Yazılar

Ramazan’da kilo almamak için mutlaka sahura kalkılmalı!

Ramazan ayında öğün sayısının artırılması, dengeli besin tüketimi, sıvı alımına dikkat edilmesi ve porsiyon kontrolünün sağlanmasının önemine dikkat çeken Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, “Sahurda en iyi menü kahvaltılık tarzı beslenmedir. Mideye doygunluk hissi verecek çorba menüye dahil edilmelidir.” dedi.

İftar ve sahur arasındaki sürede sık sık ve azar azar beslenmek için en az 2 ara öğün yapılması önerisinde bulunan Şahin, “Metabolizma hızını arttırıp, kilo almamak için mutlaka sahura kalkılmalıdır” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Kübra Şahin, Ramazan ayında sağlıklı beslenme konusunda önemli uyarılarda bulundu.

Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin

Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin

İftar, sahur ve ara öğünler dengeli olmalı!

Öğün sayısının artırılması, dengeli besin tüketimi, sıvı alımına dikkat edilmesi ve porsiyon kontrolünün sağlanmasının önemine dikkat çeken Beslenme Uzm. Kübra Şahin, Ramazan ayında öğün sayısının iftar, mutlaka sahur ve 2 küçük ara öğün ile en az toplam 4 öğünü bulacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Şahin, “Her gün 4 temel besin grubunu (peynir/yumurta/et/tavuk/balık gurubu, süt/yoğurt gurubu, sebze-meyve grubu ve tahıl grubu) belirli miktarlarda iftar, sahur ve gece öğünlerinde eşit ve dengeli bir biçimde tüketilmeye çalışılmalı.” dedi.

Çorbasız Ramazan olmaz!

Çorbaların Ramazan sofralarının en önemli başlangıç besini olduğunu da kaydeden Beslenme Uzm. Kübra Şahin, “Ana öğünlerde; çorba, et-tavuk veya balık gibi yağsız-derisiz et çeşitleri, sebze ve kuru baklagil yemekleri, çeşitli sebzelerden oluşan salatalar, bulgur, tarhana, erişte gibi tam tahıllılar, çavdar, tam buğday veya karışık çok tahıllı ekmekler ve mutlaka hazmın kolaylaşması için komposto veya hoşaf tercih edilmelidir. İlk oruç açıldığında çorba ile başlayıp, bir süre ara verildikten sonra etli sebze yemeği gibi hafif yemeklerle yemeğe başlanılması; yavaş sindirime zaman tanıyarak 15-20 dakika sonra az yağlı / ızgara et yemeği, kuru baklagil, sebze yemeği, salata, ayran, cacık gibi yemeklerle devam edilmelidir. Bu durum hem doygunluk hissinin sağlanması hem de sindirim problemlerinin önlenmesi açısından etkili olacaktır.” diye konuştu.

Sahurda en iyi menü kahvaltı!

Ana yemek olarak etli veya etsiz sebze yemekleri, haftada 1-2 gün kırmızı et, 3-4 gün beyaz et, 1-2 günde kuru baklagil yemekleri tercih edilmesi önerisinde bulunan kaydeden Şahin, şöyle devam etti:

“Sahurda en iyi menü kahvaltılık tarzı beslenmedir. Mideye doygunluk hissi verecek çorba menüye dahil edilmelidir. Protein içeriği yüksek besinler tüketildiğinde tokluk süresini artırmaktadır. Örneğin, haşlanmış yumurta veya biberli, domatesli bir menemen sahur için gayet uygun besinlerdir. Normal ekmek yerine tam buğday unundan, çavdar ekmeği, kepekli ekmek gibi posa ve lif içeriği yüksek ekmek ürünleri tüketilirse tokluk hissi artacaktır. Ayrıca süt tüketimi hem tokluk hissi vermesi hem de sıvı içeriği açısından önemlidir. Öğünlerde de yoğurt, cacık, ayran gibi protein ve kalsiyumu yüksek besinlere de yer verilmelidir.”

İftar ve sahur arasında en az 2 ara öğün yapılmalı

Kan şekerini hızla yükselten beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan gıdalar yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna gibi posalı, glisemik indeksi düşük besilerin tercih edilmesi gerektiğine dikkat çeken Şahin, “Ara öğünlerde ise; taze mevsime uygun meyveler, çorba, dondurma, sütlü tatlılar, kuru meyve ve yağlı tohumlar gibi besinler tercih edilmelidir. İftar ve sahur arasındaki sürede sık sık ve azar azar beslenmek için en az 2 ara öğün yapılmalı.” ifadesinde bulundu.

Günde en az 2 porsiyon meyve çiğ ya da komposto olarak tüketilmeli

Günde en az 2 porsiyon meyvenin çiğ ya da komposto olarak tüketilmesi gerektiğini de söyleyen Şahin, “Şeker içeriği yüksek gıdalar kan şekerini hızla yükseltirler ve hızla düşürürler, bu da ertesi gün çok çabuk acıkılmasına ve kan şekerinin çok daha çabuk düşmesine sebep olacaktır. Şerbetli tatlılar yerine; sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Tok tutacağına inanılan hamur işleri denilen mantı, makarna, börek, gözleme, ekmek ve kızartma ağırlıklı besinleri sahurda fazla miktarda tüketmek tehlikelidir. Çünkü bu tür besinler uyanıldığında midede ağırlık, yanma ve ekşime hissettirebilmektedir.” şeklinde konuştu.

Çay, yemekten 2 saat sonra içilmeli!

Vücudun ihtiyacı olan suyun; metabolik su, günlük içilen sıvılar (çay, kahve, taze sıkılmış meyve suları, ayran, komposto suyu gibi) ve yenilen yiyeceklerle sağlandığını kaydeden Öğr. Gör. Kübra Şahin, “İftar ve sahur arasında sıvı gereksinimini karşılamak için ortalama 2–2,5 litre su tüketilmelidir. Yemekten hemen sonra çay, kahve içmek doğru değildir. Çay ve kahvenin içerisinde bulunan maddeler demirin emilimini azaltmaktadır. Bu yüzden yemekten en az 2 saat sonra çay veya kahve içilmelidir.” dedi.

Tokluk sinyaline dikkat!

Ramazan’da bütün gün oluşan açlıktan sonra, kişilerin iftarda çok hızlı bir şekilde ve çok miktarda besin tükettiğine işaret eden Öğr. Gör. Kübra Şahin, “Bu alışkanlık kan şekerinin hızlı yükselmesine neden olur. Beyin, ilk yemek yemeğe başladığı süreden en az 20 dakika sonra tokluk sinyali oluşturur. Bu yüzden hızlı yemek yemeniz tokluk sinyali oluşuncaya kadar daha çok miktarda besin tüketilmesine ve kilo alınmasına neden olacaktır. Sahurdan iftara kadar olan sürede aç kalındığı için metabolizma hızı zamanla yavaşlar. Kişi önce biraz kilo verir ancak bir süre sonra kilo verme durur ve sonrasında kilo artışı gerçekleşir. Bu olumsuzluklardan korunmak için, öğün sıklığı arttırılmalıdır.” diye konuştu.

Kilo artışını önlemek için sahur…

Dengeli ve sağlıklı beslenme ile kilo artışını önlemek için öncelikle alınan enerjinin azaltılması gerektiğini ifade eden Beslenme Uzm. Kübra Şahin, “Uzun süre açlıktan sonra sadece tek öğünde tüm besinlerin tüketilmesi doğru değildir. O nedenle az miktarda, öğünleri bölecek şekilde tüketilmesi gerekmektedir. Metabolizma hızını artırmak için en önemli nokta az az sık sık beslenmektir. Metabolizma hızını arttırıp, kilo almamak için mutlaka sahura kalkılmalıdır. Sahur yemekleri azar azar, iyice çiğneyerek tüketilmelidir. Çiğ sebze, domates, salatalık, biber gibi hem enerjisi düşük hem de sıvı içeriği yüksek olan, C vitamini açısından zengin yiyeceklere mutlaka sahurda yer verilmelidir. Sahurda fazla yeme isteği olmadığı durumlarda ise 1 bardak süt ve 1 porsiyon meyve kan şekerini dengede tutmak için yeterli olacaktır.” ifadesinde bulundu.

İftarda hafif yemekler tercih edilmeli

Metabolizma hızını artırmak için bir diğer yolun ise iftarda birden tüm besinleri yemek yerine bölerek ve ara vererek tüketmek olduğunu kaydeden Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Kübra Şahin, “Hafif yemekler tercih edilmelidir. Yemek üzerine hemen tatlı, meyve, kuruyemiş tarzı besinler tüketilmemelidir. Bunlar 1 saat aralıklı olarak tüketilmelidir. Oruç tutulan günde harcanılan enerji ile normal günde harcanılan enerji farklıdır. Bu yüzden dengeli bir beslenme programınızın olması özellikle vücuttaki yağ miktarının artmasına engel olacaktır.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Ramazan’ın geleneksel lezzetleri Sheraton İstanbul City Center’da

Sheraton İstanbul City Center, Ramazan ayını bereketli sofralar karşılıyor. Geleneksel Ramazan lezzetlerini modern sunumlarla bir araya getiren otel, büyük gruplara özel balo salonunda dört farklı iftar set menüsü, açık büfe alternatifi ve The Souq İstanbul’un özenle hazırlanmış iftar menüsü ile misafirlerini ağırlıyor.

The Souq İstanbul’da Ramazan sofrası

The Souq İstanbul’un sıcak atmosferinde, Ramazan’ın paylaşım ve birlik ruhunu yansıtıyor. Karışık ızgara, Adana kebap ve tavuk şiş gibi geleneksel ana yemek seçenekleri ile misafirlere lezzet dolu bir iftar deneyimi sunuluyor.
Büyük gruplar İçin özel iftar

Sheraton İstanbul City Center, kalabalık iftar organizasyonları ve kurumsal davetler için balo salonunda dört farklı set menüsü sunuyor.

Kuzu tandırdan, ağır ateşte pişirilmiş dana kaburgaya, Türk tatlı tabağından fıstıklı tel kadayıfa kadar geniş bir seçenek yelpazesiyle hazırlanan menüler, Ramazan sofralarının vazgeçilmez tatlarını misafirleriyle buluşturuyor

Açık büfe

Ramazan ayında daha geniş bir lezzet seçeneği sunan iftar büfesi, çeşitli iftariyelikler, geleneksel zeytinyağlılar, salata ve mezeler, Türk mutfağının sevilen ana yemekleri ve tatlı köşesi ile zengin bir iftar deneyimi yaşatıyor. Pastırmalı kuru fasulye, köri soslu piliç sote, balık buğulama gibi özel tatların yanı sıra geleneksel Türk tatlıları ve taze meyvelerle tamamlanan menü, Ramazan sofralarının ruhunu Sheraton İstanbul City Center’da yaşatıyor.

Ocakbaşında iftar

Perran Ocakbaşı, Ramazan ruhunu özel bir iftar sofrasında yaşamak isteyenleri, özenle hazırladığı zengin iftar menüsü eşliğinde ağırlıyor. Geleneksel tarifleri modern dokunuşlarla yorumlayan Şef Mehmet Keskin’in, Ramazan ruhuna uygun olarak tasarladığı iftar menüsünde, damaklarda unutulmaz tatlar bırakacak lezzetler bir arada yer alıyor.
Perran Ocakbaşı, günün çorbası ve çiğ köfte ile iftarın başlangıcını özel kılıyor. Perran veya Gavurdağı salatası eşliğinde, pastırmalı humus ve avokadolu peynir ezmesi gibi lezzetli mezeler iftar sofrasına renk katarken, ara sıcak olarak sunulan tabakaltı lahmacun ve tandır, iftar keyfini daha da zenginleştiriyor. Mekanın ana yemek seçenekleri arasında ise her biri Mehmet Şef’in özel tarifleriyle hazırlanarak Ramazan sofrasına eşsiz bir tat katan Adana kebap, çöp şiş, tavuk şiş veya karışık ızgara tabağı yer alıyor. Yemek sonunda, geleneksel güllaç veya Urfa usulü peynirli katmer ile iftar keyfini taçlandıran Perran Ocakbaşı’nda kişi başı iki adet soft içecek, çay ve Türk kahvesi de ikram olarak sunuluyor.
Bilgi: 0530 519 07 50

İGA, her milletten misafiri iftar sofrasında buluşturacak

İGA İstanbul Havalimanı, Ramazan ayının birlik, beraberlik, dayanışma ve hoşgörü ruhunu tüm dünyadan misafirleriyle paylaşmaya hazırlanıyor.

Bu yıl da Ramazan Köyü’nden iftar sofralarına, çocuklar için hazırlanan atölyelerden, eğlenceli aktivitelere kadar pek çok etkinlik yolcuları bekliyor.

Dış Hatlar bölgesinde kurulan Ramazan Köyü, yolculara geleneksel ve modern dokunuşların iç içe geçtiği benzersiz bir deneyim sunuyor. Geleneksel kostümler içindeki karakterlerin yolcuları karşıladığı bu alanda, Hacivat-Karagöz gösterilerinden ebru ve hat atölyelerine, dijital galaksi deneyiminden VR uzay yolculuğuna kadar geniş bir yelpazede etkinlikler düzenlenecek. Çocuklu aileler ayrıca, atlı karınca, dönme dolap, gondol ve trambolin gibi eğlenceli aktivitelerle Ramazan neşesini doyasıya yaşayabilecekler.

Ramazan ayının paylaşma ve ikram kültürünü yaşatmak adına, yolculara pamuk şeker, reyhan şerbeti ve Osmanlı macunu gibi geleneksel tatlar sunulacak. Ayrıca dış hatlar bölgesinde her gün kurulan iftar sofrasında da farklı kültürden misafirlerin buluşarak iftar yapmaları planlanıyor. Bu özel sofralar, ünlü şeflerin elinden çıkan lezzetli tatlar ve modern bir konsept ile misafirlerini karşılayacak.

Tepe Restauranta Boğaza karşı iftar

İstanbul’un eşsiz Boğaz manzarası eşliğinde Tepe Restaurant Lounge, özenle hazırladığı iftar menüsüyle misafirlerini ağırlıyor.

İftar sofralarının sıcaklığını yansıtan menü, Anadolu’nun köklü lezzetlerini Ramazan sofralarına taşıyor.

Menüde; uzun pişmiş iç pilavlı kuzu tandır, sumak ekşili kuru patlıcan dolması, İspir kuru fasulye, kuşbaşı tava, tereyağlı su böreği ve dana bonfileden Ali Nazik gibi geleneksel ve sevilen lezzetler yer alıyor. Tatlı olarak ise misafirler, Edirne Sarayı’ndan Helva-i Hakani, Karadeniz’in eşsiz lezzeti Trabzon Fındıklısı, Bursa Bey Sarayı’ndan Süt Helvası ve Osmanlı Saray mutfağının vazgeçilmezi Fıstıklı Kadayıf ile iftarlarını tatlı bir dokunuşla tamamlıyor.

Elite World otellerinde özel iftar menüleri

Elite World Hotels & Resorts, Ramazan ayında keyifli bir sohbet ve lezzetli yemekler eşliğinde iftar sofralarında buluşmak isteyenler için özel menüler hazırladı. Zincirin Küçükyalı, Basın Ekspres, Florya, Taksim, Sapanca ve Kuşadası otellerindeki iftar menüleri, damaklarda unutulmayacak lezzetler bırakmayı hedefliyor.

Elite World şefleri tarafından hazırlanan menülerde; iftariye tabağı, günün çorbası, ara sıcak, ana yemek, tatlı ve Ramazan ayına özel olarak hazırlanan lezzetli alternatifler bulunuyor. Geleneksel tatlardan modern sunumlara kadar geniş bir yelpazede oluşturulan menüler, farklı damak zevkine hitap eden zengin çeşitliliğiyle dikkat çekiyor. Gruplar için de özel iftar paketlerinin yanı sıra bazı otellerde Ramazan Bayramı’na özel konaklama avantajları da sunuluyor.

Zengin menü alternatifleri

Elite World Grand İstanbul Küçükyalı, Adalar manzarası eşliğinde Ramazan’ı unutulmaz kılacak menüler planladı. 5 farklı iftar ve çeşitli sahur menüleri seçeneğiyle misafirlerine zengin alternatifler arasında seçim yapabilecek.

Elite World İstanbul Taksim ise üç farklı iftar menü alternatifiyle misafirlerine Ramazan’da unutamayacakları bir lezzet festivali yaşatmaya hazırlanıyor.

Ramazanda Sapanca’nın tertemiz havası ve eşsiz doğasında bir iftar sofrasında buluşmak isteyenler için Elite World Grand Sapanca, birbirinden lezzetli tatlardan oluşan 6 farklı menü seçeneği hazırladı. Şefler tarafından hazırlanan lezzetler hem damaklarda hem de anılarda unutulmaz bir iz bırakmayı hedefliyor. Otel ayrıca 28 Şubat – 28 Mart arası yapılacak konaklamalarda , tüm oda tiplerinde % 30 indirim uyguluyor. Misafirler bu tarihler arasında SPA’lardaki uygulamalarda da % 15 indirimden yararlanabilecek.

Grup rezervasyonlarına özel semazen gösterisi

Elite World İstanbul Florya ise 6 farklı menü seçeneğiyle iftarı unutulmaz bir lezzet şölenine dönüştürüyor. Ramazan’a özel lezzetlerin yanı sıra uluslararası mutfaklardan tatlar iftar sofralarını özel kılıyor. Otel, grup rezervasyonları için de özel bir kampanya sunuyor. 100 kişi ve üzeri özel iftar davetlerinde semazen gösterisi otel tarafından hediye ediliyor. Otel, 500 kişi kokteyl, 450 kişi ziyafet düzeninde hizmet veren görkemli balo salonu, özel menüleri ve deneyimli ekibiyle iftar davetlerini kusursuz kılıyor.

Gruplara özel kampanya hazırlayan Elite World Kuşadası da 28 Şubat 2025 tarihine kadar gerçekleştirilecek rezervasyonlarda 10 kişi ve üstü iftar grupları için % 15 indirim imkânı sunuyor. Otel ayrıca, üç farklı iftar menüsüyle Ramazan ayında keyifli bir sohbet ve yemekte buluşmak isteyenleri bekliyor.

Sahura mutlaka kalkın! Çünkü…

‘Ben akşamdan yiyip yatıyorum, uykum da bölünmemiş oluyor’, ‘sahura kalkmama gerek yok, açlığa dayanıyorum’, ‘sahur yapınca daha çok acıkıyorum’, ‘vücudum alışık, sahursuz da rahat oruç tutuyorum”… Bu ve benzeri söylemleri Ramazan’da çok sık duyuyoruz. Ancak dikkat! Sahura kalkmadan oruç tutmak, gün içerisinde baş ağrısından kan şekeri düşüklüğüne, sindirim sorunlarından halsizliğe ve konsantrasyon kaybına dek bazı sorunlara neden olabiliyor. Tabi sahurda tüketilen besinlerin seçimi de büyük önem taşıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Dönmez “Oruç sürecinde vücudumuz için en önemli öğünlerden biri olan sahura kalkmak, sağlıklı bir Ramazan geçirmenin temel taşlarındandır. Bununla birlikte oruç tutan kişilerin gün boyu enerjilerini koruyabilmesi, susuzluk hissini hafifletmesi ve açlıkla başa çıkabilmesi için sahurda doğru gıda seçiminin yapılması da son derece önemlidir” diyor. Sağlıklı ve dengeli bir sahur alışkanlığının Ramazan boyunca kişiyi daha enerjik ve sağlıklı tutacağını belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Dönmez, sahurda sağlıklı beslenmenin 6 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Dönmez

Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Dönmez

  • Tok tutan besinleri tercih edin

Sahurda yüksek lifli, protein açısından zengin ve sağlıklı yağlar barındıran peynir, domates, salatalık, yoğurt, tam tahıllı ekmekler, ceviz, badem ve zeytinyağı gibi gıdalar tüketmek tokluk hissi sağlayarak uzun süreli açlığa karşı dayanmayı kolaylaştırır. Sebzeler, meyveler, tam tahıllı ürünler ve baklagiller lif açısından zengindir ve sindirimi yavaşlatarak tokluk hissini artırır. Örneğin; bir kase yoğurt ve yulaf ezmesi üzerine dilimlenmiş meyve ve badem eklenmesi veya bir dilim ekşi maya ekmeği üzerine haşlanmış yumurta, peynir ve avokado dilimleri ile tercih edeceğiniz alternatifler ile gün boyunca tok kalma sürenizi ve enerji seviyelerinizi koruyabilirsiniz.

  • Yağlı ve şekerli gıdalardan kaçının

Sahurda yağlı yiyecekler ve şekerli besinler tüketmek, sindirim sistemini zorlar ve mide problemlerine yol açar. Ayrıca, bu tür yiyecekler kan şekerini yükseltip ardından düşüreceği için daha erken acıkmanıza, gün boyunca halsizlik ve baş ağrılarına sebep olur. Özellikle kavrulmuş, kızarmış yiyecekler yerine haşlama veya ızgara tarzı pişirme yöntemlerini kullanabilirsiniz. Doğal tatlılar (hurma veya kuru kayısı) ve sağlıklı yağlar (zeytinyağı gibi) tercih edin.

  • Protein kaynakları tüketin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Dönmez “Protein açısından zengin besinler, uzun süre tok tutar ve enerji seviyenizi yükseltir. Yumurta, peynir, yoğurt, süt, baklagiller gibi protein kaynakları sahur için ideal besinlerdir” diyor.

  • Kompleks karbonhidratlar tercih edin

Kan şekerini hızlı bir şekilde yükselten beyaz ekmek veya hamur işi yerine tam buğday ekmeği, yulaf, esmer pirinç gibi kompleks karbonhidratlar, sindirimi yavaşlatarak uzun süre tokluk sağlar. Bu tür besinler, kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur ve posa içeriği ile tokluk süresini uzatır.

  • Bol su için

Vücudun su ihtiyacını karşılamak için sahurda en az 2-3 bardak su içmek çok önemlidir. Sahurda tüketilen su, gün boyunca yaşanabilecek dehidrasyonu (susuzluk) önler. Sahurda kahve, çay ya da kafeinli içecekler tüketmek, idrar söktürücü özelliği nedeni ile oruç sırasında daha fazla su kaybına yol açar. Bu nedenle su, kafeinsiz içecekler veya bitki çayları daha doğru seçimler olacaktır. Ayrıca iftardan sahur bitimine kadar düzenli aralıklarla 2 litre su tüketmeye çok dikkat edin.

  • Aşırı tuzdan kaçının

Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Dönmez “Sahurda aşırı tuzlu gıdalar (zeytin, tuzlu peynir gibi) tüketmek, vücudun su kaybetmesine neden olur ve susuzluk hissini artırır. Bu nedenle, tuz alımını mutlaka sınırlandırın” diyor.

İftar büfesi Raffles İstanbul’da kuruluyor

Raffles İstanbul, Ramazan ayı boyunca her gün zengin iftar büfesinde çeşitli yöresel lezzetleri sunuyor.

Ramazan ayı boyunca her gün fasıl eşliğinde sunulan iftar deneyiminde, Türkiye’nin yedi bölgesinden seçkin yöresel lezzetler misafirlerle buluşuyor. Hataylı şeflerin özenle hazırladığı Osmanlı mezeleri, odun ateşinde pişen ızgara ve kebap çeşitleri, Raffles İstanbul’un dillere destan döneri ve geleneksel Türk tatlıları, unutulmaz bir iftar deneyimi vadediyor.

Ramazan ayı boyunca 10 kişi ve üzeri grup rezervasyonlarında %15, 1-10 Mart tarihleri arasındaki rezervasyonlarda ise %10 indirim avantajıyla yararlanılabiliyor. Zengin çeşitliliğiyle öne çıkan iftar büfesi, 6 yaş ve altındaki minik konuklara ücretsiz, 7-12 yaş aralığındakilere ise %50 indirimli olarak sunuluyor.

Bilgi: +90 533 284 3160 restaurant.reservation@raffles.com

Hilton Istanbul Maslak’tan 4 farklı iftar menüsü

Hilton Istanbul Maslak, bu Ramazan da 4 farklı iftar menüsü hazırladı. Executive Chef Ceyhan Aşcıoğlu ve ekibinin elinden çıkan dört dörtlük Ramazan menüleri, iftar bereketini sevdikleriyle paylaşmak isteyenleri bekliyor.

Aşcıoğlu ve ekibinin elinden çıkan set menüler, birbirinden lezzetli iftariyeliklerle başlıyor. Ezogelin, Osmanlı, mercimek ve düğün çorbası gibi içinizi ısıtacak çorba çeşitleriyle devam eden menülerde ara sıcak olarak Adana böreği, Kayseri mantısı, kuru patlıcan dolması, pastırmalı ve kaşarlı börek gibi lezzetli ve doyurucu alternatifler sunuluyor. Ana yemekte geleneksel hünkâr beğendi, ağır ateşte pişirilmiş dana incik, fırınlanmış dana antrikot ve kuzu tandır yer alıyor. Tatlı olarak ise Ramazan’ın vazgeçilmezi güllaç, kazandibi ve sütlaçtan oluşan sütlü tatlı tabağı, kaymaklı ayva tatlısı, şöbiyet, baklava ve kadayıftan oluşan Türk tatlı tabağıyla son buluyor. Çay ve meşrubat ise limitsiz olarak set menüye dâhil ediliyor.

Hilton Istanbul Maslak, ayrıca 27’nci katında bulunan, panoramik şehir ve Boğaz manzaralı The Roof salonunda, yıldızların altında özel iftar davetlerine ev sahipliği yapabiliyor.

İletişim: 0212 305 1000

E- Mail: maslak.info@hilton.com

Eski Ramazanların tadını arayanlar, Beta Yeni Han’da buluşuyor

“Nerede o eski ramazanlar, nerede o eski iftar sofraları” diyorsanız, size güzel bir haberimiz var! 16. yüzyılda İstanbul’da kahvenin ilk kavrulduğu yer olan tarihi Beta Yeni Han, eski ramazanları yeniden yaşatıyor. Eminönü-Tahtakale’de bulunan ve eşsiz bir atmosfere sahip olan Han, misafirlerini Ramazan boyunca geleneksel lezzetlerle dolu iftar sofralarında ağırlayacak.
Ramazan ayı boyunca lezzet şöleni yaşanıyor. İçleri ısıtan leziz çorbalarla başlayan Beta Yeni Han iftar menüsü, beyaz peynir, pastırma, bal & kaymak, hurma, kayısı, ceviz ve zeytinden oluşan iftariyelik tabağıyla devam ediyor. Ara sıcak olarak tereyağlı su böreğinin yer aldığı menüde ana yemekte Adana kebap, kuzu şiş ve tavuk şişten oluşan Spesiyal Tabak sunuluyor. Bahçe salata ise bu eşsiz lezzete ezme salata ve yoğurtlu patlıcan salatasıyla birlikte eşlik ediyor. Tatlı olarak ise sütlaç, güllaç veya baklava seçilebiliyor. Sınırsız çayın ikram olduğu iftar menüsünde ayrıca içecek olarak ayran, şalgam ve gazozdan birini tercih etmek mümkün. Beta Yeni Han’ın bu leziz menüsü kişi başı sadece 950 TL.
Çikolata, lokum ve baklava almayı unutmayın!
İftarın ardından A’la Kahve Evi’nde közde pişirilen kahvelerinizi keyifle yudumlayabilir ya da Beta Tea House’da dünyanın dört bir yanından özenle seçilmiş çay yapraklarıyla hazırlanan koleksiyon çayları keşfedebilirsiniz.