Yazılar

Songül Karlı “Halaylar (Mashup)”

Songül Karlı “Halaylar (Mashup)”

Songül Karlı, prodüktörlüğünü Hayrettin Güneş’in üstlendiği 7 farklı Türkü’den oluşan “Halaylar (Mashup) “ isimli yeni çalışmasını Grand Müzik etiketiyle yayınladı.

Düzenlemelerini Mustafa Arapoğlu’nun üstlendiği çalışmasına Erkan Nas yönetmenliğinde birde klip çeken Songül Karlı, hakkında çıkan haberlerle ilgili de açıklamalarda bulundu.

‘SONGÜL KAPRİSLİ’ DİYEREK İŞİME ENGEL OLDULAR

Songül Karlı, ‘Sanatçılar birbirinin işini keser mi?’ şeklindeki soru üzerine “Bu hep bilinir evet sanatçılar birbirinin işini keser. Son yıllarda işler de azaldı. Eskiden bayi toplantılarından başımızı kaşıyamaz, sevmediğimiz insanlara bile iş paslardık. Şimdi ‘Menajerini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim’ gibi bir durum oldu. Hep aynı isimlere sahne veriliyor. Zamanında benim de işlerim engellendi. Benim için ‘kaprisli, egolu, istekleri bitmez’ şeklinde konuşmalar yaparak bir çok işime köstek olundu” diye konuştu.

BENİM DEKOLTEM NEDEN GÖZE BATIYOR?

Sosyal medyada yapılan yorumlara takılmadığını söyleyen Songül Karlı, “Sosyal medyada olumsuz yorum yapanların birçoğu takipçim bile değil, sırf sayfama yorum yapmak için girip çıkıyorlar, ‘gizli hayranlarım onlar’ diyerek gülüp geçiyorum” dedi.

Ünlü şarkıcı sözlerini şöyle sürdürdü: “Songül Karlı açık giyinmiş” diyorlar bakıyorum diğer kadın sanatçılar benden daha açık giyiniyor, onları neden görmüyorlar da ‘Songül’ün göğsü açıldı, bacağı açıldı’ diye yazıp çiziyorlar. Niye ben sürekli bunlarla anılıyorum. İyi düşünelim onların da işi gücü rast gitsin. Son iki yıldır herkes negatife gitmeye başladı, kötülüğün çalıştığı bir dönemdeyiz. Allah iyi insanlarla karşılaştırsın bizi.”

‘HER GÜN ESTETİK YAPTIRIYORUM’

Magazin basınında sık sık ‘estetik yaptırdığı’ şeklinde haberlerle yer alan Songül Karlı, yine bıçak altına yattığı haberlerine de açıklık getirdi. Hakkında çıkan haberlere ve sosyal medyada yapılan yorumlara cevap vermek istediğini söyleyen Songül Karlı, “Saçımı sıkı sıkı ördüklerinde göz kapağı estetiği yaptırmış gibi görünüyorum” dedi. Önce gözlerini ve yüzünü gösterip sonra da kuaförüne saçını ördürten ve aradaki farkı gösteren Songül Karlı, “Evet arkadaşlar yine estetiğe geldim. Sizin deyiminizle ben her gün estetik yaptırıyorum. Her gün öyle haberlerim çıkıyor. Gözlerini çektirmişsin, badem göz yaptırmışsın, bu ameliyatların ne gereği var diye beni eleştiriyorsunuz. Arkadaşlar elbette yaş alıyoruz yüz şeklimiz değişiyor ama estetik değil. Kuaförüm Fatih saçımı yandan sıkıca örünce göz kapaklarım geriye çekiliyor ve badem göz ameliyatı olmuş gibi görünüyorum” dedi. Ünlü şarkıcı “Estetik dediğiniz işlem aslında saçımı gergin toplatmamdan ibaret. Benim estetiğim böyle, komiksiniz ya her gün bir insan estetik yaptırır mı ya! Bir de bugüne kadar ne estetiği yaptırmışım söyleyin” diyerek çıkan haberlere ve yapılan yorumlara isyan etti.

“BLACK FRİDAY”de neler oldu, neler yaşandı, neler satıldı, ne kadar satış yapıldı

“BLACK FRİDAY”de neler oldu, neler yaşandı, neler satıldı, ne kadar satış yapıldı

Ipsos Araştırma şirketi tarafından gerçekleştirilen « Gündeme Dair » ​araştırma verilerinden derlenen dosya içeriğinde;

  • Kasım indirimlerinden haberdar olan ve alışveriş yapan bireylerin oranı 2022 senesi ile karşılaştırıldığında tutumlar nasıl?
  • Kampanyalar sırasında alışveriş yapıldı mı?
  • Bu indirimler sayesinde alınan ürünlerin daha iyi fiyata alındığı görüşünde olanların oranı ne?
  • Kampanyalara tamamen karşı olanlar var mı?
  • Bu dönemde alışveriş yapmamaya gayret gösterenlerin oranı ne?
  • Satın alınan ürünlerde geçen yıla göre farklılaşma var mı?
  • Geçen sene online kanallardan alışveriş yapma oranı ne idi? Bu yıl karşılaştırıldığında veriler nasıl?

BLACK FRİDAY Kasım indirimlerinden haberdar olan ve alışveriş yapan bireylerin oranı 2022 senesi ile benzer seviyede. Her 10 kişiden 7’si Kasım ayında markalar tarafından yapılan indirim kampanyalarından haberdar ve bu bireylerin yarısı bu kampanyalar sırasında alışveriş yaptığını belirtiyor.

Ipsos Türkiye

İNDİRİMLER GEREĞİNDEN FAZLA ALIŞVERİŞE SEBEBP OLUYOR MU? Her 10 kişiden 6’sı kasım ayında markaların yapmış olduğu indirimlerin kişilerin gereğinden fazla alışveriş yapmasına sebep olduğunu düşünüyor. Bu indirimler sayesinde alınan ürünlerin daha iyi fiyata alındığı görüşünde olanların oranı %42 ve bu oran geçen seneye göre 5 puan gerilemiş durumda. Her 4 kişiden 1’i ise bu kampanyalara tamamen karşı, her 3 kişiden 1’i de bu dönemde alışveriş yapmamaya çalışıyor.

Ipsos Türkiye

YAPILAN ALIŞVERİŞLERİÇİN ÖZELLİKLE KASIM KAMPANYALARINI BEKLEDİĞİNİZ OLUYOR MU? Kasım ayı indirimlerinden alışveriş yapanların %70’i bu kampanyaları beklediklerini belirtiyor. Bir sene öncesinde de tüketicilerin davranışlarının aynı olduğu görülüyor. Ancak satın alınan ürünler bu sene farklılaşıyor. Geçen sene temizlik ürünleri en fazla alınan ürün kategorisiyken bu sene giyim ilk sırayı alıyor.

Ipsos Türkiye

ENÇOK ALIŞVERİŞ HANGİ KANALDAN YAPILDI Geçen sene online kanallardan alışveriş yapma oranı %80 iken 2023 senesinde bu oran %83’e yükseldi.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO’SU SİDAR GEDİK verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Black Friday markası ile tüm Dünya’yı saran indirim dönemi kasım ayının neredeyse tüm haftalarına yayıldı. Perakendeciler, markalar indirim yarışına giriyor ve bazı alışveriş tutkunları ihtiyacı olsun olmasın “kaptığı” ürünü sepetine dolduruyor. Sosyal medyada mağazada birbirinin elinden ürünlerini zorla almaya çalışan bireylerin videolarına bile tanık oluyoruz.

Kasım kampanyaları markalar için online alışveriş platformları başta olmak üzere mağazalara da yayılmış ve oldukça popülerleşmiş bir kampanya dönemi. Geçtiğimiz sene olduğu gibi her on kişiden yedisi bu kampanyalardan haberdar. Haberdar olanların yarısından fazlası ise bu dönemde kampanyalar kapsamında alışveriş yapmışlar. Hatta alışveriş yapmak üzere özellikle Kasım ayını bekleyenler var.

Sidar Gedik

Yüksek enflasyon, geçim sıkıntısı nedeni ile temizlik ürünleri, giyim gibi temel ihtiyaç kategorilerinde dahi kasım indirim dönemi bekleniyor. Ancak yine de her 10 kişiden 6’sı kasım ayında markaların yapmış olduğu indirimlerin bireylerin gereğinden fazla alışveriş yapmasına sebep olduğunu düşünüyor.

Bu indirimler sayesinde ihtiyaç duyulan ürünlerin daha iyi fiyata alındığı görüşünde olanların oranı ise %42, ancak bu oran geçen yıla kıyasla %5 düşük. Kasım kampanyalarına tamamen karşı olanların oranında da %3’lük bir yükselme var. Geçen yıl da, bu yıl da her 3 kişiden 1’i de bu dönemde alışveriş yapmamaya çalıştığını belirtti. Tüm bunlar kampanyaların samimiyetine dair soru işaretleri anlamına geliyor olabilir, bu durumu gelecek yıl daha iyi anlayacağız.

Çocuklarda bronşioliteye dikkat!

Çocuklarda bronşioliteye dikkat!

Kış ayı hastalık mevsimi demek. Hele ki bazı yaş grupları için kaçınılmaz olabiliyor. Virüslerin havalarda uçuştuğu bu dönemde çocuklarımızı soğuk algınlığı, burun akıntısı, hafif öksürük ve burun tıkanıklığı gibi şikayetlerle başlayan bronşiolitten nasıl koruyabileceğimizi, tedavisinde nelere dikkat etmemiz gerektiğini Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gizem Güvener anlattı.
Akut bronşiolit, özellikle iki yaş altı çocuklarda, en sık olarakta 6 aylık bebeklerde görülür, küçük hava yollarının inflamatuar darlığı sonucu ortaya çıkar. Alt solunum yollarının en sık görülen hastalığıdır. Mevsimlere göre görülme sıklığı değişmektedir. Özellikle kış aylarında ve ilkbahar başlarında daha sık görülür. Virüsler; hastaların aksırmaları, öksürmeleri sırasında damlacık yolu ile havaya karışır ve solunum yoluyla bulaşır.

Dr. Gizem Güvener

Dr. Gizem GüvenerBronşiolit etkenleri nelerdir?

  • En sık virüsler sebep olmaktadır.
  • Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV) olguların %50’sinden sorumlu olan viral etkendir.
  • Bunun yanında parainfluenza, influenza, rinovirüs, adenovirüs, coronavirüs gibi virüsler etkenlerin arasında sayılabilir.

Bronşiolit tanısı nasıl konur?

  • Akut bronşiolit tanısı klinik bulgularla konulur.
  • Soğuk algınlığı gibi burun akıntısı, hafif öksürük, burun tıkanıklığı şikayetleri ile başlar. Ateş normal veya hafif yüksek olabilir.
  • Semptomların şiddeti gün geçtikçe artar. Birkaç gün içerisinde öksürük şiddetlenir ve hırıltılı solunum ortaya çıkar. Hızlı nefes alıp verme, solunum sıkıntısının ilerlemesi ile nefes darlığı, kalp hızının artması, yardımcı solunum kaslarının ve burun kanatlarının solunuma eşlik etmesi görülebilir.
  • Bunun yanında, huzursuzluk, beslenme bozukluğu, uyku problemleri de görülebilir.
  • Bazı bebeklerin tedavisi hastaneye yatırılarak yapılmakta ve tekrarlama riskinden dolayı da aileleri endişelendirmektedir.

Bronşiolit tedavisi nedir?

Temel tedavisi destekleyici tedavidir. Çoğunluğuna virüslerin neden olması nedeniyle antibiyotiklerin yeri yoktur. Yeterli oksijenlenmenin sağlanması, düzgün bir burun temizliği, beslenmeye dikkat edilmesi, solunum sıkıntısını arttırmamak adına az ve sık beslenme, bol sıvı alımının sağlanması sağlanır, gereklilik halinde nebül ve ilaç tedavileri uygulanır.

Fakat bazı durumlarda ilk 6 ay, özellikle ilk 3 aylık bebeklerin, risk faktörlerine sahip çocukların (prematüreler, beslenmesi bozulan bebekler, kalp ve akciğer hastalığına sahip olanlar) ve ciddi solunum sıkıntısına sahip bebeklerin yakın izlem ve gereklilik durumunda hastanede yatırılarak tedavisi gerekebilir. Bazen bronşiolite zatürre tablosu da eşlik edebilir. Zatürrenin eşlik ettiği, ateşli veya laboratuvar ve görüntüleme yöntemleri ile bakteriyel olduğu düşünülen hastalarda antibiyotik tedavisi de tercih edilebilir.

Belirtiler yaklaşık 7-10 günde düzelir.

Nelere dikkat edilmeli?

Anne sütü ile yetersiz beslenmiş bebekler, sigara dumanına maruz kalan bebekler, doğuştan gelen kalp veya akciğer hastalığı olan bebekler ve prematüre doğan bebekler bronşiolite diğer bebeklere oranla daha yatkındır.

Bebeğin özellikle bronşiolitin yaygın olarak görüldüğü kış aylarında kreş gibi kalabalık ortamlarda bulunması, bebeğin öpülmesi veya yakın temasta bulunulması, okul çağında kardeşleri olması bronşiolit riskini yükselten durumlardır.

Önlem olarak ellerimizi sık sık su ve sabun ile yıkamalı, kalabalık ve havalandırılmayan ortamlardan uzak durmalı, sigara kullanılmamalı, oyuncaklar veya çocuğun sık kullandığı eşyalar sık sık temizlenmelidir.

Tekrarlayan düzelmeyen veya tedaviye yanıtsız bronşioliti olan bebekler için ileri araştırma mutlaka yapılmalıdır. Yabancı cisim aspirasyonu, doğuştan olan akciğer ve kalp anomalileri, gastroözefageal reflü, kistik fibrozis gibi altta yatan hastalıklar açısından değerlendirilmelidir.

Keremcem “Sal be Güzelim”

Keremcem “Sal be Güzelim”

Türk pop müziğinin güçlü yorumcularından Keremcem, geçtiğimiz aylarda dinleyici ile paylaştığı ‘Mokelül’ sonrası 2024 yılında müzikseverlerin beğenisine sunulacak 10 şarkılık albümünün ikinci yeni teklisi ‘Sal Be Güzelim’i 15 Aralık Cuma günü tüm dijital dünyada yayımladı.

Şarkının sözü Emrah Şahin, müziği Keremcem düzenlemesi de Yunus Adak’a ait. ‘Sal be güzelim’in tamamı su altında çekilen video klibinin yönetmenliğini Batıkan Hitay üstlendi.

Şarkı ‘Bitemeyen ilişkiler vardır ya. Bitse de bitemeyen. İlişkisi gitse duygusu gitmez. Karşı taraf için tam tersi. İncelen ama kopmayan pamuk ipliği. Sal be Güzelim, bitsin de yoluma bakayım dediğin ama içinden kopmasın diye dua ettiğin’ anların kısa bir analizi

Keremcem’in 30 yıllık müzisyen arkadaşları ile birlikte hazırladığı pandemi dönemi üretimlerinin bir kısmının yer aldığı albümün, merakla beklenen ikinci teklisi “ Sal Be Güzelim” günümüz güncel tınıları ile birlikte yoğun bir duygu içermektedir.

Boğazın en yenisi “Fenz” yılbaşına hazır

Boğazın en yenisi “Fenz” yılbaşına hazır

Boğazın en yeni mekanı Fenz İstanbul, yılbaşı temalı dekorasyonu ve menüsü ile yeni yıla hazır.

FENZ İstanbul, Şef Tolga Bozokun elinden çıkan Özel Yılbaşı Menüsü, DJ ve Saksafon performansı eşliğinde Boğaz manzarası ile unutulmaz bir deneyim için en doğru adres olacak.

Yılbaşı Menüsü:

– Paylaşımlıklar –

Narenciye – Hindiba Salatası & Badem Salsa

Burrata & Mango – Fermente Nohut Püresi

Miso ile Fırınlanmış Bebek Patlıcan & Antakya Tuzlu Yoğurt Kreması

Dana Tartar & Tendon Pufu

Bebek Kalamar & Hummus

– Ana Yemek –

Ördek Bacağı Konfi & Yeşil Elma – Zencefil – Mirin Özsuyu

– Tatlı –

Rhum Baba & Vanilya Taneli Krema

Beyaz Şarap: Likya Arykanda Sauvignon Blanc, Antalya, 2021

Kırmızı Şarap: Kayra Versus Syrah & Viognier, Tekirdağ, 2019

Bilgi: 0 539 324 09 54

İstanbullular bu konserde buluştu

İstanbullular bu konserde buluştu

Son dönemin başarılı bağımsız gruplarından Dolu Kadehi Ters Tut, Kerkisolfej ve SMF Productions’ın düzenlediği konserde İstanbullulara unutulmaz ve sürprizlerle dolu bir akşam yaşattı.

Volkswagen Arena’da muhteşem bir konser veren DKTT’ye yoğun ilgi gösteren sevenleri tüm biletleri tükenen konsere akın etti. Selin Geçit ve Sedef Sebüktekin’in de konuk olarak yer aldığı gecede, binlerce izleyicisine sürpriz yapan Dolu Kadehi Ters Tut, Selin Geçit ile “Olabilirdik” şarkısını Sedef Sebüktekin ile de “Gitme” şarkısını birlikte seslendirdi. Şarkılarına akşam boyunca eşlik eden hayranlarına büyük bir sürpriz daha yapan DKTT, Ocak ayında yayınlanacak “Dilerim Ki” şarkısını ilk kez Volkswagen Arena’da canlı seslendirdi. Özel sahnesi ve harika performansıyla DKTT, hayranlarına keyif dolu bir konser akşamı yaşattı.

PınarOnline iki yaşında

PınarOnline iki yaşında

Geçen seneye oranla rekor bir büyümeyle sipariş sayısını 6 katına çıkaran PınarOnline, ikinci yaşını kutluyor.

 “Satış ve Sipariş gibi Zorlu Yollarda Büyük Bir Başarıya Ulaştık”

Geçtiğimiz bir yılda elde edilen başarıları değerlendiren PınarOnline Dijital Dönüşüm ve E-ticaret Direktörü Bilge Kalpaklıoğlu Eyilik, şunları dile getirdi: Tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarına dair analizlerimizin yanı sıra tüketiciye ulaşma adına pazarlamanın farklı disiplinlerini kullanarak satış ve sipariş gibi zorlu yollarda büyük bir başarıya ulaştık. Bugün artık yalnızca kendi platformumuzda değil, Hepsiburada ve Trendyol gibi iki büyük pazaryerinde de yer alarak ürünlerimizi daha geniş bir kitleye ulaştırıyoruz. Alışveriş deneyiminizi daha kolay hale getirmek için GarantiPay ve Debit kart ile ödeme yöntemlerini sistemimize ekledik. Siparişi satışa döndürdükten sonraki en önemli adımın teslimat olduğu bilinciyle kuru, soğuk ve donuk olarak 3 farklı ısı rejimine sahip Ayazağa’daki depomuzu devreye alarak lojistik kapasitemizi artırdık. Böylelikle daha hızlı ve güvenli teslimatlar sunmaya başladık. İstanbul içi aynı gün teslimat modelinde 2’si elektrikli olmak üzere PınarOnline’a özel araçlarımızla 3 farklı saat aralığında hizmet verirken Ankara ve İzmir’de ise ikişer araç ile ertesi gün teslimat gerçekleştiriyoruz.” Dedi.

Yılbaşının özel lezzetleri Lacivert’te

Yılbaşının özel lezzetleri Lacivert’te

Lacivert, yılbaşı ruhunu Boğaz’ın ikonik manzarasıyla buluşturuyor, bu coşkuyu eşsiz bir lezzet şölenine dönüştürüyor.

Lacivert, yılbaşı gecesi için hazırladığı sürprizlerle yeni yıl coşkusunu yaşatıyor. Lacivert, sakinliği, klasikleşen lezzetleri ve muhteşem konumuyla yılbaşında da İstanbullulara özledikleri keyfi sunuyor.

Yılbaşı gecesine süzme ballı sos ile servis edilen Kabak Çiçeği Kızartması, Kıtır Balık Böreği, Anadolu Kavağı Midye Yahni, Fener Kavurma ve Yeşil Körili Izgara Levrek gibi tabaklarıyla damga vuracak.

Bilgi : (0216) 413 42 24

Yemeklerinize bir diş sarımsak ekleyin

Yemeklerinize bir diş sarımsak ekleyin

Kış aylarında havaların soğumasıyla beraber grip, larenjit ve farenjit gibi solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskimiz artıyor. Özellikle soğuk havalarda bağışıklık sistemimizi güçlendirmek vücut direncimizi arttırarak bu hastalıklara yakalanma riskimizi düşürüyor. Bağışıklık sistemimiz yaş, beslenme, fiziksel aktivite, stres gibi faktörlerden etkileniyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi, yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığının, güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmanın temelleri arasında yer aldığına işaret ederek, “Yetersiz beslenme bağışıklık sistemimizi olumsuz yönde etkileyerek vücudumuzu enfeksiyonlara karşı savunmasız hale getiriyor. Bu durum da çok daha kolay hasta olmamıza ve iyileşmemizin gecikmesine yol açıyor. Kış aylarında beslenmemizde dikkat etmemiz gereken en önemli nokta ise öğünlerimizde çeşitliliği yakalamak olmalı. Bu dönemde tek bir besine odaklanmak yerine farklı meyveler ve sebzeler tercih etmemiz vücudumuza farklı vitamin ve mineralleri almamızı sağlayarak bağışıklığımızı güçlendirecektir” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi, bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için beslenme alışkanlığımızda dikkat etmemiz gereken 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi

Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi

Güne kahvaltısız başlamayın

Güçlü bir bağışıklık sistemi için sabah kahvaltınızı mutlaka yapın. Kahvaltınızda yumurta ve peynir gibi protein kaynaklarının yanına C vitamininden zengin kapya biberi ve yeşil biberi eklemeye özen gösterin. C vitamini ısıdan çok çabuk etkilenen bir vitamin olduğu için kapya ve yeşil biberi çiğ olarak tüketmenizde fayda var. Yüksek C vitamini ve beta karoten içeren marul, maydanoz ve tere otunu tabağınızın yarısını dolduracak miktarda ilave edin.

Yemeklerinize soğan ve sarımsak ekleyin

Güçlü bir antioksidan olan glutatyon hücrelerimizin serbest radikallere karşı korunmasını sağlıyor. Ayrıca vücudumuzun toksik maddelerden arınmasına yardımcı oluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi, önemli bir antioksidan olan glutatyonun vücudumuzda üretilebilmesini sağlayan sistein maddesini içeren soğan ve sarımsağı yemeklerinize eklemenizin önem taşıdığını belirterek, “Sağlıklı bir yetişkinseniz yemeklerinize günlük bir diş sarımsak ve bir küçük boy soğan eklemeniz bağışıklığınızın güçlenmesine katkıda bulunacaktır” diyor.

Zerdeçal ile karabiberi birlikte kullanın

Zerdeçal A, C ve E vitamininden, B grubu vitaminlerinden ve beta karotenden zengin bir baharat. Zerdeçalın içerisinde bulunan kurkumin iltihapların azalmasına yardım ediyor. Sağlıklı bir yetişkinseniz çorbalarınıza, yemeklerinize veya yoğurdunuza toplamda günlük 1-2 çay kaşığı toz zerdeçal eklemeniz bağışık sisteminizi güçlendirerek enfeksiyonlardan korunmanıza katkıda bulunacaktır. Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi, “Zerdeçalı yemeklere özellikle karabiberle birlikte eklemenizde fayda var. Zira karabiberde yer alan piperin zerdeçalda bulunan kurkuminin emilimini iki bin kat daha fazla arttırıyor” diyor.

Pause Sağlık

Beslenme listenizde balkabağına yer verin

Yüksek beta karoten içeriğine sahip olan balkabağı vücudumuzda oksidatif stresin azalmasına ve bağışık sistemimizin güçlenmesine katkı sağlıyor. Bu önemli etkileri nedeniyle sofranızda balkabağı çorbasına ve sulu balkabağı yemeklerine mutlaka yer verin. Az şekerle yapılmış balkabağı tatlısı, yüksek lif ve düşük kalori içeriğiyle sağlıklı bir tatlı tercihi olarak öne çıkıyor. Tabii ki porsiyon kontrolü sağlayarak, aşırıya kaçmadan tüketmeniz çok önemli. Balkabağı tatlınıza tarçın ve ceviz eklemeniz, tatlınızı lezzetlendirmenin yanı sıra kan şekerinizin dengelenmesine de yardımcı olacaktır.

Sebze yemeklerini eksik etmeyin

Sebzeler içerdikleri vitaminlerle bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye katkı sağlarken aynı zamanda yüksek lif içerikleri sayesinde bağırsaklarımızın düzenli çalışmasına ve uzun süre tok kalmamıza da yardımcı oluyor. Örneğin; ıspanak C ve K vitamininden, folik asitten, demirden ve kalsiyumdan zengin bir sebzedir. Ispanak yemeğinize C vitamini içeriği yüksek limon suyunu eklemeniz, bağışıklığınızı güçlendirmenin yanında içeriğindeki demir mineralinin de emilimini arttıracaktır. Öğünlerinizde kırmızı et, tavuk ve balık gibi protein kaynaklarının yanında bol yeşillik ile hazırlanmış salataları tüketmenizde fayda var. Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi, C vitamini kaybını önlemek için bazı kurallara mutlaka dikkat etmeniz gerektiğini belirterek, “Örneğin; metal bıçaklar C vitamini kayıplarına yol açıyorlar. Yeşil yapraklı sebzelerin çok küçük parçalara ayrılması da oksijenle teması arttırarak vitamin kayıplarına neden oluyor. Vitamin kaybına karşı yeşil yapraklı sebzeleri metal bıçak kullanmadan, ellerinizle çok küçük parçalara ayırmadan koparıp tüketmeyi alışkanlık edinin” diyor.

Çorbalarınıza et veya tavuk suyu ilave edin

Et veya tavuk suyu eklemeniz çorbalarınızın lezzetini arttırırken aynı zamanda besin değerini de yükseltiyor. İçeriklerinde bulunan aminoasitler vücut direncinizi arttırıp grip, soğuk algınlığı gibi solunum yolu enfeksiyonlarında semptomların hafiflemesine yardımcı oluyor. Soğuk kış aylarında et veya tavuk suyu eklenmiş çorbalarınızı sofralarınızdan eksik etmeyin.

Meyve ve yağlı tohum tüketmeniz şart

Ara öğünlerinizde tüketeceğiniz mandalina, portakal, greyfurt ve kivi gibi C vitamininden zengin meyveler antioksidan etkileriyle soğuk havalarda sizi hastalıklara karşı koruyacaktır. Meyvelerinizin yanında badem, fındık, ceviz ve kaju gibi yağlı tohumlara yer vermeniz kan şekerinizin dengelenmesine yardımcı olacaktır. Örneğin, ceviz güçlü bir antioksidan olan yüksek E vitamini içeriği sayesinde vücudun enfeksiyonlara karşı savaşmasına destek oluyor. Günlük beslenmenize iki bütün orta boy ceviz ekleyebilirsiniz. Ancak kavrulmaları sırasında içlerinde bulunan sağlıklı yağlar zarar gördükleri için yağlı tohumları çiğ olarak tüketmeye özen gösterin.

Pause Sağlık

Su içmek için susamayı beklemeyin

Yeterli su tüketimi toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olarak bağışıklık sistemimizin güçlenmesinde önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle gün içerisinde su içmeyi ihmal etmemelisiniz. Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi, su içmek için susamayı beklememeniz gerektiğine işaret ederek, “Susama refleksi su içmek için geç kalınmış bir cevaptır. Vücut dehidrate olmaya, yani su kaybetmeye başladıktan sonra susama refleksi gelişiyor. Bu nedenle sık aralıklarla su tüketiminizi sağlamalısınız. Günlük içmeniz gereken su miktarınızı kilonuzu 35 ml’ye çarparak bulabilirsiniz” diyor.

Probiyotik besinler çok önemli

Probiyotikler içeriklerindeki yararlı bakterilerle vücudumuzda bulunan zararlı bakterilere karşı savaşıyor, enfeksiyonlara yakalanma riskimizi azaltıyor. Öğünlerinize mutlaka peynir, kefir, yoğurt gibi fermente süt ürünlerini ekleyin. Fermente içeriği sayesinde güçlü bir probiyotik besin olan tarhanaya çorbalarınızda yer verin. Şalgam, lahana turşusu ve salatalık turşusu da fermente besinler arasında yer alıyor. Ancak turşu ve şalgamın yüksek tuz içeriğine sahip olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle özellikle hipertansiyon hastalarının tüketimlerini sınırlandırmalarında fayda var.

Bitki çayınızı bal ile güçlendirin

Soğuk kış aylarında bitki çayları hem ısınmamıza hem de bağışıklığımızın güçlenmesine destek oluyor. Ihlamur çayı, kuşburnu çayı, ada çayı, zencefil çayı ve yeşil çay yüksek antioksidan kapasiteleriyle vücut direncimizi arttırarak gribal enfeksiyonlardan korunmamıza katkı sağlayabiliyor. Sağlıklı bir yetişkinseniz günde iki fincan bitki çayı içerek bağışıklık sisteminizi güçlendirebilirsiniz. Yapılan araştırmalara göre; bitki çaylarının bal ile lezzetlendirilmesi çayların antioksidan kapasitesini ve fenolik madde içeriklerini arttırıyor. Antioksidan etkinin yeşil çayda dört kata, ıhlamur çayında ise 60 kata kadar çıktığı gözlenmiş. Ilık bitki çayınıza bir çay kaşığı bal eklemeniz bağışıklık sisteminizin güçlenmesine katıda bulunacak, boğaz ağrılarınızın azalmasına ve öksürüklerinizin hafiflemesine yardımcı olacaktır.

“Ağrı yoksa basit bir yağ bezesidir” demeyin!

Ağrı yoksa basit bir yağ bezesidir” demeyin!

Kimi zaman el bileğinde belirirken kimi zaman karında, kollarda, sırtta, boyunda çıkıyor ortaya… Toplu iğne başından ceviz büyüklüğüne hatta 10 santimetrenin de üzerine çıkarak dev bir görünüme dönüşebiliyor… Ülkemizde çok yaygın bir sorun olan yağ bezeleri (lipomlar) yaklaşık her 1000 kişiden 1’inin kapısını çalıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Ortopedik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Korhan Özkan, yağ bezelerinin dünya genelinde en sık görülen iyi huylu yumuşak doku tümörü olduğunu belirtirken “Dokunduğunuzda genellikle kolayca hareket eden ve sıklıkla ağrıya neden olmayan yağ bezelerinde en büyük tehlike, kötü huylu yumuşak doku kitlelerini taklit edebilmesidir! Bu nedenle vücudunuzdaki yumruları yani yüzeyel ve derin cilt altı kitlelerini yağ bezesi olarak düşünmeyin ve mutlaka konunun uzmanı hekime başvurun” diyor. Yağ bezelerinin nedenlerinin kesin olarak bilinmemekle beraber, genetik bozukluklar, hiperkolesterolemi gibi kolesterol seviyesinin kanda çok yüksek olduğu rahatsızlık, obezite ve kronik darbeler (travma) sonucu da oluşabildiğini belirten Prof. Dr. Korhan Özkan, toplumda doğru sanılan yanlış bilgilerin hayati riske yol açabildiğini vurguluyor. Ortopedik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Korhan Özkan, yağ bezeleri hakkında doğru bilinen 5 yanlışı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Korhan Özkan

Prof. Dr. Korhan Özkan

  1. “Herkesin vücudunda yağ bezesi oluyor, normal bir şey”: YANLIŞ!

DOĞRUSU: ‘Herkesin vücudunda görülebilen yaygın bir sorun’ şeklindeki yaklaşım toplumda en tehlikeli, yanlış inanışların başında geliyor. Dışarıdan gözle görülebilen, dokunabildiğimiz her şişlik yağ bezesi olmayabilir. Bu lezyonlar fibrom, hemanjiyom ve nodüler fasit gibi iyi huylu kitleler olabildiği gibi, sarkom denilen oldukça saldırgan, kötü huylu ve zamanında tedavi edilmezse hayatı tehdit edebilen tümörler ve kanserler olabilirler.

  1. Ağrı yoksa basit bir yağ bezesidir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yağ bezeleri ağrısızdırlar ama büyüklüklerine bağlı olarak çevre damar sinir yapılarına bası yapabildiğinden ağrı, uyuşma hatta hareket kaybına yol açabilen şikayetler ve bulgular ortaya çıkabiliyor. Ayrıca nadir görülen bir tümör olan ‘iğsi hücreli tümör’ ya da ‘anjiolipom’ denilen bazı yağ bezesi alt tipleri kendiliğinden ağrıya yol açabilirler.

  1. Lezyonların hepsi iyi huyludur: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Ortopedi ve Travmatoloji, Ortopedik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Korhan Özkan  “Ne yazık ki liposarkom denilen yağ bezesi benzeri hücreler ihtiva eden bazı tümörol şişlikler oldukça agresif ve vücudun diğer organlarına yayılma yani metastaz yapma potansiyeline sahiptirler. Uygun zamanda ve uygun şekilde ortopedik onkologlar gözetiminde tedavi edilmelidirler” diyor.

pause sağlık

  1. Bitkisel tedavi ile sorun halledilir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Toplumumuzda yaygın olan yanlış bilgilerden biri de; yağ bezelerinin ve diğer kitlelerin sülük tedavisi, hacamat ve bazı bitkisel merhemlerle tedavi edilebileceği! Yağ bezelerinin sülük, hacamat ve bitkisel merhemlerle tedavi edilemeyeceğini vurgulayan Prof. Dr. Korhan Özkan “Konuyla hiçbir ilgisi olmayan ve tıp eğitimi bulunmayan kişilerin önerdiği ve gerçekleştirdiği bilimsel literatürden tamamen uzak uygulamalar hastalarımızın durumunu daha komplike hale getirebilmekte hatta hayatlarını tehdit edebilecek sonuçlara yol açabilmektedir!” diyerek tıbbi tedavinin şart olduğu uyarısında bulunuyor.

  1. Biyopsi yapılmadan çıkarılabilir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Vücuttaki tüm yüzeyel kitlelerin uygun görüntüleme yöntemleri yapılmadan, herhangi bir doktor tarafından çıkarılabileceği şeklindeki inanışın doğru olmadığını ve ciddi zararlara neden olabileceğini vurgulayan Ortopedik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Korhan Özkan “Maalesef ortopedik onkoloji kliniğine başvuran hastaların neredeyse yarısına yakını başka yerlerde uygun olmayan görüntüleme ve biyopsi yapılmadan ‘basit yağ bezesi’ olarak düşünülen ancak sarkom denilen kötü huylu tümörü olan hastalardan oluşmaktadır! Uygun olmayan şekilde yapılmış ilk cerrahi, ikincil cerrahiyi zorlaştırmakta ayrıca nüks oranını artırarak hastanın hayatını tehdit etmektedir” uyarısında bulunuyor. Bu tür olayların yaşanmaması için görüntüleme yöntemleri uygulanması ve şüphelenilen vakalarda uygun şartlarda uygun teknikle biyopsi yapılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Korhan Öztürk, “Biyopsiyi yapan kişinin tümör cerrahisini de yapabilecek yetkinlikte olması ve multidisipliner ekip yönetiminde uygulanması gerekmektedir” diyor.