KDV indirimleri çözüm olmadı

KDV indirimleri çözüm olmadı

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Antikriz Raporu’ndan 102. Dönem verileriyle bu hafta; fiyat artışları ile başa çıkmak için devlet politikaları, üreticiler ve tüketiciler kendi açılarından değerlendirdi, önlemlerin etikete yansıması, ekonomik rahatlamanın olup olmadığı, en fazla hissedilen hissin ne olduğu, hane gelirlerinde bir artış olup olmadığı ve bugün ülkemizin en önemli probleminin ne olduğuna yönelik konularda bireylerin ifade, tutum ve davranışlar​​ı incelenmiştir.  

MART SONUNDA BAZI TEMEL TÜKETİM ÜRÜNLERİNDE YAPILAN KDV İNDİRİMİNİN MARKETTE FİYATLARA YANSIMADIĞI GÖRÜŞÜ HAKİM. VE HER 10 KİŞİDEN 9’U DA YAPILAN KDV İNDİRİMLERİNİN MARKETTEKİ YÜKSEK FİYATLARA YETERLİ BİR ÇÖZÜM OLMADIĞI GÖRÜŞÜNDE.

Temizlik ürünleri, şampuan, tuvalet kağıdı bebek bezi ve hijyenik ped gibi bazı ürünlerdeki KDV oranının %18’den %8’e indirilmesinin marketteki fiyatlara yansımadığını düşünenlerin oranı %81. Bu indirimin fiyatlara yansıdığını düşünenlerin oranı ise sadece %8. Gerek gıda ürünlerine gerekse de diğer ürünlere yapılan KDV indirimin temel tüketim ürünlerindeki yüksek fiyatlar için yeterli bir çözüm olmadığını düşünenlerin de oranı çok yüksek.

Ipsos Türkiye

 Ipsos Türkiye

HER 10 KİŞİDEN 6’SI HANE GELİRİ AZALMIŞ DURUMDA

Bireylerin %58’i son 12 ay içinde hane gelirlerinin azaldığını söylüyor. Hane gelirinin arttığını söyleyenler toplumun sadece %10.

Ipsos Türkiye

 TOPLUM KENDİNİ DAHA YORGUN VE BIKKIN HİSSEDİYOR.

Salgın ve ekonomik problemler toplumun ruh halini de etkiliyor. Özellikle ekonomik problemlerin artması ile bireyler daha yorgun ve bıkkın hissediyor. Yorgunluk hissi ilk defa %60 seviyesinde.

Ipsos Türkiye

EKONOMİ HER 10 KİŞİDEN 9’U İÇİN BUGÜN TÜRKİYE’NİN EN ÖNEMLİ PROBLEMİ Toplumun %91’i ekonominin Türkiye’nin en önemli sorunu olduğu görüşünde. Salgının etkisinin azalması ile birlikte salgın artık önemli bir problem olarak görülmüyor.

Ipsos Türkiye

 Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Yaklaşık olarak 1 yıldır ekonomi ülkemizin en önemli sorunu olarak öne çıkıyordu. Salgının etkisinin son aylarda zayıflaması ile de ekonomi artık diğer tüm sorunları bastırır bir pozisyona geldi. Yükselmeye devam eden enflasyonun sonucunda her on kişiden altısı son bir yılda hanelerinin alım gücünün azaldığını belirtiyor. Doğal olarak ülkemizin en sorunu nedir diye sorduğumuzda vatandaşın aklına neredeyse başka hiç bir sorun gelmiyor bile.  Fiyat artışları ile başa çıkmak için devlet, üreticiler ve tüketiciler kendi açılarından çeşitli önlemler alıyorlar. Devletin aldığı önlemler arasında KDV indirimleri de var. Ancak on vatandaştan sekizi bu indirimlerin etiketlere yansıdığını düşünmüyor. Ve on kişiden dokuzu yüksek fiyatlar ile mücadelede KDV indirimlerinin yeterli olmayacağına inanıyor. Yani bazılarımız indirimler etikete yansısa bile yeterli olmayacak diyor. Son 2 yılda salgın ve ekonomi ile mücadelede gerçekten yorgun düştük.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO Sidar Gedik

Her on kişiden altısı kendisini yorgun hissediyor, kendimizi hiç bu kadar yorgun hissetmemiştik. Umarım bahar ayları sadece psikolojik bir rahatlama değil aynı zamanda ısınma masraflarının azalması ile bir nebze ekonomik rahatlama da getirir.

Enerjimizin düştüğünü hissederseniz “Haver Propolsave Imuguard Efervesan” seninle!

Enerjimizin düştüğünü hissederseniz “Haver Propolsave Imuguard Efervesan” seninle!

Yorucu ve tempolu şehir hayatında bazen enerjimizin düştüğünü hissederiz. Yetersiz uyku ve beslenme, mevsim değişikliği, yüksek stres düzeyi de bağışıklık sistemimizi etkiler.

Dr. Erdem Güleç C vitaminini ve eksikliğini anlattı.

C vitamini (askorbik asid), insanlar için zorunlu bir besindir. C vitamininin vücudun çoğu dokusuna sağlamlığını veren kolajenin üretiminden alyuvarların işlemesine kadar çok sayıda görevi vardır. Beslenme rejiminde C vitamininin eksikliği iskorbüt hastalığına yol açar. Bu hastalık, halsizlik, kolayca kanayan diş etleri, ciltte morluklara neden olan deri altında küçük kanamalar, saçların kıvrılması, eklem ağrısı ve nefes darlığı şeklinde kendini gösterir. C vitamininin günlük yeterli miktarda alınamaması sonucunda, bu kadar ağır bir tablo olmasa bile birçok dermatolojik bulgu ortaya çıkabilir. C vitamini eksikliğinin önemli bir

En çok C vitamini içeren sebze ve meyveler

Meyveler arasında en çok askorbik asit içerenler; limon, portakal, greyfurt, kivi, ananas, çilek ve frenk üzümüdür. Elma, armut ve erik ise bunlara göre daha az miktarda askorbik asit içerir.

Sebzeler, özellikle kuşburnu, karnabahar, lahana, ıspanak, kuru soğan, biber, turp, tere, maydanoz ve yer elması askorbik asit bakımından en zengin kaynaklardandır.

Gaming Forum, Forum İstanbul’da başladı!

Gaming Forum, Forum İstanbul’da başladı!

Forum İstanbul’un yarıyıl tatilinde gerçekleştireceği Gaming Forum kapsamında en trend dijital oyunlar, Twitch yayıncıları, Cosplayler ve oyun tutkunları bir araya geliyor!

09-17 Nisan tarihleri arasında ödüllü turnuvalarda iddialı olan herkese kapılarını açacak olan Forum İstanbul, Gaming Forum ile her yaştan oyun tutkununa benzersiz bir deneyim vaat ediyor.

Turnuva ve oyunlar

15 Nisan Game Pass kart ödüllü Rocket League turnuvası

16 Nisan Xbox hediyeli Fifa 22 Turnuvası

17 Nisan para ödüllü Brawl Stars Turnuvası

16 Nisan para ödüllü Cosplay Yarışması

Her gün PUBG mobile, Brawl Stars, Rocket League ve Fifa 22 mini turnuvaları

Türkiye’de, 3 ana platform olan mobil oyunlar, bilgisayar ve oyun konsollarında, 30 milyon kadar dijital oyuncu bulunuyor. Oyun pazarının toplam pazar değeri ise 750 milyon doları buluyor. Oyuncu profilinin yüzde 54’ü erkek, yüzde 46’sı ise kadın oyunculardan oluşuyor. Mobil oyunlarda ise oyuncuların yüzde 51’i kadın. En çok dijital oyuncu 10-30 yaş aralığında yer alıyor.

Doğa dedektifleri buluştu

Doğa dedektifleri buluştu

Dünya, çevre kaynaklı sorunların ve iklim krizinin etkilerini her geçen gün daha da güçlü bir şekilde hissediyor. Geleceğe yaşanabilir bir dünya bırakmak için sorumluluk ve duyarlılıkla hareket eden markaların başında ise Vileda geliyor. Marka, bunun için yakın zamanda “LOVE IT CLEAN” girişimini kurdu. Temizlik denilince akla ilk gelen markalar arasında yer alan Vileda, bu girişimle yalnızca evleri değil dünyamızı da daha temiz bir yer haline getirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda “Doğa Dedektifleri” projesini geliştiren marka, 120 çocuğa çevre ve sürdürülebilirlik bilinci kazandırarak her birini “doğa dedektifi” olacakları 8 haftalık bir programa dahil ediyor.

Vileda, daha temiz bir dünya için, en büyük değişimi yaratabilecekleri 3 temel alana odaklanan bir plan dahilinde hareket ediyor: Bunlardan ilki; atıkları, tüketilen karbondioksiti, su ve enerji kullanımını azaltmak ve zararlı maddeleri kullanımdan çıkartmak. İkincisi, uzun ömürlü ürünler üreterek doğaya gidecek atık miktarını azaltmak. Üçüncüsü ise geri dönüştürülmüş ve geri dönüştürülebilir malzemelerle ürünlere ikinci bir yaşam sağlamak.

 

Titanic Hotels Bett1 Open’an sponsor oldu

Titanic Hotels Bett1 Open’an sponsor oldu

Titanic Hotels, Women’s Tennis Association Tour WTA 500 kategorisinin en ilgi çekici turnuvalarından Bett1 Open’ın Resmi Premium Partner’i oldu.

Titanic Hotels turnuva boyunca dünya starı tensicilere ev sahipliği de yapacak.

Efsane tenisçi Steffi Graf himayesinde 11-19 Haziran 2022 tarihleri arasında Berlin’de düzenlenecek turnuvaya aralarında Naomi Osaka’nın da olduğu dünyanın önde gelen kadın tenisçileri katılacak ve Titanic Hotels’de konaklayacaklar.

Turnuvanın 2021’deki başarılı prömiyeri önümüzdeki yıllar için tenis dünyasında heyecan verici bir beklenti yarattı. Haziran 2022’de gerçekleştirilecek turnuva  dünya standartlarında kadın tenis performansı ile  bir kez daha küresel raporlamada ön plana çıkacak.

“Ev Baristaları Eğitimi”

“Ev Baristaları Eğitimi”

Nitelikli kahve konusunda çalışmalar yapan Romm Coffee ise kahve severleri “Ev Baristaları Eğitimi”nde buluşturuyor.

2020 yılında faaliyete geçen Romm Coffee; en kaliteli çekirdekleri anavatanından getirerek ülkemizde kavurmaya başladı. 10 farklı çekirdekten, farklı kavurma yöntemleri ile elde edilen Romm Coffee çeşitleri, farklı demleme yöntemleri ile her damak tadına uyan lezzetler ortaya çıkarıyor.

Aynı çekirdekten farklı demleme yöntemleri ile farklı lezzetler alınabildiğini, çekirdeğin yetiştiği bölgede yer alan diğer tarımsal faaliyetlerin çekirdek aromasını etkilediğini, doğru demleme yöntemlerini ve kahve hakkında detaylı bilgileri içeren Romm Coffee “Ev Baristaları Eğitimi” büyük bir ilgi görüyor.

 

İOKİ şimdi Urla’da

İOKİ şimdi Urla’da

İstinye, Ulus ve Kandilli restoranlarının ardından Bodrum Mandarin Oriental’de Kurochan by İOKİ’yi açan İOKİ, bu kez Urla’da…

Uzakdoğu lezzetlerini sevenlerle, özenli hizmet kalitesi ve leziz yemeklerini buluşturan URLA İOKİ kapılarını mini bir davet ile açtı.

Modern ve yenilikçi menüsüyle dikkat çeken restoranın, mutfağı Şef German Salazar ile Şef Enrique Parades’e emanet. Yenilikçi sushileriyle dikkat çeken şefler, mutfaklarında yerel ürünleri, Uzakdoğu lezzetlerinin özel ve sağlıklı yemeklerine dönüştürmeyi tercih ettiğinden, spesiyal ürünler dışında tüm alışverişlerini de Urla’nın yerel üreticileri ve balıkçılarından yapmayı tercih ediyor.

Korona daha bitmedi

Korona daha bitmedi

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması 102. Dönem verileriyle bu hafta toplumun; dünyanın bitmeyen derdi pandemi salgınının ülkemizdeki durumuna yönelik güncel ve farkındalık sağlaması amacıyla paylaşılan bilgiler var. Her iki haneden birinde en az bir kişide koronavirüs var. Salgınla mücadele, maske takmak ya da 1,5 metre sosyal mesafe konusuna da toplumun dikkat seviyesi,  gibi konularda bireylerin bugüne dair ifade, tutum ve davranışlar​​ı incelenmiştir.

HER İKİ HANEDEN BİRİNDE EN AZ BİR KİŞİ KORONAVİRÜSE YAKLANMIŞ.

Ipsos araştırma şirketinin gerçekleştirdiği araştırmalara göre bugüne kadar hanelerinde kendisinin ya da bir başkasının koronavirüse yakalanma oranı %48. Bugün halen dünyanın büyük sorunu olan salgın tamamen bitmiş değil. Toplumumuzda bulunan kişilerin çevrelerinde koronavirüse yakalanan kişilerin sayısı çok daha yüksek. Her 10 kişiden 8’i çevresinde birine koronavirüs teşhisi konduğunu belirtiyor.

Ipsos Türkiye

 AYNI ZAMANDA SALGINDA ZOR GÜNLERİN GERİDE KALDIĞINI VE MÜCADELENİN İYİ GİTTİĞİNİ DÜŞÜNENLERİN DE SAYISI ARTIYOR.

Mart ayına kadar toplum Koronavirüs salgını konusunda daha kötümserken Mart ayının ilk haftasından itibaren gerek mücadelenin iyi gittiğini gerekse de zor günlerin geride kaldığını düşünenlerin oranı %50 seviyesine çıkıyor ve olumsuz görüş belirtenler ile arasındaki fark açılıyor. Bugün sadece her 4 kişiden 1 daha zor günlerin beklediğini, her 3 kişiden 1’i ise salgın ile mücadelenin kötü gittiği görüşünde.

Ipsos Türkiye

 

Ipsos Türkiye

ANCAK TOPLUM BUGÜN SALGIN KONUSUNDA DAHA RAHAT HİSSEDİYOR.

Salgının ilk gününden beri endişeli olan bireylerin oranı%32. Zaman içinde endişesi artan kişilerin oranı ise sadece %6. Diğer taraftan toplumun %46’sı artık salgın konusunda daha rahat olduğunu söylüyor. Salgın başından beri bu konuda hiç endişeli olmadığını söyleyen %16’lık kesim ile birlikte bugün her 10 kişiden 6’sının salgın konusunda artık endişeli olmadığı görülüyor.   

Ipsos Türkiye

BU İYİMSER GÖRÜŞLER AYNI ZAMANDA BİREYLERİN KORONAVİRÜS TEDBİRLERİ KONUSUNDA DA RAHATLAMALARINA SEBEP OLUYOR.

Salgındaki vaka sayılarındaki düşüş, salgınla mücadeleye yönelik olumlu görüşler toplumun maske mesafe konusunda daha rahat davranmalarını sağlamış durumda. Her 10 kişiden 7’si etraflarındaki kişilerin ne maske ne de sosyal mesafeye uymadığını düşünüyor.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; “Her iki evden birinde hastalığı atlatmış olan birey var. Çevresinde Covid-19’a yakalanmış bir tanıdığı olanların oranı ise %80’e yaklaştı. Bir yandan aşı yaygınlaşırken diğer yandan Covid-19’a yakalanıp atlatanların sayısı arttıkça hastalığa dair endişeler azalıyor, her on kişiden altısı daha rahat hissettiğini belirtiyor. Rahatlamanın etkisini maske-mesafe önlemlerinin uygulanmasında görebiliyoruz, vatandaşların gözlemlerine göre çevredeki diğer insanların  %70-75 civarı bir bölümü bu önlemleri uygulamayı neredeyse bırakmışlar.

Ipsos Türkiye

Salgınla mücadelenin kötü gittiğini düşünenlerin oranı %50’lerden %30’a doğru geriledi, artık her iki kişiden biri salgınla savaşın iyi gittiğini belirtiyor. Bunun doğal sonucu olarak da kötü günlerin geride kaldığını düşünenlerin oranı %50’nin üzerinde. Umalım ki Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması’nın sonuna yaklaşıyor olalım. “

Dondurulmuş gıdalar hakkında doğru bilinen yanlışlar

Dondurulmuş gıdalar hakkında doğru bilinen yanlışlar

Gündelik yaşam ve iş hayatının giderek artan temposu; mutfakta geçirilen sürenin azalmasına neden oluyor. Bu durum ise dondurulmuş gıdalara yönelik talebin artmasını beraberinde getiriyor. Ancak birçok bilgi kirliliği tüketiciler nezdinde dondurulmuş gıdalara karşı bir mesafe oluşturuyor.

Dondurulmuş gıdalar besin değerlerini korur mu korumaz mı?

Dondurulmuş gıdalar ile ilgili yanlışlardan en yaygın olanı, dondurulmuş gıdaların taze gıdalara oranla besin değerini kaybettiğidir. Ancak IQF – Individually Quick Freezing (Bireysel Hızlı Dondurulma) teknolojisi sayesinde, gıdalar -40 derecede dakikalar içerisinde dondurulur. Yüksek teknoloji ile dondurulan bu gıdaların hücre zarının çatlaması engellendiği için uzun süre boyunca besin değerleri ilk günkü gibi korunur.

Ev tipi dondurucularda yapılan dondurma işlemi yeterli midir değil midir?

Pazardan alınan sebze ve meyveler, 48-72 saatte tazeliklerini ve besin değerlerini yitirirler. Evde yapılan haşlama ısısını ve süresini kontrol etmek ise mümkün değildir. Ev tipi dondurucularda en düşük sıcaklık -20 derecedir. Statik donma işleminin uzun sürmesi nedeniyle besin değerini yitiren sebzelerin fiziksel kalitesi ve lezzeti de olumsuz etkilenir

Dondurulmuş sebze ve meyveler ilave koruyucular içerir mi içermez mi?

Besinleri saklamak için insanoğlunun en eski ve kullanışlı yöntemi besinleri dondurmaktır. Dondurulmuş gıdalar üzerinde uygulanan doğru teknikler ile ürünlerin kısa bir süre içerisinde dondurulması, herhangi bir ilave koruyucu kullanmayı gerektirmemektedir. Tarladan toplandığı gibi en kısa sürede fabrikaya ulaştırılan ürünler, yıkanıp ayıklanır, en son teknoloji ile dondurulur ve paketlenir.

Dondurulmuş gıdalar taze gıdalar kadar lezzetli midir değil midir?

Bir diğer yaygın inanışa göre dondurulmuş gıdalar, taze gıdalar kadar lezzetli değildir. Ancak bu düşünce oldukça yanlıştır. Dondurulmuş gıdalarda herhangi bir lezzet kaybı söz konusu değildir.

Dondurulmuş sebze ve meyveler sağlıklı mıdır değil midir?

Dondurulmuş sebze ve meyveler kontrollü tarımla, mevsiminde yetiştirilir ve en doğru zamanda hasat edilir.  Hiçbir koruyucu ve katkı maddesi içermeden ve tüm kontroller yapılarak süreç ilerletilir. Hasat edildikten çok kısa bir süre sonra fabrikaya ulaşıp dondurulduğu için besin değerini korur ve uzun raf ömrüyle birçok avantaj sağlar.

Feast

Türk mutfağının sürdürülebilirlik elçileri seçiliyor!

Türk mutfağının sürdürülebilirlik elçileri seçiliyor!

5-31 Mayıs tarihleri arasında 11.si düzenlenen Türkiye’nin ilk gastronomi festivali Restoran Haftası’nda, İstanbul, İzmir, Bodrum, Denizli ve Gaziantep’teki seçili restoranlarda birbirinden lezzetli menüler ‘’Sürdürülebilirlik’’ teması ile gastronomi tutkunlarına sunulacak.

Metro Türkiye ana sponsorluğunda, Dude Table tarafından gerçekleşen Restoran Haftası, her yıl olduğu gibi yine yeniliklere sahne oluyor. Bu kapsamda bu yıl ilk kez gerçekleşecek “35 Yaş Altı 3 Şef Yarışması” ile Türk mutfağının ilham veren yetenekli genç şefleri, sürdürülebilirliği mutfaklarının ana disiplini haline getirme amacıyla yarışacak.