Taze üzüm ihracatı 160 milyon doları geçti

Taze üzüm ihracatı 160 milyon doları geçti

Osmanlı saray mutfağının gözdesi olan, saray sofralarını süsleyen Sultani çekirdeksiz taze üzüm ihracatında yıldızı oldu. Sultani çekirdeksiz taze üzüm ihracatı 2021 yılının Ocak – Ekim döneminde yüzde 54’lük artışla 81 milyon dolardan 125 milyon dolara çıktı.

Türkiye’nin sofralık taze üzüm ihracatı ise; 2021 yılının 10 aylık zaman aralığında yüzde 36’lık artışla 118 milyon dolardan 160 milyon dolara çıktı. Sultani üzüm, taze üzüm ihracatının yüzde 78’ini tek başına temsil etti.

Düşük şeker oranı nedeniyle diabet hastalarının tercihi olan Superior üzümü 6 milyon 579 bin donlarlık ihracat seviyesine ulaşırken, son yıllarda yıldızı parlayan Red Globe üzümü 5,6 milyon dolalık döviz getirisi sağladı.

Yalova incisi, 4,8 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaşırken, Rezaki çeşidi üzüm 2,6 milyon dolarlık, Antep karası üzümü ise; 1,7 milyon dolarlık ihracat başarısı gösterdi.

Manisa-İzmir-Denizli üçgeninde 60 bin üreticinin 1 milyon 100 bin dönüm bağ alanlarında sultani üzüm üretimi yaptığı bilgisini veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, sultani çekirdeksiz üzümün enerji deposu olduğunu, karaciğeri, kalp ve damar sağlığını koruduğunu, kolesterolü dengelediğini, unutkanlığa karşı koruma sağlarken, kan yapıcı özelliği olduğunu ve vücut direncini artırdığını, pandemi döneminde taze üzüme talep artışı olduğunu kaydetti.

10 aylık üzüm ihracatı 2020 yılını geçti

Türkiye’nin 2020 yılında 158 milyon dolarlık taze üzüm ihracatı yaptığına işaret eden Uçak, “2021 yılının 10 aylık döneminde 2020 yılı ihracat rakamını geride bıraktık. 2021 yılı için belirlediğimiz 200 milyon dolar ihracat hedefine emin adımlarla ilerliyoruz. Bu başarılı tablonun ortaya çıkmasında büyük emekleri olan üreticilerimizi ve ihracatçılarımızı canı gönülden kutluyorum” diye konuştu.

Sultani çekirdeksiz taze üzüm ihracatında Rusya Federasyonu 74 milyon dolarlık tutarla açık ara birinci ülke konumunda yer alırken, Ukrayla 17,7 milyon dolarlık sultani çekirdeksiz taze üzüm talep etti. Bu ülkeleri 7,3 milyon dolarlık sultani taze üzüm ihracatıyla Beyaz Rusya ve 7,1 milyon dolarlık tutarla Almanya izledi. Türkiye, 2021 yılının 10 aylık döneminde 46 ülkeye sultani çekirdeksiz taze üzüm ihraç etti

Altın sıvı dolar bazında yüzde 26 değer kazandı

Altın sıvı dolar bazında yüzde 26 değer kazandı

Türk zeytinyağının ihraç fiyatı 2020/21 sezonunda dolar bazında yüzde 26 arttı. Zeytinyağının ortalama ihraç fiyatı 20219/20 sezonunda 2 bin 429 dolar iken, 2020/21 sezonunda 3 bin 64 dolara yükseldi.

Türkiye, 2020/21 sezonunda zeytinyağı, sofralık zeytin ve prina yağından toplamda 293 milyon 885 bin dolar döviz geliri elde etti.

Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre Türkiye, 1 Kasım 2020 – 31 Ekim 2021 tarihleri arasında 44 bin 22 ton zeytinyağı ihracatı karşılığı 134 milyon 879 bin dolar döviz geliri elde etti.

Türkiye’nin zeytinyağı ihracatı 2019/20 sezonunda 45 bin 389 ton karşılığı 110 milyon 238 bin dolar olarak kayıtlara geçmişti. Altın sıvının ihracatı miktar bazında yüzde 3’lük düşüşe karşın, değer bazında yüzde 22’lik artış gösterdi.

30 Eylül 2021 tarihinde sona eren sofralık zeytin sezonunda, Türkiye 150 milyon 142 bin dolarlık sofralık zeytin ihracatına imza atmıştı. Türkiye’nin 2020/21 sezonundaki 8 milyon 834 bin dolarlık prina yağı ihracatı da eklendiğinde Türk zeytincilik sektörünün toplam ihracatı 293 milyon 855 bin dolara ulaştı.

Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı sektöründe ihracata bağımlı bir sektör olduğuna işaret eden Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er, 2020/21 sezonuna girerken, zeytin için son 11 yılın, zeytinyağında da son 7 yılın en düşük rekoltesiyle girildiğini, buna rağmen sofralık zeytin ihracatında 88 bin 430 ton’luk, zeytinyağında da 44 bin 22 ton’luk ihracat performansının takdiri hak ettiğini kaydetti.

TURQUALITY Projesi ABD’ye zeytinyağı ihracatını artırdı

Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 6 gıda ihracatçı birliğinin Amerika Birleşik Devletleri’nde Türk gıda ürünlerinin tanıtımını gerçekleştirdiği TURQUALİTY Projesi’nde Türk zeytinyağının da ABD’de tanıtımı yaptıkları bilgisini paylaşan Başkan Er, “TURQUALİTY Projemizin de itici gücüyle ABD’ye yaptığımız zeytinyağı ihracatı yüzde 36’lık artışla 33,4 milyon dolardan 45,6 milyon dolara yükseldi. Toplam ihracatımızda ABD’nin payı yüzde 30’dan yüzde 34’e çıktı” şeklinde konuştu.

Zeytinyağı ihracatçıları, İngiltere’ye gümrüksüz ihracat yapmak istiyor

İngiltere’nin yıllık 75 bin ton zeytinyağı tüketimi olduğu bilgisini veren Er, BREXİT sonrasında Türkiye’nin İngiltere’ye gümrüksüz zeytinyağı ihraç edebileceği Serbest Ticaret Anlaşması (STA) benzeri ikili bir anlaşmanın Türk zeytinyağı sektörüne büyük fayda  sağlayacağını, sektör olarak İngiltere pazarından pay alabilecekleri bir zemin oluşması talepleri olduğunu dile getirdi.

Üretici ve ihracatçıya verilen destekler yükseltilmeli

Türkiye’nin zeytin ağacı varlığının son 20 yılda iki kat artarak 90 milyondan 180 milyona yükseldiğine vurgu yapan Er sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin zeytinyağı ve sofralık zeytin rekoltelerinde önümüzdeki 4-5 yıllık dönemde önemli artışlar olmasını bekliyoruz. İç tüketimimizi aynı hızda artırmamız mümkün olmadığına göre ürettiğimiz ürünün katma değere dönüşmesi için ihracat hayati öneme sahip olacak. O nedenle üreticilerimize zeytinyağında kilo başına verilen 80 kuruş desteğin 3 TL’ye, dane zeytinde verilen 15 kuruş desteğinde 75 kuruşa çıkarılması, ambalajlı zeytinyağında da verilen desteğin geçtiğimiz yıllardaki gibi 600 dolar seviyelerine yükseltilmesini istiyoruz. Sektörümüze verilen destekler artırıldığı takdirde rekoltenin de artışıyla orta vadede 1,5 milyar dolar ihracat rakamına ulaşabiliriz.”

Türkiye, 2020/21 sezonunda 130 ülkeye zeytinyağı ihraç ederken, ABD’den sonra en çok ihracat yapılan ülke 20 milyon 641 bin dolarla İspanya, 11 milyon 784 bin dolarla Japonya oldu. Zeytinyağı ihracatında en dikkat çekici artış ise İran’a gerçekleşti. İran’a 2019/20 sezonunda 478 bin dolar olan zeytinyağı ihracatımız 2020/21 sezonunda yüzde 957’lik artışla 5 milyon 50 bin dolara çıktı.

Organik sektörü çocukları radarına alacak

Organik sektörü çocukları radarına alacak

Tüm dünyada pandemiyle birlikte sağlıklı, kaliteli ve güvenilir gıda ve tekstil ürünlerine yöneliş, iklim değişikliğinin geldiği nokta organik sektörünün hızla büyümesini ve toplumda organik bilincinin artmasını zorunlu kılıyor.

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, Türkiye’de organik üretimin artarak yaygınlaşması için en önemli faktörün organik tarım desteklemelerinin artırılması ve zamanında açıklanması olduğunu dile getirdi.

Organik üretiminin başkenti İzmir’de Türk organik sektörünün tüm taraflarının bir araya geldiği “Organik Tarım Sektör Toplantısı”nda öne çıkan konular hakkında değerlendirmelerde bulunan Celep, organik sektörüyle ilgili desteklemelerin artırılması ve zamanında açıklanması yanında Türkiye’de organik ürün tüketiminin artırılması için okullarda organik dersi konulması talebinin öne çıktığının altını çizdi.

Yetişkin insanların tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesindeki zorluğa vurgu yapan Celep, “Türk organik sektörü olarak, organik ürünlerin faydalarının çocuklara anlatılacağı “Organik dersi”nin okullarda müfredata konulmasını istiyoruz. Çocuklarda organik bilincinin artması için Millî Eğitim Bakanlığı’yla iş birliği yapıp okullarda organik tarımın anlatılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

Tüketim alışkanlıklarının çocuk yaşta kazanıldığına dikkati çeken Celep sözlerini şöyle sürdürdü; “Organik ürünlerin tüketiminin artması sektörümüzü güçlendireceği gibi, sağlıklı nesiller yetişmesine de büyük katkı sağlayacak. Bu sayede Türkiye’nin sağlık harcamalarına ayırması gereken bütçe düşecek. Millî Eğitim Bakanlığı ile yapılacak iş birliği öte yandan organik, ekolojik, doğal vb. etiketlerin ayrımının doğru şekilde öğrenilmesine katkı sağlayacak, tüketicilerin yanıltılmasının önüne geçilecek.”

Organik pazarların daha etkin denetlenmesi, Organik ürünlerin algıyı artıracak şekilde raflarda yer alması gereğinin de altının çizen Başkan Celep, öne çıkan diğer başlıkları ise şöyle özetledi: “Su kısıtı olan bölgelerde önlemler alınmalı, Genç nüfusun tarımdan uzaklaşması engellenmeli, özendirici çalışmalarla üretime devam etmeleri sağlanmalı, Organik tohum üreten firmalar ile üreticiler bir veri tabanı aracılığı ile buluşturulmalı, Organik arıcılık ve apiterapi ürünlerinde desteklemeler artırılmalı, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ARGE çalışmalarına daha çok destek verilmeli, Meraların organik statüsüne geçirilmeli bu değişiklik AB Yeşil Mutabakatı kapsamında üretim alanlarının yüzde 25’inin organik olması hedefine de katkı sağlayacak. İç pazara üretim yapan küçük üreticiler desteklemelerde pozitif ayrımcılığa tabi tutulmalı.”

İzmir, Organik Tarımın Doğduğu Yer

Türkiye’de organik üretim ve ihracatı İzmir’de başladı. 1984 yılında ilk organik tarım ürünü İzmir’den ihraç edildi. İzmir, 187 bin dönüm alanda, 2 bin 250 üreticiyle organik ürün üretirken, organik tarım işleyen işletme sayısı 252.

Atatürk pulları PTT’de

Atatürk pulları PTT’de

PTT AŞ tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün yer aldığı 4 değerli “Atatürk” konulu sürekli posta pulları ile ilkgün zarfı 05 Kasım 2021 tarihinde tedavüle sunuldu.

“Atatürk” konulu 4 TL, 7 TL, 12 TL, 26 TL (26 x 36 mm boyutunda) bedelli sürekli posta pulları, söz konusu pullara ait 51,50 TL bedelli ilkgün zarfı PTT iş yerlerinde, PTT’ye ait www.filateli.gov.tr web adresinde ve filateli cep uygulamasında satışa çıktı.

 

İzmir – Kopenhag arası moda köprüsü kuruluyor

İzmir – Kopenhag arası moda köprüsü kuruluyor

İzmir-Kopenhag arasında moda köprüsü kuruluyor. Danimarkalı ithalatçılar, Türk konfeksiyon ürünlerini ithal etmek için İzmir’e geldi. Danimarka’dan gelen 9 ithalatçı firma, İzmir’de 33 Türk konfeksiyon ihracatçısıyla “Alım Heyeti”nde buluştu.

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği ve Danimarka İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğinde düzenlenen “Alım Heyeti” programına katılan Danimarkalı konfeksiyon tedarikçileri Türk konfeksiyon ihracatçısı firmalarla ilk gün 100’den fazla ikili iş görüşmesi yaparken, ikinci gün firmaların üretim tesislerini ziyaret etti.

Sertbaş: “Danimarka’ya 1 milyar dolar ihracat hedefliyoruz”

Türk hazırgiyim sektörünün 2021 yılının Ocak – Ekim döneminde 16,7 milyar dolarlık ihracat performansı ortaya koyduğu bilgisini veren Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, bu ihracata Egeli hazırgiyim ihracatçıları olarak 1,3 milyar dolarlık katkı sağladıklarını, 2021 yılı sonu için ortaya koydukları 1,5 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için alım gücü yüksek İskandinav pazarına yoğunlaştıklarını dile getirdi.

Ege Bölgesi’nin organik tekstilde önemli bir üretim merkezi olduğuna da vurgu yapan Sertbaş, “Danimarkalı tüketici organik ürün tüketimi konusunda daha duyarlı. Danimarka’ya 2020 yılının Ocak-Ekim döneminde 304 milyon dolar olan ihracatımız, 2021 yılının aynı zaman aralığında yüzde 16’lık artışla 354 milyon dolara çıktı. 2021 yılı sonunda 500 milyon dolar, orta vadede de Danimarka’ya 1 milyar dolarlık konfeksiyon ürünleri ihraç etmek için karşılıklı temaslarımızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Hoppe: “Türkiye’de aradığımız sürdürülebilir ve kaliteli ürünleri buluyoruz”

“Alım Heyeti” açılışında konuşan Danimarka İstanbul Başkonsolosu Thierry Hoppe, Danimarkalı firmaların Türk moda endüstrisiyle ticaretini artırmasını Danimarka Hükümetinin desteklediğini, özellikle Covid sürecinde çoğu firmanın karşı karşıya kaldığı tedarik zinciri sorunu nedeniyle yakın coğrafyadan tedarik konusunun ön planda olduğunu, Türkiye’de aradıkları sürdürülebilir ve kaliteli ürünü bulduklarını, iş birliğinin devamı için benzer organizasyonun en kısa zamanda tekrarlanması gerektiğini vurguladı.

Seyfeli: “Çevre dostu üretimimiz Danimarkalı tüketicide karşılık buluyor”

Hazır Giyim İhracatını Geliştirme URGE Projesi kapsamında 2018 yılında Danimarka’ya “Sektörel Ticaret Heyeti” gerçekleştirdiklerini, o dönem kurulan iş birliği köprüsünün devam ettiğini vurgulayan EHKİB Başkan Yardımcısı ve Dış Pazar Stratejileri Geliştirme Komitesi Başkanı Seray Seyfeli, Alım Heyeti organizasyonunun 2018 yılında başlayan iş birliğinin devamı olduğunu, Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığının da büyük bir avantaj olduğuna dikkati çekti.

Avrupalı tüketicinin önemsediği insana ve çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve sorumlu üretim yaptıklarını, daha yeşil ve çevre dostu üretim için çaba harcadıklarını, Ege Bölgesi’ndeki üretici firmaların pek çoğunun GOTS sertifikasına sahip olduğunu bu nedenle Türkiye-Danimarka arasında ticaretin gelişebileceği bir zemin olduğunun altını çizen Seyfeli; “Danimarka pazarına yoğunlaştık. Bu iş birliğimiz sürecek. Danimarka yıllık 5,3 milyar dolarlık hazır giyim ithalatı yapıyor. Türkiye olarak Danimarka’ya 2020 yılında 418 milyon dolarlık ihracat yaptık. Danimarka’nın ithalatından yüzde 8 pay alıyoruz. Bu “Alım Heyeti” organizasyonu Danimarka pazarından aldığımız payı artırmak için büyük fırsatlar doğuracak. Bu buluşmada talebin Danimarka tarafından gelmiş olmasını da bizler için çok anlamlı ve değerli.  Pandemiyle birlikte önem kazanan yakından tedarik konusunun en somut örneklerinden biri olarak görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Ege İhracatçı Birlikleri, ihracatın yıldızları için EİB korusu oluşturdu

Ege İhracatçı Birlikleri, ihracatın yıldızları için EİB korusu oluşturdu

Ege Su ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği ve Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 2020 yılı ihracat şampiyonları için Ege Orman Vakfı iş birliğinde İzmir’in Kınık ilçesinde “EİB Korusu” oluşturdu.

“İhracatın Yıldızları Ödül Töreni”nde dereceye giren 15 üyesi için Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği 1800 fidan, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’de başarılı üyeleri için 360 fidan bağışında bulundu.

Kınık’ta EİB Korusunu ziyaret eden Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, küresel iklim değişikliğine karşı dünyanın attığı en büyük adım olan “Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı”nda ortaya konulan hedefleri tutturmak için atılması gereken en önemli adımlardan birinin orman varlığını artırmak olduğunu dile getirdi.

“Türkiye’nin küresel iklim değişikliğinden olumsuz etkilenmesini durdurmak için “Yeşil Mutabakat Eylem Planı”nı hayata geçirdik” şeklinde konuşan Eskinazi, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak yeniden tanzim ettik. Paris Anlaşması’nı onayladık. Paris Anlaşması’nı imzalayınca 2053 yılı için de net sıfır emisyon hedefi koyduk. Ülke olarak net sıfır hedefine ulaşmamız için toplam seragazı emisyonunu yüzde 80 oranında azaltmamız gerekiyor. Türkiye olarak halihazırda 506 milyon tonu bulan seragazı emisyonlarımızı 32 yıl sonra 100 milyon ton civarına indirmeli, kalan 100 milyon ton seragazını da ormanlarımızda hapsederek net sıfır hedefine ulaşmak için çalışmalıyız. EİB olarak bu anlamda bugün bir adım attık. 24 Kasım’da yapacağımız EİB İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde ödül alacak 57 firmamız için de bu alanda Ege Orman Vakfı’yla birlikte yeni bir koruluk oluşturacağız” şeklinde konuştu.

Kuru meyve ihracatı 1,5 milyar dolara koşuyor

Kuru meyve ihracatı 1,5 milyar dolara koşuyor

Türkiye’nin geleneksel ihracatçı sektörlerinden kuru meyve sektörü, 2021 yılının Ocak – Eylül döneminde ihracatını yüzde 11’lik artışla 927 milyon dolardan 1 milyar 30 milyon dolara taşıdı. Kuru meyve ihracatı miktar bazında ise; yüzde 2’lik artışla 327 bin tondan, 332 bin tona çıktı.

2020 yılını 1,4 milyar dolarlık ihracatla geride bırakan Türk kuru meyve sektörü, 2021 yılı sonunda tarihinde ilk kez 1,5 milyar dolar barajını aşmayı hedefliyor.

Kuru meyve ihracatının uzun yıllardır 1,3-1,4 milyar dolar aralığında sıkıştığını belirten Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, 2021 yılının Ocak – Eylül döneminde 1 milyar dolar barajını aşmanın mutluluğunu yaşadıklarını, çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir ve antep fıstığı ihracatında yılın son çeyreğinde yapılacak ihracat yüklemeleriyle 2021 yılında ilk kez 1,5 milyar doları aşacak noktada olduklarını dile getirdi.

Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde üretim ve ihracatta dünya lideri olduklarına işaret eden Celep, “Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatımız 303 milyon dolarla ilk sıradaki yerini korudu. Kuru kayısı ihracatımız yüzde 28’lik artışla 176 milyon dolardan, 226 milyon dolara yükseldi. Kuru incir ihracatında yüzde 7’lik gelişimle 128 milyon dolardan 138 milyon dolara ilerledi. Antep fıstığında ise; yüzde 112’lik rekor artışla 61,5 milyon dolardan 131 milyon dolara çıktık. Badem ihracatından 50 milyon dolar, çam fıstığı ihracatından 27,5 milyon dolar, ceviz ihracatından 26 milyon dolar döviz geliri elde ettik” şeklinde konuştu.

Kuru meyve ihracatı “Turkish Dried Fruits” ile hedeflerine ulaşacak

Kuru meyve ürünlerinin Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıklı ürünler listesinde yer aldığına vurgu yapan Başkan Celep, kuru meyve ihracatında lider konumdaki 18 firmanın katıldığı Ticaret Bakanlığı’nca desteklenen “Turkish Dried Fruits” isimli Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi (URGE) Projesiyle bir yandan firmaların yetkinliklerini artırırken, diğer yandan kuru meyve sektöründe ihraç pazarlarını çeşitlendirmeyi hedeflediklerini, güçlü konumda oldukları Avrupa ülkelerindeki konumlarını koruyarak, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Japonya, Çin, Brezilya ve Hindistan’da pazar paylarını artırmak için bu ülkeleri hedef pazar olarak belirlediklerini sözlerine ekledi.

Elma ihracatında Hindistan bereketi yaşanıyor

Elma ihracatında Hindistan bereketi yaşanıyor

Yıllık 4,3 milyon ton’luk elma üretimiyle dünyada ilk üç ülke arasında yer alan Türkiye’de geniş coğrafyada elma hasatı başladı. Elma ve elma suyu aynı zamanda önemli bir ihraç ürünü olarak öne çıkıyor.

Türkiye’nin elma ihracatı 2021 yılının Ocak – Eylül döneminde yüzde 65’lik artışla 78 milyon dolardan, 129 milyon dolara çıkarken, elma suyu ihracatı yüzde 60’lık yükselişle 86 milyon dolardan 139 milyon dolara fırladı.

Elma ihracatında Hindistan bereketi yaşanıyor

Türk elmasını en çok Hintliler talep etti. Hindistan’a yapılan elma ihracatı yüzde 161’lik artışla 16 milyon dolardan 41,7 milyon dolara fırladı.

Hindistan, bu performansıyla en çok elma ihraç ettiğimiz ülkeler sıralamasında Rusya Federasyonu’nu geçerek zirveye çıktı. Rusya 32 milyon dolarlık elma ihracatıyla ikinci sırada yer alırken, Irak’a 13 milyon dolarlık elma ihraç ettik. Elma ihraç ettiğimiz ülke sayısı 72 olarak kayıtlara geçti.

Elmanın Türkiye’de ve dünya genelinde hemen hemen tüm insanların damak tadı ve gelir seviyelerine uygun bir meyve olduğunu bu nedenle ticaret alanının geniş olduğunu belirten Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Türkiye’nin 2021 yılında elma ihracatının 200 milyon doları geçmeyi hedeflediklerini kaydetti.

Elmaya olan talebin gelişmiş ülkelerde gittikçe artan sağlıklı beslenme eğilimi ve gelişmekte olan ülkelerde artan nüfus ve gelirin de etkisiyle arttığı bilgisini paylaşan Hayrettin Uçak, “Elma, diğer tarımsal ürünlerden farklı olarak Türkiye’de her bölgede yetiştirilebiliyor. Değişik iklim ve ekolojik koşullara adaptasyon yeteneği yüksek. İlerleyen yıllarda elma üretiminin daha da artması ve ihracat rakamlarının 2-3 katına çıkması mümkün. Elma ve elma suyu ihracatımız 2021 yılı sonunda 400 milyon dolar seviyesine çıkacak, yakın gelecekte elma ve elmasuyu ihracatından 1 milyar dolar döviz elde edebiliriz” diye konuştu.

Meyve suyu ihracatının yüzde 52’si elma suyu ihracatı

Türkiye’nin meyve suyu ihracatı 2021 yılının 9 aylık döneminde yüzde 23’lük artışla 223 milyon dolardan, 268 milyon dolara ulaşırken, elma suyu ihracatı 139 milyon dolarla meyve suyu ihracatından yüzde 52 pay aldı.

Elma suyu ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 54,5 milyon dolarlık taleple zirvenin sahibi olurken, Türkiye’den en çok elma suyu ithal eden ikinci ülke 15,3 milyon dolarla Hollanda oldu. Zirvenin üçüncü basamağına 6,3 milyon dolarlık taleple İngiltere adını yazdırdı.

Sofralık zeytin ihracatı 150 milyon doları aştı

Sofralık zeytin ihracatı 150 milyon doları aştı

Sofralık zeytin ihracatında 2020/21 sezonu yeni bir rekorla geride kaldı. Türkiye, sofralık zeytin ihracatında tarihinde ilk kez 150 milyon dolar barajını geçti.

Türkiye’nin 2002 sonrasında kazandığı 90 milyon zeytin ağacının meyve veren ağaçlar arasına katıldığını, zeytin rekoltesinin her yıl artmasını beklediklerini dile getiren Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er, 2021-22 sezonunda sofralık zeytin ve zeytinyağı rekoltesinin açıklanmamakla birlikte önceki yıllardan yüksek olacağına ilişkin ipuçlarına sahip olduklarını, 2021/22 sezonunda 100 bin ton sofralık zeytin ihracatı hedeflediklerini vurguladı.

Üretici destek primleri artırılmalı

Küresel ısınmanın son yıllarda etkilerinin sert bir şekilde hissedildiğine işaret eden Başkan Er, “Zeytin üreticisinin önemli maliyet kalemleri gübre, ilaç ve akaryakıt başta olmak üzere tüm girdi maliyetlerinde astronomik artışlar oldu. Üreticilerimizin ağaçlarına bakabilmeleri için üreticimize verilen primlerin zeytinyağında 3 TL, dane zeytinde de 75 kuruşa çıkarılması gerekiyor” diye konuştu.

Türkiye’nin siyah zeytin ihracatında ilk sırada 33,5 milyon dolarlık tutarla Almanya yer alırken, Irak’a 18,8 milyon dolarlık siyah zeytin ihraç ettik. Sofralık zeytin ihracatında geleneksel ihraç pazarlarından Romanya’ya ise; 17,7 milyon dolarlık siyah zeytin ihraç etmeyi başardık. ABD 8 milyon dolarlık, Bulgaristan ise; 7,1 milyon dolarlık Türk siyah zeytini talep etti.

Yeşil zeytin ihracatında da Almanya 8,8 milyon dolarlık taleple birinci sırayı kimseye bırakmazken, Irak 7,1 milyon dolarlık yeşil zeytin talebiyle Almanya’yı takip etti. ABD 3 milyon 75 bin dolarlık Türk yeşil zeytini ithalatıyla zirvenin üçüncü sırasının sahibi oldu.

Kuru üzüm ihracatçıları son tüketiciye ürün satmak için kolları sıvadı

Kuru üzüm ihracatçıları son tüketiciye ürün satmak için kolları sıvadı
Çekirdeksiz kuru üzüm bisküvi ve unlu mamuller sanayi sektörlerinin hammaddesi konumundayken, pandemiyle birlikte nihai tüketicinin evde yaptığı bisküvi, kek, ekmek, kurabiye ve diğer unlu mamullere lezzet katar konuma geldi.
Kuru üzüm ihracatçıları, bireysel tüketiciye doğrudan ulaşmak için e-ticaret kanallarıyla ürün satışına yoğunlaşacak.
Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu Başkanı Osman Öz, pandemi sonrasında çekirdeksiz kuru üzümde tüketici profilinde bir değişim yaşandığını dile getirdi.

Türkiye’nin her yıl 250 bin ton civarı kuru üzüm ihraç ederek dünya çekirdeksiz kuru üzüm ihracatından yüzde 35 civarında pay aldığını, Türk üzümünün dünyanın üzüm ihtiyacını domine eder konumda olduğunu vurgulayan Öz, Uluslararası Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretici Ülkeler Konferansı’nda yaptığı konuşmada kuru üzümün tüketiminde yaşanan değişime işaret etti.

Dünya genelinde yaşanan pandeminin tüketim alışkanlıklarında büyük değişime yol açtığına dikkati çeken Öz, “Bu değişimden kuru üzümde etkilendi. Kuru üzüm bugüne kadar sanayide bisküvi, kek başta olmak üzere unlu mamullerde, pekmez, şarap, rakı, sirke üretiminde kullanılırdı. Pandemi sonrasında insanlar vakitlerinin büyük bölümünü evlerinde geçirmeye başladı. Evde çekirdeksiz kuru üzümlü kek, kurabiye, ekmek vb. ürünlerin yapımı arttı. Nihai tüketiciye direkt ulaşacağımız e-ticaret platformlarında yer almamız gerekiyor. Bundan sonraki süreçte konteynerlerle ürün satarken, e-ticaretle küçük ambalajlarda ürün satmaya odaklanacağız” şeklinde konuştu.

Dünya Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretici Ülkeler Konferansı’nın 2020 yılında olduğu gibi, 2021 yılında da çevrimiçi gerçekleştirildiği bilgisi veren Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu Başkanı Osman Öz sözlerini şöyle sürdürdü: “Konferansta Arjantin, Avustralya, Şili, Yunanistan, Güney Afrika, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nden temsilcilerle bir araya geldik. Üretici ülkelerin 2020/21 sezonun değerlendirmeleri ve 2021/22 yılı rekolte, iç tüketim ve ihracat beklentilerine ilişkin sunumlar gerçekleştirildi. Toplantıya katılan üretici ülkelerin temsilcileri pandeminin etkilerine değindi. Dünya Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretici Ülkeler Konferansı’nın 2022 yılında İzmir’de gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı.

İngilizlere, daha fazla kuru meyve ye çağrısı

Konferansa misafir konuşmacı olarak katılan Phil Gowland ise, İngiltere’de kuru meyve tüketimini arttırmaya yönelik kampanya çalışmaları hakkında bilgi verdi.

İngiltere’de 2021 yılında EATMOREDRIEDFRUIT (daha fazla kuru meyve ye) sloganı ile yürütülen projenin amacının kuru meyvelerin sağlığa faydaları konusunda farkındalık arttırmak ve önümüzdeki 5 yılda kuru meyve tüketimini arttırmak, diğer yandan da kuru meyvelere ilişkin olumlu bir algı yaratmak olduğunu ifade eden Gowland, EATMOREDRIEDFRUIT (daha fazla kuru meyve ye) sloganı ile yürütülen projeyle 26 milyondan fazla kişiye ulaşıldığını projenin Türkiye, İngiltere, ABD, Güney Afrika, İtalya, Arjantin ve Avustralya’daki paydaşların ve INC’nin desteğini aldığını sözlerine ekledi.

Sağlıklı sofraların vazgeçilmezi konumundaki çekirdeksiz kuru üzümün tüketimini arttırmaya yönelik projelere destek veren Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretici Ülkeler Konferansı’nın, 2021 yılı toplantısı, Ege İhracatçı Birlikleri organizasyonunda 21 Ekim 2021 tarihinde gerçekleştirildi.

2021 Uluslararası Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretici Ülkeler Konferansı’nın başkanlığına Türkiye’den Kuru Meyve Sektör Kurulu Başkanı Osman Öz, başkan yardımcılığına Avustralya’dan Mark King ve katipliğe Türkiye’den Ece Tırkaz seçildi.

Konferansta, katılımcılar dünya kuru üzüm üretimi ve pazarlaması hakkında bilgi alışverişinde bulundular. Toplantıda ayrıca dünya genelinde etkisini daha fazla gösteren iklim değişikliği ile salgın hastalık, kuraklık gibi olağanüstü doğa olaylarının önümüzdeki dönemde üretime yönelik olumsuz etkilerine yönelik kaygılar da dile getirildi.