Yazılar

Nairobi’den İstanbul’a Uzanan Sanat Yolculuğu

Uluslararası sanatçı Agnes Waruguru, Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Yağmur Yağacak Gibi” ile İstanbul’da sanatseverlerle buluşuyor. SANATORIUM’da açılan sergi, 16 Mayıs 2026’ya kadar ziyaret edilebilecek.

Waruguru, kumaş ve kağıt üzerine ürettiği eserleri mekâna özgü ses yerleştirmesiyle bir araya getiriyor. Nairobi ile İstanbul arasında şiirsel bir bağ kuran sanatçı, yağmur temasını hafıza, doğa ve geçmiş deneyimlerle ilişkilendiriyor.

Sergi kapsamında 10 Nisan’da sanatçının katılımıyla “Yağmur Üzerine Notlar: Hafıza, Form ve Ses Üzerine Sergi Turu” düzenlenecek. Etkinlik boyunca Türkçe çeviri sağlanacak.

Agnes Waruguru’nun pratiği kimlik, toplumsal cinsiyet ve doğa-insan ilişkileri etrafında şekilleniyor. Venedik Bienali’ne katılımıyla uluslararası görünürlüğünü pekiştiren sanatçı, İstanbul’daki sergisiyle Türkiye sanat sahnesine güçlü bir adım atıyor.

 

#AgnesWaruguru #YağmurYağacakGibi #SANATORIUM #İstanbulSanat #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #UluslararasıSanatçı #Nairobiİstanbul #SanatHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

https://www.pausedergi.com/

https://pausejournal.com/

https://www.hanedancity.com/

“Bakış Kalır Geriye…” Sanatseverlerle Buluştu

Türk çağdaş sanatının öne çıkan isimlerinden Aslıhan Çiftgül, 2026’ya güçlü bir giriş yaparak solo sergisi “Bakış Kalır Geriye…” ile Belgrad’da sanatseverlerle buluştu. BPS Şirketi himayesinde, Milan Panič küratörlüğünde Belgrad’ın prestijli sanat mekânlarından Galerija ‘73’te açılan sergi, 23 yağlı boya eserden oluşuyor.

Açılışta, BPS kurucusu Blagoje Ž. Popović ev sahipliği yaparken, Prof. Dr. Uroš Dojčinović’un ‘Türk Marşı’ ile başlayan gitar performansı etkinliğe damga vurdu. Ünlü şair Radomir Andrić ve çok sayıda kültür-sanat insanının katılımıyla sergi, Belgrad’da dikkat çeken bir buluşmaya dönüştü.

Çiftgül’ün figüratif ve sembolik anlatımıyla hazırladığı eserler, izleyiciyi insan yüzlerinin ardında saklı kalan sessiz hikâyeleri keşfetmeye davet ediyor. Sanatçı, Osmanlı estetiği ve Doğu kültüründen aldığı izleri çağdaş bir yorumla yeniden şekillendirerek, ışık-gölge kullanımı ve zengin renk paletiyle dramatik bir derinlik yaratıyor.

Paris Grand Palais’in kadrolu sanatçısı olarak Art Shopping ve Art Capital fuarlarında eserlerini sergileyen Çiftgül, 27 yılı aşkın süredir yağlı boya portrelere adanmış bir ressam. Eserleri Fransa, ABD, Japonya, İtalya, İspanya, Yunanistan, Lüksemburg, Avusturya, BAE, Gürcistan, Bulgaristan ve Sırbistan’da sanatseverlerle buluştu. Tokyo Metropolitan Müzesi’nde Türkiye Büyükelçiliği davetiyle sergi açan sanatçı, AIAM – Amitiés Internationales André Malraux’un ilk ve tek Türk kadın üyesi olarak uluslararası alanda da güçlü bir temsilci konumunda.

Belgrad’daki “Bakış Kalır Geriye…” sergisi, Çiftgül’ün kültürel mirası modern bir bakış açısıyla yorumlayan özgün sanat yaklaşımının önemli bir örneğini sunarken, sanatçının uluslararası yolculuğunda da yeni bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor.

 

#AslıhanÇiftgül #BakışKalırGeriye #BelgradSanat #ÇağdaşSanat #Galerija73 #TürkSanatı #SanatHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Mevlana ve Mozart “Zamanın Döngüsü”nde Buluşuyor

Ressam Şerivan Tutuş, göç, kimlik ve hafıza temalarını disiplinlerarası bir yaklaşımla ele aldığı kişisel sergisi “Zamanın Döngüsünde: Göç, Kimlik ve Hafıza” ile 15 Mart – 10 Mayıs 2026 tarihleri arasında Viyana’da sanatseverlerle buluşuyor. Sanat koordinatörlüğünü Rozerin Tutuş’un üstlendiği sergi, sesi görsel bir hafıza alanına dönüştüren 20 eserden oluşuyor.

Serginin merkezinde, Mozart’ın Requiem – Lacrimosa bölümü ile Fazıl Say’ın Mozart & Mevlana: Yine Gel eserinin kurduğu güçlü diyalog yer alıyor. Bu buluşma, Doğu ile Batı arasında ölüm, dönüş ve merhamet kavramlarını aynı düzlemde birleştiren ontolojik bir köprü sunuyor.

Arto Tunçboyacıyan’dan Eleni Karaindrou’ya, Gomidas Vartabed’den Nusrat Fateh Ali Khan’a, The Doors’dan Max Richter’e uzanan müzik seçkisi; resimleri ses, hafıza, kimlik ve göç kavramları etrafında konumlandırıyor. Sergi, müziği eşlik eden bir unsurdan öte, zamanı büken ve izleyiciyi içsel bir karşılaşmaya davet eden düşünsel bir alan olarak sunuyor.

 

Sergi Bilgileri

Mekân: Weltraum – Stadtteilzentrum Simmering

Adres: Schneidergasse 15, 1110 Vienna

Tarihler: 15 – 10 Mayıs 2026

Açılış: 15 Mart 2026 – 18:00

#ŞerivanTutuş #ZamanınDöngüsünde #ViyanaSergisi #Sanat #ResimSergisi #Mevlana #Mozart #FazılSay #Göç #Kimlik #Hafıza #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

 

Refik Anadol’un “Türkiye-Flora” Eseri Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde

Dijital sanatın öncüsü Refik Anadol’un yapay zekâ destekli eseri “Büyük Doğa Modeli Türkiye-Flora”, Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde sanatseverlerle buluştu. Müzenin ikinci yaşını kutladığı bu özel sergi, koleksiyonun ilk yapay zekâ veri heykeli olma özelliğini taşıyor.

Türkiye İş Bankası’nın 100. yılı kapsamında MEXT iş birliğiyle hayata geçirilen proje, 33 milli parktan toplanan ses, görüntü ve tarama verileriyle oluşturulan bir veri tabanına dayanıyor. Yapay zekâ ile eğitilen bu veriler, sanatçının yönlendirmesiyle 10 dakikalık dijital bir heykel formuna dönüştürüldü.

“Türkiye-Flora”, ülkemizin endemik bitki türlerinin kırılgan güzelliğini odağına alırken, müzenin deneyim odasında yer alan üç ekran aracılığıyla izleyicilere etkileşimli bir “Yaşayan Ansiklopedi” sunuyor.

Eser, Beyoğlu’ndaki Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin 3. katında, salıdan pazara belirlenen saatlerde ziyaret edilebilir.

Soyutla somutun buluştuğu seçki: “IV” Karma Sergisi başlıyor

Evrim Sanat Galerisi, 2025 kış sezonunu “IV” adlı özel bir karma sergiyle karşılıyor. Yeni mekanında gerçekleşecek bu ilk sergide, çağdaş Türk resim sanatının dört önemli ismi—Yalçın Gökçebağ, Gözde Atlas, Mümin Candaş ve Günsu Saraçoğlu—1-19 Kasım tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak.

Yaklaşık 50 eserin yer aldığı sergi, tuvalden karışık tekniğe, soyuttan figüratife uzanan geniş bir yelpazede sanatın çok katmanlı yapısını gözler önüne seriyor. “IV” ismini hem dört sanatçının birlikteliğinden hem de Roma rakamlarının klasik çağrışımından alıyor. Sergi, geleneksel ile çağdaş, somut ile soyut arasındaki geçişleri estetik bir diyalogla yorumluyor.

Galerinin kurucusu Betül Ketenci, “IV” sergisinin yalnızca bir sezon açılışı değil, aynı zamanda sanatseverlere verilen yeni bir söz olduğunu belirtiyor. Sergi, koleksiyonerlerden sanatseverlere kadar geniş bir izleyici kitlesine hitap eden zengin bir seçki sunuyor.

“IV” Karma Sergisi, 1-19 Kasım 2025 tarihleri arasında Evrim Sanat Galerisi’nin Caddebostan’daki yeni adresinde ziyaret edilebilir.

Mustafa Ata’dan “Askıda” sergi

Mustafa Ata’nın resim ve kâğıt işlerinden ilk kez görülecek vitray çalışmaları “Askıda / Suspended” başlıklı koleksiyon sergisi kapılarını açıyor.

Ata’nın Şile’deki yaşam ve üretim mekânı olan Anıt Atölye’de düzenlenen sergi, sanatçının farklı dönemlerden, özellikle son dönem görülmemiş eserlerini 28 Eylül’de ziyarete açıyor.

18. İstanbul Bienali Paralel Etkinlikler kapsamında gerçekleştirilen “Askıda” sergisi, 28 Eylül – 12 Ekim tarihleri arasında Şile Meşrutiyet Mahallesi’nde bulunan Anıt Atölye’de görülebilecek.

Åsa Jungnelius’un cam sanatı

Pera Müzesi, kuruluşunun yirminci yıldönümünü kutladığımız 2025 yılının sonbaharını İsveçli sanatçı Åsa Jungnelius’un Toprak, Ateş, Su ve Havayla Yazılmış Bir Dize başlıklı sergisiyle karşılıyor.

Camı malzeme ya da formdan ziyade bir ifade biçimi olarak kullanan Jungnelius, serginin hazırlık aşamasında, Doğu Anadolu yöresindeki obsidyen yataklarına yaptığı seyahatten ilham alarak, sanatseverlerle ilk kez Pera Müzesi’nde buluşturacağı yeni yapıtlar üretti. Bu yapıtlar arasında, Jungnelius’un Şişecam’ın Denizli’deki fabrikasında, kendisi gibi cama üfleyen geniş bir ekiple birlikte, camı sade formlardan soyut yerleştirmelere dönüştürdüğü çok özel çalışmalar da yer alıyor.

Serginin sanatseverlerin ilginç bulacağını düşündüğümüz bir başka yönü de, sergi hazırlığının her aşamasında Jungnelius’a eşlik eden İsveçli fotoğraf sanatçısı Peo Olsson’un, sergide yer alan yapıtlarla organik bağlar kuran fotoğraf serileri.

Toprak, Ateş, Su ve Havayla Yazılmış Bir Dize sergisinin İstanbul’un sanatla tazelendiği bu sezona ve güncel cam sanatına yeni bir nefes ve boyut getireceğini düşünüyoruz.

Arter’den iki yeni sergi

Arter, kültür sanat sezonunu 11 Eylül’de açılacak iki yeni sergiyle karşılıyor. Nilbar Güreş’in Türkiye’deki ilk kurumsal solo sergisi olma özelliği taşıyan Kadife Bakış, sanatçının farklı mecralarda ürettiği ve erken dönem işlerinden yeni eserlerine uzanan geniş bir seçkiyi Arter’in 2. kat galerisinde Emre Baykal küratörlüğünde bir araya getirecek. Türkiye’den ve farklı coğrafyalardan 21 sanatçının fotoğraf eksenli üretimlerinden oluşan Biraz Daha Zamana İhtiyacım Var başlıklı grup sergisi ise Oğuz Karakütük’ün küratörlüğünde Arter’in 1. kat galerisinde izleyiciyle buluşacak.