Yazılar

Jolly 2021 stratejisini belirledi

Jolly 2021 stratejisini belirledi

34 yıldır Türk seyahat severlerin tüm seyahat arayışlarına yönelik ürünler sunan Jolly, Fairmont Quasar İstanbul’da tüm yöneticileri ile bir araya geldi. Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Vardar’ın katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, 2020 değerlendirmesi yapılırken 2021 hedef ve planlamaları konuşuldu.

Katar en güvenli destinasyon seçildi

Katar en güvenli destinasyon seçildi

Katar, turizm sektörünün en önemli veri sağlayıcı kuruluşlarından Olery tarafından bir kez daha en güvenli destinasyonlardan biri seçildi.

Katar, sınırlarını uluslararası ziyaretçilere yeniden açmaya hazırlanırken, turizm sektörünün en önemli veri sağlayıcı ve değerlendirme kuruluşlarından Olery’nin Guest Experience (Misafir Deneyimi) 2020 sıralamasında, Numbeo Güvenlik Endeksi’ne göre üst üste ikinci kez birinci sırada yer alarak dünyanın en güvenli ülkesi konumuna ulaştı.

Dünya turizminde 133 ülkedeki güvenliği ve güvenilirliği izleyen Numbeo Endeksi, ülkelerin konaklama ve turist deneyimini pek çok kriterle değerlendiriyor. Numbeo Endeksi, iş gezileri ve turistik amaçlı seyahatler için en çok tercih edilen destinasyonlardan biri olarak ün kazanan Katar’ın ödüllü misafirperverliğini ve hizmetlerdeki mükemmelliğini bir kez daha tescilledi.

JOLLY  ile turizm üzerine sohbet

JOLLY  ile turizm üzerine sohbet

Jolly, Bodrum Türkbükü’ndeki Mavi Suite Otel’de otel sahipleri ve genel müdürler ile turizm sohbeti için akşam yemeğinde bir araya geldi. Yemeğe Jolly  Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, Jolly  Onursal Başkanı Sinan Vardar ve Jolly Genel Müdürü Figen Erkan’la birlikte Bodrum’daki birçok otelin yetkililerinden oluşan 50 kişi katıldı.

Gelen gazetecilerle sohbet eden Mete Vardar: “Şu an yaşadığımız şey çok kolay bir süreç değil. Biz de hazirana kadar ofislerimizi kapatmıştık. 1 Haziran itibariyle 155 acentamızla beraber tüm ofislerimizi açtık. Tüm kadromuzla beraber çok daha heyecanlı, istekli bir şekilde işimizin başındayız. Çünkü biz işimizi ticari olarak yapmıyoruz, sosyal sorumluluk olarak görüyoruz. Yani tatilden mutlu dönen misafir bizi aile olarak, şirketteki çalışma arkadaşlarımızı dahil mutlu ediyor. Bu hastalık hala devam ediyor fakat sağlığımız için gerekli önlemleri alarak bununla yaşamayı öğreneceğiz. Bizim de bu sezon için son 10 gündür satışlarımız başladı. İnsanlara hep şunu söylüyoruz; tatil bir lüks değil, tatil bir ihtiyaç. Hatta bir sloganımız var. ‘Reçeteye tatil yaz.’ diyoruz.

Vardar sözlerine: “Bodrum bizim için en önemli destinasyonlarından bir tanesi, özel bir yer. Bodrum bence dünya turizminde de çok önemli. Bodrum hakikaten çok ekonomik şartlarda hem eğlenebileceğiniz, dinlenebileceğiniz hem keyifli vakit geçirebileceğiniz çok güzel bir yer. Jolly olarak yılda yaklaşık bir milyon kişiyi tatile götürüyoruz. Bu sene yerli turiste bundan sonraki 20 sene boyunca bulunamayacak fiyatlarla tatil yapma fırsatı doğdu. Biz kasım ayı erken rezervasyon fiyatlarıyla hala kampanyamıza devam ediyoruz ve bu kampanya 20 Temmuz’a kadar sürecek. Beklentimiz 20 Temmuz sonrasında yabancı turist. Yabancı turist de Türkiye’ye gelmek istiyor.  Yalnızca deniz, kum, güneş seyahati değil, kültürel zenginlikler, tarihi doku anlamında Türkiye’nin dört bir yanında çok güzel yerler var. Bunları insanlar görmek istiyor. Sadece Ege, Akdeniz kıyıları değil, Karadeniz’in güzelliği, Güneydoğu Anadolu’nun güzelliği, İç Anadolu derken hakikaten Türkiye bir cennet.” diye devam etti.

Bu yıl sadece bizde değil dünyada da tüm turizm ülkelerinde sıkıntı yaşandığının altını çizen Vardar, Türk turizminin bu süreçten ilk sıyrılanlardan olacağını söyledi. Sözlerine: “Türkiye hem otel yatırımları, hem çevre düzeni, hem de güler yüzlü personeliyle gayet iyi durumda. Dünyada turist kişi sayısında 6., toplam ciroda 11. sıradayız. Ben eminim ki bir istikrar yakalanırsa Türkiye turizmi ilk üçlere girecektir. Çünkü dünyada bulunmaz bir turizm ülkesiyiz. Şunu samimi olarak söylüyorum. Oteller şu anda evlerimizden daha güvenli. Bütün hijyen tedbirleri alınıyor. Odalar günde 3-4 kere temizleniyor. Her noktada hijyen noktaları var. Çatal, bıçaklar dahil kapalı kutular içerisinde geliyor. Personel maskelerini takıyor. Ben tatil bölgelerindeki önlemin en az evlerimizdeki kadar düzgün ve güvenli olduğunu düşünüyorum.” şeklinde devam etti.

Jolly’den Türkiye’de bir ilk! Temassız Turlar

Jolly’den Türkiye’de bir ilk! Temassız Turlar

33 yıllık geçmişiyle turizm sektörünün öncü seyahat acentesi JOLLY, Türkiye’de bir ilki daha gerçekleştiriyor ve TEMASSIZ KÜLTÜR TURLARINI seyahat severler ile buluşturuyor.

Türkiye’nin zengin mirasını gelecek nesillere bırakmak üzere “Mirasım Türkiye” diyerek kültür turlarında önemli çalışmalara imza atan JOLLY, yeni normal kültür turu deneyimi ile Türkiye’yi birlikte keşfetmeye devam edelim diyor.

Kültür turlarında hijyen ve güvenlik önlemini üst düzeyde tutan Jolly’nin hazırladığı yeni uygulama ile turlara kendi aracınızla katılıp, özel aplikasyon ile rehberlerini dinleyebiliyorsunuz.

Şahsi araçlarını kullanarak izole bir tur deneyimi yaşamak isteyen misafirleri özel olarak hazırlanan temassız turlarda; bireysel kültür turu deneyimi, mobil uygulama destekli rehber anlatımı, binek araçlarına eşlik eden kılavuz tur araçları, birden fazla kişiyle seyahatin ekonomik avantajı bekliyor.

Kültür turlarına gönül vermiş JOLLY, “temassız turlarımızla gelin, kaldığımız yerden Türkiye’yi birlikte keşfetmeye devam edelim. Türkiye sizi çağırıyor! “ diyor.

Huzurun adresi Hilton Dalaman Göl Evleri

Huzurun adresi Hilton Dalaman Göl Evleri

Haziran ayında ilk kez misafirlerini ağırlayacak Hilton Dalaman Göl Evleri, izole tatili tercih edenlerin gözdesi olacak. Tamamı havuzla çevrili, kendilerine ait özel iskelesi ve bahçesi bulunan, misafirlerin tüm konforu düşünülerek hazırlanmış Göl Evleri, konforu doğayla içiçe deneyimlemeye davet ediyor.

Akdeniz ve Ege’yi birbirinden ayıran Dalaman Çayı’nın kenarında kusursuz konforu ile Hilton Dalaman Sarıgerme Resort & Spa, yaza huzurlu ve sakin başlamak isteyenlere mükemmel bir fırsat sunuyor. Yeni dönem hijyen anlayışıyla küresel olarak geliştirilen “Lysol Koruması ile Hilton CleanStay” programı ise tatilinizi güvenilir bir ortamda geçirmenizi sağlıyor. Check-in’den check-out’a kadar kapsamlı sağlık ve güvenlik protokollerini devreye alarak tüm yatırımlarını gerçekleştiren Hilton Dalaman Sarıgerme Resort & Spa, güvenilir tatilin adresi oluyor.

Yeni dönem hijyen anlayışı…

Misafirlerinin daha da temiz ve güvenli bir konaklamanın keyfini çıkarmalarını sağlamak için, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve T.C. Sağlık Bakanlığı’ndan ilgili tüm yetkililerin yönlendirmelerini takip eden Hilton Dalaman Sarıgerme Resort & Spa en yüksek temizlik ve hijyen standartlarını koruyarak, geliştiriyor ve sıklaştırıyor.

Misafirler, termal kameralar ile karışlanıp özel dezenfeksiyon alanından geçerek otele giriş yaparken tüm ortak alanlar, nano teknolojiye sahip sertifikalı hastane sınıfı ve yükseltilmiş protokollerin kullanıldığı temizlik ürünleri dezenfekte ediliyor.

Sosyal mesafe koşulları misafir kabulunden, odalara, restoranlara, plajdan asansörlere kadar her alanda uygulanırken görevliler, maske ve tek kullanımlık eldivenlerle hizmet veriyor.

 

Yeni dönem tatil anlayışı; izole ve doğayla iç içe

Denizin eşsiz mavisinin yemyeşil bir bitki örtüsü ile buluştuğu 176 dönüme yayılmış Hilton Dalaman Sarıgerme Resort & Spa’nın 130 dönümü, aromatik, tropikal ve endemik bitkilere ev sahipliği yapıyor. Tatilinizi doğayla bütünleşerek geçirirken konfor ve rahatlığınız için de herşey düşünülmüş.

650 metre uzunluğundaki özel kum plajı, gün boyunca özel servis almak isteyen misafirler için tasarlanmış sahil Gazebo evleri ile denizin keyfini sadece sevdikleriyle geçirmek isteyenlere eşsiz bir olanak sağlıyor.

Sakin bir yemek isteyenler için iddialı lezzetleri ile 5 farklı a’la carte restoranı ile hizmet veren Hilton Dalaman Sarıgerme Resort & Spa, misafirlerinin beslenme alışkanlıklarına yönelik olarak alkali, vejetaryen ve vegan büfe seçenekleri de sunuyor. Kendi bahçesinde ekolojik tarım ile yetiştirdiği tüm sebze ve meyveleri mutfağında kullanarak sağlıklı yaşam mottosunun günümüzde daha fazla benimsenmesinin de öncülerinden olmayı sürdürüyor.

 

Covid -19 sonrası turizm sektörünün durumu

Covid -19 sonrası turizm sektörünün durumu

34 yıllık geçmişiyle turizm sektörünün öncü seyahat acentelerinden JOLLY, Covid-19 salgın sürecinin sektöre etkileri ve turizmdeki yeni normalleri gerçekleştirdikleri online basın toplantısında değerlendirdi.

Pandemi sonrası seyahat ile ilgili bakış açılarını öğrenmek üzere 10.000 kişi üzerinden gerçekleştirdikleri tüketici anket sonuçlarını ve Jolly olarak uygulanacak eylem planlarına dair bilgileri, Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar açıkladı. Toplantıda Jolly Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Vardar ve Pazarlama Direktörü Yasemin Develioğlu da yer aldı.

 

Pandemi sebebiyle seyahatlerini gerçekleştiremedikleri misafirleri için tarih değişikliği ve iadelerle ilgili süreci başlattıklarını belirten Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, “Çok yakında tüm misafirlerimizin gönlünü almış olacağız. Otellerden ve havayolu şirketlerinden henüz iadelerimizi alamamış olsak da müşterilerimizin memnuniyeti bizim için çok önemli, onları ailemizin bir parçası gibi görüyoruz” dedi. Vardar, 10 Haziran itibariyle iç turizmde konaklamaların başlayacağını 28 Haziran itibariyle hareketlenmenin artmasını beklediklerini, yurtdışı paket turların ise Eylül itibariyle start alacağını öngördüklerini belirtti.

 

10.000 Kişi Üzerinden Gerçekleşen Anket Sonuçları Çarpıcı Veriler Ortaya Koydu

Jolly Pazarlama Direktörü Yasemin Develioğlu ise Jolly misafirleriyle gerçekleştirdikleri 10.000 kişilik tüketici beklenti anketinin sonuçlarını paylaştı. “Hepimiz uzun zamandır evlerimizdeyiz ve artık hepimizin daha güzel günler hayal etmeye ihtiyacı var. Misafirlerimizin %62si bu yaz için mutlaka bir tatil planladıklarını belirtti. Bu sene tatil planı yapmayan %38lik kitlenin ise ana problemi mevcut salgın. Bu misafirlerimizin %87si salgının etkilerinin azalması durumunda tekrar tatil planı yapacaklarını söylüyor.

Farklı tatil türü eğilimlerinde geçen seneye göre artışlar olmakla birlikte hala misafirlerin yönelimi %60 ile yurtiçi otel konaklaması şeklinde seyrediyor. %20 yurtiçi kültür turlarına gitmeyi planladığını belirtirken, yurtdışı turuna çıkmayı planlayanların oranı beklendiği gibi %7 ile bu sene normalin altında seyrediyor. Villa kiralama, karavan gibi alternatif yöntemlere talebin artmaya başladığını gözlemlemekle beraber bu yöntemleri tercih eden tüketicilerimizin toplamı hala ancak %6larda. Çoğunluk iyi hizmet alabileceği, hijyen önlemlerinden emin olabileceği, geniş açık hava kullanım alanlarına sahip otel konaklamalarını tercih ediyor.

 

Yurtiçi otel konaklaması tercih eden misafirlerin %38i tatil köyü %22si ise yine geniş alanlarından faydalanabileceklerini, Resort otelleri tercih edeceklerini belirtirken, bu sene misafirlerin %22si daha küçük ve sakin butik otellere gideceklerini belirtti. Tatil için zamanlama olarak ise misafirlerin %19u seyahat yasaklarının kalkmasıyla birlikte Haziran’da tatile çıkmayı planladıklarını belirtirken, %31 Temmuz, %35 ise Ağustos ayını tercih edeceğini dile getirdi. Misafirlerin %15i ise tatillerini Eylül ve sonrasına planladıklarını söyledi.

Kültür turlarına çıkacaklarını belirten misafirlerin ise %54ü tarihi kültürel geziye katılmak istediklerini, %30 u deniz tatili içeren bir tur, %13ü ise Açıkhava doğa yürüyüşü turlarına katılmak istediklerini söyledi. Bu sene yurtdışına gitmeyi planlayan %7lik kesimin ise %77 ile hala ilk tercihi Avrupa olarak görülüyor.

Kültür Turlarının Sayısını 54 Şehirden Hareketle 113 Farklı Program Olarak Artırıyoruz

 

Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar tüm bu veriler ışığında tüm departmanlarımız misafirlerimize en iyi hizmeti sunabilmek için hummalı bir çalışma içindeler. İş ortaklarımızla birlikte misafirlerimizin hijyeni için gerekli tüm koşulları sağlamak üzere çalışıyoruz.

 

Vardar, kültür turlarına da değinerek; Türkiye’nin en çok kültür turu operasyonunu gerçekleştiren seyahat acentası olarak pandemi sonrasında kültür turlarına daha da ağırlık vereceklerini açıkladı. “Bizim, 27 farklı şehirden hareket eden 68 farklı programımız bulunuyordu. Şimdi bu sayıyı 54 şehirden hareket eden 113 farklı programa çıkartıyoruz. Burada misafirlerimizin sağlığı için tur kapasitelerini 45’ten 22 koltuğa küçülttük. Tüm tur programlarımızda açıkhava programlarının zamanlarını artırdık, otobüs içinde geçirilen zamanlamalara limitler getirdik. Tüm araçlarımızın hijyen standartlarına göre güne başlamadan önce hijyenik dezenfeksiyonu yapılacak. Tüm misafirlerimize tur esnasında kullanmaları için hijyen setleri de hazırladık. Büyük gruplarla seyahat etmek istemeyen aile ve arkadaş grupları için 6 ve 12 kişilik butik deneyimler yaşayabilecekleri tur programları geliştirdik. Anadolu’daki operasyonlarımız dahil her ilde günübirlik gezi turları ve doğa yürüyüşü programları hazırladık. .

 

Teknoloji Yatırımına Devam ama Turizmde İnsan Faktörü Kritik

Toplantı söz alan Jolly Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Vardar, “Covid-19 salgın süreci, teknolojinin hayatımızda çok önemli bir yeri olduğunu gösterdi. Teknolojiye yatırım yapan ve en çok maddi kaynak yaratan şirketlerin başında yer alıyoruz, burada 100 kişilik bir ekip ile çalışıyoruz. Teknoloji yatırımlarını gerçekleştirmeyen şirketler zamanla yok olup gidecekler. Fakat hiçbir zaman turizmde insan faktörünün önemini unutmamak lazım” dedi. Ayrıca yeni dönemde Türkiye’ de ilk olacak “ görüntülü rezervasyon uygulamasını “ devreye sokacaklarının da müjdesini verdi.

 

TURYİD’den dayanışma çağrısı

TURYİD’den dayanışma çağrısı

Turizm, Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD), COVİD-19 nedeniyle zor günler geçiren yeme-içme sektörünün, yaşadığı krizi aşabilmesi için tüm paydaşlara ve kamu yönetimine yönelik dayanışma ve destek çağrısı yaptı.

Sektörün; AVM Yatırımcıları, Cadde Mağazalarının Sahipleri, Yiyecek ve İçecek Perakendecileri ile Kamu Yönetimine yönelik beklenti, talep ve tavsiyelerinin yer aldığı TURYİD açıklaması:

KAMUOYUNA DUYURU

Yiyecek ve İçecek Sektörü olarak ticaret hayatımızda çok ciddi krizler gördük ve başarı ile her kriz sonrası kendimizi daha da geliştirerek ve sektörümüzü büyüterek çıktık. Fakat tüm dünyanın aynı anda aynı düşmanla karşı karşıya kaldığı ve örneği hiç yaşanmamış bu tarz bir kriz ilk defa yaşıyoruz. Dolayısı ile bu krizin Yiyecek ve İçecek Sektörünü ve bu sektörün paydaşlarına nasıl bir hasara yol açacağı ile ilgili kesin yargılarda bulunmanın imkansızlığı içerisindeyiz. Ancak bir gerçek var ki belirli bir süre yatırımcısından- çalışanına, tedarikçisine, kiracısından-mülk sahibine ciddi zorluklarla karşı karşıya olmak durumunda kalacağız.

Bu gerçekten yola çıkarak, TURYİD olarak, sektörün tüm unsurlarının bu süreci atlatması adına tüm paydaşlarımıza belirli konularda tavsiyelerde bulunmayı tarihi bir sorumluluk olarak görmekteyiz.

Öncelikle kiracı ve mülk sahibi ilişkisinin sağlıklı devam edebilmesi, kiranın elde edilecek gelirden ödenebileceği gerçekliğini unutmadan, paydaşlarımıza bu süreçte açık ve şeffaf iletişim, empati ve hoşgörü içerisinde bir dayanışmanın devamını arzuluyoruz. Yeni normale, pozitif günlere gidebilmenin şartı bugün birbirimizle dayanışmaktan geçtiğini belirtmek isteriz. Atacağımız her adımda hem ülkemize, hem hukuka hem çalışanlarımıza hem iş ortaklarımıza hem de bizi biz yapan Türk tüketicisine karşı sorumlu olduğumuzu tüm paydaşlarımıza hatırlatmak isteriz.

Yaraların sarılması, sektör olarak yarattığımız değer zincirimizin ortak faydası adına tüm paydaşlarımıza sorumluluğumuzun gereği gördüğümüz tavsiyelerimiz şunlardır;

AVM Yatırımcılarına;

1-Kiracılarının yaralarını sararak eski faaliyetlerine başarıyla dönebilmesi için faaliyetlerine başlayan işletmelerin açılış tarihinden itibaren ilk iki aylık faaliyet süresince kira talep edilmemesi,

2-Kiranın işletmelerinin elde edecekleri gelirin(cironun) bir parçası olduğu gerçekliğinden yola çıkarak 2020 yılsonuna kadar işletmenin cirosundan ciro kirasına dönülmesini, sözleşmesinde ciro kirası alternatif olmayan kiracılar için ise geçtiğimiz yılın ilgili aynın cirosu ile Covid -19 sonrası geri dönüşteki ilgili ayın gerçekleşen cirosunun % olarak mukayesesi yapılması sureti ile oraya çıkan % fark kadar sabit kirada indirim oranı uygulanması,

3-Sektörümüzün Pandemi önlemleri çerçevesinde çalışan ve müşteri sağlığını sağlamak amacı ile olağan dışı bir işletme gideri maliyetlerine gireceği (ateş ölçer cihaz, dezenfektan malzeme, kolonyalı mendil, temassız sipariş ve ödeme gibi teknolojik yatırımlar ve operasyonel ek maliyetleri vb.. ) de düşünülerek, AVM’lerin yapacağı Pandemi nedeniyle doğacak ek yatırım ve masrafların işletmelerimize ortak alan gideri olarak yansıtılmamasını,

4- AVM’lere ortak alan giderinin işletmelerimizin kapalı olduğu dönemde normal dönemde ödenen miktarının %10’unun ödenmesini ve AVM’lerin faaliyetlerine başlaması sonrası AVM’nin Kısa Çalışma Ödeneğinden faydalandığı süre içerisinde de bu oranın normal dönemde alınan ortak gider tutarının %25’ini aşmamasını, tavsiye ediyoruz.

Cadde Mağazalarının Sahiplerine;

1-İçişleri Bakanlığının genelgeleri ile kapatılan işletmelerimizin, mücbir sebep kapsamında, kapalı kalınan sürede faaliyetlerini gerçekleştirememişlerdir, bu süreç içerinde ödenemeyen kiraların, mücbir sebep kaynaklı olduğunun unutulmaması gerektiğine inanıyoruz.

2-İşletmelerimizin başarıyla eski faaliyetlerine dönebilmesi için 2020 yılı sonuna kadar ciro kirasına geçilmesi, bunun uygulanamadığı şartlarda 2020 yılı sonuna kadar kiralarda %50 oranında bir indirim yapılması yönünde sözleşmenin uyarılmasını tavsiye ediyoruz.

Yiyecek ve İçecek Perakendecilerine;

1-Ülke ekonomisinin sekteye uğramaması adına faaliyetlerine tüm AVM ve cadde mağazalarında eksiksiz olarak dönmelerini tavsiye ediyoruz.

2-İşletmelerimizin açıldığı tarihte Bilim Kurulu tavsiyeleri, Sağlık Bakanlığı Genelgeleri dikkate alınarak çalışan ve halk sağlığını en üst seviyede tutacağımız hijyen kurallarını en üst seviye tutularak hazır hale gelmemizi, personelimizin bu konuda sık sık güncellenecek eğitimleri almasını, misafirlerimizin aldığımız önlemler ve kendi sağlıları için dikkat edecekleri hususlar konusunda bilgilendirilmesini tavsiye ediyoruz.

Bütün bu tavsiyelerimizin sahada vücut bulabilmesi ve ülke ekonomisinin yaratığı katma değer ve sağladığı istihdam göz önünde tutularak yiyecek ve içecek işletmelerinin tüm unsurlarını sağlıklı tutabilmek adına;

Kamu Yönetiminden,

1-Kısa çalışma ödeneğinin şartlarının esnetilerek çalışan, kısmı çalışan ya da çalışmayan elemanların tamamına (haftalık çalışma saatleri oranına göre) Eylül ayı sonuna kadar devam ettirilmesini talep ediyoruz.

2-Yiyecek ve İçecek sektörü firmalarının finansmana ulaşması için bugüne kadar gösterilen gayretin artırılarak devam etmesini talep ediyoruz. İlk destek verilecek sektörlerden olarak tanımlanan yeme-içme sektörünün temsilcileri olan KOBİ‘lerimizin KGF kredilerine erişimi neredeyse sıfıra yakın oranda düşük olmuştur.

3-Sektörümüze destek olan AVM’lerin kredilerinin faizsiz 6 ay ertelenmesinin sağlanmasını yada faizsiz re- finansman imkanının sağlanmasını talep ediyoruz.

Umuyoruz ki hem kamu yönetimimiz hem de yiyecek ve içecek sektörünün tüm paydaşları talep ve tavsiyelerimizi değerlendirerek sektörümüzün bu süreci atlatmalarına katkı sağlarlar. Her türlü kriz dönemini başarıyla atlatmış Sektörümüz bu krizi de başarıyla atlatacağına olan inancımızla tüm paydaşlarımıza sağlık ve işlerinde yeni dönemde başarılar diliyoruz.

Turizm, Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği

Kaya Demirer
Başkan

“3. Global Gastroekonomi Zirvesi” İstanbul’da buluşuyor

“3. Global Gastroekonomi Zirvesi” İstanbul’da buluşuyor

Turizm, Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği’nin (TURYİD) ev sahipliğinde düzenlenecek olan “3. Global GastroEkonomi Zirvesi”, 25 Mart’ta İstanbul’da Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Bu yıl “Gastronomi Her Yerdedir!” temasıyla organize edilecek olan zirvede, sektör profesyonelleri ve gastronomi meraklıları; gastronomi dünyasını, gastronominin ekonomi, turizm ve diplomasiye yansımaları ile Türk mutfağının daha iyi tanınabilmesi konularında bilgi ve deneyimlerini paylaşacak.

Bu yıl “Gastronomi Her Yerdedir!” temasıyla düzenlenecek zirveye; Dünya Turizm Örgütü Turizm Pazarlaması ve İstihbarat Şefi Sandra Carvao’nun yanı sıra gastronomi dünyasının lider isimleri konuşmacı olarak yer alacak. Zirvede bilgi ve deneyimlerini paylaşacak isimlerden bazıları şöyle; Katharina Unger, Leonor Espinosa, Pierre Sanner, Sam Chapple, Bill Knott, Furio Battelini.

Setur’dan Sevgililer Günü’ne özel rotalar

Setur’dan Sevgililer Günü’ne özel rotalar

Setur, Sevgililer Günü’ne özel sakin ve romantik bir seyahat isteyenlere Prag ya da Laponya turunu, yaz havası yaşayıp denize girmek isteyenler için de Dubai turu seçeneklerini sunuyor.

Sevgililer Günü yurt dışı tur önerileri

Sevgililer Günü’nü Orta Avrupa’nın mistik, sakin ve dingin havasında geçirmek isteyenleri Setur, 13-16 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek Prag turuna davet ediyor. Vltava Nehri üzerine inşa edilen köprüleriyle gizemli bir üne sahip olan Prag, tarihi sokaklarıyla da ziyaretçilerini 9. yüzyıl Avrupası’na davet ediyor. Prag’ın Karlovy Vary bölgesi gezisiyle tatil severler, Çek Cumhuriyeti’nin sağlık şehri olarak da bilinen termal bölgesini yakından tanıma şansı buluyorlar. Ayrıca düzenlediği özel turla dileyen herkesi 600 yıllık bir handa yer alan Orta çağ restoranına davet eden Setur, misafirlerine Orta Çağ dönemine ait kıyafetler giymiş müzisyenler, dansçılar ve aktörlerin muhteşem şovlarını izlerken, Çek mutfağının yerel tatlarını deneme olanağı sunuyor.  Turun son günü ise Sevgililer Günü tatili için Setur’u seçen çiftler İkinci Dünya Savaşı’nda neredeyse tamamen yıkılan ve küllerinden yeniden doğan Dresden efsanesini yaşama şansı elde ediyorlar.  Tura katılan tatil severler bu kültür hazinesi şehrin aslına uygun olarak büyük bir titizlikle yeniden nasıl inşa edildiğini yerinde görme fırsatı elde ediyorlar.

Romantik bir seyahat isteyenler için kuzey ışıkları demeti

14 Şubat Sevgililer Günü’nü çok daha ıssız ve romantik bir ortamda geçirmek isteyenler ise Laponya Turu’nu tercih edebilirler. Finlandiya’nın Laponya bölgesinin merkezi Rovaniemi’ye yapılacak uçuşun hemen ardından “Noel Baba’nın Köyü”nü ziyaretle tur başlıyor. Tur katılımcıları burada Kuzey Kutup Çizgisi’ni geçtiklerini belgeleyen sertifikalara sahip oluyorlar. Laponya Turu, kuzeyde yaşayan Husky köpeklerinin çiftliğini ziyaret ve kızak turu, Ren Geyiği Çiftliği’nde ren geyiği sürüş turu gibi etkinlikleri de kapsıyor. 2. günün akşamı ise kuzey ışıklarını görmek üzere yapılacak özel gezintiye ayrılıyor. Tur ayrıca, Santa Clause Köyü’nde Çinli mimarlar tarafından inşa edilen Mooming Snow Castle’ı gezme, buzdan heykelleri görme fırsatı ile Artikum Müzesi’ni ziyaret olanağı da sunuyor.

Sevgililer Günü’nü denizde geçirmek isteyenler için

Setur, şubat ortasında yaz mevsimi yaşamak ve deniz keyfi yapmak isteyenlere ise Dubai turu fırsatını sunuyor. 13-17 Şubat tarihleri arasındaki Dubai turu, 4 gün boyunca deniz keyfi yapmanın yanı sıra, altın ve baharat çarşıları, Emirates Towers, Sheikh Palace, Gökdelenler Caddesi, dünyanın tek yedi yıldızlı oteli Burj Al Arab gibi yerlerin gezileceği bir şehir turu, çölde akşam yemekli safari turu ve isteğe bağlı pek çok ekstra tur olanağı ile kış ortasında yazı yaşatıyor.

Misafirler, otel-rehber ve tarifeli uçak standardından ödün vermeden, seyahat sigortası dahil olarak sunulan bu turlar ile Setur kalitesi ve farkını yaşayabilir ve ayrıcalıkları deneyimleyebilirler.

 

Mete Vardar ‘Hedefimiz çok büyük’

Mete Vardar ‘Hedefimiz çok büyük’

Jolly, EMITT 2020 Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’nda en dikkat çeken turizm şirketi oldu.

Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, fuar sırasında düzenlenen basın toplantısında turizm ve Jolly hakkında değerlendirmede bulundu.

2019 yılı sonunda başlattıkları “Mirasım Türkiye” kampanyası ile ilgili duydukları heyecanı dile getiren Vardar, 2020 hedeflerinin büyük ancak iş planlarının hazır olduğunu paylaştı.

Fuarın en büyük katılımcısı olduklarının altını çizen Vardar, “2020 yılının iyi başladığını söyleyebiliriz. 2019 senesi iç pazarda fiyatların yükseldiği bir yıldı. Bu nedenle yolcu sayısında değil, ciroda büyüme hedefimiz vardı ve tüm iş birimlerinde hedeflerimizi yakaladığımız bir sene olduğunu söyleyebilirim.” dedi. Vardar, İç pazarda yüzde 30’luk daralma yaşanırken, Jolly olarak kişi sayısını korumayı başardıklarını ve ciroda yüzde 30’a varan bir büyüme gerçekleştirdiklerini belirtti.

 

“Türkiye’nin en büyük gençlik festivalini yapıyoruz”

2020 yılına büyük hedeflerle başladıklarını belirten Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Vardar, sözlerine şu şekilde devam etti: “Yurtiçinde sunduğumuz otel portföyünü bu yıl ciddi oranda artırıyoruz ve sayısını 800’den 5000’e çıkarıyoruz. Diğer yandan gençlik markamız Unitravel’ın organizasyonu Whitefest ve Corporate Weekend bu hafta sonu başlayacak. 16 yıldır Türkiye’nin en büyük gençlik festivalini yapıyor olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Gençlere ve kurumsal çalışanlara müzik, eğlence ve kayak sporunu bir arada yaşayabilecekleri alternatif bir kış tatili anlayışı yarattık. Bu tip organizasyonlar ile hem Uludağ ekonomisine katkıda bulunuyor hem de sezonu uzatıyoruz.

 

“Mirasım Türkiye Projesi kapsamında Jolly olarak Marmaris’ten Fethiye’ye Trabzon’dan Van’a kadar Türkiye’yi tanıtıyoruz”

Türkiye’nin en büyük kültür operasyonunu yapan şirket olarak başlatmış olduğumuz Mirasım Türkiye Projesi kapsamında Jolly olarak Marmaris’ten Fethiye’ye Trabzon’dan Van’a kadar Türkiye’yi tanıtıyoruz. Sahip olduğumuz bu özel destinasyonların, değerlerin ve zengin mirasın tanıtımı için hem bireylerin hem paydaşların bilinçlendirilmesi için UNDP işbirliğimiz ile bu alanda yatırım yapacağız. Kültür turlarında bu yıl başlatacağımız her ilden kalkışlı tur organizasyonları ile ve her müşteri segmenti için farklı motivasyonlara özel dizayn edilmiş yeni turlar ile, örneğin çocuklu ailelere özel turlar, gençlere özel keşif ve macera turları, gastronomi turları gibi ürünler ile bu alandaki liderliğimizi perçinleyeceğiz.

 

“Erken rezervasyonun sadece fiyat avantajı değil istenilen otelde istenilen tarihte uygun fiyata yer bulma garantisi”

Vardar, 2020 yılı büyüme hedeflerinin yüzde 50 ciro artışı olduğunu belirtirken, şu an içinde olduğumuz erken rezervasyon döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 58’lik bir ciro artışı yakaladıklarını ifade etti. Misafirlerin bu yıl daha planlı hareket edip erken rezervasyon avantajlarından faydalanmak istediklerini gözlemlediklerini, erken rezervasyonun sadece fiyat avantajı değil istenilen otelde istenilen tarihte uygun fiyata yer bulma garantisi demek olduğunun da altını çizdi.