Yazılar

Gülben Ergen’li “Puffy’dik Uyku Günleri”

Gülben Ergen’li “Puffy’dik Uyku Günleri”

Puffy’nin marka yüzü ünlü sanatçı Gülben Ergen’in başrölünde yer aldığı reklam filmi yayında.

“Eski yatağınız uyutmadığında çığır açan bir formül bulmuyorsanız, Puffy’dik Uyku Günleri’ne gelin” diyen Gülben Ergen, reklam filmiyle birlikte iyi uykuyu arayanları Puffy’ye davet ediyor.

Havas İstanbul imzalı kampanya filminde iyi uykuya ulaşmak isteyenlere Gülben Ergen, Puffy’dik Uyku Günleri kampanyasıyla “Eski yatağınız uyutmadığında yazar ya da bilim insanı olmuyorsanız, Puffy’dik uyku günleriyle iyi uykuya ulaşın” mesajını veriyor. Ergen’in başrolündeki reklam filminin yönetmen koltuğunda ise Shortcut’tan Müfit Samık oturuyor.

KÜNYE

Reklamveren: Yataş Puffy

Reklamveren Temsilcileri: Can Arıkan, Aslı Delioğlu, Kaan Güneş

Reklamveren Prodüksiyon Danışmanı: Sena Alpsan

Reklam Ajansı: Havas İstanbul

CCO: Volkan Dalkılıç

Kreatif Direktör: Eray Hökelek

Kreatif Grup Liderleri: Gizem Arlı Sirkeci, Hüseyin Gündüz

Kreatif Ekip: Kamer Hızal, Alp Aktaş

Stratejik Planlama: Ersan Avcı, Dicle Doğan

Grafik Ekibi: Hasan Yıldırım, Sait Akdemir, Senem Türkerden

Trafik Direktörü: Enhar Giritli Baydar

Müşteri İlişkileri Direktörü: Yağmur Erengül

Marka Direktörü: Yeşim Tamuroğlu Kaya

Marka Ekibi: Elif Karadağ, Tuğçe Genç

Ajans Prodüktörleri: Volkan Alkan, Doğaç Aktan

Medya Planlama Ajansı:

Prodüksiyon Şirketi: Shortcut

Yönetmen: Müfit Samık

DOP: Veli Kuzlu

Yapımcı: Esra Seyrekbasan

Sanat Yönetmeni: Merktal Kanıbelli

Oyuncu: Gülben Ergen

Reklam filmi: Puffy’dik Uyku Günleri

 

Puffy’den Gülben Ergen’li yeni reklam filmi geldi

Puffy’den Gülben Ergen’li yeni reklam filmi geldi

Puffy, Türkiye’nin ilk değiştirilebilir kılıflı baza ve başlık seti olan Mood Flex’in kampanya filmini yayınladı. Kampanya kapsamında Puffy’nin marka yüzü Gülben Ergen, MoodFlex reklam filminin başrolünde yer aldı.

Havas İstanbul imzalı kampanya filminde Gülben Ergen’in farklı Mood Flex tasarımları ile mood’una göre baza ve başlığının kılıflarını kolayca değiştirebildiğini izliyoruz. Gülben Ergen’in farklı mood’larını herkese göstermeye çalıştığı ve “Sen de mood’unu herkese göster” mesajını verdiği filmin yönetmen koltuğunda ise Shortcut’tan Müfit Samık oturuyor.

 

KÜNYE

Marka: Puffy

Marka Yöneticileri: Aslıhan Kozanoğlu, Aslı Delioğlu, Canan Çalkan, Kaan Güneş, Neslihan Delice

Reklamveren Prodüksiyon Danışmanı: Sena Alpsan

Reklam Ajansı: Havas İstanbul

CCO: Volkan Dalkılıç

Kreatif Direktör: Eray Hökelek

Kreatif Ekip Liderleri: Hüseyin Gündüz, Gizem Arlı Sirkeci

Kreatif Ekip: Selin Pervan, Özgür Duman

Grafik Ekip: Hasan Yıldırım, Sait Akdemir

Ajans Prodüktörleri: Volkan Alkan, Doğaç Aktan

Trafik Direktörü: Enhar Giritli Baydar

Marka Grup Direktörü: Yağmur Erengül

Marka Direktörü: Yeşim Tamuroğlu Kaya

Marka Ekibi: Elif Nur Karadağ, Tuğçe Genç

Stratejik Planlama: Ersan Avcı, Dicle Doğan

Prodüksiyon Şirketi: Shortcut

Yönetmen: Müfit Samık

Görüntü Yönetmeni: Veli Kuzlu

Post Prodüksiyon: Sinefekt

Orijinal Müzik: Jingle Jungle

Oyuncu: Gülben Ergen

 

Gülben Ergen sahneden kime teşekkür etti

Gülben Ergen sahneden kime teşekkür etti

Gülben Ergen Ataşehir’deki İstanbul Muamma Plus‘ta sahne aldı. Ergen sahne performansının yanı sıra programı için seçtiği kıyafetle de göz kamaştırdı.

Kış sezonu boyunca birçok ünlü sanatçının sahne alacağı İstanbul Muamma Plus ‘ta Gülben Ergen sahne aldı. Kendisini izlemeye gelenlere adeta bir müzik şöleni yaşatan Ergen, “Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.” diyerek başladığı sahnesinde söylediği şarkılar ve muhteşem sahne performansıyla adeta devleşti.

İstanbul Muamma Plus sahnesinde geçmişten günümüze birçok hit olmuş şarkısının dışında sahne de söylemekten hoşlandığı şarkıda seslendiren güzel sanatçı, kendisini dinlemeye gelen yüzlerce konuğa tam anlamıyla bir müzik ziyafeti çekti.

Gülben Ergen sahne performansının yanı sıra programı için seçtiği Tolga Çam ve Farnaz Salman imzalı iki ayrı kıyafetle de göz kamaştırırken “Çarşamba gecesi beni yalnız bırakmayıp burayı doldurduğunuz ve beraber şarkılar söyledik sizleri çok seviyorum” diyerek kendisini izlemeye gelen konuklarına teşekkür etti.

Yeni yaşına sahnede girdi

Yeni yaşına sahnede girdi

Gülben Ergen dün akşam Bodrum’da Azka Otel’de konser verdi. Rezervasyonları günler öncesinden dolan konserde Gülben Ergen enerjisi ve yenilenen repertuvarıyla kendini dinlemeye gelenlerden tam notladı.

Yaklaşık 2 saat sahnede kalan Gülben Ergen konser bitiminde alkış ve ıslık sesleriyle tekrar sahneye gelerek sevenlerini kırmayarak şarkılar söyledi.

Gecenin sürprizi ise Azka Otel personelinin sahneye Gülben Ergen’e doğum günü pastası getirmesi oldu. Gülben Ergen yeni yaşının ilk pastasını üflemiş oldu.

Gülben Ergen “Sen Zaten Güzelsin”

Gülben Ergen “Sen Zaten Güzelsin”

Ünlü sanatçı Gülben Ergen’in yeni kozmetik markası “GülbeNatural” tanıtım lansmanı Fairmont Quasar Istanbul’da gerçekleştirildi

Gülben Ergen’in yeni kozmetik markası GülbeNatural, Fairmont Quasar Istanbul’da gerçekleştirilen, iş, cemiyet ve sanat dünyasından önemli isimlerin bir araya geldiği bir davetle tanıtıldı.

Sürdürülebilir bir zihniyette tamamen vegan içeriklerden oluşan, “Sen Zaten Güzelsin” sloganıyla tüketicilerle buluşan GülbeNatural ürünleri trendlere yön veren güzellik editörleri ve misafirler tarafından büyük beğeni topladı.

“GülbeNatural, Güzellik Rituelleri By Gülben Ergen” tanıtım davetinde bir konuşma yapan Gülben Ergen “GN ürünlerinin hammadde ve üretimlerinde özellikle kadın emekçilerle çalıştığı belirterek, toprağın, doğanın şifasını ruhunda taşıyan ve içerisinde gül, lavanta ve yasemini barındıran ürünlerinin doğaya zarar vermeden oluşturulduğunu söyledi.

Markanın kurucusu Gülben Ergen, Fairmont Quasar Istanbul’un Genel Müdürü Nicolas Kipper ve ünlü güzellik editörü Yağmur Kalyoncu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirdi.

Davette konuklara Fairmont Quasar Istanbul’un Executive Chef’i Ercan Yamantürk tarafından hazırlanan vegan ikramlar sunuldu.

Gülben Ergen herkesi uykuya davet ediyor

Gülben Ergen herkesi uykuya davet ediyor

Yataş Grup’un yeni uyku markası Puffy’nin Gülben Ergen’in rol aldığı uyuyamayan bir kadının iyi uykuyla tanışmasını anlatan reklam filmi yayına girdi.

Herkesi hayal ettiği iyi uykuyla buluşturmak için yola çıkan Puffy’nin reklam filmi yayınlandı. Puffy’nin marka yüzü Gülben Ergen’in başrolde olduğu reklam filminde, ünlü sanatçının çok beğenilen ‘’Sürpriz’’ şarkısı da yeni bir düzenlemeyle kullanıldı. “Puffy ile iyi uyku şimdi herkesin hakkı” mottosuyla hazırlanan reklam filminde, uyuyamayan bir kadını canlandıran Gülben Ergen, hayal ettiği iyi uyku dünyasında Puffy’nin renkli, keyifli uyku ürünlerini keşfediyor. A Graphic Design imzası taşıyan filminin yapımcılığını Lab 34 üstlenirken, reji koltuğunda ise Burcu Matur oturuyor.

Reklamın künyesi:

Reklamveren                        : Puffy (Yataş Grup)

Reklamveren Yetkilileri        : Selmin Gündoğdu, Elif Önen Sakin, Burçay Yokuş, Neslihan Delice

Reklam Ajansı                      : A GRAPHIC DESIGN

Ajans Başkanı                      : Halil İbrahim Sarı

Yaratıcı Yönetmen               : Yılmaz Kurt

Yaratıcı Ekip                         : Yeşim Yegen, Serdar Çalkaya, Fatih Yaman

Müşteri İlişkileri                   : Özden Albayrak Durmuş, Neriman Sil

Yapım Şirketi                        : Lab 34

Yönetmen                               : Burcu Matur

Müzik                                     : Jingle Jackson

Yapımcı                                  : Kemal Çömelek, Ahu Karatekin

Görüntü Yönetmeni            : Olcay Oğuz

Sanat Yönetmeni                 : Cansu Türkeli

Post Prodüksiyon                 : BaboonStudio

Medya Ajansı                       : Mindshare World

Kullanılan Mecralar              : Televizyon, İnternet

Gülben Ergen’in yoğun temposu

Gülben Ergen’in yoğun temposu

Yoğun istek üzerine Gülben Ergen üçüncü kez Çeşme Alaçatı Şerefe’ de konser verecek.

Geçtiğimiz haftalarda Çeşme Alaçatı Şerefe sahnesinde ikinci konserini veren Gülben Ergen yakın dostu İbrahim Tatlıses’in ricası üzerine İzmir’e geçmiş orda birlikte nikah şahitliği yapmışlardı.

Dostlarını kırmayan ve özel günlerinde de yanında olan Gülben Ergen, Ağustos ayında da yoğun iş trafiği ile karşımızda olacak. Ergen, öncesinde Kütahya’da bir halk konseri verecek ardından İstanbul’da anlaşmasını yaptığı bir markanın reklam filmi çekimlerini yapacak. Ergen, üç gün sürecek reklam çekimlerinden sonra 28 Ağustos İzmir’de bir düğün ‘de, 29 Ağustos Alaçatı Şerefe ‘de ve 7 Eylül Manisa Turgutlu’da halk konserlerinde sevenleri ile buluşacak.

Gülben Alaçatı’yı büyüledi

Gülben Alaçatı’yı büyüledi

Gülben Ergen konser maratonuna Çeşme Alaçatı Şerife’de başladı… Bayramı bu kadar kalabalık geçirmekten dolayı duyduğu mutluluğu dile getiren Gülben Ergen dinleyicilerine lütfen Covid 19 kurallarını ihmal etmeyin, sağlık her şeyden önemli uyarısında bulundu.

Konserinde dünden bugüne hit olmuş şarkılarının yanı sıra geçmişten bugüne klasikleşmiş şarkıları da söyleyen Gülben Ergen ‘e tüm hayranları tek bir ağızdan eşlik etti.

Taşkın Sabah Orkestrası ile sahne alan Gülben Ergen, Tolga Çam imzalı mini elbisesi ile güzelliğini konuştururken izdiham yaşanan konserde, magazin tarihine geçen sözünü Unutmayın ki bize bir şey olmazı tekrarladı!

Bodrum’dan günü birlik Alaçatı’ya gelen Gülben Ergen gelen yoğun istek üzerine Ağustos ayında yeniden Şerefe de sahnede olacak.

Konserinin ardından tüm ekibiyle Berkay’ın İstanbul’dan sonra Çeşme Alaçatı da açtığı Dede ‘ye giden Gülben Ergen Burak Altındağ ve Berkay ile hatıra fotoğrafı çekildiler.

Bodrum’da çevre hareketi

Bodrum’da çevre hareketi

Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında Bodrum Belediyesi “Sokağım Temiz Bodrum Temiz” temizlik hareketiyle  Bitez Ağaçlı Kafe’de etkinlik gerçekleştirdi.

Başka bir Bodrum yok, başka bir dünya yok pankartları ile karşılanan Başkan Aras, “Sokağım Temiz Bodrum Temiz” temizlik hareketi kapsamında davet edilen Sanatçı Gülben Ergen’le alanda çevrecilerin hazırladıkları, plastik kapaklardan, pet şişe ve naylon atıklarından yapılmış eserlerin stantlarını gezdi.

Sunuculuğunu Mihriban Er’in yaptığı “Sokağım Temiz Bodrum Temiz” temizlik hareketi etkinlik programında konuşma yapan Gülben Ergen, Denize atılan çöplerde dolağı çok üzüldüğünü, denizin ve doğanın insana bir nimet olduğunu ifade etti. Ergen, “Deniz ilaçtır. Nefes aldığımız yerdir. Denizin şifası içindeki minerallerdir, vitaminlerdir. Hastalığınız varsa iliştirendir. İnsan ilacına çöp atar mı? Bodrum benim çocuklarımla üç ay yaşadığım ama 12 ay herkesin nefes aldığı çok değerli bir belde, turizm için değerli olduğu kadar ülkemiz içinde çok önemli, gerçekten iyi bakmak bizim boynumuzun borcu. Sokakta bir çöp gördüğümüzde onu almak çöpe atmak bizim vazifemiz olsun. Yaşadığımız şehre borcumuz olsun. Bana ayrıca Mustafa Kemal Atatürk’lü bir maske verdiğiniz içinde çok teşekkür ederim” dedi.

Gülben Ergen “Gölge etmeyin başka isteğimiz yok”

Gülben Ergen “Gölge etmeyin başka isteğimiz yok”

 Çalışkan bir insan… Elini attığı her konuda başarılı iş çıkaran bir isim… Üç erkek evlat annesi, söylediği şarkılarla binlerce insanın beğenisini kazanmaya devam ediyor.  Oyunculuk yapıyor. Zaman zaman gazetecilik de yapıyor. Kadın olmanın en belirgin özelliği “eğer gayretli bir insansanız yorulmazsınız” diyor. Konuşmayı çok seviyor. Hiç susmuyor.

O hiç yorulmuyor, çalışırken gözlerinin içi ışık ışık oluyor. Pause derginin bu ay ki kapak konuğu; böylesine bir enerjiye ve ülkemizin bilinen en ünlü totemine sahip sanatçısı… Hem kendisini hem de şarkılarını beğenerek dinlediğim sevgili Gülben Ergen bu ayki Pause dergi kapak konuğumuz oldu. Kendisiyle; hayatını, yaşadıklarını, her kesi, her şeyi affetmeye yönelik kararlarını ve yeni çıkan albümü “ Seni Kırmışlar” üzerine sıcacık bir sohbet gerçekleştirdik.  Keyifle okumalar.

Bu hayatta size en zor gelen ne oldu?

Doğru anlaşılmak. Kendimi doğru ifade edebilmek… Her zaman seçen olmak… Uzun süreli sessizlikler ve molalar verebilmek hiç kolay bir şey değil. İnsanın isminin sağına soluna üstüne altına tepesine yapıştırılan ne varsa sadece yorgunluk, zaman kaybı. Değişime, gelişime köstek amaçlı… Kendinizi doğru ifade edebilmek bana hayatta en zor gelen tek şey olmuştur.

Endişe ve kaygı duyduğunuzda ne yapıyorsunuz?

Bu hayatta en sevmediğim duygular; endişe ve kaygıdır… Ben teslimiyet duygusunu seviyorum. Tedbirleri elden bırakmamak şartıyla, yaratanın takdirine gücüne inanıyorum.

Covid’e yakalandınız? Nasıl geçti? O süreçte en çok ne düşündürdü sizi?

Fazlasıyla kurallara uyduğum için önce şüphelenmedim. Şiddetli sırt ve baş ağrılarım olunca dayanamadım ve doktora gittim. Önce bir akciğer tomografisi çektirdim. Temiz çıktı ama burun boğaz testinde kendini gösterdi. Zor bir süreçti ama örneklerine baktığımızda ateş ve öksürük olmadan atlattığım için kolaydı.

Psikolojik açıdan o zor süreç içinde yani hastayken neler düşündünüz?

Razı olmak, sabır ve teslimiyet, makamların en güzeli… Bu süreçte bilim ve maneviyat yeterince konuşuyor zaten. Dinlemek lazım. Ben de öyle yaptım.

Geleceğe yönelik kaygılarınız var mı? Kendiniz için veya çocuklarınız için…

Yaşam, düşe kalka yürümekten ibaret. Öğrendim. Çocuklarımın da nasıl bir dünyaya doğru büyüdüklerini görüyorum ama hayatta en önemsediğim üç duyguyu onlara doya doya verdim, yaşattım. Saygı, güven ve sevgi… Gerisini kendileri halledecek olgunluktalar ve ben çocuklarım konusunda çok şanslıyım. İnançlı, saygılı, ne istediğini bilen evlatlarım var. İnanç olunca, insanda kaygı beslenemiyor ve gölgede kalıyor.

Yeni bir albüm çıkardınız. Neler yaşıyorsunuz, neler oluyor?  Pandemi dönemin de verilmiş doğru bir karar mı?  

Valla samimiyetle diyebilirim ki; meğer ne kadar büyük bir beklenti varmış. Bunu ben söylemiyorum dinleme ve izlemeye yönelik rakamlar veriler gösteriyor. Repertuar hazırdı. Doğru karar verdiğimi görüyorum daha doğrusu yaşıyorum. Fiziki olarak satışta olması da çok iyi geldi insanlara, çünkü albümü eline alıp, dokunmak isteyen kemik dinleyicilerim var.  Sektör açısından da inanılmaz bir heyecan ve taze kan oldu. Çok olumlu geri dönüşler alıyorum.

Ülkemizde en fazla araştırma yaptıran ünlü olarak da biliniyorsunuz? Ne dersiniz?

En fazla ben mi yaptırıyorum bilemem ama yaptığınız bazı çalışmaların arkasında bazen konuştuğunuz sözlerle, laflarla durmak yetmez… Rakamlara verilere de bakarak yol almanız gerekir. Kendinizi, çalışmalarınızı, yatırımlarınızı doğru veriler ışığında bilgi, his, öngörünüz ile birleştirerek yenilersiniz. Yönlendirirsiniz. Karar alırsınız, disiplinli çalışma ile aldığınız kararları destekler ve başarıya erişirsiniz. Bana göre doğru bir yöntemdir…

En beğenilen şarkılardan biri ‘Seni Kırmışlar’ oldu. Duygusal bir insan mısınız?

Evet… Rüzgâr esse kırılan cinsten bir yüreğim var maalesef. Beni yıllardır ‘Demir Lady’ diye lanse ettiler. “Unutmayın ki bana bir şey olmaz” sözüm yukarıdaki soruda belirttim slogan haline geldi. “Nasıl olsa Gülben’e bir şey olmaz” diyerek sağlı sollu, bıçaklı, tüfekli, mayın tarlası bombaları ile vurdular da vurdular. Acı çeken yanım nasır tuttu. Ama nefes alabiliyorum ve ışık saçmaya devam ediyorum. Yıllarca toprağın altına saklanan kömürün, elmasa dönüşmesi gibi…

Ülkemizin en bilinen sözü ya da sizin deyiminizle totemi;  “Unutmayın ki bana hiçbir şey olmaz” söyleminin sahibine soralım. Bu bir büyü, totem diyorsunuz… Doğru mu?  

İnsanız… Benim de etim, kemiğim bir canım var. Derim kesilirse benim de kanım akıyor. ‘Ama unutmayın ki bana hiçbir şey olmaz’ diyerek; bir totem, şahane bir büyü, çok güzel bir muska ve geçerli bir söze dönüştürdük hep beraber. Gerçekten de işe yarıyor. İnsan kendi kendine bunu tekrar edebilir ama inanarak söylerse daha da işleyen bir hali var. Her gün aynı saatte alınan antibiyotik gibi… Bu sözü tekrar ettiler ve şahane bir büyü yaptılar, üzerime altın tozlarını saçtılar ve bu güç sanki kalkanlaştı üzerimde… Ve pek çok kadın bu söylemi kullanıyor. Durmak yıkılmak yerine ayağa kalkıyor, işine gücüne daha da fazla sarılıyor. Ne güzel etmişim. İyi ki de söylemişim. .

Seslendirdiğiniz şarkılar arasında en çok hangi şarkınızı sevdiniz?

Toplamda 120’ye yakın şarkım çıkmıştır. İnan bir tanesi bile bana yabancı değil. ‘Ben buralardan gidicem, kendime bir yol çizicem’ diyorum bir şarkımda mesela. Gitme isteğim oldu ama gitmek gibi bir lüksüm hiç olmadı. Üç evlat var, nereye gidiyorum!

Bugüne dek edindiğiniz en büyük tecrübe ne?

Kimseye güven olmaz. Kendi başının çaresine bakmayı bileceksin.

 Baskılandığınız mahalle baskısı yaşadınız mı?

Çok… Ne boş, ne saçma süreçlermiş…  O ne der, bu ne der? Hepsi geçtiii, gitti.

Burada seçme seçilme hakkı bende. ‘Kim ne der?’ diye geçen yıllar için sadece yazık kelimesini kullanırım. O kadar. Kimler ne derlerse desin. Kime hesap veriyoruz? Ben ona, buna cevap vermek zorunda değilim. Cevap vermeye kalksam, sonra kendimi beğenmiyorum zaten. Ne gerek var? Yalan ve kıvırtma mücadeleleri saçma bir sahtelik sadece insanı çökertir. Hepsi geçti ve gitti…

Korkularınız var mı? Yaşlanma korkusu yaşadığınız oluyor mu?

Korkulara karşı inancım ve akıl fikir doğrultusunda hepimizin aldığı gibi tedbirlerim var.  Her yaşımın güzelliği ve bana kattıkları farklılıklar var. Öğretiler var. Dolayısıyla Önümdeki yıllar korksun bana gelirken. Benim hiç korkum yok.

Kendinize bakar mısınız?

Çok… İyi beslenirim, uykularıma dikkat ederim. Spor yaparım… 

Üç çocuk annesi olduğunuz için mi yoksa kendiniz için mi?

Her ikisi için de diyelim… Her insanın sağlıkla kalması beslenme, uyku ve mümkün olduğunca spora dikkat etmesi şart. Elinden geleni yapmalı bence… Yürümeden yatmamak gibi en azından…  Biyolojik standardınızı düşürmeden geleceğe erişmek için artık bu konulara dikkat etmek şart.  Şahsen  “Üç çocuğumun da evlendiğini görmek istiyorum. Torunlarım olsun, ben onlara yük olmayan tatlı bir babaanne olayım. Bazen bana gelsinler bazen de ben onlara gideyim isterim. Her kes ister…

Geleceğe dair planlarınız var neler?

Bir kere hayatımın sonuna kadar şarkı söylemeyi düşünmüyorum. Profesyonel anlamda… Yani 60’ımda illa sahnede olacağım gibi bir hayalim de iddiam da yok. Ama müzikten kopmadan üretmeye devam edip, farklı alanlara açılarak yazarak, çizerek beni mutlu edecek değerlere sarılmak diyebilirim.

Güzelliğinizi nasıl korursunuz?

İç güzelliğime, dış güzelliğimden daha özenerek… Dikkat edin lütfen içerisinden güzellikle beslenen kadınlar etrafına ışık saçıyor. Belki de bu sebeple estetiğim yok, bir süre daha da olmayacak sanırım. Ve Tasavvuf diyor ki: Dışını süslemekten bıkmadın mı? İçini süsle…

Dışını süsleyenlere karşı mısınız? Mesela estetik ameliyat olanlara?

Kesinlikle hayır… İlerisi için büyük konuşmam ve yapan kimseyi yargılamam. Şu ana kadar tercih etmeyişimin temelinde özgüvenim ve inançlarım var. Bakalım bundan sonraki yıllarda neler olacak?

İçinizi güzelleştirmek derken affedici bir isnan mısınız? Sizi kıranları affettiğiniz olur mu?

Hepsini affettim. Bu kolay bir şey değil… Affetmek de ağırdı, çok zor bir şey ama ben başardım. Hayatıma özgür bir şekilde devam edebilmek için, kimseye kin ve düşmanlık beslememek gerektiğini düşündüm.  İntikam duyguları ile beslenen bir yapıya sahip değilim.  İyilik peşindeyim. Bu sebepledir ki 40 tane anaokulu açtım.

Şarkı söylediniz, oyunculuk yaptınız yapıyorsunuz, gazetecilik kitap yazdınız… Jürilerde gördük.. Çok eleştirildiniz? Manken olarak başladığınız hayatta farklı farklı başarılı işler çıkardınız. Ürettiniz… Yıkıcı olumsuz eleştirilere karşı bir mesaj mı vermek istediniz?

İnsanlara bir şeyler ispat etmeyi bırakalı uzun yıllar oldu. Dağına göre kar diyelim. Çalışkan, enerjisi yüksek, kolay yorulmayan ve yorulmaktan zevk alan bir yapım var. En azından şunu da yapsaydım dediğim bir şey yok. Hepsi ben olgunlaştıkça, kendimi saydıkça yolumu aydınlatan işler oldu. Mesleğe ilk başladığım da sorsanız belki o yıllarda bunu bu şekilde anlamlandıramazdım. Sonraları anladım ki, bu bütün gerçekleştirdiklerim başarılı ve farklı olmanın bir alışkanlığı aslında…

Sevenleriniz çok bunu biliyorum. Bir yanda sizi aileden biri gibi çok sevenler olduğu gibi sevmeyenler de var. Bunu neye bağlıyorsunuz sizce sebebi ne? Samimi bulmuyor olabilirler mi?

Sevenlerim, o güzel yürekler bana bir ömür yeter. Nerede olursa olsun ister Anadolu’nun hiç bilmediğimiz bir köşesi isterse dünyanın öbür ucunda, onlar bana yeter. Gerisi boş. Samimiyetimi sorgulayanlar beni ormanda yaralanmaya alışmış, hırçın bir aslanın yavrularını korurken pençelerini çıkartması gibi önlem aldığımı görüyorlar.

Ünlüler; özellikle pandemi dönemi sosyal medya üzerinden gelir elde etmeye çalışıyor. Siz, bu mecraları bu şekilde değerlendirmeyi düşünüyor musunuz?

Yaklaşık sekiz yıldır bu mecralardan yani sosyal medya reklamları tarafından gelen teklifleri redd ettim. “Özelim orası” diye düşündüm ama şimdi öyle değil. Ciddi bir değişim dijital dönüşüm oldu.  Bir yıldır ‘Story’ reklamlarını kabul ediyorum. Ama marka ve ürün seçiciliğim yüzünden olabildiğince az yapıyorum.

Maddi olarak iyi yatırımınız var mı?

Hakkımda çok atıp tutan olmuştur. Ama hayatta bana en bilmediğin şe nedir diye sorsanız;  para ve para yönetimidir yanıtını veririm.  “Taksi plakaları var” diye yazılıp çizildiğinde  çok  güldüm ama bir yandan da özendim. Yatırım bilmem, kâr etmek nedir bilmem. Beni gerçekten tanıyan bana yakın olan insanlar iyi bilir bunu. Sadece şarkılara, işime, sahneme yatırım yapmasını iyi bilirim.  Birikimim de; ailem, çocuklarım ve mesleğim üzerine.

Kadınlar günü dediğimde günün anlam ve öneminin açılımı sizde nedir?

Kadınların acımasızca ve istikrarla haince öldürüldüğü bu günlerde kadınlar gününü nasıl geçer, kutlar mıyız, düşünür müyüz bilmiyorum. Çok üzgünüm elimiz kolumuz bağlı, kadına şiddete hayır demekten bıktım. Gül gibi kadınlarımız can veriyorlar ve katiller eşleri, sevgilileri en yakınları. Küresel olarak ele alınan öncelikli bir konu  ama fotoğraf ortada…

Ne yapılmalı? Kırk tane anaokulu açtım dediniz bunun kadınlara destek amaçlı mı düşündünüz? Amacınız neydi?

Çok şey yapılabilir… Ben kendi gücümün yettiği kadar sosyal projelerde; baba beni okula gönder gibi pek çok önemli çalışmalara destek verdim, içinde bulundum. Ana okulu açtım çünkü yine araştırma diyeceğim. Neden mi? Çünkü dünyada yapılan araştırmalara baktığımızda, veriler hep şu noktaya işaret ediyor; insanların  0 ila 6 yaş kazanımları hayat boyu süren öğretiler olduğu gerçeğidir.  Buradan hareket ettim. Çok düşündüm, araştırdım… Hiç unutmam Türkan Saylan konuşmamız sırasında “ iyi ve doğru yapılan bir işe niye insanlar gelmesin. Annelerin en büyük desteği okul öncesi eğitim” … Her şeyi de devletimizden beklememek gerekir. Bu bağlamdan hareketle anaokulu açtım.

Van ilimiz olsun, Soma olsun ve diğer…  Her biri açıldığında;  yaşanmış bir olay sonrası yani deprem gibi doğal felaketler, Soma’da kazalar ya da Özgecan cinayeti ile yaşanan toplumsal travmalar sonrası yapılan okullar.  Olumlu da olsa olumsuz da olsa en çok çocuklar etkileniyor. Büyükleri öyle iyi gözlemliyorlar ki o küçücük yüreklerinde duygularında yaşıyorlar…  Yaptırdığımız okullarda verilen eğitimler,  bu yaşanan travmalar göz önünde bulundurularak çocukların gelişimini olumlu yönde destek olacak içerikte planlandı.

Okul öncesi eğitimin önemi çok büyük… Ülkemizin en ücra köşesi de olsa gücümüzün yettiğini hayata taşımak gerektiğine inanıyorum.

Size ilham aldığınız kadınlar var mı?

Olmaz mı kadın başarısı, duruşu, nezaketi, güzelliğinden etkilenmemek mümkün mü?  Farida Kahlo’ dan Betül Mardin’e, Türkan Saylan’dan Afife Jale’ye onlarca kadın var yolumuza ışık tutan kadınlardan her zaman ilham almışımdır.

Pause dergi okurlarımız için, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajınız ne olur?

Kadınlara gölge etmesinler başka isteğimiz yok…

Sizce başarının sırrı nedir?

Çalışmaktır başarı. Çok severek, bıkmadan, düşe kalka, severek…