiptir. Planlı yaşamaya gayret etsek de hayat bu… belli olmuyor…

14-Şuan da sizinle ilgili; benim ve hiç kimsenin bilmediğim bir şeyi bana söyleyebilir misiniz?

Sır tek kişiliktir… Söyleyemem… Sır olmaktan çıkar sonra…

15- Süper gücünüz olsaydı ne yapmak isterdiniz?

Belki klişe bir yanıt olacak ama inanın, tek yapmak isteyeceğim şey; savaşları bitirmek, çocuklar için iyi bir dünya düzeni sağlamak, insanların ve hayvanların eziyet görmeyeceği özgürce yaşayabilecekleri bir dünya yaratmak…

16-Kahramanlarınız var mıdır?

Benim kahramanım annemdir… Bugüne kadar gördüğüm en güçlü savaşçıdır…

17-Hayattaki altın kuralınız nedir?

Kendime ve karşımdakine saygı duymak, empati kurabilmek…

18-Yemek yapar mısınız? Yapabildiğiniz en güzel yemek nedir?

Yemek yaparım tabii ama mutfak çok sempati beslediğim bir alan değil… Fırında balığımın lezzetli olduğunu düşünüyorum… Bir de Antakyalı olduğum için Antakya mutfağından birkaç çeşitte de fena değilimdir.

19-Hangi şehri sever ve yaşamak istersiniz? Ve neden?

Şehirden ziyade artık daha az kalabalık daha az gürültülü yerleri tercih ediyorum. Aklımda bir yer yok çünkü sorumluluklarımız, işlerimiz İstanbul’da. Yılın 5-6 ayı Alpay ile Ege tarafına gidiyoruz.

20-En sevdiğiniz yâda maceralı tatili nerede geçirdiniz?

Ben sonradan keşfedilen topraklara hayran olanlardanım.. Sanırım Alaska benim için en maceralı olandı…

 

 

 

 

 

Helal Turizm

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’nin dört bir yanından turizm sektörü temsilcilerinin geniş katılımıyla 1-3 Kasım’da düzenlenen ‘3. Turizm Şurası’nın sonuç raporları açıklandı. ‘Helal turizm’, ‘film turizmi’, ‘tren turizmi’ ve ‘engellilere yönelik turizm’ gibi farklı turizm türlerine ilişkin dikkat çekici öneriler yer aldı. İslami kesimin katılım gösterebileceği niteliklere uygun kruvaziyer gemilerinin hizmete açılması, umre programları ve uluslararası limanlara programlar organize edilmesi önerisinde bulunuldu. Ayrıca sağlık turizminde “helal” kategorisi oluşturularak, tesislerde helal tedavi yöntemleri ve helal sertifikalı tıbbi, medikal ve kozmetik ürün kullanımı gibi hizmetlerin sunulması önerileri de raporda yer aldı

Karaca ve UNICEF İşbirliği, Çocuklara Gelecek Yaratıyor

Karaca’nın bu yıl üçüncü kez UNICEF’le hayata geçirdiği “Paylaşacağımız Bir Gelecek Var” projesi, kendi alanlarının önde gelen başarılı isimlerini bir araya getirdi. UNICEF ve Karaca işbirliğiyle, UNICEF’in Türkiye’deki eğitim projelerine destek vermek amacıyla hayata geçirilen “Paylaşacağımız Bir Gelecek Var” projesi kapsamında Ara Güler, Ayşe Kulin, Prof. Devrim Erbil, Ferhat Göçer, Prof Dr. İlber Ortaylı, Kenan Doğulu, Kerem Görsev, Müjdat Gezen, Nilüfer, Rahmi M. Koç ve Varol Yaşaroğlu gibi kendi alanın öncü isimleri, çocuklar için kahve fincanı tasarladı.

Araştırmada Yenilikler Konferansı’nın Bu Yılki Teması ”Esneklik”

Araştırmada Yenilikler Konferansı’nın Bu Yılki Teması ”Esneklik”

9 Mayıs’ta düzenlenecek olan Araştırmada Yenilikler Konferansı, alanında saygın uzmanların en yeni bilgilerini, ülkemizdeki pazarlama ve araştırma sektörünün hizmetine sunmayı amaçlıyor.  Konferans aynı zamanda; Araştırmanın gelişimine odaklanan ve geliri sosyal projelere aktarılan Türkiye’deki tek konferans olma niteliği de taşıyor.  Konferans Katılım Bedelleriyle TEGV ile Birlikte Çocuklar İçin Bir Öğrenim Birimi Kuruluyor olacak.  Konferans Başkanı ve Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik, konferansın bu yılki temasıyla ilgili; “Sanki ezelden beri varmış gibi algıladığımız pek çok kavramın hayatımızdaki geçmişi sadece üç beş yıldan ibaret. Yarının ne olacağını bilmemenin endişesi ancak yarını yaratanlardan biri olabilirsek ortadan kalkıyor. Yeni iş yapış biçimleri, yeni coğrafyalar, daha yüksek iş hacimleri için daha geniş alanlar gerekiyor. Bunun için ise tek yol esneyebilmek. Hem genleşirken esnemek, hem değişirken esnemek için denemeye, aramaya devam etmeliyiz. Araştırmada Yenilikler Konferansı başlangıcından beri bu arayışlarımıza ışık tutmayı amaçlıyor. Bu yılki temamız “Esneklik”.  Bu çerçevede; Ekonomide, Perakendede, Reklamda, Araştırmada ve de Kişisel Hayatımızda nasıl ve nereye kadar esnedik, esniyoruz, esnemeliyiz konularını uzman isimlerden dinleyecek ve tartışacağız ”dedi.

​Başak Şengül’ün moderasyonun da gerçekleştirilecek konferansın  konu başlıkları ;

​Perakende ve Alışverişçilerin Dünyasında Esneklik ​Ipsos ​Path to Purchase’in global lideri olan Alison Chaltas. àMood Modelling: Sosyal Medyadaki Ruh Halini Anlamada Yapay Zeka ile Gerçek Zamanlı Esneklik Ipsos Marketing Science Direktörü Serkan Ceran ve Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ezgi Akpınar Uysal ​ ​ Yatırım Araçlarında Esneklik: Kripto Paralar ve Bitcoin  (Panel) Panele katılacak isimler: BloombergHT Genel Yayın Yönetmeni Cüneyt Başaran, Altınbaş Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Emre Alkin, Uluslararası Piyasalar Yatırım Uzmanı Şant Manukyan ve Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Bloomberg BusinessWeek Türkiye köşe yazarı İsmail Hakkı Polat.

àDijital Reklam Stratejilerinde Etkili ve Verimli Olmak için Esnek Taktikler Ipsos’un global lideri Ipsos Connect CDO’su Andrew Bradfort àDijital Platformarla birlikte Reklamlarda Esneklik (Panel) Yerli yabancı ünlü dijital platformların temsilcileri, medya satın almacı ve reklamcılar​​ tartışılacak. àKişisel Sınırlarımızı Esnetmek ​K​ısa sürede ​ülkemizde ​çok satan kitaplar arasına giren​ ​ İkigai kitabın yazarı; Francesc Miralles

 

TOLGA ATALAY İLE CHEF&CHEF KONUĞU MAKSUT AŞKAR

TOLGA ATALAY İLE CHEF&CHEF KONUĞU MAKSUT AŞKAR

Sevgili okurlar bu ay ki Chef&Chef konuğum Neolokal Şefi Maksut Aşkar. 20 yaşında kurduğu catering firması ile başlayan yolcuğu, başarılar ve ödüllerle taçlanmış genç bir yetenek. Salvador Dali’nin de söylediği gibi, “kusursuzluktan korkma, nasıl olsa ulaşamayacaksın” sözü ile yola çıkmış. Denemekten, korkmayan, cesur kararlar alan, kusursuzluk yolculuğuna devam eden bir yetenek.

—Maksut Şef Biraz kendinden bahseder misin?
İskenderun’da doğdum. Denizli, Ankara, Antakya, İskenderun, İstanbul, Mersin ve Bodrum’da yaşadım. Bu yaşanmışlıklar insana bir şeylerde katıyor. 1994’ten beri de hep İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyorum.

—Bu tutku ve yetenek nerden geliyor?
Teşekkür ederim bu güzel sözleriniz için. Açıkçası ailemde yemek çok önemli bir rol oynuyor. Bu yüzden, ailemin şu anki mutfak anlayışıma büyük etkisi olduğunu söyleyebilirim.

—Kariyerin ilk iş tecrübeni doğru kronolojide paylaşır mısın?
Yiyecek ve içecek sektöründe 24. senem. Yıllarca Bar operasyonu ve yöneticilik yaptım. Aşçı olmadan önce 5 yıl boyunca danışmanlıklar yaptım. 20 yaşında kurduğum catering şirketi sayesinde de, 21 senelik bir catering yönetimi tecrübemde oldu. Nerelerde çalıştım. MultiMekan, Lilbitz, Sekizİstanbul ve Neolokal.

—Türk ve Osmanlı mutfağı bilginin derinliğini biliyorum. Kavun dolmasına kadar giden çok az bilinen geleneksel lezzetlere hakim misin? Bu bilgilerin senin son 5 yıllık lezzetlerinde yeri var mı?
Neolokal’de, geleneksel mutfak kültürümüzün günümüzdeki yemek anlayışı çerçevesinde yeniden yorumlandığı hallerini yapıyoruz. Bunu yapabilmek için de ciddi bir bilgi birikimimiz olması gerektiğini bilerek hep araştırdığımızı, her gün yeni bir şeyler öğrendiğimizi söyleyebilirim. Belki kendimi Anadolu mutfağı ile sınırlandırıyor olabilirim fakat mutfağımızın çok derin bir okyanus olduğunu söylemem yanlış olmaz. Dolayısı ile her gün ne kadar az bildiğimizin farkında olarak daha fazla şey öğrenmeye çalışıyorum.

—Maksut Aşkar olarak dünyanın en çok saydığı restoran ödüllendiren bir sistemde ilk 100’de yer aldın. Hatta bu liste de yer alan iki Türk mekanından birisini yarattın. Hedeflerinin içinde var mıydı? Nasıl bir his?

Sanıyorum bir yanlış anlaşılma olmuş olabilir. Biz bu sistemde sadece Discovery Series denilen bölümde yer aldık. Bu bölümde ilk 100’e çok yaklaşan restoranlara yer veriyorlar. Bizden önce Yeni Lokanta ve Alancha bu listede yer aldı. Açıkçası bu tür ödüllendirme sistemlerinde var olabilmek için çalışmıyoruz. Hep daha iyi nasıl olabilirizin çabası ile ulaştığımız noktada ödüller ile takdir ediliyorsak bu bizim öğrenme ve kendimizi geliştirme arzumuzu kamçılıyor sadece. Sanıyorum pişirdiğim sürece hep daha iyiye ulaşma çabam devam edecek. Salvador Dali’nin de söylediği gibi, “kusursuzluktan korkma, nasıl olsa ulaşamayacaksın”

Neolokal’ın hikayesi ve felsefesi nedir?
Neolokal, adından da anlaşılacağı üzere, lokalin yeni yüzü. Sekizİstanbul’dayken, 2. yılımızda sadece lokal ürünler ile yemek yapmaya karar verdiğimizde, mottomuzu neo lokal mutfak olarak belirlemiştik. Daha sonra, Salt Galata yönetiminden, restoranı işletmem konusunda davet gelince, kabul ederek, mottomuzu restoranın ismi haline getirdik. Biz Neolokal’de, çocukluk anılarımızdan hatırladığımız lezzetleri, o günlerin kalitesinde ürünlerin peşinde koşarak yeniden yorumluyoruz. Özellikle, yabancı misafirlerimizin mutfak kültürümüz ile ilgili algısını yeniden inşa etmek üzere bir misyon edindiğimizi söyleyebilirim. İyi, temiz ve adil üretilen malzemeler ile aynı bakışaçısına sahip bir mutfak yaratmak birincil önceliğimizdi. Şu an 3 yaşını geçmiş bir restoran olarak, bunu başarabildiğimizi ve her gün daha iyiye doğru yöneldiğimizi söyleyebilirim.

Yeni projelerin varmı? Genç şeflere yaratıcı şef olma hakkında bir methodoloji verirmisin? Aslında artık sende orta yaşa doğru adım atıyorsun?
Yaşım itibarı ile pek genç sayılmam fakat bildiklerimle bilmediklerimi kıyasladığım zaman oldukça genç olduğumu söyleyebilirim. İnsanın yaratıcılığını geliştirebilmesi için esinlendikleri alanların başka şefler olmaktan çok, doğanın, yaşamın, tarihin ve kültürlerin renklerini ilham aracı olarak kullanmaları, malzemeleri iyi tanıyarak, o malzemeleri en iyi ifade edebilmenin yollarını keşfetmeleri gerekiyor. İyi bir yaratıcı şef olmak için ön koşul sanıyorum, malzeme bilgisi, teknik bilgisi ve bu iki bilgiyi doğru harmanlayabilecek yetenek. Tabii ki, geliştirilebilir birer damağımızın olduğunun farkında olmak. Yok tatmak, çok deneyimlemek ve hayal gücümüzü bu deneyimler çerçevesinde yeni yaratıılıklar için kullanmamız gerekiyor.

—Bana Neolokal’de unik ve tekel olan bir lezzeti anlatırmısın?
Açıkçası menümüze her giren yemek kendi içinde özel ve benzersiz. Fakat elbette misafirlerin her birinin özel bir favorisi olu veriyor. Biz açıkçası her yemeğe aynı mesafede olduğumuzu düşünüyoruz.

—Sen bir menü veya tabağın hikayesinde yola çıkarken bu süreç nasıl oluyor? İlham nereden hangi an çıkıyor?
Açıkçası bir tabak tasarlarken, ilham her an heryerden çıkabiliyor. Bazen de bir malzeme üzerinde çalışırken, malzemelerin reaksiyonlarını gözlemleyerek nasıl bir tabak haline getirebileceğimizi keşfediyoruz. Yemek tasarlarken, geleneksel tariflerden, mevsimsel malzemeden, ve binlerce yıllık mutfak kültürümüzün alışılmış, kemikleşmiş bazen de unutulmuş hikayelerinden besleniyoruz. Her şefin ilham süreci kendi deneyimleri çerçevesinde farklılık gösterebiliyor. Benim için de çocukluk anılarım en doğru referans diyebilirim.

THY’den uçak bileti alana UBER indirimi bitiyor.

 

Türk Hava Yollarının ve Uber kampanyası bu ay sonlanıyor. Türk Hava Yolları, yurt dışı ya da İstanbul’u uçuşlarında yolcularına Uber seyahatini bedava getiren kampanya 31 Mayıs’da son buluyor.  Yurt dışı ya da İstanbul’u içeren tüm uçuşlarda kazanılan 20 dolara kadar Uber indirimi büyük bir ilgi görmüştü. THY yolcuları Uber gerçekleştirecekleri yolculuklarda Türkiye’de 50 TL, Almanya’da 15 euro, ABD’de 20 dolar, Birleşik Krallık’ta ise 10 sterlin indirim kazanıyorlar. 31 Mayıs son gün.

Çay festivali 5-6 Mayıs’ta İstanbul’da

International İstanbul Tea Festival ikincisi 5-6 Mayıs 2018 tarihleri arasında Santral İstanbul‘da gerçekleşecek.

“Beraber çay içer miyiz”

Festivalde neler var?

Farklı ülkelerden gelen çaylarla tanışma imkanı,
Çay tadımları, Çay demleme teknikleri,
Butik çay dükkanlarının lezzetleri,
Çaylı tarifler, Çayın yanında olmazsa olmaz atıştırmalıklar,
Sektörün duayen isimleri, Konuk konuşmacılar,
Workshop çalışmaları, atölyeler, konserler, Showlar, eğlenceli aktiviteler
Yiyecek-içecek alanları.