Yazılar

Boğaz manzarasına karşı kahvaltı keyfi

Boğaz manzarasına karşı kahvaltı keyfi

Conrad İstanbul Bosphorus, yöresel Türk lezzetlerini enfes Boğaz manzarasıyla buluşturduğu Summit Bar&Terrace’taki geleneksel Pazar kahvaltılarına devam ediyor.

Her pazar günü 10.00-14.00 saatleri arasında servis edilen geleneksel Türk kahvaltısında; Çengelköy salatalığı, domates, biber, Yedikule marulu, maydanoz ve dereotu ile başlayan lezzet serüveni, Türk kahvaltı kültürünün vazgeçilmezi Anadolu’dan petek bal, kaymak, ev yapımı reçel, marmelat seçenekleri ve tahin-pekmez ikilisiyle devam ediyor.

Acuka, peynir tabağı, Kanlıca yoğurdu gibi tatların ardından servis edilen ıspanaklı ve peynirli su böreği, domates sosunda pişirilmiş dana sosis, gözleme, sucuklu ya da pastırmalı yumurta, menemen ve omlet seçenekleri ise kahvaltıyı tadına doyum olmaz bir ziyafete dönüştürüyor.

Serpme kahvaltı, yetişkinler için 130 TL, 6-12 yaş arası çocuklar için yüzde 50 indirimli ve 0-6 yaş çocuklar için ücretsiz sunuluyor.

Kahvaltıya gelen misafirlerine otoparkı ücretsiz kullanabiliyor.

 

Fairmont Quasar Istanbul’un Pazarlama ve İletişim Direktörü Buket Oğuz oldu

Fairmont Quasar Istanbul’un Pazarlama ve İletişim Direktörü Buket Oğuz oldu

Konaklama sektöründe 23 yılı aşkın tecrübeye sahip Buket Oğuz, Fairmont markasının Türkiye’deki ilk oteli olan Fairmont Quasar Istanbul’a Pazarlama ve İletişim Direktörü olarak atandı.

Bilkent Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümünden mezun olan Oğuz, profesyonel iş yaşamına 1996 yılında The Marmara İstanbul’da Halkla İlişkiler Temsilcisi olarak başladı. Bu otelde Halkla İlişkiler Müdürü pozisyonuna yükselen Buket Oğuz, 2001 yılında Hilton İstanbul’a geçiş yaparak Pazarlama ve Halkla İlişkiler Müdürü olarak çalıştı. Ardından Ceylan Inter-Continental Istanbul’da Pazarlama İletişimleri Müdürü olarak kariyerine devam etti.

2002 yılında Mövenpick Hotel Istanbul’un açılış ekibinde Halkla İlişkiler Müdür olarak görev alan Oğuz, 2010 – 2019 yılları arasında Türkiye’deki Mövenpick Otelleri’nin Pazarlama İletişimleri Direktörü olarak grubun dört otelinden sorumlu oldu. Ocak 2020’de Fairmont Quasar Istanbul’un Pazarlama ve İletişim Direktörü görevini üstlenen Buket Oğuz, otelin tüm pazarlama iletişimleri ve halkla ilişkiler faaliyetlerini yürütecek.

Gıda güvenliği için uluslararası buluşma

Gıda güvenliği için uluslararası buluşma

Gıda Güvenliği Derneği tarafından 4 – 5 Haziran 2020 tarihleri arasında 7.’si düzenlenecek olan Uluslararası Gıda Güvenliği Kongresi’ne kayıtlar başladı. Katılımcılar, İstanbul Grand Cevahir Hotel Convention Center’da gerçekleştirilecek olan 7. Uluslararası Gıda Güvenliği Kongresi’ne online kayıt yaptırabiliyorlar.

Ülkemizde gıda güvenliği bilincinin gelişmesi amacıyla 2004 yılından bu yana çalışmalar yapan Gıda Güvenliği Derneği tarafından düzenlenen ve gıda sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getiren 7. Uluslararası Gıda Güvenliği Kongresi’nde birçok ulusal ve uluslararası uzman konuşmacı yer alacak. Bu yıl “Bugün ve gelecekte güvenli gıda” mottosuyla, 4 – 5 Haziran 2020 tarihlerinde İstanbul Grand Cevahir Hotel Convention Center’da gerçekleştirilecek olan 7. Uluslararası Gıda Güvenliği Kongresi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı ve Uluslararası Gıda Koruma Birliği – IAFP’ın yanı sıra pek çok ulusal ve uluslararası destekçi kurum yer alacak.

Jabbar “3leme”

Jabbar “3leme”

Jabbar “3leme” adını verdiği üç şarkılık EP’sini dinleyicilerle buluşturdu. ‘Raf’ ve ‘Geçmiş Değişmez’ şarkılarıyla çıktığı zirvedeki yerini “Yineleme” albümüyle perçinleyen Jabbar, Universal Müzik Türkiye etiketiyle çıkan yeni EP’siyle de adından sıkça söz ettirecek.

EP’nin çıkış parçası ‘Sen Git’ için çekilen video klibi YouTube üzerinden dinlemek için:

https://youtu.be/MElbSwMjVHU

Jabbar’ın enerjik melodileri kendine has çarpıcı sesiyle harmanladığı albümdeki tüm şarkıların söz ve bestesi de kendisine ait. Jabbar’a ‘Yaz Beni’ şarkısında hip hop müzisyeni Grogi eşlik etti. Jabbar, EP’si hakkında “Umarım kesişir yollar ve bu şarkılar da size arkadaş olur” dileğinde bulundu.

İşte “3leme”de yer alan tüm şarkılar:

1. Yaz Beni ft. Grogi

2. Sen Git

3. Hep Olsan

G-tops “Dial”

G-tops “Dial”

Epic Istanbul sanatçısı G-tops, 2020 yılına söz ve bestesi kendisine ait olan yeni teklisi “Dial” ile hızlı bir başlangıç yapıyor!

Rap dünyasında ses getirecek genç sanatçı Bora Gündoğan namı değer G-tops, kendi hayatından esinlenerek yazdığı başarılı sözleri ve alışılmışın dışındaki müzikal kimliği ile bu sene adından çokça söz ettirecek. Daha önce yayınladığı “Da Win G” albümüyle de dikkatleri üzerine çeken sanatçı, 2020 yılında yayınlayacağı şarkıların başlangıç noktası olan “Dial” ile müziğe sıradışı bakış açısını ortaya koyuyor.

Klip yönetmenliğinin Mustafa Özen’in üstlendiği “Dial” klibi, dikkat çeken sahneleriyle şarkıyla aynı gün dinleyicilerin beğenisine sunuldu.

G-tops, Wiz Khalifa gibi ana akım sanatçıların hayat tarzlarını benimseyerek The Notorious B.I.G, Eminem, N.W.A ve Wu-Tang Clan benzeri isimlerin de söz yazma tekniklerinden etkilenip şiirsellik ve şarkı yazma konularında kendini geliştirmeye devam ediyor.

Henüz 15 yaşında yaşadığı “çarpıcı” olaylar G-tops’ı gerçek tutkusu rap’e yöneltti. Hayalini sanatsal düşünce biçimiyle rap müziğini kullanarak gerçeğe dönüştürmeye karar verdi. G-tops kelimelerle oynama tutkusundan aldığı keyfi hayranlarıyla paylaşmaya devam edecek.

Rap müziğe farklı vizyonu ve yaratıcılığıyla özgün bir katkı sunan G-tops’ın yeni teklisi “Dial” Epic Istanbul etiketiyle şimdi tüm dijital platformlarda!

 

Rosalía “Juro Que”

Rosalía “Juro Que”

26 Ocak Pazar gecesi Grammy Ödülleri’nde ilk defa sahne alan Rosalía’nın “En İyi Latin Rock, Urban veya Alternatif” ve “En İyi Çıkış Yapan Sanatçı” ödüllerine adaylıkları bulunuyor.

Merakla beklenen Grammy Ödülleri performansından önce hayranlarını sürpriz bir şarkıyla şaşırtan Rosalía, “JURO QUE” şarkısıyla flamenko ve pop türlerini başarıyla harmanlıyor. Alanındaki başarısıyla birçok büyük isimden destek alan İspanyol sanatçıya Tanu Muino’nun yönettiği klipte Netflix’in “Elite” dizisiyle son zamanlarda adından söz ettiren İspanyol oyuncu Omar Ayuso eşlik ediyor.

“JURO QUE” ile flamenko kökenlerine dönüş yapan Rosalía, sevdiği kişiden ayrılmak zorunda kalmanın verdiği kalp kırıklığını eşsiz sesi ve yaratıcılığı ile ustaca işliyor.

Rosalía’nın yeni şarkısı “JURO QUE” şimdi tüm dijital platformlarda!

 

62. Grammy Ödülleri Sahiplerini Buldu

62. Grammy Ödülleri Sahiplerini Buldu

Los Angeles Stapless Center’da ikinci kez Alicia Keys’in sunumuyla düzenlenen 62. Grammy Ödül Töreni’nde dün helikopter kazasında hayatını kaybeden ünlü basketbolcu Kobe Bryant da anıldı. Billie Eilish “Yılın Kaydı”, “Yılın Albümü”, “Yılın Şarkısı”, “En İyi Yeni Sanatçı” ve “En İyi Pop Vokal Albüm” dallarında Grammy kazandı. Demi Lovato ise yeni şarkısı ‘Anyone’ı ilk kez sahnede söyleyerek duyurdu.

Kazanan sanatçılarımızın listesi aşağıdaki şekilde:

Yılın Kaydı

BAD GUY
Billie Eilish

Yılın Albümü

WHEN WE ALL FALL ASLEEP, WHERE DO WE GO?
Billie Eilish

Yılın Şarkısı

BAD GUY

Billie Eilish

En İyi Çıkış Yapan Sanatçı

Billie Eilish

En İyi Pop Vokal Albümü

WHEN WE ALL FALL ASLEEP, WHERE DO WE GO?
Billie Eilish

En İyi Dans Kaydı

GOT TO KEEP ON

The Chemical Brothers

En İyi Dans / Elektronik Albüm

NO GEOGRAPHY
The Chemical Brothers

En İyi R&B Performansı

COME HOME

Anderson .Paak Featuring André 3000

En İyi R&B Albümü

VENTURA
Anderson .Paak

En İyi Derleme Soundtrack

Lady Gaga & Bradley Cooper — A Star Is Born

En İyi Soundtrack Şarkısı

Hildur Guðnadóttir — Chernobyl

En İyi Film Şarkı Sözü

I’ll Never Love Again, A Star Is Born

En İyi Aranjman, Enstrümantel ya da A Capella

Jacob Collier – Moon River

En İyi Aranjman, Enstrüman ve Vokal

Jacob Collier – All Night Long

En İyi Klasik Entrümantel Solo

Nicola Benedetti

Çalışma saatlerini azaltsak

Çalışma saatlerini azaltsak

İNGEV Başkanı

Vural Çakır

Türkiye’de işsizlik yüzde 14 düzeyinde; 4,6 milyon işsiz var ve her dört gençten birisi işsiz.

Acı rakamlar, kim ne kadar bu rakamların ardındaki kişi ve aile trajedilerini  hissedebiliyor bilmiyorum, yaşamadan hissetmek de zor.

Elbette bu rakamların ortaya çıkmasında yöneticilerin rolü vardır, ama bunlar yöneticileri eleştirmek için veri olsundan ibaret kalmamalı. Rakamlar üzerinden istatistik analizler çıkarmak da önemlidir ama bunlar analiz  olsundan öte anlam taşımalı.  Yani herkes biraz da “bana düşen nedir” diye de düşünebilmeli.

 

Başkalarının ne yapması gerektiği konusundaki iri laflardan önce.

Hepimize  biraz daha fazla sorumluluk yükleyen toplumsal sorunlar  bunlar.  Ancak, kissel sorumluluğun nerde ve nasıl yerine getirilebileceği konusunda cevap aramaktan çok  pratik faydası olmayan tartışmalarla zaman geçirdiğimiz de  bir gerçek.

Aslında  nereden, hangi siyasal ve sosyal  pozisyondan bakarsanız bakın, işsizlikle ilgili söylenen  çözüm formülü gelip aynı cümlelere takılıyor;  “İstihdam artırıcı yatırım yapılmalı, teknolojiye ve sanayileşmeye önem verilmeli, rant yaratma esaslı inşaatçılıktan vazgeçilmeli” gibi stratejik cümleler;  veya  her şirket 1 kişi istihdam etsin gibi pragmatik ve romantik öneriler.

 

Bir temel tespitten yola çıkmalıyız; işsizlik ülkeler arasında dönemsel seviye farkları olsa da bütün Dünya’da  var olan bir sorun. Ortadan hiçbir zaman kalkmıyor,sıfırlanmıyor. İçinde yaşadığımız sistemin alışılagelmiş manşet cümleleriyle de, yani yatırım yaparak da işsizlik ortadan kalkmıyor. Az veya çok işsizlik her yerde.

Kulakları çınlasın, son yılların en çok okunan yazarı  Harari İngev’in lansman konferansında teknolojik gelişmeler ve robotik devrimin çok büyük bir nüfusu  işsiz ve daha kötüsü gereksiz kılabileceğini söylemişti. Sistem onlara artık birer “value for money marketing “ hedefi  tüketiciler olarak bile ihtiyaç duymayacaktı.

Zaman zaman “eğitim verelim ve insanların iş bulma şanslarını artıralım” gibi önerilerle karşılaşıyorum Bunu birçok Suriyeli destek çalışmalarında da görmek mümkün,  “suriyelilere mesleki eğitim verelim ki iş bulsunlar” şeklinde. Elbette eğitimin kötüsü olmaz, zararı da bulunmaz. Hatta yararı da vardır.  Ama, şunu akılda tutmalıyız. Birçok eğitim iki insandan birisini işgücü piyasasında iş bulma konusunda daha şanslı hale getirir, toplam istihdamı ise artırmaz. Ali karşısında Veli veya Osama daha avantajlı hale gelir.

Teknolojik gelişim ve dijitalleşme de toplam istihdamı artırmaz, aksine toplamda istihdam ihtiyacını azaltır.

Yapıları gereği karlı büyümeyi esas almak zorunda olan şirketler de verimliliği teknolojjiyi daha iyi kullanarak gerçekleştirmeyi hedeflerler.   Verimlilik dediğiniz  aslında daha az insanla daha çok çıktı sağlamaktır; bir çok yerde kişi başına düşen ciro ile ölçülür. Şirketler daha az insanla daha çok iş yapmak isterler.

Yani her şirket ilave 1 kişi almaz. Mümkünse  teknolojiyi kullanıp 1 kişi azaltır.

 

O halde sistemin  doğal akışı işsizlik üretir.Yazıyı sonuca bağlamak için bir de bölüşüme göz atalım.

 

Hep örneklediğimiz  gibi 26 ailenin serveti dünya nüfusunun yarısına eşit. Nüfusun yüzde 1’i üretilen gelirin yüzde 82’sine sahip. ABD’de bir tekstil CEO’sunun 4 günlük geliri , Asya’daki işçisinin ömür boyu gelirine eşit. Biz İngev’de Türkiye’nin durumu benzer şekilde detaylandırma çalışmalarına devam ediyoruz.  Ama, TÜİK datası genel yapısı ile benzer bir bölüşüm dengesizliği içinde olduğumuza işaret ediyor zaten.

 

O halde bir büyük bölüşüm problemi var; dünyada ve Türkiye’de. Bu bölüşüm problemine dokunmadan, “hadi yatırım yapılsın” la istihdam meselesi çözülemeyecektir.

İki belirlememiz oluştu; büyük bir bölüşüm sorunu ve büyük bir isşizlik sorunu içindeyiz.

Buradan “kutunun dışında”bir  öneri geliştirebiliriz; mevcut istihdam haftalık 45 saat olan yasal çalışma süresine dayanıyor. Haftalık çalışma süresini indirip, mesela 36 saat yapsak (aynı ücretlerle) , ortaya çıkacak açık için işveren bir ilave istihdam ihtiyacı duyacaktır.  İstihdamda büyük adımı böyle attık işte.

Ama ya kaynak, ilave istihdam için kaynak nerede? İşte o da bölüşüme radikal müdahalede.

 

Kamu dahil bütün işverenlere çıkacak ek istihdam maliyeti bölüşümdeki  radikal değişimlerle sağlanabilir.  Yani dünya nüfusunun yüzde 1’I, servetin yüzde 82’sine değil,mesela yüzde 70’ine  sahip olsa hayat kaliteleri çok mu kötü olur ?

Özel sektörde  ve kamuda yönetici ücretlerine tavan getiren uygulamalar (New York borsasında böyle adımlar atılıyor),  gelir ve kurumlar vergisindeki  düzenlemeler ihtiyaç duyulan ek kaynakların yaratılmasına imkan verebilir.

Bu paradigma değişikliğinde  uğraşılması gereken birçok teknik ve sosyal sorun çıkabilir. Ama “hadi yatırım yapılsın” dan ibaret bir temel bakış açısını hep birlikte tekrar etmektense, bazılarımızın da “outbox” düşünmeye başlaması iyi olmaz mı?

 

Başarılı Olmak İçin Kadınlar Zeki ve Özgüvenli, Erkekler Geniş Çevreye Sahip Olmalı…

Başarılı Olmak İçin Kadınlar Zeki ve Özgüvenli, Erkekler Geniş Çevreye Sahip Olmalı…

King’s College London tarafından ilki 13 Kasım’da düzenlenen World Questions adlı etkinlikler zincirini desteklemek üzere bir araştırma gerçekleştirildi. Bu araştırma ile kadın-erkek eşitliği konusundaki artılar ve eksiler global kamuoyu nezdinde masaya yatırıldı.

Kadın Liderliği Global Enstitüsü, Politika Enstitüsü ve Ipsos MORI işbirliğinde 28 ülkeden 20 bin bireyle gerçekleştirilen bu araştırma ile; Kadın-erkek eşitliğinin mevcut durumu, kadınların ve erkeklerin hayatta öne çıkmaları için önemli olan unsurlar, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamadaki engeller ve bunların müsebbibleri, bu konudaki olumlu gelişmeler ve gelecekte ne gibi aksiyonlar alınması gerektiği konuları detaylarıyla irdelenmiş oldu.

 

Araştırmamıza göre ülkelerinde cinsiyet eşitliğine erişildiğini düşünen erkeklerin oranı global ortalamada %18, bu konuda kadınların sadece %9’u hem fikir.

Kadınların hayatta öne çıkmasında erkeklere kıyasla öne çıkan önemli unsurların başında zeka geliyor (%28) bunu ikinci sırada kendine güvenmek (%26) ve üçüncü sırada ise hiçbir zaman pes etmemek (%25) izliyor.

 

Erkeklerin hayatta öne çıkmaları için kadınlardan farklı olarak en önemli unsurların başında bağlantılara sahip olmak (%22) geliyor. Geniş bir çevreye sahip olan erkeklerin hayatta öne çıkabilecekleri düşünülürken kadınlarda ise bu özellik erkeklere kıyasla önemli bir unsur olarak görülmüyor. Global kamuoyu aynı zamanda erkeklerin politik bağlantılarının olmasının da hayatta öne çıkmaları için önemli olduğunu düşünüyor ve yine kadınlarda başarılı olmaları için bu unsur erkeklere kıyasla çok da önemli gözükmüyor.

 

Araştırmaya Türkiye’den katılan bireyler de kadınların hayatta öne çıkmaları için yukarıda belirtilen ilk 3 unsurun önemli olduğunu düşünüyor. Fakat, Özgüvenli Olmak (%31) ilk sırada belirtiliyor. Türkiye’de kadınların başarısı için Özgüven önemli bir unsur olarak görülüyor. Erkeklerin Türkiye’de hayatta öne çıkmaları için gerekli en önemli 3 unsurun başında Politik Bağlantılara Sahip Olmak (%32) geliyor, bunu Çok Çalışmak (%29) ve bağlantılara sahip olmak (%28) izliyor.

Araştırma kapsamında cinsiyet eşitliğine ulaşmaya engel olan faktörlerin de kamuoyu tarafından değerlendirilmesi istendi. Buna göre global kamuoyu kadın-erkek eşitliğine ulaşmayı engelleyen faktörlerde faturanın büyüğünü işverene kesiyor. Global kamuoyu cinsiyet eşitliğini engelleyen önemli üç faktörü şu şekilde sıralıyor: işverenlerin ücret eşitsizliğine kayıtsız kalması (%22), işverenlerin çalışma ve aile hayatı dengesini sağlamak için kadınlara yardımcı olmaması (%21) ve işverenlerin kadınları üst düzey pozisyonlara getirmemesi (%18). Araştırmaya Türkiye’den katılan bireyler ise kadın-erkek eşitliğine ulaşmayı engelleyen en önemli üç faktörü şöyle sıraladı: Hükümetin eşitliği ön plana çıkarmaması (%32), Cinsiyet eşitliğine ulaşmada erkeklerin yardımcı olmaması (%28) ve Polisin kadına yönelik şiddeti yeterince ciddiye almaması (%25).

 

Cinsiyet eşitliğine ulaşmadaki engeller kadar başarılar da araştırma kapsamında değerlendirildi. Son 25 yılda kadın-erkek eşitliği konusunda atılan en önemli adımları global kamuoyu şu şekilde sıralıyor: Hükümet ve politikada kadınların temsili (%35), Kadınların eğitime eşit erişim sağlaması (%32) ve iş hayatında kadının üst düzey görevler alması (%30).

 

Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerde cinsiyet eşitliği konusundaki en önemli 3 pozitif gelişmeyi hemen hemen benzer şekilde sıralıyor. Sadece, iş hayatında kadının üst düzey görevler almasını ilk sırada belirtiyorlar (%35).

Ve gelecek 25 yıla baktığımızda, cinsiyet eşitliğine ulaşmak için üzerinde durulması gereken en önemli konular global kamuoyu tarafından şu şekilde sıralanıyor: Kadınların hükümet ve politikada temsil edilmesi (%39), Kadınların iş hayatında üst düzey pozisyonlara gelmesi (%36) ve Kadınların CEO-Yönetim kurulu görevlerine getirilmesi (%32).

 

Araştırmaya Türkiye’den bireyler ise cinsiyet eşitliğine ulaşmak için gelecek 25 yılda üzerinde durulması gereken en önemli iki konu global kamuoyu ile aynı: Kadınların hükümet ve politikada temsil edilmesi (%46), Kadınların iş hayatında üst düzey pozisyonlara gelmesi (%39). Fakat cinsiyet eşitliğine ulaşmada odaklanılması gerektiği düşünülen üçüncü en önemli konu, global ortalamadan farklı olarak, Medyada kadının temsil edilmesi (%35) olarak belirtiliyor. Bu veriden hareketle günümüz medyasında erkek egemen bir algının olduğu ve bunun kadınların lehine çekilmesi gerektiği söylenebilir.

 

Hayalinizdeki düğün Fransa’da

Hayalinizdeki düğün Fransa’da

Büyük gününüz için kiralık mükemmel lüks villa ve tarihi bina arıyorsanız, bu yazıyı mutlaka okuyun. Düğününüzü için mükemmel ve özelleştirmek istiyorsunuz? Bu ambiyansı siz ve konuklarınızda tatmak istiyorsunuz?  Sizler için hazırladığımız bu dosya size bir fikir verecektir.

 

Chateau D’Aleny- Burgonya – 34 kişilik-17 oda-14 banyo

Muhteşem Château d’Aleny, Fransa’nın en iyi üzüm bağlarının yakınında, güzel Burgonya’nın kalbinde yer almaktadır. Muhteşem bahçelere sahip ve güzel bir standarda sahip olan bu büyülü mekan, mükemmel düğün veya bu büyüleyici bölgede unutulmaz bir tatil için idealdir.

18.yüzyıla kadar uzanan şato, tanınmış tasarımcılar tarafından sevgiyle yenilenmiştir ve sonuç, modern ve üst düzey özelliklere sahip klasik bir evdir. Antika mobilyalar, geleneksel şömineler ve özgün özellikler boyunca en son teknolojiye sahip mutfak, ayrı ayrı tasarlanmış yatak odaları ve gelin banyoları için ideal harika bir süit dahil modern banyolar gibi modern dokunuşları tamamlar.

Modern olanaklar arasında ısıtma, yıl boyunca ideal bir yer olmasının yanı sıra süper hızlı Wi-Fi ve Uydu TV bulunmaktadır. Bu, çoğu zaman görkemli arazilerden en iyi şekilde yararlanmak isteyeceğinizi, 40 hektarlık ormanları ve Fransız tarzı bahçeleri olan özel park alanlarını kullanacağınızı söyledi. Daha enerjik konuklar yeni mahkemelerde tenis oynayabilir veya 16 metre uzunluğundaki yüzme havuzuna girebilirler.

Gerekçesiyle özel şapel evlenmek için pitoresk bir yerdir, resepsiyonlar bahçelerde veya Orangery içinde gerçekleşebilir. Chateau’ye bağlı bir düğün planlayıcısı ile Oliver’s Travels, romantik Burgundy düğününüzü planlamak için gereken tüm ayrıntılar hakkında size tavsiyelerde bulunabilir.

Bu, şarap sevgilisinin, bölgenin şarap başkenti Beaune ile sadece 40 dakika uzaklıktaki cenneti. Bu alanda dünyaca ünlü Côte-d’Or üzüm bağlarını keşfedebilir ve Côte de Beaune ve Côte de Nuits uygulamalarından en güzel şarapları tadabilirsiniz. Route des Grands Crus’un Puligny-Montrachet, Pommard ve Meursault gibi pastoral köylerini bir saatlik sürüş mesafesinde keşfedin .

Alternatif olarak, golf oynayabileceğiniz, ata binebileceğiniz ve muhteşem manzaraya binebileceğiniz veya oldukça yerel köyleri, kasabaları ve şatoları ziyaret edebileceğiniz eve daha yakın kalın. Chalon-sur-Saône ve Jura, sadece bir saat uzaklıktaki güzel ve tarihi şehir Dijon’u unutmadan, görülmeye değer harika yerlerdir. Yerel nehirler ayrıca su sporları için harika yerler veya sakin bir ortamda sadece mükemmel bir piknik.

Chateau des Marquis , Loire Vadisi – 39-43 kişilik -20 oda- 20 banyo

Le Château des Marquis’in size yaklaştıkça büyüklüğü her şeyi kapsıyor – bunun büyüklüğü etkileyici ve caddeden aşağı inip heybetli cepheyi gördüğünüzde heyecan artıyor. Château des Marquis’a hoş geldiniz. Bizim eviniz sizin kaleniz.

Tarih, bu şato hayatında çok büyük bir rol oynadı. Nesiller geldi ve gitti ve şimdi konuklara ‘Chateau Deneyimi’ vermek ve bu saray ülkesinde tarihi cazibe ve kraliyet cazibesini yaşamak. Yıllarca ihmal edildikten sonra, yeni sahipler bu muhteşem binanın eski ihtişamını geri getirmeyi ve böyle güzel bir mülkün sunduğu lüksü yeniden yaratmayı kendileri üstlendiler.

İyi korunmuş cephedeki yeni yenilenmiş iç mekanlar, modern mutfaklar ve banyolara sahip güzel bir eski binada zarif bir yaşam sağlamak için yeniden tasarlandı, ancak eski bir dünyanın büyük bir bölümünü hissediyor. Böylece alan özgürlüğü zevk odalar yüksek tavanlı büyük. Mobilya tarzı ülke Fransızca ve banyo hemen geleneksel, böylece hemen güzel bir eski ülke ev hissediyorum.

Bu kale, bir stüdyo, bir veya iki yatak odalı dairenin kendi konaklama birimlerinde konukların lisanslı olarak yaşayabilecekleri üç kata yayılmış 13 zarif daireye sahiptir. Zemin katta merkezi bir şömine, büyük bir ziyafet salonu, bir şapel ve geniş bir yemek alanı etrafında ortak salonların yanı sıra iyi bir kadeh yerel Fransız şarabı yudumlarken veya birçok üzüm bağından köpüklü bir şekilde güneş ışığının tadını çıkarmak için büyük bir ön teras bulunmaktadır. Saumur çevresinde.

Resmi bahçelerin dışında büyük yüzme havuzunun keyfini çıkarabilir, pétanque mahkemesinde boule oynayabilir, iyi bir kitap okumak için bir yer bulabilir, meyve bahçesinden meyvelerin tadını çıkarabilir, gülleri koklayabilir ve bahçeden otları örnekleyebilirsiniz. Daha geniş arazide, ormanda bir yürüyüş yapabilir, mağarayı ziyaret edebilir, yan bahçede barbekü pikniğinin tadını çıkarabilir, hendekte bazı mağaraları keşfedebilir ve hatta bazı yumurta toplamak için tavukları bulabilirsiniz.

Chateau des Marquis, küçük bir köyün eteklerinde ve aumur’a sadece 19 km uzaklıkta Loire Vadisi’nin kalbinde muhteşem bir konuma sahiptir. Loire Nehri, UNESCO Dünya Mirası’nın bir parçasıdır ve tüm bölge, ünlü Chateaux’dan şarap tadımı turlarına ve birçok açık hava etkinliğine kadar ziyaret edilecek sayısız yer sunmaktadır.

Chateau du Vieux Palais , Provence – 22 kişilik-11 oda- 8 banyo

Chateau du Vieux Palais, tamamen rakipsiz ve tüm beklentileri aşan olağanüstü muhteşem bir şaheserdir. Saint Victoire dağının muhteşem manzarasına sahip tesis, Başpiskopos için nefes kesen lüks bir tada sahip olduğu 17. yüzyıla kadar uzanıyor.

Bugün, şato, karakterini, Provençal cazibesini ve tarihini korurken gerekli tüm lüks konforları sağlayarak zarif bir şekilde restore edilmiştir. Başpiskoposun tarihi koltuğunun kalıntıları, orijinal şapelin ve Bastide’nin yanındaki geniş mülkü ve saltanatı süslüyor. Tesisin arazisi, özel bir yüzme havuzu, tenis kortu, masa tenisi, boules kortu ve sınırsız bahçeler ve park alanları ile tüm aile için bir rüya oyun alanıdır. Yakındaki köyde muhteşem bir esnaf çikolata üreticisi de var.

Büyüleyici Bastide, abartılı bir salon, resepsiyon odaları, kütüphane, kart odası, yemek odası ve tam donanımlı mutfak ile güzel bir şekilde dekore edilmiştir. Otel 11 lüks yatak odası ve 8 banyo ile bilardo masası ve TV ile donatılmış bir oyun odasına sahiptir.

Chateau du Vieux Palais, dağların ve denizin yakınında, arzu edilen Provence’ın kalbinde, arkadaşlarınız ve ailenizle birlikte lüks ve huzur arayanlar için eşsiz bir yerdir. Keyifli bir tatil geçirmenizi sağlayan keyifli ortamlar ve sakin bir atmosfer ile gerçek bir hoşgörü yaşayacaksınız.

  Chateau Cedre , Dordogne – 24 kişilik- 12 oda- 8 banyo

Güzel Chateau Cedre, Gascony’nin kalbinde Bordeaux ve Toulouse arasında ve hem Dordogne hem de Lot-et-Garonne’ye yeterince yakın olan kıskanılacak konumu ile kutsanmıştır.

Listelenen bu ‘Monument Historique’, 17. yüzyılda bir İtalyan sarayı haline gelmeden önce bir zamanlar eski bir kaleydi. Şimdi konuklara antik taş kemerler ve görkemli bir avlu ile tedavi edilen zarif cazibe ve otantiklik dolu bir ortam sunmaktadır.

25 dönümlük özel park alanı, 18. ve 19. yüzyıl Lübnan ve Atlas sedir, selvi, meşe, Sibirya karaağaç ve en az 100 farklı esans plantasyonuyla zengindir.

Güney terası, büyülü kırsal alanın eşsiz panoramik manzarasına sahiptir ve ‘logis’ yatak odaları vadi manzaralıdır.

Chateau Cedre’nin konaklama birimleri, 8 banyolu 12 yatak odasında 24 kişiye kadar ağırlayabilen iki büyüleyici konuk evinden oluşmaktadır. Bu konforlu konukevleri açık kirişler, büyük şömineler, pişmiş toprak ve ahşap zeminler gibi sıcak ve otantik özelliklerle doludur.

İlk konuk evinde 16 konuk için 6 manzaralı 8 büyük yatak odası ve 6 banyo, tam donanımlı mutfak ve geniş oturma odası bulunmaktadır. İkincisi, 8 çocuk ve 4 yatak odasında bir bebek uyuduğu için küçük çocuklu bir aile için idealdir. Benzer şekilde, bu ev tam donanımlı bir mutfak, şömineli geniş bir oturma odası, özel otopark ve kapalı bir teras ile döşenmiştir. İki tesis, geniş bir teras ve barbekü alanına sahip güzel bir tuzlu su yüzme havuzunu paylaşmaktadır.

Son olarak, Chateau Cedre’nin konukları harika bir tenis kortuna ve özel bir balıkçı gölüne erişebilirler. Küçükler eğlendirmek için mükemmel bir boules sahası, masa tenisi, langırt, badminton ve salıncaklar da vardır.

Yerel köyler, mehtaplı pazarlar ve Pazar antika ve bit pazarları da dahil olmak üzere hazinelerle doludur. Ayrıca yerel olarak üretilen peynirler, kaz ciğeri, şarap ve Armagnac’ın ziyaret edilebilecek sayısız üzüm bağı ve katılmak için gastronomi festivalleri ile lezzetli bir seçkisi vardır.

Daha aktif bir tatil için yakınlarda kano, okçuluk, akrobasi, tenis, binicilik ve golf mevcuttur. Landes Ormanı yürüyüş ya da bisikletle gezmek için idealdir; Chateau Cedre’ı tüm aile için mükemmel kılıyor.

Bölgenin tarihi, Séviac Gallo-roman villa (Avrupa’nın en büyüğü) sadece kısa bir sürüş mesafesinde, müstahkem bir köy ve Henri IV Chateau ile biraz daha ileridedir.

 Manoir Colombe , Dordogne – 20 kişilik- 8 oda-9 banyo

Manoir Colombe, iki sıcak bölgenin sınırında – kaz ciğeri ve harika şaraplar için Dordogne’ye yakınken, Lot’un daha sıcak ve kuru ikliminden yararlanıyor.

Roma tarzı köprüden sadece beş dakikalık bir yürüyüşle köyün fırınına, bakkalına, bar / tabac / restorana ve postaneye ulaşabilirsiniz. Eymet ve Duras’ın arzu edilen köyleri kısa bir sürüş mesafesindedir.

Bu 17. yüzyıl malikanesi tarihe batmış ve hatta Ulusal Anıt olan Fransa’daki en iyi Güvercinlerden birine sahiptir. Ev, pişmiş toprak zeminler, ahşap kirişler ve evi serin tutan kalın, taş duvarlar ile rustik cazibe ve güzellik dolu.

İki hektarlık alanı, lavanta, çim bir avlu ve wisteria ve sarmaşık pergolaları ile kaplı güzel ve romantik bir duvarlı bahçe sunmaktadır. Gerekçesiyle geri kalan sadece oturup çevresi zevk için tenha birçok alan vardır. Daha aktif konuklar için büyük bir özel yüzme havuzu, masa tenisi ve boules sahası bulunmaktadır. Dış yemek masası, yerel pazarlardan satın alınan tüm lezzetli yerel lezzetleri yudumlarken, öğleden sonra öğle ve akşam yemekleri için mükemmeldir.

Bir tatil veya kutlama için büyüleyici ve pastoral bir üs olan Manoir Colombe, mutlak huzur ve mahremiyetle, ancak olanaklara yakın, ideal bir konumda, yürüme mesafesinde bir köy ve şarap imalathaneleri, tarihi chateaux, mağaralar ve Bergerac gibi ünlü kasabalarla dolu bir çevredir. , Bordeaux ve Toulouse.

Chateau Paradis , Vendee ve Charente – 24-80 kişilik-25 oda- 14 banyo

22 dönümlük ormanlık bir parkla çevrili Chateau Paradis, 16. yüzyıla kadar uzanan ve 2016’da tamamen yenilenmiş muhteşem bir tatil ve düğün mekanıdır.

Poitiers ve Limoges bölgelerinden sadece kısa bir sürüş mesafesinde bulunan otel, başlangıçta Boiceau ailesine aitti. Protestan avukat, Poitevin lehçesinde hukuk ve yazı işleri yazarı Jean Boiceau burada 1513’te doğdu. 19. yüzyılda şato, eski yakınlara modern bir kale inşa eden Du Verrier de Boulzat ailesi tarafından satın alındı.

Ana şato, 19 hektarlık ormanlık bir parkın kalbinde yer alan 660m²’lik bir alanı kaplar ve ek ek bina ve üç loca ile 24 kişiye kadar konaklama imkanı sunan tesis, 80 kişiye kadar konaklama imkanı sunmaktadır.

Geniş zemin katta 2 lüks salon, 2 yemek odası ve büyük bir mutfak bulunmaktadır. 120 kişilik misafir ve 240 ayakta misafir kapasitesine sahip bitişik profesyonel mutfağa sahip muhteşem bir ziyafet salonu da bulunmaktadır. Buna ek olarak, Pool Hall 60 kişiye kadar oturma imkanı ve 120 kişiye kadar misafir ağırlayabilir. Bu seviyede ayrıca bir en-suite yatak odası vardır.

Kalan yatak odaları ve banyolar, her biri bir salona sahip olan birinci ve ikinci katlara yayılmıştır.

Her oda özenle dekore edilmiş ve antikalarla zevkli bir şekilde döşenmiştir. Dekor 19. yüzyıla sadık kalır, ancak zarif ve modern bir dokunuşla.

10 yatak odası ve 7 banyo bulunmaktadır. Üç yatak odası, çocukların yakınında uyumak isteyen aileler için mükemmeldir. Banyoların tümü saç kurutma makinesi, sabun ve havlu ile donatılmıştır.

Buna ek olarak, mekan, her biri 2 ila 5 kişi kapasiteli 12 yatak odasında 44 konuk ağırlayabilen geniş bir klimalı ek sunmaktadır. Ayrıca, her biri dörde kadar konuk uyuyabilen ve tesisin toplam kapasitesini 80 kişiye getiren üç güzel klimalı lodge bulunmaktadır.

Açık alanlar da aynı derecede etkileyici: yepyeni bir ısıtmalı yüzme havuzu ve konforlu şezlong ve şemsiyelerle donatılmış çarpıcı bir beyaz taş teras var. Konaklamanız süresince misafirlerinizi memnun edecek güzel bir ormanlık parkla çevrili bu evin sessizliğinin tadını çıkarabilirsiniz. Bisikletler ve açık hava oyunları da mevcuttur ve parkta bir Bootcamp egzersiz döngüsü vardır. Charentes Nehri’ne tesisten kolayca ulaşılabilir ve şato   kano, kano, balık tutma ve çok daha fazlasını organize edebilir.

Bakıcılar, tesiste ayrı bir kulübede ihtiyatlı bir şekilde yaşar ve konaklamanız sırasında size yardımcı olmak için her zaman hazırdır.

Chateau De La Croix , Vendee ve Charente – 26 kişilik- 9 oda-8 banyo

Guardian gazetesi bu Şato’ya “Fransa’da kiralık en iyi 5 evden biri” adını verdi. Times, “iç kısmı dış masal gibi kalça” dedi. Grazia Magazine buna “Topuklarınızı rahat ettirin” derken Bella Magazine “Ooh la la’nın kirpikleri” olduğunu söylemişti.

Konuk listesinde Hollywood Royalty’i saymasına rağmen şaşırtıcı derecede uygun maliyetli olmaya devam ediyor. Geleneksel, süslü güzelliğin bir arka planına karşı kentsel serin ve rahat bir ortam vaha eden Chateau, konukları mutlu edecek alan ve olanaklara sahiptir.

Chateau içinde bir bar, özel sinema, 14.5m ısıtmalı yüzme havuzu, bilardo salonu, müzik alanı, piyano salonu, hacimli yemek salonu ve restoran standart mutfak bulunmaktadır. Dokuz büyük yatak odasında 26 kişiye kadar konaklama imkanı. Self-cater veya Chateau personel mollycoddle izin – siz karar verin.

Chateau, aileler için de mükemmeldir. Çocukları ebeveynlerin ayaklarından uzak tutmak için yeterli alan ve onları eğlendirmek için birçok etkinlik var – müzik odasında sıkışmak, havuzun etrafında oynamak, arazide oyun oynamak, futbol sahası, masa tenisi ve oyunlar.

Bu, tüm nedenlerden dolayı bir destinasyondur ve çocuklar ile grup tatili, özel bir kutlama, aile birleşimi veya hatta bir kızın hafta sonu olsun, her zaman hatırlayacağınız bir yer.

Chateau De Brabant , Bretanya – 35 kişilik-16 oda-12 banyo

Çok geniş 19. yüzyıldan kalma Chateau De Brabant and Lodge, 300 dönümlük arazisinde özel havuz, tenis kortu, orman ve gölün bulunduğu bir ailenin bir araya gelmesi, yeniden bir araya gelmesi veya kutlaması için eşsiz bir ortam sunmaktadır. Chateau, zarif bir burjuva dairesi, büyük şömineler, zarif salonlar, ahşap panelli yemek odası tüm özelliklerini sunar.

Lodge yakın bir yerde ek konaklama imkanı sunmaktadır. Her iki bina karakter ve özgün özelliklerle doluyken modern yaşamın lüksünü de sunuyor. Chateau De Brabant, büyük bir grubun hem içeride hem de dışarıda herkes için bolca alanla bir araya gelmesini sağlayarak, aileniz ve arkadaşlarınızla vakit geçirmek için ideal bir yer haline getirir.

Chateau De Seyres , Vendee ve Charente – 10-19 kişilik-7 oda-5 oda

Büyüleyici Chateau de Seyres, Güney Batı Fransa’nın Charente bölgesinde, Dordogne sınırlarında küçük bir köyde ideal bir konumda yer almaktadır ve konuklara Ortaçağ ihtişamında mı yoksa Klasik zarafetinde mi kalmak istedikleri konusunda bir seçenek sunmaktadır! Mülkiyet birkaç yıldır aynı ailede kalmıştır, kim özenle yere bakmak ve her ve her misafir her ihtiyacını karşılamak sağlar. Fransa’nın güneyinde bir tatil için mükemmel bir yer olan yakındaki vadiye ve ormanlara bakan yeşilliklerle çevrili bir şatoda yer alırken avlusundaki muhteşem ıhlamur ağacının tadını çıkarın.

Sohbette, müzik odasına bağlı iki kanatta toplam 10 yetişkin ve 11 çocuk konaklayabilir. Bu oda içecekler ve kemirmek için herkesle buluşmak için harika bir yerdir ve tecrübeli müzisyenlerin emrinde Pleyel kuyruklu piyano sayesinde eğlence kolaydır.

Aile tatilleri, partiler, yıldönümleri veya küçük düğünler için olduğu kadar çocuklu veya gruplu aileler için de ideal bir yerdir.

Zarif odaların tümü el ile dekore edilmiş ve modern ziyaretçilerin kendilerini evlerinde hissetmelerini sağlayacak çağdaş bir dokunuşla yenilenmiştir. Kaliteli yataklar (iki dört afiş) ve çarşafların yanı sıra dönem ve vintage mobilyalar da dahil olmak üzere detaylara büyük bir dikkat gösteriliyor. Tesisin banyolarının çoğu, (diğer şeylerin yanı sıra) büyük bir duş içerecek şekilde 2011 yılında tamamen yenilenmiştir. Kış kullanımı için merkezi ısıtma var ve ihtiyaç duyduğunuzda yanan bir günlük yangın!

Chateau Belle Vie , Picardy ve Nord-Pas de Calais – 26–30 kişilik- 14 oda-13 banyo

Château Belle Vie her zaman iyi bir hayatla ilgiliydi. 1880’lerde varlıklı bir aile tarafından büyük bir tarzda eğlendirebilecekleri bir ev olarak inşa edilmiştir. Beklendiği gibi, resepsiyon odaları evin vurgulamak vardır. Çoğu karmaşık ahşap panellere sahiptir, hepsi bahçe manzarasına sahiptir ve yemek odası hala 30 şanslı bon vivant’a kadar uzanabilen orijinal masaya sahiptir.

Yeni sahiplerin benzer bir rüyası vardı: şatoyu eski ihtişamına geri döndürmek ve çocuklardan büyükanne ve büyükbabalara kadar tüm konuklar için hem zarafetin hem de eğlencenin sarhoş edici bir karışımını sunan muhteşem bir tatil ve düğün mekanı yaratmak. Ve bunların hepsi İngiltere’ye çok yakın!

Château, yatak odalarının şıklığı, büyük yemek odası ve büyük merdivenli etkileyici giriş holü yanı sıra kapalı mini tenis, snooker odası, masa tenisi ve hatta kapalı bir trambolin odası gibi eğlenceli dokunuşlar da sunmaktadır. Aa Nehri gerekçesiyle çalışan ile dört hektar bahçe ve ormanlık, sakin ve pastoral bir ayardır.

Château Belle Vie, İngiltere’den kolay bir yolculuk yapmanın yanı sıra güzel bir köyün kenarında ve köy boulangerie’sine sadece 400 metre uzaklıktadır. Köyde ayrıca bir kafe ve bir eczane var.

Bölgede turistik yerler bolca vardır: yerel pazarlar, alışveriş, katedraller, savaş müzeleri ve önemli yerler ve hatta Opal Sahili’nin güzel plajları. Tüm olanaklarının yanı sıra tanınmış golf sahasının bulunduğu Saint Omer sadece 10 dakika uzaklıktadır ve Dunkirk’e de kolayca ulaşabilirsiniz.

Bu muhteşem restorasyon sayesinde, Château Belle Vie, özel bir tatili kutlayan veya sadece ‘la belle vie’yi kutlayan arkadaşların ve ailenin unutulmaz ve eğlenceli toplantıları için bir kez daha mükemmel bir ortam.