Yazılar

Merit Starlit Hotel & Residences, Karadağ’ın En İyi Oteli Seçildi

World Travel Awards 2026’da Karadağ’dan Türk Turizmine Ödül

Merit Starlit Hotel & Residences, World Travel Awards 2026 Avrupa Gala Töreni’nde “Leading Hotel of Montenegro 2026” (Karadağ’ın En İyi Oteli) ödülüne layık görüldü. Otel, aynı ödülü 2025 yılının ardından ikinci kez kazanmış oldu.

Karadağ’ın Kotor kentinde düzenlenen organizasyonda Avrupa’nın önde gelen turizm ve konaklama markaları bir araya geldi. Dünya turizm sektörünün prestijli ödülleri arasında gösterilen World Travel Awards’ta verilen unvanlar; hizmet kalitesi, misafir deneyimi ve sektör performansı gibi kriterlere göre belirleniyor.

NET Holding bünyesinde faaliyet gösteren Merit International Hotels markasının Karadağ’ın Budva kentindeki yatırımı olan Merit Starlit Hotel & Residences, elde ettiği ödülle bölgedeki konumunu güçlendirdi.

Turizm sektöründe uluslararası ödüller, destinasyonların ve konaklama tesislerinin küresel görünürlüğüne katkı sağlarken, Karadağ gibi yükselen turizm pazarlarının da tanıtımında önemli rol oynuyor.

 

 

#MeritStarlit #MeritHotels #WorldTravelAwards #Karadağ #Montenegro #Budva #Turizm #Otelcilik #TurizmHaberleri #Seyahat #KonaklamaSektörü #NETHolding #TravelNews #HospitalityIndustry #DünyaTurizmi #AvrupaTurizmi #TurizmÖdülleri #OtelHaberleri #Kotor #MisafirDeneyimi

Türk Tiyatrosunun Görsel Hafızasına Yolculuk: “Mengü Ertel’in Tiyatro Evreni”

Türk grafik tasarımının önemli isimlerinden Mengü Ertel’in tiyatro alanındaki çalışmalarını bir araya getiren “Mengü Ertel’in Tiyatro Evreni” sergisi, İstanbul’daki Muammer Karaca Tiyatrosu’nda sanatseverlerle buluşuyor.

Sergide, sanatçının tiyatro afişleri, sahne ve kostüm tasarımları, eskizleri ile arşiv belgelerinden oluşan seçki yer alıyor. Türk tiyatrosunun simge yapımları arasında bulunan “Keşanlı Ali Destanı” ve “Deli Dumrul” için hazırlanan çalışmalar da ziyaretçilere sunuluyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kültür ve miras çalışmaları kapsamında restore edilerek yeniden kullanıma açılan Muammer Karaca Tiyatrosu’nun ilk sergisi olma özelliği taşıyan etkinlik, tiyatro ve tasarım tarihine ilgi duyanlar için önemli bir arşiv niteliği taşıyor.

“Mengü Ertel’in Tiyatro Evreni” sergisi, 21 Ocak 2027 tarihine kadar Muammer Karaca Tiyatrosu’nda pazartesi günleri dışında 10.00-19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.

#MengüErtel #TiyatroEvreni #MuammerKaracaTiyatrosu #SanatSergisi #KültürSanat #TürkTiyatrosu #GrafikTasarım #KeşanlıAliDestanı #DeliDumrul #İstanbulKültürSanat #SergiHaberleri #SanatHaberleri #İBBKültür #İBBMiras #İstanbulEtkinlikleri #KültürSanatHaberleri #TiyatroTarihi #SergiRehberi #Sanatsever #İstanbulSergileri

Doğa ve Özgürlük Teması “Kanat Sesleri” Sergisinde Sanatseverlerle Buluşacak

Sanatçı Mehmet Dağlı, kuş figürlerine odaklanan yeni kişisel sergisi “Kanat Sesleri” ile sanatseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Sergi, 3-17 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul Kızıltoprak’ta bulunan Fulart Sanatevi’nde ziyaret edilebilecek.

Uzun yıllar tasarım ve grafik alanında çalışan Dağlı, bu disiplinlerden edindiği çizgi ve form anlayışını resimlerine yansıtıyor. Sanatçının daha önce gerçekleştirdiği “Ada Keçileri” ve “Keçiler” sergilerinde olduğu gibi, doğanın karakteristik canlıları eserlerinin merkezinde yer alıyor.

Kuş figürleri üzerinden doğaya bakış

“Kanat Sesleri” sergisinde Mehmet Dağlı, kuşları yalnızca doğal yaşamın bir parçası olarak değil, aynı zamanda özgürlük, zamansızlık ve insan-doğa ilişkisini temsil eden semboller olarak ele alıyor. Yarı soyut ve grafiksel bir anlatımla hazırlanan eserlerde, kuşların hareketleri ve karakteristik özellikleri ön plana çıkıyor.

Sergi, doğanın estetik unsurlarını sade bir görsel dil üzerinden yorumlarken, izleyiciyi doğa ile insan arasındaki hassas ilişki üzerine düşünmeye davet ediyor.

Sanatçının yeni dönem çalışmalarından seçki

Mehmet Dağlı’nın son dönem üretimlerinden oluşan sergi, sanatçının doğa temalı çalışmalarındaki yeni yaklaşımını da ortaya koyuyor. Grafik tasarım kökeninin etkilerini taşıyan eserlerde yalın çizgiler, dengeli kompozisyonlar ve güçlü renk kullanımı dikkat çekiyor.

Son yıllarda doğa ve çevre temalarının çağdaş sanat üretimlerinde daha fazla yer bulduğu görülürken, “Kanat Sesleri” de bu eksende değerlendirilebilecek güncel sergiler arasında yer alıyor.

Sergi Bilgileri

Kanat Sesleri – Mehmet Dağlı
📍 Fulart Sanatevi, Kızıltoprak / İstanbul
📅 3 – 17 Kasım 2026

 

#MehmetDağlı #KanatSesleri #SanatSergisi #FulartSanatevi #KültürSanat #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #ResimSergisi #SanatHaberleri #KuşFigürleri #DoğaSanatı #ModernSanat #Sanatsever #SergiRehberi #İstanbulEtkinlikleri #KültürSanatHaberleri #SanatGündemi #GörselSanatlar #SanatEtkinliği #TürkiyeSanat

Lütfü Kaplanoğlu’nun “ARYA” Sergisi Artmahall’de Ziyarete Açıldı

Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi öğretim üyesi ve sanatçı Lütfü Kaplanoğlu, sanat yaşamının 32. yılında gerçekleştirdiği 32. kişisel sergisi “ARYA” ile sanatseverlerin karşısına çıktı. Küratörlüğünü Dr. Derya Aydoğan’ın üstlendiği sergi, İstanbul Kabataş’taki Artmahall’de ziyaretçilere açık bulunuyor.

Türkiye’de ve yurt dışında gerçekleştirdiği sergiler ile tanınan sanatçı, son dönem çalışmalarını bir araya getiren bu sergide doğa, zaman ve insanın iç dünyası arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Resimlerde öne çıkan manzara kompozisyonları ve izleyiciye yüzünü dönmeyen figürler, günümüz yaşamının hızına karşı daha sakin ve düşünsel bir alan öneriyor.

Doğa ve insan arasındaki bağ sorgulanıyor

Serginin merkezinde yer alan “arya” kavramı, müzikte tek bir sesin ön plana çıktığı ve duygusal yoğunluğun arttığı bölümleri ifade ediyor. Kaplanoğlu’nun eserlerinde ise bu kavram, bireyin kendi iç sesini duyma ve zamanla kurduğu ilişkiyi yeniden düşünme metaforu olarak kullanılıyor.

Sanatçının çalışmalarında doğa yalnızca bir manzara unsuru olarak değil, insanın kendi iç dünyasıyla bağlantı kurabildiği bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Eserlerdeki sessizlik hissi ve dingin atmosfer, ziyaretçileri gündelik hayatın temposundan uzaklaşarak farklı bir bakış açısına davet ediyor.

Serginin düşünsel arka planı

“ARYA”, yalnızca görsel bir sergi olmanın ötesinde çalışma, yaratıcılık, oyun ve bireyin kendi zamanını oluşturma ihtiyacı üzerine düşünsel bir zemin de sunuyor. Serginin kavramsal çerçevesi, Johan Huizinga’nın oyun kuramı ile Paul Lafargue’ın çalışma yaşamına yönelik eleştirilerinden hareketle şekilleniyor.

Bu yaklaşım doğrultusunda sergi, insanın kendi ritmini bulma, yaratıcılıkla yeniden bağ kurma ve yaşamın hızlanan temposu içerisinde içsel bir alan açma arayışını sanat aracılığıyla görünür kılıyor.

13 Aralık’a kadar ziyaret edilebilecek

Sergi, sanatçının son dönem üretimlerini bir araya getirirken doğa, insan ve zaman kavramları üzerine güncel bir düşünme alanı da oluşturuyor. “ARYA”, 13 Aralık 2026 tarihine kadar her gün 13.00-19.00 saatleri arasında Kabataş’ta bulunan Artmahall’de ziyaret edilebilecek.

 

 

 

#LütfüKaplanoğlu #ARYA #SanatSergisi #Artmahall #İstanbulSanat #ÇağdaşSanat #ResimSergisi #Kabataş #KültürSanat #SanatHaberleri #SergiRehberi #Sanatsever #SanatEtkinlikleri #YıldızTeknikÜniversitesi #DeryaAydoğan #ÇağdaşResim #KültürSanatHaberleri #İstanbulEtkinlikleri #SanatDünyası #Sergi2026

Yiyeceklerinizin Son Kullanma Tarihi Çoğunlukla Uydurmadır

Tüketicilerin büyük bölümü, ambalaj üzerindeki son kullanma tarihinin geçmesiyle birlikte gıdaların tüketilemez hale geldiğini düşünüyor. Ancak uzmanlar, birçok üründe yer alan tarihlerin güvenlikten çok kalite ve tazelik göstergesi olduğuna dikkat çekiyor.

Özellikle süt, yoğurt, paketli gıdalar ve kuru bakliyatlar gibi birçok üründe belirtilen tarihler, çoğu zaman ürünün en iyi kalite ve lezzet seviyesini ifade ediyor. Bu nedenle etiket üzerindeki tarihin geçmiş olması, ürünün mutlaka bozulduğu anlamına gelmiyor.

Gıda İsrafının Önemli Nedenlerinden Biri Tarih Yanılgısı

Uzmanlara göre son kullanma tarihi konusunda yaşanan bilgi eksikliği, küresel ölçekte gıda israfını artıran başlıca nedenlerden biri olarak öne çıkıyor.

Her yıl milyonlarca ton tüketilebilir durumdaki gıda yalnızca tarih etiketi nedeniyle çöpe atılıyor. Bu durum hem hane bütçelerine hem de çevreye zarar veriyor. Gıda üretimi, taşınması ve depolanması sırasında harcanan enerji ve doğal kaynaklar da israf edilmiş oluyor.

Uzmanlar, tüketilebilir durumdaki ürünlerin gereksiz yere çöpe atılmasının ekonomik kayıpların yanı sıra çevresel yükü de artırdığına dikkat çekiyor.

Tarih Etiketleri Neden Karışıklık Yaratıyor?

Gıda sektöründe kullanılan tarih ifadeleri çoğu zaman tüketiciler tarafından yanlış yorumlanabiliyor. Bunun temel nedenlerinden biri, bebek mamaları dışındaki birçok üründe tarih uygulamalarının üretici firmaların belirlediği kalite kriterlerine dayanması.

Dolayısıyla ambalaj üzerindeki tarih, her zaman ürünün bozulacağı günü göstermiyor. Pek çok durumda bu tarih, ürünün tavsiye edilen kalite seviyesini koruduğu dönemi işaret ediyor.

“Son Tüketim”, “Tavsiye Edilen Tüketim” ve “Satış Tarihi” Farklı Kavramlar

Market raflarında yer alan ürünlerde farklı tarih ifadeleri bulunuyor. Bunlar arasında:

Son tüketim tarihi

Tavsiye edilen tüketim tarihi

En iyi tüketim tarihi

Satış tarihi yer alıyor.

Uzmanlar, bu kavramların aynı anlamı taşımadığını vurguluyor. Özellikle “satış tarihi” ifadesinin çoğu zaman mağazaların stok yönetimi için kullanıldığı ve tüketicinin ürünü ne zamana kadar güvenle tüketebileceğini doğrudan göstermediği belirtiliyor.

Uzmanlar: Tarihe Değil, Ürünün Durumuna da Bakın

Gıda güvenliği uzmanları, tüketicilerin yalnızca ambalaj üzerindeki tarihe odaklanmaması gerektiğini belirtiyor. Bir ürünün görünümü, kokusu, dokusu ve saklama koşulları da değerlendirme sürecinde önemli rol oynuyor.

Ürün uygun koşullarda muhafaza edilmişse, alışılmadık bir koku veya görünüm bozukluğu göstermiyorsa, tarihin geçmiş olması tek başına ürünün tüketilemeyeceği anlamına gelmeyebiliyor.

Bununla birlikte uzmanlar, özellikle et, balık, hazır yemekler ve hızlı bozulabilen ürünlerde dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.

 Bilinçli Tüketim Gıda İsrafını Azaltabilir

Uzmanlara göre son kullanma tarihi ve tüketim tarihi kavramlarının doğru anlaşılması, hem ev ekonomisine katkı sağlayabilir hem de gıda israfının azaltılmasına yardımcı olabilir.

Tüketicilerin ürünleri doğru saklaması, tarih etiketlerini bilinçli şekilde değerlendirmesi ve gıdaları yalnızca etiket üzerindeki tarihe bakarak çöpe atmaması gerektiği ifade ediliyor.

Gıda israfının azaltılması, hem sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşmasına hem de çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sağlayan önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

 

 

 

#Gıda #Gıdaİsrafı #SonKullanmaTarihi #TüketimTarihi #GıdaGüvenliği #SağlıklıBeslenme #Sürdürülebilirlik #GıdaHaberleri #Tüketici #Market #GıdaSektörü #Çevre #Ekonomi #SıfırAtık #BilinçliTüketim #GıdaAtığı #Yaşam #Sağlık #Tasarruf #SürdürülebilirYaşam

Çınarcık’ta Yaz Çilesi: Kaldırım ve Otopark Sorunu Vatandaşları Zorluyor

Özellikle yaz aylarında artan araç yoğunluğu nedeniyle Çınarcık’ın ara sokaklarında yaşanan park sorunu ve kaldırım eksikliği, vatandaşların günlük yaşamını zorlaştırıyor.

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde özellikle yaz sezonunda nüfusun önemli ölçüde artmasıyla birlikte park yeri sorunu yeniden gündeme geliyor. Vatandaşlar, dar sokaklarda yaşanan yoğun park nedeniyle bina girişlerinin zaman zaman kapanabildiğini ve yayaların güvenli şekilde yürümekte zorlandığını belirtiyor.

Bölgedeki birçok sokakta kaldırım bulunmaması ya da mevcut kaldırımların yetersiz kalması nedeniyle yayaların araçlarla aynı yolu kullanmak zorunda kaldığı ifade ediliyor. Özellikle yaşlı vatandaşlar, çocuklu aileler ve engelli bireyler için bu durumun ciddi bir güvenlik riski oluşturduğu vurgulanıyor.

Mahalle sakinleri, bazı araçların bina girişlerine çok yakın şekilde park edilmesi nedeniyle evlerine giriş çıkışta güçlük yaşadıklarını dile getiriyor. Yaz aylarında artan araç yoğunluğunun zaman zaman vatandaşlar arasında tartışmalara da neden olduğu belirtiliyor.

Vatandaşlar, 2027 yaz sezonu başlamadan önce ara sokaklarda kaldırım düzenlemelerinin yapılmasını, otopark planlamalarının artırılmasını ve trafik akışını rahatlatacak projelerin hayata geçirilmesini talep ediyor. Kalıcı çözümlerin hem yaşam kalitesini artıracağı hem de olası anlaşmazlıkların önüne geçeceği ifade ediliyor.

 

 

#Çınarcık #Yalova #ÇınarcıkHaberleri #OtoparkSorunu #KaldırımSorunu #KentYaşamı #YerelYönetim #TrafikDüzeni #YayaGüvenliği #KentPlanlaması #Şehircilik #MahalleYaşamı #YazSezonu #KentselDönüşüm #ÇınarcıkBelediyesi

Kadınlar Üretiyor, Sultanköy Güçleniyor

Marmaraereğlisi Belediyesi tarafından yeniden düzenlenerek hizmete açılan Sultanköy El Emeği Merkezi, kadınların eğitim aldığı ve üretime katıldığı önemli bir sosyal yaşam alanına dönüştü.

Halk Eğitimi Merkezi iş birliğiyle faaliyet gösteren merkezde yaklaşık 30 kadın dikiş kursunda eğitim alırken, 2026 yılında başlatılan dekoratif ev ürünleri ve makrome kurslarına da yoğun ilgi gösteriliyor. Kursiyerler hem yeni beceriler kazanıyor hem de el emeği ürünler üreterek sosyalleşme imkânı buluyor.

Marmaraereğlisi Belediye Başkanı Mustafa Onur Bozkurter, kadınların üretim ve sosyal yaşamda daha güçlü yer almasını desteklediklerini belirterek, ilçenin her mahallesinde sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

 

#Marmaraereğlisi #Sultanköy #MustafaOnurBozkurter #MarmaraereğlisiBelediyesi #ElEmeğiMerkezi #KadınGirişimciliği #KadınEmeği #MakromeKursu #DikişKursu #SosyalBelediyecilik #YerelYönetim #TekirdağHaberleri #KadınlarınGücü #MeslekEdindirme #HalkEğitimi #ÜretenKadınlar #YerelHaberler

Barselona Kökenli Brunch & Cake, İstanbul’daki İlk Restoranını Açıyor

İspanya’nın Barselona kentinde doğan ve farklı ülkelerde faaliyet gösteren Brunch & Cake, Türkiye pazarına giriş yapmaya hazırlanıyor. Marka, İstanbul’daki ilk restoranını Emaar Square Mall’da açarak yerel gastronomi sahnesine katılacak.

2010 yılında küçük bir kahve ve pasta konsepti olarak başlayan girişim, sonraki yıllarda brunch odaklı restoran modeline dönüşerek uluslararası ölçekte büyüdü. Bugün Avrupa, Orta Doğu ve Asya’daki çeşitli şehirlerde faaliyet gösteren marka, Türkiye’deki ilk yatırımını İstanbul’da gerçekleştiriyor.

Gün Boyu Servis Sunan Konsept

Brunch & Cake’in mutfak anlayışı yalnızca kahvaltı veya brunch saatleriyle sınırlı değil. Marka; kahvaltı tabakları, salatalar, ana yemekler, tatlılar ve atıştırmalıklar içeren geniş bir menü sunuyor. Vegan ve glutensiz seçeneklerin de yer aldığı menüyle farklı beslenme tercihine sahip misafirlere hitap edilmesi hedefleniyor.

Restoranın öne çıkan özellikleri arasında büyük porsiyonlu tabaklar, görsel sunumlar ve farklı mutfaklardan ilham alan tarifler bulunuyor. İstanbul şubesinde ise uluslararası lezzetlerin yanı sıra Türk damak tadına uygun bazı yerel seçeneklerin de menüde yer alması planlanıyor.

Emaar Square Mall’da 1.000 Metrekarelik Alan

İstanbul’daki yeni restoranın iki katlı ve yaklaşık 1.000 metrekarelik bir alanda hizmet vermesi planlanıyor. Proje kapsamında markanın uluslararası konsepti korunurken, yerel gastronomi kültürüyle bağ kurabilecek detaylara da yer verilmesi öngörülüyor.

Sektör uzmanlarına göre son yıllarda İstanbul, uluslararası yeme-içme markalarının Türkiye pazarına girişlerinde tercih ettiği önemli merkezlerden biri olmaya devam ediyor. Brunch & Cake’in yatırımı da küresel markaların Türkiye’deki büyüme planlarının yeni örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Barselona’dan Doğan Küresel Bir Marka

Brunch & Cake markasının temeli, 2010 yılında Barselona’da kurulan Cup & Cake konseptine dayanıyor. Artan ilgiyle birlikte marka, birkaç yıl içinde daha geniş kapsamlı bir restoran modeline geçiş yaptı. Bugün farklı ülkelerde faaliyet gösteren restoranlar, markanın tasarım ve mutfak yaklaşımını bulundukları şehirlerin kültürel özellikleriyle bir araya getiriyor.

Markanın benimsediği “In Grandmothers We Trust” mottosu ise ev yapımı lezzetler, kaliteli malzeme kullanımı ve misafir odaklı hizmet anlayışını temsil ediyor.

İstanbul’daki yeni restoranın açılışıyla birlikte Brunch & Cake, uluslararası büyüme stratejisinde Türkiye’yi de faaliyet gösterdiği ülkeler arasına eklemeye hazırlanıyor.

#BrunchAndCake #EmaarSquareMall #İstanbul #Gurme #Gastronomi #Brunch #Restoran #Yemeİçme #Foodie #İstanbulRestoranları #GurmeHaberleri #GastronomiHaberleri #YeniMekan #İstanbulLezzetleri #CafeKültürü #FoodNews #RestaurantNews #SEOHaber #GEOUyumlu #LifestyleHaberleri

LAV HORECA, Bonn Serisiyle Profesyonel Servis Ekipmanlarını Genişletti

LAV HORECA, Bonn Serisini Profesyonel Kullanıma Sundu

Profesyonel mutfak ve ikram ekipmanları alanında faaliyet gösteren LAV, HoReCa sektörüne yönelik geliştirdiği yeni cam bardak serisi Bonn’u tanıttı. Seri, restoran, otel, kafe ve bar işletmelerinin depolama, servis ve sunum süreçlerinde pratik kullanım sağlamayı hedefliyor.

Bonn serisi, 400 cc ve 510 cc olmak üzere iki farklı hacim seçeneğinden oluşuyor. Aynı ağız ölçüsüne sahip ürünler iç içe geçebilen yapısıyla depolama alanından tasarruf edilmesine olanak tanıyor. Bu özellik, özellikle yoğun servis operasyonları yürüten işletmeler için avantaj sağlayabiliyor.

İnce ağız formuna sahip bardaklar, içecek servislerinin yanı sıra atıştırmalık sunumlarında da kullanılabiliyor. Temperli seçenekler ise profesyonel mutfak ve servis alanlarında ihtiyaç duyulan dayanıklılığı destekliyor.

Tasarımında sade ve modern çizgilerin tercih edildiği Bonn serisi, farklı servis ihtiyaçlarına tek bir ürün ailesi altında çözüm sunmayı amaçlıyor. Ürünlerin çokgen taban yapısı ise cam yüzeyinde farklı ışık yansımaları oluşturarak sunumlara görsel bir detay katıyor.

Yeni seriyle birlikte işletmelerin hem alan kullanımını optimize etmesi hem de servislerde daha düzenli ve tutarlı bir görünüm elde etmesi hedefleniyor.

 

 

#LAVHORECA #BonnSerisi #HoReCa #MutfakEkipmanları #ProfesyonelMutfak #CamBardak #OtelEkipmanları #RestoranEkipmanları #KafeEkipmanları #BarMalzemeleri #ServisÜrünleri #MutfakTrendleri #Gastronomi #Yiyecekİçecek #ProfesyonelServis #HorecaTürkiye #EndüstriyelMutfak #MutfakÜrünleri #SunumEkipmanları #HospitalityIndustry

SunExpress 2027 Planını Açıkladı: Dalaman, Antalya, İzmir ve Bodrum’dan Yeni Seferler

Türk Hava Yolları ve Lufthansa ortaklığında faaliyet gösteren SunExpress, 2027 yaz sezonunda Türkiye çıkışlı 9 yeni dış hat rotasını uçuş ağına eklemeye hazırlanıyor. Havayolu şirketi, yolcu talebindeki seyrin devam ettiğini belirtirken, yeni hatlar ve filo yatırımlarıyla büyüme planlarını sürdürüyor.

Şirketin paylaştığı verilere göre SunExpress, 2026 yılının ilk dokuz ayında yaklaşık 12,5 milyon yolcu taşıdı. Aynı dönemde doluluk oranı yüzde 84’ten yüzde 86’ya yükselirken, havayolu yıl sonunda toplam yolcu sayısının yaklaşık 16 milyon seviyesinde gerçekleşmesini öngörüyor.

SunExpress CEO’su Marcus Schnabel, mevcut verilerin Türkiye’ye yönelik seyahat talebinin güçlü seyrini koruduğunu gösterdiğini ifade etti. Schnabel, özellikle Almanya, Avusturya ve İsviçre pazarlarından gelen rezervasyonların ve 2027 sezonuna yönelik erken satışların planlamalarla uyumlu ilerlediğini belirtti.

Almanca konuşulan pazarlarda büyüme sürüyor

Nisan-Eylül dönemini kapsayan 2026 yaz sezonunda SunExpress, Türkiye ile Almanca konuşulan ülkeler arasındaki hatlarda yaklaşık 6,5 milyon yolcu taşıdı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 artışa işaret ediyor.

Şirket, 2026-2027 kış sezonunda ise yaklaşık 4,5 milyon koltuk kapasitesi sunmayı planlıyor. Türkiye’nin kış döneminde aile ziyaretlerinin yanı sıra golf, bisiklet, doğa yürüyüşleri, kültür ve gastronomi turizmi açısından da talep gördüğü belirtiliyor.

2027 yazında 9 yeni rota

Havayolu, 2027 yaz sezonunda Türkiye’den Avrupa ve Orta Asya’ya uzanan yeni bağlantılarla ağını genişletecek. Açılması planlanan yeni hatlar şöyle:

  • Antalya – Weeze (haftada 7 sefer)
  • Antalya – Almatı (haftada 2 sefer)
  • İzmir – Bükreş (haftada 3 sefer)
  • İzmir – Kişinev (haftada 7 sefer)
  • İzmir – Astana (haftada 2 sefer)
  • Dalaman – Hannover (haftada 2 sefer)
  • Dalaman – Viyana (haftada 1 sefer)
  • Bodrum – Köln (haftada 2 sefer)

Bunun yanında Ekim 2026’da hizmete giren Dalaman – Leipzig hattının da 2027 yaz sezonunda devam etmesi planlanıyor.

Filo yatırımları devam edecek

Halen 86 uçaklık filoyla faaliyet gösteren SunExpress, filo modernizasyon programı kapsamında 2027 yılında 11 yeni uçağı filosuna katmayı hedefliyor. Şirketin Boeing’e vermiş olduğu siparişler kapsamında teslim alacağı toplam 64 uçak bulunuyor.

Yeni uçakların, pazar koşullarına bağlı olarak hem kapasite artışı hem de mevcut filonun yenilenmesi amacıyla kullanılabileceği belirtiliyor.

 

#SunExpress #Havacılık #HavaYolu #TürkiyeTurizmi #YeniHatlar #DirektUçuş #Antalya #İzmir #Bodrum #Dalaman #Almanya #Avusturya #AvrupaUçuşları #TurizmHaberleri #SivilHavacılık #UçakFilosu #SEOHaber #HavayoluHaberleri #MarcusSchnabel #Lufthansa #THY