Yazılar

Düğünlerin vazgeçilmez şarkıları

Düğünlerin vazgeçilmez şarkıları

Etnik ve halk müziğinin sevilen sanatçısı Züleyha Ortak, ‘Gelin Kınası 2’ albümü müzikseverlerle buluşturdu…

Sevilen sanatçı Züleyha, ‘Gelin Kınası 1’ albümü ilk kez 2014 yılında müzik raflarında yerini almasından sonra yoğun istek üzerine ‘Gelin Kınası 2’ de düğünlerde çalınan şarkılardan oluşuyor. Yapımcı Nilüfer Saltık’ın fikri olan, düğünlerde vazgeçilmez şarkıların yer aldığı albümü Kalan Müzik & Z Müzik etiketiyle tüm dijital platformlarda dinleyici ile buluştu.

Ünlü sanatçı Züleyha Ortak, albümde şarkıları Kürtçe, Zazaca, Ermenice, Arapça dillerinde de seslendirerek geniş kitlelere ulaşmayı hedeflediklerini belirtti. Züleyha, ‘Gelin Kınası 2’ albümünde ‘Oy atlıya atlıya, ‘Kınayı yakmışlar geline’ gibi kült eserlerin yer aldığı bu albüm arşiv niteliğinde.  Albümünde söz ve bestesi Adnan Fırat’a ait ‘Kınayı Yakmışlar Geline’nin klibini Mehmet Hakyemez ve Ferhat Öçmen çektiler. Şarkının düzenlemesi ise ünlü DJ ve aranjör Serdar Ayyıldız’a ait.

Klipte gelin oldu…

Züleyha, ‘Kınayı Yakmışlar geline’ adlı şarkısının klibinde gelin olarak eline kına yaktırdı. Klipte gelin olma heyecanını yaşayan sevilen sanatçı, ‘Klipte gelin olup kına yakılması değişik bir tecrübe oldu’ dedi.

Efsane yıldız Audrey Hepburn, Grand Hyatt İstanbul’da

Efsane yıldız Audrey Hepburn, Grand Hyatt İstanbul’da

Grand Hyatt İstanbul, Madame Tussauds Müzesi iş birliğinde Hollywood’un efsanevi oyuncusu ve moda ikonu Audrey Hepburn’u ağırlıyor.

Audrey Hepburn balmumu figürü Grand Hyatt İstanbul Mezzanine katında sergileniyor. Ayrıca işbiliği kapsamında Grand Hyatt İstanbul misafirleri Madame Tussauds Müzesi’ni yüzde 25 indirimle ziyaret edebiecek.

Güzelliği ve zarafeti ile herkesi kendine hayran bırakan Hepburn, başarılı oyunculuk kariyerinin yanı sıra ikonik tarzıyla da unutulmaz yıldızlardan biri. Oyunculuk hayatı boyunca sayısız ödülün sahibi olan Hepburn, 1954’te “Roman Holiday” ile kazandığı Oscar’ın yanında tam 4 kez En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ına aday gösterildi. Bunun yanında 2 kez İngiliz Film Akademisi Ödülleri BAFTA’yı kazanan Hepburn, bu ödüle iki kez de aday gösterildi.

Çocuğunuza tuvalet eğitimi verirken baskıcı olmayın

Çocuğunuza tuvalet eğitimi verirken baskıcı olmayın

Pek çok ebeveyn çocuğuna tuvalet eğitimi verirken zorlanıp bu süreci nasıl geçirmesi gerektiğini tam olarak bilemiyor. Uzm. Kl. Psk. Şeyma Aykut, bu süreçte yaşanan problemlerin ebeveynlerin kaygılarından kaynaklandığını belirtiyor.

Tuvalet eğitimi çocuk gelişiminin önemli aşamalarından biridir. Ancak bu eğitim birçok anne baba için oldukça kaygı verici bir süreçtir. Tuvalet eğitimindeki ciddi problemlerin birçoğunun çok kaygılı anne ve babalardan kaynaklandığını söyleyen Uzm. Klnk. Psk. Şeyma Aykut, çocuğa tuvalet alışkanlığı kazandırırken ilk olarak çocuğun tuvalet eğitimine hazır olup olmadığını gözlemlemek gerektiğinin altını çiziyor. Uzm. Klnk. Psk. Aykut, çocuk ıslak ya da kuru bezinden rahatsız oluyorsa, gündüzleri en az 2 saat kuru kalıyorsa, kakasını gizlenerek yapıyor ve yaptıktan sonra haber veriyorsa, öğlen uykularından kuru kalkıyorsa, tuvaleti geldiğinde bunu mimikleriyle, duruşuyla, işaretlerle veya sözel olarak ifade etmeye başlamışsa tuvalet eğitimine hazır olduğunun düşünülebileceğini belirtiyor.

Belirli bir düzen izlemek çocuğun tuvalet alışkanlığı kazanmasına yardımcı olur

Kas kontrolünün tamamlandığı 1,5 yaştan sonra, eğer çocuğun hazır olduğuna dair belirtiler de tamamsa tuvalet eğitimine başlanabileceğine dikkat çeken Uzm. Klnk. Psk. Aykut, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ortalama olarak kız çocukları 29 ay, erkek çocukları ise 30 aylıkken tuvalet eğitimine hazır hale gelir. Çocuğun bu eğitime hazır olması kadar sizin bu süreci nasıl yönettiğiniz de oldukça önemlidir. Öncelikle çocuğa tuvaleti gösterip ne işe yaradığını, artık bez kullanmayacağınızı, bu sürecin nasıl olacağını anlatabilirsiniz. Kitaplardan ve oyuncaklardan da yararlanabilirsiniz. Tuvalet eğitimi verirken belirli bir düzen izlemek çocuğun bu alışkanlığı kazanmasında faydalı olacaktır. Örneğin gündüzleri “Tuvalet zamanı geldi, bir bakalım” diyerek saat başı tuvalete oturmasını sağlayabilirsiniz. Daha sonra tuvalete çıktığı zamanları not alarak diğer günlerde ona göre tuvalete oturtabilirsiniz.”

Tuvalet eğitimi sırasında çocuğu korkutmayın, zorlamayın

Tuvalet eğitimi sürecinde baskıcı ve zorlayıcı olunmaması gerektiğini hatırlatan Uzm. Klnk. Psk. Şeyma Aykut, “Örneğin; çocuğa sürekli “Tuvaletin geldi mi” diye sorarsanız, çocuk bu duruma direnç gösterebilir” diyor. Tuvalet alışkanlığının bir anda kazanılamayacağını ve çocuktan çocuğa değişebileceğini anlatan Aykut, bazı çocuklarda birkaç gün süren bu eğitimin bazı çocuklarda daha fazla sürebileceğinin altını çiziyor.

Bu süreçte ebeveynlerin sabırlı ve kararlı olması gerektiğini söyleyen Uzm. Klnk. Psk. Aykut, önerilerini şöyle sürdürüyor: “Eğitime başlamadan önce ve eğitimi verirken çocuğu hiçbir zaman korkutmamalı, zorlamamalı ve baskıcı olmamalısınız. Çok baskı ve denetleme çocuğunuzun bu dönemde takılı kalmasına, verme ve bırakmayı zorluk olarak görmesinden dolayı cimriliğe, aşırı mükemmeliyetçiliğe, bağımlı kişiliğe, tatmin olmamaya, aşırı titiz bir kişi olmasına neden olabilir. Çocuğunuzun bir birey olduğunu ilk hissettiği bu dönemde doğru yaklaşım çocuğunuzun kendine güvenen bir birey olmasını sağlayacaktır. Sizin çocuğa yaklaşımınız ve tutumunuz gelecekteki karakterinin temellerini oluşturacaktır.”

Sarah Haderi ”Kapılar Duvar”

Sarah Haderi ”Kapılar Duvar”

Ülkesi Arnavutluk’tan İstanbul’a yatırım yapmak için gelen ve ülkesinin en başarılı genç girişimcileri arasında yer alan Sarah Haderi’nin hayalleri Türkiye’de gerçek oldu.

Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok şehrini gezen ve İstanbul aşkını tüm yatırımlarını Türkiye’ye taşıyarak perçinleyen Haderi, birde sürprize imza attı.

Türk insanını ve tük müzikseverleri ”Kapılar Duvar” şarkısıyla selamlayarak herkesi şaşırtmayı başaran Sarah Haderi, güçlü sesi ve benzersiz yorumu ile kalplere dokunmayı başardı. Nokta Müzik etiketiyle tüm dijital platformlarda yayınlanan ve genç sanatçı Deha Bilimlier’in eşlik ettiği kariyerinin ilk single çalışmasının klibini Bsk Group Produksiyon’la birlikte İstanbul’da çeken Haderi, ”Türkiye’yi ve Türk insanını çok seviyorum. İstanbul’a ise aşığım. Dünyada gezip dolaşmadığım yer kalmadı diyebilirim ama ben burada her seferinde yeniden aşık olduğum ülkede ve şehirde olmak istedim. Müzik benim özgürlük alanım, motivasyon kaynağım. Kendimi notalarda mutlu hissediyorum.” sözleriyle heyecanını dile getirirken yepyeni şarkılar hazırladıklarını da dile getirerek müzik dünyasında kalıcı olacağının ilk sinyallerini verdi…

Güneş lekelerinin tedavisi mümkün

Güneş lekelerinin tedavisi mümkün

Yaz aylarıyla birlikte ortaya çıkan cilt sorunlarının başında güneş lekeleri geliyor. Uzun süreli ve tekrarlayan güneş ışığına maruz kalındığında özellikle yüz el göğüs sırt kol ve bacaklar gibi açık alanlarda kahve renkli güneş lekeleri oluşabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Ayşen Sağdıç Coşkuner, güneş lekeleri için kullanılan tedavi yöntemlerini anlatıyor.

Pürüzsüz ve eşit cilt tonu, cildimizin genç ve sağlıklı görünmesi için elzemdir. Tabii ki hepimiz cildimizin böyle görünmesini isteriz. Ancak gelmesini dört gözle beklediğimiz yaz aylarında görülen güneş lekeleri cildimizin güzel görüntüsünü etkileyebiliyor. Güneş ışınlarının zararlı etkileriyle oluşan güneş lekelerine halk arasında yaşlılık lekesi deniyor. Güneş lekeleri kadınlarda ve koyu tenlilerde daha sık görülüyor. Oluşumunda çocukluk ergenlik döneminden itibaren maruz kalınan güneş ışınlarının etkisi olan güneş lekeleri 20’li yaşlarda itibaren kendini göstermeye başlıyor.

Uzm. Dr. Ayşen Sağdıç Coşkuner, güneş lekelerinin oluşumunu şöyle anlatıyor: “Derimize rengini veren pigment (renk) hücresi melanositlerdir. Derinin en üst tabakasında bulunan melanositler melanin üretirler. Koyu tende melanin daha çok, beyaz tende daha az üretilir.  Güneşlenme ile deri rengimiz koyulaşır, bronzlaşma meydana gelir. Bronzlaşma; melanin üretiminin artması derinin en üst tabakasına yayılmasıyla olur. Melanin deriyi adeta bir giysi gibi örterek güneşin zararlı etkilerinden korumaya çalışır yani bronzluk derinin zararlı güneş ışınlarına karşı bir savunma mekanizmasıdır. Fakat uzun süreli ve tekrarlayan güneş ışığına maruz kalındığında özellikle yüz, el, göğüs, sırt, kol ve bacaklar gibi açık alanlarda kahve renkli güneş lekeleri oluşur.  Güneş lekeleri UV ışınlarının yanı sıra genetik yapı, hamilelik, hormonal değişimler, bazı ilaçların kullanımı, mantar gibi cilt hastalıklarından, yaralanma, yanık ve akne gibi cilt sorunlarından sonra ve yaşlılıkta görülebilir.”

Güneş lekelerinin türleri

Melazma: En sık yüzde, yanak, burun üzeri, alın, dudak üstü, çene ve nadiren boyun, kollarda görülen kahverengi lekelerdir. Güneş ışınlarının etkisiyle yaz aylarında ve solaryum sonrasında artar, rengi koyulaşır, koyu tenlilerde daha sıktır. En sık kadınlarda görülür. Yüz bölgesinde genellikle iki taraflı simetriktir, güneş lekesi olan kişilerde tiroit hastalıkları sıklıkla görülebilir. Deriden koyu renkli düzensiz sınırlı deriden kabarık olmayan lekeler şeklindedir.

Çiller: En sık yüz, el sırtı, kollar ve gövdenin üst kısımlarında yerleşen 5 mm çapında yuvarlak veya oval kahverengi lekeler. Çok açık tenli, kızıl saçlı, renkli gözlü kişilerde daha sık görülüyor. Çiller çevrelerindeki lekesiz ciltten çok daha hızlı melanin pigmenti ürettiğinden yazın güneş ışınlarının etkisiyle artıyor.

Solar lentigo: En sık yüz, boyun, göğüs, sırt, omuzlar ve el sırtı gibi güneşe maruz kalan bölgelerde görülen, çillerden çok daha büyük, yuvarlak veya oval şekilli, kahverengi veya siyah lekeler. Genellikle dışarıda çalışmak zorunda olan ve bu nedenle güneşte uzun süre kalan kişilerde ortaya çıkıyor. Açık tenli kişilerde daha fazla görülüyor.

Gebelik lekeleri: Melazmanın hamilelik döneminde görünen türüdür. Güneş ışınları etkisiyle belirginleşir. Doğum sonrası kendiliğinden iyileşebilirken, geçmeyen gebelik lekelerinin tedavisi için melazmadaki tedavi uygulanır.

Bitkilere bağlı güneş lekesi: En çok yüz boyun gövde kollar ve el sırtında ortaya çıkan çizgisel veya benekli kahverengi lekelerdir. Cilde sürülen bazı kozmetik ürünler, parfümler ve cilde temas eden incir, havuç, limon, dereotu, kereviz gibi bitkilerin özsularının güneş ışınlarıyla etkileşimi sonucu ortaya çıkar.

İlaçlara bağlı güneş lekesi: Özellikle sivilce tedavisinde kullannılan bazı antibiyotikler, güneş ışınlarıyla etkileşime girerek ciltte yanma kızarma ve soyulma yapabilir. Erken dönemde ilaç kesilmezse, tıbbi tedavi yapılmazsa ve güneş koruyucular dikkatli kullanılmazsa kahverengi cilt lekeleri ortaya çıkabilir.

Yaz-kış güneşten korunun

Dr. Ayşen Sağdıç Coşkuner, güneş lekesinin tanı ve tedavisinin mutlaka bir dermatolog tarafından yapılması gerektiğinin altını çiziyor. Güneş lekesi tedavisinde en önemli etkenin güneş ışınlarından etkili bir şekilde korunmak olduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Çoşkuner, güneşten korunmak için düzenli kullanılan uygun güneş koruyucu kremler ve şapka kullanımının tedavide ve lekelerin oluşumunun önlenmesinde son derece etkili olduğunu belirtiyor. Gün içinde 11.00-16.00 saatlerinin güneşlenmek için uygun olmadığını ifade eden Uzm. Dr. Çoşkuner, “Cilt güneşten yaz-kış korunmalıdır. Güneş koruyucu losyon seçerken cilt tipine, yaşa, uygun SPF faktörü seçilmelidir. Leke ve deri kanseri riskini arttırmasından dolayı solaryum ile bronzlaşmadan kaçınılmalıdır” diyor.

Güneş lekesini tedavi eden hiçbir yöntemin lekelerin tamamen ortadan kaldırmadığını, daha küçük boyutlara indirgediğini ve rengin açılmasını sağladığını söyleyen Uzm. Dr. Çoşkuner,  güneş lekesi tedavisinde uygulanan yöntemler şöyle anlatıyor:

Leke açıcı kremler: Yüzeysel melazmada lekeyi açabilirler güneşe duyarlılığını arttırabileceğinden dolayı gece kullanımı uygundur. Mutlaka dermatolog kontrolünde uzun süreli ve düzenli kullanılmaları gerekir.

Kimyasal peeling: Leke tedavinde çok etkilidir ve kışın uygulanır. Ciltte derin yanık ve skar bırakabilir. Mutlaka lekenin özelliğine ve cilt renginize göre bir dermatolog tarafından uygulanmalı ve takip edilmelidir.

Karbon peeling ve enzimatik peeling: Renk hücrelerini etkileyerek hem leke giderici hem de dövme silmede etkilidir. Cilt tonunu genel olarak açar, kolajen dokuyu canlandırır vecildin tazelenmesini sağlar.

Altın iğne RF- dermapen uygulaması: İnce çok sayıda iğneler ile cilt üzerinde görünmeyen delikler açılarak cilde leke açıcı serum enjekte edilir. Bu işlem ile cildin kendi onarım mekanizması tetiklenir ve cilt toparlanır ve lekeler yok edilebilir.

Mezoterapi-PRP:  Leke tedavisinde genellikle lazer tedavisine destek amaçlı yapılır. Bu yöntemde leke giderici birçok madde ya da kişinin kendi plateretleri kullanılarak cildin kendini yenilemesi sağlanır ve cilt lekeleri azaltılabilir. Etkili bir yöntemdir.

Lazer: Leke tedavisinde kullanılan en etkili yöntemlerden biridir. Kısa süreli ve ağrısız bir tedavi yöntemidir. Kışın uygulanır. Uygulanan bölge güneşten bronzlaşmaktan uzak tutulmalıdır. Bu cihazlar cildi soyarak veya renk hücrelerini tahrip ederek etkili olurlar.

Deniz Özçelik Kosovalıları büyüledi

Deniz Özçelik Kosovalıları büyüledi

Altın Güvercin Beste Yarışması birincisi müzisyen Deniz Özçelik, bu yıl 20’incisi düzenlenen Kosova’daki Dokufest Uluslararası Film Festivali’nde Dhafer Youssef ile aynı sahnede performansı ile Kosovalıları büyüledi.

Deniz Özçelik, Kosova Prizren Kalesi’ndeki festival konserinde, kendi besteleri ve olağanüstü vokal performansıyla izleyenleri kendisine hayran bıraktı.

Özçelik, Dokufest performansında İngilizce ve Türkçe bestelerinin yanı sıra türküler ve dünya pop klasiklerini harmanladı. Orman yangınlarında ölen hayvanlar için bestelediği şarkısı ‘I’m an animal’ seyirciden büyük alkış aldı.

Vokal dalında yüzde 100 burs kazanarak gittiği Berklee College of Music’de çok ünlü müzisyenlerle çalışan Deniz Özçelik, geçtiğimiz sene Altın Güvercin Beste Yarışması’nda En İyi Besteci, En İyi Söz Yazarı ve En İyi Yorumcu ödüllerinin hepsine birden layık görülmüştü.

Deniz Özçelik, sözü ve müziği kendisine ait olan ‘Neylerim’ adlı teklisiyle dikkat çekti. Majnoon ile beraber çıkardığı parça, Serdar Ayyıldız Remix’iyle Youtube’da bir

milyon dinlenmeyi aşarak büyük beğeni toplamıştı.

Bodrum’da Kenan Doğulu sesleri

Bodrum’da Kenan Doğulu sesleri

Kenan Doğulu, Bodrum Antik Tiyatro’da BtcTurk PRO sahnesinde mükemmel bir konsere imza atarak dinleyicileriyle şarkılar söyledi.

Yoğun ilgi gösterilen konserde Kenan Doğulu, ayakta alkışlanan sahne performansı ve özel repertuarıyla müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşattı.

Konsere “Issız Ada” şarkısıyla başlayan Doğulu, “Yaparım Bilirsin”, “İlk Adımı Sen At” ve “Çakkıdı” gibi hit şarkılarını sevenleriyle beraber söyledi. Kenan Doğulu’ya sahnede tuşlu çalgılarda Mustafa Haybat, davulda Nedim Ruacan, perküsyonda Abbas Karacan, bas gitarda Orhan Deniz, elektro gitarda Gökay Semercioğlu, vokallerde Duygu Soylu ile Sinem Yalçınkaya, saksafonda Toygun Sözen ile Serkan Altınok, trompette Tolga Bilgin ve trombonda Ziya Arman eşlik etti.

Kenan Doğulu, konserinin sonunda yoğun istek ve alkışlar üzerine bis yaparak “Pamuk” şarkısını seslendirdi.

Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul’da sıra dışı pazar kahvaltıları

Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul’da sıra dışı pazar kahvaltıları

Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul, yalnızca yerel ve mevsimsel ürünlerin servis edildiği Avlu Restaurant’da Pazar sabahları gerçekeleşen canlı müzikli kahvaltılarla haftasonlsrınıza renk katıyor.

Tamamı sürdürülebilir ve doğal ürünlerden oluşan zengin menülü geç kahvaltı “Sparkling Sunday”   Pazar sabahları misafirlerine unutulmaz bir gurme deneyim yaşatıyor.

Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul

Pazar günleri 12:00-15:00 saatleri arasında yeşiller içindeki Avlu Restaurant’da servis edilen “Sparkling Sunday” geç kahvaltısı, canlı müzik eşliğinde keyifli bir haftasonu geçirmek isteyen misafirlerini bekliyor.

Taş fırından Pide ve Gözleme çeşitleri ile renklenen kahvaltıda;  Six Senses Kocatas Mansions, İstanbul’un kendi bahçesinden sofraya uzanan taptaze mevsim sebzeleri ve ünlü Kocataş Böreği damak çatlatan hafif lezzetiyle masanın yıldızı olmaya aday oluyor. “Sparkling Sunday,  menüsünde yer alan mini burgerler ise misafirlere keyifli bir gurme deneyim vadediyor.

Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul

Geç kahvaltı menüsü; mutfakta ekmek ustası tarafından taze hazırlanan ekşi mayalı ekmek ve çörekler, Anadolu’nun farklı bölgelerinden organik lezzetler sunan peynirler,  marine edilmiş kekik ve Hatay zeytinleri, eritilmiş Kemerburgaz manda kaymağı, Eğriçayır karakovan balı gibi yerel lezzetlerle zenginleşiyor.

Detaylı bilgi ve rezervasyon için; Six Senses Kocatas Mansions, Istanbul

reservations-istanbul@sixsenses.com  +90 212 355 55 00

Sürdürebilir beslenme çözümü Avrupa’ya taşınıyor

Sürdürebilir beslenme çözümü Avrupa’ya taşınıyor

Avrupa Gıda Bilgi Konseyi EUFIC’in dünya genelinde başlattığı meyve sebze haritası projesine Türkiye’nin katılımı için harekete geçen Sabri Ülker Vakfı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü TAGEM ile iş birliği yapacak.  Proje, sağlıklı ve sürdürebilir beslenme konusunda farkındalık yaratarak mevsimsel sebze ve meyve tüketimini desteklemeyi amaçlıyor.

Sürdürebilir beslenme konusunda bir çok projeye imza atan Avrupa Gıda Bilgi Konseyi EUFIC, tüm Avrupa ülkeleri genelinde hazırlanan sebze ve meyve üretim haritası için kolları sıvadı. Avrupa ülkelerini kapsayacak bu önemli projede Türkiye’nin de yer alması için harekete geçen Sabri Ülker Vakfı, Türkiye’deki yerel üretimin yer aldığı mevsimsel sebze ve meyve haritasını EUFIC’le paylaşarak projeye dahil olacak.

Türkiye’de daha önce yapılmayan ve örnek bir niteliğindeki sebze ve meyve haritası dünya genelinde devam eden sürdürebilir beslenmeye büyük oranda katkı sağlayacak. TAGEM tarafından hazırlanan harita Sabri Ülker Vakfı aracılığıyla EUFIC’le paylaşılarak iletişim faaaliyetleri yine Sabri Ülker Vakfı tarafından yürütülecek.

AMAÇ FARKINDALIK YARATMAK

EUFIC tarafından hazırlanan ve tüm Avrupa ülkerlerini kapsayan nitelikteli sebze ve meyve haritası, sağlıklı ve sürdürebilir beslenme konusunda farkındalık yaratarak mevsimsel sebze ve meyve tüketimini desteklemeyi amaçlıyor. Dengeli beslenmeyi teşvik ederek gıda sistemlerindeki çevresel etkiyi azaltmak da projenin amaçları arasında yer alıyor. Özellikle pandemi sürecinde tüketicilerin yerel üreticilere olan talebinin artması ve insanların karantina sürecinde sebze ve meyve tüketimine olan eğilimindeki artışın gözlenmesiyle EUFIC tarafından hayata geçirilen proje, güvenilir ve etkileşimli bir mobil uygulama üzerinden insanların sürdürülebilir ve sağlıklı seçimler yapmasında destekleyici olacak.

 PROJEDE TÜRKİYE’Yİ SABRİ ÜLKER VAKFI TEMSİL EDİYOR

Aralarında Türkiye’nin de yer alacağı ve Avrupa genelinde birçok ülkenin mevsimlik sebze ve meyve rezervlerinin paylaşıldığı projede, Türkiye’yi Sabri Ülker Vakfı temsil ediyor. Toplum sağlığının geleceğine katkı sağlama, toplumun her kesimine beslenme, gıda, sağlıklı yaşam konularında güvenilir kaynaklardan elde edilmiş doğru ve güncel bilgiyi ulaştırmak için önemli projeler yürüten Sabri Ülker Vakfı, global ölçekli projede yer alacak Türkiye’ye ait verileri  TAGEM’le gerçekleştirdiği iş birliğiyle hazırlıyor. Sabri Ülker Vakfı’nın temsil ettiği ve Türkiye için bir ilk niteliği taşıyan projenin tüm iletişim çalışmaları vakıf tarafından yürütülecek.

Ağustosta müzik ve dans her yerde

Ağustosta müzik ve dans her yerde

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı, temmuzda olduğu gibi ağustosta da, düzenlediği açık alan etkinlikleriyle İstanbulluları, kentin farklı alanlarında kültür sanat faaliyetleri ile buluşturmaya devam ediyor.

İBB Kültür Daire Başkanlığı, İstanbul’a Kulak Ver! çağrısı ile her gün farklı müzik türlerini ve dans etkinliklerini açık alanlara taşıyacak; Avrupa ve Anadolu yakasını müzik ve dansla birbirine bağlayacak. Türk halk müziğinden caza, alternatif müzikten klasik müziğe, fasıldan mehterana, bandodan Türk sanat müziğine kadar farklı müzik tarzları ve farklı sesler şehrin dört bir yanından duyulacak. İstanbullular, #biraradadışarıda ana teması çerçevesinde düzenlenen etkinlikleri ücretsiz izleyebilecek.

Şehrin açık alanlarında düzenlenecek konserler ve dans gösterileriyle İstanbulluların her gün saat 20.30’da farklı ritimler, farklı isimler ve farklı tarzlarla karşılaşma fırsatı olacak. Sanatseverleri çok sesli ve çok renkli İstanbul akşamları bekliyor.

16 Ağustos’ta Pendik Kaynarca Bölge Parkı’nda, 18-19 Ağustos’ta Yoğurtçu Parkı’nda gerçekleşecek ve devam edecek etkinliklerle ilgili ayrıntılar; @İBB Kültür Sanat Instagram, İBB Kültür Sanat Facebook ve ibb_kultur Twitter hesaplarından takip edilebilir.