Yazılar

NCR Türkiye’ye yeni genel müdür

NCR Türkiye’ye yeni genel müdür

Murat Kulaksızoğlu, uzun yıllardan beri çeşitli pozisyonlarda çalıştığı NCR Türkiye’deki görevine şirketin yeni genel müdürü olarak devam edecek.

1988 yılında NCR Türkiye ailesine katılan ve son olarak özel bankalardan sorumlu ülke müdürü olarak görevine devam eden Murat Kulaksızoğlu, Ekim 2020 itibariyle şirketin genel müdürü olarak atandı.

Üniversite eğitimini takiben girdiği NCR Türkiye bünyesinde yıllar içinde hem yerel hem de bölgesel pozisyonlarda görev alan Kulaksızoğlu, daha önce finansal çözümler alanında satış ve pazarlama müdürü olarak çalışmıştı.
NCR Türkiye’deki kariyerine self servis çözümleri alanında başlayan Kulaksızoğlu yıllar içinde bu alanda farklı görevler almakla kalmayıp, bir dönem NCR Orta ve Doğu Avrupa bölgesi program yöneticisi olarak da hizmet verdi.

Avusturya Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olan Kulaksızoğlu, İngilizce ve Almanca dillerini bilmektedir.

Tat Gıda, TSE Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi Almaya Hak Kazanan Sektöründeki İlk Şirket Oldu

Tat Gıda, TSE Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi Almaya Hak Kazanan Sektöründeki İlk Şirket Oldu

TAT ve SEK üretim işletmelerinde; İş sağlığı ve güvenliği, kalite ve hijyen standartlarından ödün vermeden üretim yapan Tat Gıda, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) uzmanları tarafından, sanayi tesislerinde alınması gereken önlemlere yönelik denetimden geçen firmalara verdiği “Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi” almaya hak kazandı.

Sektörlerinde; bu belgeyi ilk alan şirket olan Tat Gıda, hızlı bir şekilde değişen dünya ve iş ortamının öncülerinden olmaya devam ediyor.

Korona günlerinde haber kaynağı konvansiyonel medya oldu

Korona günlerinde haber kaynağı konvansiyonel medya oldu

Dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan Koronavirüs salgını, insanların hayatını ciddi oranda etkileyip değişmesine neden olduğunu hepimiz şahitlik ediyoruz. Ipsos araştırma şirketi dünyada ve ülkemizde bu sürecin nabzını her yönüyle izlemeye devamö ediyor. Yapılan son çalışmada küresel alanda neredeyse 2,6 milyar insan sosyal izolasyonla evlerine kapanması,  salgın etkileri sürdükçe virüsle ilgili bilgi sahibi olma isteği çok önemli ihtiyaç haline geldiği çok net görülüyor. Toplumda en büyük bilgi kaynağı konvansiyonel medya olarak herkesin ulaşabildiği alan oldu… Haberlerin herkes tarafından en kolay erişildiği alan halen televizyondaki haber programları (%86) oldu. Ardından; her 10 kişiden 5’i internet haber siteleri/gazeteler, 4’ü ise Facebook ve Twitter gibi sosyal medya üzerinden haber alıyor. Televizyondaki tartışma programları da benzer büyüklükte bir kitle tarafından takip ediliyor.

 

Diğer bir gündem konusu da; vatandaşların neredeyse tamamına yakını hem kendilerinin hem de yakın çevrelerinin salgın konusunda yeteri kadar önlem aldığını düşünürken, diğer vatandaşlara karşın eleştirel bir bakış açısı söz konusu… Türkiye de önlemler alınmaya devam ediyor. Yetkililer zorunlu olmadıkça ‘sokağa çıkmayın’ uyarısı yapıyor. Doktorlar; sokağa çıkmak zorunda olanlara eldiven takma, kolonya bulundurma ve kalabalık yerlerden uzak durma tavsiyesinde bulunuyor. Ancak buna rağmen istenilen tutum tam olarak sağlanamadığından vatandaşların sadece üçte biri diğer vatandaşların da salgın karşısında yeterli önlem aldığını düşünüyor.

Salgın günlük yaşamdaki alışkanlıkları da değişime uğratıyor. Bireyler, karantina, sokağa çıkma yasakları ve hijyen endişesiyle evde daha sık yemek yapıyor. Salgının hayatımıza getirdiği yeniliklerden birisi ise evde ekmek yapmak. Evde ilk kez ekmek yapan veya yapma sıklığını arttıranların oranı oldukça yüksek (%50).

Uygulamalar üzerinden yakın çevreyle görüntülü görüşmek de oldukça yaygınlaşmış. Teknoloji, aile ve arkadaşlarla yüzyüze görüşememenin verdiği sıkıntıları bir nebze de olsa azaltıyor.