Yazılar

Aslı Elif Tanuğur Samancı “Dünya Kadınlar Günü Mesajı”

Aslı Elif Tanuğur Samancı “Dünya Kadınlar Günü Mesajı”

BEE’O Genel Müdür

Kadınlar günün sizdeki anlam ve önemi nedir? Özel hayatınızda ve iş yaşantınızda başarıyı yakalamış bir kadın olarak yanıtınız ne olur?

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü değerlendirmek için tarihçesine bakmak gerektiğine inanıyorum. Dünya Kadınlar Günü, kadın-erkek eşitsizliğini, oy hakkı elde edemeyişlerini ve kadınlara yönelik diğer haksızlıkları protesto ederken yanarak ölen kadın işçileri anısına ilan edilmiş bir gün. Onların misyonunu ve neleri feda ettiklerini hatırlamamız gereken bir gün. Kadınların ne yazık ki hala neleri feda ediyor olduğunu bir kez daha fark etmemiz gereken bir gün…  Böyle bir günün varlığı ve “ruhu” aslında saat gece yarısını geçip tarih 9 Mart olunca kaybolmuyor, kaybolamaz. Hayatın birçok alanında kadınların eşit haklara sahip olduğu, bedenlerinin ve tercihlerinin “mesele” olmadığı, özgürce yaşayabildikleri ve canı gönülden kahkaha atabildikleri bir dünyaya ulaşmak için kadın ya da erkek fark etmeksizin herkesin elini taşın altına koymasını diliyorum ve tüm bu hedefler doğrultusunda dünyada bir çaba olduğunu görmek bana umut veriyor.

 

Size ilham veren kadın ya da kadınlar var mıdır?

Alarko Yönetim Kurulu Üyesi, Türk İş Kadını ve aynı zamanda da sanat koleksiyoneri olan Leyla Alaton, Esas Holding yönetim kurulu başkanı yardımcısı, Türk iş kadını Emine Sabancı Kamışlı, Türkiye İş Kadınları Derneği Başkanı Nilüfer Bulut ilham aldığım kadınlar arasında.

 

Siz de ilham veren bir isim olarak; sizi beğenen örnek alanlara rol modelisiniz… Bu anlamda

Kadın-erkek tüm Pause dergi okurlarımız için, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajınız olarak neler söylemek istersiniz?

İnovatif bir iş fikriniz varsa, bilginiz ve cesaretiniz varsa girişimciliğe adım atabilirsiniz. Fakat çoğu kişi tarafından, ‘‘kimse yapmıyorsa bir nedeni vardır sen de yapamazsın’’ deniliyor. Oysa felsefemiz kimsenin yapamadığını yapmak olmalı. ‘‘Kimse yapamıyorsa ben mutlaka yapmalıyım,’’ demeliyiz. Bu inançla, yolunda emin adımlarla ilerleyecek kadın girişimci sayısının ülkemizde artmasını temenni ediyorum. Bu yolda, gerekli bilgi ve donanıma sahip fakat içinde o cesareti bulamayan kadınlarımıza tavsiyem; her şeyden önce kendilerine inanmaları, çok çalışmaları ve risk almaktan çekinmemeleri olacaktır. İnsan bir işi gerçekten isteyerek, inanarak yaparsa ve emek verirse başarmaması için hiçbir sebep yok.

Sizce başarının sırrı nedir?

Çalışmak, çalışmak, çalışmak… Elbette bilgi ve becerilerinize güvenerek, motivasyonunuzu kaybetmeden çalışmaktadır. Zorluklarla karşılaştığınızda pes etmemek ve başlangıçta koyduğunuz hedefe doğru emin adımlarla yürümektir.

BEE’O APIBEAUTY’den arı zehriyle yeni cilt bakımı

BEE’O APIBEAUTY’den arı zehriyle yeni cilt bakımı
Patentli özütleme yöntemi ve inovasyon projeleriyle 38 farklı ülkede ödüle layık görülen BEE’O arı zehri, arı sütü, ham bal ve saf Anadolu propolisini bir araya getirerek temiz içerikli kırışıklık karşıtı anti-aging cilt bakım serisini geliştirdi.

Feriye Palace’ta düzenlenen BEE’O APIBEAUTY lansmanında BEE’O Propolis Genel Müdürü Gıda Yüksek Mühendisi Aslı Elif Tanuğur Samancı ve Dr. Ender Saraç; arı zehri mucizesini ve ciltteki yenileyici etkisini anlattı.

Anadolu propolisini bir dünya markası yapma yolunda emin adımlarla ilerleyen, Türkiye’nin ilk ve tek inovasyon ödüllü saf Anadolu propolisi markası BEE’O doğal ürünler serisine bir yenisini daha ekledi.
Düzenlenen toplantıda bir arının bir keşif turunda saatte 30 kilometreye çıkan maksimum hızıyla 100 milyon çiçeği ziyaret ettiğini, dünya nüfusunun yüzde 90’ını besleyen 100 ürünün arılar tarafından tozlaştırıldığını, Bilim insanı Einstein’ın dediği gibi arılar olmazsa hayat olmayacağını anlatan Aslı Elif Tanuğur Samancı şöyle konuştu: ‘’Arılarımıza, arıcılarımıza sahip çıkmalıyız. 35 binden fazla endemik bitkiye sahip bu topraklardan elde edilen arı ürünlerimiz, diğer tüm coğrafyalara göre en az 3,5 kat daha zengin biyolojik aktivite gösteriyor. Bu yüzden ülkemizdeki arı kovanlarında üretilen arı ürünleri çok kıymetli.” dedi. Samancı, yeni ürünlerin formülünde kullanılan arı zehri, arı sütü ve propolisin sözleşmeli modelle ülkemizdeki arıcılarımız tarafından üretildiğini belirtti.”
Aslı Elif Tanuğur Samancı, “BEE’O APIBEAUTY KIRIŞIKLIK KARŞITI ANTI-AGING yüz bakım kremi, göz çevresi ve yüz serumlarımızda doğal formüllerimizle arı zehrini bir araya getirdik. Sözleşmeli Arıcılık Modelimiz ile ürettiğimiz Saf Anadolu arı zehri, arı sütü, propolis, ham bal, değerli bitkisel yağlar ve vitaminler ile birleştirdiğimiz bu eşsiz temiz içerikli cilt bakım serisi, BEE’O Propolis AR-GE merkezi uzman kadrosunun 2 yıllık çalışmasının sonucudur. BEE’O APİBEAUTY KIRIŞIKLIK KARŞITI ANTI-AGING serisi, Yeditepe Üniversitesi AR&GE ve Analiz Merkezi’nde dermatoloji uzmanları tarafından 33-70 yaş aralığındaki sağlıklı gönüllüler ile test edildi. Test sonuçlarına göre bu doğal formüller cildinize ipeksi bir yumuşaklık kazandırırken, kırışıklıkların görünümünü azaltıp cilt elastikiyetini arttırıyor. Nemlendirici his ile daha parlak ve beslenmiş bir cilt görünümü sağlıyor.”dedi.

BEE’O Propolis yatırımlarına devam ediyor

BEE’O Propolis yatırımlarına devam ediyor

Türkiye’nin yerli Propolis üreticisi ve bir kadın girişimi firması olan BEE’O Propolis, EKA, TİKAD ve DCP fonlarından sonra Ak Portföy GSYF’den aldığı yeni yatırım ile hızla büyümeye devam ediyor!

Oğlunun bağışıklık sistemi sorununa, kendi ürettiği propolis ve arı sütü ile çare bulan ve bu ürünlerden herkesin faydalanması için BEE’O Propolis markasını eşi Ziraat Yüksek Mühendisi Taylan Samancı ve hocası Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu ile birlikte İTÜ Arı Teknokent’te kuran Aslı Elif Tanuğur Samancı ödüllü bir kadın girişimci.  Gıda Yüksek Mühendisi Aslı Elif Tanuğur Samancı, BEE’O Propolis firmasına, ilk olarak 2015 yılında Diffusion Capital Partners (DCP) dan yatırım aldıktan sonra, 2018 yılında kadın girişimciliğine önemli destek veren TİKAD A.Ş. ve EKA A.Ş’den de yatırım almıştı. Bu desteklerden sonra hem yurtiçi hem yurt dışında hızla büyüyen BEE’O Propolis, son olarak Ak Portföy GSYF’den yatırım aldı.

BEE’O Propolis’den yeni reklam filmi

BEE’O Propolis’den yeni reklam filmi

Türkiye’nin ilk ve tek yerli inovasyon ödüllü propolis üreticisi BEE’O, yepyeni reklam filminin ilk gösterimini Esma Sultan Yalısı’nda gerçekleştirdi. BEE’O Propolis’in reklam filminin yüzü eski mankenlerden Didem Uzel oldu.

2013 yılından beri İstanbul Teknik Üniversitesi’nde geliştirdiği patentli ve ödüllü özütleme yöntemiyle, Anadolu’nun saf ve doğal arı ürünlerini en yenilikçi şekilde sunmaya devam eden BEE’O Propolis, Anadolu arı ürünlerini bir dünya markası yapma yolculuğunda önemli bir adım daha attı.

Bal standardı değişti!

Bal standardı değişti!
Tüketici artık balın ham bal ya da işlenmiş yani ısıtılmış bal olup olmadığını bilecek…
Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği Bal Tebliği 2020/7, 31044 sayılı Resmî Gazete’de yayınlandı…
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği, akademisyenler, sektörel dernek temsilcileri ve Tarım ve orman bakanlığı temsilcilerinden oluşan Türk Gıda Kodeksi Bal Komisyonunun 3 yıldır üzerinde çalıştığı yeni bal tebliği yayınladı…
Tebliğde önemli değişiklikler var….
Bunlardan en önemlisi balın kristalleşmesinin (halk arasında balın katılaşması, donması olarak bilinir) doğal olduğu ibaresinin tebliğe girmesidir. Konu hakkında açıklamalarda bulunan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin “Bal, elde edildiği bitki kaynağına göre zamanla kristalleşebilir. Bu konu halk arasında yanlış anlaşılıyordu. Bal katılaştığı zaman şeker ilave edilmiş tağşiş edilmiş bal olarak algılanıyordu. Bu nedenle arıcılarımız ballarını tüketiciler ile buluşturmakta zorlanıyordu. Kristalleşmiş balları şeker ilave edilmiş bal zanneden vatandaşlar bu ürünleri satın almadıkları için marketler bu ürünleri üreticilere iade ediyorlardı. Bu iadeler sebebi ile arıcılar zarar ediyorlardı ve ballarını gerçek değerinin altında bal paketleme firmalarına satmak zorunda bırakılıyorlardı. Bal paketleme firmalarının birçoğu balları aşırı ısıtarak (70-80 °C, 15-30 dk) ve ayrıca içindeki besin değerini sağlayan polenleri filtre ederek rafa gönderiyorlar. Burada da amaç balın kristalleşmesini önlemek ve balların uzun süre raflarda sıvı, berrak kalmasını sağlamak. Ama bu işlemler balın besin değerini azaltıyor. Tüketici bunları bilmiyor rafta gördüğü bütün balları aynı işlemlerden geçmiş doğal bal zannediyor. Halbuki gerçek öyle değil. Tebliğe balın kristalleşmesinin doğal bir olay olduğu ve ayrıca ham bal tanımı girdiği için artık tüketiciler bu ayrımı yapabilecek. Ham bal ısıl işlem görmemiş ve içerisindeki polenler tutulacak şekilde filtre edilmemiş baldır. Sadece içerisindeki gözle görülebilen yabancı maddeler süzülür ve kavanozlanır. Böylece kovandan gelen besin değeri korunarak bal tüketicilere ulaştırılır. Ham bal besin değeri açısından en değerli baldır. Aslında balın doğru tüketimi bu şekilde olmalıdır. Ham bal yüksek sıcaklıkta ısıl işlem görmediği için doğal olarak kristalleşir yani donar. Ama balın bu hali ile tüketilmesinde hiçbir sakınca yoktur. Balın asıl şifasından yararlanabilmek için bal ham haliyle tüketilmelidir.” dedi.

Tüketicinin Doğru Bilgilendirilmesinde Gerekliydi
Uluslararası Arı Ürünleri Standartları (ISO) Komisyonu Üyesi Gıda Yüksek Mühendisi Aslı Elif Tanuğur Samancı tebliğdeki revizyonlarla ilgili şunları söyledi: “Tebliğde gerek balın tanımına ve özelliklerine ilişkin gerekse bala uygulanan işlemlere ilişkin yapılan revizyonlar hem tüketiciyi hem de üreticiyi korumak adına çok önemlidir. Tebliğ yeni hali ile oldukça kapsamlı ve detaylıdır. ISO komisyonunda şu an dünya bal standardının oluşturulması çalışmaları devam ediyor. Dünyanın 2. Arıcılık ülkesi olan ülkemiz hazırlamış olduğu bu standart ile dünyaya örnek olacaktır. Özellikle de ülkemize has son derece değerli bir bal çeşidimiz olan çam balının doğru tanımlaması yapılmıştır. Çam balı antibakteriyel, antifungal, antioksidan özellikleri ile dünyada ayrışan, üst kalite bir bal çeşididir. İhracat potansiyeli olan bu değerli bal çeşidimizi, ülkemizde ve dünyada yeteri kadar tanıtamamaktayız. Tebliğin yeni halindeki doğru tanımlamalar ile çam balının dünyada tanıtımına da katkı sağlanacaktır. Ayrıca bitki ismi ile satılan ballarda zorunlu hale getirilen polen analizi ve ayrıca maltoz şekeri analizi ile de balda sahteciliğin önüne geçme noktasında önemli bir adım atılmıştır. Özellikle ham bal tanımının tebliğe girmesi tüketicinin doğru bilgilendirilmesi anlamında son derece gerekli idi. Balların aşırı ısıtılarak kristalleşmesinin engellendiğini tüketici bilmiyordu. Bu konuda tüketici yanıltılıyordu. Ama artık etiketinde “Ham bal” ifadesini gördüğü zaman, tüketici bu balların ısıtılmamış ve kovandan geldiği hali ile besin değeri korunmuş bal olduğunu bilecek. Tercihini bu doğrultuda yapabilecek” dedi.