Yazılar

Doğa, Kültür ve Lezzet Baharda Buluşuyor

Kaliteli ve keyifli tatil deneyimlerine aracılık eden TatilBudur, doğanın canlandığı ilkbahar için hem yurt içi hem de yurt dışı özel rotaları tatil severlerle buluşturuyor. Türkiye’de Sapanca, Yedigöller, İğneada ve Kıyıköy gibi doğa ile iç içe destinasyonlar; Ege’de Kaz Dağları, Assos, Ayvalık, Alaçatı ve Datça gibi kültür ve gastronomi durakları; Akdeniz’de Fethiye, Kaş ve Antalya gibi denizle buluşan rotalar öne çıkıyor. Ada atmosferini tercih edenler için ise Büyükada, Burgazada, Gökçeada, Bozcaada ve Bodrum, nostaljik dokusu ve sakinliğiyle baharı karşılamanın en keyifli adresleri arasında yer alıyor.

Kültür ve Gastronomiyle Zenginleşen Keşifler 

TatilBudur’un kültür rotaları arasında GAP turu dikkat çekiyor. Gaziantep’in eşsiz mutfağı ve tarihi yapıları, Şanlıurfa’nın Göbeklitepe’si, Mardin’in Mezopotamya’ya bakan taş evleri ve Diyarbakır’ın damlı mimarisi; kültürle iç içe bir seyahat deneyimi sunuyor. Akdeniz’in incisi Kıbrıs ise tarihi kentleri, kaleleri ve sahilleriyle hem keşif hem de gastronomi açısından farklı bir alternatif oluşturuyor.

Yurt Dışı İlkbahar Rotaları: Sanat, Tarih ve Lezzet 

İtalya’da Floransa, Roma, Venedik ve Amalfi kıyıları; sanat ve gastronomiyi bir arada sunarken, Fransa’nın Nice ve Provence bölgeleri lavanta tarlaları ve Akdeniz lezzetleriyle öne çıkıyor. İspanya’da Barselona, Madrid ve Endülüs şehirleri; mimarisi ve canlı sokak yaşamıyla baharı karşılamak için ideal. Orta Avrupa’da Prag, Viyana, Budapeşte ve Krakow; kahve kültürü, tarihi meydanları ve sanat dolu atmosferiyle unutulmaz bir şehir turu deneyimi sağlıyor. Balkanlar ise Dubrovnik, Split, Budva ve Kotor gibi şehirleriyle kısa süreli seyahatlerde hem deniz hem kültür deneyimini bir arada sunuyor.

TatilBudur’un sunduğu bu rotalar, ilkbaharın enerjisini doğa, kültür ve gastronomiyle birleştirerek tatil severlere hem keşif hem de lezzet dolu bir deneyim vaat ediyor.

 

#TatilBudur #İlkbaharRotaları #DoğaVeKültür #GurmeKeşif #TürkiyeTurları #YurtDışıTatil #GastronomiDeneyimi #BaharıKeşfet #SeyahatTutkusu #LezzetliYolculuk #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Doğa, Tatil ve Müzik Ramazan Bayramı’nda Birleşiyor

Ramazan Bayramı’nın ikinci günü, Elite World Grand Sapanca misafirlerine unutulmaz bir müzik şöleni sunuyor. Sevilen sanatçı Altay, 21 Mart Cumartesi akşamı otelin sahnesinde en sevilen şarkılarını seslendirerek bayram coşkusunu doruğa taşıyacak.

Doğayla iç içe konumu, konforlu odaları ve zengin gastronomi seçenekleriyle öne çıkan otel, özel konser programıyla misafirlerine hem eğlence hem de huzurlu bir tatil deneyimi sunmayı hedefliyor. Bayram menüleri, spa ve wellness alanları ile aileler ve müzikseverler için ayrıcalıklı bir atmosfer hazırlanıyor.

Elite World Grand Sapanca, şehir hayatının temposundan uzaklaşmak isteyen misafirlerini müzik, doğa ve konforla buluşturarak keyif dolu bir bayram kaçamağına davet ediyor.

#EliteWorldGrandSapanca #RamazanBayramı #AltayKonseri #BayramCoşkusu #Sapanca #TurizmHaberi #DoğaVeMüzik #BayramTatili #Gastronomi #WellnessDeneyimi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Doğa, Beden ve Kutsal Casa Foscolo’da Buluşuyor

İlayda Babacan Art Projects (IBAP) tarafından hayata geçirilen “İçimizde Büyüyen Orman” başlıklı grup sergisi, 13 Şubat – 15 Mart 2026 tarihleri arasında Pera’daki Casa Foscolo Hotel’de gerçekleşiyor. Küratörlüğünü İlayda Babacan’ın üstlendiği sergide, sanatçılar Atilla Galip Pınar, Caner Şengünalp ve Damla Özdemir’in eserleri izleyiciyle buluşuyor.

Neo-klasik mimarisiyle kültürel bir miras olan Casa Foscolo Hotel, tarihi dokusunu koruyarak yerli ve yabancı sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapıyor. Sergi, kutsalın, doğanın ve bedenin birbirine karıştığı bir alan açarken, ormanı yalnızca bir doğa imgesi değil; insanın içinde kök salan, dallanan ve dönüşen bir varoluş metaforu olarak yorumluyor.

İzleyiciyi içsel doğanın bir sığınak mı yoksa yüzleşme alanı mı olduğu üzerine düşünmeye davet eden sergi, çağdaş sanatın yeni dönemine dair güçlü bir küratoryal vizyon sunuyor.

#İçimizdeBüyüyenOrman #IBAP #CasaFoscoloHotel #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #İstanbulSanat #AtillaGalipPınar #CanerŞengünalp #DamlaÖzdemir #İlaydaBabacan #PeraSanat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Oksijen deposu “Kaz Dağları”

Oksijen deposu “Kaz Dağları”

Kaz Dağı ya da diğer adıyla İda Dağı, Edremit Körfezi’nin kuzeyinde, Çanakkale ile Balıkesir arasında yer alır.

Kaz Dağı büyük ölçüde Biga Yarımadası’nda uzanmaktadır. Kaz Dağları, batıda Dede Dağı, ortada esas Kaz Dağı ve üç tepesi (Babadağ, Karataş Tepe ve Sarıkız Tepesi), doğuda Eybek Dağı, kuzey doğuda ise Gürgen Dağı ve Kocakatran Dağı’ndan oluşmaktadır.

Üç tepesi olan esas Kaz Dağı’nın en yüksek tepesi 1774 metre olan Karataş Tepesi’dir ve Balıkesir’in Edremit ilçesinde yer alan Güre beldesinin kuzey-kuzey batı istikametine denk gelir. Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde yer alan Ayazma mesire yeri ise Kaz Dağı zirvesinin kuzey batısına denk gelir ve mesire yerine ulaşmak için Bayramiç’ten yaklaşık 17 km’lik Evciler Beldesi yolunu takip edip, Evcilerden sonra 6 km’lik yol aşılarak ulaşılabilir. Bölgedeki en önemli merkez Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu ve Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk beldeleridir. Ayrıca Altınoluk, Alp Dağları’ndan sonra dünyanın en temiz ikinci yüksel oksijen oranıyla en temiz ikinci havasına sahiptir. Kaz Dağı Milli Parkı, Balıkesir, Edremit‘te yer alan doğa temalı milli parktır. Marmara ve Ege bölgeleri arasında sınır oluşturan Kazdağı’ndan ismini alır. Bulunduğu geçiş iklimi ve yakın bölgedeki tek yüksek dağ olan ve ayrıca Biga yarımadasında doğu-batı doğrultusunda uzanan dağ arazilerini kapsar.

Kazdağları ve çevresinde anlatılan hikâyeler, ritüeller ve çeşit çeşit inanışların temelinde miras olarak bir sonraki nesle kalmış, sentezlenmiş bir kültürün varlığını hissedilir. Bölgeye yerleşen bir halk önceki halkların sözlü mirasına kendilerinden de eklentiler yaparak yeni yeni anlatılar ortaya çıkarmıştır. M.Ö. 7000’li yıllardan günümüze kadar motifler ortak olarak kullanılmıştır.

Yöredeki milletler, dinler ve mezhepler sürekli değişmekle beraber, değişmeyen “havasından mıdır yoksa suyundan mı”dır bilinmez insanların düşünce tarzı oldu. Mitolojide, doğa şartları insan zihnini etkileyen en temel faktör olarak karşımıza çıkar. Yüksek ve heybetli bir dağ, denize akan bir nehir, bazen taşlık bazense bereketli bir toprak, deniz ticareti yapamaya elverişli kıyılar: Troya, Sarıkız, Hasanboğuldu anlatıları için son derece uygun koşullar yörede hazır bulunmaktadır.

Kazdağı, Antik dönemlerde “İda” olarak adlandırılmış ve pek çok önemli olaya ev sahipliği yapmıştır. İsminin Giritli denizciler tarafından, Girit’te Zeus’un doğduğu İda Dağı’na atıfta bulunmak için İda konduğu mitolojide yer alır. Bundan dolayı dağ Yunan mitolojisinde önemli bir yere sahiptir. Homeros‘un İliada destanında “bin pınar İda” olarak geçmektedir. Homeros İlyada’da ‘‘Bol pınarlı, vahşi hayvanların anası’’ olarak İda Dağı’ndan sık sık bahsediyor. Efsaneye göre Hera, Afrodit ve Athena’nın katıldıkları, Truva Savaşı‘na yol açan o meşhur güzellik yarışması burada yapılmış, Tanrılar Truva Savaşı’nı buradan izlemiş ve Afrodit ilk kez burada âşık olmuş. Küçükkuyu‘nun kuzeyinde, Adatepe köyünün güneyindeki geniş bir alana hâkim bir tepede Zeus Altarı isimli bir tapınak bulunmaktadır. Rivayet olunur ki, Zeus bu tepede Afrodit’le sevişir ve bir yandan da savaş yönetirmiş.

Kaz Dağı’nın İran’a kadar uzanan bir İslami Sarıkız efsanesi vardır. Kazdağları’nın en ünlü Islami efsanesi Sarıkız inanışıdır. Sarıkız efsanesi Türkmen köylülerinin söylencelerinde büyük yer alır. Çeşitli versiyonları mevcuttur. Güre‘nin üstünde yer alan Kavurmacılar Köyü’nde yaşadığına inanılan Sarıkız için her yıl Ağustos ayında bir hayır düzenlenir. Köyde keşkek, pilav, nohut pişirilip yenilir, şerbetler içilir. Terk edilmiş görünümlü köyde kalan beş-altı ailenin yanı sıra yeni yapılanmalara da rastlanmaktadır. Bir başka doğal özelliğini koruyan köy olan Yassıcalı ise evleriyle dikkati çekiyor. “Sarıkız Şenlikleri”‘ne olan ilginin her yıl arttığı gözlenmekte, katılımın yüksek olması etkinliklerin zenginliğini arttırmaktadır. Son yıllarda yurdumuzun çeşitli bölgelerinden ve yörelerden gelen folklorik ekipler ve yurtdışından gelen misafirler de katılmaktadır.