Dünya endişeli!

Dünya endişeli!

Ipsos araştırma şirketi tarafından çeşitli sosyal ve politik konularla ilgili kamuoyunun endişelerinin aylık olarak izlendiği Dünyanın Endişeleri Araştırması 27 Ülkeden katılımcılarla gerçekleştirildi.  Çalışmaya göre; Covid-19 endişesi azalmaya başlarken kamuoyunun odağı para ve istihdam üzerine yoğunlaşıyor. Araştırmadan öne çıkanların derlendiği özette dünya ülkelerinin endişelerinden; fakirlik, işsizlik, Koronavirüs, İklim değişikliği başlıklarına yönelik ifade tutum ve davranışlar inceleniyor…

YOKSULLUK VE SOSYAL EŞİTSİZLİK… Araştırmaya katılan 28 ülkenin ortalama sonuçlarına göre Covid-19’un küresel endişe olmasının azalmasından bu yana ikinci kez Yoksulluk ve Sosyal eşitsizlik endişe sıralamasında başı çekiyor. Üçte birlik kesim (%32) ülkelerinin hali hazırda karşı karşıya olduğu en önemli konu olarak bunu belirtiyor.  Yoksulluk ve Sosyal eşitsilik konusunda Rusya (%52) listede başı çekiyor, bunu Kolombiya (%47), Macaristan (%44), Brezilya (%43) ve Türkiye (%43) izliyor. Bir önceki aya göre orta seviyeli bir yükseliş şu ülkelerde göze çarpıyor: Türkiye (+5) ve Japonya, Malezya, İsveç ve Polonya (tümü +4). Yoksulluk ve Sosyal eşitsizlik 4 ülkede en Önemli endişe konusu olarak belirtiliyor: Rusya, Brezilya, Türkiye ve Almanya.

 İŞSİZLİK DÜNYANIN KAŞI KARŞIYA OLDUĞU EN ÖNEMLİ SORUNLARDAN İKİNCİSİ… İşsizlik küresel olarak en çok endişelenen ikinci konu olarak belirtiliyor. Her 10 kişiden üçü (%30) ülkelerinin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri olarak işsizliği belirtiyor.  İşsizlik konusunda en çok ednişelenen ülke Güney Afrika olmaya bu ay da devam ediyor (%66) Bunu İspanya (%56), İtalya (%53) ve Güney Kore (%50) izliyor. İşsizlik konusundaki endişe oranında bir önceki aya göre en yüksek artış İsveç ve Belçika’da (+4 puan) görülürken; Türkiye’de 11 puan ve Suudi Arabistan’da 10 puanlık düşüş görülüyor. İşsizliğin en önemli endişe konusu olduğu 5 ülke: Güney Afrika, İspanya, İtalya, Güney Afrika ve Hindistan

  KÜRESEL SIRALAMADA EN ÇOK ENDİŞE VEREN ÜÇÜNCÜ KONU COVİD- 19 Ipsos’un yapmış olduğu araştırmada %28’lik bir oranla bu endişenin belirtilmeye başladığından bu yana en düşük seviyesini görülüyor. İki ay önce Covid-19 konusundaki endişe %36 idi. Nisan 2020 – Eylül 2021 arasındaki dönemde ise Koronavirüs en endişelenilen konu olarak belirtiliyordu. Koronavirüs endişesinde aydan aya en çok artış Hollanda ve Belçika’da görülürken (+12 puan), Israil’de 14 puanlık düşüş görülüyor.  Yine de Covid-19 halen 6 ülkede en çok endişelenilen konu olarak belirtiliyor. Bu ülkeler Japonya, Avustralya, İngiltere, Suudi Arabistan, Kanada ve ABD. Türkiye’de ise koronavirüs en çok endişelenilen konular arasında 4. sırada geliyor.

 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BM İklim Değişikliği Konferansı COP 26 ile de gündemi yoğunlaştıran ikmlim değişkliği konusu küresel kamuoyunun endişelerinde dokuzuncu sırada… Araştırmaya Türkiye’den katılan bireyler nezdinde ise ülke için endişelenilen konular arasında iklim değişikliği %8 ile yine 9. sırada beliriliyor

 Ipsos, Türkiye CEO’su Sidar Gedik; verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; önceki haftalarda Türkiye’de ekonomiye dair endişelerin salgının önüne geçtiğini paylaşmıştık. Ekim sonu-Kasım başında içinde Türkiye’nin de bulunduğu 28 ülkede gerçekleştirilen “Dünyanın Endişeleri” araştırmasının sonuçlarına göre bu şekilde düşünen tek toplum biz değiliz. 28 ülkenin ortalamasına baktığımızda fakirlik, sosyal eşitsizlik ve işsizlik, yolsuzluk konularının Koronavirüs salgınından daha büyük endişe yarattığını görüyoruz. İşin daha da can sıkıcı tarafı şu ki, bu ülkelerden araştırmaya katılanların üçte ikisi ülkelerindeki gidişatın yanlış yönde olduğunu düşünüyorlar. Yakın zamanda bu endişeleri giderecek düzelme beklenmiyor.

Öten yandan eğitim, iklim değişikliği, göç gibi aslında geleceğimizi kökten etkileyebilecek makro başlıklara dair endişeler göreceli olarak gerilerde kalıyor. Endişeler daha kısa vadeli, hemen bugünümüzü etkileyecek konulara yoğunlaşıyor, mesela yolsuzluklar, suç-şiddet, enflasyon vb. Bugüne dair endişelenmekten yarına sıra gelemiyor.

Ülkemiz iklim değişikliği, salgın konularında 28 ülke ortalamasının altında bir endişe seviyesine sahip. İşsizliğe dair endişemiz ortalamaya yakın iken yoksulluk & sosyal eşitsizlik endişesi en yüksek 5 ülke arasında yer alıyoruz.

Yoksulluk & sosyal eşitsizlik konusunda endişesi yüksek ülkeler arasında Almanya ve Japonya’nın da olması dikkatimi özellikle çekti, bu durumun her iki ülke vatandaşlarının gelirin adil dağılımına verdikleri önemin çok net bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. Koronavirüs salgınının en derinden vurduğu iki Avrupa ülkesi İspanya ve İtalya ise işsizlik endişesi başlığında öne çıkıyorlar, öyle ki gelişmiş ekonomiye sahip bu iki ülkedeki işsizlik endişesi seviyesi, Arjantin, Brezilya, Meksika, Türkiye gibi kırılgan olarak nitelendirilen ekonomilere kıyasla daha yüksek.

Gündemin yakıcı başlığı salgın, Malezya, Güney Kore ve Japonya gibi Uzak Doğu ülkelerinde hala yüksek endişe nedeni. Yaklaşık 1 ay önce gerçekleştirilmiş bir araştırma olması nedeni ile artan vaka sayılarının Avrupa ülkelerinde yarattığı muhtemel endişeyi göremiyoruz, keza Omicron varyantı da o dönemde henüz gündeme düşmemiş olduğu için Güney Afrika Cumhuriyeti’nde bile düşük bir endişe seviyesi söz konusuymuş. Takip eden ay içinde salgın cephesinde değişiklikler yaşandı. “Dünyanın Endişeleri” araştırmasını bir sonraki döneminde salgına dair başka bir resim görebiliriz.

Yeni yıl hediyeleri Kahve Dünyası’nda

Yeni yıl hediyeleri Kahve Dünyası’nda

Kahve Dünyası’nın özel tasarım hediye kutularında bulunan;  birbirinden lezzetli çikolatalar, geleneksel Türk Kahvesi ve tüm dünyadan yöresel kahveler ile sevdiklerinizle birlikte yeni yıla tatlı bir “Merhaba” diyebilirsiniz.

2022 yılına girerken sevdiklerini unutmayanlar için Kahve Dünyası’nın özel tasarımlı yılbaşı kutuları raflarda ve Kahve Dünyası online mağazasında yerini aldı. Yılbaşı ruhunu yansıtan özel tasarım hediye kutularında, birinci sınıf kakao çekirdeklerinden hazırlanan lezzetli çikolatalar, taze çekilmiş Türk Kahvesi ve çeşit çeşit yöresel kahvelerden bulunuyor. Kahve Dünyası özel yılbaşı kutuları, sevdiklerini mutlu etmek isteyenler için lezzet dolu bir hediye seçeneği olarak tüketicilerin beğenisine sunuluyor.

Kahve Dünyası mağazalarının yanı sıra Türkiye’nin her yerine gönderi yapan online satış mağazası www.kahvedunyasi.com adresinde de satışa sunulan hediye çikolata kutuları hijyen standartlarına uygun şekilde hazırlanıyor ve paketleniyor.

Türk Kahvesi Günü’nü Kahve Dünyası’nda kutlanıyor

Türk Kahvesi Günü’nü Kahve Dünyası’nda kutlanıyor

Kahve Dünyası, her yıl olduğu gibi bu yılda 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü’nü misafirleriyle birlikte kutluyor.

Bu özel günde mağazalarına gelen tüm misafirlerine Türk Kahvesi ikram eden Kahve Dünyası, online mağazasından yapılan alışverişlerde 100 gr Türk Kahvesi hediye ediyor.

Alışverişlerinde Kahve Dünyası mobil uygulamasını kullananlar online’da da çekirdek puanlarını hem biriktiriyor hem de harcayabiliyor. Mobil uygulamaya kayıtlı telefon numaranız ile kahvedunyasi.com’a kayıtlı telefon numaranızın aynı olması halinde sistem biriken çekirdek puanlarınızı ödeme adımında otomatik olarak size sunuyor.

1 Çekirdek 1 TL yerine geçiyor. Ayrıca online alışverişinden de çekirdek puan kazanarak, kazanılan Çekirdek’ler ile kullanıcılar, ister mağazada ister online alışverişlerinde diledikleri ürünleri satın alabiliyor.

Yeni yıla özel dersler

Yeni yıla özel dersler

Gastronomi alanına profesyoneller yetiştiren USLA, yeni yıla özel ders başlatıyor.

İkonikleşmiş atölyelerinin yanı sıra özel günlere yönelik atölyelere de yer veren USLA, Aralık itibariyle başlayan yılbaşı atölyelerinin müjdesini veriyor! Çizme’de Yeni Yıl, Yılbaşı Menüsü, Yeni Yılda Yeni Mezeler, Şefin Yılbaşı Sofrası, Yılbaşı Özel Party Foods, Yılbaşı Cupcake’leri sevdikleri için yılbaşında farklı lezzetler hazırlamak, yepyeni deneyimler keşfetmek isteyenlerin favorileri olarak öne çıkıyor.

Hem sosyalleşmek, hem sevdikleriyle güzel zaman geçirmek, hem de yepyeni lezzetler keşfederek mutfaktaki hünerlerini geliştirmek isteyenler için USLA’da Aralık ayı boyunca yer alan diğer atölyeler ise, Gülümseyin: Cheesecake, “Maya’lardan Damaklara” El Yapımı Çikolatalar, Denizden Babam Çıksa, Bir Isırıkta Hamburger, Ekmek Sanatı, Tartlar, Meksika Mutfağı, Favori Lezzetler, Gerçek bir Fransız “Tatlılar”, Türk Tatlıları…

Maksimum 9 kişi ile gerçekleştirilen USLA Aralık 2021 Atölyeleri’ne katılmak için son ana kalmadan USLA’dan ya da anlaşmalı online bilet satış platformları Biletix’ten ve Mobilet’ten bilet alarak şimdiden yerinizi ayırtabilirsiniz.

Eti’den kamuoyuna önemli duyuru!             

Eti’den kamuoyuna önemli duyuru!                                                                                               

Gıda sektöründe öncü ve lider bir şirket olarak, kurulduğumuz ilk günden bu yana 60 yıldır yegane hedefimiz tüketicilerimize üstün kaliteli ve benzersiz lezzetler sunmaktır. Kurucu vizyonumuz ve her şeyden önce insana saygıya dayanan kurum değerlerimize büyük bir bağlılıkla 7 bini aşkın çalışanımız, 9 üretim tesisimiz, 50 markamız ve 300’den fazla ürünümüzle bugün dünyanın dört bir yanında hayata mutluluk katmak için çalışıyoruz. Kalitesi ve lezzetiyle tüketicilerimizin gönlünde taht kuran köklü markalarımızdan biri de Eti Negro’dur. Bisküvimiz, içeriğinde yoğun miktarda kakao bulunması nedeniyle siyaha yakın bir renktedir ve ismini bu özelliğinden almıştır. İspanyolcada siyah rengi ifade eden negro kelimesi, ülkemizde tüketiciler nezdinde kakaolu bisküvinin adı haline gelmiştir.

İnsan hakları ve tüm insani değerlere aykırı şekilde ten rengi sebebiyle ayrımcılık, ne yazık ki küreselleşen dünyada halen en büyük sorunlar arasında yer almaktadır. Günümüzde negro kelimesi de maalesef bazı ülkelerde ayrımcılık ifadesi olarak kullanılabilmektedir. Yıllar önce kakaolu bisküvimizi tarif etmek amacıyla seçtiğimiz marka ismimizin, ülkemiz ve kültürümüzde hiçbir karşılığı olmadığı halde çok nadiren bile olsa olumsuz çağrışımlara sebep olacak şekilde kullanılması kabul edebileceğimiz bir durum asla olamaz.

Dolayısıyla insanların mutluluğuna hizmet etmeyi amaç edinmiş bir şirket olarak, bir kişinin dahi mutsuz olma ihtimalini marka ismi değişikliği için yeterli bir neden olarak görüyoruz. Bu konuda duyduğumuz hassasiyet ve sorumlulukla uzun süredir yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda Eti Negro markamızın ismini ülkemizle birlikte bulunduğu ihraç pazarlarında değiştiriyoruz. Marka ismi olarak İtalyancada siyah anlamına gelen ve tüketicilerimiz nezdinde bisküvimizin yoğun kakaolu içeriğini öne çıkaracak “Nero” ismiyle devam etme kararı aldık. Kaliteli bisküvi deneyimi yaşatan ürünümüzü içerik ve lezzetinde hiçbir değişiklik olmadan Eti Nero markasıyla pazara sunacağız.

Saygılarımızla,

Eti Gıda San. ve Tic. A.Ş.

Mustafa Açıkgöz “Menajer, Transferin Gizli Yüzü”

Mustafa Açıkgöz “Menajer, Transferin Gizli Yüzü”

Futbol dünyasının başarılı menajerlerinden Mustafa Açıkgöz’ün Menajer: Transferin Gizli Yüzü isimli kitabı Nemesis Kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı.

Mustafa Açıkgöz menajerlik kavramının ne olduğunu ve bilinmeyen yönlerini Menajer: Transferin Gizli Yüzü kitabında anlatıyor. Menajerlik mesleğini, ortaya çıkmasından itibaren tüm teknik detaylarıyla kaleme alan yazar; lisans hakkından temsil etme süreçlerine, sözleşmelerden transfer dönemlerindeki kritik kararlara kadar yeşil sahanın dışında da devam eden önemli anları gün yüzüne çıkarıyor.

Hamit Altıntop’tan Rüştü Reçber’e, Victor Orta’dan Nihat Kahveci’ye, Türk ve dünya futbolundaki önemli isimlerin de görüşlerinin yer aldığı bu kitap, yaşanmış hikâyeler ve özel röportaj ekleriyle renkleniyor. Menajer, spora ve futbola ilgi duyan herkes için ideal bir başlangıç kitabı.

“Sürdürülebilir tarımın geleceği genç çiftçilerin elinde”

“Sürdürülebilir tarımın geleceği genç çiftçilerin elinde”

Pınar Süt Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı, IFCN Dairy Research Network (Uluslararası Sütçülük Araştırma Bilgi Ağı) tarafından düzenlenen Süt Forumu 2021 kapsamında “Sera Gazı Emisyonları ve Gelişmekte Olan Ülkeler için Çözümler” başlıklı oturuma konuşmacı olarak katıldı.

Sürdürebilir Tarım için genç çiftçilerin önemini vurgulayan İdil Yiğitbaşı, “Süt üretimi iklim krizinden olumsuz olarak etkileniyor. İnek başına süt veriminin artması sera gazı emisyonlarını azaltmak için en önemli araç. Türkiye’de süt üretimi 1970’lerden bu yana hayvan başına yıllık 500 kilogram seviyesinden 3,158 kg’a ulaşırken; Türkiye’de süt üretiminin halen Avrupa’nın gerisinde olduğu görülüyor. Sütte verimliliğin artması için süt çiftçilerinin farkındalığının artırılması ve bilinçlendirilmesi; eğitim çalışmalarının çeşitlendirilmesi ve teknolojinin kullanımıyla teknik ekipmanların güçlendirilmesi önemli” dedi.

“Ülkemizde üretilen sütün yüzde 66,4’ü 1-9 ineğe sahip, yüzde 29,8’i ise 10-49 ineğe sahip süt üreticilerinden geliyor. Bizler için en önemlisi genç çiftçileri süt üreticiliği için ikna edip tarımı sürdürülebilir kılmak” diyen Yiğitbaşı; “Özellikle son yıllarda tarım sektöründe yaş ortalaması yükseliyor. Yapılan araştırmalar, üreticilerin yarıdan fazlasının 50 yaşın üzerinde olduğunu gösteriyor. Sektörün yenilenmesi, teknolojinin süreçlere daha fazla dahil edilmesi, farklı görüş açılarıyla zenginleşmesi için süt sektörünün genç üreticilere ihtiyacı var. Tarımın geleceği için sürdürebilirlik büyük bir öneme sahip” şeklinde konuştu.

Pınar Süt Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı

Sütümüzün Geleceği Bilinçli Ellerde Projesi ile Eğitimler Devam Ediyor”    

Kurulduğu günden bu yana üreticilere yönelik eğitim faaliyetlerini ara vermeden sürdürdüklerini belirten Pınar Süt Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı, şunları dile getirdi: “Sütün verimliliğinin ve kalitesinin artması için Pınar Süt olarak 1973 yılında başladığımız çiftçi eğitimlerimizi 8 yıldır Pınar Enstitüsü çatısı altında, “Sütümüzün Geleceği Bilinçli Ellerde” projesi ile devam ettiriyoruz. Süt sektöründe Türkiye’nin öncü markası olarak, ülkemizdeki süt üretimini bölgesel kalkınmayı da destekleyerek geliştirdiğimiz için gururluyuz. Sera gazı emisyonlarının azaltılması açısından değerlendirdiğimizde, süt üretim çiftliklerinde süt miktarı ve çiğ süt kalitesinin artırılması için doğru sağım uygulamaları, hayvan refahı gibi  çok önemli alanlar var ve gelişmekte olan ülkelerin bu alanlara yatırım yapması gerektiğine inanıyoruz. Bunların yanı sıra, sütün işlenmesi ve paketlenmesi de önemli bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Bu süreçte enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, atık yönetimi, biyogaz yatırımı, ambalaj azaltımı ve verimli paketleme gibi alanlar, odaklanılması gereken alanların başında geliyor. Süt alım ve ürün lojistiğinde optimizasyon sera gazı emisyonlarının azaltılması açısından oldukça önemli. Bunun yanı sıra tüm değer zincirinde daha iyi ölçme ve data yönetimi önemli. Üreticiden tüketiciye kadar tüm değer zincirimizde sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda projeler geliştiriyor, sürdürülebilirlik yolumuza paydaşlarımızı da dahil ederek gelişimimizi sürdürüyoruz.”

Vitamin deposu kivi

Vitamin deposu kivi

Biraz tatlı biraz ekşi tadıyla kış aylarında ülkemizde de bolca tüketilen kivi besin değeri oldukça yüksek bir meyve olup, son yıllarda sağlığa faydaları da oldukça ilgi görüyor. Sabri Ülker Vakfı’nin derlediği bilgiler vitamin deposu kivinin besin profiline dair önemli bilgiler içeriyor.

Kivi, günlük C vitamini ihtiyacının neredeyse tamamını karşılayabiliyor!

Kivi meyvesinin en belirgin ve besleyici özelliği toplam askorbik asit (C vitamini) içeriğinin yüksek olması. Kivinin içerdiği C vitamini seviyesi iyi bir C vitamini kaynağı olan portakal ve çilekte bulunan vitamin değerlerinin neredeyse üç katı. Bunların yanı sıra kivi, iyi bir lif, potasyum ve K vitamini kaynağı. Kivinin “Hayward” denen yeşil renkli çeşidindeki C vitamini miktarı, 100 gramında 80 ile 120 mg arasında değişiyor. “SunGold” denen sarı renkli kivi çeşidinde ise, C vitamini miktarı 100 gramda 161.3 mg’dır.

Vücudumuz birçok biyolojik süreç için c vitaminine ihtiyaç duyuyor. Örneğin c vitamini kolajen gibi yapıların veya oksitosin gibi hormonların vücutta sentezi için gereklidir. C vitamini, güçlü antioksidan özelliği ile bağışıklık sisteminin desteklenmesinde büyük rol oynar. Bağışıklık sisteminde hayati işlevi olan lökositlerin yapısında da C vitamini bulunur.

Demir ve E vitamini kaynağı

Düşük demir seviyeleri küresel olarak en yaygın görülen besin ögesi yetersizlikleri arasında yer alıyor. Demir seviyesi düşük bireyler ile yapılan bir çalışmada demirle zenginleştirilmiş kahvaltılık gevrek ile kivi tüketiminin demir seviyesinde olumlu etkileri olduğu belirtiliyor. Kivinin yüksek C vitamini içeriği demir seviyesini arttırabileceğinden demirden zengin besinlerle birlikte tüketimi eksikliğini yaşayan bireyler için önerilebilir.

Kivi, C vitaminin yanı sıra iyi bir E vitamini kaynağıdır. “SunGold” ve yeşil kivi 100 g’da sırasıyla 1,40 ve 1,46 mg E vitamininin ana formu olan alfa-tokoferol içerir. Bunun yanı sıra yeşil ve altın kivi, tipik olarak 100 g başına yaklaşık 301-315 mg içeren iyi potasyum kaynağıdır.

Beslenmedeki önemli folat kaynaklarından birisi!

Kivi, diyette folatın iyi bir kaynağıdır. Folatın besin kaynaklarına baktığımızda, yeşil yapraklı sebzelerde bulunduğunu görüyoruz. Ancak bu sebzeler pişirildiğinde yani ısıl işlem uygulandıklarında folat miktarı uygulanan sıcaklık derecesine bağlı olarak azalır veya yok olur. Bu yüzden taze kivi folatın diyetteki iyi bir kaynağı olarak gösterilir.

Aynı şekilde lif kaynağı olan kivide bulunan liflerin en önemli özellikleri arasında su tutma özelliği yer alır. Su tutma fizyolojik olarak önemli bir özelliktir çünkü dışkıyı ve diğer fonksiyonel faydaları etkiler. Kivinin içerisindeki bileşenler dışkı hacmini ve yumuşaklığını arttırarak kabızlığın etkilerini azaltabilir.

Kivinin anti-kanser özellik gösterebileceği üzerinde de duruluyor. İçerisinde bulunan askorbik asit ve diğer antioksidan aktiviteye sahip yapılar aracılığıyla oksidatif hasarının azalması ve kanser hücreleri üzerindeki sitotoksik etkilerin azaltılarak anti-kanser etki gösterebileceği düşünülüyor. Bir diğer sebep ise kivinin günlük bağırsak hareketlerini ve dışkıda laktik asit bakterilerinin miktarını artırması ile kalın bağırsak kanseri için önleyiciliği olabileceğidir. Genel bir sonuç olarak, kivi tüketiminin sağlığımız için pek çok açıdan faydası olduğu bir gerçek. Ancak, unutmamak gerekir ki hiçbir besin mucizevi, her soruna çözüm değildir.   http://sabriulkervakfi.org

Muratbey ihracatta yelkenini inovasyondan aldığı güçle büyütüyor

Muratbey ihracatta yelkenini inovasyondan aldığı güçle büyütüyor

“Muratbey”, inovatif ürünleriyle ihracat pazarlarında da adından söz ettiriyor. Önümüzdeki 5 yıllık dönemde ihracatın ciro içindeki payını yüzde 40’a çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol “İnovatif ürünlerimizle bulunduğumuz pazarlara yenilikler sunmaya devam ediyoruz. Bugün Türkiye’den Almanya’ya yapılan peynir ihracatının yaklaşık % 70’ini tek başına yapıyor olmamız, Muratbey’in ihracattaki başarısının en belirgin kanıtlarından bir tanesi” dedi.

Dünya çapında milyonlarca tüketiciye ulaşan Muratbey, Turquality’nin de gücünü arkasına alarak dış ticarette yeni pazarlara göz kırpıyor. Tüm dünyayı sağlıklı, inovatif, kaliteli ve leziz peynirlerle buluşturmayı hedefleyen Türkiye’nin yerli peynir markası Muratbey, 300’ü aşkın ürün çeşidiyle tüm dünyada büyük bir ilgi görüyor. Kısa süre önce Türkiye’de peynir sektöründe Turquality programından yararlanmaya layık görülen tek şirket olan Muratbey, “Bir dünya markası” olma vizyonu doğrultusunda ihracatta büyümeye devam ediyor.

Necmi Erol: İhracatımıza sürdürülebilir bir nitelik kazandırdık

Son yıllarda ihracat odaklı yatırımlarını artırarak tüm dünyada ilgi gören global bir marka olduklarını belirten Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol, “Başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere, Amerika, Çin, Yeni Zelanda, Ortadoğu ülkeleri, Afrika, Türki Cumhuriyetler, Uzakdoğu, Balkan ülkeleri gibi dünyanın farklı coğrafyalarında, 5 kıtada milyonlarca insanı Muratbey’in lezzetli peynirleriyle buluşturuyoruz. Avrupa ülkelerine şu anda Burgu, Sürmeli, Misto, Topi, Anadolu Lezzetleri, Antep, Örgü, Izgara Peynir, Naturena çeşitleri ve Tel Peynir olmak üzere birçok çeşidimizi ihraç ediyoruz. Yurt dışında ‘Helix Cheese’ adıyla 5 kıtada onlarca ülkeye ihraç ettiğimiz ‘Burgu’ büyük beğeni kazanıyor. Hatta Almanya’da yayınlanan ünlü süt ve süt ürünleri dergisi Milch-Marketing’in okuyucuları tarafından kendi kategorisinde 2019-2020 için ‘Yılın Ürünü’ seçilerek ‘Altın Ödül’ aldık. Avrupa Birliği ülkelerine peynir ihracatını sürdürülebilir şekilde başaran öncü markayız. Bugün Türkiye’den Almanya’ya yapılan özel peynirler ihracatının yaklaşık % 70’ini tek başımıza Muratbey olarak biz gerçekleştiriyoruz.” dedi.

Yeni ürün lansmanları hız kesmeyecek

Geçtiğimiz yıl ihracatlarını önemli ölçüde artırdıklarını söyleyen Necmi Erol, önümüzdeki dönem ihracat hedeflerini şu sözlerle açıkladı: “5 yıllık stratejik planımız doğrultusunda ihracatın ciromuzdaki payını yüzde 40’a çıkarmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde öncelikle Avrupa, Ortadoğu ve Çin pazarlarında büyümek istiyoruz. Muratbey olarak değişen tüketici taleplerine daima inovatif ürünlerle karşılık verdik, vermeye devam ediyoruz. Bu sene içinde ve gelecek yıl gerçekleştireceğimiz yeni ürün lansmanlarıyla ihracattaki iddiamızı perçinleyeceğiz. Bu yeniliğin de tıpkı daha önce üretilen peynirlerimiz gibi tüm dünyada büyük ses getireceğine inanıyoruz”.

SIAL China Fuarı’nda ‘Plus’ ve ‘Misto’ya yoğun ilgi

Muratbey’in önümüzdeki dönem ihracat hedeflerini gerçekleştirme adına Çin pazarının çok önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Erol, Çin’e ilk kez bu yıl peynir ihracatı yapmanın gururunu yaşadıklarını dile getirdi. Bu yıl Şangay’da katıldıkları SIAL China’da “D vitaminiyle zenginleştirilmiş, “Plus” ve “Misto” peynirlerinin fuarda katılımcılarından yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Necmi Erol şöyle konuştu: “Çin’in ardından Azerbaycan, İsveç ve Kosova’yı da ihracat ağımıza kattık. Özellikle Avrupa pazarından uzun süredir gelen talepler üzerine yeni ürünler ile portföyümüzü genişlettik. Son olarak büyük bir başarıyla geride bıraktığımız ANUGA Fuarı’nda da, ihracat potansiyelimizi daha da artıracak yeni temaslar geliştirdik. Yurt içinde ve ihracatta İzmir Tulum Peyniri’ni Muratbey markasıyla tüketiciyle buluşturduk. İnovatif peynirlerimizden Naturena çeşnili peynirlerimiz ve geleneksel peynir çeşitlerimizle yoğun ilgi görerek büyümeye devam ediyoruz. Bulunduğumuz her ülkede markalaşma yatırımları yaparak peynirlerimizi herkese tanıtmaya ve sevdirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Çin ve Türkiye sergide buluştu

Çin ve Türkiye sergide buluştu

Türkiye ve Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin başlangıcının 50. Yılı konulu panel ve fotoğraf sergisi düzenlendi.

Doğuş Üniversitesi’nde düzenlenen programa Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Cui Wei, Rektör Prof. Dr. Turgut Özkan, Türk Çin Kültür Derneği Başkanı İrfan Karslı ve Öğretim üyesi Doç. Dr. A. Murat Köseoğlu katıldı.

Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Cui Wei, Türkçe olarak yaptığı konuşmasında, Türk Çin Kültür Derneği ve Doğuş Üniversitesi tarafından düzenlenen programa ve fotoğraf sergisine davet edilmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Sergideki fotoğrafların 50 Yıllık Türkiye Cumhuriyeti ve Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin tarihinin önemli anlarını yansıttığını ifade etti.