Yazılar

Oyun monitörü OLED modellerle genişletiyor

Oyun monitörü OLED modellerle genişletiyor

Samsung Electronics, 9-12 Ocak tarihlerinde düzenlenecek olan dünyanın en büyük teknoloji etkinliği CES 2024’te, yeni Odyssey OLED oyun monitörleri serisini tanıtacak.

Odyssey OLED G9, G8 ve G6 modelleri, oyuncuların aradığı performansı ve görsel netliği sunarak oyun deneyimini bir üst seviyeye taşıyor.

Odyssey OLED G9, 49 inçlik kavisli ve ultra geniş bir yapıya sahip olup, DQHD (5.120×1.440) çözünürlük ve 32:9 en-boy oranı gibi geliştirilmiş özellikler sunuyor. Öte yandan, Odyssey OLED G8, Samsung’un ilk düz OLED oyun monitörü olarak 4K UHD (3.840×2.160) çözünürlük ve 16:9 en-boy oranıyla 32 inçlik bir ekrana sahip. Her iki model de 240Hz yenileme hızı ve 0,03ms GTG tepki süresi[1] özellikleriyle dikkat çekerken, Odyssey OLED G6 ise 27 inç QHD (2.560×1.440) ekranı, 360Hz yenileme hızı ve 0,03ms GTG tepki süresiyle öne çıkıyor.

Hassas nüans sağlayan teknolojiler

Üç yeni modelde de yer alan OLED Glare-Free teknolojisi, ışık yansımalarını en aza indirerek kullanıcılara ekstra ekipman gerektirmeden geliştirilmiş bir görüntüleme deneyimi sunuyor. Bu teknoloji sayesinde, neredeyse her türlü aydınlatma koşulunda oyun oynarken bile, tutarlı parlaklık ve renk kalitesi elde edilebiliyor.

[1] Griden griye (GTG) tepki süresi, bir pikselin grinin bir tonundan diğerine geçmesi için geçen süredir.

LG’nin en yeni Soundbar’ları

LG’nin en yeni Soundbar’ları

LG Electronics (LG), S95TR, SG10TY ve S70TY modellerinin de dahil olduğu 2024 soundbar serisini tanıttı.

Soundbar ve TV arasında gelişmiş bir sinerji yaratan LG’nin en yeni soundbar modellerinin yükseltilmiş ses kalitesi, ev eğlencesi deneyimini, daha yüksek bir sarmal his ve daha fazla rahatlıkla zenginleştiriyor. LG’nin yeni soundbarları, gelişmiş DTS:X teknolojisiyle desteklenen Dolby Atmos’un üstün kalitesini sunuyor.

WOWCAST ses mükemmelliğini bir adım daha ileriye taşıyan S95TR ve SG10TY modelleri, LG TV’lere kablosuz olarak bağlanarak Dolby Atmos ses oynatırken bile kalitesinden ödün vermeden üstün ses sağlıyor

ASUS yepyeni Zenbook 14 OLED

ASUS yepyeni Zenbook 14 OLED

ASUS bugün birinci sınıf bir ultra taşınabilir dizüstü bilgisayar olan yepyeni Zenbook 14 OLED’i (UX3405) duyurdu.

Şık Zenbook 14 OLED, sofistikeliği yepyeni bir seviyeye taşıyan Intel Evo Edition ultra taşınabilir dizüstü bilgisayar olmasıyla dikkat çekiyor. Kullanıcılar gelişmiş, uzun ömürlü 75 Wh pili kullanarak her anı yakalayabilir, en üst düzey Intel CoreUltra 9 işlemci ve Intel Arc grafik[i] ile verimliliklerini artırabilir ve iki Thunderbolt 4, USB 3.2 Gen 1 Type-A, HDMI 2.1 (TMDS) ve 3,5 mm ses jakı dahil olmak üzere tüm temel I/O bağlantı noktaları aracılığıyla sorunsuz bağlantı sağlayabilirler.

Canlı 3K ASUS Lumina OLED 120 Hz dokunmatik ekran ve güçlü yeni süper doğrusal hoparlörler ile sürükleyici bir görsel-işitsel deneyim sağlanırken, kullanıcı dostu tasarımda kullanışlı yüz tanıma, gizlilik için fiziksel deklanşöre sahip bir FHD IR kamera ve yeni sessiz ASUS ErgoSense klavye bulunuyor.

Yeni tasarım, dizüstü bilgisayar ve ambalajı için kapsamlı geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı ile daha iyi sürdürülebilirlik sunuyor ve ABD askeri sınıfı dayanıklılık testi, cihazın hizmet ömrünü en üst düzeye çıkarıyor.

Turizm sektöründe akıllı çözümler

Turizm sektöründe akıllı çözümler

Bilet Dükkanı acentelere sağladığı yenilikçi altyapı ile turizm sektörünü ileriye taşıyor.

Sistemi kullanan acenteler için rezervasyon, iptal, iade, değişiklik ve aynı zamanda otel, transfer ve araç kiralama işlemlerinin online yapılabilmesi yeteneğine sahip sistemler kullanılıyor.

2023 sezon değerlendirmesi hakkında bilgi veren Bilet Dükkanı CEO’su Ercan Uzman: “Geçen sene ile bu senenin ilk 9 ay verileri karşılaştırıldığında ciroda yüzde 78 büyüme, işlem adedinde yüzde 43 büyüme gerçekleştirdik. 2023 yılının ay bazlı trendinde de her ay büyümemiz devam ediyor ve bu bizim 2024 yılına çok daha pozitif bakmamızı sağlıyor. Yaptığımız, planladığımız iş birlikleri ve yatırımlarla 3 haneli büyüme hedefini 2024 yılında gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Turizm Bakanlığımızın orta vadeli planlarında turizm gelirlerindeki artış hedeflerine de katkı sağlayacağımıza inanıyoruz.” dedi.

The Muhtar yenilenerek kapılarını açtı

The Muhtar yenilenerek kapılarını açtı

Anadolu yakasının eğlence hayatına yön veren The Muhtar yenilenerek kapılarını açtı. İşletmesini Şükrü Ilısal ve Serhat Özyağmur’un yaptığı mekan, yeni nesil meyhanenin iyi bir örnekleri arasında yer alıyor.  Haftanın 5 günü açık olan mekanda eğlence saat 01.30 kadar devam ediyor.  DJ performansları ve perküsyon şov ile gece ayrıca renkleniyor. Şef İsmet Usta ve Emrah Usta tarafından özenle hazırlanan mezeler, ana yemekler ve ara sıcaklar gecede damakları şenlendiriyor. Mekanda alakart menünün yanı sıra fix menüde mevcut.  Fix menüde 7 çeşit meze, ara sıcak olarak çıtır mantı ve mücver, ana yemekte ise soslu levrek, tavuk ızgara, risottolu köfte bulunmakta.

The Muhtar

 

Acer, güneş panellerine sahip üç yeni mobil güç istasyonu

Acer, güneş panellerine sahip üç yeni mobil güç istasyonu

Acer, iş kolunu bir dizi yeni çevre dostu, güneş enerjisiyle desteklenen, enerji depolama çözümlerini hayat geçiriyor.

Güneş enerjisinden beslenen bu taşınabilir sistemler, fırtınaya sık sık maruz kalan bölgelerde yedek güç, hareket halindeyken ek güç üretimi ve elektrik kesintisi durumunda bir eve 24 saate kadar güç sağlamaya yetecek kadar depolanmış enerjiye erişim sağlayarak birçok fayda sunuyor*.

Yeni mobil güç istasyonları serisi 600W, 1800W ve 3000W modelleriyle ve 100W, 200W ve 400W katlanabilir güneş paneli seçenekleriyle değişken, yenilenebilir enerjiye yönelik artan ihtiyacı karşılıyor. Yüzde 100 temiz enerji kaynağı olan güneş paneliyle desteklenen güç istasyonları, iç mekan, dış mekan veya şebekeden bağımsız yaşam için ideal bir seçenek oluşturuyor. Güneş enerjisiyle çalışan bu sistemler kamp aktiviteleri, elektrik kesintileri, dış mekanlardaki ofisler, evde acil durumlar, hareket halindeyken eğlence, tıbbi ekipmanların kablosuz şarj edilmesi, elektrik kesintisinde akvaryumlara güç sağlanması ve açık hava etkinliklerinin desteklenmesi gibi sayısız senaryoda kullanılabiliyor.

Acer, yeni AMD Ryzen 8040 serisini tanıttı

Acer, yeni AMD Ryzen 8040 serisini tanıttı

Acer Nitro V 16 (ANV16-41) dizüstü oyun bilgisayarını duyurdu. Gücünü Ryzen™ AI teknolojisine sahip yeni AMD Ryzen™ 8040 Serisi işlemcilerden ve DLSS 3.5[ özellikli NVIDIA® GeForce RTX™ 40 Serisi Dizüstü Bilgisayar GPU’larından alan yeni Nitro V dizüstü bilgisayar kullanıcılara çok yönlü performans, uzun pil ömrü ve yapay zekâ destekli teknolojiler sunuyor. Nitro V 16, oyunlarda kaynak kullanımının en üst düzeyde olduğu anlarda dahi çift fan sistemiyle desteklenen yenilikçi termal soğutma sistemi sayesinde ısınmıyor ve göz kamaştıran görsellerle kullanıcıları aksiyonun merkezinde tutuyor.

Acer Inc. Dizüstü Bilgisayarlar Genel Müdürü James Lin, “Acer ve AMD, yeni AMD Ryzen 8040 Serisi işlemcilerle güçlendirilen en yeni Nitro dizüstü bilgisayar ile yapay zekâ destekli oyun deneyimi sunmak için iş birliği yapmaya devam ediyor.

Lenovo; ThinkStation P8, performansda sınırlarını zorluyor

Lenovo, yeni ThinkStation P8 tower iş istasyonunu tanıttı. Lenovo, AMD Ryzen Threadripper PRO 7000 WX Serisi işlemcilere ve NVIDIA RTX GPU’lara sahip yeni ThinkStation P8 tower iş istasyonunu duyurdu. İş istasyonlarından maksimum performans bekleyen profesyoneller için benzersiz performans, güvenilirlik ve esneklik sağlamak üzere tasarlanan yeni iddialı ThinkStation P8, dünyanın AMD Ryzen Threadripper PRO işlemcili ilk iş istasyonu olan ödüllü P620’nin başarısından güç alıyor.

Aston Martin’den ilham alan çok yönlü bir kasada optimize edilmiş termal tasarıma sahip ThinkStation P8, Lenovo’nun efsanevi güvenilirliğini, müşteri deneyimini ve inovasyonunu AMD ve NVIDIA tarafından geliştirilen yenilikçi işlem mimarisiyle birleştiriyor. ThinkStation P8, sonuç odaklı iş akışı çevikliğine yoğunlaşan birden fazla segmentte yoğun iş yükleri için çıtayı yükseltiyor.

2024 İÇİN NİYETLER

Omzunuzda ağrı ve sertlik varsa, dikkat!

Aniden ortaya çıkıyor, omuz ekleminde oluşturduğu sertlik ve şiddetli ağrının yanı sıra eklem hareketlerinde büyük ölçüde kayba neden oluyor. Genellikle tek omuzda başlasa da ilerleyen süreçte diğer omzu da etkileyebiliyor. Zamanla kişiyi omuzla ilgili hiçbir hareketi yapamaz hale getiren bu sendrom ‘donuk omuz’ olarak adlandırılıyor. Dolayısıyla saçlarınızı tarayamıyor, yemek yiyemiyor, giyinemiyor, hatta düğme iliklerken bile zorluk çekiyorsanız, omzunuz donmuş olabilir! Omuz kapsülünün enflamasyonu ve kalınlaşmasıyla karakterize olan donuk omuz sendromu genellikle omzunu az veya hatalı kullanan kişilerde veya özellikle kontrolsüz diyabete bağlı kan şekeri yüksekliği nedeniyle 40- 60 yaş arasındaki kadınlarda daha sık görülüyor. Tedavi edilmezse 1-3 yıl içinde çoğunlukla kendiliğinden geriliyor. Ancak yaşam konforunu ciddi şekilde bozduğu için tedavi elzem oluyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Kerem Bilsel, günümüzde çeşitli tedavi seçenekleriyle hastaların sağlıklı bir omuza kavuşabildiklerine dikkat çekerek, “Tedavi süreleri ve günlük aktivitelere tam anlamıyla dönüş her uygulama için farklılık gösterse de cerrahi veya cerrahi dışı seçeneklerle ortalama 3-4 ay içerisinde rahatlama ve geri dönüş sağlanabiliyor. Tedavide önemli olan ve sürdürülmesi gereken nokta, hareket arkının açılmasını sağlayan fizik tedavi ve rehabilitasyona düzenli bir şekilde devam etmektir” diyor.

Prof. Dr. Kerem Bilsel

Prof. Dr. Kerem Bilsel

Genellikle sebebi bilinmese de…

Donuk omuz sendromunun en sık idiopatik, yani sebebi belli olmayan tipi görülüyor. Ayrıca omuz çevresinde oluşan yaralanmalara ve kırık sonrasında yapılan ameliyata veya omzu uzun süre hareketsiz tutmaya bağlı olarak da gelişebiliyor. Özellikle diyabet veya tiroit hastalıkları olanlar, kan şekeri ve tiroit hormonlarındaki kontrolsüz değişikliklere bağlı olarak donuk omzun gelişmesinde daha fazla risk taşıyorlar.

Üç aşamadan oluşuyor: Donma, katılaşma, çözülme

Prof. Dr. Kerem Bilsel, donuk omuz sendromunun donma, katılaşma ve çözülme olmak üzere üç aşamadan oluştuğunu belirterek, bu süreci şöyle anlatıyor:

Donma/ Enflamasyon fazı: Donma ve enflamasyon fazı ağrının en şiddetli yaşandığı dönemi oluşturuyor ve genellikle  2. ile 9. aylar arasında  görülüyor. Omuzda oluşan ağrı hareket ve omzu zorlamayla daha da şiddetleniyor, hastayı geceleri de uyutmayacak boyutlara ulaşabiliyor.

Katılaşma fazı: Hastalığın 4. – 9. ayları arasında daha çok görülüyor. Hareket kısıtlılığının gittikçe arttığı, günlük basit aktivitelerin (giyinme, soyunma, yemek yeme ve saçları tarama gibi) zor yapıldığı dönemi oluşturuyor.

Çözülme fazı: Hareketlerin açılmaya başladığı çözülme fazı, sendromun 5. ila 26. aylarına denk gelen aralıkta görülüyor. Hastanın rahatladığı ve iyileşme gösterdiği dönemi ifade ediyor.

Acıbadem Fulya Hastanesi

Fizik tedaviyle başarılı sonuçlar alınıyor

Donuk omuz tedavisinde hedef, hastanın ağrısını dindirmek ve günlük aktivitelerini rahat bir şekilde yapabilmesi için eklemlerin hareket açıklığına ulaşmasını sağlamak. Üç basamaktan oluşan tedaviye genellikle ilaçlar eşliğinde uygulanan fizik tedavi yöntemiyle başlanıyor ve sorun hastaların çoğunda cerrahi işleme gerek kalmadan gideriliyor. Prof. Dr. Kerem Bilsel, ilk basamak tedavisinin yeterli olmadığı durumlarda ayaktan tedavi seçenekleri olan 2. basamağa geçildiğini belirterek, “İlk seçenek, omuz eklem kapsülünün içine enflamasyonu engelleyici lokal kortizon enjeksiyon yapılması, ardından fizyoterapist eşliğinde kapsülü geren ve hareket açıklığı kazandıran fizyoterapi yönteminden oluşuyor. İkinci seçenek ultrason eşliğinde, lokal anesteziyle omuz bölgesinin ana siniri olan supraskapular sinirine lokal blokajı yapılarak, omuz eklemine hareket kazandırmaya çalışmaktır. Uygun dozajda ve sürede oral sistemik kortikosteroid tedavisi ile hastayı fizyoterapi eşliğinde takip etmek ise 3. seçeneği oluşturuyor” diyor.

Nadiren ameliyat gerekebiliyor           

Donuk omuzda, ilk 8-10 ay içinde tedaviye yanıt alınamadığı durumda 3. basamak tedaviye geçiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Kerem Bilsel, ameliyathane koşullarında ve genel ya da bölgesel anestezi altında uygulanan bazı tedavileri şöyle özetliyor: “Örneğin, genel anestezi altında, artroskopik, yani kapalı cerrahi yöntemiyle omuz kapsülü radyofrekans yönteminden destek alınarak çepeçevre gevşetilebiliyor. Bu esnada, anestezi uzmanları tarafından hastaya, ameliyat sonrasında 2-3 gün kalacak olan omuz sinir blokajı ve kateteri uygulanabiliyor. Bu sayede, hasta ameliyatın ardından, kateterden yapılacak olan lokal anesteziyle erken hareket imkanı sağlayan egzersizlere başlatılabiliyor. Hasta 2-3 gün içinde taburcu olduktan sonra fizyoterapi merkezine yönlendiriliyor” Tedavinin 3. basamağındaki  başka bir seçenek ise ameliyathane koşullarında ve yine bölgesel veya genel anestezi altında, cerrahi  işlem yapmadan hastanın kolunu kapalı manipülasyonlar ile kontrollü bir şekilde açmak.