2022’de aşktan beklediklerimiz

2022’de aşktan beklediklerimiz

Hızla değişen hayat düzenimizde 2022’nin neler getireceğini tahmin edebilmek çok zor. Peki bu değişen düzende çekici bulduklarımız, etkilendiğimiz şeyler nasıl değişiyor?

İLGİ ALANLARIMIZ VE ENDİŞELERİMİZ BENZER OLSUN

Kullanıcıların partnerinde en çok önemsediği şeylerden biri de ortak ilgi alanlarına sahip olmak. “Sevgilinle ortak ilgi alanlarına sahip olmak önemli midir?” sorusuna ‘Evet’ diyenlerin oranı yüzde 61’ken, “herkesin kendi ilgi alanları olmalı” diyenlerin oranı yüzde 39 oldu. Bilgi akışının çok hızlı olduğu bu internet çağında ortak ilgi alanlarına denk gelmek bile başlı başına bir çekicilik kriteri belki de. Aslında kullanıcılar, ‘İnternet olmadan yaşayabilir miydin?’ sorusunda ikiye bölünmüş durumdalar. Yarısı ‘evet,’ yarısı ‘hayır’ diyor ancak 2022 yılında ‘İklim değişikliği’ gibi ortak endişelerimiz de var.

HEM ZEKİ OLSUN HEM DE KOMİK

Bizi etkileyen şeyler birbirinden çok mu farklı? Fiziksel görünüm, statü, duygusallık… Bunlardan hangisi sizi daha çok etkiler? Uygulama kullanıcılarına göre ilk sıralarda mizah anlayışı geliyor. ‘Sevgilinle mizah anlayışının aynı olması sence önemli mi?’ sorusuna  kullanıcıların yüzde 57’si, ‘Çok önemli’ derken, yüzde 38’i önemli sayılır dedi. Yani önemsiz görenler yok denecek kadar az. Kadınlar mizah konusunu erkeklerden biraz daha fazla önemsiyorlar. Kadınların yüzde 67’si için mizah ‘çok önemli’yken, erkeklerde bu oran yüzde 53. Mizah biraz da zeka göstergesi olduğu için elbette zeka da yine çekicilik kriterleri arasında en üst sırada. ‘Zeka çekici midir?’ sorusuna kullanıcıların 90’ı “Kesinlikle!” diyor.

ÖNCE KENDİNİ SEVSİN, AMA -DE VE -DA’LARI DA AYIRSIN

Bazısı dahi anlamında yazılmış ama kelimeden ayrılmamış ‘de’lere çok takılır. Kullanıcıların verdiği cevaplara bakılırsa bu ilişki tercihinde de önemli bir rol oynuyor. Hatta kadınlar için biraz daha fazla önemli bir rol… ‘Yazım hatalarından rahatsız olurum’ diyen kadınların oranı yüzde 76 iken, erkeklerde bu oran yüzde 52. Çekicilik konusunda 2022 trendleri arasına altyazılı filmler de girmiş gibi görünüyor. ‘Filmleri altyazılı mı yoksa dublajlı mı izlersin?’ sorusunauygulama kullanıcılarının yüzde 85’i ‘altyazılı’ diye yanıtlıyor. Yıl kaç olursa olsun sevgi dolu bir ilişki yaşamak için aslında ilk kriter insanın kendini sevmesi. ‘Kendinle sevgili olur muydun?’ sorusuna insanların yüzde 83’ü ‘Tabii ki!’ cevabını veriyorlar. ‘Sanmıyorum’ diyenlerin oranı ise yüzde 17. Peki siz kendinizle sevgili olur muydunuz? Sizin kriteriniz ne?

OkCupid

IBAKTECH Fuarı başlıyor

IBAKTECH Fuarı başlıyor

13.Uluslararası Ekmek, Pasta Makineleri, Dondurma, Çikolata ve Teknolojileri Fuarı (IBAKTECH), 10-13 Mart tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi İFM’ de gerçekleşecek.

Ticaret Bakanlığı’nın uzak ülkelere yönelik ihracatı artırma stratejileri kapsamında harekete geçen Messe Stuttgart Ares Fuarcılık, düzenlediği fuar kapsamında bu ülkeleri Türkiye’ye çekmeyi hedefliyor.

Türkiye’nin açıklanan 18 uzak ülkeye olan dış satımı geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 42,2 artış göstererek 27 milyar doları geçti. Bu kapsamda, düzenlenen fuar, yarattığı iş hacmi ile büyüyen Türkiye pazarında ve tüm Avrasya bölgesinde sektörünün en önemli etkinliği konumunda bulunuyor.

Vatandaş kısıtlama ve PCR testi yeni kararları ne tepki verdi

Vatandaş kısıtlama ve PCR testi yeni kararları ne tepki verdi

 Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması 92. dönem verileriyle toplumda; Covid-19 olmuş kişilerin karantina süresinin 14 günden 7 güne indirilmesi ve bu kişilerin pcr testi olmadan normal hayatlarına dönebileceği hakkında, temaslı ama semptomu olmayan kişilere herhangi bir karantina uygulanmayacağı kararı, Omicron varyantının diğer varyantlara göre daha az tehlikeli olup olmadığına yönelik ifade, tutum, davranışlar incelenmiştir.

TOPLUMUN SADECE; 4’TE 1’İ COVID-19 OLAN KİŞİLERİN KARANTİNA SÜRESİNİN 7 GÜNE İNDİRİLMESİNİ VE PCR TESTİ İSTENMEDEN KARANTİNALARININ BİTMESİNİ DOĞRU BULUYOR… COVID-19 olan kişilerin 7 günde PCR testine gerek olmadan karantina sürelerinin bitmesini her 4 kişiden 1’i doğru bir karar olduğunu düşünürken, toplumun %60’ına yakını yanlış bir karar olduğu görüşünde. Aşı olmuş ve olmamış kişiler nezdinde kararın doğru olduğunu düşünenlerin oranı benzer. Ancak kararın yanlış olduğu konusunda aşı olmuş kişilerin oranı %60 iken aşı olmamış kişilerde bu oran daha düşük (%48)

COVID-19 OLAN BİR KİŞİ İLE TEMASLI OLAN KİŞİLERİN SEMPTOMU OLMADIĞI DURUMDA HERHANGİ BİR KARANTİNA UYGULANMAYACAĞI KARARI DA YİNE TOPLUMUN SADECE 4’TE 1’İ TARAFINDAN DOĞRU BULUNUYOR. Omicron varyantının bulaş etkisinin çok hızlı olmasına rağmen hastalığın daha hafifi geçiriliyor olmasında dolayı Covid-19’a yakalanmış kişilerin karantina süresinin kısaltılmasının yanı sıra temaslı kişilerin semptomu olmadığı sürece herhangi bir kısıtlamaya tabi tutulmayacakları kararı da  yine her 4 bireyden 1 tarafında doğru bir karar olarak nitelendiriliyor. Diğer taraftan bu kararın doğru bir karar olmadığını düşünenlerin oranı %56. Aşı olmamış kişilerin bu kararın yanlış olduğuna dair görüşleri daha düşük seviyede (%40)

OMICRON VARYANTININ DAHA AZ TEHLİKELİ OLDUĞU VE NİSAN AYINDA SALGININ ZAYIFLAYACAĞI GÖRÜŞÜNE KATILAN BİREYLERİN ORANI %26. Toplum Omicron varyantı konusunda hala çok rahat değil. Toplumun yarısı bu varyantın daha az tehlikeli olduğu görüşüne katılmıyor. Salgının nisan ayında zayıflayacağı görüşüne de bireylerin %26’sı katılırken, %46’sı salgının zayıflamayacağını düşünüyor.

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Covid-19 prosedürleri salgının seyrine paralel olarak güncelleniyor. Omicron varyantının hakim olması vaka sayılarında büyük bir artış yaratmasına rağmen kayıp sayılarını aynı oranda artırmadı. Bu durum pandeminin sonuna mı yaklaşıyoruz sorusunu doğurdu. Ülkeler arka arkaya kısıtlamalarda değişiklikler, gevşemeler ilan ediyorlar. Ülkemizde de hastalığa yakalananlar ve temaslılar için karantina uygulamasında değişiklik yapıldı. i

Ipsos Türkiye

Mesela Covid-19 olanların karantina süresi 7 güne indirildi ve bu süre sonunda PCR testi olmadan normal hayatlarına dönmeleri mümkün oldu. Ancak vatandaşların sadece dörtte biri bu kararı doğru buluyor. Bu bakış açısı aşı olmuşlar ve olmamışlar arasında da pek değişmiyor. Aşı olan on kişiden altısı bu uygulamaya karşı iken aşı olmayanların yarısı karşı.

Temaslı olduğu halde semptom göstermeyenlerin herhangi bir karantinaya girmeyecek olmaları da bir diğer değişiklik. Bu karar da toplumun çoğunluğu tarafından henüz desteklenmiyor. Evet tedbirler hafiflemeye başlamasına rağmen, toplum salgının seyri konusunda rahatlamış değil. Yaklaşık olarak her iki kişiden biri Omicron’un önceki varyantlar kadar tehlikeli olduğunu düşünüyor. Salgının Nisan’dan sonra zayıflayacağı umudu henüz pek yaygın değil. Yine her iki kişiden biri o dönemde de herhangi bir zayıflama beklemiyor. Umarım yanılırlar.

“Doğru Beslen Mutlu Yaşa”

“Doğru Beslen Mutlu Yaşa”

Muratbey’den daha iyi bir gelecek için toplum sağlığını destekleyen sosyal sorumluluk projesi  “Doğru Beslen Mutlu Yaşa”  hayata geçiyor.

Her ay düzenli olarak youtube üzerinden tüketiciyi bilinçlendirecek içerikler hazırladıklarını anlatan Muratbey İletişim ve İş Geliştirme Direktörü Gülnur Uluğ, “Toplum sağlığına önem veren bir marka olarak önceliğimiz, sağlıklı ve bilinçli bir nesil oluşmasına katkıda bulunmak ve bu doğrultuda projeler geliştirmek” diye konuştu.

Tüm dünyayı sağlıklı, inovatif ve leziz peynirlerle buluşturmayı hedefleyen Türkiye’nin yerli peynir markası Muratbey, sağlıklı beslenme ve toplum bağışıklığı konusunda hayata geçirdiği projelere bir yenisini daha ekledi. Muratbey İletişim ve İş Geliştirme Direktörü Gülnur Uluğ, “Sektörümüzde; insanlığa ve ülkemize değer katacak sosyal sorumluluk projelerine öncülük etmeyi kendimize görev sayıyoruz. Ekonomik sürdürülebilirliğin yanı sıra insanlara daha iyi bir gelecek sunmaya yardımcı olacak bir gıda markası olmak için çalışıyoruz. Sürdürülebilir Gıda Platformu’na üye bir marka olarak; görevlerimiz arasında sürdürülebilir gıda tüketimi konusunda tüketicinin bilinçlendirilmesi ve farkındalığının artırılması da yer alıyor. Bu süreçte değerli danışmanımız Prof. Dr. Muazzez Garipağaoğlu’nun eşsiz desteği ile sağlık ve bağışıklık konularında farkındalık yaratan, bilgilendirici çalışmalar yapmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

Tarım zenginliğimiz turizme kazandırılmalı

Tarım zenginliğimiz turizme kazandırılmalı

32.ANFAŞ Hotel Equipment ve 28.ANFAŞ Food Product fuarları, Türkiye’nin en büyük aşçılık buluşmasına ev sahipliği yaptı.

Şefler, fuar süresince hünerlerini sergilemenin yanında, sektörün sıkıntılarını, beklentilerini ve çözüm önerilerini ‘Turizm Destinasyonlarında Farklı Yaklaşımlar’ başlıklı panelde dile getirme fırsatı buldu. Türkiye’nin çok önemli ve büyük otellerinde görev yapan şefler; Türk mutfağının dünyadaki yeri, turizme olan katma değeri ve gelecek için neler yapılması noktasında görüşlerini aktardı. Özellikle pandemi sonrası yaşanan tedarik sorununu yerel ürünlere yönelerek çözdüklerini belirten deneyimli şefler, ülke tarımındaki zenginliklerin Türk turizmine kazandırılması noktasında sektör karar vericilerine çağrıda bulundular.

Isınmak için kuruyemiş, havuç, tarçın tüketin…

Isınmak için kuruyemiş, havuç, tarçın tüketin…

Kış mevsiminde havalar soğudukça vücudu sıcak tutacak yiyeceğe ihtiyaç da artıyor. Yılın en soğuk zamanlarında sıcak kalabilmenin daha çok ısınma sağlayan yiyecekleri tüketmekle mümkün olduğunu belirten uzmanlar, kuruyemişlerin, yulafın, sarımsak ve soğanın geleneksel ısınma gıdalarının klasik örnekleri olduğunu ifade ediyor. Uzmanlar; havuç, soğan ve sarımsak gibi sebzelerin yanı sıra kakule, zerdeçal ve tarçının da vücut ısısını yükselteceği için kullanılmasını tavsiye ediyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Diyetisyen Özden Örkcü, soğuk havalarda vücudu ısıtan yiyecek ve içecek önerilerini paylaştı.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Diyetisyen Özden Örkcü

Kuruyemiş tüketmek sıcak tutuyor

Yılın en soğuk zamanlarında sıcak kalmanın en kolay ve en sağlıklı yollarından birinin daha çok ısınma sağlayan yiyecekleri yemek olduğunu belirten Diyetisyen Özden Örkcü, “Eski Çin tıbbının ‘yang’ gıdaları olarak adlandırdığı ısınma gıdaları, genellikle kan dolaşımını artırarak veya dokularımızdan fazla suyu çıkararak çekirdek sıcaklığımızı yükseltmeye yardımcı olan bir veya daha fazla aktif bileşik içeren gıdalardır. Tohumlar, kuruyemişler, yulaf, sarımsak ve soğan geleneksel ısınma gıdalarının klasik örnekleridir.” dedi.

Sebzenin ısıtıcı gücüne dikkat…

 Soğuk havalarda sağlıklı tatlı patates, kış kabağı ve havuç gibi koyu turuncu sebzelerin bağışıklık besleyici beta-karoten ve turuncu ışının sıcaklığını sağladığını ifade eden Örkcü, “Özellikle soğuk iklimlerde yetişen soğan, turp ve şalgam gibi topraklama kökleri, roka, hardal yeşilliği ve su teresi kışın ısınmamızı destekleyici diğer yiyeceklerdendir. Kuruyemişler, tohumlar ve tereyağları mükemmel ısınma ve yalıtım atıştırmalıkları olarak tüketilebilir.” diye konuştu.

Hangi baharatlar vücudu sıcak tutuyor?

Diyetisyen Özden Örkcü, soğuk havalarda vücudu sıcak tutmaya yarayacak baharatlara ilişkin ise şunları paylaştı:

Kakule: Kanıtlanmış bir balgam söktürücü olan cineol içerir. Cineolün akciğerler üzerinde uyarıcı bir etkiye sahip olduğu biliniyor. Sahip olduğu bu özelliği ile kakule vücut sıcaklığını yükseltebiliyor.

Tarçın: Seylan tarçın ağacının iç kabuğundan elde edilen tatlı ve aromatik bir baharat olan tarçın, Batı’daki en popüler ısınma desteği olarak kabul edilebilir.

Zerdeçal: Tarçın gibi zerdeçal da dokuları sıkılaştırmaya ve vücuttan fazla suyu emmeye yardımcı olan çok sayıda büzücü tane bakımından zengindir. Bu, genel vücut ısımızı yükselten bir kurutma etkisine neden olur.

Zencefil: Mide bulantısı ve mide rahatsızlıklarının tedavisi için en ünlü olmasına rağmen, popüler zencefil bitkisinin köksapı, gingeroller ve shogaoller adı verilen yoğun ısı üreten yağ konsantrasyonları nedeniyle önemli ısınma etkilerine sahiptir.

 Arnavut Biberi: Gine baharatı olarak da adlandırılan acı biber, itüzümü ailesinin bir üyesidir ve genellikle toz halinde tüketilir. Kırmızıbiberden büyük ölçüde ısı ve ısınma etkilerinin nedeni, yüksek aktif bileşik olan kapsaisindir.

Diyetisyen Özden Örkcü, daha sıcak hissedilmesini sağladıkları için baharatlara ek olarak sarımsak, C vitamini içeriği yüksek olan hardal ve yaban turpunun da tüketilmesini tavsiye ediyor.

Bu tavsiyelere kulak verin…

Diyetisyen Özden Örkcü, dengesiz beslenme sonucu oluşan D vitamini eksikliği, demir, B12 ve folik asit eksikliğine bağlı anemilerin uzun ve soğuk kış günlerinde vücut ısısının düşmesine ve sürekli üşümeye neden olduğunu söyledi. Örkcü tavsiyelerini paylaşarak sözlerini tamamladı:

  • Vücutta sağlıklı, ısınan bir ışıltıyı teşvik etmek için çay olarak kullanın. Çaydaki otların çoğu ısınma olarak kabul edilir. Tarçın, zencefil, karabiber ve kakule tercih edilebilir.
  • Geleneksel olarak altın süt / zerdeçal sütü soğuk algınlığı, tıkanıklık, baş ağrısı ve boğaz ağrısı için kullanılmıştır. Zerdeçal da bir depresyon savaşçısıdır. Diyetlerimize daha fazlasını eklemek harika bir beyin geliştirme stratejisi olacaktır.
  • Orta ateşte bir tencereye 2 bardak süt koyun. 1 Çay kaşığı kurutulmuş zerdeçal, 1 çay kaşığı kurutulmuş zencefil, 1 çay kaşığı kadar tarçın ekleyin. Son olarak bir tutam karabiber ekleyin ve karıştırın, küçük kabarcıklar oluşmasını bekleyin ocağın altını kapatın. 10 dakika dinlendirip içebilirsiniz.

Dr. Oetker online atölyeler ile devam ediyor!

Dr. Oetker online atölyeler ile devam ediyor!

Atölye Dr. Oetker, Ocak ayında da yepyeni ve sömestir tatiline özel online atölyeler ile hız kesmeden devam ediyor.

Glutensiz Tariflerden Minik Şeflere Özel Atölyelere, yoğun istek alan Kurabiye Ev ve Gingerbread’den, Donut, Pavlova ve Özel Ekmek Atölyelerine kadar lezzet ve bilgi dolu online atölyeler sizi bekliyor.

İncelemek ve %20 indirim ile satın almak için atolyedroetker.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

0 800 / 415 98 04 no’lu Danışma Hattı’nı arayabilir veya www.droetker.com.tr internet adresine başvurabilirler.

Aileler uzaktan eğitime geçilsin istiyor  

Aileler uzaktan eğitime geçilsin istiyor  

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması 91. dönem verileriyle toplumda; yüz yüze eğitim için okula dönüşü güvenli bulmayan velilerin oranı ile bugün geldiğimiz noktada bu oran arttı mı geriledi mi? Önlemleri incelendiğinde sebepleri neler? Özellikle maske başlığı altında bir gevşeme gözlemleniyor mu? Okulların açıldığı ilk günden beri salgından dolayı online / uzaktan eğitimin devam etmesini isteyen ya da yüz yüze eğitimin sürmesini isteyen velilerin görüşlerinin ne yönde olduğuna yönelik ifade, tutum, davranışları incelenmiştir.

 TEKRAR ONLINE EĞİTİME GEÇİLMESİNİ İSTEYEN EBEVEYNLERİN SAYISINDAKİ ARTIŞ DİKKAT ÇEKİCİ. Ipsos araştırmasına göre; okulların açıldığı ilk günden beri salgından dolayı online / uzaktan eğitimin devam etmesini isteyen bir kitlenin hep olduğu görülüyor. Ancak; kitlenin oranı  %25’ler civarındayken bugün her 10 ebeveynden 4’ü tekrar online / uzaktan eğitime geçilmesini istiyor. Yüzyüze eğitimin devam etmesi görüşünde olan ebeveynlerin oranı ise %47.

Ipsos Türkiye

EBEVEYNLERİN SADECE 1/3’Ü ÇOCUKLARINI OKULA GÖNDERME KONUSUNDA RAHAT HİSSEDİYOR: Okullar açıldığı ilk günden beri ebeveynlerin yarısı çocuklarının okula gitmesi konusunda rahat hissetmiyor. Bugüne baktığımızda da bu oranın değişmediği görülüyor. Ama diğer taraftan okulların açıldığı ilk zamanlarda bu konuda rahat hissettiğini söyleyen ebeveynlerin oranı %43’ten bugüne gelindiğinde %33’e gerilemiş durumda.

Ipsos Türkiye

OKULLARDA ALINAN ÖNLEMLERİN YETERLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNEN EBEVEYNLERİN ORANI SADECE %31. Koronovirüs salgınına yönelik okullarda alınan önlemler konusunda okulların açıldığı ilk haftalarda da her 10 veliden 4’ü yeterli olmadığı görüşündeydi. Ancak bugün bu konuda velileri görüşleri daha olumsuz. Velilerin yarısı bugün okullarda yeterli önlem alınmadığını düşünüyor. Önlemlerin yeterli olduğunu düşünen velilerin oranı sadece %31. Okullarda uygulanan önlemlere bakıldığında da özellikle maske konusuna eskisi kadar dikkat edilmediği görülüyor.  

Ipsos Türkiye

 MANŞET: EBEVEYNLERİN YARISI ÇOCUKLARININ OKULA GİTMESİNİ GÜVENLİ BULMUYOR. 2021-2022 eğitim yılında okulların tekrar yüzyüze eğitime başladığı ilk hafta ebeveynlerin %63’ü çocuklarının okula gitmesi güvenli bulurken bugüne gelindiğinde bu oran %42’ye gerilemiş durumda. Güvenli olmadığını düşünenlerin oranı ise yaklaşık 2 katına çıkmış.

Ipsos Türkiye

 Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde

bulundu; Son haftalarda salgına dair hissedilen duygular arasında kafa karışıklığı öne çıkıyordu. Bu durum çok da şaşırtıcı değildi tabi, yeni varyant, 3.doz aşı, karantina süresi değişmesi, iç hat uçuşlarında PCR test mecburiyetinin kalkması gibi konular insanın kafasını karıştırmaya yetiyor da artıyor. Bir yandan salgının sonuna yaklaştığımıza dair umutlanmak istiyoruz, bu umudu besleyen gelişmeler de oluyor, ama diğer yandan vaka sayıları tırmandıkça tırmanıyor. Her ne kadar kayıplar vakalar kadar çok artmıyor olsa bile belli bir sayının altına da inmiyor. Ve sonuç olarak toplum umut ile umutsuzluk arasında savruluyor. Bu durumun en somut örneklerinden birini çocukların okula dönüşü ile ilgili düşüncenin değişiminde görüyoruz. Araştırmamıza göre ise Eylül’de yüz yüze eğitim için okula dönüşü güvenli bulmayan velilerin oranı %27 iken şimdi velilerin yarısından fazlası okulları güvenli bulmamaya başladı. Eylül başında velilerin yarısı okullarda alınmış olan önlemleri yeterli buluyordu, şimdi bu oran %31’e gerilemiş durumda. Önlemleri incelediğimizde velilerin özellikle maske başlığı altında büyük bir gevşeme gözlemlediklerini görüyoruz. Gerek öğrencilerin gerekse öğretmenlerin maske kullanımlarında Eylül ayına kıyasla büyük düşüşler var. Kaldı ki velilere göre Eylül’de bile kullanım prensiplerine uyum %50’ler civarındaydı.

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik

Yarıyıl tatili öncesi Milli Eğitim Bakanı yüz yüze eğitim ile ilgili tartışmalara kesin bir ifade ile nokta koymuştu. Velilerin de yaklaşık yarısı benzer bir görüş ile online eğitime karşı duruyor. Ancak bu oran bir iki ay önce üçte ikiye yakındı, bir süredir azalıyor. Online eğitime dönülsün diyen velilerin oranında ise %23’lerden %38’lere doğru bir yükseliş söz konusu.

Bir yandan salgının bitişine dair umutlanmak istiyoruz, bir yandan da korkularımız baki. Hiç kuşkusuz ki ilginç bir dönem geçireceğiz. Umarım bu dönemin sonunda bir daha salgın araştırması yapmadığımız günlere kavuşuruz.

MixMey’i tüketiciye Düzey Pazarlama buluşturacak

MixMey’i tüketiciye Düzey Pazarlama buluşturacak

47 yıl önce sektöründeki lider hızlı tüketim ürünlerinin satış ve dağıtım faaliyetlerini yürütmek amacıyla Koç Holding çatısı altında kurulan Düzey, marka işbirliklerine bir yenisini daha ekleyerek günümüzün önemli trendlerinden sağlıklı atıştırmalık kategorisinin yükselen yıldızı MixMey’i tüketiciyle buluşturuyor!

Dağıtım ağını güçlendirmeye devam eden Düzey, yeni yılın ilk ayında glutensiz, ilave şekersiz, koruyucu ve renklendirici içermeyen elma bazlı ürünleriyle tüketicilerin atıştırmalık alışkanlıklarını derinden etkileyecek olan MixMey ürünlerinin satış ve dağıtımını tüm Türkiye’de gerçekleştirmeye başlıyor. Bu dağıtım ile tüketiciler gıda sektöründe satış yapan A’dan Z’ye tüm birimlerden MixMey’e ulaşabilecek.

Starbucks’tan oat latte ailesi

Starbucks’tan oat latte ailesi

Starbucks, yulaf sütünü tercih eden misafirlerini mutlu edecek birbirinden lezzetli seçenekler sunuyor.

Kahve kültürünün dünyadaki en önemli temsilcilerinden Starbucks, son dönemde hem vegan beslenenler tarafından hem de laktoz intoleransı olanlar tarafından popüler bir tercih olan yulaf sütüyle hazırladığı birbirinden lezzetli içecek seçenekleriyle misafirlerini mutlu ediyor.

Damakta pürüzsüz ve zarif bir lezzet bırakan Starbucks Blonde Roast Espresso, enfes kremalı yulaf sütü ve narin vanilya notalarının canlandırıcı çilek lezzetiyle birleşiminden oluşan yumuşak içimiyle misafirleri kendine hayran bırakan Yeni Strawberry & Vanilla Oat Latte.

Leziz kremalı yulaf sütüyle, pürüzsüz ve zarif Starbucks Blonde Roast Espresso’nun gerçek kakao aromalı koyu tadı ve portakalın ağız sulandıran lezzetiyle birlikteliğinden ortaya çıkan, yumuşak içimli ve iddialı bir deneyim sunan Yeni Dark Cacao & Orange Oat Latte.

Yulaf sütünün kremsi dokusu, damakta eşsiz tat bırakan Starbucks Blonde Roast Espresso’su ile balın sıcak ve tanıdık lezzetinin yanı sıra yoğun kavrulmuş fındığın lezzetinin buluşmasından oluşan Yeni Honey & Hazelnut Oat Latte.